Nizip.com
Üye ol
001_Ramazan TARHAN

Bu da Bizim Yalnız Ağacımız (Yağmur Ağaç)

Görüntülenme: …

Bu konu yeni yanıtlara kapalı.

Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.212
#86959
Dünya üzerinde yalnız ağaçların sembolü olan Tenere akasyasının hazinli öyküsünü bilmeyenimiz yoktur.Belki de tüm belgesel dizilerin başrol oyuncusu olan Afirka kıtasındaki büyük sahra çölünde bulunan Tenere bölgesindeki akasya ağacının hüzünlü öyküsünü okuduğunuzda sizler de çevrenizde bulunan yalnız ağaçlara bir başka gözle bakacaksınız.Tenere Bölgesi,Büyük Sahra Çölü’nün orta güneyinde yer alan dünyanın en yoksul ülkelerinden Nijer’dedir.Tenere vadisi Nijer’deki “çöl içinde çöl”, ya da “çöllerin çölü”dür. Tenere’de esen sert rüzgarlar, yükseklikleri dört yüz metreye ulaşan kumllar, kum tepeleri oluşturmaktadır.İşte yıllara meydan okumuş dünya üzerindeki en meşhur yalnız ağaç, Tenere’de bu çetin şartlarda yüzyıllarca dimdik ayakta durabilmiştir.Tenere Ağacı (L’Arbre du Ténéré), “dünyanın en yalnız ağacı” adı ile kendini tanıttı.Kendisine en yakın ağaç, tam dört yüz kilometre çaplı bir dairenin de dışında kalmaktaydı. Yani 1:4,000,000 ölçekli bir haritada görülebilen tek ağaçtı.
Bu da Bizim Yalnız Ağacımız (Yağmur Ağaç)
Radyoaktif karbonla (karbon-14) tarihleme yapılarak yaşı belirlenmemişti ama belki de artık çöl olmuş, kumlar altında kalmış çok eski bir ormanın son ağacıydı. Acımasız kum fırtınaları arasında tek başına yaşam savaşı vermiş, her gün yeni bir şekil alan kum tepeleri arasında ayakta kalabilmişti.Bomboşluk içerisinde çok uzaklardan görülebiliyordu. Yüzyıllar boyu batı – doğu ekseninde, Agadez – Bilma arasında gidip gelen kervanlar için adeta canlı bir deniz feneri olmuştu.Büyük kervanlar kışın, küçük kervanlar ilkbaharda Tenere’yi katederlerdi. Bazen büyük kervanlarda deve sayısı on bine kadar çıkardı. Kervanlar bin kilometrelik yollarında Agadez’den darı götürüp, Bilma’dan tuz getirirlerken mutlaka Tenere Ağacı’nın dibinde konaklarlardı.İşte bu yalnız akasya ağacını hayata bağlayan tek şey belki de bu tür kervanların ona gösterdikleri deger ve ilgiydi.Bu ilgi bazen su gibi bazen de güneş gibi içine sinerdi.Gölgesine uğrayan her canlı için bir başka mutluluk duyardı.Tenere akasyası kensini nasıl yalnız hissetsin ki?..Hatta birçok yerli insan onu kutsallaştırmıştı.Yani bir başka deyişle Tenere Ağacı; çölün yerlisi, çölün “mavi adamları”, göçebe Touaregler için kutsal kabul edilirdi. Dallarına dokunmazlar, kırıp ateş yakmazlar; nedense develeri de tek yaprağını yemezlerdi.Paris-Dakar Rallisi’nin güzergahı da bir ara Tenere’nin kuzey-batısından geçerdi.Fransız etyolojist ve kaşif Henri Lhote bu izole ağacı ilk kez 1934’de, çölün Gadoufaoua gibi, Nigersaurus gibi dinozor kemiklerinin bulunduğu bölgenin yakınlarında, Djanet ve Agadez arasındaki ilk otomobil seferi için Tenere’ye gittiğinde görmüştü.Dünyanın en yalnız ağacı bir akasyaydı.Uçsuz bucaksız bir çölün tam ortasındaydı. Üç metre boyunda, iki gövdesi, çok güzel yeşil yaprakları ve sarı çiçekleri vardı.Henri Lhote, Tenere Ağacı’nı yirmi beş sene sonra Berliet-Tenere misyonunda yeniden gördüğünde ağacı tanımakta zorlanacaktı. Ağaç sağdı ama çırılçıplaktı. Ağacın iki ana gövdesinden teki yerden bir metre yükseklikten sonra yoktu – çünkü Bilma’ya giden bir kamyon, büyük çölün tek ağacına çarpmış; kutsal bilinip hiçbir insan elinin sürülmediği gövdelerinden tekini kırmış, daha da eskilerde üç gövdesi olduğu söylenen bu yapayalnız ağacın mutsuzluğuna mutsuzluk katmıştı.Derken 1973 yılında bu sefer de Libyalı bir kamyon sürücüsü koca çölde Tenere Ağacı’na çarpacak ve dibinden kırıp dünyanın en yalnız ağacını öldürecekti.Yüzyılların rüzgarlarına direnmiş akasyanın gövdesi bir vefa olarak 8 Kasım 1973’te Tenere’nin üzgün kumların arasından alınıp başkent Niamey’deki Nijer Ulusal Müzesi’ne konacaktı.Yıllarca yalnız yaşamaya alışık ama yalnız olmayan bu ağaç ile ilgili bilim adamları araştırma yaptıklarında hayrete düşmüşlerdi.Yok olan ağacın tekrar yeşerebilecegini ümit ederek ağacın dikili olduğu yerde sondaj yapan bilimadamları Tenere Ağacının köklerinin toprağın otuz üç ile otuz altı metre aşağılara kadar ulaştığına tanık oldular.Kökleri bu kadar derine inebilen yeryüzünde başka bir ağaç varmıydı acaba.?Bu kuraklık ve bu çölün ortasında bu ağacı 40 metre yerin altına kök saldıran neden neydi acaba..?İşte bu gücün yalnızlığın vermiş olduğu güçlü sevgi bağı olduğunu düşünmekten başka yol kalmıyor.

Bu da Bizim Yalnız Ağacımız

İşte bizim de buna benzer bir ağacımız var.Gaziantep-Şanlıurfa Karayolu üzerinde Nizip’in Bahçeli köyü tepesinde bulunan tarihi meşe ağacı yüzyıllardır yalnız yaşıyor.Etrafında hiçbir ağaç yokken tüm Nizip ve Barak ovasını tepeden süzen bu yaşlı yalnız ağaç anıt ağaç olabilecek bir özellige sahiptir.
Bu da Bizim Yalnız Ağacımız (Yağmur Ağaç)
Yaz-kış yemyeşil olarak tüm Nizip ovasına tepeden bakan bu ağacın 1000 yaşında olduğu tahmin ediliyor.Başta Nizip savaşı olmak üzere bu bölgede yaşanmış tüm tarihi olayların en canlı tanığı olarak hala hayatta durmanın mutluluğunu yaşıyor.Aslında bir nevi anıt ağaç da diyebiliriz bu meşe ağacına.Yıllardır bölge halkının bazen de umut bağladığı batıl inançların sembolü bile olmuş.Çocuğu olmayan,hastalığına şifa arayan,kayıp eşyasının bulunmasını arzulayan ve iyi dileklerde bulunmak isteyen kim varsa bez bağlamış bu yalnız ağaca.Ama maalesef bu tip ağaçlar yavaş yavaş yok oluyor artık.Kimisi kuraklık,kimisi insanların acımasız davranışlarına kurban gidiyor.
Bu da Bizim Yalnız Ağacımız (Yağmur Ağaç)
Milyonlarca ağacın yan yana durdukları dev ormanlarlardaki ağaçlar bile bazen kendilerini yalnız hissederler.Zira yanyana olmak, yalnız olmamak anlamına gelmez;Yalnızlık ilgisizligin,kayıtsızlığın ve degersizligin bir başka adıdır.Bazen yan yana dursalar bile yanları da uzakları da boştur.Tıpkı bazı insanlar gibi.
Bu da Bizim Yalnız Ağacımız (Yağmur Ağaç)
Dört bir yanında yaklaşık 30 kilometrekare alandaki tek numune ağaç olan Bahçeli köyü Meşesi belki de yüzyıllardır buradaki hayatın tek neşesi olmuştur.Çevremizde uçsuz bucaksız doğa güzelliklerini seyrederken çok uzaklardan bile rahatça fark edilen bu ağacı yerinde ziyaret ettik.Kışın yağan kar ve yağmur sularının gölet oluşturduğu volkanik bir tepenin çukurunda damarlarını yerin derine salan bu ağacın tüm gıdası yer altında biriken bu sulardır.Sert gövdesi ve sağlam dalları ile daha nice yüzyıllar buralarda var olacağının işaretlerini veriyordu.Kimi zaman bir kuşun yuvası,kimi zaman yeni doğan bir sincabın tırmanma yeri ve kimi zaman da nice yorgun düşmüş bedenlere gölge olmuştur.Yalnızlıklarını paylaşan o kadar çok canlı varki..Kimbilir belki de onu ayakta tutan tek sebep de budur....Lütfen bu ağacın kıymetini bilelim.Bunun kaderi de Tenere akasyasına benzemesin.(Fotograflar:Kasım Böler)

Ramazan Tarhan
tarhan@istanbul-ulasim.com.tr
tarhan@nizip.com
miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#86997
ilk defa bu kadar yakından görüyorum o ağacı paylasım için teşekkürler
dervisdörtbudak Üye
Üyelik: 2002-06-06 Herkese açık mesaj: 634
#87013
Vardır bir hikmeti!..
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#87015
Bu gün edindiğim üzücü bir haberi sizlerle paylaşma gereği duydum;

Ağacın bulunduğu tepenin bir bölümü köy merası bir bölümü ise hazine araziymiş ve bu tepenin Nizip'e göre batı tarafında faaliyet gösteren bir mıcır işleme tesisi tepenin tamamında çalışma için izin almış yani sondajla açılan derin çukurlara yerleştirilen dinamitler patlatılarak elde edilen kaya kütleleri işlenerek mıcır haline getiriliyor... maalesef yaşının 1000 olduğu tahmin edilen bu ağacın bulunduğu tepenin zirve noktası da bu firmanın çalışma alanı içerisinde, bu da demek oluyorki 1000 yıldır çeşitli badireler atlatan ve dimdik ayakta durarak sanki "gelin tarihinizi benden öğrenin" diyen bu ağacın artık günleri sayılı... ne üzücü ki her türlü olumsuz şartlara karşı yüzyıllar boyunca dayanan ve bu zaman içerisinde çelik gibi sağlamlaşan bu ağaç insan eliyle yok edilmek üzere.

Doğru ya... İnsanoğlunun kuralları böyle, ne zaman adil oldu ki..? Bir tepede yanlız başına duran bu ağaca karşı mı adil olacak, kimlerin yaşam alanına tecavüz etmedi ki..? Bu ağacıda dinamitle patlatmışlar çok mu?

Bu arada biz bu ağacı fotoğraf karelerine kaydederken bize de bir uyarı geldi... "bu alanda dinamit çalışması yapılıyor lütfen terkedin" diye, peki tahmini 1000 yaşında olan bu ağaca da "1000 yıllık topraklarından çıkıp git yoksa başına taş yağdırırız" dediler mi yada onu düşünen oldu mu acaba..?
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#87100
boyle bır agacta halfetıde bır dag uzerınde var tekne gezısı esnasında gormustuk
ayranli63 Üye
Üyelik: 2007-08-29 Herkese açık mesaj: 3
#89792
guzel bir yazı tebrik ediyorum hemserim :) aslında bu agacımızında buyuk bır onemı var bunu anlatmıs abeyim :):):)
igo_ibrahim Üye
Üyelik: 2007-07-29 Herkese açık mesaj: 33
#91295
nizip adı eskiden yeşil nizip miş galiba ama o yeşillik şimdi kalmadı bu yazı çok güzel olmuş tebrikler
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#91372
Sevgili arkadaşlar Rahmetli Habeş Böler ve çetelerinin bu bölğeyi kullandığı ve Fransız güçlerine karşı burayı toplanma bölgesi yaptığını duymuştum.Selamlar
Yunus Üye
Üyelik: 2006-03-13 Herkese açık mesaj: 150
#91375
Hep merak etmişimdir bu ağacı. Yakından görme imkânı sunduğunuz için teşşekür ederim.
mehmet gül Üye
Üyelik: 2006-05-26 Herkese açık mesaj: 214
#91671
gerçekten harika rabbim herşeyde oldugu gibi bir agaçtada büyüklügünü göstermiş
kılıçbalığı Üye
Üyelik: 2007-01-09 Herkese açık mesaj: 321
#96642
yalnız ağaçlar yalnız değil aslında .çünki yanlarında agaçseverler var. bizler gibi. güzel doğa yazısı için teşekkürler. benzeri çalışmalar olursa sevinirim.
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.498
#124596
Konuya duyarlı olmak güzel. Takip edince olumlu sonuçlar alınabiliyor. Jandarma karakol komutanına bu konuyu bahsettiğimde çok ilgilendi ve kendisininde takip edeceğini belirtti.
Bugün Hail eker beye bu konuyu açtığımda, bir tarih sever olarak duyarsız kalmadı. Kendisi, kardeşi ben ve derviş yanımıza bir köylüyü alarak ağacı ziyaret ettik. Köy halkına konuyu açtığımızda, heyecanla yardımda yarıştılar. Yanımıza köylü bir vatandaşı alarak ağacın olduğu yere doğru gittik. Çok dik ve patika bir yoldan Keldağ denilen tepeye ulaşıp ağacı izlemeye başladık. Yıların vermiş olduğu yorgunluk ve yıpranmışlık her halinden belliydi. Mevsim itibariylemidir, yoksa bıir kırgınlığımı var yapraklarını çoktan dökmüş, hatta bedenine giren kurtlar dallarınıda çürüterek kırılmasına sebep olmuş. Halil hocam bu konularda daha tecrübeli olduğu için gerekli makamları arayarak ne yapması gerektiğini sordu. Ağacın çeşitli açılardan fotoğraflarını aldık, boyutlarını ölçüp kayda geçirdik. Köy muhtarı ile görüşüp bir dilekçe istedik. P.tesi hazırladığımız dosya Valilik makamına sunulacak ve Anıtlar kuruluna sevk edilmesi temenni edilecek. Sanıyorum hafta içerisinde bu ağaç "Anıt Ağaç" statüsüne alınarak korumaya alınır.

Sevindirici gelişmelerden biride, civardaki mucur işletmesinin bir görevlisinin hemen yanımıza gelip ağacı sahiplenmesi ve "bizde bu ağacın korunmasını istiyoruz, hatta etrafını düzenleyip mesire alanı hailne bile getireceğiz" demesiydi.
Köy halkı bu ağacı yağmur duasına çıkarken ziyaret ediyor.
Ne diyelim hayırlısı olsun...
Bu resim yedekte bulunamadı; eski adresi aç

Resmi aç
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#124599
Gelişmeler sevindirici özellikle mıcır tesisi yetkililerinin ağaça sahip çıkmak istemesi daha da güzel bir gelişme, ağaç kurtları nedeniyle bazı dallarının kırıldığını belirtmişsiniz... bu kırık dallar ağaç kurtlarının işi değil bence; son halini görmedim ama dinamit çalışması esnasında fırlayan taşlardan dolayı kırılmış olmasın bu dallar!!!

Öyle yüzlerce yıldan beri dimdik ayakta duran bu ağaç, ağaç kurtlarına da belki ev sahipliği yapıyordur ama ne yazık ki başına yağan taşlara karşı kendini savunabilecek bir sistemi yok..!
fevzi çilkız Arşiv üyesi
Herkese açık mesaj: 3.828
#124605
sayın adminimizin atmış olduğu uydudan resmi bi yerde daha görmüştümmm

nizip'in ayrıcalıklarından bi görüntü die düşünüyorum
acun27 Üye
Üyelik: 2006-09-03 Herkese açık mesaj: 322
#124671
Harika bir paylaşım emeği geçenler tşkler

Bu konu yeni yanıtlara kapalı.

WhatsApp iletişim