Başbakanlık Basın Yayın ve Emformasyon Dairesi tarafından duyrusu yapılan bir açıklamada 11.Dünya Mozaik Kongresinin Gaziantep’te yapılacağı açıklandı.İki yılda bir düzenlenen Dünya Mozaik Kongresinin 2008 yılında Gaziantep’te yapılmasının kabul görmesi Zeugma Mozaiklerinin dünya çapında ilgi odağı olduğunun bir göstergesi olarak yorumlandı.UNESCO ve Makedonya Kültür Bakanlığı ile Uluslararası Çağdaş Mozaik Birliği (AIMC) tarafından Üsküp Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde 10-15 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 10.Mozaik Kongresine katılan Gaziantep Arkeoloji Müzesi Müdür Vekili Dr. Mehmet ÖNAL, kongreye, aralarında ABD, Fransa, Almanya, İtalya, Mısır, Brezilya, Avusturya ve Norveç’in de bulunduğu 20 ülkeden temsilcilerin katıldığını ifade etti. Katılımcılar kongrede ülkelerindeki antik ve çağdaş mozaiklere ilişkin bilgiler ve sunumlar verdiler.Gazinatep Müzesinde sergilenen Zeugma Mozaiklerinin sunumunun da büyük ilgi oluşturduğunu söyleyen ÖNAL, 2008 yılındaki Mozaik Kongresi’nin Gaziantep’te yapılması konusundaki tekliflerinin kabul gördüğünü belirterek,şimdiden hazırlıklara başlandığını ifade etti.Muhtemelen Eylül veya Ekim 2008 tarihlerinde Gazinatep’te düzenlenecek olan 11.Dünya Mozaik Kongresinin Zeugma’nın tanıtımına çok büyük katkı sağlayacağı bir gerçektir.Bu arada bilindigi gibi 2005 yılında yenilenen ve çağdaş bir görünüme kavuşan Gazinatep Müzesi Kültür Bakanlığı tarafından Mart 2006 tarihinde EMYA ödülüne aday gösterilmişti.Kısa adi EMYA olan Avrupa Müzeler Birliginin her yil düzenlemis oldugu yılın en iyi müzesi yarışmasına aday olan 49 müzenin ön elemesi bu ay içinde yapıldı ve Gazinatep Müzesi finale kalan 34 Müze arasındaki yerini aldı.13 Ekim tarihinde Gazinatep Müzesinde incelemelerde bulunan EMYA yetkilileri Müzeye hayran kaldılar.Ön eleme çalışmasında olumlu not alan Gazinatep Müzesi 34 Müzenin yarışacağı 2007 EMYA ödülüne de en yakın Müze olarak degerlendirilmektedir.15 Jüri üyesi bulunan EMYA degerlendirme heyetinin yılın Müzesi ödülüne Gazinatep Müzesini layık görmeleri çok büyük bir olasılık teşkil etmektedir.Zira 2008 Yılında Gaziantep’te düzenlenlenmesine karar verilen 11.Dünya Mozaik Kongresinin ödüllü bir Müzede yapılması yapılacak olan Kongreye ayrı bir nitelik kazandıracaktır.Haziran 2005’te hizmete giren modern binası, teşhir salonları ve son düzenleme çalışmalarıyla daha çağdaş ve modern hale gelen Gaziantep Arkeoloji Müzesi, Tunus BARDO Müzesinden sonra dünyanın ikinci en büyük mozaik müzesi unvanına sahip. Özellikle, EMYA ödülünü almak için yapılan müracaat sonrasında, çok önemli düzenleme çalışmaları yapıldı.Teşhir salonları, ışıklandırma, son kazılardan elde edilen çarpıcı buluntuların da yer aldığı Gaziantep Arkeoloji Müzesinin dünyadaki en önemli müzeler arasına girmeyi amaçlıyor.Mayıs 2007 yılında İspanya’da yapılacak olan final yarışmasında birinci olmak , Gaziantep’in tarihi ve kültürel açıdan da uluslararası alanda tanıtımı için de önemli fırsat olacaktır.Ben Gazinatep Müzesinin EMYA ödülünü alacağına inanıyorum.Yarışmaya kısa bir süre kaldı.Şimdiden Müzemize başarılar diliyoruz.
https://www.kultur.gov.tr/tr/gaziantepmuzesi/// linkinde;Müze Sanal olarak gezilebiliyor.
Yorumlayan: admin tarih 20.02.2007
Gaziantep müzesi gerek içerdiği materyaller gereksede yeni tasarımıyla birlikte her türlü övgüyü hakediyor. Bu onur duyacağımız haberi bize taşıdığınız için teşekkür ederim.
--------------------------------------------------------------------------------
Yorumlayan: Tarhan tarih 20.02.2007
Kültür Bakanlığı,Gaziantep Üniversitesi ve Gaziantep Valiliginin Dünya Mozaik Kongresine işbirligi içinde hazırlanacağından eminim.Böyle önemli bir kongrenin ödül almış bir Müzede yapılması bence de forslu olur.EMYA ödülünden önce bu gelişmelerin jüri üyelerini ömemli ölçü de etkileyecektir.Ancak Admin’in de dedigi gibi Gaziantep Müzesi zaten bu ödüle layık bir müzedir.
--------------------------------------------------------------------------------
Yorumlayan: Gökhan Dokuyucu tarih 20.02.2007
Nizipteki bir müze bu ödüle daha layıktı...
Bu güzel çalışmayı bize sunduğunuz için çok sağolun..
--------------------------------------------------------------------------------
Yorumlayan: ibrahim şimşek tarih 24.02.2007
Teşekürler emeğinize sağlık.müzenin artık değer görmeside gerekiyor...
--------------------------------------------------------------------------------
Yorumlayan: mustafabilici tarih 24.02.2007
Nizip camiasının olmayan müzesi g.antep müzesini ödüllendirdi yinede çok güzel bir olay!!!
Nizip@yahoogroups.com
--------------------------------------------------------------------------------
1- Tahtta oturan bassiz erkek heykeli “Env. No:2850” Belkis’in hekim deresi mevkiinden getirilmistir.
2- Tahtta koltukta oturur ve kucaginda çocugunu tutar vaziyette tasvir edilmis kadin heykeli “En. No:3553”
3- “En No: 3535”
4- “En No: 4118” Belkisdan getirilmislerdir. Keriç tasindan yapilmis ayakta
duran senato üyeleridir.
5- “En No: 3518” Oturan erkek heykeli: Belkisdan bir magarada
bulunmustur, Kireç tasi
6- “En No: 1961” Nis içinde kabartma olarak yapilmis bir senato üyesi.
Belkis hekim deresinden.
7- “En No: 2204” Nis içinde erkek tasviri bulunan küçük bir mezar steli,
Nizip’ten
8- “En No: 6201” Kolossal –Büyük- heykel kollari bacaklar ve bas yok
Belkis höyügünden getirilmistir.
9- “En No: 3526” Çelenk üzerinde kartal bulunan mezar steli. Kireç tasindan
ve Belkis höyügü eteginden getirilmistir.
10- “En No: 4100”
11- “En No: 4101” Roma devri mezar stelini, Tilbasardan.
12- “En No: 2096” Lahit üzerinde çelenkler tasiyan Eroslar ve Meduza
baslari “Korkunç Yaratiklar”bulunmaktadir. Belkis Höyügü eteginden getirilmistir.
13- “En No: 1969” Lahit üzerinde çelenkler tasiyan Eroslar “Gençlik
tanrilari” ve meduza baslari tasvir edilmistir. Nizip-Tilfar köyünden.
14- “En No: 3899” Kari koca yanyana mezar stelleri kireç tasindan
15- “En No: 2205” Belkistan getirilmis Roma devrine aittir.
16- “En No: 1714” Kari koca ve çocuklari yanyana mezar stelleri Romalilar
devrine aittir.
17- Mermer ve kireç tasindan, Roma devrine ait iki heykel
parçasi da yine Nizip
bölgesinden gelmistir.
TILBASAR KALESI
Gaziantep ili, tarihi coğrafya bakımından Kuzey Suriye-Anadolu ve doğu-batı arasında kültürel, askeri ve ticari yollarının üzerinde ve kavşak noktasında yer aldığından, bölge bugünkü Türkiye'nin jeopolitik durumu gibi bir konuma sahiptir. Bu nedenle, tarihin hemen tüm çağlarının kültürlerini yaşamış olduğundan Gaziantep ili içindeki höyük sayısı da 250'den fazladır.
Resim kaynağıBilindiği gibi, höyükler, neolitik çağdan başlayarak aynı yerde yerleşilmesi sonucu maddesel birikimlerin yükselmesiyle oluşmuş kültür ve mimari katmanlarıdır ki bu katmanların her birisi bir köy, kasaba veya yerleşim birimidir. Anadolu'nun insana ait en eski buluntularından sayılan ve Dülük Paleolitik mağarasında bulunmuş olan taş aletlerle, 600 bin yıl öncesinden orta paleolitik devirden başlayarak gelişen kültür hayatında, özellikle Tunç çağlarında Antep ve çevresinde çok parlak ve kalabalık bir yerleşim olduğu görülmektedir.Bölgede Hurri, Hitit imparatorluk, Geç Hitit, Asur, Pers, Hellenistik ve Roma çağları da oldukça hareketli ve yoğun yaşanmış, Bizans ile birlikte İslami dönemler ve özellikle ortaçağdaki Haçlı seferleri sırasında jeopolitik konumundan dolayı bölge, çok önemli tarihi olaylara sahne olmuştur. Gaziantep Müzesi tarafından, katılımlı kazı ve kurtarma kazısı olarak yapılan ve sayısı 35'den fazla olan çalışmalardan ve diğer bilimsel kazılardan elde edilen buluntular müzeyi doldurmuştur. 1998 yılında Müze Müdürlüğü tarafından yapılan 11 arkeolojik kazıdan gelenlerle birlikte Gaziantep Müzesinde toplam 64 bin civarında eser bulunmaktadır. Gaziantep Müze Müdürlüğüne, Arkeoloji Müzesi, Etnografya Müzesi ve İslahiye ilçesindeki Yesemek Açık Hava Müzesi bağlıdır. Ayrıca Müze Müdürlüğü denetiminde tek yapı bazında 693 taşınmaz kültür varlığı ile 221 arkeolojik SİT alanı bulunmaktadır. Öteden beri etraftan toplanmış bazı eserlerin bir araya getirilmesiyle 1944 yılında, Sabahat Göğüş tarafından kurulmuş olan Gaziantep Müzesi, önce Nuri Mehmet Paşa Camiinde görev yapmış, 1969 yılında ise bugünkü binasına taşınmıştır. Resim kaynağıArkeolojik bakımdan çok zengin olan bölgenin potansiyeli sebebiyle müzede kısa sürede genişleme ihtiyacı doğmuş, 1976 yılında başlatılan ek salon çalışmaları uzunca bir süre yarım kaldıktan sonra, mevcut binanın birkaç katı büyüklüğündeki yeni ek bina inşaatı sonuçlanma sürecine girmiştir. Bugünkü mevcut binada beş adet salon bulunmakta olup, genelde mütevazı olmakla birlikte yer yer de iddialı bir sergileme ile yukarıda sayılan tüm dönemler izleyiciye yansıtılmaktadır. Resim kaynağıGaziantep Müzesinde, müzeyi bir tarih deposu görünümünden kurtarmak ve izleyicide sempati uyandırmak amacı ile sergilemede alışılmışın biraz dışına çıkılarak yenilik sayılabilecek denemeler yapılmıştır.
Girişteki ince uzun salonda, genellikle geçici veya periyodik olarak değişen konuları yansıtan sergileme yapılmaktadır. Resim ve karikatür meraklılarını müzeye çekmek için "Arkeoloji" konulu bir karikatür sergisi, tıp-eczacılık-kimya-kozmetik meraklılarına hitap eden "Antik Dönemde Tıp Aletleri" konulu iki vitrin, arkeoloji ve müzeler dünyasındaki son gelişmeleri içeren "Diğer Müzeler ve Arkeoloji Çalışmalardan Haberler" başlıklı bir pano ile çevredeki ören yerlerini tanıtan resimlerin sergilendiği üç adet blok pano yer almaktadır.
Bu salondaki önemli bir bölüm de "Nostalji Vitrinleri"dir. Burada ülkemiz müzelerinde ilk kez olmak üzere, 1864 yılında bakır plaka üzerine çekilmiş ilk fotoğraflar ile 1910 yılındaki ilk modellerden başlayarak günümüze kadar gelen "Fotoğraf Makinalarının Tarihi Gelişimi" isimli 120 parçayı aşkın fotoğraf makinası ve aksesuarları koleksiyonu sergilenmektedir. Resim kaynağıAyrıca yüzyılımızın başlarına ait ülkemizden, Gaziantep'ten ve dünyanın çeşitli şehirlerinden görüntülerin yer aldığı "Kartpostallarla Eskilerden Günümüze" isimli sergi ile eski radyolar, gramofonlar, telefon, yazı makinası, kollu dikiş makinası ve eski saatler ile benzeri eşyalar sergilenerek, izleyicilerin anılarıyla yakın geçmişi yaşamaları ve böylece müzeye yakınlık duymaları amaçlanmıştır.
B. Kronolojik Salon
Resim kaynağıBu salonda, Anadolu ve Gaziantep'teki antik yerleşim yerleri ve kazı merkezleri büyük panolardaki haritalarda tanıtılmakta ve Gaziantep bölgesinin kronolojisi verilmektedir.
Sergileme, birinci bölümde Tabiat Tarih vitrini ile başlamakta, özellikle Dülük ve Fırat kenarı paleolitik taş aletlerinin ve bunların kullanımına yönelik didaktik materyallerin yer aldığı vitrinlerle devam edilmektedir. Kalkolitik ve Tunç Çağları çeşitli dönemlerini yansıtan sergileme, demir çağındaki parlak medeniyetlerden Urartu vitrinleri ile son bulmaktadır. İkinci bölümde ise, Akamenid-Pers, Hellenistik ve Kommagene ile özellikle Roma döneminden kesitler sunan vitrinler yer almaktadır. Bu bölüm, Bizans ve İslami dönemlere ait süslü kaplar ile çeşitli kandillerin sergilenmesi ile sona ermektedir. Salonda ayrıca, "Belkıs-Zeugma kazı buluntuları" ve "Çağlar Boyu Çocuk Oyuncakları" vitrinleri yer almaktadır.
Bu salondaki bir vitrinde, bir Mamut'un iskeletine ait kemikler ile içi doldurulmuş bir Krokodil de sergilenmektedir.
C. Belkıs / Zeugma SalonuKoridor şeklindeki ince uzun salonda, Belkıs kazılarından elde edilen ve özellikle mezar heykeltraşlığını yansıtan heykel ve kabartmalar ile mozaik panolar yer almaktadır.
(M.S. IV. yüzyılda mezar odalarının önündeki teraslara ve koridorlara konulan ve ölülere ait heykel ve kabartmaların oluşturduğu mezar heykeltraşlığı Zeugma nekropolüne özgü bir özelliktir).
Burada ayrıca, 1960'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletlerine kaçırılmış bir mozaik panonun çerçevesi ile Houston kentinde bulunan kayıp parçaların fotoğrafları da sunulmaktadır.
Yeni düzenlenmiş olan bu salonda modern müzecilik anlayışıyla, bir yanda tüm dönemleri içeren bronzdan, inançla ilgili insan ve hayvan heykelcikleri, kült eşyaları, figürinler, damga ve silindir mühürler, süs iğneleri, bilezik ve torklar ile fibulalar, yüzük taşları ve klasik döneme ait kil mühür baskıları ile altın ve gümüş ziynet eşyaları sergilenmektedir.
Diğer yanda ise sikkenin basım ve devirlere göre belirlenen özellikleri ile zaman içindeki değerlerini belgeleyen bilgi panoları bulunmaktadır. Yanındaki vitrinlerde de Grek, Hellenistik, Roma ve Bizans devirleri ile Türk-İslam Dönemi ve Osmanlı çağına ait altın-gümüş ve bronz sikkeler ile Osmanlı dönemi nişanları izleyiciye sunulmaktadır.
Belkıs Salonu ile sergi salonunu birleştiren koridordaki iki eski ahşap vitrinde ise, araştırmacı Sayın Akten Köylüoğlu'nun aslına uygun olarak eski ustalara bizzat yaptırıp Müzeye hediye ettiği "Eski Gaziantep'te Çocuk Oyuncakları" sergilenmekte ve izleyiciye nostaljik duygular yaşatılmaktadır
Resim kaynağıBu salonda, gene Ülkemiz müzelerinde ilk kez olarak 60 panoyla izleyiciye sunulan "Roma Döneminde Bir "Şehrin Kuruluş Öyküsü" isimli, çizgi-resimlerden oluşan bir sergi yer almaktadır.
Ayrıca, Kültür Bakanlığınca yaptırılıp tanıtım amacıyla birçok ülkeye gönderilen "Türk Mimarlık Eserleri" ve "Arkeolojik Kültür Varlıklarımız" ile "Yağmalanan Anadolu" isimli büyük boy fotoğrafların küçültülmüş kopyaları da sergilenmektedir.
Müze Müdürlüğü'nün 1997-98 yıllarında baraj sahalarındaki Eski Tunç Çağı Nekropolündeki 312 mezarda yaptığı kazılardan elde edilen eserler görsel malzeme eşliğinde sergilenmektedir.
Bir mezar, içinin tüm buluntuları ile orjinal olarak yeniden kurulmuştur. Ayrıca, Belkıs/Zeugma antik kentinde yapılan kazılarda bulunan devlet arşivinde yer alan 34.000'den fazla mühür baskısı da optik vitrinlerde ziyaretçiye sunulmaktadır.
Üç büyük panoda ise bölgeden yurt dışına kaçırılan eserlerle, yurt dışında bulunup geri alınan eserler hakkında görsel olarak doküman ve bilgiler sunulmaktadır.
F. Müze Bahçesi
Resim kaynağıMüzenin ön bahçesinde, Hitit ve Geç Hitit dönemi cenaze ziyafetlerini betimleyen bazalttan kabartmalı steller yer almakta.
Yan bahçesinde ise çoğunluğu Belkıs/Zeugma kökenli Roma dönemi erkeğini simgeleyen kartal, kadınını simgeleyen yün sepeti motifli mezar taşları sıralanmaktadır.
Ayrıca dört adet Roma dönemi lahit de bahçeyi süslemektedir. Kazılardan yeni gelen büyük taş eserler ve mozaik panolar da yer darlığından dolayı ön bahçede yeni binanın tamamlanmasını beklemektedir.
Resim kaynağı Ek bina tamamlandığında, özellikle bahçe teşhiri tamamen değişecek olup yepyeni dört salonda mozaik ve heykeltraşlık, Gaziantep Kültürü, Gaziantep'in el sanatları, zenaatkârlar çarşısı, ev ve konak yaşantısı, Barak kültürü, hayat hikayeleri ve eserleriyle Gaziantep'te yetişen ünlü kişiler, sözlü- yazılı ve belgesel kültür varlıklarıyla tam bir şehir müzesi olarak Gaziantep halk kültürü tüm yönleriyle ve modern müzecilik anlayışı içinde ziyaretçiye sunulacaktır.