umutların ışığında bir gölge gibisin artık
umut söndüğünde hangi fırtınalara kapılacaksın
bahara değil sen hep güzlere ait olacaksın
rüzgarın denizle dansı gibiydi bizim sevdamız
çiçeğin yeniden tomurcuklanması
baharların hep bizde kalmasıydı
bir su damlası bile anlamlı gelirdi bize
anlamsız olan herşey manalıydı bizce
herşey güzeldi hayat güzeldi aşk bizdeydi çünkü
pembeydi hayaller pembeydi gönüller
adı mavi umuttu umuda yolculuktu
rastgele atılan tavla taşlarının hep düşeş gelmesiydi
bir yalan çemberindeymişim oysa
yalancı oyununu oynamak hiç hesaba gelmeyecek roller almak
aslında ne mavi vardı sevdamda nede pembe gönlümde
siyahı biraz renklendirmiş birazda şenlerdirmiştim kendimce
ne sen vardın gerçekte
nede tövbelerle bozulmuş yeminlerde
sen gittin mavi umutlara sevdanda gönüllere yakışmadı
Resim kaynağıHani erken inerdi karanlık,
Hani yağmur yağardı inceden,
Hani okuldan,işten dönerken,
Işıklar yanardı evlerde,
Eskidendi, çok eskiden.
Hani ay herkese gülümserken,
Mevsimler kimseyi dinlemezken...
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,
Eskidendi çok eskiden.
Hani hepimiz arkadaşken,
Hani oyunlar tükenmemişken,
Henüz kimse bize ihanet etmemiş,
Biz kimseyi aldatmamışken,
Eskidendi, çok eskiden.
Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken,
Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,
Daha biz kimseye küsmemişken,
Daha kimse ölmemişken,
Eskidendi çok eskiden.
Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
Geçen geçti,
Geçen geçti,
Geceyi söndür kalbim
Geceler de gençlik gibi eskidendi
Şimdi uykusuzluk vakti.
ANADOLUZiyafet ziyafet her bir baharıSoframda yediğim içtiğim sensinIşıktan daha parlak altından sarıTarlamda istikbal biçtiğim sensinAldım oku elime gerdirdim yayıSeni bulmak için gezdim dünyayıNihayet terkettim orta asyayıKendime vatan seçtiğim sensinBir beylik kurdum senin üstüneKorku saldım durdum küffar büstüneOn orduyla gelen haçlı kastınaTüm cihana savaş açtığım sensinŞehit verdim,ordu kurdum kalan sağlardanDers aldım ,plan yaptım eski çağlardanGemileri yürüttüm tepelerden dağlardanAsya'dan Avrupa'ya geçtiğim sensin...Cengiz KILIÇPARLAR
Orucun hikmeti nefsi terbiyeOrucun hikmeti nefsi terbiye
Elin ile oruç tutacaksın dost
Dilini kilitle gezme haybeye
Dilin ile oruç tutacaksın dost
İçinde aşk yoksa boştur o kalıp
Kanın öz suyundan abdestin alıp
Girip gönüllerde namazın kılıp
Belin ile oruç tutacaksın dost
Kör şeytanı besmeleyle ipleyip
Pis nefsini vicdanına kitleyip
İnsanlığa sevgi gülü toplayıp
Gülün ile oruç tutacaksın dost
Gece gündüz yaratanı anarak
Özünden özüne sevgi salarak
Allahın aşkıyla nara yanarak
Külün ile oruç tutacaksın dost
Borani orucu özünde bulur
Hikmetin bilmeyen arada kalır
Yarın mahşer günü davacı olur
Ölün ile oruç tutacaksın dost
HALİL ÇİMEN AŞIK BORANİ 2008-08-20
Aşk YarasıYüreğimden aşk kurşunu yedim ben
Doktor ağlar, merhem ağlar yarama.
Dilekçemi gökyüzüne verdim ben
Yağmur ağlar, meltem ağlar yarama.
Gözyaşları kiripiklere dizilir
Damla damla yanaklara süzülür
Ruh röntgenim duygulara çizilir
Zülüf ağlar, perçem ağlar yarama.
Yazan kalem kesin yazmış fermanı
Kimse sorsam ''yoktur'' diyor dermanı
Anlatsam çıldırtır dağı - ormanı
Yangın ağlar, deprem ağlar yarama.
Aşk yarası ilaç kabul etmezmiş
Bir gelirse daha dönüp gitmezmiş
Tıb ilminin aklı fikri yetmezmiş
Hatip ağlar, ebkem ağlar yarama
İştahım GaçıkHer saat başında, madem* zil çalıy
Çerezler dişimin, gogunda* galıy
Şirin tarhanasız, gücüm azalıy
Bir ölbe* zor yiyim, İştahım Gaçık
Üç takım ciyerden, kebap, gavırma
Yeyip diyemiyim, boş ver aldırma
Cârtlak* kebap çerez, nefis kandırma
Yirmi şiş zor yiyim, iştahım gaçık
Öğlen lahmacını, fazla gaçırdım
Gırktana saymışlar, bütün aşırdım
Üç maşraba* ayran, üstten daşırdım
Fazla yiyip içmiym, iştahım gaçık
Üç kelle suyuna, samsak goyuyum
Tiride bi sele, ekmek doğruyum
Gönülsüz, gönülsüz, gaşşı vuruyum
Bu gadar zor yiyim, iştahım gaçık
Gahvaltı, topaçlı simit aşına
Õlen bi hamadan, peybaz, maşına
Ãşama eşkili, küfte başına
Gönülsüz yumuluym, iştahım gaçık
Bir mahra dökülgen, birez hönnüsü
Garbili kütürder, sabah mönüsü
Sabır ediym gelmiy, günün danüsü
Fazla yiyemiyim, iştahım gaçık
Elbeşte kazanla*, malhıtalı aş
Soğan yumruklarım, hıh yavaş yavaş
Yarım küp eşgili*, on tana lavaş
Hafif oluy yiyim, iştahım gaçık
Gahırdağı* yemiyn, ite attırıyn
Erimiş guyruğa, ekmek batırıyn
Dürüme beş topak, topaç* yatırıyn
Geneyikli senin. iştahım gaçık
ÇİLESEN TÜM ŞEHİRLERİN EN ÖZGÜR KUŞUUFUKTA GÖRDÜĞÜN HERYER SENİNDİRBEN SEVDA ÇETESİNİN ELEBAŞIZINDANINDA DÖRT DUVAR BENİMDİREZİLİŞİM KIVRANIŞIM KENDİ İÇİMDEHERGÜN AYNI ACI FARKLI BİÇİMDEBENİ HER GECE BU DÖRT DUVAR İÇİNDEBOĞAR,HER DOĞAN YENİ GÜN İDAM GÜNÜMDÜRBEKLEMEK,ÖZLEMEK,BULMAK,YİTİRMEKÖYLECE AY GÖRÜP GÜNEŞ BATIRMAKSANIRIM TAM BUDUR ÖMÜR BİTİRMEKBUNUN ADI YAŞAMAK DEĞİL, ZULÜMDÜRSAÇ SAKAL BİR KARIŞ ÜST BAŞ PAÇAVRAEŞ DOST KAÇAR OLMUŞ KALMAMIŞ ÇEVRESENDEN SANA KADAR GİDEN BU EVREYİĞİDE ÖLÜMLERDEN BETER ÖLÜMDÜRÖMRÜM ÇOCUKLUĞUM,GENÇLİĞİM BİTTİYÜREĞİM,BEDENİM,DİNÇLİĞİM BİTTİBU SAHNEYİ KAÇIRMA ÇÜNKİ FİLM BİTTİPERDE KAPANIYOR,BU SON BÖLÜMDÜRCengiz KILIÇPARLAR
ettiğini bul
sana,
allah'tan ne görünmezkaza
ne ızdıraplı bi ölüm
dilemeyeceğim...
Senin sevdiğin,
sevdiğincede çok sevildiğini sanıp,
taki kavuşmanıza beş kala
tıpkı bana yaptığın gibi
hiçbir sebep gösterilmeden terk edilip,
çeyizin benim gibi bağlı,
yüreğin sönmezcesine dağlı,
ve,
ömrünce mutsuzluğa
mahkum kalasın.........
mahmut küçük
18/08/1993
17:05
Bedirhan Gökçenin okumuş olduğu bu şiir çok güzel olduğu için sizlerle paylaşayım dedim. Bu şiiri Bedirhan Gökçenin sesi ile dinlemek isterseniz youtubede arayın, yada mp3 olarak indirin dinleyin derim. Kendi sesi ile dinlemesi dahada güzel....
NAMISSIZ SENİ
Cemo derdin biye söylemek haram
Miggin tahir ile sarayim yaram
Uyy dedim bekledim nerdesen agam
Gittinde dönmedin namissiz seni
Elimin ginasi bögrümde galdi
Basimin yazmasi yüzümde soldi
Bende bir ellerde dört çocug oldi
Neye gittin gelmedin namissiz seni
iki bas öküzle üç dönüm tarla
Üç kurus bes kurus sarip sarmala
Kör bogaz doyardi iki logmayla
Alaman neyine namissiz seni
He he arada bir mektubuda geliir
Ese dosta selam sabah ediir
Anasinin ellerinden öpiir
E beni unuttun mu namissiz seni
Ehmo sorar aney babam hanidir
La bu dünyada bizim gibi fanidir
Agam arvat erinin sag elidir
Ellerin girilaydi namissiz seni
Eyvana doguma tezgahi gurdum
Her ilmegi hasretimden dem vurdum
Ben cennete degismezken öz yurdum
Yaban ele sattin beni namissiz seni
He biliyem sen orda cog ehvansen
Allah biliyi kimseleri görmezsen
Eyso, eyso bu can siye gurban deridin
Canin çiksin emi namissiz seni
Uyy aney uyy ataslara yaniyem
Urfa sicak damda sabah ediyem
Yildiza rüzgara adin veriyem
Agrep sogsun emi namissiz seni
Yufka açtim göz göz oldu üregim
Gazan kebabiynan kebap cigerim
Çig köfteye gattim derdim kederim
isotsuz kal emi namizsiz seni, namizsiz seni
Çog söyledim artik dilim dönmüyor
Ne bileyim cahil aglim ermiyor
Gene erim dogrusunu biliyor
Geliver artig be namissiz seni
Gurdun gusun yani yavri dolusti
Devran döndü burda hersey degisti
Ula bin yil sonra harran suya gavusti
Bizede gavusmag yokmi namissiz seni
Namissiz seni, namissiz seni
NELER YAPTI BANA KADER
Neler yaptı bana kader
Uyansana kara bahtım
Yel değdikçe erir gider
Karşı dağda kara bahtım
Tecellinin ters kalemi
Bana dar etti alemi
Dedim güzel sar yaremi
Çıkageldi hora bahtım
İçimden gitmez kederim
Mihnet ile doldu derim
Dünya kalsın ben giderim
Bilet veren kara bahtım
Yükün aldı gam kervanı
Terk edip gider bu hanı
Bilinmez nerde mekanı
Göğe bahtım, yere bahtım
Bu bir sır ki açıklanmaz
Diyen bilmez, bilen demez
Öyle bir yol giden gelmez
Uzar gider ara bahtım
Veysel söyler derdi çoktur
Ecel gelir ölüm Haktır
Saklanmıya imkan yoktur
Ora bahtım bura bahtım
AŞIK VEYSEL
GANIN İÇİNE AHA
Gız sen benim göynümün yuha bülbülüsün,
Acı bi gül ki bu yüreg havas etsin,bi gülsün.
Binaan şoorda sümbülken,binaan bülbülsün,
Dinnemedim senin için ne demir gapı,ne de taha,
Ambel beter çemkiriyn ya yüzüme,ganın içine aha...
Maalle uşağıyıg sennen...Eyisin,hoşsun,yeen gözelsin,
Emme neynemeli,löküs yaşıycım dey zıpırlarnan gezersin.
Erzigırıg adamlarnan yörüyüp,haneen uluunu ediysin,
Dinnemedim senin için ne demir gapı,ne de taha,
Ambel beter çemkiriyn ya yüzüme,ganın içine aha...
Bundan soona ıstıfıl ol,ben olsam da fıhara,
Seni tergeym,galbimde galsa da bööyk bi yara,
Asas da eyi oldu heeerif,sen düşün gara gara,
Dinnemedim senin için ne demir gapı,ne de taha,
Ambel beter çemkiriyn ya yüzüme,ganın içine aha...
Alıntıdır...
Yeter ki GelÜzülme her hafta gelemem diye
Haftada olmazsa ayda gel canım.
Üç yüz altmış beş'i böl on iki'ye
Sırala otuz'u say da gel canım.
Bekletme geciken müddet ziyandır
Güzele kin,öfke,hiddet ziyandır
Varsa gurur,kibir,şiddet ziyandır
Onları orada koy da gel canım.
Kitap 'aşk masal' der,yıkar bırakmaz
Akıl 'tedbir al'der çöker, bırakmaz
Korku 'gitme kal'der çeker, bırakmaz
Sen gönül sözüne uy da gel canım.
Yazı,güzü,kışı bahar zamanı
Yaşadın bilirsin ki her zamanı
Dinle rüzgârları seher zamanı
Uzaktan sesimi duy da gel canım.
DOSTA DOĞRU İçimde uzayan her yol Çıkar gider dosta doğru Nergis. ıtır, menekşe, gül Kokar gider dosta doğru Zamanım yoğrulur gamla Birleşir sabah akşamla Ilık kanım damla damla Akar gider dosta doğru Gel bende gör, sen gel beni Durduramaz engel beni Görmediğim bir el beni Çeker gider dosta doğru Beynim fırın, bağrım tandır Yanarım hayli zamandır Sevgim bir yavru ceylandir Çeker gider dosta doğru Ne saklarım ne gizlerim Yalnızca onu özlerim Tabutta bile gözlerim Bakar gider dosta doğruABDURRAHİM KARAKOÇ
Asrın Aşk ŞiiriYaşanılanları Kontrol-S ile kaydedip,
Kontrol-Z ile geri yaşıyorum
Ben sevdamı download edip masaüstüne alıyorum.
En çokta ekranı kapladığın o anı özlüyorum
Italik yürüyüşlüm, Bold bakışlı sevdiğim...
Öyle bir halt yedim ki, sakın affetme beni
Simge durumuna küçült, saatlerce beklet beni
Tüm sistemlerimi çökert, Ziple sıkıştır ve parçala
Alt F4 ile kapat, Shift ile değiştir beni
Kedinin mousela oynadığı gibi oyna,
Manzaralı mouse pedinde gezdir beni
Yeni bir pencere açalım ve unutalım her şey
i Geri dönüşüm kutusuna gönderelim maziyi
Kısa yol oluştur fazla bekletme bu seveni
En çok Flash Animasyonlu halini özlüyorum
PC görünüşlü, Mac duruşlu sevdiğim
Kalpten kalbe bağlantım bağlantısı yapılır
Kapanır kapılar, ağa oturum açılır
Sevdamız monitöre saniyelerle yazılır
Disconnect olursam beni yine arar mısın?
Masaüstünde bulamazsan belgelerime bakar mısın?
Yokluğunda erişim paketi teselli olmasa da
Değişiklikleri kaydedip, yeniden bağlanır mısın?
İki İsimUzaklardan bir ses işitiliyor Taaa bin dörtyüz yıl öncesinden Kulağımıza fısıldanıyor sanki Allah ve Muhammed isimleri. Şu koşan çocuğun mutluluğuna bir bakın Değildir ki mutluluğu bir bayram için Tüketiyor tüm insanlara nefesini Güzel sesiyle,iki mübarek ismi. Değilki dünya ebedi Hiç olur mu yaratılan ebedi Haykırmak zamanı gelmedi mi daha senin? Kainattaki eşsiz iki ismi.
AŞK VE ÇİLELER (13859 Hit)
Monna Rosa siyah güller, ak güller;
Gülce'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak,
Monna Rosa, siyah güller; ak güller!
Ulur aya karşı kirli çakallar,
Bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.
Monna Rosa, bu gün bende bir hal var,
Yağmur iğri iğri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.
Zeytin ağacının karanlığıdır
Elindeki elma ile başlayan...
Bir yakut yüzükte aydınlanan sır,
Sıcak ve minnacık yüzündeki kan,
Zeytin ağacının karanlığıdır.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur,
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.
Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi...
Ellerinden belli olur bir kadın.
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmakların.
Açma pencereni, perdeleri çek:
Monna Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmeme için yetecek;
Anla Monna Rosa, ben öteliyim...
Açma pencereni, perdeleri çek.
Zaman çabuk çabuk geçiyor Monna;
Saat on ikidir, söndü lambalar.
Uyu da turnalar gelsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
Zaman çabuk çabuk geçiyor Monna.
Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine;
Kiminin rengi ak, kiminin sarı.
Ah, beni vursalar bir kuş yerine!
Akşamları gelir incir kuşları...
Ki ben Monna Rosa, bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar... Su kenarında
Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa:
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza,
En güzel şarıkıy bir kurşun söyler...
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Birgün gözlerimin ta içine bak;
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış,
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.
Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı,
Artık inan bana muhacir kızı.
Altın bilezikler, o korkulu ten,
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;
Bir tüy ki, can verir bir gülümsesen,
Bir tüy ki, kapalı geceye, güne;
Altın bilezikler, o karkulu ten!
Monna Rosa siyah güller, ak güller,
Gülce'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak,
Monna Rosa, siyah güller, ak güller!
SEZAİ KARAKOÇ
DOSTLUK
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın…
“Nereden çıktın bu vakitte”dememeli,
Bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında;
“Gözünün dilini”bilmeli;
Dinlemeli sormadan,söylemeden anlamalı…
Arka bahçede varlığını sezdirmeden,mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi
Köklenmeli hayatında;
Sen,her daim onun orada durduğunu hissetmelisin.
İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli.
Kovuklarına saklanabilmelisin.
Kucaklamalı seni güvenli kolları.
Dalları bitkin başına omuz,
Yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı…
En mahrem sırlarını verebilmeli,
En derin yaralarını açıp gösterebilmelisin;
Gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz…
Onca dalkavuk arasında bir tek o,
Sözünü eğip bükmeden söylemeli,
Yanlış anlaşılmayacağını bilmeli.
Alkışlandığında değil sadece,
Asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli.
Övmeli alem içinde,baş başayken sövmeli
Ve sen öyle güvenmelisin ki ona,
Övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin,
“Hak ettim” diyebilmelisin.
Teklifsiz kefili olmalı hatalarının;
Günahlarının yegane şahidi…
Seni senden iyi bilen,sana senden çok çok güvenen bir sırdaş…
Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin.
Ve sen ağladığında,onun gözünden gelmeli yaş…
CAN DÜNDAR
BİR ADIN KALMALI GERİYE...
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
AHMET HAMDİ TANPINAR..
Yağmur Yağıyor Yağmur Gözlüm..Yağmur yağıyor,yağmur yağıyor
Yağmur gözlüm sen görmesen de
Sen bilmesen de, dışarıda yağmur yağıyor
Hasretime yağmur yağıyor
Gözlerime yağmur yağıyor
Ayrılığa yağmur yağıyor
Yanan kalbime yağmur yağıyor..
Toplamışsın hatıraları bir bir
Bir can gidiyor,bir ömür gidiyor
Farkında mısın bilmem?
Dışarıda yağmur yağıyor
Gecelerin koynuna salarken beni
Ümitleri toplamış gidiyorsun
Yağmur yağıyor,yağmur yağıyor
Nedenleri biten aşkın
Üstüne şimşek çakıp yağmur yağıyor
Kapat pencereni sevdiceğim
Sebebini sormasan da,
Can evinden vurduğundan
Yaşananları sorduğunda
Beni sevmeye mahkum edip
Gönül çıramı söndürmeden giderken
Yağmur yağıyor,yağmur yağıyor
Yağmur gözlüm..
SEN ve BENHerkes dört gözle tatili beklerdi
Bense okulların açılmasını
Çünkü seni görmek vardı koridorlarda
Ve bana güleceği günü beklemek.
Ben okul bahçesindeki ağaca, baş harflerimizi
Sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın
Ben sırama isimlerimizi
Sen kalbime ilk aşkı yazmıştın.
Senden sonra sana yazdığım şiirlerden
Haberin bile yok
Ve yağmur yüzüme vuruyor
Ve soğuk.
Okuldan sonra
Her dolma kalem, her lacivert kravat
Her beyaz gömlek ve yakalık
Ve her 12 aralık
Sen gelirsin aklıma
Çocukluk işte, belki de ilk AŞK
Belki de ilk delilik.
Seversin demiştin ya hani bundan sonrada
İnan ki o kadar kimseyi sevemedim
Ve o iki kelimeyi senden sonra kimseye
Ama kimseye söyleyemedim.
Belki hiç olmadın benim için
Belki de azdın
Ama olsun
Ben hep sana şiirler yazdım.
Ceketimi ve kravatımı saklıyorum hâlâ
Birinin üzerinde tebeşir
Birinin üzerinde ayran lekesi
Ve Seni Seviyorum hala
Elmayı da, havayı da, suyu da
Ve bilmeni istemiyorum hâlâ
Sana şiirler yazdığımı
Ve bilmeni istemiyorum bütün bunları
Çünkü her şey böyleyken güzel
En dokunulmamış,en yaşanmamış
Ve ne tadılmamış haliyle.
Bir sahilde el ele dolaşılmamış
Ve bir kafede çay içilmemiş haliyle
Her şey
Böyleyken güzel belki de
Ama sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın
Ben aşkına tutulmuş bir deli candım
Sen gönlüme sevdanın adını yazdın
Ben aşkına tutulmuş seni ararım.
SENİ SENİ SENİ BEDİRHAN GÖKÇE..