Akdoğan; “Referandum Bu Milletin Zaferi Olacaktır”
12 Eylül 2010 Pazar günü yapılacak Referandum hakkında bir açıklama yapan Nizip Belediye Başkanı Hacı Fevzi Akdoğan, Referandumun Türkiye’nin var olup olmama noktasında yüzyılın en büyük olaylarından birisi olduğunu belirtti. Türkiye’de Cuntacı Zihniyete, Darbeci Zihniyete dur diyebilmemiz, yanlışları yapanları yargılayabilmemiz ve yanlışların hesabını sorabilmemiz açısından Referandum’un büyük bir önem arz ettiğini vurgulayan Başkan Akdoğan, Türkiye’nin12 Eylülde tam Demokrasiye Hâkim olabilmesi için iyi bir fırsat yakaladığını ve bu fırsatı Necip halkımızın ve özgürlükten yana olan halkımızın en iyi şekilde değerlendireceğini kaydetti. 60’lı 70’li ve 80’li yıllarda darbe yaşayan Ülkemizin peş peşe darbe girişimi yaşadığına işaret eden Başkan Akdoğan, bu darbecilere ve karanlık zihniyete karşı dur demenin şimdi tam zamanı diye konuştu. Ben inanıyorum ki yüzde 60’ların üzerinde EVET Oyu ile Nizip’imiz ve Türkiye’mizde yaşayan halkımız en güzel cevabı verecektir diyerek sözlerine devam eden Nizip Belediye Başkanı Hacı Fevzi Akdoğan, 12 Eylül 2010 Pazar günü yapılacak olan “Referandum Bu Milletin Zaferi Olacaktır” dedi.
Basından Nizip Haber
#232902
#232908
#232912
#232942
#232943
#232945
#232946
#232977
#232978
#232982
#232984
#232989
#232995
#233000
#233005
#233014
#233020
#233025
#233026
#233060
#233070
#233090
#233091
#233101
#233114
Akdoğan; “Referandum Bu Milletin Zaferi Olacaktır”
inşallah sayın beledıye başkanımız allah utandırmasın. Halkın gücüde yüregide sizinle ve sayın başbakanımızla. Durmak yok yola devam.
KAST SİSTEMİ
Dünyada Kast sistemi bazı ülkelerde hala vardır.
SSCB de Devlet Bürokratı olmak
Kominist parti ajanı olmak
Kast sistemi anlamına geliyordu.
Bu dairenin içine giren bir SSCB vatandaşı her türlü
suisitimali yapabilir
rüşveti alabilir
yolsuzluklar içinde olabilirdi.
Bu Kominist Parti kastının yürümesi için
terör
adam öldürme
soygun
vurgun
yapma hakkına sahiplerdi.
Bugün bile Rusya devleti bürokratları
trafik kazasında adam öldürseler
kurbanı
mezarlığa götürme lütfuna bile
katılmayıp
Kazadan sonra yollarına devam ediyorlar.
İngiliz Asilzadeleri
Fransız soyluları
için durum bundan farklı değildi.
Gelişen Dünya önce batı ülkelerinde Devletler
İnsanları eşit yapmaya çalışıyor.
Bir suçlu
mevki makam ve
siyasi görüşünden
bağımsız yargılanıyor.
Kast sistemi işte bu duruma göre( mevki makam ve siyasi görüş) insanları
hak ve adalet sisteminden faydandırır.
Kast sisteminde
bir makam ve mevkiye yeni üye alımında;
önce
kast sisteminde olan üyelerin
oğlu kızı kardeşi veya akrabaları alınır.
Bir yere yargıç mı atanacak
mevcut kişilerin
yakınlarına bakılır
akrabalarına
sonra
(mesleki yeterliliği değil) siyasi görüşüne bakılır.
Bu kriterlerle seçim yapılır ve görevli alınır.
Türkiyede bu sistem
bürokrasi ve eğitim sisteminde
devam ediyor.
Kast sistemine geçmişler.
İş yapma yerine
seçim siyasi görüşle yapıyorlar.
Bir üniversiteye doktor doçent mi alınacak
siyasi görüşüne bakılıyor
Hakim savcı mı alınacak
siyasi görüşüne
anne babasının yaşamına akrabalık durumuna bakılıyor.
Her şey kast sistemi dahilinde yürüyor
daha doğrusu yürüdüğü bize empoze ediliyor.
Türk yargısı bırakın yürümeyi
sürünemiyor bile.
Beyler uyanın denizler kurudu
Adalet yardım istiyor.
Anayasaya hayır veya evet demek
mevcut yargı sistemimiz
iyi veya kötü demek anlamına geliyor.
Sizce mevcut yargı sistemimiz düzgün çalışıyor mu?
ESKİ ŞEKİL
III. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
MADDE 159- Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu,
mahkemelerin bagımsızlıgı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre
kurulur ve görev yapar.
Kurulun Baskanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlıgı Müstesarı
Kurulun tabii üyesidir. Kurulun üç asıl ve üç yedek üyesi
Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi
Danıstay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her
üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden
Cumhurbaskanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler
yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri
arasından bir baskanvekili seçer.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; adli ve idarî yargı hâkim
ve savcılarını meslege kabul etme, atama ve nakletme, geçici
yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dagıtma,
meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme,
disiplin cezası verme, görevden uzaklastırma islemlerini yapar.
Adalet Bakanlıgının, bir mahkemenin veya bir hâkimin veya
savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı
çevresinin degistirilmesi konusundaki tekliflerini karara baglar.
Ayrıca Anayasa ve kanunlarla verilen diger görevleri yerine
getirir.
Kurul kararlarına karsı yargı mercilerine basvurulamaz.
Kurulun görevlerini yerine getirmesi, seçim ve çalısma
usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde incelenmesi esasları
kanunla düzenlenir.
Adalet Bakanlıgının merkez kurulusunda geçici veya sürekli
olarak çalıstırılacak hâkim ve savcıların muvafakatlarını alarak
atama yetkisi Adalet Bakanına aittir.
Adalet Bakanı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilk
toplantısında onaya sunulmak üzere, gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde hizmetin aksamaması için hâkim ve
savcıları geçici yetki ile görevlendirebilir
YENİ ŞEKİL
III. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
MADDE 159- Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu,
mahkemelerin bagımsızlıgı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre
kurulur ve görev yapar.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yirmibir asıl ve on yedek
üyeden olusur; üç daire halinde çalısır.
Kurulun Baskanı Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlıgı Müstesarı
Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun, dört asıl üyesi, nitelikleri
kanunda belirtilen; yüksek ögretim kurumlarının hukuk,
iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan ögretim
üyeleri, üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından
Cumhurbaskanınca, bir asıl ve bir yedek üyesi Anayasa
Mahkemesi raportörleri arasından Anayasa Mahkemesince,
üç asıl ve iki yedek üyesi Yargıtay üyeleri arasından Yargıtay
Genel Kurulunca, bir asıl ve bir yedek üyesi Danıstay üyeleri
arasından Danıstay Genel Kurulunca, yedi asıl ve dört yedek
üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren
nitelikleri yitirmemis adlî yargı hâkim ve savcıları arasından
adlî yargı hâkim ve savcılarınca, üç asıl ve iki yedek üyesi
birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri
yitirmemis idarî yargı hâkim ve savcıları arasından idarî
yargı hâkim ve savcılarınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten
üyeler yeniden seçilebilir.
Kurul üyeligi seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından
önceki altmıs gün içinde yapılır. Cumhurbaskanı tarafından
seçilen üyelerin görev süreleri dolmadan Kurul üyeliginin
bosalması durumunda, bosalmayı takip eden altmıs gün
içinde, yeni üyelerin seçimi yapılır. Diger üyeliklerin
bosalması halinde, asıl üyenin yedegi tarafından kalan süre
tamamlanır.
Yargıtay ve Danıstay genel kurullarından seçilecek Kurul
üyeligi için her üyenin, birinci sınıf adlî ve idarî yargı hâkim
ve savcıları arasından seçilecek Kurul üyeligi için her hâkim
ve savcının; ancak bir aday için oy kullanacagı seçimlerde,
en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilir.
Bu seçimler her dönem için bir defada ve gizli oyla yapılır.
Kurulun, Adalet Bakanı ile Adalet Bakanlıgı Müstesarı
dısındaki asıl üyeleri, görevlerinin devamı süresince
kanunda belirlenenler dısında baska bir görev alamazlar.
Kurulun yönetimi ve temsili Kurul Baskanına aittir. Kurul
Baskanı dairelerin çalısmalarına katılamaz. Kurul, kendi
üyeleri arasından daire baskanlarını seçer. Baskan,
yetkilerinden bir kısmını baskanvekili olarak belirledigi daire
baskanına devredebilir.
Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını meslege kabul
etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci
sınıfa ayırma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında
karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklastırma
islemlerini yapar; Adalet Bakanlıgının, bir mahkemenin
kaldırılması veya yargı çevresinin degistirilmesi konusundaki
tekliflerini karara baglar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen
diger görevleri yerine getirir.
Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük,
yönetmeliklere ve genelgelere (hâkimler için idarî nitelikteki
genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme;
görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç isleyip
islemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri
icaplarına uyup uymadıgını arastırma ve gerektiginde
haklarında inceleme ve sorusturma islemleri, ilgili dairenin
teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Baskanının
oluru ile Kurul müfettislerine yaptırılır. Sorusturma ve
inceleme islemleri, hakkında sorusturma ve inceleme
yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de
yaptırılabilir.
Kurulun meslekten çıkarma cezasına iliskin olanlar dısındaki
kararlarına karsı yargı mercilerine basvurulamaz.
Kurula baglı Genel Sekreterlik kurulur. Genel Sekreter,
birinci sınıf hâkim ve savcılardan Kurulun teklif ettigi üç
aday arasından Kurul Baskanı tarafından atanır. Kurul
müfettisleri ile Kurulda geçici veya sürekli olarak
çalıstırılacak hâkim ve savcıları, muvafakatlerini alarak
atama yetkisi Kurula aittir.
Adalet Bakanlıgının merkez, baglı ve ilgili kuruluslarında geçici
veya sürekli olarak çalıstırılacak hâkim ve savcılar ile adalet
müfettislerini, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Adalet
Bakanına aittir.
Kurul üyelerinin seçimi, dairelerin olusumu ve isbölümü,
Kurulun ve dairelerin görevleri, toplantı ve karar yeter
sayıları, çalısma usul ve esasları, dairelerin karar ve
islemlerine karsı yapılacak itirazlar ve bunların incelenmesi
usulü ile Genel Sekreterligin kurulus ve görevleri kanunla
düzenlenir.
Anayasada yapılan en önemli değişikliklerden biri bu madde.
Bu maddeye yapılan itiraz o kadar gereksiz ki.
Niye itiraz ediliyor anlamamız mümkün değildir.
3 kişilik bir kurul 21 kişiye çıkarılıyor.
Hepsi bu.
Bura niye değişmek zorunda
HSYK
Üç kişi ile yönetlince sorunlar çıkıyor.
Bu üç kişi kast sistemi gibi
olmuş
Aynı yöre insanı
aynı mezhepten kişiler orayı doldurmuş
Böyle olunca
bürokrasi
zaten zayıf bir
yönetim olan bu kişileri
istediği gibi
parmağında oynatmış
sisteme muhalif
her hakim ve savcı
görevden hak hukuk adalet
demeden alınmıştır.
Bürokrasiye
laf uzatan
gönderilmiştir.
Ama bu kurul sayıca fazla olursa
bu sıkıntı bir daha yaşanmayacaktır.
Aslında bu kurul en az 50 kişiden oluşmalı ve bir yıl görev yapmalıdır.
Bu duruma örnek verecek olusak
Hemşehrimiz ve bir çoğumuzun akrabası
NECATİ ÖZDEMİR KİMDİR?
Necati Özdemir 1957 yılında Gaziantep"in Nizip ilçesinde doğdu. İlköğrenimini Karkamış"ta tamamladı. 1975 yılında öğretmen oldu. Aynı yıl girdiği Hukuk Fakültesinden 1981 yılında mezun oldu. 1982 yılına kadar öğretmenlik yapan Özdemir 1985 yılında Cumhuriyet Savcısı olarak göreve başladı. Çeşitli il ve ilçelerde Savcılık, Hakimlik yaptı.
Savcılık görevi sırasında infaz hukuku, mahkum psikolojisi, suç ve sosyoloji alanları üzerinde çalışma ve incelemeler yaptı. Bu çalışmaları sebebiyle 1996 yılında hükümetin isteği ile cezaevi olaylarını kontrol altına almak amacıyla Bayrampaşa Cezaevi Savcılığı"na atandı.
HAREKETLİ VE RENKLİ BİR YAŞAM
1998 yılında görevinden istifa eden Necati Özdemir, İstanbul barosuna bağlı avukat olarak çalışmaya başladı. Savcı Özdemir"e istifa edip emekli olduktan ve avukatlığa başladıktan beş yıl sonra HSYK tarafından Cumhuriyet Savcılığından çıkarma cezası verildi. (Bu uygulamanın dünyada örneği bulunmamaktadır.) Adalet Bakanlığı bu kararı dayanak göstererek avukatlık ruhsatını iptal ettirdi.
Bu Büyük Nizipli için HSYK neler yapmadı
Bir gazeteleri ve ogünleri hatırlayanlara sorun
NECATİ ÖZDEMİR nedn görevden alındı
NE OLDU DA SUÇLU İLAN EDİLDİ.
NECATİ ÖZDEMİR
HERHANGİ BİR SUÇTAN DOLAYI CEZA ALDI MI?
Eyy bu HSYK yı savunanlar
Necati Özdemire yapılan
haksızlık
belki sizden bu dünyada sorulamıyor
Ya Öbür dünya
refarandum sonucunu hep beraber göreceğiz
benim gibi evetçiler
ve bu evetçilleri vatanı satmayı evet diye görenlere
halkımızın cevabını göreceğiz
ama
yağma yok..
o zaman evet oyları fazla çıkarda anayasada kısmi değişiklik olursa
çamur yok
hemen aziz nesin gibi
zaten bu halkın şu kadarı aptal ,bidon kafa demek yok..
göreceğiz..
biz de hayır fazla çıkarsa....adam gibi ....hakaret etmeden...eyvallah diyeceğiz..
halkımız böyle istedi diyeceğiz..
halka rağmen halkçılık yok.
ADAM GİBİ SAYGI GÖSTERECEĞİZ..
Referandum oylamasından çok, Akp ve karşıtları oylamasına dönüşmüş durumda.
Bdp de oylamaya gideceklere gözdağı vererek, gitmeyenlerin tamamı Pkk lı izlenimi vermeye çalışıp, bölgede seçime gitmeyenlerin çok olacağı tahiminimle de bu oylamadan kazançlı olarak çıkacak.
Oyum ; EVET...
Gasbedilen haklarımı geri almak ve tıkanan huhukun önünü açmak adına;
EWWWWEET!!..:)
Diğer önemli değişiklik Siyasi partilerin kapatılması konusudur.
Türkiyede nerdeyse her parti ben devletim diyenlerce kapatılmıştır.
Demokrat Parti Adalet Partisi CHP (Bildiğimiz CHP) MSP MHP (Bugün dayatmacıları savunuyorlar) RP,
DEHAP ( Hala bu siyasi görüşün kurduğu partileri biz DEHAP diye aklımızda tutuyoruz.)
Ne oldu kapandı da.
ESKİ ŞEKLİ
B. Siyasî Partilerin Uyacakları Esaslar
Madde 69 - Siyasî partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve
çalısmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin
uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasî partiler, ticari faaliyetlere girisemezler.
Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması
gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa
Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve
giderlerinin kanuna uygunlugunun tespiti, bu hususun denetim
yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda
gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine
getirirken Sayıstaydan yardım saglar. Anayasa Mahkemesinin bu
denetim sonunda verecegi kararlar kesindir.
Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının
açacagı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak
karara baglanır.
Bir siyasî partinin tüzügü ve programının 68 inci maddenin
dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde
temelli kapatma kararı verilir
Bir siyasî partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine
aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu
nitelikteki fiillerin islendigi bir odak haline geldiginin Anayasa
Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. Bir siyasî
parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yogun bir sekilde
islendigi ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel baskan
veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük
Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim
kurulunca zımnen veya açıkça benimsendigi yahut bu fiiller
dogrudan dogruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde
islendigi takdirde, söz konusu fiillerin odagı haline gelmis sayılır.
Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma
yerine, dava konusu fiillerin agırlıgına göre ilgili siyasî partinin
Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına
karar verebilir.
Temelli kapatılan bir parti bir baska ad altında kurulamaz.
Bir siyasî partinin temelli kapatılmasına beyan veya
faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa
Mahkemesinin temelli kapatmaya iliskin kesin kararının Resmi
Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından baslayarak bes yıl
süreyle bir baska partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi
olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluslardan ve Türk
uyruklugunda olmayan gerçek ve tüzel kisilerden maddi yardım
alan siyasî partiler temelli olarak kapatılır.
Siyasî partilerin kurulus ve çalısmaları, denetlenmeleri,
kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen
yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim
harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.
YENİ ŞEKLİ
B. Siyasî Partilerin Uyacakları Esaslar
Madde 69 - Siyasî partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve
çalısmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin
uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasî partiler, ticari faaliyetlere girisemezler.
Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması
gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Siyasî
partilerin malî denetimi Sayıstay tarafından yapılır.
Sayıstayca siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin
kanuna uygunlugunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve
aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir.
Sayıstayın bu denetim sonunda verecegi kararlar kesindir.
Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının
talebi üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu
bulunan her bir siyasî partinin beser üye ile temsil edildigi
ve Meclis Baskanının baskanlıgında olusturulacak
Komisyonun üye tam sayısının üçte iki çogunlugu ve gizli
oyla verecegi izin üzerine açılacak dava, Anayasa
Mahkemesince kesin olarak karara baglanır. Komisyonun bu
kararı, yargı denetimi dısındadır. Reddedilen izin
basvurusunda ileri sürülen sebepler, hiçbir sekilde yeni bir
basvuruya konu olamaz. Siyasî parti gruplarında ve Türkiye
Büyük Millet Meclisinde izin konusunda görüsme yapılamaz
ve karar alınamaz.
Bir siyasî partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine
aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu
nitelikteki fiillerin islendigi bir odak haline geldiginin Anayasa
Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. Bir siyasî
parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yogun bir sekilde
islendigi ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel baskan
veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük
Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim
kurulunca zımnen veya açıkça benimsendigi yahut bu fiiller
dogrudan dogruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde
islendigi takdirde, söz konusu fiillerin odagı haline gelmis sayılır.
Meclis çalısmalarındaki oy ve sözler, Mecliste ileri sürülen
düsünceler ve Meclisçe baska bir karar alınmadıkça bunların
Meclis dısında tekrarı veya açıga vurulması ile idarenin
eylem ve islemleri, odaklasmanın tespitinde gözetilemez.
Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkraya göre kapatma yerine,
dava konusu fiillerin agırlıgına göre ilgili siyasî partinin Devlet
yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar
verebilir. Devlet yardımından yoksun bırakılma, baglı oldugu
kapatma davasının ve kararının usulüne tabi olup tek basına
dava konusu kılınamaz.
Bir siyasî partinin kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep
olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin kapatmaya
iliskin kesin kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak
yayımlanmasından baslayarak üç yıl süreyle bir baska partinin
kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluslardan ve Türk
uyruklugunda olmayan gerçek ve tüzel kisilerden maddi yardım
alan siyasî partiler kapatılır.
Siyasî partilerin kurulus ve çalısmaları, denetlenmeleri,
kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen
yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim
harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla
düzenleni
BDPkürtsinizdiye meclise alınmıyordunuz partiniz kapatılıyordu gelin parti kapatmayı kaldıran anayasaya evet diyelim olurmu halkımıza gidip ezilmişligimizi nasıl neyle anlatacagıZ. MHP. 12 EYLÜL darbesinden iskence görmeyen ülkücü varmı devlet bey şimdi çıkmış onlar kutlu yürüyüşümüzün eski müsvetteleridir diyor O, İLKESİNE görüşüne baglı ülküdaşlar olmasaydı devlet bey o koltukda şimdi rahat oturamazdı. CHP sizi gidi cundacılar sizi suçsuz günasız bir ülkenin başbakanı asılırken kıs kıs gülerek cuntanın yardımıyla ikdidar olanlar sizi hepinizin sonu geldi refaradumda hepiniz sandıga gömüleceksiniz TARİHDEN başbakanı asan yargıç salim başol suçunuz yok sizin burda olmanızı isteyen kuvvet böyle istiyor yani CHP. CUNTASI umarımki ve umut ederimki halkımız bunları utmamıştır .NOT. 13 EYLÜLDE BULUŞMAK ÜZERE EVET EVET EVET.
Her şeye bir akıl yoruyorum da, 12 Eylül zulmünü yaşamış, zindanlarında kalmış..:
Akla hayale gelmeyen insanlık suçlarına maruz kalan, Tek suçu Devletten farklı; 'fikir üreten ve uygulanabilirliği üzerine kafa yoran' insanların hala inatla şoven bir ağza bürünmesi;
'Hayır' cılara katılmasını..
ANLAMIYOR!..
ANLAMIYOR!!...
ANLA Y A M I Y O R U M!!!....
ewet.ancak anayasa yetmez babayasayı değiştirmek gerekir.
evet,evet,evet,evet... başka söze gerek yok.
İşte sandık işte pusula
* Bir EVET, Habur sınırından yurdumuza sokulan, 30 kişilik PKK’lı gurupların yerine, pişman olmadığı halde aramıza salınıverecek yüzlerce, binlerce PKK’lıya
kapılar sonuna kadar açabilir!!!
* Bir EVET, İktidarın neredeyse her söyleminde itina ile altını çizmeye çalıştığı 26 etnik köken sayısını , bundan sonra 126 etnik köken sayısına çıkarmasına ve
her platformda rahatlıkla dile
getirmesine yol açabilir !!!
* Bir EVET, çoluk çocuğa alınan gemicikleri yüzdürmek için yurdumuzun 3 tarafını çevrileyen denizlerimizin birisinin bu gemilerin rahat yüzdürülmesi ve gariban yavrucaklar için özelleştirilmesini sağlayabilir !!!
n Bir EVET, Yahudi Üstün Cesaret Madalyalı alan Sayın Erdoğan’ın cesaretini arttırarak!, Hristiyan Üstün Cesaret
Madalyası alması için aday
olmasına zemin hazırlayabilir!!!
n Bir EVET, Sayın Erdoğan’ın, Şehit Mehmetçik için KELLE ! demesi sonucu 3 kuruşluk tazminata mahkum olmasını doğru kabul ettirerek, şehit Mehmetçiğimize KELLE oğlu KELLE! dedirtebilir!!!
n Bir EVET, İsrail gibi dünün devletçiğinin önünde Türkiye’yi bu hallere sokan mevcut iktidarı tekrar canlandırarak, Kuzey Iraktaki aşiretler karşısında yarın koskoca Türkiye’ye diz çöktürebilir!!!
SİZ EMEKLİLER; bir EVET’inizle, aldığınız maaşı yeterli bularak fazlasını istemiyoruz demeye de EVET demiş
olmuyor musunuz?!...
SİZ MEMURLAR; bir EVET oyunuzun, mevcut iktidarın yandaşlarının atamaları, tayin ve terfileri yapılırken sizlerin bu gidişten memnun olduğunuz olarak algılanacağını ve bizler olduğumuz yerde
saymaya devam edelim demek olduğunu bilmiyor musunuz?!...
SİZ İŞÇİLER; bir EVET’inizle evde yeteri kadar liseyi ve üniversiteyi bitirmiş işsiz varken sizinde mevcut işinizi kaybetmeye EVET demek olduğunu
düşünemiyor musunuz?!...
Bu kadar ŞER işler için EVET
diyemeyeceğime göre...
HAYIRDA, HAYIR vardır diyorum...
Ve HAYIR DİYORUM...
Ve referandum için ülkemize,
HAYIR DİLİYORUM...
* Yeniçağ gazetesinden alınmıştır.
Ne alakası var ki Abi
Senin söylediklerin
anlamı olmayan başka başka sebepleri olan konular
Bir konuyu diğerin ile bağdaştırman için
bir bağ olmalı.
PKK konusu sanki Ak Parti açılımıyla başlamış gibi
bir hezayan düşünceye sahip bazı insanlar
kendilerini bile kaybetmiş şekilde açılımı
Bölge terörünün kaynağı imiş gibi gösteriyorlar.
Soruyorum tüm bu hezeyan sahiplerine
Terör Ak parti zamanında mı başladı.
30 askerimiz şehit edilirken akp yoktu apo teslim edildiginde akp yoktu asarız keseriz diyenler ogün iktidardı geçin kardeşim AKP YOLUNA DEVAM EDİYOR allah yardımcıları olsun evet evet.
Benim bildigim tek birsey vardir:Turkiyede herkes menfaati dogrultusunda konusuyor.Bazi kesimler tutturmus hayirda hayir, nedenini bile bilmiyorlar ama hayir diyorlar.Bu pkk bugunun veya bu hukumetin zamaninda olmus veya olusmus birsey degildir.Yaklasik olarak 30 yili asan bir meseledir.Kimse bu olayi bugunun hukumetine mal edemez ve etmemelidir.Sahsen ben turkiyede olsaydim kesinlikle YES derdim.Malesef ben yurtdisindayim ama yuregim YES diyenlerle beraber.YESYESYESYES
Bırakın Ülkücüleri ve M.H.P.'yi sevmek, samimi olarak ben Türk'üm diyenleri bile ırkçılıkla suçlayanlar; nedense ne zaman seçim veya referandum olsa, sureti haktan görünerek birden milliyetçileri sever, Ülkücü ve MHP'lilere bühtanla oyu kendilerine vereceğini utanmadan beyan ederler. Geçen Belediye seçimlerinde Ankara'da kazanmak için her yol mübah diyen Melih Gökçek, Ankara'da MHP' ve ülkücülerin kendine oy vereceği yalanını günlerce kullanmış, seçimi entrikalarla kazandı ama MHP'li aday Mansur YAVAŞ' da umulmadık oranda yüksek oy almıştı. Şimdi de, belki eskiden MHP'nin önünden geçmiş veya çıkar için Ülkücü görünmüş uyanıklar ve AKP'nin üst yönetimi de, sözde 12 eylülde Ülkücüler işkence gördüğünden intikam için % 20 MHP'linin referandumda evet oyu kullanacağı propağandasında bulunuyorlar!? Hangi gafil MHP'li bu anayasa kabul edilse bile 12 Eylül'cülerden hesap sorulabileceğine inanır?
Kaç MHP'li ile konuşmuşlar da bu iddiayı rezilce kullanıyorlar? Esasen bu iktidar Referandumu kazanmak için her hileye başvuracak, mesela Ankara'da Sabancı vakı adına korsan afiş asarak kimi sözde ünlülerin evet diyeceği yalanı (Afişler Sabancılarca yalanlanıp toplatıldı) şimdiden İstanbul'a uluorta meydanlarda ''Hediye'' dağıtmaya başladılar. Çok yakında yiyecek kolileri kömür yardımları hatta Siyasi tarihimizde utanç örneği ''Beyaz Eşya'' bile dağıtmaya başlayacaklardır.Hiçbir gerçek MHP'li vatanın bölünmez bütünlüğünü tehlikeye atacak bu göstermelik tuzak Anayasa değişikliğine asla ve katiyen evet demeyip ''HAYIR'' diyecektir. Başbaka'ın tabiri ile alıştıra alıştıra millete yutturmak istediği bu tableti yutmaya HAYIR dyecektir. Herkes kendi adına konuşsa daha etik olur.
Referandumdaki hangi madde vatanın bölünmez bütünlüğünü tehlikeye sokuyor ?
Vatanı yalnız kendilerinin sanan ve yalnız kendilerinin sevdiğini düşünen şahısların , yine yalnız kendilerine ait tarafı bölünüyordur..
Vatan millet söylemleri altında yıllarca bu ülkeyi bir adım öne taşıyamayanlar, terörist başını yakalandığında asamayıp şimdi laf ebeliği yapanlar, bu ülkede tek kalıcı eserleri ülkeyi kaosa sürükleyip nemalanmak olanlar, işçi ,memur , emekli vede tüm insanlarımızı yoklukla enflasyonla ve kuyruklarla yönetenler, bence en başta sizin evet demeniz lazım; çünkü sizlerin yıllarca bu millete çektirdikleriniz artık olmayacaktır. İnsanlar huzur bulacaktır. Yaptıklarınızın diyeti olarak bir EVET de siz deyinde ruhunuz temizlensin, vicdanınız rahatlasın.
Yok benim ruhum böyle kalsın, ettiğimi çekecem diyorsanız da susunda insanlar kendileri değerlendirme yapsın ve karar versin. Sırf AK PARTİ güzel birşey yapacak millet te bundan sonra bunları bırakmaz sizde o eski havaları bulamayacaksınız diye ortalığı karıştırma telaşına girmişsiniz.
Ama nafile millet uyandı size bu şansı asla vermeyecek. Çünkü; KARAR MİLLETİNDİR....
benim anlamadığım 12 eylül mağduruyuz diyen mhp lilerin 12 eylül darbesini gerçekleştirenlerin yargılanmasını engellemek için büyük çaba harcaması,eski adı dtp yeni adı bdp olan partinin parti kapatma mağduru olmasına rağmen bu yasanın çıkmaması için neler yaptıklarını hep beraber görüyoruz.sanki bir yerden emir almışcasına mhp,chp,yarsav,bdp ve pkk aynı dili konuşuyo.ve evet oyu kullananlar neredeyse vatan haini ilan edilecek.
''Bu Seçimde,Terör olaylarına dur diyebilmek için evet diyoruz. Kadınlarımız, çocuklarımız, özürlü kardeşlerimiz, yaşlılarımız, Şehitlerimiz dul ve yetimlerin, gazilerimizin kısacası tüm dezavantajlı kesimlerin avantajlı konuma yükselmesi için evet diyoruz.
Çocuk istismarının önüne geçmek için evet diyoruz. Fişlemenin tarihe geçmesi, tarihe karışması için evet diyoruz. Yurt dışına çıkış özgürlüğünün genişletilmesi için evet diyoruz.
Vatandaşların mahkemeler dışında şikayetlerini iletecekleri bir kamu denetçiliği kurumunun kurulmasına evet diyoruz. 12 Eylül darbesini yapan darbecilerin hesap vermelerine zemin hazırlamak için evet diyoruz. Anayasa Mahkemesinin tıpkı gelişmiş ülkelerdeki gibi Çağdaş, Demokratik ve geniş katılımlı bir yapıya kavuşturulmasına evet diyoruz. Devlet içinde yerleşmiş olan çetelerden kurtulmak için evet diyoruz. Üstünlerin Hukukundan, Hukukun üstünlüğüne geçmek için evet diyoruz. Artık darbe yapanların ve yapmayı düşünenlerin Hesap verebilmeleri için evet diyoruz. Memurlara toplu sözleşme hakkı verilmesi için evet diyoruz.ülkemizin ilerlemesinin önündeki engellerin kalkması için evet diyoruz.''
Kardeşlerim bazı maddeler var asıl tartışma bunu üstünde amma siyasi parti liderleri rant ve karışıklık peşinde malesef
hakimler yüksek kurulu ile düzenlenen maddenin hakimler seçiminde hakimlerin 16 sı masa başından seçiliyor ve çıkacak mevcut anayasal degişiklikte 4 ayrı oda ve oturum var bu oturumlrara adalet bakanı be mü
steşarı oy kullanamıyor eski kanında adalet bakanı ve müsteşarı toplantılara katılmasa toplantı geçersiz sayılıyordu
işin olumlu ve iyi tarafından bakan yok bu zalimler 80 yıldır ülkeyi ve kurumlarını osmanlının son zamanlarında dahil Manastır ittatçılıgı ile hiristiyan misyonerlerine Selanik ittihatçıları ilede Mason yahudü uşaklarına kullandırdıkları gibi şimdide aynı şer yuvalarına kullandırıyorlar hele bir bakın bakayım vatanpervewr ve dürüst kim girebilmiş o kurumlara laiklik adı altında inanç düşmanları atatürkçülük adı altında vatanperver düşmanlıgı yapmaktalar ve bunlar
Vatanını seven ve muassır medeniyeti yakalamaya ugraşan Adnan MENDERESİ astırdı9lar
Turgut ÖZALI vurdu ve şüpheli bir şekilde ölümüne sebep oldular
Şimdiki hükümetlerdede Ecevitin,baykalın ve Tayyip ERDOGANIN başına gelen ve çektiklerini bir Allah birde o insanlar biliyor
vallahi bazı Afrika ülkeleri bile bizden demokrat Kastronun KÜBASI 40 yıl önce aile hekimligini uyguladı
Vatanını gerçek manada sevenlere selam olsun
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.