Karaman bölgesinde yıllar önce doğaya bırakılıp ölüme terkedilen atlar tam tersine çoğalarak bir koloni kurdu.Tarım işlerinde ve at arabalarında kullanılan bu atlar iş makinelerinin çoğalması ve şehir içindeki trafik nedeni ile işlevlerini yitirmişlerdi.Zaman gazetesinin bugünkü haberine göre sayıları hızla çoğalan atlar doğaya daha güzel bir renk kattı ve turizme katkıda bulundu.Vahşi atların sayısı bu yıl 350 olarak tespit edilmiş ve Orman bölge müdürlüğü tarafından koruma altına alınmış.2004 yılında Nizip'te at arabalarının trafige çıkmasının yasaklanması ile birlikte 150 civarında atın civar köylere transfer oldu.Yaşları ilerlemiş bazı atların Zeytinlik kısımlarda ölüme terkedildigi de zaman zaman görüldü.Demekki bizim atlar yaşam mücadelesini kısa zamanda kaybetmiş. Resim kaynağı
Roman gerçek oldu, ölüme terk edilen yaşlı atlar koloni oluşturduTRT'de dizi olarak da yayınlanan Yılkı Atı, hayvan sevgisini ve atın kişiliğinde insanın dramını anlatıyor.Türk edebiyatının önemli isimlerinden Abbas Sayar'ın 100 Temel Eser arasına giren 'Yılkı Atı' romanında anlattıkları Karaman'da gerçek ol-du. 1930'lu yıllarda yaşlandığı için dağa, ölüme terk edilen yılkı atları, aradan geçen uzun zaman içinde beklenenin aksine ço-ğaldı, koloni oluşturdu. Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından koruma altına alınan atlar, yöre turizmine de canlılık getirdi.
Karaman, romanlara konu olacak türden bir hadiseye sahne oldu. Köylüler tarafından 1930'lu yıllarda, işe yaramadığı için dağlara bırakılan atlar, 80 yılda çoğaldı koca bir koloni oluşturdu. Sahiplerinin ölüme terk ettiği yılkı atlarının sayısı, geçen yılki sayıma göre 350'ye ulaştı. Artan sayılarıyla köylülerde şaşkınlık uyandıran atlar, Karaman Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından koruma altına alındı. Kışı mücadelelerle geçiren ve vahşi hayvanlarla savaşarak hayatta kalmayı başaran atlar, bölge turizminin de gözdesi oldu. Çalışkanlığı ve sahibine olan vefasıyla tanınan yılkı atlarının sayısı, dağlara terk edildikten sonra azalmak yerine her geçen gün arttı. Orman müdürlüğü tarafından her yıl sayımı yapılan atların sayısı 2006 yılında 181 iken 2007'de 250'ye ulaştı. 2008'de ise 350'ye yükseldi. Koruma altında tutulan vahşi hayvanlar, yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekti. Atların kaderine terk edilmesinde köylünün makineli tarıma geçmesi etkili oldu. Karasabanla çiftçiliğin yerini traktörler alınca tarlaların sürülmesinde, hasadın kaldırılmasında kullanılan öküz, manda, eşek ve atlar kullanılmaz oldu. Karaman'da da köylüler, makineleri tercih edince onlarca at, vahşi doğaya bırakıldı. Karaman Çevre ve Orman Müdürü Ahmet Duran, Dinek, Karacaören, Madenşehri, Üçkuyu köylerinden doğaya salınan atların nesli tükenen yaban hayvanları gibi koruma altına alındığını söyledi. Sürüler halinde yaşayan atların turizme de olumlu katkı sağladığını kaydeden Duran, hayvanları duyan çok sayıda yerli ve yabancı turistin Karaman'ı ziyaret ettiğini ifade etti. Doğa Koruma ve Milli Parklar Mühendisliği yetkilileri de her yıl sayımı yapılan atlara ağır kış şartlarında ot, yazın da su takviyesi yapıldığını vurguladı. ZAMAN AYDIN HIZLICA02 Eylül 2009, Çarşamba
Ceylanpınar'daki Ceylan üretme çiftliğinden yetişkin ceylan kulaklarına seri numara takılarak gruplar halinde fırat kıyısında doğaya bırakılıyor.Geçen yıl bizim köy civarında 5 tanesi görüldü.Tabiki atlar için biraz zor bir doğa ortamı var.ama yine de Teksas'tan daha iyi şartlara sahibiz :))
Nizip'deki atların
bir kısmı iş gücü,
bir kısmı damızlık,
bir kısmı tıbbi deneylerde kullnılmak için ,
ve bir kısmı da hayvanat bahçesindeki aslanların beslenmesi için satıldı.
Fakat o kadar güzel bir düşünce sunmuşsunuzki, keşke o yıllarda bu akla gelseydi de
sayın başkanda at arabası sahiplerine bedelsiz verdiği 1000 Tl yerine bu atları alıp doğaya
salsaydı.
Tabi yinede tartışmak lazım. Çünkü yazın çalıştırılıp, kışın doğaya bırakılan merkeplerin yola çıkarak
araçların kaza yapmasına sebep olduklarını biliyorum. Hatta bir trafik memurumuz şehit oldu.