002_Ahmet KOCAASLAN

Nizip'in çevresel özellikleri üzerine Bir Araştirma

Ahmet Kocaaslan Üye
Üyelik: 2006-11-17 Herkese açık mesaj: 99
#107741
Nizip, ovaların tepelerle kesiştiği yanı başında yükselen dağların çevrelediği bir coğrafyanın ortasında kurulmuş bir yerleşim alanı. Hemen yanı başında geçen çayın yakınında olması bütün yerleşimlerde aranan su boylarının tercih edilmesi nedenidir. Nitekim eski yerleşim alanlarının hemen tümü ya bir su boyuna yada yakınına kurulduğu bilinmektedir. Yukarı kesimlerde dar ve derin vadilerden gelen bu çay Nizip'in çevresel özellikleri üzerine Bir AraştirmaNizip’e yaklaştıkça daha geniş bir düzlük oluşturarak geçtiği toprakların kullanılır ve verimli olmasını sağlar.Nizip’in günümüzde yok olmaya yüz tutan eski geniş ve zengin bahçelerine hayat vermiştir çağlar boyu. Ancak son yıllarda bölgenin daha az yağış almasına bağlı olarak yeterli su taşımaması ve çevre kirliliği nedeniyle eski özelliğini kaybetmiş durumdadır. Nizip'in çevresel özellikleri üzerine Bir AraştirmaÖyle ki çayın kirlilik oranı hat safhadadır. Nizip, Batı tarafı bu dere ile çevrilmiş, Güney ve Batısı geniş düzlüklerle uzanan bir ovaya bakan ve sırtını irili ufaklı sıra dağların çevrelediği istikamete yaslamış durumdadır. Dağ yamaç ve sırtları dışındaki tüm kullanılabilir durumda olan toprakları, tarıma el verişli ve verimlidir. Özellikle zeytin ve fıstık yönünden zengin bir bitki örtüsü vardır. Sulak alanlarda da bahçe tarımı yapılır. Bu tarımsal zenginlikler Nizip’in “Yeşil Nizip”olmasını sağlarken ekonomik ve ticari yönden gelişmişlik faktörlerinin başında gelir. Nizip’in çevresel özelliklerini belirlerken coğrafi yapı olarak şu durum karşımıza çıkar. Ova, dağ,tepe ve bunları birbirinden ayıran dere ve vadiler coğrafi yapının bu özelliğinden dolayı da çevre; Ova Köyleri,Dere ve Dağ Köyleri olarak bölümlere ayrılmıştır. Coğrafi yapının yarattığı bu farklılık beraberinde bölümler üzerinde farklı kültürlerin oluşmasına neden olmuştur. Barak Kültürü, Dere Köyü Kültürü gibi. İlçenin Güneyi ile Kuzeyi arasında oluşan bu kültür farklılığını açık bir şekilde görmek mümkündür. Gelenek görenekleri farklıdır. Yemeklerinden düğünlerine, giyim kuşamlarına kadar farklılıkları görülmektedir. Ova köyleri yukarıda da değinildiği gibi ilçenin Güney ve Batı bölümlerinde yer alır. Ve buralar gerçekten zengin bir kültür ve yine zengin bir tarım bölgesidir. Toprakların tamamı tarıma elverişli olup ekilip biçilir durumdadır. Bu ova üzerinde oturan ve çoğunluğunu Baraklı Oymakların oluşturduğu halk, kapalı toplum olma özelliklerini günümüze kadar korumuşlardır. Töre, adet ve geleneklerini halen sürdürmekte olup,kendi yaşam tarzlarına bağlı olarak yaşarlar. Yazılı olmamakla beraber kuşaktan kuşağa intikal eden sözel tarihleri vardır. Tarih boyunca yaşadıklarını, göçlerini, kavga ve çatışmalarını içeren ve iskan olarak bilinen bir destanları vardır. Arı ve saf Türkçe konuşurlar. Oldukça misafirperver olup, hoş sohbettirler. Oda kültürleri bir okul kadar eğitici ve öğreticidir. Baraklar önce Horasan oradan Anadolunun Yozgat dolaylarına, oradanda bir sürgün kararıyla Culap dolaylarına geçerler. En son yerleştikleri bölge bugün üzerinde yaşadıkları topraklardır. Bu yer değiştirmelerde gittikleri her yere kendi kültürlerini beraber götürmüşlerdir. Barak kültürünü araştıran bilimciler bu kültürün Kuzeyde Nizip dolaylarında bittiği görüşünde hemfikirdirler. Kentin bu ova kesiminde yaşam oldukça rahattır. Geniş ve verimli topraklardan kazandıkları ile rahat bir yaşam sürdürürler. Bu resim yedekte bulunamadı; eski adresi açNizip’in arka tarafında başka bir coğrafya ve başka bir yaşam tarzı görülür. Dere ve dağlardan oluşan bu bölüm bu özelliğinden dolayı dağ-dere köyü olarak bilinir. Dağlar dereler kuzeye çıkıldıkça geçit vermeyecek kadar sarp bir arazi yapısındadır. Toprakların küçümsenmeyecek kısmı tarıma uygun olmayıp derin vadi dipleri, dağ etek ve sırtlarıdır. Ama buna rağmen halkın çalışkanlığıyla buralardan yararlanma yoluna gidebilmektedir. Köyler arası ulaşım dere ve dağların arasından sağlanabilmekte. Bu yolları kullanan insanların çok dikkatli olması gerekir. Köylere hizmet götürme ve Köy Hizmetleri birliklerinin çalışma yoğunluklarının bu kesime kaydırılması durumunda bu vahşi coğrafyaya hakim olmakta etkisi olabilir. Bu sarp ve engebelere rağmen bu kesimlerde de başta fıstık olmak üzere zeytin ve sulak yerlerde bahçe tarımı oldukça zengindir. Esasen dere köyü fıstıkçılığının ova köylere göre daha eski olduğu herkesçe kabul edilen bir gerçektir. Halk arazi yetersizliği nedeniyle dağ yamaçlarına,vadi içlerine kadar olan yerleri ağaçlandırmış durumda. Dağları birbirinden ayıran vadiler içerisinde akan dere boylarında oluşturulmuş ceviz,kaysı,erik ve nar gibi meyve bahçeleri halka bir gelir kaynağı olurken yöreye de ayrıca bir güzellik katmaktadır. Doğal ve dikilerek yetiştirilen ağaçlardan oluşan zengin bitki örtüsü bu bölümde zengin bir yaban hayatını da beraberinde getirmiştir. Gerçekten buralarda çok çeşitli yırtıcı hayvanlarla birlikte av hayvanları da bulunmaktadır. Coğrafi şartlar,doğa ile insan arasındaki alış-veriş gibi durumlar yaşanılan topraklar üzerinde bu şartlara uygun bir yaşam tarzı yaratırlar. Bu durum kültür dediğimiz olgunun oluşumunu hazırlayan faktörlerdir. İşte Nizip coğrafyasının bu bölümünde kendine özgü bir kültür oluşur. Dere-Dağ Köyü Kültürü. Giyim kuşamdan, gelenek ve göreneklerine, düğün ve misafir ağırlamalarına varıncaya kadar kendine özgü bir yaşam tarzı. Bu kültürün insanları.Coğrafi özelliklerin meydana getirdiği tipik bir kültür yapısı ve bu yapı içerisinde yaşamlarını sürdüren insanlar. Her şeyleri kendilerine özgü. Bakıldığında sosyo ekonomik yapı içerisinde feodal bağlar burada oldukça zayıflamış görülür. Geçmişten çok şimdiye ve geleceğe bakarlar. Halkın en büyük özelliği çalışkan olmalarıdır. Boş zaman geçirmeyi ve lüksü sevmezler. Türkçenin yanında bir çok kesimlerde Kürtçe de konuşulur. Dini inançlarına ve devlete oldukça saygılıdırlar. Yörede aşiret ve oymak geleneğinde var olan geniş aileleri içine alan aşiret akrabalık tarzları pek görülmemektedir. Dere-dağ köylerinde arazi yapısından kaynaklanan bir yaşam güçlüğü vardır. Bu nedenle tarım buralarda çok az makineleşmiştir. İşlerin büyük kısmı insan ve hayvan gücüyle yapılmaktadır. Yine arazinin yapısına bağlı olarak ulaşımdan kaynaklanan nedenlerden dolayı civar köylerin birbirleriyle olan ilişkileri İlçenin güneyindeki bölümünde olduğu kadar çok gelişmiş değildir. Örneğin Gaziler (Mehmet Obası) ile Nizip'in çevresel özellikleri üzerine Bir AraştirmaKorucak (Zerdegüm) komşu köylerdir. Ancak her iki köyün bulunduğu yamaç arasında öyle bir derin vadi oluşmuş ki giderken yılan kıvrımı gibi en az sekiz on defa yamacı dolanıp vadiye ineceksiniz bu kez karşı yamaca çıkmak içinde vadiden itibaren bir o kadar dolanıp çıkacaksınız. Ve siz bu yolu kat ettiğinizde derin bir nefes alacaksınız. Bir çok yerin ulaşımının buradan farksız olmadığı gidildiği zaman görülebilmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere bu bölümlerde devletin hizmetleri çalışmalarına büyük iş düşmektedir. Öte yandan Birecik Barajı’nın su tutmasıyla Fırat da kıyısı bulunan köyler vadi içindeki verimli topraklarını kaybetmiş oldular. Nizip'in çevresel özellikleri üzerine Bir AraştirmaSu altında kalan araziler daha çok bahçe tarımının yapıldığı yerler arasındadır. Bu şekilde arazisini yada köyünü (Belkız gibi) kaybeden bir çok aile kent merkezlerine yada başka yerlere göç etmek durumunda kalmışlardır. Esasen yöre insanı coğrafyanın yarattığı zorluklar nedeniyle büyük çoğunluğu özellikle yeni kuşak çalışmak ve iş bulmak düşüncesiyle dışarıya gitmektedir. Bunlar daha çok gittikleri yerlerde tatlıcılığı kendilerine meslek edinmişlerdir. Dere-dağ köylüleri esasen dürüst,ahlaki değerlere ve kendi işine bağlı çalışkan insanlardır. İçki,kumar gibi alışkanlıklar yok denecek kadar azdır. Yukarıdan beri yazmaya çalıştığımız bu iki kültür aynı zamanda kent kültürüyle beraber Nizip için bir kültür zenginliğini meydana getirmektedir. Bu hususlar esasen daha geniş ve detaylı incelendiğinde bölümler üzerindeki oluşmuş bu kültür özellikleri ve farklılıkları daha belirginleşecektir. Kendi kültürümüzü tanımamız adına bunu yazdım. Çünkü kendi kültürünü bilmeyen ve ona sahip çıkmayan milletlerin zaman içerisinde kültür emperyalizminin altına ezileceği bilinen bir gerçektir.
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.503
#109593
Hocam engin bilginizle yine çok aydınlatıcı bir makale sunmuşsunuz bizlere. Sizin gibi değerlerimizin bizleri aydınlatma çabaları her türlü övgüyü hak ediyor. Müsadenizle Dağ köylerinin ilk yerleşim zamanları ve neden oraları tercih ettikleri hakkında bilginize başvurmak istiyorum.
Ahmet Kocaaslan Üye
Üyelik: 2006-11-17 Herkese açık mesaj: 99
#109676
admin;109593 wrote:Hocam engin bilginizle yine çok aydınlatıcı bir makale sunmuşsunuz bizlere. Sizin gibi değerlerimizin bizleri aydınlatma çabaları her türlü övgüyü hak ediyor. Müsadenizle Dağ köylerinin ilk yerleşim zamanları ve neden oraları tercih ettikleri hakkında bilginize başvurmak istiyorum.
Dağ ve dere köyleri meskun mahal olarak eski bir yöre. araştırmacıların yaptıkları araştırmalarda buralarda eski çağlara ait yaşam izlerine rastlanılmaktadır. Bölgenin Türk ve islam idaresine girmesinden sonrada aynı durum devam eder.Osmanlı dönemi tapu ve kadı sicillerinde yine burda yerleşik bir hayatın olduğu görülmektedir.sonraları meydana gelen topluluklar sürkilasyonunda bu yöreye başka bölgelerden insanların geldikleri kayıtlardan bilinmektedir. Nitekim görüştüğümüz halkın bir çoğu bundan iki yüz üç yüz sene önce dedelerinin Güneydoğu Anadoludan ve özellikle Urfa bölgesinden daha çok kavga ve çatışmalardan dolayı buraya geldiklerini söylemektedirler. ayrıca Barak dolaylarında oturan halkın bir kısmıda yine yapılan bir çatışma sonucu Barak bölgesinden atılarak buraya yerleşmişlerdir.(Rişvan toplulukları gibi). hayvancılığın ve göçebe yaşamın yaygın olduğu o dönemlerde yörenin serin, otlağının bol olması ve zengin su kaynaklarının bulunması yerleşim tercihlerinin başında gelmektedir.Osmanı aşiretler iskan politikasında bu yöreye zorunlu bir iskanın yapıldığı görülmemektedir.
coskun Üye
Üyelik: 2005-08-18 Herkese açık mesaj: 1.551
#109708
Hocam ellerinize sağlık. Daha geçenlerde öğretmeni bizim çocuktan yöremizin coğrafi yapısı hakkında bir ödev hazırlamısını istemişti. Bende naçar halde Gaziantep yöresini yazmıştım. Artık bundan sonra kütüphanemizde bu yazıdan istifade edeceğiz. Teşekkürler.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#109751
HOCAM ELLERİNİZE SAĞLIK ÇOK GÜZEL BİR ÇALIŞMA OLMUŞ.BU RİŞVAN OĞLU TOPLULUĞU DEDİĞİMİZ ANNEPTE BULUNAN AŞİRETLERLE AYNIMI ACABA.SELAMLAR
Ahmet Kocaaslan Üye
Üyelik: 2006-11-17 Herkese açık mesaj: 99
#109950
Bölgedeki Rişvanların tümü aynı topluluğa dahildirler.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#110239
Hocam bence Nizip dünyanın en güzel mozaiği.Dere köylüler,Baraklılar(horasan türkleri) yer yer arap kökenli vatandaşlarımız.Ben şuna samimi olarak inanıyorum Nizipteki kültür,sevgi ve muhabbet Dünyada çok az yerde mevcut.31 yıldır kurbetteyim Nizibin o sıcak ve samimi yüzünü hiç bir yerde göremedim. Benim ilçemin veya bölgemin iyisi iyi kötsü kötü yani kaypak insanı iki yüzlü insanı az yaşadığım Nizip buydu inşallah bozulmaz kıyamete dek.Selamlar
esera79 Üye
Üyelik: 2004-06-13 Herkese açık mesaj: 832
#110245
hocam çok güzel bir makale olmuş.bu bilgileri bizleri sundugunuz için çok teşekkür ederim.
ibrahim şimşek Üye
Üyelik: 2006-03-22 Herkese açık mesaj: 184
#110246
üstadim Ellerinize Sağlik Sizlerden Daha çok öğrenecek şeyler Var. Ileriki Zamanlarda Görüşmek Umuduyla... hocam ellerinize sağlık bir coğrafya öğretmeni olarak sizleri tebrik ediyorum köylerimizi her yönüyle anlatmışsınız benim de köylerle ilgili projelerim var ama yavaş yavaş başlıyoruz.sizlerinde yanınıza gelmeyi düşünüyoruz...
kubulay Üye
Üyelik: 2007-02-11 Herkese açık mesaj: 25
#111388
engin bilgilerinize ve emeginize saglık güzel bilgilendirici bi çalışma olmuş çalışmalarınızın devamını diler inşallah kitaba dönüştürerek gelecege yararlı eserler bırakmanız dilegiyle emeginize saglık

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim