Ey Rabbimiz bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru! (Bekara 201)
Ey Rabbimiz bize sabır, cesaret ve sebat ver, kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 250)
Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme!
Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmediği işleri de yükleme, bizi affet, bizi bağışla, bize acı, sen bizim Mevlamızsın. Kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 286)
Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi kaydırma! [bizi sapıtma] Bize, tarafından rahmet bağışla! Lütfu en bol olan sensin. (A.İmran
Ey Rabbimiz, iman ettik; günahlarımızı bağışla, bizi Cehennem azabından koru. (A.İmran 16)
Ey Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığı bağışla; ayaklarımızı [yolunda] sabit kıl; kâfirlere karşı bizi muzaffer eyle! (A.İmran 147)
Ey Rabbimiz, Rabbinize inanın diyen davetçiyi [peygamberi] işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al! Ey Rabbimiz, bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamette bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın. (A.İmran 193-194)
Ey Rabbimiz, bize çok sabır ver, müslüman olarak canımızı al! (Araf 126)
Ey Rabbim, beni ve neslimi namazı devamlı kılanlardan eyle; duâmı kabul et, kıyamette hesab olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla! (İbrahim 40-41)
Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat! (Şuara 83)
Resûlullahın bazı duâları
Peygamber efendimiz, biz müslümanların nasıl duâ etmesi gerektiğini bildirmiştir. Bu duâlardan bazıları şunlardır:
Ya Rabbi, sana ve Resûlüne itaat etmemizi ve bildirdiklerinle amel etmemizi nasip eyle!
Ya Rabbi, faydasız ilimden, makbul olmıyan ibâdetten ve kabul edilmiyen duâdan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve her çeşit hastalıktan, gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, sıkıntılardan kötü arkadaştan ve kötü komşudan sana sığınırım!
Bildiğimiz-bilmediğimiz bütün iyilikleri ver, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün kötülüklerden muhafaza et, her işimizin sonunu güzel eyle, dünya sıkıntılarından ve ahıret azabından bizi koru!
Bizi dostlarına dost, düşmanlarına düşman olanlardan ve sabreden ve şükredenlerden eyle!
İşinde sebat eden, nimetine şükreden, ibâdetini güzel yapan, doğru konuşanlardan eyle! Sıhhat, afiyet ve güzel ahlâk ver! Kaza ve kaderine rıza gösterenlerden eyle!
Kulağıma, gözüme sıhhat ver! Küfürden, fakirlik ve kabir azabından, zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.
Kusurlarımızı ört, korkulardan emin kıl ve borçlarımızı ödememizi nasip eyle!
Ölünceye kadar ibâdet etmemizi, ömrümüzün hayırlı amellerle sona ermesini nasıp et ve Cennetini ihsan eyle!
Ya Rabbi, bize dünya ve ahırette güzellik ver ve Cehennem azabından bizi koru!
Kurân-ı kerîmi bitirdiği zaman Resûlullah şöyle duâ okurdu:
Allahım! Kurân-ı kerîm hürmetine bana rahmet eyle, Kurânı bana îmân, nûr, hidâyet ve rahmet kıl, Allahım Kurân-ı kerîmden unuttuğum oldu ise bana hatırlat, anlamadığım olduğu ise bana anlat, gece ve gündüzde Kurân okumayı bana nasib et, Kurân-ı kerîmi lehimde hüccet kıl. Ey âlemlerin Rabbi.
Aksırınca Elhamdülillah demeli, bunu duyan müslüman da, Yerhamükellah yani (Allah sana rahmet etsin.) demelidir! Üçüncü biri varsa Yehdina ve yehdikümullah demelidir! Üçüncü bir kimse yoksa, aksıran cevap olarak aynı şeyi söylemelidir!
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Aksırınca "Elhamdülillah" diyen göz ağrısı görmez.Aksırınca Elhamdülillah diyeni, 70 türlü belâdan korunur.
Banyoya girerken şu duâ okunur:
Allahumme innî eseluke minel-cenneti ve naîmihâ ve eûzu bike minen-nâri ve hamîmihâ (Allahım senden cenneti ve cennet nimetlerini istiyorum, cehennemden ve cehennemin hararetinden sana sığınıyorum)
Banyodan çıkarken:
Elhamdu lillâhillezi ezhebe annîl-ezâ ve âfanî denilir.
Baş ağrısında okunacak dua
Resûlullah, Hazret-i Alîye buyurdu ki: Başın ağrıyınca, elini başına koy ve Haşr sûresinin sonunu Lev enzelnâdan itibaren oku.
Resûlullahın Haşr sûresinin bu kısmını okuduğu zaman, mübârek elini, mübârek başına koyduğu ve: Ölüm hâriç, bu her hastalığa şifâdır buyurduğu bildirilmiştir. (Bu ayetler, ayatı hırz (76) dualarının içinde vardır.)
Cenaze namazı duâsı
Cenaze namazında, birinci tekbirden sonra, sübhâneke (ve celle senâüke ile beraber) okunur. İkinci tekbirden sonra, salli, barik okunur. Üçüncü tekbirden sonra, cenaze duası okunur.
Cenaze duası :
Allahummeğfir li hayyinâ ve meyyitinâ ve şahidinâ ve ğaibinâ ve zekerinâ ve ünsânâ ve sağrinâ ve kebirina. Allahumme men ahyeytehû minnâ feahyihî alâl-islâmi ve men teveffeytehû minnâ fe-teveffehû alâl-iman. Ve hussa hazâl-meyyite bir-ravhi ver-rahati ver rahmeti vel-mağfirati verıdvan. Allahumme in kâne muhsinen fezid fi ihsanihi ve in kâne musîen fetecâvez anhu ve lekkihil-emne val-buşrâ vel-kerametevez-zulfâ. Allahümmecal kabrehü ravdaten minriyadılcinani velatecal kabrehü hufreten minhuferinnirani rabğifirli velivadeyye velilmüminine velmüminati velicemiilmüslimine velmüslimati elahyai minhüm velemvati bi-rahmetike yâ erhamer-rahimin. ( Cenaze kadın ise, ..hussadan sonraki zamirler müennes olarak okunur)
Cenâze duâsı yerine, Rabbenâ âti-nâ..., veya yalnız Allahüm-magfir leh demek veyahut duâ niyeti ile besmelesiz Fâtiha-i şerife okumak da olur. Duâ okumak, meyyitin afvına sebep olur.
Cenaze defin esnasında okunacak dua
Defin esnasında şu yedi sûreyi ve bu duâyı okumak müstehabdır. Bu sûreleri hasta üzerine okumak da müstehabdır. Bu yedi sûre, Fâtiha, Muavvizeteyn (Kul eûzüler), İhlâs, İzâ câe, Kul yâ eyyühel kâfirûn ve İnnâ enzelnâhü sûreleridir. Duâ ise şudur: Allahümme innî eselüke bismikel azîm. Ve eselüke bismikellezî hüve kıvâmüddîn. Ve eselüke bismikellezi yurzeku bihil ibâd. Ve eselüke bismikellezî kamet bihis semâvâtü vel ard. Ve eselüke bismikellezî tuhyî bihil hayyü ve tümîtü bihil-mevtâ. Ve eselüke bismikellezî izâ süilet bihi ateyte ve izâ duiyet bihi ecebte. Rabbe Cebrâile ve Mîkâile ve İsrâfile ve Azrâile. Yâ Bedîas-semâvâti vel-ard. Yâ Zelcelâli vel-ikrâm. Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Vağfir lenâ ve lehü, verhamnâ ve iyyâhü birahmetike yâ erhamerrâhimîn.
Suyu Besmele ile üç nefesde içmeli, her nefesde ağzını bardaktan çekmelidir. Peygamber efendimiz de böyle yaparlardı. Birinci nefeste Rabbine, verdiği nimet sebebiyle şükretmeli, ikinci nefeste, kendisine ortak olmaması için Allahü teâlâya şeytandan sığınmalı, üçüncü nefeste içtiği suyun şifâ olması için Allahü teâlâya niyazda bulunmalıdır.
Her nefesin sonunda da Allahü teâlâya hamd ederse, Elhamdülillah derse içtiği su, diğer su içmesine kadar karnında tesbîh eder. Hadîs-i şerîfde: Günahı çok olan, çok su dağıtsın buyurulmuştur. Peygamberimiz buyurdu ki, Su içeceğiniz vakit, ayakta içmeyiniz! Vücûdünüze zararlıdır. Yalnız abdestten artan su ve zemzem-i şerif ayakta içilir.
Kurban keserken okunacak duâ
Şu duâ okunmalıdır: Allahümme hâzâ minke ve leke inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn. Allahümme tekabbel min fülân bin fülân
Başlanan işin kolay ve hayırlı olması için duâ
Bir işe başlarken, bunun kolay ve hayırlı olması için devamlı şu dua edilmelidir:
Rabbi yessir ve lâ tüassir Rabbi temmim bil hayr.
Duâ kabul olduğunda yapılacak hamd
Duâsı kabul olduğunda, Allahü teâlâya hamd etmelidir. Hadîs-i şerîfde: Sizden biriniz hastalıktan şifâ bulduğu veya seferden döndüğünde duâsının kabûl olduğunu sezerse, şöyle duâ etmelidir: Elhamdü lillâhillezî biizzetihî ve celâlihî tetimmüssâlihât buyurulmuştur. Duânın mânası: Hamd o Allahü teâlâya mahsustur ki, izzeti ve celâli sayesinde bütün iyi işleri tamamlanır.
Giriştiği işi başarır, arzû ettiğine kavuşursa, elhamdü lillâhillezî binimetihi tetimmüs sâlihât der. Arzû ettiğine kavuşmazsa, elhamdü lillâhi alâ külli hâl der. Olmamasında gizli bir hikmet olduğunu düşünür. Çünki işlerin en hayırlısı, şüphesiz Allahü teâlanın ihtiyâr ettiğidir.
Cennet ehlinden olmak için duâ
Şu duâyı yakîn ile inanarak gündüz okuyan kimse gece olmadan ölürse Cennet ehlinden olur. İnanarak gece okuyan sabah olmadan ölürse Cennet ehlinden olur.
Allahümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente halâktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vadike mestetatü eûzü bike min şerri mâ sanatü ebûü leke bi nimetike aleyye ve ebûü bizenbî fağfir lî feinnehû lâ yağfirüzzünûbe illâ ente.
Allahım sen benim Rabbimsin. Senden başka ilâh yoktur. Sen beni yarattın. Ben de senin kulunum. Gücüm yettiği kadar senin vadin ve ahdin üzerineyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Senin bana verdiğin nimetini îtiraf ederim. Günahımı da îtiraf ederim.Beni mağfiret et. Çünki günahları ancak sen bağışlarsın
Küfürden kurtulmak için duâ
Erkek olsun, kadın olsun, her Müslümanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emrlerine, yanî farzlara ve yasak ettiklerine yanî harâmlara uyması lâzımdır. Bir farzın yapılmasına, bir harâmdan sakınmağa ehemmiyyet vermiyenin îmânı gider, kâfir [Allahın düşmanı] olur. Kâfir olarak ölen kimse, kabirde azâb çeker. Âhıretde Cehenneme gider. Cehennemde sonsuz yanar. Af edilmesine, Cehennemden çıkmasına imkân ve ihtimâl yoktur.
Kâfir olmak çok kolaydır. Her sözde, her işde kâfir olmak ihtimâli çokdur. Küfrden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese dahî, hergün bir kerre, Yâ Rabbî! Bilerek veyâ bilmiyerek küfre sebeb olan bir söz söyledim veyâ bir iş yapdım ise, nâdim oldum, pişmân oldum. Beni af et diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak afv olur. Cehenneme gitmekden kurtulur.
Cehennemde sonsuz yanmamak için, hergün muhakkak tevbe etmelidir. Bu tevbeden dahâ mühim bir vazîfe yokdur. Tekrâr bildirelim ki, kul hakkı bulunan günahlara tevbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş namazlar için tevbe ederken, bunları kazâ etmek lâzımdır.
Tecdidi imân:
Yâ Rabbî! Hîn-i bülûgumdan bu âna gelinceye kadar, islâm düşmanlarına ve bid'at ehline aldanarak, edindiğim yanlış, bozuk i'tikâdlarıma ve bid'at, fısk olan söylediklerime, dinlediklerime, gördüklerime ve işlediklerime nâdim oldum, pişmân oldum, bir dahâ böyle yanlış inanmamağa ve yapmamağa azm, cezm ve kasd eyledim. Peygamberlerin evveli Âdem aleyhisselâm ve âhiri bizim sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmdır. Bu iki Peygambere ve ikisi arasında gelmiş geçmiş Peygamberlerin cümlesine îmân etdim. Hepsi hakdır, sâdıkdır. Bildirdikleri doğrudur. Âmentü billah ve bi-mâ câe min indillah, alâ murâdillah, ve âmentü bi-Resûlillah ve bi-mâ câe min indi Resûlillah alâ murâd-i Resûlillah, âmentü billâhi ve Melâiketihi ve kütübihi ve Rüsülihi velyevmil-âhiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallâhi teâlâ vel-ba'sü ba'delmevti hakkun eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resûlüh.
Tecdidi nikah:
Tecdid-i imandan sonra, iki şahid yanında tecdid-i nikah yapmak iyi olur. Kolaylık olmak için, nikahı yenilemeye hanımdan vekalet almalı, iki şahid yanında, Öteden beri, nikahım altında bulunan hanımımı, onun tarafından vekil olarak ve tarafımdan asil olarak kendime nikah ettim demelidir. Camilerde Cuma akşamları yapılan meşhur tecdid-i iman ve tecdid-i nikahı cemaat ile okumak bu hükme dayanmaktadır.
Camide, imam efendi, yukarıdaki ifadeyi cemaat ile birlikte söylerse, cemaat birbirlerine şahid olmuş, hanımından vekalet alanların nikahları tazelenmiş olur.
Cemaat ile birlikte, Allahümme innî ürîdü en üceddidel îmâne vennikâha tecdîden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah. duâsını okuyanlar, İmanınızı La ilahe illallah sözü ile yenileyin! hadis-i şerifindeki emre uymuş olurlar.
Tevhid duâsı
Yâ Allah, yâ Allah. Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah. Yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ afüvvü yâ Kerîm, fafü annî verhamnî yâ erhamerrâhimîn! Teveffenî müslimen ve elhıknî bissâlihîn. Allahümmagfirlî ve li-âbâî ve ümmehâtî ve li âbâ-i ve ümmehât-i zevcetî ve li-ecdâdî ve ceddâtî ve li-ebnâî ve benâtî ve li-ihvetî ve ehavâtî ve li-amâmî ve ammâtî ve li-ahvâlî ve hâlâtî ve li-üstâzî ve li kâffetil müminîne vel-müminât. Rahmetullahi teâlâ aleyhim ecmaîn.
İftar Duâsı
Güneşin battığı iyi anlaşılınca, önce Eûzü ve Besmele okuyup, (Allahümme yâ vâsial-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb) denir. Bir iki lokma iftârlık yiyip, (Zehebezzama vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ) denir ve yemeğe başlanır.
Şeytân ve düşman şerrinden korunmak için
Eûzü Besmele ve Kul eûzü sûrelerini okuyup, sonra Eûzü bi-kelimâtillâhittâmmati min şerri külli şeytânın ve hâmmatin ve min şerri külli aynin lâmme okumalı ve Bismillâhillezî lâ-yedurru maasmihî şeyün filardı velâ fissemâ ve hüvessemîulalim okumalı ve yetmiş kerre Estagfirullah min külli mâ kerihallâhülazîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-hayyel kayyûm ve etûbü okumalı ve hepsini okurken, manâlarını düşünmelidir. Estagfirullah: beni af et yâ Rabbî demekdir ve Allahümme innî eûzü bike min hemezâtişşeyâtîn okumalı, sonra Allahümme innî eûzü bike min azâbil-kabri ve min azâbinnâr ve min fitnetil mahyâ velmemâti ve min fitnetil Mesîhiddeccâl okumalıdır.
Nazar duâsı
Nazar haktır. İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar değer. Nazar hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder.
Peygamberimiz, nazar ile ilgil olarak,Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar Hoşa giden bir şeyi görünce, "Maşaallah la kuvvete illa billah" denirse o şeye nazar değemez. buyurdu.
Sabah-akşam, 3 defa Bismillahillezi la yedurru maasmihi şeyün fil erdi vela fissemai ve hüvessemiulalim okuyan, büyü, nazar ve zulümmden korunur.
Göz değene, Peygamber efendimizin bildirdiği şu tavizi okumalıdır:
Euzü bi-kelimatillahittammati min şerri külli şeytanın ve hammatin ve min şerri külli aynin lammetin
Nazar değen kimseye şifa için Ayet-el-kürsi, Fatiha, Muavvizeteyn (Felak ve nas) ve Kalem suresinin son iki ayetini (ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun lilâlemîne) okumanın muhakkak iyi geldiği bildirimiştir. Ayat-ı hırzı okumak ve üzerinde taşımak da çok faidelidir.
Herkes, bilhassa nazarı değen kimse, beğendiği birşeyi görünce Maşaallah demeli, ondan sonra, ne söyliyecekse, o şeyi söylemelidir. Önce Maşaallah deyince, nazar değmez.
Büyüklerimizin bildirdiği Nazar Duâsı şöyle:
Bismillâhirrahmânirrahîm bismillâhi azîm-iş- şâni şedîd-il birri mâ şâallahü kâne habese hâbisün min hacerin yâbisin ve şihâbin kâbisin. Allahümme innî radedtü ayn-el âini aleyhi ve alâ men ehabb-en-nâsi ileyhi ve fî keyedihî ve kilyetihî lahmün rakîkun ve azmün dakîkun fîmâ lehû yelîku ferci-il basara hel terâ min fütûrin sümmerci-il basara kerrateyni yenkalib ileyk-el basaru hâsian ve hüve hasîr ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun lilâlemîne lâ havle velâ kuvvete illâ billâh-il aliyy-il azîmi Lâ ilâhe illallâhü hısnî, men kâle-hâ dehale hısnî, ve men dehale hısnî emine min azâbî. Sadaka rasûlullahi sallallahü teâlâ aleyhi ve selleme.
Şifa ayetleri
Şifa ayetleri abdestili olarak yazılıp suya konup içilirse hastalıklara şifa olur.
Şifâ âyetleri şunlardır: Tevbe sûresi, ondördüncü âyetinin sonu, Yûnüs sûresi, elliyedinci âyetinin ortası, Nahl sûresi, altmışdokuzuncu âyetinin orta kısmı, İsrâ sûresi, seksenikinci âyetinin baş tarafı, Şü'ârâ sûresinin sekseninci âyeti, Fussilet sûresi, kırkdördüncü âyetinin orta yeridir.
M. Masum hazretleri buyuruyor ki:
Ayet-i kerimenin, duânın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın Ehl-i sünnet itikadında olması, Allahü teâlânın rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır.
Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
Evden çıkarken Ayet-el kürsiyi okuyan, eve dönünceye kadar belâlardan emin olur. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
Evinden çıkarken "Bismillah, tevekkeltü alellah, La havle vela kuvvete illa billah" diyen, tehlikelerden korunur, şeytan ondan uzaklaşır.
Besmele çekerek "Bismillahi mecraha ve mürsaha inne rabbi le gafururrahim" (Hud 41) ayet-i kerimesini okursa, otobüs, tren, taksi gibi her vasıtaya binerken okuyanın kazadan, belâdan, boğulmaktan korunacağı da bildirilmiştir. Yine bir hadis-i şerifte, gemiye binince, Zümer suresinin 67. ayet-i kerimesini okuyanın boğulmaktan emin olacağı bildirilmiştir. (Kurtubi)
Yolculuğa çıkan iki rekat namaz kılmalı ve sadaka vermelidir! Zahid Ebül-Hasen-i Gazvi hazretleri, Yolculuğa çıkarken, Liilafiyi okuyan, bütün kötülüklerden emin olur buyurdu.
Namazdan sonra duâ
Namazlardan sonra, okunması gereken belli duâ yoktur. Herkes ihtiyacına göre duâ eder. Hep aynı duâyı okumak uygun değildir. Ne istediğini şuurlu olarak bilmek gerekir. Ne istediğinin farkında olmadan duâ etmek uygun olmaz.
Belli şeyleri ezberleyip, şiir okur gibi duâ etmek mekruhtur. Duâ, uyanık kalb ile ve sessiz yapılmalıdır! Duâyı yalnız namazlardan sonra ve belli zamanlarda yapmak da mekruhtur. Her fırsatta duâ etmelidir! Namazlardan sonra büyüklerimiz şöyle duâ ederlerdi:
Elhamdülillahi Rabbilâlemîn. Essalâtü vesselâmü alâ resûlinâ Muhammedin ve Âlihî ve Sahbihî ecma'în. Yâ Rabbî! Kıldığım namazı kabûl eyle! Âhir ve âkıbetimi hayr eyle. Son nefesimde Kelime-i tevhîd söylememi nasîb eyle. Ölmüşlerimi afv ve magfiret eyle. Allahümmagfir verham ente hayrürrâhimîn. Teveffenî müslimen ve elhıknî bissâlihîn. Allahümmagfir-lî ve li-vâlideyye ve lilmüminîne vel müminât yevme yekûmül hisâb. Yâ Rabbî! Beni şeytân şerrinden ve düşman şerrinden ve nefs-i emmârem şerrinden muhâfaza eyle! Evimize iyilikler, halâl ve hayrlı rızklar ihsân eyle! Ehl-i islâma selâmet ihsân eyle! Adây-ı müslimîni kahr ve perîşân eyle! Kâfirlerle cihâd etmekde olan Müslümanlara imdâd-i ilâhiyyen ile imdâd eyle! Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbülafve fafü annî. Yâ Rabbî! Hastalarımıza şifâ, dertli olanlarımıza devâ ihsân eyle! Allâhümme innî eselükessıhhate vel-âfiyete vel-emânete ve hüs-nelhulkı verrıdâe bilkaderi bi-rahmetike yâ erhamerrâhimîn. Anama, babama ve evlâdlarıma ve akrâba ve ahbâbıma ve bütün din kardeşlerime hayrlı ömürler ve hüsn-i hulk, akl-ı selîm ve sıhhat ve âfiyet, rüşdü hidâyet ve istikâmet ihsân eyle yâ Rabbî! Âmîn. Velhamdü-lillâhi rabbilâlemîn. Allahümme salli ala..., Allahümme bârik alâ..., Allahümme Rabbenâ âtinâ... Velhamdü lillâhi Rabbilâlemîn. Estagfirullah, estagfirullah, estagfirullah, estagfirullaheazîm elkerîm ellezî lâ-ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh.
Ölüler için okunacak duâ
İnsan, bu dünyada kalmak için yaratılmadı. Ölüm bir köprü gibidir. Sevgiliyi sevgiliye kavuşturur. Ölmek, felaket değildir. Öldükten sonra başına gelecekleri bilmemek felakettir. Ölülere, duâ ile, istiğfâr etmekle, onun için sadaka vermekle yardım etmek, imdâdlarına yetişmek lâzımdır. Ne yapılacaksa biran önce yapılmalıdır. Dinimizde 40.gün 52.gün diye bir şey yoktur. Bunlar Hıristiyanlıktan geçme batıl inançlardır. Resûlullah buyurdu ki: Ölünün mezardaki hâli, imdâd diye bağıran, denize düşmüş kimseye benzer. Boğulmak üzere olan kimse, kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, meyyit de, babasından, anasından, kardeşinden, arkadaşından gelecek bir duâyı gözler. Kendisine bir duâ gelince, dünyanın hepsi kendine verilmiş gibi sevinmekten daha çok sevinir. Allahü teâlâ, yaşıyanların duâları sebebi ile, ölülere dağlar gibi çok rahmet verir. Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için duâ ve istiğfâr etmektir.
Îman ile ölenlere hatim okuyup sevabını bağışlamak, hatm-i tehlîl yapmak, yâni yetmişbin Kelime-i tevhîd okuyup sevabını ruhuna hediye etmek çok faydalıdır. Hadis-i şerifte: Bir kimse, kendisi için veya başkası için yetmişbin aded Kelime-i tevhîd okursa, günahları affolur buyuruldu.
Yetmişbin Kelime-i tevhîdi bir kimse veya birkaç kimse okuyabilir. Hatim de cüzler halinde dağıtılıp kısa zamanda bitirilebilir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Kabristandan geçen kimse 11 ihlas okuyup, sevabını kabirdekilere hediye ederse, ölü adedince sevab verilir.
Bir kimse, farz olsun, nafile olsun, herhangi bir ibâdeti yaparken veya yaptıktan sonra, sevabını, ölü, diri herkese hediye edebilir.
Namaz, oruç, hac, umre, sadaka, Kur'an-ı kerim okumak, evliyanın kabrini ziyaret, kurban, zikr gibi ibâdetlerin sevabları başkasına hediye edilebilir. Hediye edenin kendi sevabından hiç azalmadan, bütün müminlere de sevabı erşir. Yani sevab, hediye edilenlere, taksim edilmeden, her birine bütünü kadar erişir.
Her ibâdetin sevabı, Resûlullah efendimizin mübarek ruhuna da gönderilebilir. İbni Ömer hazretleri, Peygamber efendimiz için umre yapmıştır.
İbn-is Serrac hazretleri de Resûlullah efendimiz için onbinden fazla hatim okumuş, mübarek ruhu için kurban kesmişti.
Şu hâlde, her mümin yaptığı ibâdetlerin sevablarını, başta Peygamber efendimiz olmak üzere, ana-babasına ve bütün müminlere hediye etmelidir! Sevabı hepsine de gider. Kendi sevabından da bir şey eksilmez
Dinimiz çalışarak kazanmayı emretmektedir. Hz.Ömer, Çalışın, kazanın! Çalışmadan rızık beklemeyin! Allahü teâlâ gökten para yağdırmaz buyurdu. Hz.Lokman Hakim de, Çalış, kazan! Çalışmayıp muhtaç olanın dini ve aklı noksandır buyurdu.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
Eve girerken "İhlas" suresini okuyan, fakirlik görmez.
Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kerre "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.
Her gün yüz defa "La havle ve la kuvvete illa billah" diyen fakirlik görmez
Rızık için endişe etmemelidir! Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
Her canlının rızkı Allaha aittir. [Hud 6]
Şeytan, sizi fakirlikle korkutup, fahşaya sürükler (cimriliğe, her türlü kötülüğe teşvik eder.) [Bekara 268]
Şu duâyı okuyan fakirlikten kurtulur demek, o duâ kabul olmuşsa, ona bir çalışma kapısı açılır veya ummadığı yerden rızka kavuşur demektir. Hastalığı için duâ eden de şifaya sebep olan ilaca veya başka bir sebeple sıhhate kavuşur. Çalışmak rızkı artırmaz. Rızkı veren Allahü teâlâdır. Çalışmak sebebe yapışmaktır. Sebeplere yapışmak sünnettir.
İhtiyaçtan kurtulmak, bereketli rızka kavuşmak için sebeplere yapışmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
Ömrüm uzun, rızkım bol olsun diyen, akrabasını ziyaret etsin, görüp gözetsin!)
Sabah uykusu rızka manidir.
İhtiyaçlarını insanlara açan, ihtiyaçtan kurtulamaz. Allahü teâlâya arz eden ise, ihtiyaçtan kurtulur.
Rızka kavuşan çok hamd etsin! Rızkı azalırsa istigfar etsin!
Hamd, "Elhamdülillah", İstigfar, "Estagfirullah" demektir. İstigfar etmek, günahların affına sebep olan iyilikleri yapmaktır.
Fırtınada okunacak dua
Resûlullah Efendimiz şiddetli rüzgârlar eserken dizlerinin üzerine oturup Allahümmecalhâ rahmeten ve lâ tecalhâ azâben, Allahümmecalhâ riyâhan ve lâ tecalhâ lenâ rîhan duâsını okurdu. Yanî Allahım! Bu rüzgârları hakkımızda rahmet kıl, azâb kılma. Yâ Rabbi bunları bizim için rahmet kıl, azab ve elem kılma demektir.
Bir de: Allahümme lâ taktülnâ biğadabike ve lâ tehlüknâ biazâbike ve âfina kable zâlike duâsını okurdu. Burada da Allahım! Bizi gadabınla öldürme, azâbınla helâk etme ve bize âfiyetler ihsân et buyurulmaktadır.
İbni Abbâs buyurdu: Gök gürlerken Sübhânellezi yüsebbihurradü bihamdihî vel melâiketü min hıyfetihî ve hüve alâ külli şeyin kadîr duâsını okuyan yıldırım düşmesinden korunur
Gıybet etmenin kefareti
Gıybet etmenin kefâreti, gıybet ettiği kimse için istiğfar etmek ve onunla helallaşmaktır. Oturduğu yerden kalkmadan, şu duâyı üç defa okur: Allahümmağfir lehü verhamhü ve tecâvez anhü vecal mâ kulnâ fîhi keffâreten li-zünûbihî ve kurbeten ve zülfâ bi-rahmetike yâ erhamer-râhimin yanî, yâ Rabbi, onu mağfiret eyle, ona merhamet eyle, ona merhamet eyle, yaptıklarını bağışla, hakkında konuştuklarımızı günahlarına kefâret, kurbet ve zülfâ eyle. Rahmetinle, ey erhamer-râhimîn, demektir.
Ayrıca, Allahümmagfir lî ve limen iğtebtü, okur. Yarabbi beni ve gıybetini yaptığımı affet,demektir.
İnsandan bir günah sadır olunca, hadiste belirtildiği gibi temiz bir abdest alıp iki rekat namaz kılmalı ve sonra şöyle istiğfar etmelidir:
Estağfirullah estağfirullah, estağfirullahel-kerîmellezi lâilâhe illâhu, el-Hayyel-kayyûme ve etûbu ileyh, tevbete abdin zalimin li nefsihî lâ-yemliku linefsihî mevten velâ hayâten ve lâ nuşûra, ve eseluhut-tevbete vel-mağfirete lenâ innehû huvet-tevâbur-rahîm.
Hastalıkta okunacak dua
Hastalık hâlinde, günahlarına tevbe etmesi sünnettir. Hadîs-i şerîfde: Bir kul hastalanıp, sonra iyileşince, hâli iyi olmazsa, yanındaki hafaza melekleri, biz onu iyileştirdik, ama o âfiyyet bulmadı, yanî hâlini düzeltmedi derler buyuruldu.
Hasta iken şu duâyı çok okur: Lâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şerîke lehü lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü ebeden. Sübhânellahi Rabbil ibâdi ve rabbil bilâd. Vel hamdü lillâhi kesîren tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâl. Vallahü ekberü kebîren, celâlullahi ve kibriyâühü ve azametühü ve kudretühü bikülli mekân. Allahümme in künte kadayte aleyyel mevte fağfirlî verhamnî min zünûbî ve eskinnî cennete adnin.
Hazret-i Âişe anlatır: Resûlullahdan duydum: Birinize derd, keder, hastalık gelince, üç defa Sübhâneke innî küntü minezzâlimîn desin buyurdu. Hazret-i Enes anlatır. Resûlullaha bir köylü gelip, ben hastayım, yediğim içtiğim karnımda durmuyor; iyi olmam için bana duâ et dedi. Resûlullah: Bir şey yediğin veya içtiğin zaman, Bismillâhillezî lâ yedurru measmihî şeyün fil-ardı ve lâ fissemâi ve hüves-semîul alîm, yâ hayyü yâ kayyûm söyle, büyük de olsa, hastalık sana zarar vermez buyurdu.
Peygamberimiz Eshâbına, bütün ağrı ve ateşli hastalıklar için: Bismillâhil kebîr eûzü billâhil azîm min şerri külli ırkın near ve şerri harrin-nâr duâsını okumağı öğretirdi.
Allahumme innî eûzu bike miner-ricsil-habîsil-muhbisi mineş-şeytânir-racîm (Allahım, pislikten, kötü, kovulmuş şeytandan sana sığınırım.)
Tuvaletten çıkınca şu dua okunur:
Elhamdu lillâhillezî ezhebe annî mâ-yuzînî ve emseke aleyye mâ yenfeunî subhaneke ğufrâneke rabbenâ ve ileykel-masîr (Bana eziyet veren şeyi benden gideren, bana yararlı olanı bende bırakan Allaha hamdolsun. Yücesin Rabbim, mağfiretine sığınıyorum, Rabbimiz, dönüş sanadır.)
Hadîs-i şerîfde: Cin ve şeytanlar halâda insanları ifsâd ve eziyyet için beklerler. Sizden biriniz halâya girerken Eûzü billâhi minel hubüsi vel habâis desin buyuruldu.
Yeni hilâli görünce okunacak duâ
Yeni hilâli görünce şu duâ okunur:
Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber lâilâhe illâllah. Allahumme ehlilhû aleynâ bil-emni vel-îmâni ves-selâmeti vel-islâm (Allah en büyüktür. Allahtan başka İlah yoktur. Allahım ayı bize güven, huzur ve İslâm ile geçir.)
Evlilikte ilk gece okunacak duâ
Dâmad, gelinin yanına girince, ikisi de, iki rekat namaz kılmalıdırlar. Sonra dâmad, gelinin kâkülünden tutup: Allahümme bârik lî fî ehlî ve bârik lî ehlî fiyye, Allahümmerzuknî minhâ verzukhâ minnî. Allahümmecmabeynenâ mâ cemate fî hayrin ve ferrik beynenâ izâ ferrakte fî hayrin duâsını okur. Onunla cima edeceği zaman: Allahümme bismike estahleltü fercehâ ve bi emânetike ehaztühâ. Allahümme femâ kadayte şeyen min rahmihâ fecalhü bârren takıyyen, vezalhü müslimen seviyyâ ve lâ tecalhü müfsiden şerîken liş-şeytanî der.
Biri de, cima ederken şeytandan Allahü teâlâya sığınmaktır. Bu esnâda şöyle der: Bismillâhi Allahümme cennibnâ-ş-şeytâne ve cennibi-ş-şeytâne mâ razaktenâ, yani şeytanı bizden ve bize verdiğin çocuktan uzak eyle der. Bu durumda kendilerine çocuk verilirse, şeytan ona zarar veremez.
Çocuğa isim koyarken
Abdestli olarak ayakta kıbleye dönüp, çocuğun sağ kulağına ezan ve sol kulağına kaamet okuduktan sonra verilen isim çocuğun kulağına söylenir. Peygamber efendimiz kendisine bir çocuk getirildiğinde Allahümmecalhü berren ve takıyyen ve enbetehü fil-İslâmi nebâten diye dua ederdi. Resûlullah efendimiz, çocuğa güzel isim verilmesini emir buyurmuştur.
İsm-i a'zam duâsı
İsm-i a'zâm duâsı, kesin belli değildir. Peygamber efendimiz, ism-i a'zâm duâsı hakkında bazı işaretler bildirmiştir.
Hz. Âişe vâlidemiz anlatır: Resûlullah, duânın kabul olmasına sebep olan ism-i a'zâmı bilip bilmediğimi sordu. Bilmediğimi söyleyince, Yâ Âişe onu öğretmek, onunla dünya için birşey istemek uygun olmaz buyurdu. Kalkıp abdest aldım ve iki rek'at namaz kılıp, Allahümme innî ed'ûkellah ve ed'ûkerrahmân ve ed'ûkelberrerrahîm ve ed'ûke biesmaikelhusnâ külleha mâ alimetü minhâ ve mâ lem a'lem entagfirelî ve terhamenî duâsını okudum. Gülümsiyerek İsm-i a'zâm, okuduğun duânın içindedir buyurdu.
Peygamber efendimiz, Allahümme innî es-elüke bienne lekelhamde lâ ilâhe illâ ente yâ hannân, yâ mennân, yâ bedîassemâvâti vel erdı, yâ zel-celâli vel-ikrâm okuyan kişiye buyurdu ki:
İsm-i a'zâmla dilekte bulundun, bununla duâ edilince, o duâ kabûl olur ve bu duâ ile bir dilekte bulununca, dileği yerine gelir.
Başka bir zaman da, İsm-i a'zâm, "Ve ilâhüküm ilâhün vahid, lâ ilâhe illâ hüverrahmânürrahîm" âyeti ile "Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm" âyeti içindedir buyurdu.
Hazret-i Alinin bildirdiği ism-i azam duâsı var. Bu duâya sımsıkı sarılın. Çünkü o Arş-ı a'zamın hazinelerinden bir hazinedir. buyurduğu duâ şöyle:
"Allahümme innî es'elüke yâ âlimel hafiyye, ve yâ men-is-semâu bikudretihi mebniyye, ve yâ men-il-erdu biizzetihi mudhıyye, ve yâ men-iş-şemsü vel-kameru binûri celâlihi müşrika ve mudıyye ve yâ mukbilen alâ külli nefsin mü'minetin zekiyye ve yâ müsekkine ra'b-el-hâifîne ve ehl-et-takıyye, yâ men havaicul-halki indehü makdıyye, yâ men necâ Yûsüfe min rıkk-il-ubûdiyye, yâ men leyse lehü bevvâbün yûnâdî velâ sâhibun yağşa ve lâ vezîrun yu'tî ve lâ gayruhu rabbün yud'a ve lâ yezdadu alâ kesretil-havaici illâ keremen ve cûden ve sallallahu alâ Muhammedin ve âlihi ve a'tini süâli inneke alâ külli şey'in kadîr."
Duâya, e'ûzü besmele, Allahü teâlâya hamdü senâ ve Resûlüne salâtü selâm ile başlamalıdır! Peygamber efendimiz, duâya başlarken, Sübhâne Rabbiyel aliyyil a'lel vehhâb derdi. Allahü teâlâ, salevât-ı şerîfeyi kabûl eder. Duânın başı ve sonu kabûl olunca ortasının kabûl olmaması düşünülmez.
Peygamber efendimiz, Allahü teâlâya günah işlemiyen dil ile duâ edin buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı suâl edilince, Birbirinize duâ edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir buyurdu. Yine buyurdu ki: Duânın kabûl olması için iki şey lâzımdır. Duâyı ihlâs ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâldan olmalıdır.
Cefer-i Huldî hazretleri buyurdu ki: Birşeyin kaybolduğu veya bir kimse ile buluşmak istediğin zaman, yâ câmian-nâsi li-yevmin lâ raybe fîh, innallahe lâ yuhlifül mîâd, icma beynî ve beyne ... deyip, kimle ve neyle buluşmak istiyorsa, beni onunla buluştur söyleyip, noktaların olduğu yerde onun ismini belirtir. Böyle söylersem, Allahü teâlâ muhakkak seni o şey veya o kimse ile buluşturur. Bunu söylediğim her zaman, duâm kabûl edildi.
Çocuk konuşmaya başlayınca
Çocuk konuşmağa başlayınca, en önce Lâ ilâhe illâllah kelimesi ona öğretilir. Bu yedi defa ona telkîn edilir. Sonra ona: Fe teâlâllahül melikül hakku lâ ilâhe illâ hüve Rabbül arşil kerîm âyeti telkîn edilir. Sonra Âyet-el kürsîyi ve Haşr sûresinin sonu olan Hüvallahüllezîyi okuyup öğretir. Düzgün konuşması, kekemelikten kurtulması için rabbişrahlî sadrî veyesirlî emrî vahül ukdeten min lisânî yefkahü kavlî ayetini okumalıdır
Kötülerin şerrinden kurtulmak için duâ
Resûlullah Efendimiz, düşmandan çekindiği zaman: Allahümme innâ necalüke fî nuhûrihim ve neûzü bike min şurûrihim derdi.
Öfkeli halde edilecek dua
Kızgınlık halinde şöyle duâ edilir: Allahummâğfir lî zenbî vezheb ğâyza kalbî ve ecirnî mineş-şeytânir-racîm (Allahım, günahımı bağışla, kalbimin öfkesini gider, beni kovulmuş şeytandan uzak tut.)
Salevatı- şerife okumak
Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemin ismini işitenin ömründe bir defa salevat getirmesi farz, okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince ilkinde söylemek vacip, tekrarında müstehaptır. Salevatın çeşitleri çoktur. Namazların son oturuşunda okunan salli barikler salevattır. Peygamber efendimize salevat getirmek için Allahümme salli ala Muhammed ve ala ali Muhammed demek kâfidir. En kısa salevat budur. Namazda okuduğumuz, Salli barikleri okumak daha sevabdır. Peygamber efendimize salevat-ı şerife getirmenin fazileti çoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Cebrail aleyhisselam "Sana kim salevat okursa, 70 bin melek ona salât okur. Meleklerin salât okuduğu kimse Cennet ehli arasına girer" dedi. İşi güçleşen, salevat okumayı çoğaltsın! Çünkü salevat, bütün sıkıntıları giderir, rızıkları artırır, işlerin hayırla bitmesini sağlar. Salevat, Sıratta nur, salevat okuyan da nur ehli olur. Nur ehli olan da Cehennem ehli olmaz. Peygamberimiz buyurdu ki, Her kim günde yüz defa salevât-ı şerife okursa, kıyâmet gününde güneşin sıcaklığından kurtulup, Arşın gölgesi altında benimle berâberdir. Ve her kim benim için bir salevât-ı şerife getirirse, rahmet melekleri onun günahlarının affolması için duâ ve istiğfar ederler.
Secdede duâ
Namaz kılarken secdede duâ edilmez. Ancak bazı nafile namazlarda, secdede iken duâ edilir. Namaz kılmadan da secdeye kapanıp duâ etmek iyi olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: Kulun Rabbine en yakın hali secdede ikendir. Öyle ise, secdede çok duâ edin. Rükû ve secdede duâya gayret edin. Bu duâ kabule layıktır. Secdede 3 kere, Rabbiğfirli diyen secdeden kalkmadan mağfiret olur.
Teheccüd namazından sonra okunacak duâ
Hz. Peygamberin, teheccüd namazına kalktığı zaman okuduğu duâ: İbni Abbas hazretleri Peygamber Efendimizin teheccüd namazına kalktığı zaman şu duayı okuduğunu bildirmiştir: Allâhumme leke-l-hamdu ente kayyimus-semâvâti vel-ardi ve men fîhinne, ve lekel-hamdu ente melikus-semâvâti vel-ardi ve men fîhinne, ve lekel-hamdu ente nûrus-semâvâti vel-ardi ve men fîhinne, ve lekel-hamdu entel-hakku ve vadukel-hakku ve likauke hakkun ve kavluke hakkun vel-cennetu hakkun ven-nâru hakkun ven-nebiyyune hakkun ve Muhammedun hakkun ves-sâatu hakkun Allahumme leke eslemtu ve bike âmentu ve aleyke tevekkeltu ve ileyke enebtu ve bike hasamtu ve ileyke hakemtu feğfir lî ma kaddemtu vemâ ahhartu vemâ asrartu vemâ alentu entel-mukaddimu ve entel-muahhir velâ ilâhe illâ ente evlâ ilâhe ğayruke velâ havle velâ kuvvete illâ billâh.
Uykuda korkanın okuyacağı duâsı
Eûzu bi-kelimâtillâhit-tammâti min-ğadabihi veşerri ibadihi ve min hemezâtiş-şeyâtîni ve en yahdurûn (Allahın gazabından ve kullarının şerrinden, şeytanların uğramasından ve gelmesinden tüm kelimeleriyle Allaha sığınırım). Namaza uyanabilmek için: Uyumadan önce, İnnâateynâ (5 suresini) okuyanın ve sabah namazına kalkabilmesi için Allaha sığınanın namaza kalkması kolay olur.
Vesveseden kurtuluş duâsı
İmam-ı Gazalî hazretleri buyurdu ki: Her insana musallat olan en az bir şeytan vardır. Şeytanın vereceği vesveselerden korunmaya çalışmalıdır! Şeytan cahillere daha çok musallat olur. Dinini iyi bilene vesvese veremez. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: Kanın damarlarda dolaştığı gibi, şeytan da, insanın vücudunda dolaşır. Açlıkla [az yemekle, oruç tutmakla] onun yollarını daraltın! Şeytan, kalbe vesvese verir. Allahü teâlânın ismi söylenince hemen kaçar. Söylenmezse vesvese vermeye devam eder. Vesvese, duâ ederek, zikrederek azalır ve yok olur. Bunun için, bilhassa günah işleme meyli olduğu zaman, hemen Allahı hatırlamaya, onu anmaya çalışmalı, istigfar, salevat ve duâ okuyarak şeytanı uzaklaştırmaya çalışmalıdır! Günahlara tevbe etmelidir! Şeytanın vesvesesinden ve sıkıntılardan kurtulmak için, hergün şu duâyı okumalıdır: Ya Allah-ür-rakib-ül-hafiz-ür-rahim. Ya Allah-ül-hayy-ül-halim-ülazim-ür-rauf-ül-kerim. Ya Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kaimü ala külli nefsin bima kesebet, hul beyni ve beyne adüvvi!
Elbise giyerken okunacak duâ
Elbise giyerken şu duâ okunmalıdır: Elhamdü lillâhillezî kesânî hâzessevb ve rezekanîhi min gayri havlin minnî ve lâ-kuvveh. Resûlullah her yeni elbise giydiği zaman bu duâyı okurdu: Elhamdü lillâhillezî kesânî mâ ûriye bihi avretî. Elbise giyerken sağdan başlamalı, çıkarırken soldan çıkarmalıdır. Resûlullah Efendimiz böyle yapardı. Giyinirken Allahü teâlâya hamd eder, şöyle duâ ederdi: Allahümme lekel hamdü. Ente kesevtenîhi. Eselüke min hayrihi ve hayri mâ sunia lehu ve eûzü bike min şerrihi ve şerri mâ sunia lehü. Mânası: Allahım, hamd sana mahsustur. Sen bana bu elbiseyi giydirdin. Senden onun hayırlı olmasını ve ne için yapılmış ise, onun da hayırlı olmasını dilerim. Onun şerrinden ve ne için yapılmış ise o şeyin de şerrinden sana sığınırım
Yağmur duâsı
İstiska, yağmur duâsı için sahraya çıkmak demektir. Hamd ederek, istigfar okuyarak duâ edilir. Peygamber efendimiz ve Eshab-ı kiram ve islâm âlimleri yağmur duâsı yaptılar. Sahrada iki rekat namaz kılınır. İmam, asaya dayanıp hutbe okur. Sonra kıbleye dönüp avuçlarını semaya karşı açık olarak omuz hizasına kadar kaldırıp ayakta duâ eder. Hazır olanlar oturarak amin derler. Yalnız yağmur duâsında eller omuzdan yukarı kaldırılır. Bir şey istemek için yapılan duâlarda, avuçları semaya karşı açılır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Allahü teâlâ, ellerini kaldırıp da duâ edenin duâsını kabul etmemekten hayâ eder. Hastalık, kıtlık ve düşmandan kurtulmak için yapılan duâlarda avuç içleri yere çevrilir. Yağmur duâsında, ara vermeden 3 gün çıkmak, eski yamalı elbise giymek, duâya giderken sadaka vermek, 3 gün oruç tutmak, çok tevbe-istigfar etmek, kul haklarını ödemek, hayvanları da çıkartıp yavrularından ayrı bulundurmak, ihtiyarları ve çocukları da çıkarmak sünnettir. Kâfir, dinsiz, getirilmez. Bebekler analarından ayrı bulundurulur. Elbiseler ters çevrilmez.
Bir zarar meydana geldiğinde okunacak duâ
Bir ziyan halinde şöyle duâ edilir: Asâ rabbunâ en-yubdilenâ hayran minhâ innâ ilâ rabbinâ râğibûn. (Ola ki Allah onun yerine bize ondan daha hayırlısını vere. Biz Rabbimizi arzu ediyoruz.)
Zemzem suyu
Zemzem suyu ikrâm edildiğinde, güzel kokuda olduğu gibi geri çevirmemeli, almalıdır. Su içtikten sonra Resûlullahın yaptığı gibi: Elhamdü lillâhillezî cealehü azben fürâten birahmetihî ve lem yecalhü milhen ücâcen bizünûbî duâsını okumalıdır. Duâda, rahmeti ile suyu tatlı yapıp günahların sebebi ile acı bir tuz hâline getirmeyen Allahü teâlâya hamd olsun denilmektedir. Zemzem ne niyetle içilirse ona faydası olur. Bunun için, şifa için, sıkıntıdan kurtulmak için, son nefeste iman ile ölmek için... Onun için niye çok ihtiyacımız varsa ona niyyet edip içmeli. Birden fazla şeye de niyyet edilebilir.Zemzem içmeyi bir nimet bilmelidir.Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: Zemzem, doyurucu ve hastaya şifa vericidir. Zemzemi, belalardan korunmak niyeti ile içeni Allah korur. Abdullah ibni Mübarek hazretleri, (Resûlullah Zemzem, içildiği niyete göre faydalı olur buyurduğu için, ben de kıyamette susuzluktan kurtulmak için zemzemi içiyorum) derdi. İbni Abbas hazretleri de, zemzem içerken, Allahümme inni eselüke ilmen nâfian, ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin ve sekâm.Ya Rabbi, senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü hastalıktan şifa istiyorum diye duâ ederdi.