Bekir Şen

Türk Milleti Gerçekleri Görmeli

bekirsen Üye
Üyelik: 2004-06-03 Herkese açık mesaj: 183
#222227
Türk Milleti Gerçekleri Görmeli!
Merhaba değerli okuyucularım, Uzun süredir köşe yazısı yazmadım ve yazmaya niyetim yoktu ama gerçekleri halka anlatmak için bu yazıyı yazmaya karar verdim. Çünkü artık Müslüman olarak bu sürece daha fazla sessiz kalamazdım. 14 Ağustos 2001 yılında kurulan Ak Parti, 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimlerde büyük bir başarı yakalayarak yüzde 34.29 oy alarak tek başına iktidara geldi. Kendi çapında bir şeyler yapan Ak Parti halkın desteğini tam arkasına almıştı ve neticesinde 28 Mart 2004 Mahalli İdareler Seçimlerinde yüzde 41.67 oy alarak 81 ilden 58 belediye başkanlığını kazandı. Her şey yolunda gitti görülüyordu, daha doğrusu halka öyle anlatılıyordu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 367 krizi yaratılarak Ak Parti’nin ekmeğine adeta bal sürülmüştü. 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan genel seçimlerde Ak Parti yüzde 46.66 oy alarak tekrar tek başına iktidar oldu. Abdullah Gül, Türkiye Cumhuriyet’inin 11.Cumhurbaşkanı oldu. Ardından 29 Mart 2009 tarihinde yapılan Mahalli İdareler seçiminde Ak Parti ilk kez kan kaybederek oyunu yüzde 40.11’e düşürmüştü. Ak Parti artık kan kaybetmeye başlamıştı. Cumhurbaşkanlığı, Meclis Başkanlığı, Başbakanlık, Bakanlıkların hepsi ve her kademeye yerleşen Ak Parti o tarihten bu güne neler yaptı. Gerçi 7 buçuk yıldır ne yaptı ki! Şimdi bunu okuyan Ak Parti’li arkadaşlar bana kızacaktır belki ama işin doğrusu budur. Nereden mi çıktı diyorsanız işte bazılarını söyleyeyim. IMF ve Dünya Bankası’nın emrinden çıkamadık! Çünkü ekonomik açıdan bunlara bağlıydık. (Yıllardır öyle gidiyordu, Ak Parti’de buna uydu.) Türkiye Avrupa Birliği’ne girecek diye Batılaşmaya başladık. Bu konuda Başbakan Ak Parti Grup Toplantısında bunu dile getirdi ve Türkiye’nin artık Batı’dan kopamayacağını söyledi. Peki bu ne demek oluyordu; açıkça Müslümanlığın elimizden gittiğini söylüyordu. Başbakan her zaman ne derdi, “Biz dinci parti değiliz” Türkiye’nin yüzde 99 Müslüman değil miydi? Peki nasıl oluyorda Müslüman bir ülkenin Müslümanlarla ilişkisi Yahudi ve Hristiyan’dan az olabiliyordu. İş bu noktada elimizi vicdanımıza koymalıyız. Nasıl oluyorda hala ülkemizde başörtüsü sorunu var. Şimdi arkadaşlar diyecek ki meclisten kanun çıktı ama Anayasa Mahkemesi’ni bunu bozdu. Evet haklı olabilirsiniz ama bir daha bu çoğunluğu hangi siyasi parti bir daha bulacak, tüm kadrolar sizin elinizde iken nasıl oluyor da bunu yapamıyorsunuz. Geçmiş dönemlere bakarsak gerek Demokrat Parti, gerekse Anavatan Partisi döneminde Türkiye bu sorunla karşılaşmamıştı. Şimdi 3.kez bir siyasi parti bu çoğunluğu yakalıyor ve bu sorun ortaya çıkıyor. Yapılan her hayırlı işin sonuna kadar destekçisi olmaya hazırız ama Türkiye artık uyanmalı ve kendine gelmelidir. Ak Parti iktidarı özelleşme dedi tutturdu… Peki kimlere gitti bu özelleşen yerler… İşte buraya dikkatlice okuyalım arkadaşlar, bakın Ak Parti iktidara gelince neler satılmış: 1. Türk Telekom Araplara 15. Cbank İsraile 2. Telsim İngilizlere 16. MNG Bank Lüblana 3. Kuşadası Limanı İsraile 17. Alternatif Bank Yunana 4. İzmir Limanı Hong Konga 18. Dışbank Hollandaya 5. Araç Muayene İşi Almana 19. Şekerbank Kazaka 6. Başak Sigorta Fransıza 20. Yapı Kredi yarısı İtalyaya 7. Adabank Kuveyte 21. Turkcelin yarısı Finli-Rusa 8. İETT Garajı Dubaiye 22. Beymen yarısı Amerikaya 9. Avea Lübnana 23. Enerjisa yarısı Avusturyalı 10. Finansbank Yunana 24. Garanti yarısı Amerikalıya 11. Oyakbank Hollandaya 25. İzocam Fransıza 12. Denizbank Belçikaya 26. TGRT (FOX) Amerikalıya 13. Türkiye Finans Kuveyte 27. Döktaş Fransıza 14. TEB Fransıza 28. Pektim Kime satıldı? Evet bu listeye daha birçok şeyler yazılırdı ama bunu benim yazmaya, sizinde okumaya zamanınız çok giderdi. Neticede bunların birçoğunu Ak Parti hükümeti satarken, bir çoğunu da iş adamlarımız satmıştır. Neticede bu özelleştirmeler Ak Parti döneminde gerçekleşti. Ak Parti hükümeti özelleştirmeye devam diyecek, çünkü satılacak daha çok şey var. Arkadaşlar Etibank bu sene özelleşebilir, peki Etibank’ta ne var. Dünya Bor Madenlerinin yüzde 87’sine Türkiye sahip. Bor Madenini sadece Türkiye’de Etibank işletebiliyor. Değerinin trilyon dolarla ifade edilen bor madenleri, eğer Etibank özelleşirse 40 milyon dolar gibi komik bir rakama satılacağını hatırlatayım sizlere… Bide Türkiye'nin gerçek borcunu bilen var mı acaba? 2010 programında 51 milyon TL ( yaklaşık 34 milyon dolar) faiz ödemesi yapılacakmış İşte artık Türkiye’de bazı şeyler değişmeli diye düşünüyorum. Türkiye artık Saadete ermelidir. Bu saadet yapılacak olan ilk genel seçimlerdir. Saygılarımla...
bekirsen Üye
Üyelik: 2004-06-03 Herkese açık mesaj: 183
#222229
Arkadaşlar dikkatlice okunursa Türkiye iletişim sektörü ile bankacılık sektöründe tamamıyla yabancı sermayenin eline bırakılmıştır. 2009 yılı şirket bilançolarına bakarsanız bu şirketlerin ne kadar kâr edip, Türkiye'den para çıkardıklarını göreceksiniz. Bizlerde yabancı sermaye geldi diye seviniyorduk. Ne getirdiler, ne götürecekler ona bakalım.
sakalli0727 Üye
Üyelik: 2006-07-04 Herkese açık mesaj: 1.874
#222230
nicin bi türk firmasi girmemis özellestirmelere? rusyada azerbaycanda libyada kazakistanda cinde ve dünyanin heryerinde olan sanayicilerimiz var türkiyenin borcunu sadece tek basina ödeyebilcek zenginlerimiz var neden yabanci düsmanligi yapiliyor ki ? aldilarda verilmedimi yoksa ? kim bastirirsa en cok parayi o alsin zaten ayrica illa yerli biri alcak diye esas degerinden düsüge vermekte noluyor zamaninda gördük bunlari bi lira vermeden banka alanlari (yerli mallarini !!! ,yerli banka sahiplerini yani ) yetimin hakkini yiyenleri birakin bence artik bu korkakligi ülkeye hic bisey olmaz korkmayin özellesmelerle yikilmaz bu ülke almanyanin her tarafi özellesmis ama nedense dünyada bir numara devlet sadece denetler patron olmaz devlet ayrica özelelsmeye sonuna kadar evet diyorum özellesme olmadigi icin nizipte hergün elektirik kesiliyor cünkü rakibi yok özellesmeler olmasaydi hala bankalara gittiginde sana birak cay söylemeyi it gibi kapiyorlardi özellesmeler ülke halkinin yararinadir kimse bi yerde makam sahibi olunc akendini bi bok sanmiyor cünkü özel sistemde kimsede kaytaramiyor isten cok gördük gözümüle hemde Demir celige gitmeden simdiki paranin 10 milyara denk gelcek maasi alanlari simdiki hükümetin yanlisi yokmudur tabiki var ama siyaset olmasin diye sitemizde yazmiyacagim bu tip yorumlari ayrica etibank dedigin olay 9 milyara icinde türk ticaret bankasiyla ihale edilmisti ve bu hükümet tarafindan iptal edildi o ihale sadece etibank 40 milyar dolara satildi ayrica borun olmus islemeyi bilmedikten sonra ha da$ba$ ha bor daglari isleyecek firma önemli olan
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#222231
Şimdi burada yazdıklarınızdan satılanlardan çoğu özel sekör. Hükümetle ne ilgisi var. Ayrıca yadıklarınızdan bazıları başka hükümetler zamanında oldu 5. Araç Muayene İşi Almana mesela 13. Türkiye Finans Kuveyte Bu gibi bir iddia var ki. Bu saçma sapan bir cümle. Siz Hiç bu bankanın kimin olduğunundan haberiniz var mıydı Gülmemek için kendimi zor tuttum. O da sizi esas itibariyle sevdiğimden. Bu cümle sizin bu işi hiç bilmeden alıp buraya koyduğunuzun da belirtisi. Komik yani. Sizden başka bir çok kişide aynı yazıları yazdı. Bu yazının size özgün olduğundan eminmisiniz. İyice incelediniz mi? Sizce kim tarafından ve niyetle yazıldığı belli olmayan bu yazılar ne sonuç getirecek. Örneğin hükümet değişse bu devir ve satışlar iptal mi olacak. Yada başka hükümet gelseydi bu satışlar olmayacak mıydı?. Sizce HSBC ye Demirbank ne zaman ve kim tarafından satıldı. Demirbanka hangi hükümet ne zaman ve niye el koydu.
bekirsen Üye
Üyelik: 2004-06-03 Herkese açık mesaj: 183
#222232
Araç Muayene İstasyonu 2004 yılında, Türkiye Finans 2007 yılında Ülker ve Boyner Grubu sattı. Evet özel şirketler satmadı demedim, sadece örnekler verdim. Peki Türrk Telekom kaça satıldı? Yıllık kârı ne kadardı ve kaça satıldı.Bu özelleşmeyi kim yaptı. Ak Parti İktidarı, unutmayalımki 1994 yılında Tansu Çiller Başbakanken Türk Telekomu özelleştirmek istemişti kıyamet kopmuştu.
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#222234
Türkiye Finans kendi sitesinde yazan Devir yolu ile birleşme çalışmaları 30.12.2005 tarihinde tamamlanmış, T.C. İstanbul Ticaret Sicili Memurluğu tarafından 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak tescil edilmiştir. Sonuçta Türkiye'nin önde gelen iki büyük grubu olan Boydak ve Ülker Grupları, finans sektöründe hizmet veren kurumları Anadolu Finans ve Family Finans'ı, global ekonomi koşullarına ayak uydurmak ve Türkiye'ye çok daha faydalı olmak için kendi iradeleri ile 30 Aralık 2005 tarihinde Türkiye Finans Katılım Bankası adı altında birleştirmiştir. 178 şubesi ve 3.200’ü aşkın çalışanıyla 1 milyondan fazla müşterisine hizmet veren Türkiye Finans’ın yüzde 60 hissesi 31 Mart 2008 tarihinde Ortadoğu’nun en önemli bankalarından ve Suudi Arabistan’ın en büyük bankası olan The National Commercial Bank (NCB) tarafından satın alınmıştır. Yeni ortaklık ile Boydak ve Ülker Grupları’nın yanına eklenen bu büyük güç sayesinde daha da gelişen Türkiye Finans, öncü katılım bankası olma vizyonunu sürdürmektedir.
hasan tekçe Üye
Üyelik: 2009-10-28 Herkese açık mesaj: 300
#222237
çamur at izi kalsın. sanki reklamı olan partinin iktidar olduğu dönemi bilmiyoruz.islamiyet elden gitti diyosunuz.türkiyede ak parti iktidara geldiği dönemde kaç kuran kursu vardı,bu kurslar ne şartlar altında eğitim veriyodu,yılda kaç mezun veriyodu?lütfen yazarken biraz gerçekçi olun,ezbere kulaktan dolma bilgilerle siyaset yapılmaz.türkiyede şu an cumhuriyet tarihinde olmadığı kadar kuran kursu var ve bu kurslar gayet rahat bir ortamda,baskınlara uğramadan,zulumlerle yüzyüze kalmadan eğitim verebiliyolar.
BAYKAL.COM Üye
Üyelik: 2009-10-19 Herkese açık mesaj: 98
#222242
her şeyden önce türkiyede işsizlik başını almış gidiyor üretim durmuş vaziyette ithalat yüzde 70 lere çıkmış ihracat rekor kırıyormuş nerde hani peki bu kadar işsiz insan neden iş bulamıyor şimdiki hükümet insanlarımızı nereye kadar kandıracak gerçekeler oratada millet açtır aç
ziya_eren27 Üye
Üyelik: 2007-08-04 Herkese açık mesaj: 1.287
#222244
konunun basligiylaa alakasiii olmayan yazii cikmisss malesef..
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#222280
Asıl mesele sermaye düşmanlığı Bu yazının asıl sahipleri Sermayeye karşı çıkan bazı bürokratlar Bir çoğu güçlü kişiler. Kendilerine bağlı maaşlı gizli personeli ve grupları Bü tür yazı ve eylemler için organize ediyorlar. Yeşil sermaye yabancı sermaye Kürt sermaye gibi Arap sermayesi Japon Sermayesi Yunan sermayesi yahudi sermayesi gibi iftiralarla atıp tutup Türkiyede kaos ortamı için çalışıyorlar. On iki eylüden önce Türkiyede kim başarılı işini yapıyorsa öldürülüyordu. Şimdi de iftaraya kurban edilmeye çalışılıyor. Allahtan millet bunların yalan ve içi boş parlak sözler olduğunu biliyorda ciddiye almıyor.
bekirsen Üye
Üyelik: 2004-06-03 Herkese açık mesaj: 183
#222286
Arkadaşlar ben işlerin kötüye gittiğini söylemek için bu konuya değindim. Türkiye özelleşiyor; gerek hükümet gerekse işadamları kâr eden kurumları maalesef satıyorlar. Bende devletin işletmeci olmasını istemiyorum ama bu şekilde de olmaz. Bakın yabancı sermaye gelecek diye neleri satmışız, peki yabancı sermaye geldi daha mı iyi oldu? Cumhuriyet tarihindeki en büyük işsizliği Türkiye bu dönemlerde yaşıyor. Şimdi diyeceksiniz Dünyanın her yerinde bu işsizlik var.Evet haklısınız işsizlik dünyanın her yerinde var ama her yer Türkiye kadar pahalı değil. Benzin dünyada en pahalı bizde, iletişim dünyada en pahalı bizde, vergiler en üst seviyede... Peki bu kadar işsizlik varken nasıl oluyorda herşeye zam yapılabiliyor. Otoyollara gelen zamları, sigaraya gelen vergi zamlarını gördük. (Sigara zammı bence iyi oldu ama tiryakisi için zor oldu. İnşallah bu sebeple sigarayı herkes bırakır.) Türkiye artık üretim yaparak ayakta durabilir. Peki üretimi nasıl yapacağız, işte benzine, elektriğe, vergiye zam yaparsak bunlar olmaz. Üretimi teşvik etmeliyiz, işadamlarımızla işsizliği çözebiliriz. Şimdi neden bu konuları yazdığım anlaşılıyor mu? Artık IMF, Dünya Bankası veya Avrupa Birliği'nin arkasından koşmaya bırakacağız. Türkiye'de ithalat-ihracat rakamları her yıl açık veriyor, peki neden dışa bağımlığız. Dış ticaret açığı ile Türkiye'den hep para çıkıyor, para girişi yok. Adamlar gelip beş liraya Türkiye'den aldıkları işletme ile onbeş lira kazanıp gidiyorlar. İletişim sektörü tamamıyla yabancı sermayenin elinde, bankacılık sektörü büyük bir kısmı yabancı sermaye, tütün ürünlerinin büyük çoğunluğu yabancı sermayenin elinde, içecek ürünlerinin büyük bir oranı yabancı sermayenin elinde.... ve daha niceleri böyle.... Bizlerde hala seviniyoruz yabancı buraya geldi para getirdi, tam aksine yabancı paramızı alıp gidiyor. İMK Borsası yabancı sermayenin elinde, adamlar istediği gibi piyasayı yönlendiriyor. Eğer bunları halen görememişsek ne diyeyim, satılmaya devam edelim, işsizliği daha da büyütelim, aç insanların sayısını çoğaltalım deyil mi?
bekirsen Üye
Üyelik: 2004-06-03 Herkese açık mesaj: 183
#222289
Bide şunu söyleyeyim arkadaşlar ben Ak Parti kurulduğundan beri Ak Partili idim. İşlerin düzeleceğini sandım ama baktım daha kötüye gidiyor, artık Ak Parti'yi bıraktım. Allah hayırlısını versin. Bunu örneklerle anlatayım. 2004 yılında Gaziantep'te işsizlik oranlarına bakın bide şimdi bakın, nereden nereye gelmişiz. 2004 yılında cezaevinde yatanların sayısına bakalım bide şimdi bakalım... Bizlerde herşey yolunda sanıyorduk. Artık uyanma zamanı, gerçekleri görme zamanı...
Gazikent Nakliyat Üye
Üyelik: 2009-01-20 Herkese açık mesaj: 229
#222290
öncekileride gördük ülkeyi iyi yönetilerde akp zorlamı ikdidar oldu başka yönetecek varmı bende almanyada devletin nakliye işini aldım ırakta petrol taşımacıgılı yapıyorum türküm diye vermiyeceklermi bunları geçelim sınırlar kalkıyor durmak yok yola devam.
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#222291
Bilnçli olmayınca herşey birbirine karıştırılıp mantık hatalarına girilmiş. Sanki Ak Parti gelemden önce herşey güzeldi de Şimdi değişti. Birde 1999 Yılı rakamlarına baksaydınız Bekir Bey Şu İhlas Finans vs bankaların battığı tarihlere
bekirsen Üye
Üyelik: 2004-06-03 Herkese açık mesaj: 183
#222292
Ben Ak Pati'den öncekiler iyi demedim. Evet siz kötü tarih (1999) ile karşılaştırma yapmışsınız. Peki bende söylüyorum 1996-97 yılındaki Refahyol iktidarına bakın, Türkiye nereden nereye gelmiş. Unutmayalım o zamanki hükümette şimdiki Ak Parti'li milletvekillerimizde vardı, ancak onlar saflarını değiştirdiler ve karma bi takım oluşturdular. O zaman ben size yazayım ilk kez denk bütçe Refahyol döneminde sağlandı. İşte refahyolun hükümetinin bir yılda başardığı icraatlardan bazıları... Dikkatlice okuyalım icraat nasıl olurmuş arkadaşlar... 1- 1996 yılı sonunda 20 milyar dolar olması beklenen bütçe açığı 15 milyar dolara, 45 milyar dolar olması beklenen iç borç ise 22 milyar dolara düşürüldü. 2- Refah-Yol hükümeti, hükümeti devraldığında % 76’lar seviyesinde olan repo oranı, Şubat 1997 tarihinde % 50’ler seviyesine çekildi, fark % 26’dır. 3- % 170 seviyelerinde devralınan hazine borçlanma faizi, Şubat 1997 tarihinde % 83’ler seviyesine düşürüldü, fark % 87’dir. 4- Enflasyonla mücadelede büyük başarılara imza atıldı. Zira, toplumun tüm gelir gruplarına enflasyon üzerinde 40-50 puanlık bir reel gelir sağlanmıştır. 5- 28 Haziran 1996 tarihinde 550 puan olan borsa endeksi, Şubat 1997’de 1700 puana yükseltilerek rekor kırıldı. 6- Kaynak paketlerden Ocak 1997 itibariyle 11,78 milyar dolar, Nisan 1997 itibariyle 13,33 milyar dolar bir gelir sağlandı. Yani, toplam 25,11 milyar dolar zamsız, vergisiz bir gelirin havuza aktarılması sağlandı. 7- 1995 tarihinde işbaşında bulunan 53. hükümet döneminde bütçeden tarımı desteklemek için ayrılan pay sadece 19 trilyon iken, 1996 yılı içinse önceki hükümet tarafından öngörülen destekleme fonu sadece 38 trilyon TL idi. Refah-Yol, 1996 yılı ikinci yarıda yaptığı hamle ile 1996’daki desteklemeyi, 60 trilyon TL’ye çıkardığı gibi, 1997 yılı içinde de 95 trilyona yükseltti. Aradaki fark 57 trilyona ulaştı. 8- TMO 1995 yılında 48 milyon dolarlık hububat alımı yaptığı halde, sayın Erbakan’ın başbakanı olduğu 54. hükümet 329 milyon dolarlık alım yaparak, köylüye 7 misli fazla para ödemek suretiyle yüzünü güldürmüştür. 9- Köylülere % 50 gübre sübvansiyonunun alımda derhal ödenmesi esası getirildi. Ayrıca, gübre alımında formaliteler azaltıldı. 10- Et ithalindeki fon, önce % 3’ten % 30’a çıkarıldı. Daha sonra da canlı hayvan ve et ithalatı yasaklandı. Böylece hayvancılık sektörü korunmuş oldu. 11- Bağ-Kur emeklilerinin maaşları % 300 artırıldı. 12- Esnafa verilen krediler 1996’nın ikinci yarısında 57 trilyondan, 80 trilyon YTL’ye çıkarıldı. Yani, 53. hükümette 57 trilyon olan esnaf kredisi, 54. hükümette 80 trilyona çıkartıldı. Fark, 23 trilyon. 13- 54. hükümet döneminde fındık üreticisine, buğday üreticisine, pancar üreticisine en yüksek taban fiyatları verildi. Bugüne kadar bu rekorlar kırılamadı. 14- Fon kredisi imkanı tanınan teşvik belgesi verilmeye başlandı. Böylece, fon kredisinden yararlanmak üzere 8036 KOBİ sahibi müracaatta bulundu. 2.5 trilyon TL kredi kullanıma açıldı. 15- Asgari ücrette % 100’den fazla artış sağlandı. 16- Refah-Yol döneminde memurlara % 102.5 maaş zammı yapıldı. O yıl enflasyon oranı % 65 olarak gerçekleşmişti. Buna göre memurun alım gücü % 37.5 kadar artırılmıştı. 17- 54. hükümet Refah-Yol 1996 tarihinde asgari ücreti 210 dolar olarak tespit etmiş ve işçilere o güne kadar verilen en yüksek asgari ücreti ödemiştir. 18- Kamu toplu iş sözleşmeleri ilk defa Refah-Yol döneminde, 3 ay gibi kısa bir zamanda sağlandı. Kamu kesimi ortalama giydirilmiş aylık ücretlerinde büyük bir artış sağlanarak, ücretler 50 milyon TL’den, 107 milyon TL’ye, dolar bazında 655 dolardan, 993 dolara çıkartıldı. 19- Bütçeden Bağ-Kur emeklilerine 866 milyar TL, memur emeklilerine 985 milyar TL ve işçi emeklilerine de onları mağdur edemeyecek derecede destek sağlandı. 20- Emeklilerin maaşlarında enflasyonun üstünde % 51 reel artış sağlandı. 21- Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonunun bütün geliri ilk defa kanunun maksadına uygun şekilde yoksullara tahsis edildi. 22- Körfez savaşı sonrası Irak’a uygulanan ambargo sonucu kapalı tutulan “Kerkük-Yumurtalık” boru hattı, Amerika’nın tehditlerine rağmen, 54. Refah-Yol hükümetinin gayretleriyle açtırıldı. Ekonomiye büyük katkı sağlandı. 23- 50 yıldan beri ilk defa 1997 tarihinde denk bütçe yapılabildi. Bu Refah-Yol hükümetinin övünülecek başarısıdır. 24- 1997 yılı bütçesinde yatırımlar toplam ve reel olarak 20 yıldan beri ilk defa % 40 artırıldı. Böylece devlet yatırım ve kalkınma yapabilen bir devlet haline getirildi. 25- Bedelsiz ithalatla bütçeye 1.5 milyar marklık ek gelir sağlandı. 26- 54. hükümet döneminden önceki hükümetlerde sadece İstanbul dükalığına ve dönme diktasına sunulan kredi ve teşvik imkanları, onların ellerinden alınarak Anadolu’nun kalkınmasına, yerli ve milli sanayinin oluşmasına aktarıldı. 27- Bütün bu işler yapılırken yeni zam ve vergiler konmadı. 28- Arsızların hortumları kesildi. Paralar oluşturulan havuza aktarıldı. 29- ABD, İngiltere, İtalya, Fransa, Japonya, Kanada, Almanya’nın oluşturduğu G-7’lerin karşısında, Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Endonezya, Malezya, Mısır ve Nijerya’yı içine alan D-8’ler kuruldu. Bu bir nevi İslam ekseninin yeniden oluşması demekti. (14.6.1997 – Çırağan.) 30- Refah-Yol döneminde denk bütçe yapıldı. Faize ödenmesi gereken miktarlar, bir evvelki yılın 18.5 milyar dolarına mukabil, 12 milyar dolara indirildi. Fark, 6.5 milyar dolar. 31- Devletin arazileri sermayedarlara satılmaktan kurtuldu. 32- Özel bankaların devletten uzun vadeli düşük faizli borç alıp, bu parayı devlete yüksek faizle ve kısa vadeli olarak satmasının önüne geçildi. Böylece katrilyonluk korkunç kazançlar devletin kasasında kaldı. 33- Eşel-Mobil sistemi getirilerek, memur ve işçilerin maaş zamları otomatiğe bağlanmış ve onların enflasyon nispetinde maaşları otomatik olarak zamlanmıştır. 34- İlki 1961, en sonu da 2004 yılını ihtiva eden IMF’nin stand-by anlaşmaları, Necmettin Erbakan hariç kurulan hükümetlerin Başbakanları –ki Erdoğan da buna dahildir- tarafından imzalanarak, bir nevi milli ekonomi terk edilmiş ve IMF ekonomisine teslim olmuşlardır. Toplam 19 stand-by anlaşması imzalanmıştır. Görüldüğü gibi, 54. hükümetin Başbakanı muhterem Necmettin Erbakan cumhuriyet tarihinde görülmemiş büyük icraatlara imza atmıştır. Böyle bir hükümet iç ve dış mihrakların işine gelmedi. 28 Şubat post-modern darbesi ile iktidardan uzaklaştırıldı. Vurguncuların, soyguncuların, arsızların, hırsızların yeniden at oynatmaları dönemine geçildi. Oysa, Refah-Yol hükümeti rantiye ve faizden kesip, elde ettiği paraları çiftçi, köylü, memur, işçi, esnaf ve emekliye vererek, herkesin yüzünü güldürmüştür. Bilmem anlatabildim mi ?
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#222293
Bunu bize değil Erbakan Hocayı tekme tokat kovan ulusalcılara anlat. Bu konulara vatandaş olarak zaten biz biliyoruz.
bekirsen Üye
Üyelik: 2004-06-03 Herkese açık mesaj: 183
#222294
18 Nisan 1999 tarihinde DSP-MHP-ANAP üçlü koalisyon hükümeti kuruldu. Peki kimin sayesinde bu hükümet kuruldu? MHP Lideri Devlet Bahçeli Başbakanlığı kabul etmeyip merhum Bülent Ecevit'in yardımcılığını kabul etmesiyle gerçekleşti. FP Hükümeti kurması için MHP Lideri Bahçeli'ye destek olacağını söylemesine rağmen Bahçeli Başbakanlık yerine Başbakanlık Yardımcılığını tercih etmişti. Bunları hatırlayalım, daha sonra malum 2001 yılında Fazilet Partisi kapatıldı. 20 Temmuz 2001 tarihinde Saadet Partisi, 14 Ağustos 2001 tarihinde Ak Parti kurularak, zamanın Fazilet Partisi ikiye bölünmüş oldu. Türkiye siyasette neler yaşamadı ki. 1980 askeri darbesi neden yapılmış? Kenan Evren 25 yıl sonra bunu açıkladı. Kenan Evren darbe yapmasaydık Erbakan iktidara gelecekti diye demeç verdi.
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#222295
Unutmayın ki Rahmetli Menderesi asmak için Hüseyin üzmez diye bir pravakatör ve Vatanını seven bir Albay kullanılmıştı. Bu iki kişiden Albay olanı sürgüne Hindistana Hüseyin Üzmez ise Ancak bu gün ne olduğu meydana çıktı. Tarihi iyi bilmeniz lazım. Yapılan sadece Ak Partii devirmek değil. Abdulhamiti tahttan indirmeye eşdeğerdir. Her zaman şu itiraz yapılıyor. Şirketler yabancılara veridi. Bu bir önemli konu değil. Önemli olan İnsanların vasıflı bir şekilde yetişmesidir. Doktor Mühendis yetiştirdiğimiz sürece ve Nüfusumuzu arttırdığımız sürece sorun yoktur. Bize karşı savaşacak bir devlet etrafımızda kalmadı. Bizim için öncelikli problem Nüfusumuzun hızla azalmasıdır. Asıl dert yerine bizi birbirimize düşürecek şekilde yapılan muhalefettir. Ak Parti beğenilmezse seçimde değişir. Kolay bir şey Bunu savaş gibi göstermek vatan için çalışan insanları ihanet içinde demek kimseye bir şey kazandırmaz. Bizi Oniki eylüldeki gibi birbirimize düşürür. Böyle mi olmasını istiyoruz. Bildiğimiz konuları yazarsak daha iyi olur. Biz Bekir Şenden Nizip haberlerini bekliyoruz.
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#222296
felsefefe;222295 wrote: Biz Bekir Şenden Nizip haberlerini bekliyoruz.
Fazla söze ne gerek var; bu cümle çok zarif bir mesaj veriyor...
bekirsen Üye
Üyelik: 2004-06-03 Herkese açık mesaj: 183
#222297
Bende şimdi soruyorum Ak Parti 3 Kasım 2002'den beri neleri yaptı. Anayasayı değiştirecek çoğunluğu elinde bulundurmasına rağmen içi boş şeyleri gerçekleştirdi. Okullarda kitapları bedava dağıttı ( Cem Uzan'ın Projesi) ama bu kimin cebinden çıktı? Sosyal Yardımlaşma Vakfı sobası olmayana kömür, suyu olmayan köylüye çamaşır makinası dağııtı. Peki bu dağıtılan malzemelerin kaynağı nereden geldi? Vatandaşa zam olarak yansıdı. İşsizlik aldı başını gitti. Bakın Ak Parti iktidara geldiği dönemle şimdiki borcu kıyaslayalım. 2002 sonunda Türkiye'nin 130 milyar dolar dış borcu bulunuyordu. 2009 sonu itibarıyla bu borcumuz yaklaşık 300 milyar dolar (tahmini oranlar resmi rakamlar henüz açıklanmadı.) oldu. Maşallah ne kadar yol ilerlemişiz. Türkiye ilk olarak 1930 yılında ABD'den 10 milyon dolar borç almıştı. 1996 sonunda 79 milyar dolar, 1997 sonunda 84 milyar dolar civarındaydı.
Cali Üye
Üyelik: 2006-03-31 Herkese açık mesaj: 1.710
#222299
bekirsen;222289 wrote:Bide şunu söyleyeyim arkadaşlar ben Ak Parti kurulduğundan beri Ak Partili idim. İşlerin düzeleceğini sandım ama baktım daha kötüye gidiyor, artık Ak Parti'yi bıraktım. Allah hayırlısını versin. Bunu örneklerle anlatayım. 2004 yılında Gaziantep'te işsizlik oranlarına bakın bide şimdi bakın, nereden nereye gelmişiz. 2004 yılında cezaevinde yatanların sayısına bakalım bide şimdi bakalım... Bizlerde herşey yolunda sanıyorduk. Artık uyanma zamanı, gerçekleri görme zamanı...
bir toplumun Refah durumu cezaevlerinin dolulugunami bagli? Ilerki gunlerde bu konuda samimi olup olmadiginizi gorecegiz...
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#222301
Bekır abim saadet partisinden iyi bir teklif almış olmalı baksana saadet felan ... :) Ne o akp liler sana bişey vermedi herhalde,keşke iş felan vermiş olsalardı ... :) Hehehehehe kızmayasın haa :)
coskun Üye
Üyelik: 2005-08-18 Herkese açık mesaj: 1.551
#222320
Önce bir soru ile başlayayım. Türkiye neden değişim ve dönüşümlere karşı aşırı bir direnç gösteriyor? Bekir kardeşim keşke yazını farklı bir noktadan ele alsaydın. Mesela işsizlik, Mesela ücret dağılımındaki uçurum Mesela enerji fiyatları. Bir kaç yıldır mail zinciri ile dolaşan yok şurayı sattılar yok burayı sattılar naralarından etkilenmişsin. Benim nazarımda özelleştirmeye karşı çıkmak en hafif tabirle ülkeyi zarara razı etmektir. Bir de saydıkların özelleştirmelerin bir çoğunun siyasal iktidarla alakası yok. Ekseriyeti özel sektör. Senin işadamın ihaleye girdide verilmedi mi? Senin iş adamın sanki başka ülkelerde ihale almıyor mu? Dünyanın siyasi konjoktürü local kelimesini kabul etmiyor. Globalleşen bir dünyada yaşıyoruz. Sınırlar kalkıyor. Geri kalmış ülkeleri saymazsak heralde sınırında kocaman mayınlı bir alan olan tek ülke biziz heralde. Gerçi beğenmediğimiz avrupa bunu bizden 50 yıl önce yapmış ama nedense her değişim ve dönüşüme müthiş direnen bir toplum var bizde. Hesabına gelen lideri evliya gelmeyeni kafir gösteren bir zihniyet var bizde. Dünün baştacını yere atan yerdekini baştacı yapan bir zihniyet bizde. Erbakanı karga tulumba alaşağı edenler şimdi erbakancı oluyor ya neyse! Sevdiklerinden mi? Dünya değişiyor. Her devlet geçmişteki önyargıları ile davranmadan değişen bu dünyada yerini almak istiyor. Biz de alacağız ve almamız lazım.
bekirsen Üye
Üyelik: 2004-06-03 Herkese açık mesaj: 183
#222397
Evet arkadaşlar bizler hepimiz kardeşiz, kızmak bize yakışmaz. Herkes burada görüşünü ortaya koymalı, bizler (Türkiye vatandaşları) Ak Parti'yi neden yüzde 47'le iktidara taşıdık. Peki neden bu kadar oyla iktidara getirildi Ak Parti... Herkes umudunu Ak Parti'ye bağlamıştı. Ama bakıyorumda pek yol ilerleyememişiz. Peki Türkiye Cumhuriyeti geçmişte bu desteği Türkiye kimlere verdi ve kaç yılında... Menderes'i hatırlayalım, Özal'ı hatırlayalım... Artık Türkiye atağa kalkmalı ve gerçekçi olmalı.. Allah'a şükür bir işim var ve ekmeğimi kazanıyorum. Allah işi olmayanlara hayırlı işler nasip etsin. Artık batının arkasından koşmaya bırakalım da işsizlerimize iş, açlarımıza aş vermeye çalışalım. Durmak yok, yola devam soluganı bugünlerde Durmak yok, yatmaya devam olmuş durumda. Çünkü her geçen gün işsizlerimizin sayısı artıyor.
bekirsen Üye
Üyelik: 2004-06-03 Herkese açık mesaj: 183
#222398
Cali rumuzlu arkadaşım, vatandaş iş bulamadığından dolayı ne yapacağını şaşırmış, cezaevine girenlerin sayısı neden fazlalaştı. Cezaevine girenlerin hepsi katil mi? veya hepsi hırsız mı? Bakın cezaevlerine ne kadar iş adamı var? Peki neden cezaevine düştü dünün işadamı bugünün mahkumları? İşler kriz nedeniye kötüye gidince çeklerini ödeyemediler ve iflas ederek cezaevine girdiler. Böyle durumda kaç bin insanımız var? Belki kendileri cezaevlerinde sıcak yerde yatıyor ve yemeklerini yiyebiliyorlar, peki ya geride bıraktıkları...( sadece ailesi değil,onlarca-yüzlerce kişiyi işsiz bırakmakla)

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim