Nizip.com
Üye ol
Genç Muhabbet

GÖNÜL BAHÇESİ

Görüntülenme: …

Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#12462
KURT KARDES ZATEN POLATIN MEMLEKETi ELAZIG ORAYA GiDEN POLAT OLU VERiYOR :D

ELAZIGI DA NiZiPi SEVDiGiM GiBi SEViYORUM....AMA NiZiPiMiN YERi AYRI ;)
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#12492


İyi artık seni alemci gökhan diye çağıralım keza yiğit namıyla anılır....
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#12511
Gökhancım harbi Polat'a çok benziyomuşsun ya.... tiny_mce/plugins/emotions/images/smiley-tongue-out [Eksik eski medya kaydı]
asi ve mavi Üye
Üyelik: 2006-07-12 Herkese açık mesaj: 440
#12935
gökhan abi maşallah da ya bu konuya ne yazılır onu bilmim şiir yazsam Niziplikurt un yeri var ha bu arada oraya yazdıgım şiir bana ait yorumunu beklim....
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#12982
Buraya gönlünden ne koparsa onu yaz şiirler şiir sevenlere atılır ;))))
babacancan Üye
Üyelik: 2006-03-16 Herkese açık mesaj: 32
#13138


Bilgeye öğrencileri "iki sorumuz var" dedi. Bilge "sorun" dedi. Öğrencileri birinci soruyu sordu:

"İnsanoğlunun hangi davranışları sizi çok şaşırtır?"

Bilge "hepsi" dedi ve sıraladı:

"Çocukluktan sıkılırlar, büyümek için acele ederler ama büyüdükçe de çocukluklarını özlerler.

Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler, sonra sağlıklarını geri almak için kazandıkları paraları verirler.

Yarınlarından endişe ederken bugünü hep unuturlar, dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar.

Hiç ölmeyecek gibi davranırlar ama hiç yaşamamış gibi ölürler..."

Öğrenciler ikinci soruyu sordu:

"Peki siz ne öneriyorsunuz?"

Bilge düşünmeden cevap verdi:

"Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın. Yapmanız gereken tek şey, kendinizi sevilmeye bırakmaktır...

İkincisi: Hayatta en çok şeye sahip olmak asıl zenginlik değildir; asıl zenginlik, en az şeye ihtiyaç duymaktır..."

***

ALINTI
babacancan Üye
Üyelik: 2006-03-16 Herkese açık mesaj: 32
#13139


Bir Hint masalının kahramanı küçük bir faredir...

Bu fare kedilerden öylesine korkmakta, öylesine korkmaktadır ki her hareketini büyük bir endişe içinde yapmakta, hiçbir zaman kendisini güvende hissetmemektedir.

Günün birinde bir büyücü bu fareye çok acır ve onu bir kediye dönüştürür.

Fare, kedi olduğu için bir an bile mutlu olamaz, çünkü bu kez de köpeklerden ölesiye korkmaktadır.

Büyücü başladığı iyiliği devam ettirir ve fareyi kaplana dönüştürür.

Ama kaplan olan fare yine mutlu değildir, bu kez de avcılardan çok korkmaktadır.

Büyücü en sonunda sıkılır ve fareyi tekrar fare yapar:

"Sende sadece bir fare yüreği var, dış görünüşün ne kadar değişirse değişsin yüreğin aynı korkak yürek. Onun için ben bile sana yardım edemiyorum, en iyisi ilk halinde kalmandır
babacancan Üye
Üyelik: 2006-03-16 Herkese açık mesaj: 32
#13140
’’Bir zamanlar Ali adında, fakir ama çok cesur bir adam vardı. Zengin ve yaşlı tüccar Ammar için çalışıyordu. Bir kış gecesi Ammar şöyle dedi: ’’Kimse böyle bir geceyi dağın tepesinde, battaniyesiz ve yiyeceksiz geçiremez. Ama sizin paraya ihtiyacınız var ve eğer aranızdan bunu başarabilecek biri çıkarsa ona büyük bir ödül vereceğim. Eğer başaramazsa, o zaman 30 gün boyunca para almadan çalışacak.’’ Ali bu teklife cevap verdi: ’’Yarın bu sınavı vereceğim!’’ Ama tüccarın dükkanından ayrıldıktan sonra Ali dışarıda buz gibi bir rüzgar estiğini gördü ve içini bir korku kapladı. Bunun üzerine en yakın arkadaşı Aydi’’ye böyle bir iddiayı kabul etmekle delilik edip etmediğini sormaya karar verdi. Aydi onu dinledikten sonra bir süre düşünüp cevapladı: ’’Ben sana yardım edeceğim. Yarın dağın tepesine çıktığında tam karşıya bak. Ben de seninkinin hemen karşısındaki dağın tepesinde olacağım ve bütün geceyi senin için yakacağım ateşin başında oturarak geçireceğim. Ateşe bak ve dostluğumuzu düşün -bu seni sıcak tutacaktır. Geceyi başarıyla geçireceksin, sonrasında ise ben senden bunun karşılığında bir şey isteyeceğim.’’ Ali iddiayı kazandı, para ödülünü aldı ve arkadaşının evine gitti: ’’Benden bir karşılık istediğini söylemiştin’’ dedi. Aydi arkadaşını omuzlarından tuttu ve ’’Evet, ama istediğim para değil’’ diye devam etti; ’’Bana söz vermeni istiyorum, ne zaman benim hayatımda buz gibi rüzgarlar esse dostluk ateşini benim için yakacaksın.’’’’


ALINTI

babacancan Üye
Üyelik: 2006-03-16 Herkese açık mesaj: 32
#13141


* Gerçek degisim kimi eski seyleri farkli görmeye baslamaktir.
* Pencerenizin cami kirliyse disari çikip manzarayi parlatmaniz bosunadir.
* Eger siz kendinizi sevmiyorsaniz baskasi neden sevsin.
* Ana babaniz dogumunuzdan sorumludur, yasaminizdan degil.
* Eger kendinize yön ariyorsaniz yolunu kaybetmis birine sormayin.
* Dostluk, ayri olduklari zaman insanlari birlikte tutar.
* Fedakarlik çiçegin köküdür.
* Geçmisi bir kitap gibi kullanin, eviniz gibi degil.
* Birçok insan hayatinin büyük bölümünü oldugundan farkli görünebilmek için heba eder.
* Ilerlemenizin önündeki en büyük engel kendinize güvensizliginizdir.
* Aci, mutluluga göre daha çok sarki bestelemistir.
* Her davranisinda baskalarinin onayini arayankimseler hayatin birçok güzelligini iskalar.
* Yüzeyde hazine bulamazsiniz.
* Kahkaha ruhun dansidir.
* Mucize, enerjinizi korkulariniza degil rüyalariniza verdiginiz zaman baslar.
* Karsisinizdakini dinliyor musunuz, yoksa konusmak için sira mi bekliyorsunuz?
* Ikiyüzlülük sadece sahibi tarafindan görülemez.
* Hayatinizi bir para kazanma denemesi olarak kullanmayin.
* Cennete gitmenin iki yolu vardir
1) Gerçekten öldügünüz zaman
2) Gerçekten yasadiginiz zaman
* Gerçek zenginlik vaktinizi insanlara vermektir, para karsiligi satmak degil.
* Müzigi notalarin arasindaki sessizlik yaratir.

Kaynak: https://www.koniks.com
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#13607
Sevgili Annem,
Sana bu mektubu çok uzaklardan yazıyorum. Hayal bile edemeyeceğin kadar uzaklardan. Neredeyim diye sorma, uzaklardayım işte. O kadar…
Sabah çavuşun sesiyle ayıldım. “Koğuş kalk!” diyordu. Bu sabah biraz daha erken uyandık. Operasyona çıkacaktık. Hemen yataktan fırlayıp hazırlandım ve bizi bekleyen arazi araçlarına yöneldim. Hava henüz aydınlanıyordu. Kırsala bu ilk çıkışımızdı. Yılan gibi kıvrılan patikalardan sonra operasyon mahalline geldik. Bundan sonra araçsız devam edecektik. Zaten bu dik yamaçlara makinaların çıkması imkânsızdı. Araçtan inince havanın bugün daha serin olduğunu fark ettim. Ya da bana öyle gelmişti, bilmiyorum…
Ama bugün içimde bir gariplik var. Belki de ilk defa operasyona çıkmamdandır. Sakın korktuğumu düşünme Anne! Benim adım Mehmet, Mehmetçik’im ben. “Korku” benim kitabımda yoktur. Ne de olsa dört yıl askerlik yapmış bir gazinin torunuyum ben. Bizim soyumuz bellidir.
En önde komutanımız, yola düştük. Yavaş yavaş dağa tırmanmaya başladık. Öyleye kadar kamp kuracağımız yerde olmamız gerekiyormuş. Yolumuz çok uzundu. Uzun bir müddet yürüdük. Çok yorulmuştuk. Omzumuzda tüfeğimiz, sırtımızda çantamız ve belimizde cephanemizle yürüyorduk. Ama bu bir insanın tadabileceği en güzel yorgunluktu. Ne kadar asil bir davaya hizmet ettiğimizi düşündükçe yorgunluğu hatırlamıyordum. Bunun adı vatan müdafaasıydı Anne!
Komutanımız birliği durdurdu. Birazdan tehlikeli bir bölgeye gireceğimizi, gözümüzü dört açmamız gerektiğini söyledi. Tüfeğimizi kavradık ve atışa hazır hale getirdik. Ardından yürümeye devam ettik. Nedenini bilmiyorum ama burası yolun önceki kısmından daha sessizdi. Sanki canlı-cansız bütün âlem derin bir uykudaydı. Ama ben bunun fırtına öncesi sessizlik olduğunu kestirememiştim…
Yamaçlar makinalı tüfeğin havayı yırtarcasına çıkan sesleriyle inlemeye başladı. Hemen yere yattık, sesler her taraftan geliyordu sanki. Yankılanmadan dolayı saldırının kaynağını bulamıyorduk. Komutanımız yırtınırcasına tam siper yatmamız konusunda bağırıyordu. Onun bu haykırışlarına ilk ateşte yaralanan birkaç arkadaşımızın feryatları karışıyordu. Bense yüzümü yere kapanmış komutanımdan gelecek olan başka emirlere odaklanmıştım. Tüfek sesleri artık uzaklaşmaya başlamıştı ve kısa süre sonra kesildi. Ben daha ayağa kalkmamıştım ki omzumda bir elin olduğunu hissettim. “Geçti artık, geçti!” dedi bir ses. Sesin tonu hiç tanıdık gelmedi. Kafamı kaldırdım. Toprak kızıl-kahve rengindeydi. Etrafa baktım. Hava ise bembeyazdı. Az önce yattığım yer burası değildi. Bana seslenen kişi arkamdaydı. Döndüm, yüzüne baktım. Tanımıyordum. Hala yerdeydim. Ayağa kalktım. Üstündeki üniforması hiç yabancı değildi. Elinde ise ahşap ağırlıklı bir tüfek, tüfeğin ucunda ise süngü vardı. Sanki savaştan yeni çıkmış gibi bir hali vardı. Fakat bu nasıl olabilirdi Anne? Birliğim, komutanım neredeydi? Şaşkındım. Konuşmaya çalıştım, olmadı. Ama karşımdaki asker, gözümün içine bakarak gülümsüyordu. Biraz toparlanınca arkada da birkaç asker olduğunu fark ettim. Onların da üzerlerinde farklı birliklere ait üniformalar vardı. Sanki biri havacı, diğeri ise denizci üniforması giymişti. O eski üniformalı asker “Aramıza hoş geldin!” dedi. Hoş gelmek? Farklı zaman ve birliklerden askerler? O an sendelediğimi fark ettim. İşin gerçeğini anlamıştım… Evet Anne, ben, biricik oğlun o hain pusuda şehit olmuştum!
Şehit oldum ama ölmedim Anne. Çünkü sen de biliyorsun ki şehitler ölmezler. Bu yüzden sakın ola benim için ağlama. Eğer benim için gözyaşı dökersen, bil ki ben o yaşlarda boğulurum. Belki beni artık göremeyeceksin. Boynuma sarılıp, saçımı okşayıp kuzum deyip öpemeyeceksin. Ama ruhum her zaman seninle olacaktır. Ak ellerinden öpüyorum.

Oğlun, Mehmet

Edited by - Nizipli_kurt on 7/27/2006 4:02:18 PM
yumak27 Üye
Üyelik: 2006-07-25 Herkese açık mesaj: 2
#13611
gökhan abi yüksek müsaadelerine sığınarak bi konuda ben açtım. arada bi şiirlerini beklerim abi...neyse mekanına geldik, elimiz boş çıkmayalım abi....abicimşu şiirimiz kabul bauyurursun heralde :))
yumak27 Üye
Üyelik: 2006-07-25 Herkese açık mesaj: 2
#13612
gökhan abi yüksek müsaadelerine sığınarak bi konuda ben açtım. arada bi şiirlerini beklerim abi...neyse mekanına geldik, elimiz boş çıkmayalım abi....abicim şu şiirimiz kabul buyurursun heralde :))

Mümin eli neylen sen sana bakın
Sen seni yukarı tutmaktan sakın
Doksan bin koyunu çaldırma sakın
Onu darıltmadan sağabilin mi

Doksan bin koyunu sağdığın şarda
Onu bir küleğe koyduğun nurda
Yüz yirmi dört meyyit yatar bir handa
Kırkına bir tas su koyabilin mi
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#13654
Hoş geldin..
kardeş şiirin çok güzel şiiirin anlamıda burası tek benim değil sizinde yazılarınız beklerim site herkesin malı tekrar hoşgeldin aramıza artık sende bir Nizip.com koliksin :)))..
saygılar...
demhat Arşiv üyesi
Herkese açık mesaj: 3.828
#13657
Hani benim sevincim nerde
Bilyelerim, topacım
Kiraz ağacında yırtılan gömleğim
Çaldılar çocukluğumu habersiz.
Penceresiz kaldım anne
Uçurtmam tel örgülere/tellere takıldı
Hani benim gençliğim nerde.

Ne varsa buğusu genzi yakan
Ekmek gibi, aşk gibi
Ah... Ne varsa güzellikten yana
Bölüştüm, büyümüştüm.
Bu ne yaman çelişki anne
Kurtlar sofrasına düştüm
Hani benim gençliğim anne/nerde

Hani benim sevincim nerde
Akvaryumum, kanaryam
Üstüne titrediğim kaktüs çiçeğim
Aldılar kitaplarımı sorgusuz.
Duvarlar konuşmuyor anne
Açık kalmıyor hiç bir kapı
Hani benim gençliğim anne/nerde
Yağmurları biriktir anne
Çağ yangınında tutuştum.
Hani benim gençliğim anne.
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#13729
Şiirin için çok sağol gerçekten ii bir şiir zaten bu şarkıydı galiba yanlış hatırlamıyorsam özgün müzüğin kralı olan bir sanatcının seslendirdiği bir şarkı tekrar sağol ...

Gençliğimizin kıymetini bilelim giden günlerin içini dolduralım gelecekte keşkeler olmasın hayatımızda hey gidi günler hey olsun :)))))
kızıl elma Üye
Üyelik: 2006-07-29 Herkese açık mesaj: 64
#13836
GÖNÜL ÇALAMAZSAN AŞKIN SAZINI
NE PERDEYE DOKUN NE SAZI İNCİT
EĞER ÇEKEMEZSEN GÜLÜN NAZINI
NE DİKENE DOKUN NE DALI İNCİT

DİNLE Kİ BÜLBÜLÜ GELESİN COŞA
KARGANIN NAMESİ GİDERMİ BOŞA
MEYVESİZ AĞACI SALLAMA BOŞA
NE YAPRAĞINI DÖK NE DALI İNCİT


BU DA BİR ŞARKI SÖZÜ ÇOK SEVDİĞİM İÇİN YAZMAK İSTEDİM
sakalli0727 Üye
Üyelik: 2006-07-04 Herkese açık mesaj: 1.874
#13837
sevmekten kim usanır tadına doyum olmaz hangi gönül uslanır sevenle oyun olmaz.kac kere yemin ettim kac gönülede girdim sensiz yapamıyorum ahhhhhhbak yine geri geldim.şarkı sözleridir.buraya uygun gidecegini düşündüm.
asi ve mavi Üye
Üyelik: 2006-07-12 Herkese açık mesaj: 440
#13850
ISSIZ PARKLARDA TENHA SOKAKLARDA
VE BÜTÜN Bİ ŞEHİR UYURKEN UZAKLARDA
DELİ DİVANE YOLLARA DÜŞÜP
YAŞLANMIŞ BİR KÖPEK GİBİ
ESKİMİŞ BİR GÖMLEK GİBİ
ATILMIŞLIĞINI HİSSETTİGİN OLDUMU
SEVMEKTEN
GÜNLER GECELER BOYUNCA YÜRÜMEKTEN
ELİN AYAGIN YORULDUMU

SEN YALNIZLIGIN ACISINI BİLİRMİSİN
UNUTULMAK BİR HANÇER GİBİ
SAPLANDIMI SIRTINA
İÇİNDE KISKANÇLIGIN ZEHİRLİ ÇİÇEKLERİ AÇTIMI
BÜTÜN GURURUNU ÇİGNEYİP
SEVDİGİNİN GEÇTİGİ YOLLARI
BASTIGI TOPRAKLARI EGİLİP ÖPTÜN MÜ

SEN ÇARESİZLİK NEDİR BİLİRMİSİN
SEN YOKLUK NEDİR GÖRDÜN MÜ
YANAN BAŞINI DUVARLARA VURUP
PARÇALAMAK GELDİMİ İÇİNDEN
SEN HER GÜN BİNDEFA ÖLDÜN MÜ


BÖYLEYİM DİYE AYIPLAMA BENİ
BİRGÜN KENDİMİ
SONSUZLUGUN KOYNUNA BIRAKIRSAM
YARALI YENİK Bİ ASKER GİBİ
DARILMA
UNUTMAKİ HER SEVEN İSİMSİZ BİR KAHRAMANDIR
UNUTMAKİ İNSAN SEVEBİLDİGİ KADAR İNSANDIR...


ŞAİRİNİ BİLMİYORUM BENİ ÇOK GÜZEL Bİ ŞEKİLDE İFADE ETTİĞİ İÇİN YAZDIM...
ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#13854
HIÇKIRIKLAR
* * *
Saatler bitmiyor; yapayalnızım
Gülmek istiyorum, gülemiyorum
Sensiz olmak mıdır hep alın yazım
Bilmek istiyorum, bilemiyorum
* * *
Esirgedin nazlı, hilal kaşını
Harap ettin çiçek kokan başını
Yüreğime akan gözüm yaşını
Silmek istiyorum, silemiyorum
* * *
Sanki herşey efsaneydi, masaldı
Ayrılık ruhumu elimden aldı
Gözlerim yollara takılıp kaldı
Gelmek istiyorum, gelemiyorum
* * *
Göğüs germek için acılarıma
Titreyişlerime sancılarıma
Seni bir kez olsun avuçlarıma
Almak istiyorum, alamıyorum
* * *
Saçılan bir köpük olmak dilinde
Boğulmak saçının ince telinde
Sır gibi sonsuza değin kalbinde
Kalmak istiyorum, kalamıyorum
* * *
Unutuyor beni sırlı gözlerin
İçimde bir yara işliyor, derin
Kulakların, dudakların, ellerin
Olmak istiyorum, olamıyorum
* * *
Bölerek uykunu, rüyalarına
O kucak dolusu hülyalarına
Gece gündüz uçup aynalarına
Konmak istiyorum, konamıyorum
* * *
Deli gibi aşık olsa da güle
Kim acır çöllerde öten bülbüle
Birgün alev alev yanıpta küle
Dönmek istiyorum, dönemiyorum
* * *
Hıçkıra hıçkıra ağlamaktansa
Başına karalar baglamaktansa
Bu yüreği hergün dağlamaktansa
Ölmek istiyorum, ölemiyorum.
ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#13855
SEN SEN SEN.......
Her şey sende gizli;
yerin seni çektigi kadar ağırsın,
kanatların çırpındığı kadar hafif...
kalbinin attığı kadar canlısın,
gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
nefret ettiklerin kadar kötü...
ne renk olursa olsun kaşın gözün,
karşındakinin gördüğüdür rengin!
yaşadıklarını kár sayma;
yaşadığın kadar yakınsın sonuna.
ne kadar yaşarsan yaşa,
sevdiğin kadardır ömrün...
gülebildiğin kadar mutlusun,
üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin...
sakın bitti sanma her şeyi,sevdiğin kadar sevileceksin.
güneşin doğusundadır doğanın sana verdiği değer
ve karsindakine değer verdigin kadar insansın!
bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansin.
ay ışığındadır sevilene duyulan hasret,
ve sevdiğine hasret kaldığın kadar ona yakınsın...
unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
güneşin seni ısıttığı kadar sıcak...
kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
işte budur hayat, işte budur yaşamak!
bunu hatırladığın kadar yaşarsın,
unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun!..
çiçek sulandığı kadar güzeldir,
kuşlar ötebildiği kadar sevimli...
bebek ağladığı kadar bebektir,
ve herşeyi oğrendiğin kadar bilirsin...
bunu da oğren , sevdiğin kadar sevilirsin!..
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#13862


BÖYLEYİM DİYE AYIPLAMA BENİ
BİRGÜN KENDİMİ
SONSUZLUGUN KOYNUNA BIRAKIRSAM
YARALI YENİK Bİ ASKER GİBİ
DARILMA
UNUTMAKİ HER SEVEN İSİMSİZ BİR KAHRAMANDIR
UNUTMAKİ İNSAN SEVEBİLDİGİ KADAR İNSANDIR...


ŞAİRİNİ BİLMİYORUM BENİ ÇOK GÜZEL Bİ ŞEKİLDE İFADE ETTİĞİ İÇİN YAZDIM...


.Şiir çok duygu yüklü sanki şair sevgilisinden ayrılmış yada sevgilisi tarafından bırakılmış ve bunu kendine dert etmiş bir esinti var şiirde yine diyorum bir insana bu kadar bağlanmanın adı ne olabilir.??????????

Şiirleriniz için sağ olun Gönlünüzü açtığınız için çok sağolun.
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#13885
Tamaaaaaaaaaaaaaam....Metal abimde şair olduya.....
Ne işin var senin burada...? :)
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#13949
gözyaşlarınıza hakim olun
İki sevgili varmış...
>> >>Hani insanın içini kıpır kıpır ettiren umut dolu bir sevgiymiş
>> >>onlarınki.Evlenmeyi
>>düşünüyorlarmış.
>> >>
>> >>Derken bir gün delikanlının yurt dışına gitme mecburiyeti doğmuş.
>> >>
>> >>Kız gözyaşları içinde kalmış.Onsuz nasıl yaşayacağını
düşünüyormuş.
>> >>
>> >>O zaman delikanlı cebinden bir yüzük çıkartmış ve demiş ki:
>> >>"Ben iki yıl sonra döneceğim. Eger döndüğüm güne kadar parmağından
>> >>bu yüzüğü hiç çıkartmazsan beni gerçekten sevdiğini anlayacağım ve
>> >>hemen evleneceğiz."
>> >>Genç kız çaresiz kabul etmiş. Çocuk gitmiş.
>> >>Kiz yüzüğü hiç ama hiç çıkartmamış.
>> >>Taa ki...
>> >>
>> >>Sevgilisini karşılamaya gittiği güne kadar.
>> >>O gün rıhtımda durmuş kendisine nişanlısını getiren geminin kıyıya
>> >>yanaşmasını izliyormuş heyecanla.Birden güvertede delikanlıyı
>> >>görmüş.
>> >>Yüreği ağzına gelmiş.Sevinç içinde kendisini göstermeye
>>çalışmış.
>> >>
>> >>
>> >>Elini cebinden çıkartıp sallayayım derken "şıp" diye bir sesle
>> >>irkilmiş.Yüzük parmağından düşmüş, denizin derinliklerinde
kaybolup
>> >>gitmiş!
>> >>
>> >>Ne yaptıysa, ne söylediyse delikanlıyı ikna edememiş.
>> >>Çocuk kızı terk etmiş.Zaman geçmiş.
>> >>Kız bir gün hep nişanlısıyla birlikte gittikleri balıkçıya
uğramış.
>> >>Birde bakmış ki delikanlı orada!
>> >>Hemen yanına yaklaşıp olanları anlatmaya çalışmış.
>> >>Delikanlı ilk başlarda biraz soğuk davrandıysa da sonunda
>> >>yelkenleri suya indirmiş.
>> >>Uzun ayrılığın getirdiği özlemle birbirlerine sarılmışlar.Mutluluk
>> >>yüzlerinden okunuyormuş adeta.
>> >>
>> >>Bu olayın şerefine hemen yemek sipariş etmişler.
>> >>Bir kaç dakika sonra bir tabakta balıkları gelmiş.
>> >>İştahla
>>çatal bıçaga davranmışlar.
>> >>Balığı kestiklerinde içinden ne çıkmış dersiniz?
>> >>
>> >>

>> >>Yüzük dediniz değil mi?
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>
>> >>Bilemediniz.
>> >>
>> >>
>> >>Kılçık!
>> >>
>> >>
>> >>SİZ ÇOK FAZLA TÜRK FİLMİ İZLEMİŞSİNİZ ehühühühüüh

ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#13953



Antalya’ya ayın 22’sine iki kişilik yer ayırtacağım. Yer var mı?
-Var efendim hem de kampanyalı.
-Ne kadar?
-Bilet başı 9 YTL efendim.
-?
-Alo.
-Kardeşim bilet ne kadar dedim?
-İki kişi 18 YTL, kişi başı dokuz YTL efendim.
-Ya, gidin işinize saçmalamayın (içeriye seslenerek) yanlış düştü numara dalga geçiyor birisi.
-Telefonu kapatır.

*****
-Ben işadamıyım. Utanırım acenteden 9 YTL’lik bilet istemeye. Böyle telefonla direkt alamaz mıyım?

*****
-Kızım İzmir’e 9 YTL’lik biletlerden istiyorum iki tane.
-Maalesef İzmir’e tüm kampanya biletlerimiz satıldı efendim.
-Adana’ya olsun o zaman.
-Üzgünüm efendim Adana için olanlar da bitti maalesef.
-Ya; nereye varsa ver kızım. Şu kadını ölmeden bi uçağa bindireyim.

*****
(Kampanyanın birinci haftası. Tüm biletler tükendikten sonra).
-İndirimli biletlerden istiyorum.
-Maalesef tüm kampanya biletlerimiz satıldı efendim.
-Yalancılar sizi.
-Bineceğim uçağa. Bağıracağım ‘kim 9 YTL’lik biletlerden aldı diye’ kimse elini kaldırmazsa da sizi mahkemeye vereceğim.

*****
-İndirimli bilet kaldı mı?
-Tüm kampanya biletlerimiz satıldı efendim.
-Ben öylesine sormuştum zaten. Olsa da almayacaktım.

*****
-Samsun’a iki kişilik 9 YTL’lik biletlerden istiyorum. Ayın 8’ine.
-Var efendim. İsimleri alayım lütfen.
-Kızım bagajda filan değil, normal koltukta uçacağız değil mi biz?
-Elbette efendim.
-Emin misin sen?
-Eminim tabi efendim.
-İyi, alayım o zaman.

*****
-Dokuz YTL’lik bilet almıştım ama bir değişiklik yapacağım.
-Kampanya biletlerinde değişiklik yapamıyoruz efendim.
-Diyarbakır yerine Erzurum olacaktı sadece.
-Üzgünüm efendim dokuz YTL’lik biletlerimizde değişiklik yapamıyoruz.
-Soyguncular. Sadakam olsun.

*****
-Dokuz YTL’lik biletlerden istiyorum.
-Hangi yön ve tarihe olacak efendim.
-Hiç fark etmez. Çoluk çocuk uçak görsün.

*****
-Bacım Gaziantep’e dokuz YTL’lik bilet alacaktım.
-Maalesef hiç kalmadı efendim.
-Hiç mi kalmadı?
-Hiç kalmadı.
-Nasıl olur. Binlerce bilet satıldı yani.
-Kampanya dahilinde olanlar geçen hafta satıldı.
-O kadar adam ne yapacak Antep’te hayret bir şey. Allah Allah.

*****
-Alo.
-Onur Air mi?
-Buyurun efendim Çağrı Merkezi nasıl yardımcı olabilirim?
-Dokuz YTL’lik bilet alacaktım.
-Sadece internet ve acentelerden alabiliyorsunuz. Ban sadece yer olup olmadığını söyleyebilirim.
-Ablacım ver sen parasını, ben gelince takdim edeyim sana. Biter filan şimdi..


.
ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#13954


KİM DAHA İYİ GÖRÜYOR.

Yolu ilk defa bu kasabaya düşmüştü. Adres sormak için birilerini arayan gözleri yol kenarına park edilmiş otomobile takıldı. Arka koltukta oturan on yaşlarındaki çocuğa yaklaştı:
- Kasabanın fırınını arıyorum parkın yakınında olduğunu söylemişlerdi.
Çocuk otomobilin penceresini iyice indirip etrafı kokladıktan sonra,
- Aslına bakarsanız ben de buralarda yeniyim dedi. Ama sağa gitmeniz gerekiyor.
Adam azarlar gibi sordu çocuğa,
- Sen de buralara ilk defa geldiğine göre nasıl sağa gitmem gerektiğini söyleyebiliyorsun?
Çocuk cevap verdi:
- Çünkü ıhlamurun kokusunu alıyorum. Ayrıca bakın, kuş cıvıltıları da o taraftan geliyor.
Adam itiraz etti:
- İyi ama bu kuş cıvıltıları ve koku oralarda bir park olduğunu göstermezki! Pekala tek bir ağaçtan da gelebilir.
Çocuk gülümsedi,
- Bir kere tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez. Kaldı ki iyice koklarsanız, taze ekmek kokusunu da alabilirsiniz.
Adam hafifçe gözlerini kısarak sağ tarafı derin derin kokladı. Yoğun ıhlamur çiçeği kokusuna taze ekmek kokusu karıştığını hissetti.
Doğru galiba! diye söylenerek tekrar çocuğa döndü. Teşekkür etmek için elini uzattı. Fakat çocuk kıpırdamadı bile boşluğa bakmayı sürdürdü. Adam o zaman anladı çocuğun görme engelli olduğunu.
- Af edersin yavrucuğum dedi, ne dediğinin farkında olmadan, ''Galiba görmüyorsun.''
- Evet dedi çocuk. Üç yıl önce geçirdiğim trafik kazasında gözlerimi kaybettim. Siz herhalde görüyorsunuz efendim?
Adam gözyaşları içerisinde mırıldandı:
-Artık emin değilim. Emin olduğum tek şey senin benden daha iyi gördüğündür. Kimin daha iyi gördüğünü ALLAH bilir!.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim