Özgür Erdem
AKP'nin itirafı:
Bütün okullar İmam-Hatip olacak
Bütün okulları İmam Hatip yapma şansını yakalamışlar!

AKP’li Muğla milletvekili Ali Boğa, baklayı ağzından çıkardı... Muğla İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği’nin (MİHDER)
düzenlediği pilav gününde yaptığı konuşmada aynen şunları söyledi: “Şu anda bir şans geçti elimize. Biz bütün okulları, elbette bu okulların kaydında kuydunda sayıyı artıracağız. Ama bütün okulları İmam Hatip okulu yapma şansını elde etmiş durumdayız. 4+4+4’ten sonra Kuran-ı Kerim ve peygamberimizin hayatının seçmeli ders olmasından sonra bu şansımız var.” Yıllardır Atatürkçülerin savunduğu bir gerçek bu kadar net bir şekilde ilk kez ifade ediliyor değildi tabii ki. Benzer bir görüşü Tayyip Erdoğan da bundan yaklaşık 30 yıl önce, 1994’te “Bütün okulları imim hatip yapacağız” şeklinde zaten ifade etmemiş miydi? Ancak 4+4+4 ile birlikte bu 30 yıllık özlemin gerçekleşeceği ilk kez ifade edilmiş oluyordu.
AKP'li Muğla milletvekili Ali Boğa, baklayı ağzından çıkardı... Muğla İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği'nin (MİHDER) düzenlediği pilav gününde yaptığı konuşmada aynen şunları söyledi:
"Şu anda bir şans geçti elimize. Biz bütün okulları, elbette bu okulların kaydında kuydunda sayıyı artıracağız. Ama bütün okulları İmam Hatip okulu yapma şansını elde etmiş durumdayız. 4+4+4'ten sonra Kuran-ı Kerim ve peygamberimizin hayatının seçmeli ders olmasından sonra bu şansımız var."
Yıllardır Atatürkçülerin savunduğu bir gerçek bu kadar net bir şekilde ilk kez ifade ediliyor değildi tabii ki. Benzer bir görüşü Tayyip Erdoğan da bundan yaklaşık 30 yıl önce, 1994'te "Bütün okulları imim hatip yapacağız" şeklinde zaten ifade etmemiş miydi?
Ancak 4+4+4 ile birlikte bu 30 yıllık özlemin gerçekleşeceği ilk kez ifade edilmiş oluyordu.
Okullar ikiye ayrılır: İmam Hatipler ve diğerleri...
4+4+4 üzerine çok şey yazıldı ve tartışıldı. Yasanın Türk eğitim sistemini böldüğünü, Kürtçenin seçmeli ders yapılmasıyla Kürtçülüğü geliştireceğini de inceledik. Bu yazımızda 4+4+4 ile birlikte eğitim sisteminin ve Türkiye'nin geleceğinin nasıl belirleneceğini genel olarak incelemeyeceğiz. Yasanın laiklik ilkesiyle nasıl çeliştiği üzerinde duracağız.
Yasanın çıkışından itibaren AKP cephesinden yapılan açıklamaları bile bir yana bıraktıracak bir ifade bizzat yasanın metninde yer alıyor. Yasa, yani 6287 sayılı Eğitim Kanunu ilköğretim kurumlarını şöyle tanımlıyor:
"İlköğretim kurumları; dört yıl süreli ve zorunlu ilkokullar ile dört yıl süreli, zorunlu ve farklı programlar arasında tercihe imkân veren ortaokullar ile İmam Hatip ortaokullarından oluşur."
Yani, ortaokullar normal olanlar ile İmam-Hatip olanları arasında ikiye ayrılır. Halbuki İmam Hatip liseleri (ve eskiden ortaokulları) bir meslek lisesi statüsündeydi. Kuruluş amacı da buydu. Ülkenin imam ve hatip ihtiyacını karşılamak için kurulmuş liselerdi.
Ancak yeni yasayla birlikte Şeriatçıların bu ülkede yıllardır savunduğu bir görüşün yasa metni haline geldiğini görüyoruz. Türk milli eğitiminin Atatürk döneminden miras kalan laik bir yapısı var. Her ne kadar Atatürk'ün ölümünden sonra eğitim sistemindeki laiklik budanmışsa da, Şeriatçıların özlemini duyduğu "Şeriatçı eğitim" bir türlü oturtulamamıştı. İmam Hatip liseleri Şeriatçılar açısından bu yüzden önemliydi. Şeriatçılar İmam Hatipleri laik eğitimin bir alternatifi, Şeriatçı eğitimin bir modeli olarak görüyor ve bu yüzden önemsiyordu.
İşte yeni yasayla birlikte bu "şeriatçı model" resmi olarak eğitim sisteminin ikinci bir alternatifi olarak tanınmış oluyor. Aynen yasada ifade edildiği gibi, bir ortaokullar vardır bir de imam hatip ortaokulları...
Ancak yasa metninde bu kadarla da yetinilmiyor ve alıntı yaptığımız cümle aynen şöyle devam ediyor:
"Ortaokullar ile İmam-Hatip ortaokullarında lise eğitimini destekleyecek şekilde öğrencilerin yetenek, gelişim ve tercihlerine göre seçimlik dersler oluşturulur. Ortaokul ve liselerde, Kuran-ı Kerim ve Hz. Peygamberimizin hayatı, isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulur. Bu okullarda okutulacak diğer seçmeli dersler ile İmam-Hatip ortaokulları ve diğer ortaokullar için oluşturulacak program seçenekleri Bakanlıkça belirlenir."
Bu da yasanın laikliğin ruhuna el fatiha okuyan ikinci önemli düzenlemesi. Artık sadece imam hatiplerde değil bütün ortaokullarda Kuran-ı Kerim ve Hz. Peygamberimizin hayatı ders olarak okutulacak. Ve yine yasada belirtildiği üzere kız öğrenciler bu derslerde başını örtebilecek.
Şimdi bu düzenlemenin de üzerinde durmak gerekiyor. Bütün ortaokulların İmam Hatipleşmesinde önemli bir adım atılmış oluyor. Öncelikle bu iki ders her ne kadar seçmeli olarak belirlenmişse de, bilindiği gibi seçmeli dersler o dersi seçen öğrenci sayısı ve okulda o dersi verebilecek öğretmen ile sınırlı.
Seçmeli derslerden bir örnek verelim. Mesela sosyal bilimler alanında "Hukuk ve Adalet" isimli bir seçmeli ders de var. (Tabii AKP'nin faşist iktidarında böyle bir dersin ne kadar "trajik" olacağı ayrı bir tartışma!) Ancak kanuna göre bir dersi en az 10 öğrenci tercih etmediği sürece ve o dersi verecek bir öğretmen yoksa o dersi seçemiyorsunuz. Ve okul sizi başka bir seçmeli derse yönlendiriyor.
Böylelikle siz istediğiniz kadar çocuğunuzu "Kuran-ı Kerim" ve "Hz. Peygamberimizin Hayatı" derslerine sokmak istemeyin. Seçtiğiniz derslerin öğretmenleri yoksa ya da okulun geneli bu dersleri seçmişse yapacak bir şeyiniz kalmıyor.
Bütün mahallenin bu dersleri seçtiği bir durumda oluşacak "mahalle baskısı" da işin cabası!
Ancak bu işin bir yönü. Yani ne olacak "Kur'an-ı Kerim" ve "Hz. Peygamberimizin Hayatı" dersleri görebilir çocuğun diyebilirsiniz. Elbette görebilir. Ancak bu dersleri verecek öğretmen sayısı sınırlı. Eski din dersi öğretmenleri de yeterli olmayacak. O yüzden pek çok ortaokul bu dersleri İmam Hatiplerden gelecek öğretmenlere verdirecek. Her seçmeli derse haftada 2 saat olduğuna göre, siz istediğiniz kadar İmam Hatip müfredatına karşı çıkın, çocuğunuz haftada 4 saat İmam Hatip zihniyetli öğretmenlerle ders görmek zorunda kalacak. Yani yıllardır militan Şeriatçı yetiştirmiş, cumhuriyet eğitimine alternatif bir eğitim sistemi kurmaya çalışmış öğretmenlere teslim etmiş olacaksınız çocuklarınızı!
Üstelik, bu derslerde kız çocuklar başını örtebilecek. Baş örtme elbette zorunlu değil, ancak henüz orta birde, yani 5. sınıfta, yani 9-10 yaşındaki çocukların başı örtülü derslere girdiğini ve sizin çocuğunuzun başını örtmediğini düşünün... Nasıl bir mahalle baskısı, nasıl bir psikolojik ortam oluşabileceğini düşünebiliyor musunuz?
Tabii yasa yapıcının yasayı bu şekilde ifade etmiş olması da ilginç. 6 ana başlıkta toplanmış toplam 21 seçmeli ders arasından "Kuran-ı Kerim" ve "Hz. Peygamberimizin Hayatı" derslerinin niye özellikle yasaya konduğu da ayrı bir gerçeğe işaret ediyor... Bu iki ders AKP iktidarı için demek bu kadar önemliymiş...
İmam hatipler: Önce alternatif sonra zorunlu
Yasa İmam Hatipleri laik eğitime bir alternatif haline getiriyor. Ve Şeriatçı örgütler, cemaatler, tarikatlar, İmam hatip mezunları dernekleri ve her tür dini kuruluş şu an velilerin çocuklarını imam hatiplere göndermesi propagandasını yapıyor. Ne kadar çok çocuk kendi isteğiyle İmam Hatiplere giderse, normal liselerin İmam Hatipleştirilmesi de o kadar hızlanmış olacak. AKP'lilerin hesabı bu. Ali Boğa'nın
"Bütün okulları İmam Hatip yapma şansımız doğdu" açıklaması da buna işaret ediyor. Bugün İstanbul'da 17 lise İmam Hatip lisesine dönüştü. Zamanla bu sayının artacağı beklenir bir gelişme. Birkaç yıl sonra bütün liselerin İmam Hatipleştirildiği bir Türkiye'ye hazırlanıyoruz.
Bugün nasıl "Kur'an-ı Kerim" ve "Hz. Peygamberimizin Hayatı" dersleri seçmeli adı altında fiilen zorunlu hale getiriliyorsa, yarın da imam hatip ortaokulları öyle zorunlu olacak.
Esas sorun 5,5 yaş mı İmam hatipleşme mi?
Aslında 4+4+4 eğitim sistemiyle ilgili tartışmalarda çok ilginç bir manzarayla karşı karşıyayız. 10 Eylül'de, yani yaklaşık bir hafta kadar sonra okullar eğitime başlayacak. Ve bütün Atatürkçüler 5,5 yaşındaki bir çocuk ilkokula başlar mı tartışmasını yapıyor... Anlaşılan Atatürkçülerin gündemini şu anda kendi çocuklarını kaç yaşında okula gönderecekleri belirliyor.
Bu da aslında Türkiye'nin temel bir gerçeğini gösteriyor. 4+4+4 ile birlikte Atatürkçü ailelerin çocuklarını eğitim sisteminde çok bir değişiklik olmayacak. Atatürkçü ailelerin çocukları özel okullarda okumaya devam edecek. Üniversite eğitimi için de yurtdışına gidecek! Ancak, istediğiniz parayı bastırın, istediğiniz özel okula gönderin, çocuğunuzun okula başlama yaşı 5,5 yaş olacak. İşte bu yüzden Atatürkçüler feryat ediyor...
Halbuki, şu an AKP iktidarına karşı savunmasız kalan çok büyük bir kesim var Türkiye'de. Çocuğunu özel okula gönderemeyecek, bu yüzden İmam Hatiplere ya da İmam Hatipleştirilmiş devlet liselerine göndermek zorunda kalacak milyonlar. Aslında Türkiye'nin %60-70'i... Asla gerici olmayan, İmam Hatip sevdalısı olmayan, bu yüzden de yıllardır çocuğunu İmam Hatip liselerine göndermeyi de tercih etmemiş milyonlarca aile. 4+4+4 ile birlikte bu aileler ve çocuklarının hakkını kim savunacak? Şu an çocuklarını özel okula gönderebilen aileler, bu imkana sahip olmasaydı, çocukları 4+4+4'ün gerici sisteminde İmam Hatipleştirilmiş liselere gitseydi çok büyük sorun olmazdı. O çocuklar Atatürkçü-laik aile sayesinde gericiliğin pençesine düşmekten kurtarılabilirdi. Peki bu kadar bilinçli olmayan diğer %60-70 ne olacak? O aileler ve çocukları gericiliğin pençesine terk edilmiş olacak. Biz Atatürkçüler kendi çocuklarımızı gerici eğitimden belki özel okullar sayesinde kurtarmış ama Türkiye'nin geri kalanını da onlara teslim etmiş olacağız...
İşte bütün mesele de bu... 4+4+4'e işte bu yüzden karşı çıkmalıyız. Çocuklarımız 5,5 yaşında başlayacak diye değil. Bu düzeyde bir karşı çıkış en fazla AKP'nin elini güçlendirebilir.
AKP'li kodamanların çocukları özel okullara, halk çocukları İmam Hatiplere!
Ancak Ali Boğa ile ilgili bir başka ilginç gerçek ise yakınlarda ortaya çıktı. Bütün okulların imam hatip olabileceğini seçmenlerine "müjdeleyen" Ali Boğa'nın torununun Ankara'da bir Fransız Okulu'nda, Charles de Gaulle Lisesi'nde okuduğu ortaya çıktı...
Charles de Gaulle Lisesi, Fransa eğitim bakanlığına bağlı olarak Fransız müfredatıyla eğitim veren bir okul. Anasınıfından liseye kadar eğitim veren bu okulda Ali Boğa'nın torunu anaokul, ilkokul ve ortaokul eğitimini görmüş...
İşte AKP'lilerin Türkiye'si... Halk çocukları zorunlu olarak İmam Hatiplerde okuyacak. Ama AKP'li kodamanların aileleri eğitimlerini özel okullarda görecek. İmam Hatiplerin asıl amacının ne olduğunu bundan güzel bir şey ifade edebilir mi?
İmam hatipleri çocukları "dini bütün nesil" olarak yetişsin diye değil de Türk milleti, özellikle de yeni nesil gericiliğin pençesinde daha çok kıvransın diye istediklerinin en güzel kanıtı değil midir bu...
Zaten hatırlatırız. AKP'li bakanların da önemli bir kısmı İmam Hatip mezunu değil... Hatta bir listesi yapılsa, eminiz çocukları da İmam Hatiplerde okumamıştır.
Örneğin Tayyip'in çocukları... Hepsi ABD'de okumadı mı?