Az gittim,uz gittim.yine arkadaşım olan kalemimi elime alarak yazdım başlamaya... eski bayramları göz önünde canlandırmak istedim;
Bundan 5 yıl önce anneannem ve büyük babam vefat etmeden önce her bayramda bizlerde olurlardı ve bayramın tamamını bizde geçirirlerdi... Bayram namazı biter bitmez hemen eve gelir koşa koşa önce onlarını elini öper ,bayramlarını kutlardık. çabucak yemeğimizi yerdik .çünkü;aile büyüklerimiz olduğu için onları çok ziyaret edileceğini bilirdik ve başlardı kapının çalınması akrabalarımız , komşularımız ziyarete gelir bayramlarını kutlarlardı, hep onların yaşamda olup olmadığını sorarlarda sık sık ziyaretlerine gelirlerdi.Her gelen misafirler onların hatırını sordukları zaman yüzündeki gülücükler görmeye değerdi. çünkü onlar bizim yanımızda geçmişten kalan birer eserdi... Ve onlar vefat etti ,gözlerini yumdular. ve çok dikkatimi çeken olayda büyüklerimiz dünyadayken her zaman ve her bayramda kapımız sık sık çalınırken misafirler gelirken .ama şimdi kapımız o kadar da çalınmamaya başladı
NOT: KONUYU KENDİM YAZMAYA ÇALIŞTIM HER NE KADAR TAM OLARAK YAZAMADIYSAM ELİMDEN BU GELDİ BİR HATALI CÜMLEDE YAZMIŞSAK AFFOLA amacım büyüklerin değerinin bilinmesinin gerektiğini anlatmaya çalıştım
Coşkun kardeşmizin dediği gibi büyük ev tabiri ile,büyük ev var olduğu süre içerisinde bu aktivite ve ziyaretler kesilmez,ancak Allah gecinden versin büyükler (özellikle baba )terk-i dünya ettiği zaman her ailede bu sorun baş gösteriyor. Neyseki benim babam halen hayatta :)
-Bir genç yaşlı bir insana yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi ALLAH ona musahhar kılar." (Tirmizi, Birr: 75).
- .. ihtiyarlarınız olmasaydı, belâlar üzerinize sel gibi yağacaktı diyede buyruluyor.
Bayram arefelerinde köye gider, nenemlerde kalırdık. O günlermi güzeldi ? yoksa bizmi güzel görürdük bilemiyorum.
Nerde o eski Bayramlar... Sanki Köyde Yaşıyormuşuz gibi bayram yerinde Kokmuş Kavurmayı yiyip üzerine gazoz yada buuzzz gibi Limonata içerdik.. Sonrada at arabasına binip mezarlığın 1.2.3. Kapısına tur atıp gelirdik... :D
Benim de babam vefat edince aynı sosyal ortamı bir daha yakalayamadık... O soframızdaki huzur..o rahmet...o fatihalar artık yok... Şükrü kardeşim acı mevzu bunlar...hem de ne yürek acısı...:(
zaman ilerledikçe insanlar mal varlık derdine düştü bir kardeşin mal varlığı diğerinden fazla ise haset başlıyor birbirleriyle anlaşamamaya başlıyorlar bundan evlatlarda etkiliniyor insan lar birbirinden soğuyor insanlarımızın büyük bir bölümünde çok bilmişlik havası mevcut son zamanlarda toprak kavgası yüzünden amca çocukları bile birbirlerini öldürebiliyor duruma geldi benim bildiğim gerek çevremizde gerek köyde ve akrabalarımız arasında birbiriyle dargın küskün çok kardeş ,amca ,dayı ,dost ,komşu var böyle şeyler olunca akrabalık bitiyor dostluk bitiyor bayramlarda ziyarete gidilmez hale geldi
kardeş duygulu bir çalışma olmuş. zaman değil insanların getirdiği nokta bu malesef. ahir zamandayız insanlar Allah rızası içn değil gelen misafirin dedikodu yapmaması için ikramlarda bulunacagı ya da bulunduğu bir devirdeyiz desek yerinde olur. istisnalar her konuda vardır muhakkak bunda da vardır.
Abicim çok güzel bi ayrıntı artık farkına bile varamayanlar var bu günlerin neyseki Büyüklerimiz hayatta ve tadını çıkarabiliyoruz ayrı bir huzuru var o zamanların Allah bozmasın ... Konu İçin ayrıca teşekkürler...
sükrü kardesim mesajini aldim cok memnün oldüm kiymetli hemserilerim bu nu unutmayalim hic birsey eskisi gibi olmayacak cünkü eski insanlar sadace günlük
düsünürlerdi simdiki insanlar ileriyi daha iyi görüyor ve hesapliyor eski insanlar
karni doydugu zanan sükreder yarini düsünmezdi cunki ileriyi görmezlerdi iyi biliyorum
sankonun fabrikasinin yani cok cok ucuz bir parayla dönümlarce yer alabilirdi babam
ama malesef ileriyi görmedikleri icin hep deri kaldik tabi eskilerin okuma yazmasi olmayinca okadar olur eskide babam diyordu erkek cocugumu elime alamazdim
babamdan utanirdim kizlar okula göndermezlerdi ayip diye babasinin yaninda
mal sahibi olmazdi simdi genclerimiz daha becerikli bence bütün gelismis ülkelerde
gelistikce insanlarda deyismek mecburunda cunku sehir hayatinin sartlari haha zor insanlar ancak kendi dertleriyle ugrasiyorlar insanlar bildikce fazla öyrendikce
sikintilari dahada artar televizyondaki bir kötü haber aninda insanlari allak bullak
eder bit telefon bir internet haberi eskide bitisik köyde bir insan ölsedi insanlar bir hafta
sonra duyardi eskide ani ölüm insanlar allah rahmet eylesin der ne güzel bir ölüm derdi
simdi kap seker tansiyon kanser bünlari önceden tespit ediyor önce kimse bilmezdi
insan ölecekse bilincli ölsun cahillik hergün ölüm insanlar farkinda deyil saygilarimla
nizip com okuyuculari
sükrü kardesim mesajini aldim cok memnün oldüm kiymetli hemserilerim bu nu unutmayalim hic birsey eskisi gibi olmayacak cünkü eski insanlar sadace günlük
düsünürlerdi simdiki insanlar ileriyi daha iyi görüyor ve hesapliyor eski insanlar
karni doydugu zanan sükreder yarini düsünmezdi cunki ileriyi görmezlerdi iyi biliyorum
sankonun fabrikasinin yani cok cok ucuz bir parayla dönümlarce yer alabilirdi babam
ama malesef ileriyi görmedikleri icin hep deri kaldik tabi eskilerin okuma yazmasi olmayinca okadar olur eskide babam diyordu erkek cocugumu elime alamazdim
babamdan utanirdim kizlar okula göndermezlerdi ayip diye babasinin yaninda
mal sahibi olmazdi simdi genclerimiz daha becerikli bence bütün gelismis ülkelerde
gelistikce insanlarda deyismek mecburunda cunku sehir hayatinin sartlari haha zor insanlar ancak kendi dertleriyle ugrasiyorlar insanlar bildikce fazla öyrendikce
sikintilari dahada artar televizyondaki bir kötü haber aninda insanlari allak bullak
eder bit telefon bir internet haberi eskide bitisik köyde bir insan ölsedi insanlar bir hafta
sonra duyardi eskide ani ölüm insanlar allah rahmet eylesin der ne güzel bir ölüm derdi
simdi kap seker tansiyon kanser bünlari önceden tespit ediyor önce kimse bilmezdi
insan ölecekse bilincli ölsun cahillik hergün ölüm insanlar farkinda deyil saygilarimla
nizip com okuyuculari
Vahşi kapitalizmin ağır tahrikleri neticesi, herkes azami fayda ve mutluluk peşinde ferdi mutluluğa esir oldu. Aldatıcı Dünya nimetlerinin göz kamaştırıcı görüntüsü ve sahte mutluluğu, günümüz insanını bencilliğe esir etti. Gerçekten de özünde paylaşımcılık ve cömertlik olmayan her insan için Dünya, parası olan için yalancı cennetten farksız oldu. Bu nedenle herkes ne yolla olursa olsun zenginlik peşinde koşup insani değerleri ihmal eder olduk?
Bu iş o kadar ileri gitti ki, bırakın etrafındakilere maddi veya maveni yardımı, kendi nefsine bile zulmedip daha fazla mal ve dünyalık biriktirmeye esir olanımız hiç de az değil. Çünkü yaşadığımız toplumda değer görmenin, hesaba alınmanın asgari şartı sadece zengin olmakla mümkün olur hale geldi. Halbuki insan para kazanıp zengin bile olsa; manevi huzur için başta kendi yakınları ve arkadaşlarına olmak üzere gereken sıcak ilgiyi esirgemeyebilir, tebessüm ve yalnızlığı paylaşım gibi bedava çabalarla hem etrafına daha sevimli olur hem de gönül kazanmış olur.
İnsanın yaradılmasına vesile olan ve büyümesi için bayağı uzun bir süre her türlü fedakârlığı esirgemeyen Ana-baba'ya ilgisizliği asla kabul edilebilir birşey değildir. Hep şöyle denir; sizde ana baba olunca anlarsınız denir ama zamanımızda çok hayırsız evlat evlenip ana baba olmalarına rağmen eş ve çocuklarına esir olup kendi ana babalarına ilgilenir gibi görünse de en azından soğuk davranmakta, yeterli zamanları olmadığı yalanına sığınmaktadır. Etrafımızdaki yaşlılarımızın en büyük özlemi onları muhatap alıp hemen her konuda sohbet etmemizi beklemektedirler. Kendi ailesi yanında barınma şansına sahip ana babalar bile çoğu zaman önemli konularda konuşmak isteyince:- sus moruk diye susturulduğunu sanırım bilmeyenimiz yoktur. Yaşlı annesinin bakımını yaptığı için Peygamber Efendimizi göremeyen Veysel Karani'nin eriştiği mertebeyi hepimiz biliriz ama yine de ailedeki veya çevremizdeki yaşlılara gereken ilgi ve şefkati nedense gösteremeyiz? Yaşlılığında Ana babasını, yanında barındırmaya gücü yetmeyip, Huzurevine bırakan hayırsız evlatlara yazıklar olsun. Esasında sıla-i rahim kıyamet alameti olduğunu biliriz ama dost akraba ve komşu ziyaretlerini ihmal ederiz. Allah rızası için çalınmayan kapıları çalıp gönül kazanalım, özellikle gariban yaşlı ve özürlü kapılarını çalıp belki küçük ikramlar ama en çok hal hatır sorup sohbet ederek gönül alalım.Müslümanlığı sadece ibadetle özdeşleştirenler kaybedenlerdir.
Polen2734;208328 wrote:Vahşi kapitalizmin ağır tahrikleri neticesi, herkes azami fayda ve mutluluk peşinde ferdi mutluluğa esir oldu. Aldatıcı Dünya nimetlerinin göz kamaştırıcı görüntüsü ve sahte mutluluğu, günümüz insanını bencilliğe esir etti. Gerçekten de özünde paylaşımcılık ve cömertlik olmayan her insan için Dünya, parası olan için yalancı cennetten farksız oldu. Bu nedenle herkes ne yolla olursa olsun zenginlik peşinde koşup insani değerleri ihmal eder olduk?
Bu iş o kadar ileri gitti ki, bırakın etrafındakilere maddi veya maveni yardımı, kendi nefsine bile zulmedip daha fazla mal ve dünyalık biriktirmeye esir olanımız hiç de az değil. Çünkü yaşadığımız toplumda değer görmenin, hesaba alınmanın asgari şartı sadece zengin olmakla mümkün olur hale geldi. Halbuki insan para kazanıp zengin bile olsa; manevi huzur için başta kendi yakınları ve arkadaşlarına olmak üzere gereken sıcak ilgiyi esirgemeyebilir, tebessüm ve yalnızlığı paylaşım gibi bedava çabalarla hem etrafına daha sevimli olur hem de gönül kazanmış olur.
İnsanın yaradılmasına vesile olan ve büyümesi için bayağı uzun bir süre her türlü fedakârlığı esirgemeyen Ana-baba'ya ilgisizliği asla kabul edilebilir birşey değildir. Hep şöyle denir; sizde ana baba olunca anlarsınız denir ama zamanımızda çok hayırsız evlat evlenip ana baba olmalarına rağmen eş ve çocuklarına esir olup kendi ana babalarına ilgilenir gibi görünse de en azından soğuk davranmakta, yeterli zamanları olmadığı yalanına sığınmaktadır. Etrafımızdaki yaşlılarımızın en büyük özlemi onları muhatap alıp hemen her konuda sohbet etmemizi beklemektedirler. Kendi ailesi yanında barınma şansına sahip ana babalar bile çoğu zaman önemli konularda konuşmak isteyince:- sus moruk diye susturulduğunu sanırım bilmeyenimiz yoktur. Yaşlı annesinin bakımını yaptığı için Peygamber Efendimizi göremeyen Veysel Karani'nin eriştiği mertebeyi hepimiz biliriz ama yine de ailedeki veya çevremizdeki yaşlılara gereken ilgi ve şefkati nedense gösteremeyiz? Yaşlılığında Ana babasını, yanında barındırmaya gücü yetmeyip, Huzurevine bırakan hayırsız evlatlara yazıklar olsun. Esasında sıla-i rahim kıyamet alameti olduğunu biliriz ama dost akraba ve komşu ziyaretlerini ihmal ederiz. Allah rızası için çalınmayan kapıları çalıp gönül kazanalım, özellikle gariban yaşlı ve özürlü kapılarını çalıp belki küçük ikramlar ama en çok hal hatır sorup sohbet ederek gönül alalım.Müslümanlığı sadece ibadetle özdeşleştirenler kaybedenlerdir.