Domates
Domates, her yerde bulunabilen ucuz bir şifa kaynağıdır.
Domates ve pembe greyfurtta bulunan kırmızı renkli likopen (lycopene) isimli karotenoid güçlü bir antioksidan olup kanser ve ateroskleroz riskini azaltır. Ayrıca, yaşlanmayı ön­leyici rolü de vardır.
Domatesin yapısında likopenden başka A, C ve E vitamin­leri ile B-karoten ve folik asit üe bol miktarda potasyum bulu­nur. Domates flavonoidler açısından da zengindir.
Likopen, insan vücudunda en fazla LDL'nin yapısında bu­lunur ve onu peroksidayona karşı korur.
Likopen, kanser hücrelerinin çoğalmasını baskılar ve kan kolesterolünü düşürücü etki gösterir.
Likopen domatesten başka karpuz, greyfurt ve kayısı gibi kırmızı meyve ve sebzelerde de bulunur.
Domates suyu, çorbası, salçası, ketçap ve sos gibi işlenmiş domates ürünleri iyi birer likopen kaynağıdırlar.
İşlenmiş domates ürünlerindeki likopenin çiğ domatestekine göre daha etkili olduğu gösterilmiştir.
Likopenin (3-karoten ve yağlar ile birlikte (özellikle zeytin­yağı) tüketilmesi durumunda daha yüksek etkiye sahip oldu­ğu kaydedilmiştir.
Domates ürünleri, E vitamininin önerilen günlük alım miktarının önemli bir bölümünü sağlayabilir.
Domateste likopen dışındaki karotenoidler de bol bulu­nur.
Genel olarak işlenmiş domates ürünleri, salatadaki çiğ domatese göre daha yüksek atokoferol düzeylerine sahiptir. Domates olgunlaşma sürecinde karakteristik değişikliklerden geçer. Bunun sonucunda, likopen miktarı, besin değeri ve tü­keticinin beğenisi de artar.
Domates, domates ürünleri, likopen ve diğer karotenoidlerin çokça tüketildiği Akdeniz ülkelerinde ateroskleroz ve kalp-damar hastalığı riskinin düşük olduğu bulunmuştur.
Gerçekten, likopenin kalp-damar hastalığı riskini düşürdü­ğüne dair çok sayıda bilimsel çalışma yapılmıştır.
Serum likopen seviyesinin % 50 azaldığı durumda lipid peroksidasyonunun % 25 arttığı gözlenmiştir.
3 ay süreyle günde 60 mg likopen alan kişilerde kan LDL kolesterol düzeylerinde % 14'lük azalma görülmüştür.
Likopen, kanın pıhtılaşma mekanizmasını yavaşlatmak suretiyle de kalp-damar hastalığı riskini azaltır.
Yüksek oranda meme kanseri olan fare türlerinde yapılan bir çalışmada, diyetle kronik likopen alımının meme kanseri başlangıcını geciktirdiği ve gelişimini de yavaşlattığı göste­rilmiştir
Değişik domates ürünlerinden alınan likopen miktarı ile prostat kanseri riski ters yönde ilişkili bulunmuştur
Yine, yüksek miktarda domates tüketiminin sindirim sis­temi kanser riskini düşürdüğü rapor edilmiştir
Sonuç olarak, domates ve domates ürünlerinin günlük di­yetle tüketilmesi, kronik hastalıkların önlenmesindeki rolüy­le insan sağlığı açısından ve aynı zamanda dengeli beslenme yönünden büyük bir önem taşımaktadır.
Gelişmiş batı ülkelerinde piyasada halk ilacı şeklinde likopen tabletleri satılmaktadır.
Yazar:
Prof.Dr. İdris Mehmetoğlu
Domates ve pembe greyfurtta bulunan kırmızı renkli likopen (lycopene) isimli karotenoid güçlü bir antioksidan olup kanser ve ateroskleroz riskini azaltır. Ayrıca, yaşlanmayı ön­leyici rolü de vardır.
Domatesin yapısında likopenden başka A, C ve E vitamin­leri ile B-karoten ve folik asit üe bol miktarda potasyum bulu­nur. Domates flavonoidler açısından da zengindir.
Likopen, insan vücudunda en fazla LDL'nin yapısında bu­lunur ve onu peroksidayona karşı korur.
Likopen, kanser hücrelerinin çoğalmasını baskılar ve kan kolesterolünü düşürücü etki gösterir.
Likopen domatesten başka karpuz, greyfurt ve kayısı gibi kırmızı meyve ve sebzelerde de bulunur.
Domates suyu, çorbası, salçası, ketçap ve sos gibi işlenmiş domates ürünleri iyi birer likopen kaynağıdırlar.
İşlenmiş domates ürünlerindeki likopenin çiğ domatestekine göre daha etkili olduğu gösterilmiştir.
Likopenin (3-karoten ve yağlar ile birlikte (özellikle zeytin­yağı) tüketilmesi durumunda daha yüksek etkiye sahip oldu­ğu kaydedilmiştir.
Domates ürünleri, E vitamininin önerilen günlük alım miktarının önemli bir bölümünü sağlayabilir.
Domateste likopen dışındaki karotenoidler de bol bulu­nur.
Genel olarak işlenmiş domates ürünleri, salatadaki çiğ domatese göre daha yüksek atokoferol düzeylerine sahiptir. Domates olgunlaşma sürecinde karakteristik değişikliklerden geçer. Bunun sonucunda, likopen miktarı, besin değeri ve tü­keticinin beğenisi de artar.
Domates, domates ürünleri, likopen ve diğer karotenoidlerin çokça tüketildiği Akdeniz ülkelerinde ateroskleroz ve kalp-damar hastalığı riskinin düşük olduğu bulunmuştur.
Gerçekten, likopenin kalp-damar hastalığı riskini düşürdü­ğüne dair çok sayıda bilimsel çalışma yapılmıştır.
Serum likopen seviyesinin % 50 azaldığı durumda lipid peroksidasyonunun % 25 arttığı gözlenmiştir.
3 ay süreyle günde 60 mg likopen alan kişilerde kan LDL kolesterol düzeylerinde % 14'lük azalma görülmüştür.
Likopen, kanın pıhtılaşma mekanizmasını yavaşlatmak suretiyle de kalp-damar hastalığı riskini azaltır.
Yüksek oranda meme kanseri olan fare türlerinde yapılan bir çalışmada, diyetle kronik likopen alımının meme kanseri başlangıcını geciktirdiği ve gelişimini de yavaşlattığı göste­rilmiştir
Değişik domates ürünlerinden alınan likopen miktarı ile prostat kanseri riski ters yönde ilişkili bulunmuştur
Yine, yüksek miktarda domates tüketiminin sindirim sis­temi kanser riskini düşürdüğü rapor edilmiştir
Sonuç olarak, domates ve domates ürünlerinin günlük di­yetle tüketilmesi, kronik hastalıkların önlenmesindeki rolüy­le insan sağlığı açısından ve aynı zamanda dengeli beslenme yönünden büyük bir önem taşımaktadır.
Gelişmiş batı ülkelerinde piyasada halk ilacı şeklinde likopen tabletleri satılmaktadır.
Yazar:
Prof.Dr. İdris Mehmetoğlu