Sen geçiyordun yollarımdan, .
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
ARDA C AN Yollarımıza hep aşk yağıyordu.Sen bana geliyordun, ben sana koşuyordum.Baktığım güllerde seni görüyordum.Aşk yağmurunda ıslanıp sana yürüyordum.Yüreğimde sen yollarda ben,Kana kana seni içiyordum.Kaç pınar başında nefeslensem,Hangi yola girsem sana çıkıyordum.Seni anlatıyor, seni dinliyordum.Aşkı ben senle biliyordum.Aşk bahçemde hep sen bitiyordun. .
Günler geçiyor, ömrüm bitiyordu,Yüreğime hep sen düşüyordun.Gül yapraklarına çiy düşüyordu.Gök yüzü ağlıyordu seherlerde,Güllerin gölgesinde gözlerin gülüyordu.Güller açıyordu bahçelerde,Yollarıma hep aşk yağıyordu.
Edited by - gokhandokuyucu on 29/04/2006 23:16:30
siirler bazen turkce bazen ingilizce bazen baska bır dildedir fakat bulustugumuz ortak bır nokta var ki hepsinin insanca oldugudur siirlerin kendini sizlere benden daha ıyı anlatacagını dusunerek ten Allah aemanet olun dıyorum...
Akrepler Feri.
Kavli,
Gitmek kaldığında
Gözlerinin umursamazlığında
Bir tek anlamın avuçlarında
Büyüyen...
Karlı dağlar ardına
Nice savruluşlar yaşadım
Kravatsız çingene bahtı
Alnımdaki ak, parkamdaki kir
Destanım dillenirken
İmlanın iman yitimlerinde
Gayya ızdıraplar yaşadım
Cadde... bulvar, şiir... şehir
Biraz protest, biraz arabesk
Marşlar yankı bulurken
Yüreğimin dehlizlerinde
Bilsen... ne çok şehirli
Olmuşum hissetmeden
Buralara hiç yakışmayan yüzümse
Yanlış adreslerde unutulan
Bir mektup,
Yada boyundan büyük takı
Hiç tanımadığım gerdanında...
Kavli,
gitmek kaldığında
bir tek yolun yolcusu
antibiyotik kokulu zamanda
gül sanmak... gül olmak
akşam üstü,
çıkardım parkamı
duygusuzluk giyindim
güvercinlerin gözünde...
beyaz atkımıda çöpe attım
bunca yenilmişken şehirlere
çokça yarım kaldım..
"Title" istasyonda saltanat
Sivas ın dorugunda ikindi vakti;
Gün batımı yalnızlığı, hüzün sarnıcı
Filistin askısında bir militanın.
Anason kokusu dört yanım.
Babasını hiç tanımamış çocuklar,
Şeker parası topluyor Sarhoş artığı şişelerde.
Bilmem belki de bu yüzden Ayyaşıyım sensizliğin.
Ah diyorum;
Şu ak güvercin benim olsaydı.
Umudu tükenmiş,
Şiirler yollasaydım sana Yitirilmiş hayat gölgelerinden.
İstasyon caddesinde ikindi vakti;
Arabalı adamlar,
Bir öpücük telaşında Saflığı! S
es düşmesine uğramış, aşk cümlelerinin.
Belki de bu yüzden diyorum;
Sana, Görmediğin gülüşlerimi yollasaydım
Uykusuz gecelerdeki düşlerimden.
Bir şafak vakti Asılacağımı bile bile
Gözbebeklerinde!!!!!!!!
"Code" style="WIDTH: 15.8%; HEIGHT: 20px" Murat .....
Edited by - yagız on 09/05/2006 22:51:28
"quote" Sen sağol kardeş. Bu aralar pek katkı yapamıyorum, çünkü ben bittim ama bu sınavlar bitmiyor. Ancak böyle ara kaçamaklarla cevap yazabiliyorum. Dualarınızı bekliyorum, Allah hepimize iş ve sınavlarımızda kolaylıklar ihsan eyler inşallah.Selamlar...
cengizkrbck demişki:
Nizipli kurt, gökhan hocam,ardacan, sair,yagız hepinize teşekkürler.....
yazılarınızın hepsi birbirinden güzel bize de sadece okumak kalıyor...
"postdetails" ADI HÜZÜN OLSUN
"postbody" Adı hüzün olsun bu gerçeğin.
Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin
Ve senden sonraki yaşantımın,
Adı hüzün olsun!
Öteki renklerini aldığın,
Tek mevsimlik dünyamın,
Ve senden bana kalanların,
Rotasız başlayan yolculuğumun,
Her limanda yüzleştiğim sensizliğin,
Adı hüzün olsun!
Bir türlü gelmeyen geleceklerin,
Bir yarısı sende kalan geçmişin,
Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin,
Adı hüzün olsun!
Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
Azalan ideallerimin,
Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların
Birbirine benzeyen her günün
Adı hüzün olsun!
Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
Anılarını sakladığım kirli odamın,
Yağan yağmurun,
Cama dayanmış soluk yüzümün,
İçimde ağlayan çocuğun,
Adı hüzün olsun!
Artık gelmeyeceğine olan inancımın,
Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin,
Sensizliğin, yarım kalmışlığın,
Adı hüzün olsun!
Değişmeyen şeylerin,
Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların,
Sadakatini elden bırakmayan gönlümün,
İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının,
Ve bu şiirin adı hüzün olsun........
"Title" FİRARİ SEVDAM
şahidimdi gamzelerinden
kanatlanan melekler
gül pembe açtığında dikenler
şahidimdi...
aşk iman,aşk ızdırap
ölmekti belki bin kere/dirilmek
şahidimdi aynaya düşen ışık
sen ben o
hiç kimseyken
bildiğim
ak zambaklar, nergisler, sardunyalar
mavi renkli peygamber çiçeği şahidimdi
??????
"Code" style="WIDTH: 24.67%; HEIGHT: 18px" MURAT Ç..
sensizliğin saltanatı
Burada kalmak, orada olmak
hep aynı uzaklık aramızdaki.
Seni gördüm bugün, ayaz bir yangının
orta yerinde vuruldu beyaz atlar
gülüşlerim... eğreti bir karanlık
"Title" "Title" murat alınmamış hayatların
göç günlerinde acemileşmiş,
çokça ustanın yaşlandığı
burada kalmak... neyseki kalmak
hep aynı uzaklık aramızdaki.
her kuşluk vakti
güvercinlere masal, gözlerimizle konuşmak adına
kendi yüzümüzü unutmuşluğumuz
tüm kaldırım taşları bir ümit
o sokakta... seni görmek uğruna
denize attım kirpiklerimi, martılar ağladı
sevdama,
turuncu hüzünler kapladı boğazı.
git dedi şehir, benki o sivas senin cennetin,
o olmadan haramdır sana
yolumda yürümek...
git dedi şehir, kendimden kovuldum.
amcalar delisin dedi, teyzeler değmez
burada kalmak, orada olmak, seni görmek
neyseki görmek...
hep aynı uzaklık aramızdaki.
dinle hey yar;
bedenim,vazgeçişin yorgun portresi
gelmek için herşey, görmek için
umursamazlığını,
eflatun gülüşlerinde boğulmak,
kanar yüreğim... renkler solar
ey yar!
gözlerinin sürgün ülkesinde
bir günlük saltanat ömür dediğin.
sonra ölmek,
yokluğunu giyinmişken mevsimler
hep zemheri güller yanar...
"Code" style="WIDTH: 19.43%; HEIGHT: 15px" MURAT Ç..
SEN BENİ terk edip giderdin
Sirenler çalardı kentin uğultularında
Kalabalığa karışırdı endişelerimin kokusu
AY terk etmezdi GECEYİ
Vefalı seveniydi sonsuz değin,
Her gün dur demeden, sevgisini yitirmeden
Bırakırdı kendini çırılçıplak gecenin koynuna
Güzel, çekici, şehvetli
Buz gibi bir şarap tadındaydı ay…
SON TREN terk edip giderdi İSTASYONU
Düdük sesi duyulmaz olurdu
Ben seni şiirlerdim yine, yeniden
AY terk etmezdi GECEYİ
Vurgunuydu gördüğü ilk günden beri
İmrenirdim tutkularına, içim ürperirdi
Gece dördü vururdu saatler
Bense kimliğimi kaybederdim…
KUŞLAR terk ederdi ŞEHİRLERİ
Kelepçeler takılırdı şiir yazan ellere
Bir külhanbeyi narası olurdu aşk şarkıları
AY terk etmezdi GECEYİ
Hep aynı tutkuyla sarmaş dolaş olurlardı, kıskanırdım…
Ben seni yanımda isterken,
Rüzgar yaslardı başını omzuma,
Geri çekerdim bedenimi
Önce bir motor sesi, saat sabah yakın…
VAPURLAR terk ederdi İSKELEYİ,
Martılar yarı uyanık sabah uykusunda,
Geceyi bölerdi bir başınalıklar,
AY terk etmezdi GECEYİ
Seviyordu doğuşundan bugüne dek
Ben nasıl seviyorsam seni,
Nasıl saklıyorsam, yazıyorsam sevgimi kalbime
Geceyi dinleyen de yalnız bendim belki
Oysa o da AYA aşıktı…
SEN BENİ,
TREN İSTASYONU,
KUŞLAR ŞEHİRLERİ,
VAPURLAR İSKELEYİ terk ederdi belki,
Hiçbiri bir tek AY olamazdı,
Mühürlenmiş bir isim yazıyordu dumandan
Terk ederdin sen bile beni de,
AY terk etmezdi GECEYİ…
Bir kalemde silinir bazen En acı hayat öyküleri.
Siliniverir gözyaşlarının izleri.
Düşüverir önüne, Geçmişin ölüsü.
Kanayan yaralar Yosun tutar.
İçin yaşama sevinciyle dolar.
Dolar, taşar.
Bir kalemde silinir bazen, Düşmanların isimleri.
Ne giden kalır, Ne de gelen...
Ne acın kalır, Ne de günahın...
Bedellerin Gelecek zamanları, Ödenmiştir geçmişten...
Senin yaran ağırdır.
Hayat seni Geç de olsa Anlamıştır...
Edited by - Yankee SAT on 22/05/2006 23:16:15
https://www.izedebiyat.com/ikon/12 [Eksik eski medya kaydı] Sızdın kalbime
Zemheri gözlerinle.
Öyle bir illete tutuldum ki,
Öyle bir çaresizliğe battım ki;
Meçhulüm şimdi
Kendi dünyamda.
Düşün ki,
Ardından gelen iki gölge,
Biri bilinmezlik
Diğeri bir ucube.
Kal diyor bilinmezlik,
Kal ve bekle.
Nasıl inanırım?
Nasıl kalırım?
Zaten kaybolmuşum,
Mahvolmuşum.
Beni unut.
Ben unutamam kolay.
Ardımda gölgeler,
Dönerim kendime.
Dönerim özüme...
Aşk denen gönül tahtına
Kimler çıkıp inmedi kimler.
Kaderin cefa bahtına
Kimler ağlayıp, gülmedi kimler.
Biçare suçsuzlar kafesine,
Kimler düşüp, girmedi kimler.
Onun zehirli nefesine
Kimler hasret çekip, ölmedi kimler.
Dünyanın onca çilesini,
Kimler yaşayıp, göçmedi kimler.
Yakıcı meşhur busesini,
Kimler alıp, vermedi kimler.
Çok uzaklardan vuslat zamanına
Kimler kul gelip, köle gitmedi kimler.
Gidip de dönmemek vardı ya,
Kimler gitti de dönmedi kimler…
Edited by - Yankee SAT on 22/05/2006 23:22:21
YANKEE SAT kardeş şiirlerini soluksuz okudum şiirlere yorumlarını da bekliyorum hangisinde kendi buldun
bu şiirlerden ben hep şiirlerde kendimi ararım çünkü hayatı kafiye tadında yaşamayı seviyorum.
sağol şiirler için.
sayın gökhandokuyucu bey,
teşekkür ederim yinede sizin kadar olamayız, imkan ve zaman buldukça yazmayaçalışmaktayım sizde
sağolun herşey gönlünüzce olsun saygılarımla,
yav arkadaşlar böyle yorum yazmayınca okumadığımızızannetmeyin ha... maşallah hepsi birbirinden güzelben dearda denk geldikçe bir iki mısra aktarim ama tabi sizinki kadar olamaz....
Şİirleri uzunu kısası hepsini sonuna kadarokuyorum... nede olsa dışarıda(bahçenin dışında)okuyacak pek bir şey yok...
Ben her zaman aşığım dostum, aşktan ne kastettiğine bağlı...
Bu arada unutmadan, bugün "Şair-ül Şuara"nın yani Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in ölüm yıl dönümü, Allah mekanını cennet etsin. Amin...
Edited by - Nizipli_kurt on 25/05/2006 20:28:29
Resim kaynağıResim kaynağı
KALDIRIMLAR
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi
Hayatı ile ilgili bilgiler için aşağıdaki linke tıklmak yeterli..
http://images.google.com/imgres?imgurl=http://www.necipfazil.com/images/mektuplar03 [Eksik eski medya kaydı] &imgrefurl=http://www.necipfazil.com/mektuplarb.htm&h=300&w=231&sz=48&tbnid=2xYfA-H0LA0K7M:&tbnh=111&tbnw=85&hl=tr&start=25&prev=/images%3Fq%3Dnecip%2Bfaz%25C4%25B1l%2B%26start%3D20%26svnum%3D10%26hl%3Dtr%26lr%3D%26rls%3DAMSA,AMSA:2006-18,AMSA:en%26sa%3DN
Edited by - gokhandokuyucu on 26/05/2006 00:32:18
Gecelerin düşürdüğü ağrıları severim,
rüyaların korkusundan kurtulup,
beyazlaşan şafaklara sitemle
albümdeki resimlere küserim.
Benim olan bana başka görünür.
Bir tokat gibi iner yüreğime,
Gecelerin ağrısını severim.
İrinli rüyaların kurtuluşu bendedir,
Dudaklarıma değen kan benim kanım,
Bir çocuk buse vurur yanaklarıma,
Küçük bir serçe gelir pencereme görünmeden
Ötüşünde kar soğuğu estirir.
Salyasını yüreğime döker bir köpek,
Kudurmuşçasına kemirir varlığımı.
Hikayelerimi söylerim rüyalarımda,
Beni dinler bir küçük çocuk,
Gözlerime indirir bedbin bakışlarını.
Ürkek kelimelerle bir şair destanımı yazar.
Şehrin bir köşesinde inileyen bir kuzu,
Melemeden sarılmış anasına.
Gecelerin ağrısına aşığım,
Ruhumun derdini ifade eder,
Yaşlarına merhametle o yanar, o ağlar.
Şeytanların tuzağındaki ruhum,
Gecelerin ağrısıyla kurtulur.
Bulanık suların durulduğu an o andır,
Bu yüzden aşkımı ilan ederim ağrılara.
Beni o ağrılar susturur.
Hani, Demiştimki sana!
Asla paylaşamam seni.
Başka gözlerde diye...
İzleri,kurşun olurda!
Yabancı bakışların,
Defalarca vurulur...
Binlerce kez ölürüm demiştim, Hatırla...
Hani, Demiştimki sana!
Dudaklarında bir başka ismi, Duyarsam,dayanamam diye...
Her bir harf,her bir hece, Kör bir hançer olurda!
Yaralanırım...
kanarım...
Delik deşik olurum demiştim, Hatırla...
Hani, Demiştimki sana!
Değerse bedenine,bir başka ten, Çıldırırım diye...
Acılarım zevke dönüşürse sende,
Kesilir nefesim bir bıçak gibi.
Damla damla tükenirde, Canımdan can gider demiştim;
Hatırla...
Edited by - Yankee SAT on 27/05/2006 00:38:54