Nizip.com
Üye ol
Tarım ve Sanayi Konuları

Atık Suların Tarımsal Sulamada Kullanımı...

Görüntülenme: …

Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#89946
Aslında konu herkesin düşündüğü gibi ama birde bu pencereden bakalım istedim.

1988'li yıllara kadar Nizip çayının etrafında bulunun tüm meyva ve sebze bahçeleri sulama için Nizip çayı üzerinde kurulu bentler vasıtası ile Nizip çayının suları ile sulanırdı, belki su 70'li yıllardaki gibi berrak olmasa da hala içerisinde balıkların yaşayabileceği kadar temizdi; ancak 1989'dan sonra zamanın belediyesi tarafından bentler yıkıldı Nizip çayının suyu kot farkından dolayı bahçelere verilemez oldu.

Bir dönem açılan kuyulardan motopomplarla bahçelerini sulayan üreticiler zaman içerisinde yağışların az olması veya başka sebeblerden dolayı suları çekilen kuyuları bırakarak motopompları tekrar Nizip çayına bağlamaya başladılar.

Evet esas sıkıntı da bu noktada kendini göstermeye başlıyor...

Konu Kızılcakent köyü ile başlayan Akçakent, Nizip, Mağaracık üzerinden Hancağız sulama barajı oradanda barak ovasında sulu tarım yapılan arazilerin hemen hemen tamamını direk ilgilendiren, Nizipte ve o köylerde yaşayan insanların ve diğer tüm canlıların sağlığını tehdit eden tam anlamıyla çevre faciası diyebileceğimiz nitelikte.

Sulama amaçlı temiz su bulmakta sıkıntı çeken üretici zamanla adeta Nizip çayını bir laboratuar gibi gözetleyerek tahlil eder hale gelmiş... suyun rengine ve kolundaki saate bakarak Nizip çayına zehirli atık bırakan fabrikaların mesaisinin bittiğini yada o saaten sonra birkaç saatliğine üretimin başka noktalarda yoğunlaştığı anlayan üretici hemen motopomplarını çalıştırarak kürek elinde sözde biraz daha az zehirli su ile tarlasını sulamaya başlıyor.

Her türlü evsel atık ve sanayi atığı sularla konsantre zehir haline gelen Nizip çayının zehirli suyuna inat bazı bitkiler normalden daha fazla gelişim gösterince üretici de işin sağlık kısmını gözardı ederek sebzelerini suluyor.

Ancak bu bitkilerin hepsi bu zehirli suya dayanamıyor tabi sadece bir kaçı...

Hangileri mi?

1- Nane
2- Pirpirim (semizotu)
3- Patlıcan
4- Maydanoz

belki bir kaç bitki daha vardır... dikkatinizi çeken bir nokta varmı?

çiğ tüketilen yada nane gibi kurutularak daha sonra tüketilen bitkiler çoğunlukta üstelik bu bitkiler sulama esnasında bitki ile birebir temas halinde (patlıcan hariç)

Lütfen yanlış anlaşılmasın çarşıdan satın aldığımız bu tür bitkilerin tamamı bu su ile sulanmıyor ancak ayırt etmek hemen hemen imkansız.

Bu gerçeği görmemezlikten gelmek intihar etmek gibi şey...

Artık bu durumu bilmiyorsanızda öğrendiniz, peki bakkaldan manavdan bundan sonra nasıl gönül rahatlığı ile bu tür sıkça, bolca ve çiğ tükettiğimiz maydanoz, nane ve pirpirim alıp yiyeceksiniz?

Bana bir şey olmaz diyenlere bir sözümüz yok :eek:

Üstelik bağırsak enfeksiyonları v.s gibi anlık rahatsızlıkların dışında uzun bir zaman sonra ortaya çıkacak ağır metal birikimleri sonucu oluşan hatta kalıtsal etkilere sebeb olan hastalıklar şeklinde de görülme riski çok yüksek..!

Bir diğer üzücü haber; Nizip çayı ile yıllardır sulanan topraklar suyun sızarak ve buharlaşarak içrisinde barındırdığı tüm zaralı atıkları toprağın yüzeyinde biriktire biriktire uzun yıllar etkisinden kurtulamayacağı şekilde yoğun bir atık madde içeren tabaka ile kaplanmış.

Hal böyle olunca farkında olmadan yavaş yavaş kendi kendimizi zehirlerken belki de lezzetli lahmacunlar yiyoruz belkide 3 aylık bir bebeğin karnı sancılandığı için annesi ona nane kaynatıp içiriyor.

Kararı hepimiz vereceğiz...
ya artık yeter dur denilecek, toplum olarak tepki koyacağız
yada böyle gelmiş böyle gider, bana şimdiye kadar bir şey olmadı bundan sonra da olmaz diyecek kadar vurdumduymaz olacağız.
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.498
#89949
Tespit doğru, teşhis doğru. Bize sadece sorumlu brimleri göreve çağırmak kalıyor.
Atık Suların Tarımsal Sulamada Kullanımı...
turistikotel_HSNKLC Üye
Üyelik: 2007-08-17 Herkese açık mesaj: 17
#89955
Bu konu gerçekten nizibin belli başlı en büyük sorunu ben çevre mezunuyum arıtım tesisi ve bu konularla ilgili yurt dışı eğitimi aldım,
Nizip'te çalışan ve atıksu bırakan her tesis ÇED raporu dediğimiz(çevre etki değerlendirmesi)raporuna göre arıtım yapılmadan kesinlikle atık suyunu alıcı ortama veremez,şayet verilirse tesis faliyetleri durdurulması gerekir bu konuda gerekli şikayeti yapmak en mantıklısı,il çevre müdürlüğüne yazılı bir dilekçeyle başvurulabilir.

endüstriyel kaynaklı atık suda ise,agır metal bileşikleri dediğimiz,toprakta biriken bitkinin bünyesine çok rahatlıkla geçen çok agır toksik etkiye sahip zehirleyici kimyasal maddeler mevcud
bu atık suların kesinlike sulamada kullanılması veya alıcı ortam dediğimiz çevre bırakılması bile yasaktır.
bir zamanlar marulların maydonozların sulandığı yeşilliklerimiz malesef şimdi mikrop barındırıyor ve toprakta bu suyu alarak bünyesinde agır metal biriktiriyor.
nizipte direk şu söyleniyor topraktan bitki kökleriyle süzer!!!! birşey olmaz diyorlar ama hastahanede bu sene tifo sayısında artış oldugu söylendi.Kısa bir süre sonra nizip için atık su tesisi yapılacağını duydum,ancak bu atıksu sadece evsel olur kesinlikle sanayii atığı kabul edilemez.

umarım küçükken suyuna girdiğimiz kenarında piknik yaptığımız bu güzel memleketimizin zaten sayılı olan güzelliklerine bir kişi olarak değil hep birlikte sahip çıkalım duyarsızlık bizi bitiriyor zaten....



bu konuyu anasayfaya taşırsanız sevinirim çünkü herkesi ilglendiren bir konu
herhangi bir sorunuz olursa beklerim duyarlı herkese TEŞEKKÜRLER....
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.498
#89956
Hasan bey ilginize teşekkür ederim. Sormak istediğim bir konu var.
Nizip çayı ile sulanan tarlalardaki toprakda ağır metaller birikiyor mu ? Yani zamanla ne gibi sonuçlar doğurabilir.
turistikotel_HSNKLC Üye
Üyelik: 2007-08-17 Herkese açık mesaj: 17
#89996
Sorunuz için teşekkürederim,Nizip'te endüstiriyel atık suyunu suya bırakan her atıkta muhakkak belirli miktarda ağır metal vardır tabi bu oran fabrikanın işleyiş şekiline göre değişim göstermektedir.
Örneğin Nizip'te endüstiriyel anlamda iplik fabrikası,boyama işlemleri sonrası atık suları,kimyasal ham madde işleyen ve üreten gayrısıhhı müesseseler,yağ fabrikaları atıksuları,kağıt fabrikası atık suyu ve bununla birlikte evsel kaynaklı atıksular nizip çayına ve bahçelere,tarım alanlarına kadar ulaşmaktadır.
tabi küçük kanallar halinde her yere ulaştığı için sulamadada kullanılmaktadır.

tam anlamıyla bir analiz yapılması gerekir ve bunun için şüphelendiğiniz noktalardan farklı numuneler alınıp halk sağlığı labratuarlarına(Gaziantep'e) gönderilebilir, o zaman tehlikenin boyutunu görebiliriz.
ayrıca diğer bir hususta hancagız barajı tarafında balık ölümlerinin gerçekleşmesi zehirli atığımızın ciddiyetini gözler önüne sermektedir.
yağ veye kimyasal madde yüklü kamyonlar nizipte tanker temizlemek için doldurdukları suları tankın içindeki atıkla birlikte nizip çayına yaklaşıp boşaltmaktadır.
bunlara yağ fabrikaları ve diğer palastik veya ham madde mamül madde üreten işletmelerde katılınca gerçekten işin boyutu ap açık ortaya çıkıyor.

Evsel atık suyun kullanma sularına karışması başta salmonella thype gibi dizanteri,tifo,sindirim sistemi hastalıkları ortaya çıkarmakta buda hem maddi hem manevi kayıplara yol açmaktadır.
Nizip halkı çok dikkatli olmasına rağmen kimbilir belki sulanan o sularla sabah lezzetimiz nohutun içindeki maydonozda belki yediğimiz marulda hastalık yapıcı organizma bulunmaktadır,bu evsel atık suyu ile sulanmış veya atık suyun aktığı kanal kenarlarındaki yeşilliklerde bu görülmektedir.

Ağır metal birikimleri hemen orataya çıkmamaktadır.Zamanla toprağın yapısının değişmesine neden olduğu gibi yetiştirelen bitkinin bünyesine geçer,ürünün bozulmasına kurumasına neden olur.İnsanlardada zamanla birikerek hastalık yapmaktadır,ayrıca aklıma gelmişken şunu söylemek istiyorum Nizip için aleminyum kaplarda yoğurt koymak veya bu kaplarda yiyecek yemek oldukça tehlikeli yoğurt aleminyum kapta fazla bekletildiği veya yoğurt mayalanması sıcak olarak yapıldığı zman aleminyum kapta aşınma meydana geçiyor buda yoğurda geçerek vucutta aleminyum birikmesiyle birlikte beyinde hasara neden oluyor..

Ekosistem dediğimiz canlılar içindeki zincirin bir halkasının bozulması,tüm canlıları etkilemektedir.
ama umut ediiyorumki projesi hazır olduğunu duyduğum nizip atık su arıtma tesisi faliyete girdiği zaman bu sorun azalacak ve daha duyarlı hale gelinecektir.
zamanla evsel atık su arıtım tesisi bittiğinde sulama suyu olarak kullanılabilecek.

iyi günler.. DUYARLI OLAN HERKESE TEŞEKKÜRLER....
turistikotel_HSNKLC Üye
Üyelik: 2007-08-17 Herkese açık mesaj: 17
#90004
Ayrıca atık su arıtma tesisi kurulduğu zaman sulama suyu olarak kullanılabilecek hatta çıkan çamur gübre olarak (yapılan analiz ve izinlerle) toprakla temas etmeyen meyve agaçlarda kullanılabileceltir.

ilginiz için ve konuyu bu kadar önemseyerek,herkesin bilmesini,paylaşımını sağladığınız için çok TEŞEKKÜREDERİM...
İYİ ÇALIŞMALAR.
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#90108
Nizip Çayı ile ilgili Atık Suların Tarımsal Sulamada Kullanımı, son günlerde forum'a yüklenen en ciddi konu...
Sayın Kasım Böler'e ve ona akademik destek veren turistikotel HSNKLC'a candan teşekkürler.
Nizip çayına ve bahçe tarımcılığımıza dair sorun da, çözüm yolları da belli... Yapılması gereken tek şey, yetkililerin ve sorumluların 'sağlığımızı ilgilendiren bu ölümcül konuya' bir an önce eğilmeleridir...
Yılmaz Korkmaz Üye
Üyelik: 2006-04-25 Herkese açık mesaj: 1.018
#90111
bu konuda duyarlılık gösteren herkese şükran ve minnetlerimi sunarım iyiki varsınız
turistikotel_HSNKLC Üye
Üyelik: 2007-08-17 Herkese açık mesaj: 17
#90114
ilgileriniz için asıl ben teşekkürederim umarım bu konu biran önce çözüm bulur.
dedekılıç Üye
Üyelik: 2006-11-21 Herkese açık mesaj: 142
#90651
Nizip'in sahibi yok.Biz muhtarlar olarak 2 ay önce bu konuyu Gaziantep Kanal 5 televizyonunda gündeme taşıdık.Nizip çayına bu pislikler ve kimyasal artıklar Gaziantepten geliyor.Gaziantep2in pisliğini biz çekiyoruz.Buna dur diyecek güçlü irade lazım.Herşey Nizip için diyoruz ama Nizip'i bu pisliktende kurtarmamız lazım.Duyarlı kişi ve kurumları bu konuya biraz daha eğilmelerini bekliyoruz.
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#92629
Nizip çayının Kızılcakent köyü öncesi ve sonrası olarak iki şekilde değerlendirmek gerekiyor,

bu konuda çalışma yapan arkadaşlardan ve kendi gözlemlerimden edindiğim intiba böyle...

Kızılcakent köyü öncesinde Nizip çayından aldımız bir numune ile köyden sonra alınan numune çok farklı..! ayrıca belli saatlerde çay daha temiz akarken bazı saatlerde çok daha kirli akıyor...

Bu farklılığın sebebi hakkında bir takım araştırmalar yapıldı ancak daha net ve somut araştırma ve desteği de sizlerden bekliyoruz...
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#92632
Abi geçenlerde kağıt fabrikası yetkilileri bu konuda basına bir açıklama yapmışlardı... Belde gazetesimi yeşil nizipmiydi tam hatırlamıyom ama,isterseniz bir okuyun. Bu konuyla alakalı bir açıklamaydı.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#92817
Kasım kardeş bu konuyu açtığınız için çok teşekkürler.Açıklamaları ile katkı sağlayan kardeşlerimede teşekkür eserim.Dede kılıç kardeşimizgen bir ricamıoz olacak eğer valilik bu işe çözüm bulmuyorsa konuyu avrupa topluluğu Türkiye bürosuna taşırsanız zandederim köklü çözüm bulmak zorunda kalırlar.Zira burada 30 tane insanın işsiz kalma meselesi değil bu yarın gerek Nizip bahçeleri gerekse Barak ovalarından elde edilen ürünler sakat çocuk doğumundan tutun insanların kanser olmalarına kadar varacak sonuçlar doğuracak ve ayrıca topraklarımıza endüstiriyel atık sebebi ilke ağır metal birikeceğinden gelecek nesillerde tehlike altında.Yetkililer lütfen bu sese kulak versin.
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#92825
Fatih abi, amacını aşan cümleler kurmak istemiyorum ancak Valiliğin Nizip çayının durumundan bihaber olduğunu sanmıyorum...vatandaşın bildiği bu konuyu yetkili makamların bilmemesi gibi durum bence söz konusu dahi olamaz, belki çözüm üretiminde sıkıntı yaşanıyordur, kaynak yetersizliği vs. vardır.

Ancak konu insan sağlığı ve geleceğini direk olarak ilgilendiriyorsa zaman kaybetmek ilgilileri vebal altında bırakır hemde ne vebal toplum sağlığından, kurttan kuştan tutun da ottan ağaca kadar saymakla bitmez...

Aslında lafı gevelemenin bir anlamı yok bizim gördüklerimizi yetkililer de görüyor ve duyuyor Allah için gereği yapılsın
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#102789
Gündemden düşen bir konu daha..!
Ancak bu konuda sorumluluğu olan kurum yada yetkililer tarafından hiç bir şekilde ciddiye alınmadan havada kalması ilgililerin elini taşın altına koyması gereken sorunlarda ne kadar duyarsız kaldıklarının çok net bir tablosu.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim