Olmadan - Şemseddin Sivasi
Çarşamba, 11 Kasım 2009 14:20 Şiir e-Posta Yazdır PDF
Vâsıl olmaz kimse Hakk’a cümleden dûr olmadan
Kenz açılmaz şol gönülde tâ ki pürnûr olmadan
Sür çıkar ağyârı dilden tâ tecellî ede Hakk
Pâdişâh konmaz saraya, hâne mamûr olmadan
Hakk cemalin Kâbe'sini kıldı âşıklar tavaf
Yerde Kâbe, gökyüzünde Beyt-i mamûr olmadan
Mest olanların kelâmı kendiden gelmez veli
Ya niçin söyler Ene’l-Hak, kişi Mansûr olmadan?
Mest olup meydane geldim ta ezelden ta ebed
İçmişem aşkın şarabın âb-ı engûr olmadan
"Mûtû kable en temûtû"* sırrına mazhar olan
Haşr-ü neşri bunda gördü nefha-i sûr olmadan
Âşıkın çok derdi amma sırrın izhâr eylemez
Söylemesi terk-i edeb çünki destûr olmadan
Bir acaîb derde düşmüş tutuşur Şemsî müdâm
Hakk'a makbûl olmak ister, halka menfûr olmadan
Şemseddin Sivasi
MÜSLÜM AMMİ SORMADAN BU GÜNKÜ TÜRKÇEMİZLE ŞİİRİ TEKRAR ATIYORUM
1. Her şeyden uzak olmadıkça kişi Hakk'a vasıl olamaz
Gönül pürnûr olmadıkça da hazine(kenz) açılmaz
(Burada "kenz-i mahfî" diye de bilinen kutsî hadis'e atıf yapılmış olabilir. "Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim ve kâinatı yarattım")
2. Gönülden Allah'tan gayrısını çıkar ki Hakk tecelli etsin
Hâne mamûr olmaz ise padişah saraya teşrif etmez
3. Daha yerde Kâbe ve gökyüzünde Beyt-i Mamûr yok iken
Hakk cemâlinin Kâbe'sini aşıklar tavaf etmiştir
(Beyt-i Mâmur: İslâm inancına göre yedinci kat semâda bulunduğuna ve Kâbe'nin izdüşümünde olup meleklere kıble ve tavaf mekânı olduğuna inanılan kutsal binâ)
4. Mest olanların sözlerine bakıp aldanma, o sözler kendi sözleri değildir
Öyleyse bir kişi Hallac-ı Mansûr olmadan neden "Ben Hakk'ım" der?
5. Mest olup meydana geldim ezelden ebede kadar
Daha üzüm şarabı olmazdan evvel aşkın şarabından içmişim
6. "Ölmeden evvel ölünüz" hadis-i şerîfindeki sırra mazhar olanlar
Mahşer günü ölülerin diriltilip dağıtılmalarını Sûr'a üflenmeden önce bu sırda görmüşlerdir.
7. Âşıkın derdi çoktur amma sırrını açığa vurmaz
Çünkü destûr olmadan bu sırrı açıklaması edepsizliktir
8. Bu Şemseddin bir acayip derde düşmüştür ve her daim yanmaktadır
İnsanların nefret ettiği bir kişi olmadan Rabbine de makbûl olmak ister
İşitin Ey Yarenler Aşk Bir Güneşe Benzer
İşitin ey yarenler aşk bir güneşe benzer
Aşkı olmayan kişi misali taşa benzer
Taş gönülde ne biter dilinde ağu tüter
Nice yumşak söylese sözü savaşa benzer
Aşkı var gönlü yanar yumuşanır muma döner
Taş gönüller kararmış sarp kah kışa benzer
Ol sultan kapısında hazreti yapısında Aşıkların yıldızı her dem çavuşa benzer
Geç Yunus endişeden gerekse bu pişeden Ere aşk gerek evvel ondan dervişe benzer
Yunus Emre
Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur
Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur
Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez
Bir dem cehalette kalır, nesne bilmez nadan olur
Bir dem dev olur ya peri, viraneler olur yeri
Bir dem uçar BELKIS ile sultan-ı ins u can olur
Bir dem varır mescitlere, yüz sürer anda yerlere
Bir dem varır deyre girer, incil okur ruhban olur
Bir dem gelir İSA gibi ölmüşleri diri kılar
Bir dem girer kibr evine, Firavn ile Haman olur
Bir dem döner CEBRAİLE rahmet saçar her mahfile
Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olur