Nizip.com
Üye ol
005_Davut ÖZGÜL

Yaşar nuri öztürk bir tereddi anatomisi

Görüntülenme: …

davutozgul Üye
Üyelik: 2005-03-21 Herkese açık mesaj: 129
#210796
1987 yılında tanımaya başladığım, kendisine uzunca süre mektuplar yazdığım, 1990 yılında tanışma, konuşma, sohbet etme imkanı bulduğum, 1998 yılında dekanı olduğu İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde 5 yıl öğrencilik yaptığım,okul bitirme tezime de(Yaşar Nuri Öztürk’ün Tasavvuf Düşüncesi) konu olan sayın Yaşar Nuri Öztürk’ün Ramzan ayı ile takip eden ileriki zamanlarda, bugünlerde ve hala yaptığı açıklamalarından hareketle, yirmi yılı aşkın bu aşinalığı da dikkate alarak, kendisi ile ilgili bazı kanaatlerimi söylemem zaruri hale geldi.Hele son çalışması olan “Ebu Hanife” sembolü üzerinden üretmeye çalıştığı anlam dünyası dikkate alındığında, söz söylemem zaruretten ziyade vacip hale geldi.
Sayın hocanın hiçbir elbisenin örtemeyeceği şekilde kristalleşen kibrini dikkate aldığımda, benim gibileri kale almayacağını da biliyorum! O malum kibrin sahiplerinin ortak dili ile; “Davut Özgül de kim oluyor benim adımı kullanarak gündeme gelmek isteyen bir molla, bir cami imamı, bana bu tür adamlarla gelmeyin, bilgi seviyesi, kariyeri…nedir ki Yaşar Nuri Öztürk’ü eleştirsin!” Bu mealde sözleri şimdiden duyuyor gibiyim. Doğrudur İlahiyat Fakültesini dahi bir yıl gecikmeli bitiren, diyanet camiasında 22 yıldır hala bir imam olarak kalan, internet ortamında 3. hatta 4. sınıf bir haber sitesinde kendince bir köşede yazan ben kim Yaşar Nuri Öztürk kim?! Hoca kendince haklıdır elbet.

Ama gelin görün ki eskilerin deyimiyle; Mızrak çuvala sığmayacak kadar belirgin hale gelince; hocanın çuvalda sakladığının ‘ne’ olduğu merak konusu olmaktan çıkıp, mızrak olduğu anlaşılınca, mızrağı bilen birilerinin söz söyleme hakkı da olmalı değil mi?
Hocamızla ilgili Hüsn-ü Zan’nım; çuvalda taşıdığının ne olduğunu keşfe dair merakımdı. Kendi ifadesi ile; “Bunlar Vitrin için gerekliydi” O, Vizyon için bu vitrinlere; Hürriyet’te yazmak,kol düğmeleri kullanmak,günlük tıraş olmak,büyük salonlarda halka hitap etmek…v.b. şeylere alabildiğine özen gösteriyordu. “Dinin pespaye görüntüsünün dine haksızlık olduğu, bunun izale edilmesi gerektiği” konusunda bana yazdığı bu ‘vitrin’ imgesini haklı da bulmuştum.Sabırla vizyonunu anlamaya, çözmeye çalışıyordum.
1999 yılına geldiğimizde, geç de olsa hocanın vizyonunu çözmüştüm.Heyhat hocanın bir vizyonu yoktu aslında.Onun biricik gayesi, ‘vizyon’ dediği şey; Her ortamda belirginleşen “Müslüman Kesim” de dediğimiz insanları alabildiğine hırpalamak, yerden yere vurmaktı.Yani mızrağının keskin ucunun hedefi sokaktaki dindar insanlardı.Camideki imamlardı.Diyanet camiasıydı.İslami ilimlerle uğraşan Müslüman ilim adamlarıydı.Neredeyse bütün Müslüman kesimdi onun hedefi!Belki de bir komplo teorisyeni gibi; “Kendisine bu rol tayin edilmişti” mi demeliyim!
Hoca neredeyse çeyrek asırdır bu anlamdaki eleştirilere kendine has üslubu ile “Haysiyetsizce ve şerefsizce” saldırılar diye bakacaktı. Ötekine ait olan, eşyaya ait olan bilgi ile öylesine mücehhez bir insandı ki; kendini bilmek olan marifetten, ilimden nasibi olamayacaktı hocanın! Belki de bu sebepten olsa gerek, kendisine Yunus Emre’ den bahsedildiğinde suratı abus hale gelecek, kaşları çatılacak,o kısa kollarını ve etli parmaklarını gözümüze sokarcasına “Bana Yunus’la şairle falan gelmeyin kardeşim” diyecekti.Zira Yunus, hocanın karşısına bir hakikat aynası olarak konulduğunda,hocamızın sıkleti,teni,tini…neyi varsa görünecekti.Oysa hocamız kendini görmemek için açmıştı gözlerini,sözün şehvetine olan tutkusu bundandı.Yunus’un güldestesinden değil,bir tek goncasından söz etmek kafiydi.

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır.

İnsafı olan,izanı olan,ilmin namus ile haysiyetini taşıyan her irfan sahibi bu hakikati elbette ki görmektedir.Hem de baş gözü ile görmektedir.Öyle ki;firasete,basirete de gerek duymaksızın görünen bu durum karşısında ne söylenebilir ki?
‘Tavasin’ adlı eseri bize yeniden,yineden kazandıran,Hallac-ı Mansur’u bir dönem adeta ‘idol’ gibi kabullenen, Kuşadalı’yı, Bosnevi’yi… hatta bir dönem ilahiyatlarda okutulan “Tasavvuf’un Ruhu ve Tarikatlar” adlı enfes çalışmaya imza atan,tedris ettiği ilmi disiplinden dolayı en çok da Yunus’lara aşina olan ve Marifet kavramını en iyi bilmesi gereken hocanın bu tereddi hali, her vicdan sahibi insanının yüreğini burkmaktadır.Kalbi kasvet bağlamayan her mü’min bundan ıstırap ve ızdırap duyar.Yani ruhen de bedenen de incinir.Ben sayenizde bu iki hali de yaşayan bir talihsizim sevgili hocam!

Yaşar Nuri hoca, irili ufaklı hatırlayabildiğim kadarı ile 30 esere(26 tanesini altını çizerek okudum!) imza atan velud bir insan.Bu sayı hem keyfiyet hem de kemiyet olarak bir ilim adamının ancak hayali olabilir.Yaşar Hoca için bu bir hayal değildi.Ne var ki;1992 yılında gittikçe belirginleşen ve çuvalın içindeki mızrağın adeta sapını gösteren bir çalışma da diyebileceğimiz “Kur’an’daki İslam” adlı eserin özellikle önsöz bölümü bir yönelişi işaret etmekteydi.Kaba tabirle; ‘Mealciler’ olarak da tanımlanan bir akımın zihni ile bakıyordu olaylara.Hadislerin sayısı,uydurma hadisler,Emeviler,Mutezili Damar(akılcılık)…nihayetinde “Kur’an Bize Yeter” sözünü tekrarlıyordu hoca.Sözün gerçek sahibi Hz. Ömer(r,anh) idi. Söz maksat ile muradından kopartılmış ve farklı amaçlara hizmet için istismar edilir hale gelmişti.Tıpkı Haricilerin; “Allah’ın indirdikleri ile hükmetmeyenler,kafirdir...” yaklaşımları karşısında Hz. Ali(r.anh)nin “Doğru bir söz ile yanlışı murad etmek” tespitindeki durumdu yaşanan.Ama hoca ve onun gibi düşünenlerin söz söyleme becerileri,polemikleri hatta demagoji denecek tarzda kelimelerin etimolojisini,semantiğini,terim ile ıstılah manalarını eklektize etme yetenekleri…onları haktan uzaklaştırıyor.Kendilerini muaheze etmeye asla imkan vermiyordu.Onlar hep öteki ile uğraşıyorlardı.

Hocanın ilimde kesbettiği kariyer ve maddi imkanlar erbabınca malumdur.Hocamız 2002 yılında İlahiyat Fakültesinden emekli oldu.Nihayet siyasete atıldı.Bu tarzda siyaset yapan ilim adamımız yok mu? Elbette var. Hem de halen siyasetteler. Ne var ki;hocanın siyasete girişi,beyanatları, içinde yer aldığı siyasal düşünce,bu siyasal düşüncenin dinle olan kavgalı hali,kim ne derse desin bir hal-i pür melalidir. (Burada CHP’nin dinle kavgalı oluşu, doğal olarak konu dışı bir unsuru konuya müdahil kılmak ve onların manevi şahsiyetlerine haksızlık etmek olarak da yorumlanabilir. Ama kimse kimseyi aldatmasın CHP bu ülkede üç beş dindar ve dini anlayış figürünü bahane ederek, esasında dinle kavga etmektedir.Yine tartışma götüren bir konu olsa da CHP nin ilk kuruluş felsefesindeki bir refleksten kaynaklanmaktadır.)Hocamız “Yağız Anadolu delikanlısı,Anlı secdeli…” lider ve kurmayları olan CHP içinde tutunamadı.İstifa etti ve bir parti kurdu.

HYP( Halkın Yükselişi Partisi)nin seçimlere girişinin arifesinde Çengelköy’de hocamızla 1-2 saat oturma,onu dinleme imkanım da oldu.Sohbet diyemem zira hoca kimsenin konuşmasına fırsat dahi vermiyor! Hep o konuşuyor ve her şeyi o biliyor.Hatta bir fütürologa (geleceği kestiren kehanette bulunan çağdaş hokkbazlar,futursuzlar!) göre hocanın oy oranı %25 imiş! Ama Hoca binde bilmem kaç oy alarak adeta boyunun ölçüsünü aldı.Ülkenin başbakanı ile ilgili her ortamda ileri geri konuşan birçok konuda da iftira denilecek tarzda Sayın başbakanı rencide eden hocamız(Tayip bey ile ilgili benimle konuşurken “sizin molla” dediğinde; “kim hocam bizim molla?” şaşkınlığıma karşılık; “O da imam Hatipli imam ya” diyerek kendine has üslubu ile alay etmişti) hatırladığım kadarı ile “Kişilik haklarına saldırıdan” mahkum edildi ve 6-6,5 milyar(eski para birimi ile)tazminat da ödedi.Bu süreç hocanın tükenişini hızlandıran süreçti.Arkasından kendisini kısmen de olsa tanıma şansı bulduğum eşi, sevgili Canan hanımın feryadı kapladı ortalığı.Hocanın mesajları,kaçamakları…en mahrem şekilde kamuoyuna malum oldu.

Adl-i ilahi’ye bakın ki;Yaşar hoca artık muaheze ediliyor,sorgulanıyordu.Öyle ya kendisi bütün bir İslam tarihini,Müslümanları sorgulamamış mıydı?! Şimdi de o sorgulanacaktı.

Yaşar hoca son 15 yıldır Mustafa Kemal ile ilgili ilginç okumalara sahiptir.Elmalılı M.Hamdi Yazır Tefsiri,Tecrid-i Sarih Tercümesi…v.b. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki çalışmaları meclis kanalı ile hatta kendi imkanları ile Mustafa Kemal’in yönlendirdiğini ifade etmekte (Bir Siyasi Proje Olarak Türkçe İbadet-Dücane Cündioğlu üstadın kitabını da burada zikretmek gerek)ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki dine karşı oluşan yanlış kanaat ve uygulamaları da İsmet Paşa ile izah etmektedir!Nihayet hızını alamayarak yeni akım olan “Ulusalcı Kemalizm” kanadı içinde yer alarak bu kez de emperyalizme karşı üç sembol üzerinde durmaktadır.Allah Resulu Muhammed Mustafa,Ebu Hanife ve Mustafa Kemal. Yukarıda bir yerde temas ettiğim ‘eklektizm’ böyle bir şey olsa gerek.Dilerseniz bu teslisine bir sonraki yazımızda temas edelim.

Email: ozguldavut@gmail.com
26.09.2009
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#210797
Değerli Davut Hocam, öncelikle kendinizi Yaşar Nuri hocanın sizi küçümsediği tarzdaki söylemlerinize kendi tarafımdan bakarak söyleyebilirim ki, siz gerçek müslüman ve bu yolda insanları gerçekten doğru yola itmek isteyen bir cami hocasısınız, bence sizin göreviniz çok daha kutsal, çünkü siz cami imamlığı yaparak halkın her kademesine yol gösteriyorsunuz Yaşar Hoca sadece kendi çıkarları doğrultusunda dini fikirlerini belli bir kesme anlatıyor, bunun doğru yada yanlış olması beni bu aşamada ilgilendirmiyor, burada kim kime faydalı işler yapıyor,bu önemli özellikle bulunduğumuz zamanda her önüne gelenin kendini fetva makamı saydığı bu günlerde , halkın doğru bilgilendirilmesi açısından siz ve sizin gibilerin fikirleri bizim için çok önemli, çünkü siz bu hizmeti maddi yada manevi çıkarlarınız için yapmıyorsunuz bu yüzden de yanlış yapmazsınız.

Bütün bu fikirlerimin ışığında size çok saygı duyuyor ve söylediğiniz her şeyin harfi harfine doğru olduğuna inanıyorum ancak Yaşar Nuri hocanın haklı olduğu bir çok konuda var, bu açıdan amacı kötü de olsa hakkını yememek lazım.

Hocam en kısa zamanda sizi tekrar ziyaret edeceğim. Allahın selameti üstünüze olsun.
davutozgul Üye
Üyelik: 2005-03-21 Herkese açık mesaj: 129
#210833
SEVGİLİ DOST!
Benimle ilgili müsbet kanaatlerinden dolayı minettar olduğumu belirtmeliyim.Yaşar hoca ile 20 yılı aşkın bir teşrik-i mesaim oldu.Ne var ki;hocanın ilmine söz söyleme hakkım olmamakla beraber,ilim ahlakından nasibinin olmadığını söyleyebilirim.Bu yazımda aslında ilmini değil,ahlaki duruşunu eleştirdiğim de ortada.Zaten 'Tereddi' kavramı da bizim Türkçemizde 'Radde' veya 'son raddeye kadar' şeklinde kullandığımız bir çırpınış bir düşüşü ifade etmektedir.Bu tereddiden dolayı bir müslüman olarak, ilmini de bildiğim hocaya karşı derin bir ıstırap(ruhi elem) ile tarifi imkansız bir ızdırap(bedeni acılar) duyuyorum.Yaşar Nuri gibi insanların yetişmesinin ne kadar zor olduğunu da biliyorum.Ama gel gör ki;hoca bu yola girdi ve dünyanın debdebesine aldandı diye düşünüyorum.
Ziyarteim konusunda benim size borçlu olmamı dikkate almadan siz al-i cenaplık göstererek beni bir kez daha onurlandırırsanız size minettar kalırım.Bu arada Murat'ı da kolundan tutup getiriver!Selamlar
xxhidayet Üye
Üyelik: 2009-01-31 Herkese açık mesaj: 3.361
#210837
davutozgul;210833 wrote:SEVGİLİ DOST!
Benimle ilgili müsbet kanaatlerinden dolayı minettar olduğumu belirtmeliyim.Yaşar hoca ile 20 yılı aşkın bir teşrik-i mesaim oldu.Ne var ki;hocanın ilmine söz söyleme hakkım olmamakla beraber,ilim ahlakından nasibinin olmadığını söyleyebilirim.Bu yazımda aslında ilmini değil,ahlaki duruşunu eleştirdiğim de ortada.Zaten 'Tereddi' kavramı da bizim Türkçemizde 'Radde' veya 'son raddeye kadar' şeklinde kullandığımız bir çırpınış bir düşüşü ifade etmektedir.Bu tereddiden dolayı bir müslüman olarak, ilmini de bildiğim hocaya karşı derin bir ıstırap(ruhi elem) ile tarifi imkansız bir ızdırap(bedeni acılar) duyuyorum.Yaşar Nuri gibi insanların yetişmesinin ne kadar zor olduğunu da biliyorum.Ama gel gör ki;hoca bu yola girdi ve dünyanın debdebesine aldandı diye düşünüyorum.
Ziyarteim konusunda benim size borçlu olmamı dikkate almadan siz al-i cenaplık göstererek beni bir kez daha onurlandırırsanız size minettar kalırım.Bu arada Murat'ı da kolundan tutup getiriver!Selamlar

Paylaştığımız çok konu var hocam..kaleminize yüreğinize sağlık.
Müslüm abi benim de kulağımdan çekip yanınıza getirse iyi olur..:)
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#210838
Burada yine de Mesele hepimizin zaman zaman dile getirdiğimiz.
İmamı Azamın siyasi duruşudur.
İnanın Yaşar Nuri Hoca yerine bu konu üzerine dursak bizim için daha fayadlı olur.
Eğer Davut Ağabey lütfedersen
Bu tarihi olayı bir bize hatırlat desem bana kızarmısınız?

Ne oldu da İmamı Azam zindanda yaşadı.
Ya da ne anlatmak istedi.
Mesaji neydi ?
servet BÜYÜKTEKE Üye
Üyelik: 2008-08-19 Herkese açık mesaj: 1.214
#210844
yaşar hocadan ne kadar çok hoşlaşmasam da birimleri yönünden her zaman takdir etmişim dir . yazınızı bir çırpıda okudum hocam size katılmamak mümkün değil.
ZEUGMA-İNFİLAK Üye
Üyelik: 2007-08-17 Herkese açık mesaj: 118
#210868
''Adl-i ilahi’ye bakın ki;Yaşar hoca artık muaheze ediliyor,sorgulanıyordu.Öyle ya kendisi bütün bir İslam tarihini,Müslümanları sorgulamamış mıydı?! Şimdi de o sorgulanacaktı.'' İşin can alıcı noktasını yakalamışsınız sayın hocam.Tebrikler.
murat coşkun Üye
Üyelik: 2007-11-17 Herkese açık mesaj: 135
#210874
sevgili hocam...(.size nasıl hitab edeceğimi bilemiyorum...)
"yüreğim oralarda bir yerlerde rehin kaldı" diye klasikleşmiş bir özlem,sevgi ibaresini müsadenizle ifade edeyim...yüreğimin sizin oralarda ,çınaraltında kalması çok da isabet olmuş,,muhabbetimin isabetini ,fikri planda müşterekliğimizle de kaynaştırmak benim için fevkalede güzel ..yazılarınızdaki edebi lezzet ,beni .A.H.Tanpınar ayarında boğaz manzaralı çınaraltında hiç ağzıma sürmediğim sigara,kahve eşliğinde nazenin bir usulle,eski istanbulun ilim,irfan,tefekkür iklimine hayalen seyahat ettiriyor. sizinle bir tanışmak ,pir tanışmak ve bu kadar kaynaşmak hayret verici bir keyif,,,,,herhalde bunuda mü'min yüreği ile ancak tanımlayabiliriz...allah için sevmek ve sevilmek...başka söze ne hacet..
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.212
#210875
Davut'çuğum, Ali imran 71'deki gibi "bile bile gerçekleri gizleyenler" sınıfına girmediğin için bir dostun olarak büyük bir mutluluk içindeyim.Hatırlarsan bir kaç ay önce sana "hocan ile ilgili gerçekleri ne zaman yazacaksın? acaba ona dokunabilecekmisin?" diye sormuştum.Yazdıkların genel manada birçok şeyi açıklasa da ben senin daha çok şeyler bildiğine ve bunların da mutlaka halka anlatılması gerektiğine inanıyorum..selamlar..
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#210876
Yaşar Nuri ÖZTÜRK gibi insanlar bu ülkede çok az yetişir, ama ne yazıktır ki konjüktüre göre hareket etmeside kendisinin açmazı herhalde.Böylesine ilim sahibi bir insanın böylesine gaflete düşmesi düşündürücüdür doğrusu.
tytyhgtyhgh Üye
Üyelik: 2007-07-17 Herkese açık mesaj: 353
#210893
Davut hoca, Habertürk T.V.'deki proğramda Yaşar Nuri öztürk ve eski Diyanet İşleri Başkan yardımcısı Ali bey'in Hz.Ebübekir zamanında kayıtlı hadis sayısının 500 iken şimdi 1.500.000 olması ve itikatta nakilciler ve akılcılar açıklamasına bir yorum yazar mı?
davutozgul Üye
Üyelik: 2005-03-21 Herkese açık mesaj: 129
#210903
Can Dostlar!
Kendi yazıma yaptığım yorumun altındaki bölümden Ramazan Tarhan'a kadar olan bütün yorum sahiplerinin hepsine eyvallah...Belki "Felsefe" rumuzlu dostumuzun istediği tarzda Ebu Hanife kimdir? cevabını kısmen de olsa 2. yazımda bulabilirsiniz.Ramazan Bey! Bende elbette bazı özel bilgiler de var.Ne var ki;hesap gününe iman eden her müslüman bazı şeyleri ketmetmeyi de(saklamayı) bilir Muhatap Yaşar Nuri hoca olsa da!
Bu arada Murat Coşkun dostumun hüsn-ü teveccühüne mazhar olmayı kalben arzuluyor ve yaptığı nitelendirmelerin kendinden kaynaklanan güzellikler olduğuna inanıyorum.Hepinize selam ve hürmetle...Müslüm dostumuzun dediği gibi Nizip'li olduğumu asla unutmadım.Bedenen uzak olsam da yüreğim oralarda.
POLATCAN Üye
Üyelik: 2007-11-23 Herkese açık mesaj: 276
#210927
[gercekten güzel bir uslup yaşar nuri öztürk yazmışsın.ama bu hocamız 10 yldır takip ediyorum.kendisini türkiyenin ilahatçısı sanıyor galibi.yaşar nuri öztürk siyaset girdiğinde beri kişiliğini kaybetmiştir.davut hocam sevgilerle.her zaman yanınızdayım.kendinize iyi bakın selamlar......
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#210941
Davut bey yazılarınızı zevkle okuyor ve takip ediyorum.
sevgili hocam Amerikada tıpkı Lavrens gibi yetiştirilip İslam alemine özellikle Türkiye başta olmak üzere gönderilen 300 tane amerikan ajanı var diger batı devletlerinin gönderdikleri hariç bunların ana amacı genel kanaatlari şu;
1- 21. yüz yıl Türkkiyenin asrı olacak
2-İslam dini çok geniş bir kıtada çok güzel yaşanacak
bu kriterle kısaca IŞIK DOGUDAN yani ORTA DOGUDAN yükselecek

Bunu bozmak ve pastanın ana bölümüne sahip olmak için ne lazım
1-israil güdümlü yeni bir ortadogu yapılanması Irak ve afganistan ile bu süreç başladı
2-İslamı yok etmek imkansız ne lazım bozulmuş aslı yitirilmiş bir islam yani çaga ayak uyduramayan ancak aslı yitirilen MODERNİST bir islam vucuda getirecekler tıpkı hiristiyanlık gibi Allaha inan bildiginden de geri kalmayan yani her türlü yolun mübah oldugu
Sevgili hocam bu kısa izahtan sonra bu ajanlar sanaat camiasından,diyanet camiasından sanayii camiasından v.s v.s gerekli olan tüp birey grup ve cemaatlardan Amerikan politikasına uygun ve bu politikaya hizmet eden insan elde etmek bunun için kişilerin önünü açık yetiştirip sahip çıkıyorlar
bir arif pamuk.hülya avşar,sezen aksu,zekeriya beyaz,yaşer ve adını saymak ve yazmak istemedigim çok insanlar bu amaca hizmet etmekte bilerek veya bilmeyerek
Sevgili hocam bu zat kendisini MEHDİ sanıyor zaten allah sonunu ve sonumuzu iyi kılsın
ZATEN ADAMIN ADI ÜSTÜNDE
YAŞAR diger bir tabir veya ifade ile

YA-ŞER
Anlatabildimmi.Selamlar
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#210945
Abi saklanacak tek şey
Kişisel ayıp ve günahlardır.
Onlarda suçu gerektirmeyen yani cazası olmayanlardır.

Gizli İçki içmek gibi.
Namaz kaçırmak gibi.

Ama hırsızlık gizlenemez çünkü cezası var.

Hadisler konusunun konuşulmasına karşısınız.
Ama yanlış ve olmayan Hadisler
bugün toplumu yönlendiriyor.
Bu yönlendirme ise yanlış oluyor.
Bu gün
Tüm İslam toplumları işgal altındaysa
ezilmişse
zamanının teknolojisinden geri ise

tembelliğe iten
vurdumduymaz yapan
yaşam tarzımızın önemi büyüktür.

Bu bağlamda amacımız toplumuzu
hem dindar hem gelişmiş
hem güçlü hem zinde yapmak istiyorsak

Tüm yalan ve yanlışlara açıkça hayr bu doğru diyebilmekten geçer.
Müslüman Ferasiti ile görür demek.
Müslüman bilgilidir akıllıdır
Bilgi ve aklı ile harekat eder demektir.
Cahil bir müslümanın kimseye faydası olmaz.
Bu konuda ki en önemli örnek
Hızır A.s. ile Musa A.s. nin Kurandaki arkadaşlığıdır.

Bu konu çok incelenmeli.
Topuma her zaman anlatılmalıdır.
Bilgli olmak akılcı olmak sabırlı olmak çalışkan olmak sebat etmek sadık olmak
Kurandaki önemli ifadeler dir.
Saf olmak
tembel olmak
bilgsiz olmak ise
en çok hor görülen ifadelerdir.
Bu konuyu geniş bilginizle dinmemek çok daha güzel olur kansıındayım.
Hakkınızı helal edin.
MENES kardeşim bu konuda daha duyarlı ama
Biraz bilgi ve alçak gönülü olmak lazım.
Bizim bilgimiz her zaman (ben şahsım adına diyorum) doğru olmayabilir.
Alim ve bu konuda çalışan bir uzmanın söyleyecekleri daha doğrudur.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#210946
Sizleri dikkatle izliyorum, varılacak sonucuda merakla bekliyorum.
kürdülü Üye
Üyelik: 2008-04-22 Herkese açık mesaj: 24
#211080
Muhterem bir din adamı olan Davut hoca'nın,yıllarca beraber olduğu,ilim tahsil ettiği hatta yardım aldığı bir şahsın,genele ve özele bakan sözlerini,davranışlarını böyle bir yerde faşederek,HOCASI hakkında su-i zanna sebebiyet vermek,ne derece insafa,vefaya,ilme sığar.Bu alenen gıybet değil midir?Velev ki HOCASININ hata ve kusurları varsa,bunu setretmek,saklamak daha yakışık almaz mıydı?İyilik ve güzellikleri hoperlörle yayalım,ama kusurları toprak gibi örtelim,olmaz mı Davut Hocam?...

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim