Genç Muhabbet

ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...

Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#172636
Abi Köroğlu bu göndermeyi kime yapmıştır sizce?
Cali Üye
Üyelik: 2006-03-31 Herkese açık mesaj: 1.710
#172795
Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Biz de soluk alıp vermedeyiz Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri Mesela Bir kırçiçeğini Çimeni toprağı börtü böceği Kurban bayramlarında kınalı koçları Başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı Bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı Pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Günün birinde resmi kayıtlara Evraklara sicillere ve dosyalara geçtiyse de adımız Fotoğrafımızın üstüne bir mühür basıldıysa da Bir önden bir yandan göründüysek de sabıka Kayıtlarında Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Biz de soluk alıp vermedeyiz Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri Nezarethaneleri bildiğimiz kadar Koğuş raconlarını bildiğimiz kadar İflah etmez mapusane türküleri söylediğimiz kadar Güzel şeyleri de biliriz kardeşim Bir yetimin başını okşamayı Yolda kalmışa kapımızı açmayı Sıcak tarhana çorbası kaşıklamayı Ve gece yarısı ansızın sıkılan üç kurşunu Bağrımızda karşılamayı Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Ve her ne kadar sabah namazı vaktinde İnatla çalınırsa da kapımız Bir mintan bir picama altı Apar topar götürülürsek de Bilinmez bir yere Üç damla yaş dökerse de İki yaşındaki oğlum Orda öyle aniden büyürse de Göğsüne vurursa da yumruklarını anam Ve babam bu da gelir bu da geçer evlat Üzülme derse de Komşular seyre durursa da Kapı önlerinde Ne yapmış derse de biri Kim bilir ne yapmıştır Derse diğeri ötekine Yapmıştır ulan yapmıştır Delikanlı değil mi yapmıştır Diye bağırırsa da biri Yine bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Biz de soluk alıp vermekteyiz Yani her insan gibi Sevmekteyiz sevilecek şeyleri Kalbim ağrıyorsa da kardeşim Gönlüm bulanıyorsa da Tedirginsem kuşkuluysam Kalın kitapların yazdığına bakarsan Acaip suçluysam Havada hıyanet kokusu Dışarıda pis bir sıcak Duvarlarda yazılar Kalbimizde acılar varsa da Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Mektubun geldi bugün haziran Kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından Haberin geldi İki damla gözyaşın sarı kağıtta Çok bakarsın yağmur yağan da Islak ve buğulu camların ardından bilirim Bilirim, acı Nasıl da topak olur oturur adam yüreğine Ne var yani işte İyiyim diyorum ya İnan olsun iyiyim anne İnsan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe Bak üzülme Yazıyorum bir daha N'olur üzülme Üzülmüyor analar Oğulları üzülme dedikçe Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Biz de soluk alıp vermedeyiz Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri Mesela Bir kırçiçeğini Çimeni toprağı börtü böceği Kurban bayramlarında kınalı koçları Başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı Bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı Pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları.. İbrahim Sadri
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#172803
cumali abi gerçekten güzel bi şiir saol paylaşım için ilk defa okuyorum ama çok güzel...
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#172820
Subutay;Abi Köroğlu bu göndermeyi kime yapmıştır sizce? Sevdili dostum kime olack zamne insanlarına.Selamlar
hayal_ Üye
Üyelik: 2009-02-20 Herkese açık mesaj: 37
#172847
Yalnızım hep böle Sensiz bir halde Üzgün bir şekilde Kırık bir kalple Özledinmi sende? Benim gibi böyle Kanadı kırık kuş gibi Buruk bir halde.... YALNIZIM...
hayal_ Üye
Üyelik: 2009-02-20 Herkese açık mesaj: 37
#172848
yalnızım artık bu şehirde sensiz tek başımayım ıssız bir ada gibi yalnızım bir garip hancı gibiyim kimse dönüp bakmıyor yüzüme yalnızım artık bu şehirde yalnızım artık bu şehirde kimseye sesimi duyuramıyorum artık hayatta yaşamak ne gerek yalnızlıktan kimseye derdimi anlatamadım insanlar dönüpte yüzüme bakmaz oldu yalnızım artık bu şehirde
Cali Üye
Üyelik: 2006-03-31 Herkese açık mesaj: 1.710
#172849
nizipli_mehmet;172803 wrote:cumali abi gerçekten güzel bi şiir saol paylaşım için ilk defa okuyorum ama çok güzel...
Beğendiğine sevindim Mehmet. Mahsuni'nin dediği gibi sen birde bunu Başbakanımızın dilinden dinle...
ziya_eren27 Üye
Üyelik: 2007-08-04 Herkese açık mesaj: 1.287
#172884
cumali ellerine saglık kardeşim, cok güzel bir şiirdi tşk
tuğçe Üye
Üyelik: 2009-02-20 Herkese açık mesaj: 16
#172947
cumali bu şiir çok hoşuma gitti.emeğine sağlık.umarım devamı gelir..
Cali Üye
Üyelik: 2006-03-31 Herkese açık mesaj: 1.710
#173077
ziya_eren27;172884 wrote:cumali ellerine saglık kardeşim, cok güzel bir şiirdi tşk
Beğendiğine sevindim Kardeşim...
Cali Üye
Üyelik: 2006-03-31 Herkese açık mesaj: 1.710
#173078
tuğçe;172947 wrote:cumali bu şiir çok hoşuma gitti.emeğine sağlık.umarım devamı gelir..
Beğendiğine sevindim...
Cali Üye
Üyelik: 2006-03-31 Herkese açık mesaj: 1.710
#173079
BİR AŞK DEĞİYOR Kapına biri gül bırakıyor tanımadığın Trafik birden açılıyor Köprüden geçişte para almıyor gişedeki kadın Bi o kadar yakışıyor üstüne siyah kazağın Menekşe tutuyor köşe başında yalnızlığın Kara KartaLLar hep senin için kazanıyor Ne de güzel geliyor insana sırtından vurulması insanın Oğlum sana bir aşk değiyor Bi yerinden bakınca nede keyifli hayat Bi yerinden bakınca rahat Oğlum sana bir aşk değiyor Bundan sonrası tufan, talan, fırtına, bora, kar Aşık-ı mecnun sensin mecnun'un ancak adı var Oğlum sana bir aşk değiyor Oğlum seni bir aşk sarıyor İBRAHİM SADRİ
okyanus_27 Üye
Üyelik: 2007-04-26 Herkese açık mesaj: 513
#173102
GURBET Dağda dolaşırken yakma kandili, Fersiz gözlerimi dağlama gurbet! Ne söylemez, akan suların dili, Sessizlik içinde çağlama gurbet! Titrek parmağınla tutup tığını. Alnıma işleme kırışığını Duvarda, emerek mum ışığını, Bir veremli rengi bağlama gurbet Gül büyütenlere mahsus hevesle, Renk dertlerimi gözümde besle! Yalnız, annem gibi, o ılık sesle, İçimde dövünüp ağlama gurbet!.. NECİP FAZIL KISAKÜREK
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#173396
Cumali bir şiirsever olarak en sevdiğim şiirlerden birini hatırlatın, teşekkür ederim. Başbakan bu şiiri gerçekten çok güzel yorumlamıştı kasedinde.
CumaLi Budak;172795 wrote:Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Biz de soluk alıp vermedeyiz Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri Mesela Bir kırçiçeğini Çimeni toprağı börtü böceği Kurban bayramlarında kınalı koçları Başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı Bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı Pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Günün birinde resmi kayıtlara Evraklara sicillere ve dosyalara geçtiyse de adımız Fotoğrafımızın üstüne bir mühür basıldıysa da Bir önden bir yandan göründüysek de sabıka Kayıtlarında Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Biz de soluk alıp vermedeyiz Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri Nezarethaneleri bildiğimiz kadar Koğuş raconlarını bildiğimiz kadar İflah etmez mapusane türküleri söylediğimiz kadar Güzel şeyleri de biliriz kardeşim Bir yetimin başını okşamayı Yolda kalmışa kapımızı açmayı Sıcak tarhana çorbası kaşıklamayı Ve gece yarısı ansızın sıkılan üç kurşunu Bağrımızda karşılamayı Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Ve her ne kadar sabah namazı vaktinde İnatla çalınırsa da kapımız Bir mintan bir picama altı Apar topar götürülürsek de Bilinmez bir yere Üç damla yaş dökerse de İki yaşındaki oğlum Orda öyle aniden büyürse de Göğsüne vurursa da yumruklarını anam Ve babam bu da gelir bu da geçer evlat Üzülme derse de Komşular seyre durursa da Kapı önlerinde Ne yapmış derse de biri Kim bilir ne yapmıştır Derse diğeri ötekine Yapmıştır ulan yapmıştır Delikanlı değil mi yapmıştır Diye bağırırsa da biri Yine bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Biz de soluk alıp vermekteyiz Yani her insan gibi Sevmekteyiz sevilecek şeyleri Kalbim ağrıyorsa da kardeşim Gönlüm bulanıyorsa da Tedirginsem kuşkuluysam Kalın kitapların yazdığına bakarsan Acaip suçluysam Havada hıyanet kokusu Dışarıda pis bir sıcak Duvarlarda yazılar Kalbimizde acılar varsa da Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Mektubun geldi bugün haziran Kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından Haberin geldi İki damla gözyaşın sarı kağıtta Çok bakarsın yağmur yağan da Islak ve buğulu camların ardından bilirim Bilirim, acı Nasıl da topak olur oturur adam yüreğine Ne var yani işte İyiyim diyorum ya İnan olsun iyiyim anne İnsan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe Bak üzülme Yazıyorum bir daha N'olur üzülme Üzülmüyor analar Oğulları üzülme dedikçe Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim Biz de soluk alıp vermedeyiz Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri Mesela Bir kırçiçeğini Çimeni toprağı börtü böceği Kurban bayramlarında kınalı koçları Başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı Bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı Pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları.. İbrahim Sadri
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#173860
Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair ``Telgrafın tellerini kurşunlamalı’’ Öyle değildi bu türkü bilirim Bir de içime -Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen- Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek Bazan gelmesi beklenen bazan ansızın çıkagelen Haberler bilirim mektuplar bilirim. Gamdan dağlar kurmalıyım Kayaları kelimeler olan Kırk ikindi saymalıyım Kırk gün hüzün boşaltan omuzlarıma saçlarıma Saçlarının akışını anar anmaz omuzlarından Baştan ayağa ıslanmalıyım Gam dağlarına çıkıp naralar atmalıyım. İçimde kaynayan bir mahşer var Bu mahşer birde annelerinin kalbinde kaynar Çünkü onlar yün örerken pencere önlerinde Ya da çamaşır sererken bahçelerinde Birden alıverirler kara haberini Okul dönüşü bir trafik kazasında Can veren oğullarının. Bir de gencecik aşıkların yüreklerini bilirim Bir dolmuşta yorgun şoförler için bestelenmiş Bir şarkıdan bir kelime düşüverince içlerine Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin Beton apartmanların sağır duvarlarını yumruklayan Ya da melal denizi parkların ıssız yerlerinde Örneğin Hint Okyanusu gibi derin İsyanın kapkara sularına dalan. Nice akşamlar bilirim ki Karanlığını Bir millet hastanesinde Dokuz kişilik kadınlar koğuşu koridorunda Başını kalorifer borularına gömmüş Beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiplerden Haber sormaya korkan Genç kızların yüreğinden almıştır. Bir de baharlar bilirim Apartman odalarında büyüyen çocukların bilmediği bilemeyeceği Anadolu bozkırlarında İstanbul’dan çıkıp Diyarbekir’e doğru Tekerleri yamalı asfaltları bir ağustos susuzluğu ile içen Cesur otobüs pencerelerinden Bilinçsiz bir baş kayması ile görülen Evrensel kadınların iki büklüm çapa yaptıkları tarla kenarlarında Çıplak ayakları yumuşak topraklara batmış ırgat çocuklarının Bir ellerinde bayat bir ekmeği kemirirken Diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir soğanla gelen. Yazlar bilirim memleketime özgü Yiğit köy delikanlılarının İncir çekirdeği meselelerle birbirlerini kurşunladıkları Birinin ölü dudaklarından sızan kan daha kurumadan Üstüne cehennem güneşlerde göğermiş mor sinekler konup kalkan Diğeri kan ter içinde yayla yollarında Mavzerinin demirini alnına dayamış Yüreği susuzluktan bunalan İçinden mahpushane çeşmeleri akan Ansızın parlayan keklikleri jandarma baskını sanıp Apansız silahına davranan Nice delikanlıların figüranlık yaptığı Yazlar bilirim memleketime özgü Güzler bilirim ülkeme dair Karşılıksız kalmış bir sevda gibi gelir Kalakalmış bir kıyıda melül ve tenha Kalbim gibi Kaybolmuş daracık ceplerinde elleri Titreyen kenar mahalle çocukları Bir sıcak somun için, yalın kat bir don için Dökülürler bulvarlara yapraklar gibi. Kadınlar bilirim ülkeme ait Yürekleri Akdeniz gibi geniş, soluğu Afrika gibi sıcak Göğüsleri Çukurova gibi münbit Dağ gibi otururlar evlerinde Limanlar gemileri nasıl beklerse Öyle beklerler erkeklerini Yaslandın mı çınar gibidir onlar sardın mı umut gibi. İsyan şiirleri bilirim sonra Kelimeler ki tank gibi geçer adamın yüreğinden Harfler harp düzeni almıştır mısralarında Kimi bir vurguncuyu gece rüyasında yakalamıştır Kimi bir soygun sofrasında ışıklı sofralarda Hırsızın gırtlağına tıkanmıştır. Müslüman yürekler bilirim daha Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet Eller bilirim haşin hoyrat mert Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır Her kırışığı sorulacak bir hesabı Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır. Bütün bunların üstüne Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim Vatanım milletim tüm insanlar kardeşlerim Sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adın gelmeli Adın kurtuluştur ama söylememeliyim Can kuşum, umudum, canım sevgilim. Erdem Beyazit
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#174106
[url]http://www.videokliplerim.com/videoklip/721/ahmet-kaya-demek-simdi-gidiyorsun.html[/URL] GİDİYORSUN Demek şimdi gidiyorsun; Yazdığımız son şiir öyle yarım kalacak! Demek şimdi gidiyorsun;Kuşlarımız acıkacak,saksılarımız artık sulanmayacak! Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp aynanın sahtekâr yüzüne -Oy benim yaralım- Demek şimdi gidiyorsun; Beni böyle toz gibi dağıtıp merdivenlern dibine! Her şey tamam diyorsun,git... Beni viran bir şehir gibi terket... Haydi git! Dışarısı ispiyon...Dışarısı ihanet... Seni bir gören olmasın,dikkat et!.. Dostlukmuş...ölüme yürümekmiş... Üstüne titremekmiş...vefaymış!.. Aşk dediğin,zavallı bir kapıyı duvara çarpıp Çıkıncaya kadarmış!.. Bana komaz deyip Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları, -Oy benim yaralım- Asıl sancı,uyandığında Bütün odaları boş görünce koyarmış!. Gitmek istiyorsun,git... Bir savaşçı asla vedalaşmaz! Durma git! Dışarısı dinamit...dışarısı enkaz! Şunu cbine koy,ne olur ne olmaz.. Eylül mağdurlarıydık,kimsemiz yoktu, Yaralarımız aman vermiyordu canımıza.. Kimseye kıymamıştık oysa,masumduk.. Rahatsız ediyordu bizi bu yalancı tarih! Yırtılan bir pankart gibi Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz; -Oy benim yaralım- En az bir karıncanın yüreği kadar Namuslu ve çalışkandı ellerimiz! Artık bitti diyorsun,git.. Kırılsın kapı-çerçeve,kırılsın bu cam.. Sorma git! Dışarısı panik..dışarısı izdiham! Biliyorum,seni vuracaklar bu akşam... Ne çok fire verdik üstüste.. Ne çok arkadaş yitirdik bu tozlu yolculukta.. Kimliği tespit edilmemiş, Ne çok ceset vurdu zeytin güzeli akşamlarımıza! Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi İçerden çürümüşüz meğerse... -Oy benim yaralım- Her gelen ölüm yazmış, Her giden ayrılık işlemiş bu talihsiz gergefimize... Kendini arıyorsun,git.. Aptal bir hayat kur,içinde beni barındırmayan Kalma git.. Dışarısı barut..dışarısı gardiyan! Yine bir tek ben olurum sana parçalanan.. Demek şimdi gidiyorsun; Sonunda bizi de çökertiyor bu kancık zelzele! Demek şimdi gidiyorsun; Yıkılan bir duvar gibi;ömrüme devrile devrile.. Demek mecburi istikametlerin, Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında -Oy benim yaralım-maralım Demek şimdi gidiyorsun, Ve bana bir tek secenek kalıyor:güle güle! Beni öldürüyorsun,git.. Kalmasın sende kahrım,kalmasın derdim Bakma git Kafamı yumruklayıp ardınsıra ağlarsam namerdim... YUSUF HAYALOĞLU
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#174304
Gidiyorum../..kendime puslu bir sabah ayazını peşimden sürükleyerek gidiyorum. yalnızlığımı köhne bir sandalın sahipsiz sürüklenişine bırakırken, hüznüm ardından ağlıyordu alışkanlığından vazgeçen bir tiryaki gibi sıkıp yumruklarımı, arkama dönüp bakmadan gidiyorum.. sahibi olmadığım ama üzerime zorla giydirilen, bir beden büyük bütün kaçışları ihtiyacı olanlara bırakacaktım, vicdanım el vermedi usulca soyundum ve sahiplerine geri verilmek üzere bir kenara bıraktım hepsini, gidiyorum.. umudum küçük bir kız çocuğu, el sallayarak çağırıyor beni uzaklardan ısrar etmeyeceksin kalmam için ama hani olur ya, yine de etme yapamadığım tek şeydi baharda kardelen yetiştirmek sen onu istedin, mahcup oldu yüreğim, gidiyorum.. oysa benim de hayallerim vardı; dans edecektim yağmurda, sonbahar’a vedaları değil gülüşleri yapıştıracaktım, çiçekler alacaktım olur olmadık zamanlarda fazla geldi çıplak elle çizdiğim resim tuvaline konuşturma beni giderayak çünkü ödünç aldım suskunluk adını verdiğin silahını, gidiyorum.. eskiden olsa eteğimi çekiştirip beni kandırırdı içimdeki çocuk, üzüleceğimi bile bile gözlerine buzdan sarkıtları sen mi yerleştirdin..? ki artık ağlayamıyor bile onu bu kurak, duygusuz ve yeşili az topraklarda, her şey iyi olacak gibi asılsız vaatlerle büyütüp, hayata kazandırmam olanaksız o çok sevdiğin korkularını, her mevsime açık pencerenden içeriye bırakarak, içimdeki her şeyden habersiz çocukluğumu yanıma alarak gidiyorum.. sen bir bedenle sevişmek istedin, bense yüreğinle ve beyninle ve gözlerinle adımlarımızın uyumsuz olduğunu neden hemen kabullenemedim diye kırılarak kendime, gidiyorum.. şimdi notaları sahipsiz ve öksüz kalmış yarım bir şarkıdır sevmek canımı daha fazla acıtamayacağını bilmek, biraz olsun mutlu ediyor beni sürüklenmiyorum dikkat et, gidiyorum.. sessizce ve hiçbir şey yaşamamış gibi bir süre sonra denize ulaşıp, korunaklı seyir defterimin ilk sayfasına taze ve diri umutlar işleyeceğim yüreğimi çıkartıp her şeyiyle masaya dökerken, senden daha cesur olduğum için utanma sakın bu cesaret, çocukların masum dualarından çaldığım inatçı bir bekleyişti sadece bana balonlar alabilecek kadar yürekli bir sevgiyi, korkularıma rağmen başım dik karşılayacağıma dair söz vererek gidiyorum.. bir bedeni değil, bir yüreği özlediğin vakit, umarım zamanın olur güneşin doğuşunu huzurla izlemek için bana ait olan ve olmayan, bütün soruları ve cevapları ardımda bırakarak gidiyorum.. az kullanılmış ve bayandan bir sevda bırakıyorum sana yolun açık olsun..
Pelin Onay
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#174359
https://en.sevenload.com/videos/sJ9oUZe-brahim-Sadri-hlamurlar-cicek-act-zaman IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Geleceğim diyorum, geleceğim sana Ne olur kesin bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Beklesen de olur, beklemesen de Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana Geleceğim diyorum, takvim sorma bana -Ihlamur çiçek açtığı zaman. Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden Gemileri yaksalar da geleceğim sana On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana -Ihlamur çiçek açtığı zaman. Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız Ey benim alfabemdeki kadîm Elif Ne güzellik, ne de tat var baharsız Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan Kimseye uğramam ben sana uğramadan Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana Takvim sorup hudut çizdirme bana Ben sana çiçeklerle geleceğim -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Bahattin Karakoç
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#174360
UMUT Bir gün hevesi kırıldı tüm sevgilerin Arkasını döndü tüm güzellikler Yalnızlık olabildiğince açtı kucağını Anlamsızdı şimdi tınısı tüm ezgilerin Aydınlık hep erteledi güzel yüzünü Anlamsızlaştı, bitmez oldu geceler Kader olamaz tabi bu ertelemeler Sıkı sıkı tutmalı sevgilerin özünü Çare olacaksa sabır, en hası bizdedir Yalnızlık kızılcık şerbeti olsa içilir Sevilir, ömürde bir güzel sevilir Umut varsa sevgili, ömür boyu beklenir… MAHSÛN (14 Mart 2009 Cumartesi)
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#174369
GİTME "Gitme ne olur Gözlerimi saklayacak başka yüz bulamam Hangi yitik mevsimin kırılmış dalıyım ben Hangi kayıp bomba kulaklarımda uğuldayan Her çağda aynı mı yaşanmalı sevda dediğin Neydi o namlı masal sevdalılarını kovalayan Her asrın Don Kişot'u olur da Yel değirmenleri değişir belki Sevdanın değişkeni olmaz fakat Ferhat'tı, Mecnun'du, Tahir'di ve Şairdi Benim bütün ütopyalarım sende birleşiyor Koca bir yanardağ gibi duruyorsun karşımda Nuh'un gemisi senin lavlarından taşınıyor Bitmiş tüm zamanlar, yel değirmenlerine çarpıp rüzgar parçalıyor "Kızıl bir kısrakla geçiyorum mayın tarlalarını Spartaküs oluyorum durduk yere Kamçılıyorum öfkemi Asırlarca geçiyorum zaman tünelini Karşıma yüzün çıkıyor Sığınıyorum Bir kum saati gibi işliyor duygu denizim Doldukça boşalan Çoğaldıkça eksilen tanelerle uğraşıyorum En bilinmedik dehlizlerde dolaşıyorum sana yakın olabilmek için 'Sana! diyorum Sana kaçarım ama Senden kaçamam 'Bu yüzyıla aitim ben' diyorsun 'Seninle uğraşamam' Ve patlayıveriyor beynimde zamanlanmış bütün bombalar Dağılıyorum evrenin milyonlarca köşesine Her hücrem seni arıyor Her hücrem seni bağırıyor Her hücrem seni soluyor Yoksun Derken kirpiklerinde buluyorum kendimi Demir parmaklıklar gibi kirpiklerin Almış saklamışlar beni daha ne olsun Gözlerinden daha emin korunak nerde olsun Artık ağlayamam, Ağlayamam artık, Ağlayamam... Gitme ne olur Yüzümü saklayacak başka göz bulamam" M.Sarı
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#174481
SEN VE BEN Bir akşam Ansızın geleceğim rüyalarına Veda ederken yaşadıklarıma Sele çalınacak hayaller Yıldızlar dereceğim saçlarına Şehla bakışlarınla ağlayacak Gölgene sarılarak uyuyacağım Hüzne çalınca bütün sevmeler Aşiyanıma seyre dalacağım /...Ayarı kaçmış hüzün kokar saatler Akrep sen Yelkovan ben.../ Bir akşam Üşüyen ellerimle dokunup ruhuna Mehtaba yelken açacağım Usulca mırıldanırken şarkımızı Cemalini seyre dalacağım Kelebekler dokunacak tenine Dudaklarında sessiz bir _ben_ olacağım Aşkı çalacak bütün zamanlar Bir es kadar diyez çalacağım /...tınısı kaybolmuş bir çifte sazdır yüreğim.... Keman sen Mızrap ben.../ Bir akşam Ansızın kaybolacak kederler Istırabı mahşere kadar kovacağım Gülşene saracağım saçlarını Gölgende hıçkırarak ağlayacağım Ruhunun kıyısında bulacağım huzur Okyanus gibi sana kabaracağım Nefesi kesilmiş acemi yağmurun altında Yüreğinin içinde kendimi bulacağım /...Denizin altında saklanmış hayallerimsin Med sen Cezir ben.../ Zekeriya Efiloğlu Gaziantep 23.2.2009
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#174508
SEVDA SOKAĞI ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum geceler hiç bitmiyor ben hiç uyumuyorum gecenin efkarı iniyor perde perde sevdanın hayali vuruyor arada bir içime ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum hani su perdelerinde mavi kus resimleri olan ali bakkalın hemen yanında 17 numara o kırgın hayatin tam ortasında hani duvarlarında hala yazılar olan o sokakta biri gurbetin ,biri ihanetin, biride seni böyle sevmenin hikayesi sevdanın cami bana bakıyor ben cama ve bak sen su seren cama pencere önünde menekşeler ,hatmiler bide gece sefası ,bide haytalığı adamın abi bide sevdanın hayali vuruyor arada içime iyi oluyor diyorum bu sana iyi oluyor arada bir arkadaşlar geliyor laflıyoruz ordan burdan anlarsın ya güzel abim iç cebimde bir umut doğuyor bide nerden bulduysam resmi sevdanın resimde sevda inadına gülüyor sevdam gayri resmi bilmekteyim gel ki benim abim birazda üstümüzde macera güzel duruyor yani yakışıyor adama yakışıklı bir sevda hayat haybeye vurmuyor yüzümüze belasını hayat sokağımızda bir kehribar tespih gibi dokuyor tanelerini takır takır yüzümüze ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum geceler hiç bitmiyor ben hiç uyumuyorum ağzımda fiyakalı bir islik zulamda ağır yarası sevdanın ali bakkalın çırağı metin anlıyor halinden insanin metin nedir senin niyetin kap bakalım abine bir taze ekmek biraz zeytin bu aksam yine odamda efkar var anlarsın ya metin adamın halinden adam anlar İbrahim Sadri [url]http://www.umutfm.com/izle.php?id=5893[/URL]

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim