Tarihimiz Kültürümüz

Nizipde Kurtuluş Yılları ?

Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#17076
Şehit Kamil; Kamil alaca işleyen fakir bir babanın oğlu idi dedesi Kemal kendircilik yapar ailece kendir çöpü soyarak geçinirlerdi. İşte 21 Ocak Cuma günü de 14 yaşındaki Kamil annesi ile dedesigilden çöp soymadan geliyorlardı. Vakit akşamüstü idi, Kamil'in ve annesinin sırtında soydukları çöpler, Fransızların askeri fırın olarak kullandıkları binanın önünden geçerken Kozanlı tarafından gelen 3 fransız askeri birden kadının önünü kesip peçesini açmak isterler, Hatice peçesine uzanan eli ısırır ve bağırır - Kamil yetiş..! Anasının saldırıya uğradığını gören Kamil sırtındaki çöpleri yere atarak koşuyor... yerden aldığı bir taşı önündeki nefere savuruyor. Bu sırada bir çığlık doluyorçarşıya; - Ah anam... vurdular beni!.. Anası Hatice, ''tüfek süngüsümüydü uzun bir bıçakmıydı bilemedim, sapladılar yavruma'' diye anlatıyor. Kamilin vuruldum sesini anasınınferyat ve çığlıklarını duyan halk koşuyor, fransız askerleride fırına girerek kapıları kilitliyorlar. olay yeri bir anda ana baba gününe dönüyor ''küçük oğlanı süngülemişler '' haberini duyan herkes kiminin elinde kazma kiminde balta kiminde de satırla koşuyor fırına fransızlar korku içinde kapıyı kapattıkları gibi ardına da odun ve eşya yığmışlar, penceredende bir makinalı tüfeği kalabalığa çevirmişler fransızlarkorku antepliler öfke ve heyecan içinde... açın kapıyı namussuzlar, korkaklar alçaklar çocuk süngülemek ne imiş açın..! Eğer kendileri açabilseler kapıyı fransızları balta ve kazma ile parçalayacaklar. Olay yerine komiser Hakkı ve Jandarma komutanı Çopur Kemal yetişiyor halkın arasına girerek kapıyı kırmayın durun hakkınızı koymayacağız intikamınızı alacağız şimdi dağılın bize güvenin Halk büyük bir üzüntü içinde Kamil'in kanlı cesedini alarak Musullu sokaktaki evine getiriyor Avlunun ortasına yatırdıkları Kamil sanki uyuyor. Evin içi sakaklar acılı, kinli ve öfkeli insanlarla dolup taşıyor. Küçük şehidin cenazesi 22 ocak günü muazzam bir törenle kaldırılıyor, sanki bütün antep orada dükkanlar kapanmış alışveriş durmuş cenaze töreni fransızlara gözdağı verme gösterine dönüşmüş. Bu olay sonrasında fransız komutan Kamilin babasına başsağlığı dileyip ufak bir tazminat olarak 200 altın vermek istiyor Kamil'in babası Ökkaş ağa, ''ben oğlumu para ile satacak adam değilim oğlumu suçsuz yere şehid ettiniz oğlumun intikamını milletim alacak ''diyerek bulunduğu yeri terk ediyor. Bu olayın sebeb olduğu öfke ve heyecan yatışmayarak çarşı ve dükkanlar günlerce kapalı kalmıştır. aslında bu olaydan çıkan sonuç; Her fırsatta yeni kuvvetler getirerek Antepten çıkıp gitmeye niyetlerinin olmadığını gösteren fransızlarla harp etmek şarttı ve bu harp^te uzakta değildi... Bu kısım biraz daha önem arzediyor o nedenle dikkat etmenizi istirham ediyorum. Fransızlar daha önce işgal ettikleri Maraş ve Urfa da fazla direnmediler O yöre halklarının yiğitçe saldırıları sonunda az bir kuvvet bulundurdukları bu şehirlerden kaçarak kurtuldular ancak Antebi bırakmak hiç işlerine gelmiyordu. Çünkü Antep askeri harekat yönünden çok önemliydi, Antepte 7 tane ermeni okulu vardı öğretmenlerinin çoğu fransız olan bu okullarda fransız kültürü veriliyordu. Ve Fransa ermenilerin katoliklerin hamisi rolündeydi ve bu rolü bırakmak istemiyordu ayrıca o zaman antebin nüfusu 85 bin idi ve bunun 35 bini ermeni idi... Genelkurmay başkanı Fevzi Çakmak Paşa TBMM'nin 12 şubat 1921 tarihli 149 nolu gizli oturumunda şöyle söylüyor; ''Fransızlar için Antebin önemi iki kat artmıştı, çünkü antep dayandıkça çöl arabı ve Suriye halkı fransızların çekip gideceğine inanıyor ve onlara karşı koyuyordu Bu nedenle biz Antebi ne kadar kurtarmaya çalıştıksa Fransızlarda Antebi ellerinde tutmaya bizden fazla uğraştılar.'' Ve Fransızlar yanlız Antebe 300 mitralyöz, uçaklar, tanklarve büyük çaplı obüslerle (top) yüklendiler yine fransızlar buradaki kuvvetlerinin ihtiyaçlarını görmek için önce civar köyler, yetmeyince Katma-Kilis-Antep yolu güzergahını kullandılardaha sonraları bu güzergahla birlikte şark tarafına İbrahimşehir, cağdınlı, sinan son olarakta Nizip havalisine yöneldiler, çünkü sadece hayvanları için yevmiye 10 ton arpa ihtiyaçları vardı, Antep Milli Müdafaa ve civarın çeteleri ise 1- Mıntıka komutanı İrfan bey 2-Fikri bey 25 nci alay k. 3-Pehlivan zade Nuri bey (Urfa Milli Kuvvetler Komutanı) 4-Pazarcıklı Paşo (Pazarcık Milli K.K) 5- Polat bey (Kilis Milli K.K) 6-Besnili Hasan bey (besni Milli K.K.) 7-Birecikli Hasip Bey (Birecik Milli K.K.) 8-Nizipli Habeş efendi ve Hacı Mehmet , Hacı Ahmet ağalar (Nizip Milli K.K) 9-Mustafa bey (Suruç aşiretleri komutanı) Antep'e doğru gelen her düşman kolunu vuruyor, gücü yetmezse yoruyordu. Eloğlunda, Büyükaraptarda, Akçakoyunluda;Nizpte fransız birliklerine ve nakliye kollarına baskınlar yapıyor onları geri çeviriyor güçleri yetmese bile büyük kayıplar verdiriyorlardı
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#17078
Kaynak: OLAYLARLA GAZİANTEP SAVAŞI adlı kitap (Adil DAİ 15 mayıs 1992) Adil Dai'nin kitabını yazarken yararlandığı 28 adet kaynak'ta kitabın son sayfasında belirtilmiştir. Edited by - kkasim on 8/27/2006 11:59:50 PM
f.deliaslan Üye
Üyelik: 2006-01-02 Herkese açık mesaj: 77
#17407
BİZLER FAZLA BİRŞEY İSTEMİYORUZ. GAZİANTEP SAVUNMASINDA BÜYÜK EMEKLERİ GEÇMİŞ, BU VATAN EVLATLARININ HER KURTULUŞ GÜNÜNDE ADLARININ ANILMASINI, VATAN SAVUNMASINDA VERMİŞ OLDUKLARI VEFANIN KARŞILIĞINI, YANİ BİZLERE KURTULUŞ GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN DENİLMESİNİ İSTİYORUZ. BU SAVUNMADAKAHRAMANLIK GÖSTEREN BÜYÜKLERİMİZİN YENİ NESİL TARAFINDAN BİLİNMESİNİ İSTİYORUZ..
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.503
#17408
Faruk bey önce ispat etmemiz gerekiyor ;) Fransızlar buralara gelmişmi? işgal etmişmi ? çarpışma olmuşmu?
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.503
#17455
İstanbul Emniyet Müdürlüğünün resmi web sitesinde Atatük Kronolojisi listesinde şöyle bir kayıt var. 3 Eylül 1920 Simav, Yunanlılar tarafından işgal edildi. 3 Eylül 1920 Nizip işgal edildi. 5 Eylül 1920 TBMM 'nde "Nisab-ı Müzakere Kanunu" kabul edildi.
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#17459
Çok iyi yerden yakalamışsın bence, Atatürk kronolojisi-2 zannedersem resmi nitelikli bir kaynak; maalesef kurtuluş tarihini vermiyor...
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.503
#17463
Ramazan beyin işlediği [URL="http://article_read.asp?item=612"]Tahir Gali makalesi[/URL] vardı, okumanızı tavsiye ederim. Müslüman askerlerin bize karşı nasıl kullanıldığı ve saf değiştirdiklerinin hikayesidir bu. Orada bu konu şöyle işleniyor; Tahir Gali Fransız ordusunda rütbeli bir komutan olarak 1918 yılında Suriye bölgesindeki Fransız karargahına katılır. “Ruslara karşı savaşacaksınız” denilerek Suriye'nin Lazkiye şehrine gönderilir ve burada Osmanlı ordusuna karşı kendisini Fransız saflarında bulur. İşgal ettikleri şehirde okunan ezanlardan savaştıkları ülkenin Rusya değil, Osmanlı olduğunu öğrenir. Bunun üzerine Tahir Gali ve emrindeki 47 Cezayir askeri İşgalci Fransız ordudan kaçmayı başararak Urfa'ya kadar gelirler. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda kendisine vatandaşlık verilen Tahir Gali'ye Kaçankulp soyadı verilmiştir. Sıdrate kabilesinden Tahir Gali'nin oğlu Yahya Kaçankulp, babasının Nizip'i ele geçiren Fransızlara karşı nasıl mücadele ettiğini onun anılarından tüm dünyaya aktarmıştır. Adeta bir destan yazan mücadelesi ve askeri dehasıyla Tahir Gali'nin Bizlere önemli bir dostluk örnegi bırakmıştır. Tahir Gali'nin oğlu Yahya Kaçankulp'un anlattıklarına göre, Fransız ordusunda bulunduğu sırada büyük bir çoğunluğu Ermeni olan askerlerin kullandığı Ermenice ve Fransızca'yı anadili gibi konuşmaktaydı. Bu avantajı iyi kullanan ve Fransız işgal kuvvetlerini iyi tanıyan Gali, yanına aldığı2 cesur arkadaşı ile Fransız ordu elbiseleri giyerek Fransız askerlerinin nöbet tuttuğu Nizip yoluna giderler ve Fransız birliklerine katılırlar. Burada parolayı öğrenerek birlik içindeki Cezayir kökenli askerleri taraflarına çekmeyi başarırlar. Sayıları 90 civarına varınca Fransız arkerleri ile çarpışırlar ve yoldaki tüm Fransız nöbetçileri öldürürler. Urfa'ya Nizip yolunun açıldığı haberinin verilmesi üzerine 1700 kişilik Türk birligi Nizip'e gitmek üzere yola çıkar. Birecik yakınlarında Fırat nehri üzerinde ahşaptan yapılmış bir geçiş köprüsü Tahir Gali ve arkadaşlarının Fransız birliklerindeki ögrentikleri bilgiler neticesinde gizli bir operasyonla havaya uçurulur. Böylece Nizip tarafındaki Fransız birliklerine gelecek yardımlar kesilmiş olur. İşte Tahir Gali'nin dahiyane saldırısı Nizip'in Fransızlardan kurtuluşunu sağlamıştır. Tahir Gali Bu zaferden sonra esir düşen Cezayirli Fransız arkerlerininden 300-400 kadarını serbest bırakmıştır. Ancak onlarda gönüllü olarak G.Antep'in savunması için Türk birliklerine katılmışlardır. Antep'in kurtulşundan sonra da Cezayir'e dönmemişlerdir. Edited by - admin on 31.08.2006 12:49:15 AM
ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#17486
alıntı: admin demişki: İstanbul Emniyet Müdürlüğünün resmi web sitesinde Atatük Kronolojisi listesinde şöyle bir kayıt var. 3 Eylül 1920 Simav, Yunanlılar tarafından işgal edildi. 3 Eylül 1920 Nizip işgal edildi. 5 Eylül 1920 TBMM 'nde "Nisab-ı Müzakere Kanunu" kabul edildi. Adminim bence Nizip için yaptığımız araştırmalar adına çok önemli bir bilgi vermişsin, Nizipin işgal edildiğinin belirtilmesi en azından buraya fransızların geldiğini ve ufak veya büyük çapta çarpışmalar olduğunu kanıtlıyor, inşallah kurtuluşu ile ilgilide bir bilgiye ulaşırız
oktay2 Üye
Üyelik: 2005-09-21 Herkese açık mesaj: 27
#21477
GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL BİR YAZI.TEBRİK EDİYORUM.KONU AÇILMIŞKEN BEN DE KURTULUŞ GÜNLERİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİMİ BELİRTMEK İSTERİM.ASLINDA BUNA KURTULUŞ DEMEK YALNIŞ BENCE.BU BİR MÜCADELE ÖRNEGİDİR.HER YIL ÜLKE GENELİNDE LUZUMSUZ YAPILAN VE BİRÇOK KÜLFET İÇEREN KUTULUŞ GÜNLERİ RESMEN TAM BİR GÜNÜ HEBA EDETMEKTEDİR.TÜM RESMİ DAİRE VE YETKİLİLER O GÜNÜ TÖREN VE ETKİNLİKLERE AYIRMAKTADIRLAR.YAZIK VALLA...BAKIN Bİ AVRUPAYA VARMI BÖYLE GÜNLER? HALBUKİ ONLAR DEFALARCA BİZLERDEN KURTULMUŞLARDIR.AMA BİR GÜN BİLE BU GÜNÜ KUTLAYALIM DEMEMİŞLERDİR.BİZDEKİ KURTULUŞ GÜNLERİ YASALARLA RESMİLEŞTİRİLMİŞTİR.BENCE BU UYGULAMANIN DERHAL DÜZELTİLMESİ LAZIM.ONUN YERİNE FERLERE MİLLİ MÜCADELETİ ANLATAN GÜZEL YAYIN VE TEŞİRLER SUNULABİLİR.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#21737
GERÇEKTEN TAKDİR EDİ,LECEK BİR YAZI,AMMA NE YAZIKKİ NİZİBİN KURTULUŞU GÜNÜ KUTLAMALARI YOK.RAHMETLİ BABAM 12-13 YAŞLARINDAYKEN KÖMÜR ÇUVALLARI İÇİNDE ANTEPDE DAHİ MERMİ TAŞIDIĞINI RAHMETLİ ANNEMDEN DİNLERDİM BİR GAZİ EVLADI OLMAKTAN HEP MUTLU OLDUM. İKİ TANE BÜYÜK DAYIM YEMENDEŞEHİT DÜŞMÜŞ ANCAK ŞUNU ACI İLE SÖYLEMEK İSTİYORUM.fRASIZDAN GÖRMEDİĞİMİZ ZULMÜ BİZ KENDİMİZE HER KONUDA REVA GÖRÜYORUZ TIPKI NİZİPİN KURTULUŞ GÜNÜ OLMADIĞI GİBİ SELAMLAR .
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#24215
İstiklal Mücadelesinde NİZİPLİLER Cihan Savaşı akabinde Osmanlı İmparatorluğu’na zorla kabul ettirilen Mondros Mütarekesi’ne (1918) göre Anadolu yabancı orduların işgaline terk edilirken, Gaziantep ve havalisi de Fransızlara bırakılıyordu. 1919 sonlarında Nizip ve Kilis üzerinden Fransız kuvvetleri Gaziantep’i işgal etmek üzere harekete geçmişlerdi. İşte Kurtuluş Savaşı’mızın ilk kurşunu düşmana Çete Habeş Böler ve onun bir avuç imanlı Nizipli silah arkadaşları tarafından sıkıldı. Bütün yurtta devam İstiklal Savaşı’nda olduğu gibi Niziplilerin de genci, ihtiyarı Habeş Efendi’nin öncülüğü ile Fransız ordusuna karşı koyarak bugünkü hürriyetimize kavuşmamızda büyük yardımı olmuştur. İşgal kuvvetlerini Nizip Taşbaş Dağı mevkiinde perişan ederek, kendi memleketini korumakla kalmayıp, Nizip Kuva-i Milliye kumandanı çete başı Habeş Efendi düşman çemberini yararak Gaziantep’e ilk defa iaşe ve cephane sokmaya muaffak olmuştur. Memleketin üstün sevgisini kazanan çete başı Habeş Böler, Antep’e vardığında kendi şerefine verilen Gaziantep Alleben mevkiindeki yemekte şöyle konuşmuştur. Kurtuluş Savaşı’nın sonuna kadar bütün yurt, istiklal ve hürriyet için çarpışacağına yemin etmiştir. Bu yemine karşı sonsuz sadakatle savaş sonuna kadar mücadeleden yılmamıştır. Dolayısıyla istiklal madalyası ile taltif edilmiştir.. Çekince ben silahı. Dünyanın yere devrilir külahı. Misalini veren, asil Türk kanlarının çırpıntılarıyla şahlanan, hürriyet ve istiklalleri için ölmek ve öldürmek şerefinin ulviliğine erişmesini bilen Nizipliler, milli ruh ve milli bünyenin damarlarındaki asil kanlarında mevcut olduğunu, böylece bir kez daha göstermişlerdir. NİZİP MARŞI ; Düşmana gayet sertsin Hamiyetli bir fertsin Ey çalışkan Nizipli Ecdadın gibi mertsin.. Bu zeytin, fıstık yurdu Gözlerimize nursun Ey çalışkan Nizipli,. Her biriniz bir ordu. Söz: Muhittin Canpolat Beste: Öğr. Abdurrahman Çevik. Kaynak: Nizip ve Nizipliler, İlhan ÖZCAN. Nizipli_kurt’un notu: Devamı gelecek, sırada Nizip’teki Şıhlar, Mulla Ahmet, Zeytinlik, Hamam, Ulu, Leylek, Müftülük ve Çarşı Camilerinin yapılış öyküleri ve Nizip’in eski bayramları var.
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#26976
Mağarabaşı Savaşı ( 26 Nisan 1920 ) ve Kuşatmanın Kaldırılması . 26 Nisan 1920 sabahı şehrin doğu kısmını kuşatan Albay Normand birlikleri Mağarabaşı semtini aralıksız bombalarken, aynı anda iki tankın desteği altında 400 kişilik bir Fransız kuvveti Nizip yolu üzerinden şehrin doğu cephesine taarruz başlattı. Küçük çaplı top ve makineli tüfeklerle donatılmış tanklar, Türk siperlerine en yakın mesafelere kadar sokularak ateşe başlayıp piyadelerin ilerlemesini sağlamışlardı. Ancak tanklarından biri arızalanan ve fazla ilerleyemeyeceklerini anlayan Fransızlar, daha fazla kayıp vermemek için geri çekildiler. .
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#26978
Antep Bölgesindeki Teşkilatların Kurulması Cemiyet-i İslamiye, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kuruluşuna kadar, Antep, Kilis ve Nizip'te teşkilatlanmıştı. Bu cemiyetin üyeleri gün geçtikçe artmıştı. Gerek Antep ve Kilis, gerekse Nizip'teki Cemiyet-i İslamiye aynı gaye uğrunda birbirleriyle sürekli irtibatta bulunmuşlardı.. 4 Eylül 1919'da Sivas Kongresi'nde teşkil edilen ve Mustafa Kemal Paşa'yı Heyet-i Temsiliye Reisi seçen Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin, bütün il ve ilçelerde şubeler açılmasını ve Milli Misak'ın gerçekleştirilmesi için valilere, mutasarrıflara gönderdiği genelge üzerine, Antep'te Heyet-i Merkeziye oluşturulmuştur.. Heyet-i Merkeziye : Tahrirat Müdürü Ragıp Bey, Jandarma Yüzbaşısı Esat Bey, Doktor Hamit Bey, Ahmet Muhtar Bey, Alay Katibi Maraşlı Avni Bey, Meclis İdare Başkatibi Eşref Efendi, Maraşlı Hoca Hamdi Efendi, Kepkepzade Abdürrezzak Efendi, Marakzade Şerif Ağa, Körükçüzade Ahmet Efendi'den oluşmaktaydı.. Heyet-i Merkeziye'nin faaliyetlerine yardımcı olmak amacıyla bu teşkilata bağlı olarak eşraftan Pazarbaşızade Nuri Bey Başkanlığında Heyet-i İdare oluşturularak, üyeliklerine: Hocazade Ferit Bey, Hacı Ömerzade Muhammet Ali Bey, Kilisli Komiser Halil Efendi, İncozade Hüseyin Efendi, Mahmut Bidiri Efendi getirilmişti. Sivas Kongresi'ne Antep'i temsilen Kara Vasıf katılmıştır..
ahmet mesut Üye
Üyelik: 2007-02-13 Herkese açık mesaj: 288
#41474
insanın kendi tarihini bilmesi gerçek ten çok güzel bir şey iyi yazmışsınız ellerinize sağlık ne demiş mehmet akif VURULUP TERTEMİZ ALNINDANUZANMIŞ YATIYOR BİR HİLAL UĞRUNA YA RAB NE GÜNEŞLER BATIYOR çok güzel demiş ama şimdiki gençler ne güneşlerin battığından habersiz bu yurt vatan için onların işi gereksizlik yapmak sigara içmek kötü arkadaşlıklar edinmek BURADAN TÜM GENÇLERE SESLENİYORUM NE GÜNEŞLERİN BATTIĞINDAN HABERSİZ OLMAYIN SİZDE BİR GÜNEŞ OLABİLİRSİNİZ...
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#44111
daha bilmediğimiz ne kadar çok şey var... bunları ilk kez duydum... teşekkürederim...
nizip.com Üye
Üyelik: 2001-06-26 Herkese açık mesaj: 12.234
#48234
Kurtuluş Savaşı’nda Nizip Nizip her yönüyle örnek bir serhat kentimizdir.Kurtuluş Savaşı’nda da bu niteliğini kanıtlamıştır. Fransız işgaline kaşı direnen gazi ilinin gazi ilçesi, sevr’e direnişin ilk başladığı yerdir. Bu direniş haberi Batılılarca “Anadolu’da ilk direniş başladı , bir köprü atıldı” başlığıyla verilmiştir. Sözü geçen köprü Fırat’ın doğusunu batısına bağlayan tek köprü olan Karkamış köprüsüdür. Sevr Antlaşması’na dayanarak Gaziantep ve Nizip’i alabileceklerini sanan Fransızlar;o zamana dek hiç görmedikleri bir direnişle karşılaştılar. Oysa ülke, Trablusgarp ve Balkan savaşları ardından I.Dünya Savaşı nedeniyle harap durumdaydı. Eli silah tutabilenlerin çoğu bu savaşlarda yitirilmiş, halkın silahları alınmış, kaynaklar kurutulmuştu. Ordu yoktu, silah yoktu, cephane yoktu, binecek at yoktu , ama Çanakkale-Galiçya savaşlarının kahraman subayı çifte madalyalı(harp ve iftar madalyaları) istihkam mülazımı Şıh Ali Rıza Öğretmen (Aydeniz) ,3-5 kişiden oluşan çete ile Karkamış köprüsünü dinamitleyerek düşmanın geçişini engellemiş ve böylece Antep savunmalarına da ortam hazırlamıştı. Kuşkusuz her Nizipli bu zor günlerde elinden geleni yapmaya çalışmıştır. Babam (Ali Rıza Aydeniz) yeri geldikçe Habeş Efendi’nin (Böler ) ,Küçük zabit Mehmet Fehmi Efendi’nin (imamoğulları), küçük Zabit Yusuf Efendi’nin (Arıkan) ve Kamil Çavuş’un (Yılmaz) hizmetleri anlatılırdı.Ne yazık ki, bu anılar yazılmadığından bu gün adını bilemediğimiz nice Kahramanlar gün ışığına çıkmamış, tarihteki yerlerini isimsiz kahramanlar olarak almıştır. Prof. Dr. Akgün AYDENİZ Kurtuluş Savaşı’nda Nizip, 1999 -------------------------------------------------------------------------------- Okunma: 53 Oy/Yorum: Rating:0 Votes:0 (Rating Scale: 1 = worst, 10 = best) Tarih: 09.09.2006 Yazar/kaynak: Prof. Dr. Akgün AYDENİZ Yazar iletişim: Prof. Dr. Akgün AYDENİZ Gönderen: Gökhan Dokuyucu
Ahmet İmamogulları Üye
Üyelik: 2007-06-13 Herkese açık mesaj: 13
#70398
Günümüzdeki Necip Mahmut Caddesi adı Birecik-Antep yolu idi. O yolun devamı taş köprüden geçer. O yoldan Fransızların geleceğini duyan Nizip'in bazı İleri gelenleri Fransız Birliğini taş köprüde karşılamışlar(İleri gelenlerin kimler olduklarını biliyorum ama isim vermek istemiyorum.) Günümüz Ticaret Odası olarak bilinen yer eskiden bahçe idi ve Fransız kumandanlar orada ağırlandı askerler ise Atatürk ilkokulu çevresinde ağırlandı. Amaçları Nizip'i işgal etmek değil Birecik'ten Fırat nehirini geçip Urfa'daki Fransız birliklerine yardım götürmektir. Bunda da başarılı olamamışlardır. Çünkü Birecik'liler, Birecik kalesindeki bir dut ağacını oyup, çemberlerle çevirip, bir atımlık top haline getirmişlerdi. Daha sonra bu tahtadan top, sesli olarak patlayıp Fırat'a taş atınca, topu sahici zanneden Fransız'lar Fırat'ı geçmeye cesaret edememişlerdir. Çocukluk günlerimde(1935 doğumluyum)"tahtadan top yaptım dayan Fransız dayan"diye bir türkü hatırlıyorum. Kısacası Nizip işgal olmamıştır. İşgal olmayan bir yerinde kurtuluş günü olamaz. Urfa'yı Karkamış köprüsünden trenle geçen Fransız birliği Urfa'yı işgal etmişlerdir. Başka asker geçmemesi için tren köprüsünün iki ayağının arasını Öğretmen Ali Rıza Aydeniz'in çetesi tarafından dinamit atılarak tahrip edilmiştir. Dolayısı ile Urfa'daki Fransız Birliği tek başına kaderine bırakılmıştır. 1926 yılında Nizip ilçe oluncaya kadar Nizip Halep vilayetinin Urfa sancağının Birecik kazasının Nizip nahiyesi(bucak) olarakta bilinirmiş. Bir ara Halfeti'ye bağlandığıda söylenir. Eski Nizip sokaklarının zik zaklı olmasının sebebi ise savunma kolaylığı olsun diyedir. Şu anda zik zaklı sokağa en iyi örnek Sayınlar Sokağıdır.
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#70430
İstanbul Emniyet Müdürlüğünün web sitesinde Atatürk kronolijtleri kurtuluş ve işgal listesinde; 3 Eylül 1920 de Nizip işgal edildi.... diyor Atatürk kronolijtleri yanılıyormu ? Ki A. İmamoğulları buna zıt beyanda bulunuyor. veya (i habeş böler, Ali Rıza, H. Sayın) damı yanılmış ? .
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#70473
Kasım Böler;16191 wrote:Gaziantep'in Fransız savaşında malı ve canı ile sayısız kahramanlıklar gösteren Hacı Kasım Ağa oğlu çete reisi Nizİp'li Habeş efendiye ait bazı notlar; Antep bu durumda iken Fransızların da durumu iyi değildi, hayvanları için arpaya ihtiyaçları vardı bu yaklaşık günlük on ton arpayı tedarik etmek için araştırma sonuçu bunu antepte temin edilemeyeceğini ancak huhubat bakımından zengin olan Nizip ve havalisine oradada bulamaz ise Akçakoyunluya gideriz diye karar verirler, bu amaçla 200 kadar at ve araba ile mühim bir kuvveti 1 Eylül 1920'de orul istikametine sevk ettiler bu kuvvet ufak tefek müsademe yapmak şartı ile 3 eylül 1920'de Nizip'e ulaştı Habeş efendi ve oğullarının kendilerine teslim edilmesi için halka tazyik yapmaya başladılar altı gün burada kaldılar Habeş efendinin evini, samanlığını ve ahırını yaktılar, 9 Eylül 1920'de Habeş efendi Nizip Kuva-i Milliyesi ile Nizip'teki Fransız kuvvetlerini çembere alarak Antep istikametine sürerler bu çarpışma sırasında kurşun Habeş efendi atında iken ayakparmağını koparır ayrıca sol kolunun dirseği ve sağ dizinden vurulur ve atından düşer, o anda yanına büyük oğlu Kasım gelir ve ağlamaya başlar ''baba öleceksin der'' habeş efendi bağırarak çetenin başına geç der oğlu olmaz baba seni bırakamam deyince tüfeğini oğlu Kasım'a çevirerek çetenin başına geçmez isen seni ben vururum der, çete savaşa devam ederken Habeş efendiye acil tedavi yapılır sonra atı ile savaşı takip eder. ( Ben oğlu Turhan BÖLER bu notları babamden edindiklerim ve Antep savaşı kitabından okuduğum bilgiler üzerine yazdım. Bu vatanımızda toprağımız için, dinimiz için, namusumuz için, bayrağımız için nice savaş veren büyük insanlarımız olmuştur, kalanlara uzun ömür diler kaybettiklerimizide rahmetle anarız, SAYGILARIMLA 1999-ANKARA Sayın Ahmet İMAMOĞULLARI, bu yukarıdaki yazıyı Habeş efendinin halen sağ olan ve Ankarada bulunan oğlu Turhan BÖLER'den temin ettik; kendisi babasının ağzından ve diğer büyüklerinden dinleyerek derlemiş, Nizip'in işgal edilmediği tezinizi bu yazı bence çürütüyor ayrıca Kemal Cengiz bey'inde belirttiği üzere T.C. Tarih kronolojisinde (İstiklal savaşı kronolojisi) 3 Eylül 1920'de "Nizip işgal edildi" şeklinde bir tarih mevcut üstelik Sn. Turhan BÖLER'in ifadesindeki tarif ile kronolojik tarihde uyuşuyor. Şimdi bizler bu konuda işgal edildi veya edilmedi şeklinde bir uyuşmazlık peşinde değiliz amacımız o yıllarda yaşanan olayları bir kaynak şekline dönüştürmek ve Nizip tarihine detaylı olarak geçmesini sağlamak, eğer sizin bilgilerinizinde bir takım dayanakları var ise sizden ricamız bunları tarihe geçecek şekilde gün yüzüne çıkarmanızdır, Ayrıca Fransızların Nizibe geldiğinde şehrin bazı ileri gelenlerinin Fransızları adı geçen mevkide karşılandığını hatta onları ağırladığını belirtmişsiniz; Anlayabilenler için bu çok ağır ithamlardır, gerçekler böyle olsa dahi bu vatan hainlerinin isimlerini neden gizliyorsunuz aradan bu kadar zaman geçmiş ama bu sözde ileri gelenleri (Fransızları ağırlayan) tanımak tüm Niziplilerin hakkıdır. Lütfen bu konudaki iddianızı delilleri ile birlikte tüm halkımızın bilgisine sunun.
Ahmet İmamogulları Üye
Üyelik: 2007-06-13 Herkese açık mesaj: 13
#70691
Fransızları karşılayıp konuk eden kişilerin bazılarının isimmlerini istiklal mahkemelerinde vardır. Atasının ismini afişe ederek kimseyi rencide etmek istemiyorum. İdam isteğiyle yargılanıp başka bahane ile "Fransız birliğinin harekatını milli kuvvetlere bildirme gibi " beraat etmişlerdir.
Ahmet İmamogulları Üye
Üyelik: 2007-06-13 Herkese açık mesaj: 13
#70693
Geçmişten Günümüze adlı kitabın 58 ve 59. sayfalarında yayınlanan Prof.Dr.H.Cahit Tanyol anılarında İbrahim Halil Ağanın hanımı Adle(Adile) bacının eve girmeye teşebbüs eden iki Fransız askerini sopayla nasıl kovaladığını anlatmaktadır. Bu şehirin işgal edilmemiş olduğunu daha iyi kanıtlar kanaatindeyim.
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#70696
Bu adle bacı hikayesinin gerçeklik bayı ne kadardır hocam... Yani elle tutulur bir olay mı bu yoksa kulaktan kulağa yayılan bir efsane mi??? bir konunun tarih olması için tutarlı belgelere dayanması gereği kanaatindeyim...
Kemal Cengiz Üye
Üyelik: 2006-08-04 Herkese açık mesaj: 330
#70711
syn.Ahmet İmamoğlu; 1-) Teslimiyetçi politika izleyen (hain demeye Nizip li olmalarından dolayı asla dilim varmıyor.)bildiğiniz ve iddaa ettiğiniz bu Nizipliler hangi"Adana,Urfa,Maraş,Antep,vs..." İstiklal Mahkemelerinde yargılanmışlardır."İstiklal Mahkemesi tutanaklarında var!"dediğinize göre, eminimki dosya numarasını,yargılanma tarihini vede resmi beraat kararına biliyorsunuzdur.Ben aradım bulamadım.Lütfen beni ve siteyi belgeler ışığında aydınlatırmısınız? 2-) Ben Nizip'in işgal edildiğini İstanbul Emniyet Müdürlüğünün web sitesindeki ATATÜRK KRONOLOJİSİ listesindeki kayıtlı belgede göstererekten belirttim. Siz buna değinmiyor(yani doğru yada yanlış demiyorsunuz.) belkide konunun ciddiyetini görmezden geliyorsunuz yada konuyu es geçiyorsunuz. Oysa bu bir resmi tespittir...Ki Nizip 03. Eylül. 1920'de işgal edilmiştir bu bir resmi devlet kayıtıdır.Ama size göre HALA Nizip işgal edilmemiştir. 3-) Nur içinde yatsın mekanı cennet olsun Adle(Adile) Bacı'nın evine iki Fransız askerinin girmeye yeltendiğini ve Adle Bacının onları sopa ile kovaladığını belirtiyorsunuz. Prof.Dr.H.Cahit Tanyol emin bir ağızdır ve bu olayın doğruluk payında şüphe yoktur. Adle Bacının evine iki Fransız askeri giriyor, Adle Bacı malını ve namusunu korumak için tecavüzcü iki Fransız askerine karşı şiddetli bir şekilde tepki gösteriyor ve siz bu olaya dahi "bu Nizip'in işgal edilmediğinin bir kanıtıdır."diyorsunuz. Cümle alem bilirki İŞGAL ORDULARI MÜTECAVÜZDÜR. Bu askerler işgal ordusu mensupları değil ise Nizip'in sokaklarında ve Adle Bacının evinde ne işleri var. 4-) Nizip işgal edilmediyse Nizip Kuvay-i Milliye Teşkilatına ne gerek vardı? Gazilik pahiyesine erişmiş Habeş Bölerler, Hüseyin Sayınlar, Muallim Ali Rıza Efendiler vede daha yüzlerce Kuvvai miliciler yoksa Nizip'in kırsal alanında çelik çomak mı oynuyorlardı. Nizip işgal edilmemiş ve işgala karşı ölümcül eylemler yapılmamışsa, Nizip'in bu tarihi kişilikleri yoksa hatıralarında martaval mı sıkıyorlardı? Lütfen 1. madde hususunda bizi bilgilendirin..
hattüç Üye
Üyelik: 2007-05-29 Herkese açık mesaj: 190
#70823
Nizip gercektende işgal edılmıs olarak bılıyorum ama bakalım hangısıne ınanayım
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#70981
SEVGİLİ BÜYÜKLERİM VE SEVGİLİ DOSTLAR NİZİBİN İŞĞAL EDİLİP EDİLMEDİĞİNİ VEYA ZORLAMA HARİÇ ÜLKEMİZE İHANET EDEN OLUP OLMADIĞI SÖZLE DEĞİL BELGE İLE OLUR,KEMAL ABİMİZİN ELLERİNDEN ÖPEREK ÇOK DOĞRU SÖYLEDİĞİNİ BURADA TEYİTLİYORUM. AYRICA BÜYÜKLERİMİZDEN DİNLEDİKLERİMİZ İLE , ARAŞTIRMA VE BELGELERE DAYALI BİLGİLERİ BURADA PAYLAŞIRSAK İLÇEMİZ İÇİN ÇOK DAHA GÜZEL OLACAK DİYE DÜŞÜNÜYORUM. AYRICA RİVAYETLER HAM HABERLER OLDUĞUNDAN İYİCE İNCELEYİP AKLA VE MANTIĞA SIĞMAYAN HAM HABERLERİ YAZMAMAK LAZIM DİYE DÜŞÜNÜYORUM. DEDEM RAHMETLİ FISTIK TARLASININ İÇİNDE OTURURKEN (KERİZ YOLU ÜZERİNDE) OĞLUM DEDİ. FRANSIZLAR BÖLÜKLER HALİNDE ŞURALARDAN YÜRÜDÜ ŞURADAN GEÇTİ DİYE ELİ İLE TARİF ETTİ. BENİM ÜSTÜMDE BİR ALMAN TAKARRUFU VARDI.ANAM VE BACILARIM İLE HANIMLARIMIZ SIRTINI DÖNDÜLER,FRANSIZLAR KAFASINI KALDIRIP KADINLARIN TARAFINA BAKMADILAR ŞİMDİKİLER FRANSIZDAN NAMUSUZ DİYE DERT YANARKEN ANLATIRDI

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim