Nizip.com
Üye ol
Genç Muhabbet

İSİMLERİMİZ VE ANLAMLARI

Görüntülenme: …

nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#113296
YA'KUB: (Ar.) Er. 1. Erkek keklik. 2. İbranice, "Takib eden, izleyen". Hz. Yusuf (a.s.)'un babası ve Kur'anı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden (Hz. YaTcub). Hz. İshak (a.s.)'m oğlu. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
YABAN: (Fars.) Er. 1. Yabancı. 2. Issız kır, ova, çöl, sahra. 3. Dışan, başka ülke, gurbet. 4. Ekin tarlası.
YABAN GÜLÜ: (Fars.) Ka. 1. Kır gülü. Bozkır çiçeği. 2. Kuşburnu.
YABAR: (Tür.) Er. Güzel koku, misk.
YABENDE: (Fars.) Bulucu, bulan. Keşfeden. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YABGU: (Tür.) Er. Eski Türk devletlerinde "hükümdar" anlamında kullanılan bir unvan.
YADE: (Fars.) Ka. Hatıra.
YADİGAR: (Fars.) Bir kimseyi ya da bir olayı anımsatan kimse. Bırakılan anı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAFES: (Ar.) Er. Hz. Nuh (a.s.)'un üçüncü oğlu. Tufandan sonra Hazar denizinin kuzeyine yerleşmiştir. Türk soyunun atası olduğu söylenir.
YAĞAN: (Tür.). Yağmur, kar. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAĞIN: (Tür.) Er. 1. Yağmur. 2. Düşman yağı. 3. Yiğit. 4. Arka, sırt. YAĞINALP: (Tür.) Er. (bkz. Yağın).
YAĞIZ: (Tür.) Er. 1. Esmer. 2. Doru. 3. Yiğit. 4. Bakımlı hayvan.
YAĞIZALP: (Tür.) Er. Esmer, güçlü yiğit.
YAĞIZBAY: (Tür.) Er. Esmer kimse.
YAĞIZER: (Tür.) Er. Esmer kimse. YAĞIZHAN: (Tür.) Er. 1. Esmer hükümdar. 2. Yeğni, katı, cesur han.
YAĞIZKAN: (Tür.) Er. Asil, soylu kan.
YAĞIZKURT: (Tür.) Er. Esmer, güçlü, kuvvetli kimse.
YAĞIZTEKİN: (Tür.) Er. Esmer, güçlü, erkek.
YAĞMUR: (Tür.) Ka. Gökten damlalar halinde düşen su.
YAĞMURCA: (Tür.) Er. Bir tür geyik. Dağ keçisi.
YAHŞİ: (Tür.) Er. 1. İyi, güzel, çok güzel. 2. Yiğit, yakışıklı. 3. Toy, deneyimsiz genç.
YAHŞİBAY: (Tür.) Er. İyi tanınan, saygın kimse.
YAHŞİHAN: (Tür.) Er. Genç, güzel hükümdar.
YAHYA: (İbr.) Er. 'Allah lütufkardır" anlamında. Kur'ân! Kerim'de 5 yerde ismi geçen ve Zekeriyya (a.s.)'nm oğlu olan peygamber.
YAKAZ AN: (Ar.) Ka. (bkz. Yakzan).
YAKTIN: (Fars.) Er. Kabak. Kavun, karvpuz, hıyar gibi toprakta uzanıp, yetişen bitki.
YAKUT: (Ar.) 1. Parlak kırmızı, şeffaf kıymetli taş. 2. Sibirya'nın kuzey kısmında yaşayan bir Türk kavmi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAKZAN: (Ar.) Er. Uyanık, gözü açık.
YALABUK: (Tür.) Er. 1. Güzel, yakışıklı, sevimli. 2. Parlak, ışıltılı. Şimşek. 3. Çevik, atik, işgüzar. 4. Kavgada üstün gelen.
YALAP: (Tür.) Er. 1. Parıltı. 2. İvedi, hızlı, çabuk. 3. San renkli bir kuş. 4. Şimşek.
YALAVAC: (Tür.) Er. Peygamber, elçi.
YALAZ: (Tür.) Er. 1. Alev. 2. Bayrak.
YALAZA: (Tür.) Alev. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALAZABEY: (Tür.) Er. Ateş gibi.
YALAZALP: (Tür.) Er. Alev gibi
parlak yiğit.
YALAZAN: (Tür.) Berk, şimşek.
Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALAZAY: (Tür.) Ayın kırmızı ışıklar açar hali. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALÇIN: (Tür.) Er. 1. Sarp. 2. Düz kaygan. 3. Parlak, cilalı.
YALÇINER: (Tür.) Er. (bkz. Yalçın). Çetin, sert ve yiğit.
YALÇINKAYA: (Tür.) Er. bkz. Yalçın.
YALÇUK: (Tür.) Er. 1. Parlak, parlayan. 2. Elçi.
YALDIRAK: (Tür.) Er. Ak, parlak, ışıltılı.
YALE: (Fars.) Sığır boynuzu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALGIN: (Tür.) Er. 1. Serap, ılgın. 2. Alev.
YALIM: (Tür.) Er. 1. Alev, ateş. 2. Kılıç, bıçak vb. kesici yüzü. 3. Kaya. Sarp yer, uçurum. 4. Şimşek. 5. Kuvvet, kudret. 6. Onur, derece. 7. Çalım, gurur.
YALIN: (Tür.) 1. Gösterişsiz, sessiz, sade. 2. Alev, ateş. 3. Taş, büyük kaya. 4. Çıplak, örtüsüz. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALINALP: (Tür.) Er. (bkz. Yalın).
YALINAY: (Tür.) (bkz. Yalın). Ayın en görkemli ve sade görüntüsü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALINÇ: (Tür.) Er. Karışık olmayan, sade, yalın, yapılması ve anlaşılması kolay olan.
YALKI: (Tür.) Er. 1. Yalın, tek. 2. Işın.
YALKIN: (Tür.) Er. (bkz. Yalgın).
YALMAN: (Tür.) Er. 1. Kılıç, kama, bıçak, mızrak'ın ağzı veya ucu. 2. Sarp, dik. Eğik, eğinik.
YALTIR: (Tür.) Er. Parlak, parlayan.
YALTIRAK: (Tür.) Er. 1. Işık, parıltı. 2. Kuyruklu yıldız. YALTIRAY: (Tür.) Er. (bkz. Yaltır). Ayın ışıltısı.
YALVAÇ: (Tür.) Er. (bkz. Yalavaç).
YAMAÇ: (Tür.) Er. 1. Dağın ya da tepenin herhangi bir yanı. Karşı. Yan. 2. Yakın. 3. Bedel, karşılık.
YAMAN: (Tür.) Er. 1. Kötü, korkulan, şiddetli. 2. Cesur, güçlü. 3. İşbilir, kurnaz, becerikli.
YAMANER: (Tür.) Er. Güçlü, cesur erkek.
YAMANÖZ: (Tür.) Er. Özü güçlü olan.
YAN AÇ: (Tür.) Er. Yön, taraf.
YANAL: (Tür.) Er. 1. Yanda olan, yana düşen. 2. Alaca, değişik renkli. 3. Kırmızı pembe. 4. Nehir yatağı.
YANAR: (Tür.) Er. 1. Parlayan, parıldayan. 2. Kaplıca. 3. Aralık ve Ocak ayı.
YANIK: (Tür.) Er. 1. Yanmış olan, esmer. 2. Duygulu, dokunaklı. 3. Kavruk, gelişmemiş. 4. Aşık.
YANIKER: (Tür.) Er. Aşık, vurgun
kimse.
YANKI: (Tür.) Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAPINCAK: (Tür.) Ka. Seyrek taneli, kırmızı bereli bir üzüm türü.
YAPRAK: (Tür.) Ka. 1. Bitkilerde ekseriya klorofılli, yeşil renkli, çeşitli şekil ve yapıda olan soluk almaya yarayan uzantı. 2. Kitap yaprağı, varak.
YAREN: (Fars.) Er. Arkadaş, dost, yakın dost.
YARIDİL: (Fars.) Gönül arkadaşı, sevgili. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YARKAYA: (Tür.) Er. Sarp, uçurumlu kaya.
YARKIN: (Tür.) Şimşek, ışık, ışıklı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YARLIK: (Tür.) Er. 1. Buyruk, ferman. Yasa, kanun. 2. Yoksul, acınan. 3. Bağış, lütuf.
YARUK: (Tür.) Er. Işık, aydınlık, parlaklık, parıltı.
YASA: (Tür.) Er. Sevinç memnuniyet, beğenme ve alkış ifade eder, yaşasın, ömrü çok olsun, aferin.
YASAN: (Tür.) Er. 1. Tertip, düzen. 2. İmge, belirti. 3. Bir işi yapma isteği, karar. 4. Öngörü. 5. Baskın.
YASAVUL: (Tür.) Er. 1. Koruyucu muhafız. 2. İlhanlılar devrinde ordu müfettişliği yapan kimse. 3. Jandarma, polis.
YASEMİN: (Fars.) Ka. Zeytingillerden, güzel kokulu ve ekseriya beyaz veya san çiçek açan sanlgan ağaççık (jasminum).
YASER: (Ar.) Er. Bolluk, varlık, zenginlik, varlıklılık.
YASiN: (Ar.) Er. Kur'anı Kerim'in 36. suresinin başlangıcı. Asıl manası bilinmemekle birlikte, "Ey insan, Ey Seyyid" gibi muhtelif anlamlar çıkarılmıştır.
YASUN: (Tür.) Er. 1. Tarz, üslup, töre. 2. Doğa, tabiat.
YAŞAM: (Tür.) Doğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAŞANUR: (Tür.) (bkz. Yaşa). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAŞAR: (Tür.) Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan adlardır. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAŞIK: (Tür.) Er. Işık, parıltı, parlaklık.
YAŞIL: (Tür.) Er. 1. Yeşil. 2. Erkek ördek.
YAŞIN: (Tür.) 1. Işık, parlaklık. 2. Gizli. 3. Şimşek.
YATMAN: (Tür.) Er. Boyun eğen, uysal, yumuşak başlı kimse.
YATUK: (Tür.) Er. 1. Kanun, santur vb. sazların genel adı. 2. Saklanan kullanılmayan şey. 3. Tembel.
YAVER: (Fars.) Er. Yardımcı.
YAVEŞ: (Tür.) Er. 1. Ağırbaşlı, yumuşak huylu, sakin. 2. Şefkatli, sevecen.
YAVUZ: (Tür.) Er. 1. Yaman güçlü, güzel. 2. Sert, şiddetli, çetin, keskin.
3. Fevkalade, ala, müstesna. 4. Kötü, fena azgın. Yavuz Sultan Selim. Hilafetin Osmanlılara geçmesini sağlayan dokuzuncu Osmanlı padişahı.
YAVUZALP: (Tür.) Er. (bkz. Yavuz). Çetin ve mücadeleci yiğit.

YAVUZAY: (Tür.) Er. (bkz. Yavuz). Ayın en güzel hali.
YAVUZCAN: (Tür.) Er. Güçlü kişiliği olan kimse. J J|
YAVUZER: (Tür.) Er. Cesur, güçlü erkek.
YAVUZHAN: (Tür.) Er. Güçlü hükümdar, hakan.
YAY: (Tür.) Er. 1. Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç ya da metal çubuk. 2. Burç.
YAY ALP: (Tür.) Er. (bkz. Yay).
Sportmen.
YAYBÜKE: (Tür.) Er. (bkz. Yay).
YAYGIR: (Tür.) Er. Gökkuşağı.
YAYLA: (Tür.) Ka. Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler.

YAZGAN: (Tür.) Er. Yazan, yazar.
YAZGANALP: (Tür.) Er. (bkz. Yazgan).
YAZGI: (Tür.) Kader, alın yazısı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAZGÜLÜ: (Tür.) Ka. Yazın açan gü1
YAZIR: (Tür.) Er. Oğuzların, Bozok kolunun Ayhan soyundan gelen bir Türkmen boyunun adı.
YEDİER: (Tür.) Er. (bkz. Yediger).
YEDİGER: (Tür.) Er. Büyük ayı takım yıldızı.
YEDİVEREN: (Tür.) Ka. Yılda her mevsim çiçek açan gül.
YEFA: (Ar.) Yüksek yer. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YEGAH: (Fars.) Ka. Türk müziğinin en eski makamlarından bir terkib.
YEGAN: (Fars.) Er. Tekler, birler. YEGANE: (Fars.) Ka. Biricik, tek.
YEĞİN: (Tür.) Er. 1. Zorlu, katı, şiddetli. 2. Baskın, üstün. Yiğit, güçlü, çalışkan. 3. Bereketli, bol. 4. İyiliği seven. 5. Yakışıklı, güzel, ince. 6. Uygun yerinde.
YEĞİNER: (Tür.) Er. (bkz. Yeğin).
YEĞREK: (Tür.) Er. 1. İyilik sever. 2. Güzel. 3. Fazla, çok.
YEHUD: (Ar.) Er. Yahudi, Hz. YaTcub'un oğlu Yahuda soyundan gelenler, İsrailoğullan.
YEHUD A: (Ar.) Er. Hz. Ya'kub'un on iki oğlunun en büyüğü.
YEKÇEŞME: (Fars.) Ka. 1. Tek gözlü. 2. (Tür.) Güneş.
YEKDANE: (Fars.) Ka. 1. Eşi benzeri olmayan, tek. 2. Bir çeşit gerdanlık. YEKPARE: (Fars.) Ka. Tek parça, bütün, som.
YEKRENG: (Fars.) Ka. 1. Bir renkte olan. 2. Sözünün eri olan. 3. Meşhur bir çeşit lale.
YEKRU: (Fars.) Er. 1. Bir yüzlü, iki yüzlü olmayan. 2. Güvenilir dost.
YEKRUYE: (Fars.) Ka. (bkz. Yekru).
YEKSAN: (Fars.) 1. Düz. 2. Bir, beraber. 3. Her zaman, bir düzeyde. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YEKSARE: (Fars.) Ka. (bkz. Yekser).
YEKSER: (Fars.) Er. 1. Yalnız başına. 2. Bir baştan bir başa. 3. Ansızın, nagehan.
YEKTA: (Fars.) Er. 1. Tek, yalnız. 2. Eşsiz, benzersiz.
YELAL: (Tür.) Er. Rüzgar, yel, esinti.
YELDÂ: (Fars.) Ka. Uzun ve siyah şey. Şebiyelda; uzun gece.
YELDAN: (Tür.) Er. Hızlı, süratli.
YELEN: (Tür.) Er. 1. Arzu, istek. 2. Fırtına.
YELER: (Tür.) Er. Yel gibi hızlı, çabuk kimse. • ^ ^ «^«
YELESEN: (Tür.) Er. Yel gibi hızlı, çabuk.
YELİZ: (Tür.) Ka. Güzel, havadar, aydınlık.
YELMEN: (Tür.) Er. Aceleci, hızlı davranan, canı tez kimse. t ^
YELTEKİN: (Tür.) Er. (bkz.Yeler). YENAL: (Tür.) Er. Galip gelmek, zafer kazanmaktan emir.
YENAY: (Tür.) Yeni ay, hilali ayça. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YENBU: (Ar.) Pınar, çeşme, kaynak. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. —
YENER: (Tür.) Üstün gelen, kazanan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YENGİ: (Tür.) Er. Zafer, utku, yenme, alt etme. YENİSEY: (Tür.) Er. Eski SSCB'de 3800 km uzunluğundaki ırmak.
YENİSU: (Tür.) Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YEREL: (Tür.) Belirli bir yer ile ilgili olan, örf. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YERGİN: (Tür.) Er. Hüzünlü, tasalı, kaygılı.
YERHUM: (Ar.) Er. Erkek kartal.
YERSEL: (Tür.) Yere ait, yerle ilgili. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YERTAN: (Tür.) Er. Güneşin ilk ışıklan.
YESAR: (Ar.) Er. 1. Varlık, zenginlik. 2. Sol, sol tarafı.
YESARET: (Ar.) Ka. 1. Kolaylık. 2. Zenginlik.
YESÂRİ: (Ar.) Er. 1. Sol, solla ilgili, sol tarafa ait. 2. Zenginlikle ilgili.
YESÜGEY: (Tür.) Er. Cengiz Han'ın babası, Kubilay Han'ın kardeşi olan Türk Moğol hükümdarı.
YEŞİL: (Tür.) Ka. 1. San ile mavinin kanşımından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk. 2. Genç, taze. 3. Koyu al renkte at 4. Yeşil başlı yaban ördeği.
YEŞİM: (Ar.) Ka. Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş.
YETEN: (Tür.) 1. Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. 2. Süresi dolan, günü gelen. 3. Tüm canlılar, herkes. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YETENER: (Tür.) Er. Olgun erkek. YETER: (Tür.) Sonuncu olması is
tenen çocuklara verilen adlardır. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YETİK: (Tür.) Er. 1. Yetişmiş, erişmiş, büyümüş. Bilgili, olgun. 2. Güç işleri başaran, becerikli. 3. Delikanlı. 4. İri, büyük. .rrl_.
YETİŞ: (Tür.) Amacına ulaş, isteğine kavuş. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YETİŞEN: (Tür.) Ulaşan, kavuşan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YETKİN: (Tür.) Gerekli olgunluğa erişmiş olan, ergin. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YETKİNER: (Tür.) Er. Olgun, kişilikli bilge.
YEZDAN: (Fars) 1. Zerdüştlerin iyilik tanrısı. 2. Allah. İsim olarak kullanılmaz.
YEZİD: (Ar.) Er. Emevi halifesi Muaviye'nin 3. oğlu.
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#113297
YIBAR: (Tür.) Er. Misk, amber, güzel koku.
YİĞİT: (Tür.) Er. 1. Güçlü, yürekli, kahraman, alp 2. Delikanlı, genç, erkek. 3. Gözüpek, düşüncelerini açıkça söylemekten kaçınmayan kimse.
YİĞİTCAN: (Tür.) Er. Güçlü, korkusuz, kahraman.
YİĞİTER: (Tür.) Er. (bkz. Yiğitcan).
YİĞİTHAN: (Tür.) Er. Yiğit, cesur hakan.
YİĞİTKAN: (Tür.) Er. Güçlü, cesur soydan gelen.
YILDANUR: (Tür.) Ka. Seneyi aydınlatan, ışık saçan.
YILDIKU: (Tür.) Ka. 1. Yıldız. 2. Ünlü Hım hükümdarı Atilla'nın son karısı.
YILDIR: (Tür.) Er. Parlak, parlayan, ışıklı ışık.
YILDIRALP: (Tür.) Er. (bkz. Yıldır).
YILDIRAN: (Tür.) Er. Parlayan, ışıldayan, ışık saçan.
YILDIRAY: (Tür.) Er. Parlak, ışık saçan ay.
YILDIRIM: (Tür.) Er. 1. Büyük ışık parlaması ve gök gürültüsüyle ortaya çıkan bulutlar arasında veya buluttan yere elektrik boşalması, saika. 2. Şiddetli, süratli, çabuk! Yıldırım harekatı. Ünlü Osmanlı padişahı: Yıldırım Bayezid.
YILDIZ: (Tür.) Ka. 1. Geceleri gökte çıplak gözle ışıklı bir nokta olarak görülen gök cismi, necm, kevkeb, sitare, ahter. 2. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan köşeli. 3. Baht, talih. 4. Mesleğinde çok parlamış kimse ve daha çok parlamış kimse, sinema sanatçısı. 5. Kuzey (Denizcilikte).
YILDIZHAN: (Tür.) Er. Yıldızların hakanı.
YILHAN: (Tür.) Er. Yıl han.
YILKAN: (Tür.) Er. Yıl kan.
YILMA: (Tür.) Er. Vazgeçme, korkma, doğru yoldan yürümekten ayrılma, yılma.
YILMAZ: (Tür.) Er. Yılmayan, bıkmayan, azimli, sebatlı.
YILŞEN: (Tür.) Ka. (bkz. Yıldanur).
YOĞUN: (Tür.) Er. 1. Oylumuna oranla ağırlığı çok olan. 2. Dolu, sık. 3. Kalabalık. 4. İri, kaba, kalın.
YOĞUNAY: (Tür.) Er. (bkz. Yoğun). , ir._
YOLAÇ: (Tür.) Er. Yol gösteren, kılavuz.
YONCA: (Tür.) Ka. Baklagillerden, kırmızı veya mor çiçek açan, çayır bitkisi.
YORDAM: (Tür.) 1. Kılavuz, rehber. 2. Beceri, yatkınlık. 3. Gelenek, görenek. 4. Anlayış, yerinde davranış. 5. Kural, yöntem, düzen. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YORUÇ: (Tür.) Er. Komutan, kumandan.
YOSUN: (Tür.) Çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÖNAL: (Tür.) Er. Yönünü, cepheni al.
YÖNER: (Tür.) Er. (bkz. Yönal).
YÖNET: (Tür.) Ec 1. Uygun, doğru. 2. İyi, güzel. 3. Uysal. 4. Becerikli, yatkın. 5. Biçim, tarz, usul.
YÖNTEM: (Tür.) 1. Yol, tarz, metod. 2. Yetenek. 3. Uygun, kolay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÖRÜK: (Tür.) Er. 1. Göçebe. 2. Çabuk yürüyen, hızlı. 3. Hayvancılıkla geçinen göçebe Oğuz Türkleri.
YULA: (Tür.) 1. Meşale. Kandil.'Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YULUĞ: (Tür.) 1. Mutlu, mesut. 2. Hak, adalet. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YUMLU: (Tür.) 1. Uğurlu, kuüu. 2. Kutsal, mübarek. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YUMUK: (Tür.) Ka. 1. Açılmamış çiçek, gül goncası. 2. Uysal, sessiz, ağırbaşlı.
YUMUŞ: (Tür.) iş, güç çalışma. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YUNUS: (Ar.) Er. 1. Ilık ve sıcak denizlerde yaşayan, memeli hayvan. 2. Bir takım yıldızın adı. 3. Uzun müddet bir balığın kamında kaldığı rivayet edilen ve Kur'anı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden birisi. Hz. Yunus (a.s.). Kur'anı Kerim'in 10. suresi.
YURA: (Tür.) Er. Dağ sırtı.
YURDAER: (Tür.) Er. Yurdu için doğmuş kimse.
YURDAGÜL: (Tür.) Ka. Ülkene gül. İlken için yararlı ol.
YURDANUR: (Tür.) Ka. Yurduna, ülkene ışık saç, aydınlat.
YURDAŞEN: (Tür.) Yurdu şenlendiren. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YURDAY: (Tür.) Yurdu aydınlatan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YURDCAN: (Tür.) Er. Yurda canlılık veren.
YURDUSEV: (Tür.) Ka. Ülkeni, yurdunu sev.
YURT: (Tür.) Er. 1. At, kısrak. At sürüsü. 2. Orman.
YURTSEVEN: (Tür.). Yurdunu milletini seven. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YURTSEVER: (Tür.) Er. (bkz. Yurtseven).
YUSUF: (Ar.) Er. 1. Hz. Ya'kub (a.s.)'un oğlu olan peygamber Hz. Yusuf. 2. İbranice; inleyen, ah eden, inilti. güzel hoş hoşa giden...
YUŞA: (Tür.) Er. Tarihlerde, Peygamber olduğu rivayet edilen Yûşa b. Nün.
YÜCE: (Tür.) Yüksek, büyük, ulu, bala. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÜCEALP: (Tür.) Er. Büyük, ulu yiğit.
YÜCEL: (Tür.) Yüksel, yüce bir duruma gel, basan kazan, ilerle. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÜCELAY: (Tür.) (bkz. Yücel). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÜCELEN: (Tür.) Er. Yükselen, yüce bir duruma gelen, ilerleyen.
YÜCESAN: (Tür.) Er. Saygın bir adı olan.
YÜCESOY: (Tür.) Er. Saygın, ulu, soylu.
YÜCETEKlN: (Tür.) Er. (bkz. Yüce).
YÜKSEL: (Tür.) Yükseklere çık, yücel, basan kazan, ilerle. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÜMİN: (Ar.) Er. 1. Uğur, mutluluk. 2. Bereket.
YÜMNA: (Ar.) Ka. Sağ taraf.
YÜMNİ: (Ar.) Er. 1. Uğurlu, becerikli. İşi sağ eliyle gören. Kıyamet gününde kitabım sağ tarafından alacak olan. 2. Uğura ait, uğurla ilgili.
YÜMNİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Yumru?.'
YÜRÜK: (Tür.) Er. (bkz. Yörük). 1. Çabuk ve hızlı yürüyen. 2. Tarihte yeniçerilere katılan yaya asker. 3. Hızlı koşan at
YÜRÜKER: (Tür.) Er. (bkz. Yüük).
TYÜSR: (Ar.) Er. 1. Kolaylık, rahat. 2. Zenginlik.
YÜSRA: (Ar.) Ka. Sol taraf.
YÜZÜAK: (Tür.) Er. Dürüst, namuslu, doğru, suçsuz kimse.
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#113299
ZABİT: (Ar.) Er. 1. Askere kumanda eden rütbeli asker. 2. Ticaret gemilerinden, geminin hareketini yöneten idareci. 3. İdare etme gücü olan. (Mecaz): Tuttuğunu koparan, dediğini yaptıran kimse.
ZADE: (Fars.) Er. 1. Evlat, oğul. 2. Dürüst, doğru adam. ZAFER: (Ar.) 1. Amaca ulaşma, basan. 2. Düşmanı yenme, üstün gelme, utku. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZÂFİR: (Ar.) Er. Zafer kazanan, üstün gelen.
ZAĞNOS: (Tür.) Er. Bir tür doğan kuşu.
ZÂHİD: (Ar.) Er. Zühd sahibi, şüpheli şeyleri bile terkederek günahtan kaçan, Allah korkusuyla dünya nimetlerinden el çeken (kimse) muttaki.
ZAHİDE: (Ar.) Ka. (bkz. Zahid).
ZAHİR: (Ar.) Er. Parlak, parlak yıldız. Allah'ın isimlerindendir. Kur'anı Kerim'de Hadid suresi 3. ayette geçer.
ZAHİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Zahir).
ZAİD: (Ar.) Er. Artan, artıran. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
ZAlDE: (Ar.) Ka. (bkz. Zaid).
ZAİK: (Ar.) Er. Tad alan, tadıcı, tadan.
ZAİKA: (Ar.) Ka. (bkz. Zaik).
ZAİM: (Ar.) Er. 1. Kefil. 2. Prenses, şef.
ZAİME: (Ar.) Ka. (bkz. Zaim).
ZAKİR: (Ar.) Er. Zikreden, anan. Allah'ı gerektiği gibi teşbih ve tehmid eden. Kur'an'ı öğüt verici, gerçek bir zikir olarak gören. ZAKİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Zakir).
ZAMBAK: (Ar.) Ka. Güzel ve iri çiçekli bir süs bitkisi.
ZAMİR: (Ar.) Er. 1. İç, yüz. 2. Yürek, vicdan. 3. Gönülde gizli olan sır. 4. Adın yerini tutan sözcük. *•••
ZAMİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Zamir)/
ZARAFET: (Ar.) Ka. İncelik, güzellik, zariflik.
ZARİF: (Ar.) Er. 1. Nazik ve hoş konuşan, ince ve hoş tavırlı olan kimse, kibar. 2. İnceliği, latifliği ile hoşa giden.
ZARİFE: (Ar.) Ka. (bkz. Zarif).
ZATİ: (Ar.) Er. 1. Kendiyle ilgili, kendine ait, özel. 2. Özle ilgili.
ZATİNUR: (Ar.) Ka. Aydınlık, nurlu kişi.

307

Zatiye
ANSİKLOPEDİK
ZATİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Zati).
ZAYİÇE: (Fars.) Ka. Yıldızların belli zamandaki yerlerini gösteren cetvel.
ZEBERCET: (Ar.) Ka. Zümrütten daha açık yeşil olan, zümrüt kadar değerli olmayan bir süs taşı.
ZEBİH: (Ar.) Er. 1. Kesilmiş veya kesilecek kurban. 2. Hz. İsmail ile Hz. Muhammed'in babası Hz. Abdullah'ın lakabı. ZEHEB: (Ar.) Er. Altın. (bkz. Zer).
ZEHRA: (Ar.) Ka. Çok beyaz ve parlak yüzlü. Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma'mn lakabı.
ZEHRE: (Ar.) Ka. Çiçek. (bkz. Şükufe).
ZEHREVAN: (Ar.). Kur'an'daki surei Bakara ile Surei Ali İmran. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEKAİ: (Ar.) Er. Zekayla ilgili, zekaya ait.
ZEKAVET: (Ar.) Ka. Zeka, zekilik.
ZEKERİYA: (Tür.) Er. Kur'anı Kerim'de ismi geçen peygamberlerden biri.
ZEKİ: (Ar.) Er. 1. Zekalı çabuk anlayan ve kavrayan. 2. Zeka belirten.
ZEKİRE: (Ar.) Ka. Belleği güçlü olan, unutmayan.
ZEKİYE: (Ar.) Ka. Anlayışlı, kavrayışlı, zeka sahibi.
ZELİHA: (Ar.) Ka. (bkz. Züleyha).
ZEMHERİR: (Ar.) Gündönümünden sonraki şiddetli soğuklar, kara kış. (22. Aralık'tan 31 Ocak'a kadar).
Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEMİN: (Fars.) Er. 1. Yer, yeryüzü. 2. Temel, dayanak. Konu, tema.
ZEMİNE: (Fars.) Ka. (bkz. Zemin).
ZEMZEM: (Ar.) Kâ'be çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun nıüslümanlarca kutsal sayılan suyu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZENAN: (Fars.) Ka. 1. Kadınlar. 2. (bkz. Nisa).
ZENNİŞAN: (f.a.i.) Ka. Ünlü, tanınmış kadın.
ZENNUR: (Tür.) Ka. (bkz. Zinnur).
ZERR: (Ar.) Er. Karınca yumurtası. Ebû Zerr. Ashabı Kiram'da zühd ve takvaca meşhur bir zat
ZERAK: (Ar.) Mavi, gök renkli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZERARE: (Fars.) Saçıntı, saçılan şey. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEREFŞAN: (Fars.) Ka. 1. Altın saçan, altın saçıcı. 2. Altın kakmalı. 3. Bir lale türü.
ZEREN: (Tür.) Anlayışlı, kavrayışlı, zeki. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZERGUN: (Fars.) Ka. Altın renkli, altın gibi san olan.
ZERGÜL: (Fars.) Ka. Altın gibi.
ZERİA: (Ar.) Ka. Vesile, bahane, fırsat.
ZERİN: (Fars.) Altından olan, altın gibi parlak olan, san olan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZERİŞTE: (Fars.) 1. Altın tel, sırma. 2. San. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZERKA: (Ar.). 1. Gök gözlü. 2. Gök mavisi. 3. Mavi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZERNİGAR: (Fars.) Ka. Altınla işlenmiş, yaldızlı.
ZERNİŞAN: (Fars.) Ka. Kılıç gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme, süs.
ZERRÎN: (Fars.) Ka. 1. Altından mamul. 2. Altın renginde san. 3. Parlak. 4. Güzel kokulu bir cins çiçek. 5. Fulya.
ZERTAR: (Fars.) Ka. 1. Altın tel, sırma. 2.Güneş ışını.
ZERVER: (Fars.) Altın yaldızlı olan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEVAHİR: (Ar.) 1. Parlak yıldızlar. 2. (bkz. Zahir). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEVAL: (Ar.) Er. 1.Yerinden ayrılıp, gitme. 2. Zail olma, sona erme. 3. Güneşin başucunda bulunma zamanı.
ZEVK AN: (Ar.) 1. Zevk bakımından, zevkçe. 2. Zevk yoluyla. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEVRA: (Ar.) 1. Dicle nehri. 2. Bağdat şehri. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEVRAK: (Ar.). 1. Kayık, sandal. 2. Mekke'de yapılan zemzem şişesi. 3. Çiçek testisi, kadehi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEVVAK: (Ar.) Er. 1. Bir şeyi çok fazla tadan. 2. Bir şeyi çok fazla deneyen. 3. Bir şeyin çok fazla farkına varan.

ZEYCAN: (Fars.) Er. Candan, cana yakın.
ZEYNEB: (Ar.) Ka. Değerli taşlar, mücevherler. Zeyneb binti Cahş: Peygamberimiz (s.a.s)' in hanımlarından.
ZEYNEDDİN: (Ar.) Er. Dinin zineti, süsü.
ZEYNEL: (Tür.) Er. Zeynelabidin adından kısalmış ad.
ZEYNELABİDİN: (Ar.) Er. İbadet edenlerin süsü.
ZEYNİ: (Ar.) Er. Süsle, bezekle ilgili.
ZEYNİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Zeyni).
ZEYNO: (Tür.) Ka. Zeynep adının bozulmuş hali.
ZEYNULLAH: (Ar.) Er. Allah'ın süsü.
ZEYNUR: (Ar.) Er. (bkz. Zinnur).
ZEYREK: (Tür.) Er. 1. İlgi çekici. 2. Eli uz, usta. 3. Akıllı, zeki.
ZEYYAL: (Ar.) Ka. Uzun etekli.
ZEYYAN: (Ar.) Ka. Süsler, pırıltılar.
ZEYYAT: (Ar.) Er. Zeytinyağı, zeytinyağı yapan kimse.
ZİBA: (Fars.) Ka. 1. Süslü, güzel. 2. Yakışıklı.
ZİCAN: (Fars.) Ka. 1. Canlı, canayakın, candan.
ZİBARU: (Fars.) Ka. Güzel yüzlü, dilber.
ZİHNİ: (Ar.) Er. Zihinle, akılla ilgili.
ZİHNİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Zihni). ZİKRİ: (Ar.) Er. Anma ile ilgili.
ZİKRA: (Ar.) l. Anma, hatırlama. 2. İbret, örnek. 3. Öğüt. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZİNET: (Ar.) Ka. Süs, bezek.
ZİNDE: (Fars.) 1. Diri, yaşayan, canlı. 2. Dinç, sağlam, güçlü kuvvetli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZİNNUR: (Ar.) Er. Nurlu, ışıklı, aydınlık.
ZİNNURE: (Ar.) Ka. (bkz. Zinnur). ZİNNUREYN: (Ar.) Er. İki nur sahibi. Hz. Osman'a Hz. Muhammed (s.a.s)'in iki kızıyla evlendiği için bu ad verilmiştir.
ZİRVE: (Ar.) Doruk, bir şeyin en yüksek noktası, tepesi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZİŞAN: (Ar.) 1. Şanlı, şerefli. 2. Canlı. 3. Bir tür lale. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZİVEKAR: (Ar.) Er. Vekarlı. Vakar dolu. Vakar sahibi.
ZİVER: (Fars.) Süs, bezek. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZİVERBT Y: (Tür.) Er. (bkz. Ziver).
ZİY Y: (Ar.) Er. Aydınlık, parlaklık, nur ışık.
Zl YAD: (Tür.) Er. Fazlalık, çokluk. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır. Ziyat.
ZİYAEDDİN: (Ar.) Er. Dinin ışığı, aydınlığı.
ZİYNET: (Tür.) Ka. (bkz. Zinet).
ZİYNETİ: (Ar.) Ka. Süsle, bezekle ilgili
ZOBU: (Tür.) Er. 1. İri yan, kadın, kaba. 2. Delikanlı. 3. Zor, sıkıntılı. 4. Eski vezir konaklanndaki hizmetlilere verilen ad.
ZORAL: (Tür.) Er. Zor al.
ZORLU: (Tür.) Er. 1. Güzel, çok güzel, iyi. 2. Yakışıklı. 3. Güçlü, dayanıklı.4. Sert, keskin. 5. Yürekli, cesur. 6. Girgin, girişken.
ZUHAL: (Ar.) Ka. Güneşe uzaklık bakımından altıncı durumda olan gezegen, satürn.
ZUHUR: (Ar.) Görünme, meydana çıkma, baş gösterme. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZUHURİ: (Ar.) Er. Orta oyununda komik rolünü yapan kimse.
ZÜBEYDE: (Ar.) Ka. Öz, asıl, cevher.
ZÜBEYR: (Ar.) Er. Yazılı, küçük şey.
ZÜBEYİR: (Ar.) Er. (bkz. Zübeyr).
ZÜHDİYE: (Ar.) Ka. Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
ZÜHDİ: (Ar.) Er. (bkz. Zühdiye). ;
ZÜHEYR: (Ar.) Er. 1.Küçük çiçek, çiçekcik. 2. Banet Suad kasidesinin sahibi olan Ka'b'ın kendisi gibi şair olan babası.
ZÜHRE: (Ar.) Ka. Çoban yıldızı, venüs.
ZÜLAL: (Ar.) Ka. 1. Hafif, saf ve tatlı su.
ZÜLEYHA: (Ar.) Ka. Hz. Yusuf un hanımı, güzelliğiyle Önlenmiştir.
ZÜLFt: (Ar.) Er. 1. (bkz. Zülfıkar). 2. Kılıcın kabzasına iliştirilen süs.
ZÜLFİBAR: (Fars.) Ka. Dağılmış, saçılmış saç.
ZÜLFiKÂR: (Ar.) Er. 1. Hz. Peygamberin Hz. Ali'ye hediye ettiği çatal ağızlı kılıç. 2. İki parçalı.
ZÜLFİYAR: (Fars.) Ka. Sevgilinin
zülüflü saçı.
ZÜLFİZAR: (Fars.) Ka. Ağlayan,
inleyen saç.
ZÜLKARNEYN: (Ar.) Er. 1. İki
boynuzlu anlamında. 2. Kur'anı Kerim'de adı geçen şahıs. 3. Büyük İskender.
ZÜMER: (Ar.) Er. 1. Zümreler, gruplar. 2. Kur'anı Kerim'in 39. süresi.
ZÜMRA: (Ar.) Ka. 1. Güzel, iyi ahlaklı. 2. Cesur, yiğit, yürekli. 3. Zeki, bilgili kadın.
ZÜMRÜT: (Ar.) Ka. Parlak yeşil enkli kıymetli taş.
ZÜRARE: (Ar.) Ka. Saçıntı, saçılan şey.
candy Üye
Üyelik: 2007-10-20 Herkese açık mesaj: 1.306
#113319
bi benim adım yok zaten onuda ben ekleyeyim
tuğçe;kraliçenin başındaki küçük tuğ, CENNETTEKİ TUĞBA AĞACINIIN DALLARINDAN HERBİRİ
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#113320
eee senın farklısınya o zaman
candy Üye
Üyelik: 2007-10-20 Herkese açık mesaj: 1.306
#113321
Bunda Fark Nerede Benim Adim B,ile Yokk
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#113323
yanı senın farkın adının olmaması ya işte
candy Üye
Üyelik: 2007-10-20 Herkese açık mesaj: 1.306
#113324
Yani Unutulmak:)
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#113325
yok canım unutlmak değil yani senin ismini herkes gorsun dıye yazmadık onu ayrı koydun ya sen :D
miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#113373
mehmet yapmıssın yine eksikleri tamamlamıssın
teşekkürler
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#113513
ne demek mıksam önemlı değil ;)
miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#113536
insan birazda bize bırakırdı

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim