Nizip.com
Üye ol
Genç Muhabbet

GÖNÜL BAHÇESİ

Görüntülenme: …

Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#23776


Şiiri okuyunca tüylerim diken diken oldu öyle bir Nizip aşkı ile yazılmış ki valla helal doğrusu..
Bu şiiri arşivime kaldıracağım gerçekten hak eden bir bir şiir.

çok sağol...
cengizkrbck Üye
Üyelik: 2005-11-22 Herkese açık mesaj: 583
#23846
Her ne kadarKAdir abimizi tanımasam da Nizipe canı gönülden düşkün olduğu belli(mekanı cennet ola).Şiiri bizimle paylaştığı için kasapoğlu abimize teşekkürler.(çarşamba günü tanışmak kısmet olmadı ama nasip.)
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#23853
Her mısrasının birşerler hissedilerek yazıldığı açık. Nizip'in geçmişini özetliyor adeta. Şairinin mekanı cennet olsun. Ama sormak istediğim birşey var: El'an Dağları tam olarak nerededir? Daha önce hiç duymadım. Teşekkür ederim.
asi ve mavi Üye
Üyelik: 2006-07-12 Herkese açık mesaj: 440
#24025
AMİN...............
demet Üye
Üyelik: 2006-07-27 Herkese açık mesaj: 49
#24069

SENI COK ÖZLÜYORUM ANNE........

Bitmeyen yoklugunda,seni özledim anne.
Eski mutlu günlere dömdüm de hayalimde,
senle gecen yillari nasil özledim anne.
Ellerin elimdeyken sonsuzdu mutlulugum,
gecen yirmidört yilda bir tek huzur duydugum,
koynunda uyudugum,eski günlerdi anne.
Simdi cok uzaklarda sana hasretim anne.
elimden tutup gözlerime baksaydin,
ah ne olur ne olur, dualar okusaydin.
Yorgun dertli basimi dizlerine koyardim,
keske simdi yanimda olsaydin anne.
Hic olmazsa düsümde ellerime dokunsan ya da beni yanina cagirsan,
yere düsen kar tanesi gibi yanina kosardim anne.
gibi her sabah yüzüme dogsan anne,
yumusacik ellerinle bana dokansan anne,
birlikte oldugumuz maziye dönmek icin ,
beni tekrar dogursan,
dogursan anne,
SENI COK ÖZLÜYORUM ANNE........


Edited by - Gökhan Dokuyucu on 10/16/2006 01:59:52 AM
demet Üye
Üyelik: 2006-07-27 Herkese açık mesaj: 49
#24873

GÜNLERDEN BİR GÜN DİYELİM.

Kırlangıcın biri, bir adama asık olmuş.

Ve adamın penceresinin önüne konup söyle demiş:

"Ben seni çok seviyorum, lütfen pencereyi açıp beni içeriye al da birlikte yaşayalım.

Adam:

"Olmaz alamam... Sen bir kuşsun, hiç bir kus adama asık olur mu?"

Kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş:

"Lütfen pencereyi aç, beni içeriye al.

Birlikte yaşarız, hem ben sana arkadaş ve dost olurum.

Birlikte yasar gideriz...."

Adam:

"Olmaz, alamam! Git başımdan!"diye cevap vermiş.

Zaman geçmiş, sonbahar yaklaşmış.

Kırlangıç üçüncü defa penceresinin önüne konup, adama söyle demiş:

"Lütfen beni içeriye al. Artik soğuklarda başladı, dışarıda kalamam.

Biliyorsun, ben sıcak havalarda yasayabilirim sadece...

İçeriye almazsan, başka sıcak ülkelere gitme zorunda kalırım.

Lütfen beni içeriye al da, burada kalayım.

Birlikte yemek yer, omzuna konar, seni neşelendiririm, sana arkadaşlık ederim.

Hem sende benim gibi yalnızsın..."Adam:

"Git derhal başımdan! Ben yalnız kalırım."demiş ve kuşu kovmuş.

Kırlangıç da bu cevap üzerine, üzüntülü bir şekilde uçmuş ve uzaklara gitmiş.

Adam, kırlangıç gittikten sonra düşünmüş:

Ben ne aptal, ne kadar akilsiz bir adamım, niye kırlangıçla beraber kalmayı kabul etmedim? Ne güzel birlikte kalırdık...

Demiş kendi kendine. Çok pişman olmuş, fakat iş işten geçmiş. Kendi kendine:

Nasıl olsa sıcaklar başlayınca, kırlangıcım yine gelir ben de onu içeriye alır birlikte yasar gideriz... Demiş.

Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başlamış. Yazın gelmesiyle, kırlangıçlar da gelmeye başlamış.

Ama onun kırlangıcı gelmemiş. Yazın sonuna kadar penceresini hiç kapatmadan, pencerenin basında beklemiş ama nafile.

Kırlangıç gelmemiş. Gelen kırlangıçlara sormuş, kırlangıcı gören oldu mu? Diye.

Haber alamamış kovduğu kırlangıçtan. Sonuç da halini danışmak için, bilgili birine olayı basından anlatmış ve söyle bir yanıt almış.

KIRLANGICLARIN ÖMRÜ 6 AYDIR----

Hayatta bazı fırsatlar vardır, ömründe bir defa eline geçer ve değerlendirmezsen uçup gider. Hayatta bazı insanlar vardır, ömründe bir kez karsına çıkar ve fark etmezsen, değerini bilmezsen, uçup gider.

Ve asla geri gelmezler... Dikkatli olun... Farkında olun...

Ve bir düşünün, acaba kaç kırlangıcı kovaladınız pencerenizden bugüne kadar...




Edited by - Gökhan Dokuyucu on 10/27/2006 8:56:13 PM
saldiray27 Üye
Üyelik: 2006-06-09 Herkese açık mesaj: 832
#25368
Valla gökhan kardeşim ellerine sağlık senin yazmadığın belli ama olsun:)))bu arada allataki kız ne kadar şirin yaa valla...nerden buldun bu resimleri...
ottomanempire Üye
Üyelik: 2006-07-29 Herkese açık mesaj: 942
#25372
neler oluyor anlamıyom ama bu yazıları okumaya yürek dayanmaz
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#25623
aşk
Ask... Iyi ki var!

Bir kere bile asIk olmayan var mi?
Boyle bir sey mumkun mu?
Tabii ki degil...
Insan hayatta hic olmazsa bir kez,
deliler gibi asIk olabilme hissini yasamali...

Ilk ask:

Ne yaparsaniz yapin, ilk askinizi unutmaniz mumkun degildir. Yillar sonra donup, "Ben ona nasil asIk olmustum acaba" diye pismanlikla karisIk garip bir duygu da yasayabilirsiniz. .. Olsun. O, size ilk aski tattirmis. En onemli yasam tecrubelerinizden birini yasatmistir. Aranizda gecenler aci bile olsa, donup minnetle anacaginiz biri hep var olacak...

Yildirim aski:

Var mi, yok mu tartismasinin icinde degiliz. Diyelim ki var. Demek ki bazilarinin duygulari yagmur olup yagabiliyormus. Yildirim askla baslayip, yillar suren beraberlikler de var ustelik. Dikkat edilmesi gereken, surekli yildirim askina tutulanlarin kendi yarattiklari hayalin pesinde kosmalaridir. ..

Olanaksiz ask:

Bazen yolda yururken rastlariz, bazen en yakinimizda bulunabilirler. "Bu ikisi bir araya nasil gelmis?" diye dusunuruz. Kendi basimiza geldigi de olmustur. Coraplarini saga sola birakan bir kadin ya da televizyondaki futbol macini seyrederken daha once hic duymadiginiz kufurler eden bir adam. Her askin olanaksiz bir tarafi vardir gerci... Genelde bunlari gormemeyi yegleriz.

Yasak ask:

Men edilmis, engellenmis ve cogu zaman da yasadisidir. Ama asigin gozu gormez ki...

Platonik ask:

Onu gormek bile sizi heyecanlandirirken, o sizin yaninizdan, gecip gider. Siz heyecandan sapir sapir titrerken, o isiyle mesgul olur. O sizin icin hayatinizdaki en onemli kisiyken, siz onun icin siradan birisinizdir. Hem asIk, hem de salak hissedersiniz kendinizi... Davranislarindan, konusmalarindan isaretler alip, umutlanir, bozulur, kusersiniz.

Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#25670
Oooooo gönül bahçesinin bilim adamı teşrif buyurmuşlar,nerdesin len sen ? Resmi aç
cengizkrbck Üye
Üyelik: 2005-11-22 Herkese açık mesaj: 583
#25715
kimdir o orhan abi?
benbaskan Üye
Üyelik: 2004-05-09 Herkese açık mesaj: 949
#25736
helal gökhan sen yoluna böyle devam et ok yazılarında müthiş
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#25740


arkadaşlar şımaracağım bakın :))) .

ben bulduğum güzel yazıları her zaman sizinle paylaşaçağım söz ;) ama sizde paylaşın...
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#25741


arkadaşlar şımaracağım bakın :))) .

ben bulduğum güzel yazıları her zaman sizinle paylaşaçağım söz ;) ama sizde paylaşın...
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#25756




alıntı:
"quote" cengizkrbck demişki:
kimdir o orhan abi? .

"quote" ?????? Seninkide sorumu ? Tabiki Nizipli kurt ve Gökhan ikilisi

.
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#26070




https://www.hz-muhammed.net/site/data/07_Efendimize_mektuplar/harf/g [Eksik eski medya kaydı] el ey, güllerin efendisi!.




Gel ey, konuşurken dudaklarına tebessümler karışan,yüzüne üzgünlerin üzüntüsünü dağıtmak yaraşan!.. Gel ey, âteş-i aşkına yanmak için âşıkları birbiriyle yarışan!..

Gel ey!..





Gel ey!..



Önce kendine çektin, sonra mugaylan dolu beyabanlarda dermansız koyup bizi bir başımıza gittin dönmemek üzere. Ve dudağının dokunduğu çeşmeler de gitti. Gittin ve vecd ile kendinden geçen zamanlar, sensizlik bunalımlarının gelgitleriyle kör kuyulara gömüldü. Gittin ve tenha elvedalarda düğümlendi sevinçlerimiz; durmuş çarklara sıkışıp kaldı çığlıklarımız. Sen gidince yanlış hesaplarında önce pazarlar kurduk köhne dünyanın, sonra köhne hesaplarıyla mezada çıkarıp aşklarımızı dünyalıklara sattık. Gittin de savrulan umutlarımızı ektik yollarına; sabrımızın gözlerine çekilen milleri çelik masıyetlerle mıhladık. Gerilmiş yaylarımız kepade düştü hoyrat ellerde, uykulu oyunlarda şahlarımız mat oldu; ve bileyli kılıçlarımız pas tuttu karanlık kınlarında.


Ak kor olduk... Nemrudî alevlere soktular başlarımızı, hakikat, ak kor olduk... Vurdular durmadan dinlenmeden... Örslere konuldu başlarımız, hakikat vurdular dinlenmeden durmadan. Ağlattılar ağladıkça biz... Çeliğe su verelim diye ağladıkça ağlattılar bizi... Heyhât! Tutturamadık kıvamını suyun, isabet ettiremedik gözyaşlarımızın damlalarını çeliğe ve ilk çalışta kırıldı kılıçlarımız kara keçelere. Yenildik, yorulduk, yığılıp kaldık çıkmaz sokaklarda. Bütün sorularımızın cevapları cevapsız kaldı; bütün hayallerimizin hayali hayal oldu. Tel tel arzulara mahkûm edildi nefislerimiz ve ruhlarımız tül tül alevlerde yandı. Gizemli bilinmezliklerimizin iksirlerini gizli dünyalara gizlediler bizden.
Gel ey!..

Hani dostların vardı, kimi aşk okuyan Kitaplar Kitabı’ndan; kimi ilham dokuyan hitaplar hitabından. Kimine köşkler düşmüştü cennetten, kimi cennette köşklere düştüydü hani. Kiminin ateşlerine rengi düşerdi gülün de; kimi güllere rengini düşürürdü ateşin. Kimine yıldızlar düşerdi göklerden, kiminin yıldızına düşerdi gökler ya...

Hani sen "Yıldızlarım," demiştin, "hangisine uyarsanız doğru yola ulaşacağınız yıldızlarım!.." Sen gittin efendim ve hasretin yıldızlarını da çekti senden yana. Şimdi kim varsa yıldızlaşmaya yüz tutan, gökleri üzerine kapatıyor ehremenler. Bizler yanıyoruz, yanmamakta direniyor gökte yıldızlarımız... Güllerimiz küle durmakta yokluğunda, sultanlarımız kula dönmekte..




Gel ey!..

Ayrılığında çoğalan alevleriyle arınalım aşkının; yanalım yandıkça ve yandıkça yanalım. Aşk yüzünden elbisesi yırtılan da, Hak uğruna gözlerini kurutan da seni arzulamakta şimdi. Bizi kendine madem yine sensin bağlayan ve ayrılığının derdine yine sensin ayrılıkla derman olan, o hâlde gülümse bize efendim, bize gülümse. "Allah onları sever; onlar da Allah’ı sever" sırrına ermekte rehberimiz ol, tut günahkâr ellerimizden; günahkâr ellerimizden tut.

Sen ey!..

Gelsen hayallerimize bir kez... Ve üzerine sepet sepet güller döksek biz. Gelsen düşüncelerimize bir an... Ve baharları sersek ayağına çiçek çiçek, mevsim mevsim, ıtır ıtır... Dolunaylar yerine doğsan dünyamıza bir vakit... Ve zatını gündüz değilse, hayalini gece göstersen bizlere. Girsen ansızın düşlerimize, şefkat parmaklarınla okşasan başımızı ışık ışık... Ve ışığına düşsek pervaneler gibi; pervaneler gibi ışığına düşsek.

Gel efendim...

Bir kez doğ içimize de isterse kaybolsun dolunaylar, güneşler... Gir gözümüze de bir nefes, isterse silinsin tûtyâlar, sürmeler... İlham olup ak gönlümüze bir anda, isterse yitirilsin uçtan uca naatler ve gazeller, beyitler ve dizeler uçtan uca yitirilsin isterse...

Gel efendim, dostluğuna muhtacız; umutsuz ve çaresiz bırakma çaresizlerini. Gel yeter ki, hakkımızda verilecek her hükme razı olalım.

Gel ey, bitir bitmeyen hasretini içimizde!

Gel ey, onsuz mutluluk bulamadığımız!..

Gel ey, kendisine layık olamadığımız!..



Gel benim efendim, bir kez olsun dokun yüreğime, yüreğime dokun bir kez olsun...

Yüreğim kanıyor efendim, kanıyor yüreğim!..

Çığlık çığlığa beşeriyet, çiğnenmiş reyhanlar misali hep seni arıyor. Uyandır zindanlara koyduğumuz Yusufî sevdalarımızı efendim. Uyandır bahtını üftadelerinin...

Şeb-i hicrân yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım

Uyarır halkı efgânım kara bahtın uyanmaz mı?

Prof. Dr. İskender Pala

Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#27004
Seni sevmek, bana hayatın ne kadar anlamlı, nefes alıp verişimin bana verilmiş kocaman bir hediye olduğunu gösterdi. Sabahları yeni güne kocaman bir gülümsemeyle başlamanın tadına vardım. Hiç bir zaman bir anlam yüklemeyi başaramadığım yıldızların hepsinin artık başka başka bir sürü anlamı var. Onlara her baktığımda; birsinde gözlerini, birisinde gülüşünü, bir diğerinde ise senin bana hediye ettiğin yaşama sevincimi görüyorum. Ve onlara her baktığımda Allah’ıma binlerce defa şükrediyorum. Beni senin gibi bir hediyeyle mükafatlandırdığı ve seni hayatıma soktuğu için... İnsanın hayatta kendini şanslı hissetmesi kadar güzel bir şey olamaz herhalde! Benim de kendimi şanslı hissetmemi sağlayan sensin. Senin sevgin... Sen doğan yeni günüme en büyük sebepsin.



Seni sevmek, sanki bütün dünyaya kafa tutmak, bütün kötü şeyleri pembe görmek... Hoş sen yanımda olduktan sonra gerekirse dünyaya da kafa tutarım. Bilirim ki sevgin, aşkın yanımda. Bilirim ki düşsem de, yenilsem de beni kaldıracak olan eller senin ellerin... korkmam bu yüzden. Çünkü sevmenin ne kadar güçlü, ne kadar yüce bir duygu olduğunu sen öğretin bana... Seninle birlikte yeniden doğdum ben, seninle emekledim, seninle yürüdüm, ilk sözcüklerimi senin yanında söyledim. ilk göz yaşlarımı senin için döktüm. Anlayacağın hayatımı seninle en baştan yaşadım, her şeyi sende temize çektim ben. Hatalarımı, günahlarımı, aşklarımı...

.

Tek korkum seni kaybetmek... Senin beni, sadece ikimiz için kurduğum dünyamda dünyamızda tek başıma koyup gitmen... tek korkum her yeri seninle, kokunla dolu olan bu yerde beni senden, senin o güzel gözlerinden mahrum bırakıp gitmen. Ben senin gözlerinin içinde boğulmaya razıyım. Yeter ki bana olan sevgin, aşkın eksilmesin dilinden....

.

iyi ki varsın...
küçükdeco Üye
Üyelik: 2006-09-14 Herkese açık mesaj: 117
#27465
bence bu dünyanın çileside bir hamallık onu sırtında taşımak zorundasın taki ahirete gidenekadar burda amel iyi olursa orda rahat edersin
ANTEPLI 27 Üye
Üyelik: 2006-11-07 Herkese açık mesaj: 20
#27889


EVET birde düsünün bir baba nin hamalik yaparak cocuk okutugunu sirtinda besinci kata birket tasiyarak iste allah yardimcisi olsun SELAMLAR antepli.
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#27891
Allah yardımcıları olsun öyle babaların elleri öpülmeli...
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#27963


Aşk Yalan mı Yoksa?...



Sizlere bu hayattan bişey anlamadım dersem anlarmısınız beni! Eminim hepiniz aynı cevabı verirsiniz ama benim gerçekten ne anladığımı bilmeksizin laf olsun diye söylersiniz. öyle değilmi!.. Evet öyle .ama bende zaten laf olsun diye söylemiştim bunu.
oysa ki ben çok şey anladım ve gördüm ve yaşadım. ama konuşamadım dersem yalan olmaz. . Haytımızı derinden etkileyen sebepler ve daha doğrusu yaşam amaçlarımız nelerdir hiç düşündünüzmü. hayır düşünmediniz. onuda biliyorum! çünkü kaptırmış gidiyoruz bilmediğimiz bir yere doğru: sadece daha rahat yaşayabilmek için. Oysa daha rahat yaşarken bile ne kadar rahatsız yaşadığımızı bile farkedemiyoruz. Çünkü yaşadığımız bu basit üç perdelik tiyatro oyununu en basit yollarla yaşamak ve son perdenin bitmesini hiç istememe korkusudur. Bunlar gerçeklerimiz ne yazıkki! ama hepimizin hayatında diğer sıradan yaşantılarımızın haricinde kutssal sayılabilecek bir ortak noktamız vardır. AŞK..... evet işte bu!... Bu hiç basit olmadı olamazdaaaa!.. İşte gerçek burada yatıyor. nasıl yani!... diye sormayın cevabıda kendi içinde saklı zaten. Gerçek Aşkı yaşadıkmı hiç! yada öyle zannedip şıp sevdiğimizimi zannettik? Eğer yaşamış isek çok iyi anlamanız gerekir diye düşünüyorum. O yaşadığımız kutsal aşkı bir daha düşünün o zaman kendimizi nasıl hissediyorduk. Çok iyiydik uçsuz bucaksız bir hayal deryasında yüzüyorduk ve hayattan çok şey istiyordunuk. Öyle değilmi, ona ve aşkının uğruna gözümüzü kırpmadan herşeyimizi verirdik evet biliyorum benim yaptığım gibi sizde yapardınız. rüyalarımızda ömur boyu mutluluk düşündüğümüz ama yaşayamadığımız hayatlar ve aşklar için birer kahraman olmayı göze almışızdır. Ama asla olamıyoruz. Neden? Çünkü o kutsal saydığımız yüce aşklarımızı bile basit ucuz yalanlarmız ve menfaatlerimiz uğruna birer yalana dönüştürüyoruz. Oysa severken nasıl sevmek gerkir! biliyormusunuz! Onu öyle seveceksin ki asla yalan ve menfaat düşünmeyeceksin işte; aşkı o zaman yaşarsın,, geleceği ve mantığı bırakacaksın bir kenara, o zaman yalan ve menfaat aradan çıkmış olacak. geriye sadece saf ve temiz haliyle AŞK kalacak. Anlayacağız sorunların yalnız bizde çözüldüğünü , inanın gidenler bir daha dönmüyor geri.
Çünkü ikinizde yenildiz bu kutsal yolda. zayıflıklarınızın kurbanı oldunuz. Ve bir ömür boyu o yüce sevgiyi tekrar yaşamak için aramaya koyuldunuz. Ve bu arayış bir ömür boyu sürer gider. keşkelerle son bulur. Oysa keşkesiz bir yaşam hayal etmiştik hepimiz. Ama hepimiz keşkelerle yaşamak zorundaymış gibi aynı şeyleri yapar dururuz. Hep yalan söyleriz. Oysa attığımız en küçük yalanların bile gelecekteki hayatlarımızda telafi edilemez birer yanlış ve keşke olarak suratımıza inen birer şamar gibi karşımıza çıkabileceğini düşünmedik
Ne kadar acı öyle değilmi! biz yaptık tek sorumlusu yine biziz Geride sadece bir ömür boyu haykırarak yaşamak istediğimiz aşkımızın sönmüş küllerinin izleri duruyor..

Omer Copur Üye
Üyelik: 2006-11-06 Herkese açık mesaj: 305
#28083


Başlık hariç 42 defa acı kelimesi kullanılmış. O yüzden çok acılı ama güzel bir yazı olmuş Gökhan Abi. Her ne kadar ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar diye bir realitenin varlığı sözkonusu olsa da bir STV izleyicisi olarak acıların paylaştıkça azalacağınainanıyorum. .

(Konuyu bilmeyenlere not: Depremden sonra STV’de "Acılar paylaştıkça azalır" diye bir vecize kullanılmaya başlanmıştı.).
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#28084


Aşkın gözleri kör ve Kulakları sağırdır.....

paylaşımın için çok sağol dostum..
ÞAİR Üye
Üyelik: 2006-11-20 Herkese açık mesaj: 18
#28274


Olsun


.

Bir şarkı söyle bana,
İçinde sana sevgim olsun
Bir bir duygularımı
Anlatsın evrene.
Bir şiir yaz bana
Sana olan tutkum olsun
Delirdiğimi anlatsın
Kimseye yazılmamış,
İtiraflar olsun
Bir roman yaz bana
Duygusal mı duygusal
Gözyaşları sel olsun
Sonu mutlulukla biten,
Aşkımız olsun
Bir masal yaz bana
Başrolde sen ve ben,
olsun .

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim