001_Ramazan TARHAN

Malazgirt Savaşı Öncesi Sultan Alparslan'ın Nizip'te Konaklaması

Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#51449
Tüm dünya tarihçileri tarafından tarihin akışını degiştiren yeryüzündeki Nadir Kumatan ve devlet adamlarından birisi olarak kabul edilen Anadolu Selçuklu Devletinin büyük hükümdarı Sultan Alparslan 26 Agustos 1071 Yılındaki Malazgirt savaşı zaferi ile tarih sayfalarındaki yerini almıştır.Bu zafer dünya tarihinde yeni dengelerin oluşmasına neden olmuştur.Güçlü Roma imparatorluğunun Doğa Roma kolu olarak bilinen Bizans İmparatorluğunun Anadolu üzerinden Ortadoğu ve Batı Asya’ya kadar uzanan etkin gücü bu zafer sonucunda kaybolmuştur.Orta Asya üzerinden fetihler yapan Türklerin Anadolu bölgesine göç etmeleri ve bu bölgelerde önemli bir güç oluşturmaları ileride oluşacak olan ve dünya tarihine damgasını vuracak büyük bir imparatorluğun habercisi olmuştur.İşte bu büyük zafer öncesindeki tarihi gelişmeler bu sebeple büyük önem arzetmektedir.Selçuklu Devletinin ikinci büyük hükümdarı olarak tahta geçen Sultan Alparslan, 20 Ocak 1029’’da doğmuştur.Bizzat kumanda ettiği orduyla birlikte pek çok savaşlara katıldı ve zaferler kazandı.Babası Çağrı Bey, henüz sağlığında oğlu Alparslan’’ı Horasan tahtına veliaht tayin etmişti.Çağrı Bey 1060’’ta vefat edince Alparslan Horasan valisi oldu.Alparslan, amcası Tuğrul Beyin 7 Eylül 1063’’te evlad bırakmadan vefat etmesi üzerine,7 Aralık 1063’’te Selçuklu Beyleri tarafından tahta çıkarıldı ve kendisine biat edildi. Kısa zamanda bütün Selçuklu beyleri ve Tuğrul Beyin veziri El-Kunduri de Alparslana biat etti (bağlılığını bildirdi). 27 Nisan 1064 günü Halife Kaim bi Amrillah’’ın da hazır bulunduğu bir mecliste cülus merasimi yapıldı ve Alparslan sultan ilan edildi.Kısa zamanda Gümüş Tekin, Ahmed Şah, Kutalmışoğlu Süleyman Şah gibi yigit komutanlarla Anadolu topraklarında önemli fetihler kazandı.Alparslan’ın Anadolu’’da üst üste kazandığı zaferlerden endişelenen Bizans imparatorluğu,kazanılan bu zaferlerin küçük istilalar olduğunu düşünmüş ve kaybedilen bu toprakların geri alınacağının çok kolay olacağına inanmıştı.Çünkü ellerinde dünya üzerinde bulunan o dönemlerin en güçlü düzenli ordu potansiyeleri mevcuttu.Bizans imparatorluğu tahtına yeni geçen Romanos Diogenes,ilk icraat olarak bu istilalara son vermek ve Müslüman Türkleri Anadolu’dan çıkartmak için elindeki en güçlü savaş ordusunu hazırladı.Bazı tarihçilere göre bu sayı 500 bin civarında gösterilse de yaygın kabul gören sayı 200 bindir.İmparatorların bizzat konuta ettikleri savaşlar her zaman tarih dengelerini degiştiren savaşlar olmuştur.Bu savaşın önemi de Bizans ordusuna bizzat imparator Romanos Diogenes’in komuta etmesidir.Elindeki deneyimli 200 binlik güçlü ordusuyla Anadolu’ya hareket eden Diogenes adete zaferden emindi..Bizans ordusu şarka doğru ilerlediği esnada Alparslan Halep civannda bulunmaktaydı. Niyeti, bütün Suriye’’yi fethetmekti. Bizanslıların Anadolunun doğusundaki yerleri ele geçirip Azerbaycan’’a girmek maksadıyla ilerlediklerini haber alınca ordusunun bir bölümünü Suriye’’nin fethi için bırakıp kalan 54 bin kişilik kuvvetle Bizans ordusunu karşılamak için yola çıktı.Türk Tarih Kurumu tarafından 1989 yılında yayınlanan Tarihçi Ali Sevim’in ‘’Suriye Ve Filistin Selçukluları’’ adlı kitabın 57,58 sayfasında Sultan Alparslan’ın Fırat’’ı geçip, Diyarbakır yoluyla Ahlat’’a doğru hareket etmeden önce Nizip’te konakladığı ve savaş planını burada hazırladığı belirtilmektedir.Bizans ordusunun Malazgirt kalesini alması ve burada konaklaması savaş planlarının buraya yoğunlaşmasına neden olmuştur. Sultan Alparlan’ın Nizip’te konaklamasının en önemli nedenlerden bir tanesi de Tuğtekin isimli yigit komutan ile burada buluşmasıydı.Tuğtekin Malazgirt savaşından 7-8 yıl kadar önce Antakya’ya kadar gelmiş ve Malazgirt’ten Halep’e kadar bu bölgede çok önemli bilgiler toplamıştı.(Tarihçi Osman Turan:Selçuklular zamanında Türkiye 1971 yılı basımı sayfa 19).Sultan Alparsan ve ordusunun Malazgirt savaşından yaklaşık 2 hafta kadar önce Nizip’te konakladıkları sanılmakatdır.Fıratı geçip Diyarbakır üzerinden Ahlat’ta varan bu mubarek ordunun manevi komutanı ise Buharalı İmam Muhammed Bin Abdülmelik’tir.Her hareketinde imam’a danışan Sultan Alparslan’ın büyük bir imanı ve İslam dinine bağlılığı mevcuttu.İmam Abdulmelik’in tavsiyesi üzerine Malazgirt savaşı 26 Ağustos 1071 Cuma gününe denk getirilmiştir.4-5 misli daha güçlü olan ve dinlenmiş bir ordunun yorgun ve zayıf İslam ordusuna yanilmesi dünya tarihininde dengeleri yerinden oynatmıştır. Yorumlayan: felsefefe tarih 9/21/2006 Evet Tarih bize ne olduğumuzu anlatıyor.Bir de biz inanabilsek.Deliyle Horoz misali.Fıkrayı hepiniz bilyorsunuzdur.
avcı1973 Üye
Üyelik: 2007-01-25 Herkese açık mesaj: 285
#51576
büyük bir zafer olmuştur tarihde başkasına bir eşine rastlanmamıştır nur içinde yatsınlar...
şükrü çiftçi Üye
Üyelik: 2008-10-04 Herkese açık mesaj: 1.520
#166382
evt gusel bi konudan değinmişsin değerli admin ibrahim şimşek hocanın tekrar nizip coma çağrılmasını ve nizip coma faydalı olacağını düşününüom başarı emek harcayıp çalışanındır
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.753
#167051
Cülus merasimi ne demek acaba, araştırdım ama doğru dürüst bir bilgiye ulaşamadım.
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#167075
Kitaplarda yazan bilgiye göre; osmanlilarda sehzade tahta gecerken yapilan torene ve tahta yeni cikan padisahin yenicerilere verdigi bahsis de ayni adla anılıyor. Bu cülüş bahşişi osmanlının gerileme ve duraklama devrinde çok fazla dağıtıldı ve devletin yıkılmasını biryerde hızlandırdı. Ancak Abdulhamid zamanında kaldırıldı; Sultan Birinci Abdülhamid henüz tahta geçmişti ki, kendisinden cülus bahşişi istendiğini duydu. Kaşlarını çatıp sertleşen Sultan Birinci Abdülhamid şöyle dedi: "Hazinede bahşiş yoktur, bundan böyle cülus bahşişi verilmeye! Asker evlatlarımıza fermanımız duyurula!" Askerler bir parça söylendilerse de, işi daha fazla ileriye götürmeden dağıldılar. Ayrıca; Osmanlı tarihinde ilk defa cülus bahşişi, 1389 tarihinde Kosova'da padişah seçilen Yıldırım Bayezid tarafından kapıkullarına verilmiş ve bu usul, I. Abdülhamid'in cülusuna kadar devam etmiştir. Cülûs bahşişi verilmesi, Fatih Sultan Mehmet tarafından kanun hâline getirilmiş, Yavuz Sultan Selim de cülûs bahşişinde ödenecek paraları tespit etmiştir. İlk zamanlarda padişahların tahta çıkış şerefine verdiği bir hediye şeklinde olan cülus bahşişi, sonraları bu halinden çıkmış, başıbozuk askerler bu bahşiş uğruna ihtilal yapmışlardır.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.753
#167543
Gökhan bilgilere teşekkür.
felsefeninoglu Üye
Üyelik: 2009-02-24 Herkese açık mesaj: 2
#171570
Ramazan emmi tarih boyunca Türkler(biz) hristiyan milletine baya acı çektirmişizdir buda onun bi örneği bilgilere teşekkür.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim