Nizip.com
Üye ol
Genç Muhabbet

insan nasıl sevmeli........alıntı

Görüntülenme: …

senelbenlier Üye
Üyelik: 2007-12-25 Herkese açık mesaj: 441
#216687
:confused: :p"Aci Soğan Tadında "

Seni
Kuru fasülye pilav gibi sevmeli
Ama bilmeli
Soğan gibi yaksa da hasretin içimi
Sabretmeli

Aslına bakarsan
Aslolan soğan tadında sevebilmek seni
Seni soğan tadında düşlemeli
Ne denli dayanılmaz da olsa yokluğun
Mücadele etmeli

Seni
Acı soğan gibi sevmeli
Sembolu etmeli acı soğanı yokluğunun
Şahidi etmeli yokluğunda düşülen halin
Mührü etmeli çekilen acının
Bir de yarım ekmek bulmalı yanında
Hayalini de alıp yanına
Bir güzel yemeli


Ekmek şarap sen ve ben diye başlayan
O meşhur şiiri
Ekmek soğan sen ve ben diye değiştirmeli
Bir de sabahın dördünü eklemeli yokluğunun yokladığı anda
Seni düşlemeli
Domates biber patlıcan diye başlayan şarkıya
Soğanı da eklemeli
Halil İbrahim sofrasına icazet etmemeli
Elinin tersiyle itmeli her nimeti
Baklavayı,soğuk ayranı,kuzu çevirmeyi
İtmeli her nimeti
Bir acı soğan almalı; yanına da bir yarım ekmek kesmeli
Sabahın dördünü beklemeli

Sevgili
Acı soğan tadında sevmeli seni
Soyarken ağlamalı
Acı çekmeli
Çekilen her acı sana yaklaştırmalı
Her sabahın dördü kavuşturmalı
Güçlü olmalı
Acı soğan kadar değersiz de bulsan
Acı soğan gibi burun kıvırsan da bana
Hatta sevimsiz de olsam acı soğan gibi
Beklemeli


Seni
Sevmeli
Kırlarda kelebek avlamak gibi sevmeli
Bir bebeğin meme isteği gibi istemeli
Bir kaçağın sıla hasreti gibi düşlemeli
Bir anne gibi sakınmalı seni
Bir ağabey gibi gözetmeli
Seni
Acı soğan tadında sevmeli

Acı da çektirse yokluğun
Acı koysa da uzaklığın
İmkansız da olsa aşkın
Sabretmeli
Düşlemeli
Acı soğan tadında seni

R.Yıldırım Akça


--
oktay.cankesen Üye
Üyelik: 2006-03-08 Herkese açık mesaj: 488
#216763
açıktım valla yemektarifi gibi aşk
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#216766
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin umutsuz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz boyutlara ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir. Lâkin aradaki uçurum cariyeyi iyice çıkmaza sokar ve kararsız hale getirir. Bir yandan aşkının dayanılmaz baskısı, diğer yandan aradaki devâsâ farkın kendini engellemesi arasında bocalayan cariye Halifenin karşısına çıkma cesaretini kendinde bulamadığından, yazıyla ilân-ı aşk etmeye karar verir. Ve üç kelimelik bir not yazarak Halife hazretlerinin yatağına bırakır. Notta sadece üç kelime yazılıdır:

“Derdi olan neylesin?”

Akşam çadırına gelip de yatağının üzerinde küçük bir kağıt parçası bulan Yavuz Sultan Selim Han, kağıdı okuyunca
bu notu yazanın, çadırını süpüren cariye olduğunu anlar. Ve kâğıdın arkasına cevabını yazar:

“Derdi neyse söylesin.”

Kâğıdı aynı yere bırakır. Sabah olunca da çıkıp gider. Bir müddet sonra Cariye temizlik için çadıra geldiğinde ilk iş olarak kâğıdı arar. Kâğıdı bıraktığı yerde duruyor bulur. Kaparcasına kâğıdı alıp okuduğunda heyecanı bir kat daha artar. Halifenin cevabından cesaretlenen cariye, kâğıdı çevirip dünkü notunun altına şu cümleyi ekler:

“Korkuyorsa neylesin?”

Akşam olur. Halife çadıra döner. Kâğıdı okur ve cevabı yazar:

“Hiç korkmasın söylesin.”

Sabah bu cevabı okuyan cariye artık kararını vermiştir: Aşkını bu akşam halifeye söyleyecek. Ne olacaksa olsun artık. Ve o gün temizliği bitirdiği halde gitmeyip Halifeyi beklemeye başlar. Yavuz Sultan Selim Han akşam çadıra dönünce cariyeyi kendisini bekler bulur. Cariye, Halifeyi görünce hemen ayağa kalkıp temenna durur. Yavuz Selim Han "Buyurunuz, sizi dinliyorum" deyince, cariye tüm cesaretini toplamaya çalışırken, titreyen ellerini gizlemek için elleriyle dirseklerini tutarak kollarını kavuşturur. Heyecandan yüzü kıpkırmızı olmuştur. Kalbi yerinden fırlarcasına atarken, titrek ve mahcup bir sesle: "Efendim...” der. “Cariyeniz... Size..." ve cümlesini tamamlayamadan yığılıp kalır. Kalbine sığmayan aşkını söyleyemeden ruhunu teslim eden cariyenin, bu tertemiz aşkı karşısında Koca Halife gözyaşlarını silerek etrafındakilere şöyle der:

“GERÇEK AŞKI ŞU CARİYEDEN ÖĞRENİN. ZİRA ÂŞIK, MÂŞUKUNUN YOLUNDA OLUR VE O YOLDA ÖLÜR.”
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#216782
Fatih bu hikaye Türk filimlerindeki gibi olmuş.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#216788
Gerçek emmi tarihen sabit
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#216837
Bu cariyelerden birtane de bize rastlamadı, keşke Osmanlı zamanında yaşasaymışız.
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#216914
Şenel abla
bu müslüm ammiden
oktayın yazısnı siliymi
şiiri anlamamışlar.
Zatlama Müslüm ammi her yere yazar
oktay.cankesen Üye
Üyelik: 2006-03-08 Herkese açık mesaj: 488
#216922
müslüm akpek;216837 wrote:Bu cariyelerden birtane de bize rastlamadı, keşke Osmanlı zamanında yaşasaymışız.[/QUOT
oktay.cankesen Üye
Üyelik: 2006-03-08 Herkese açık mesaj: 488
#216923
felsefefe;216914 wrote:Şenel abla
bu müslüm ammiden
oktayın yazısnı siliymi
şiiri anlamamışlar.
Zatlama Müslüm ammi her yere yazar

Herkes Gülüsünü Görüyor
Kimse savasini görmüyor...
Herkes sesini duyuor
Düsündügünü kimse bilmiyor...
Herkes yazdiklarini okuyor
Gözyaslarini kimse görmüyor...
Herkes seni tanidigini saniyor
Ama kimse senim kim oldugumu bilmiyor....
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#216925
hocam güzel olmuş saolun paylaşım için...

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim