Nizip.com
Üye ol
Genç Muhabbet

Türk olmak

Görüntülenme: …

senelbenlier Üye
Üyelik: 2007-12-25 Herkese açık mesaj: 441
#199952
:)ANZAKLI ÖMER AMCANIN HİKAYESİ .....BEN ÇOK BEĞENDİM SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM .....

ANZAKLI ÖMERİN HİKAYESİ 30.06.2009,


Sevgili Arkadaşlar,

Bu gün sizinle Milli mücadeleden sonra gerçek olmuş bir hikayeyi sizinle paylaşmak istedim.
Türk olmanın nasıl bir şey olduğunu unutanlara hatırlatmak için Türk olmanın tadına varmak için lütfen okuyun.
Bu hakiki hikâyeyi aktaran sayın Dr. Ömer Musoğlu 85 yaşındadır ve halen MODA/ İstanbul'da oturmaktadır.
Anzaklı Ömer'in Hikayesini 1957 Yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun olup ihtisas yapmak üzere ABD'ye giden doktor Ömer Muşluoğlu görev yaptığı hanede başından geçen çok enteresan bir hadiseyi şöyle anlatıyor:
Amerika 'ya gittiğim ilk yıllar.. New York'da Medical Center Hospital'da görev almıştım. Fakat vazifem kan almak kan vermek serum takmak elektrokardiyografi çekmek gibi işler.. Hastaya o kadar önem veriyorlar ki yeni doktorlar hemen direkt olarak hasta muayenesine tedavisine verilmiyor .Diğer zamanlarda da laboratuarda çalışıyorum. Bir hastaya gittim. Yaşlıca bir adam tahminen yetmiş beş yaşlarında..

Kan vereceğim kolunuzu açar mısınız?" dedim.
Adamcağız kanserdi ve aynı zamanda kansızdı.. Kolunu açtım baktım pazusunda bir Türk bayrağı dövmesi var. Çok ilgimi çekti kendisine sormadan edemedim:
Siz Türk müsünüz?
Kaşlarını yukarıya kaldırarak "hayır" manasına bir işaret yaptı.
Ama ben hala merak ediyorum. "Peki, bu kolunuzdaki Türk bayrağı nedir?"
Aldırma öylesine bir şey işte dedi.
Ben yine ısrarla:
Fakat benim için bu çok önemli çünkü bu benim milletimin bayrağı benim bayrağım...
Bu söz üzerine gözlerini açtı. Derin derin yüzüme baktı ve mırıltı halinde sordu:
Siz Türk müsünüz?
Evet Türk'üm...."
İhtiyar gözlerime tanıdık bir göz arıyor gibi baktı. Anlatmaya başladı:
"Yıl 1915. Çanakkale diye bir yer var Türkiye’de. Orada savaşmak üzere bütün Hıristiyan devletlerden asker topluyorlardı. Ben Avustralya Anzaklarındanım. İngilizler bizi toplayıp dediler ki:
Barbar Türkler Hıristiyan dünyasını yakıp yıkacaklar. Bütün dünya o barbarlara karşı cephe açmış durumda. Birlik olup üzerine gideceğiz. Bu savaş çok önemlidir. '
Biz de inandık sözlerine ve savaşmak isteyenler arasına katıldık. Beynimizi yıkayan İngilizler Türklere karşı topladığı askerlerin tamamını Çanakkale'ye sevk ediyormuş. Bizi gemilere doldurup Mısır'a getirdiler orada birkaç ay talim gördük sonra da bizi alıp Çanakkale'ye getirdiler.

Savaşın şiddetini ben ilk orada gördüm. Öyle ki denize düşen gülleler suları metrelerce yukarı fışkırtıyor gökyüzünde havai fişekler gibi geceyi gündüze çeviriyordu. Her taarruzda bizden de Türklerden de yüzlerce insan hayatının baharında can veriyordu. Fakat biz hepimiz Türklerdeki gayret ve cesareti gördükçe şaşırıyorduk. Teknolojik yönden çok çok üstün olduğumuz gibi sayı bakımından da fazlaydık. Peki, onlara bu cesaret ve kuvveti veren şey neydi? İlk başlarda zannediyordum ki İngilizlerin bize anlattığı gibi Türkler barbarlıktan böyle saldırıyorlar. Meğer bu barbarlıktan değil kalplerindeki vatan sevgisinden kaynaklanıyormuş.

Biz karaya çıktık. Taarruz edeceğiz bizi püskürtüyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz bizi gene püskürtüyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz.

Derken böyle bir taarruzda başımdan yediğim bir dipçik darbesiyle kendimden geçmişim. Gözlerimi açtığımda kendimi yabancı insanların arasında buldum. Nasıl korktuğumu anlatamam. İngilizler bize Türkleri barbar vahşi kimseler olarak tanıttı ya... Ama dikkat ettim bana hiç de öfkeli bakmıyorlar yaralarımı sarmışlar. İyice kendime gelince bu defa çantalarında bulunan yiyeceklerden ikram ettiler bana. İyi biliyorum ki onların yiyecekleri çok çok azdı. Bu haldeyken bile kendileri yemeyip bana ikram ediyorlardı. Şok olmuştum doğrusu..
Dedim ki kendi kendime:
'Bu adamlar isteseler şu anda beni öldürürler ama öldürmüyorlar... Veyahut isteseler önceden öldürebilirlerdi. Halbuki beni cephenin gerisine götürdüler..' Biz esirlere misafir gibi davranıyorlardı. Bu duygularla 'Yazıklar olsun bana' dedim. 'Böyle asil insanlarla ben niye savaşıyorum niye savaşmaya gelmişim? Bu İngiliz milleti ne yalancıymış ne kadar Türk düşmanıymış' diyerek pişman oldum.. Ama bu pişmanlığım fayda etmiyor ki... Bu iyiliğe karşı ne yapsam diye düşündüm durdum günlerce.. Nihayet bizi serbest bıraktılar. Memleketime döndüm. İşte memlekette Türk milletini ömür boyu unutmamak için koluma bu Türk bayrağı dövmesini yaptırdım. Bu bayrağın esrarı bu işte.

Benim gözlerim dolu dolu ihtiyara bakarken o devam etti: Talihin cilvesine bakın ki o zaman ölmek üzere iken yaralarımı iyileştirerek sıhhate kavuşmama çaba sarf eden Türkler idi. Şimdi de Amerika gibi bir yerde yıllar sonra yine iyileştirmeye çaba sarf eden bir Türk... Ne garip değil mi? Avustralya'dan Amerika'ya gelirken bir Türkle karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim. Siz Türkler gerçekten çok merhametli insanlarsınız. Bizi hep kandırmışlar buna bütün kalbimle inanıyorum. Peşinden nemli gözlerle
Bana adınızı söyler misiniz? Dedi.
"Ömer" cevabını verdim.
Merakla tekrar sordu:
Peki niçin Ömer ismini vermişler sana?"
Babam Müslümanların ikinci halifesinin isminden ilham alarak bana Ömer adını vermiş.
Senin adın Müslüman adı mı?
Ben
Evet Müslüman adı" deyince yüzüme baktı doğrulmak istedi. Onun yatakta oturmasına yardım ettim. Gözleri dolu doluydu. Yüzüme bakarak dedi ki:
Senin adın güzelmiş. Benim adım şimdiye kadar Josef Miller idi şimdiden sonra "Anzaklı Ömer" olsun.
"Olsun" dedim.
"Peki, doktor beni Müslüman eder misin? Müslüman olmak zor mu ?"
Şaşırdım nasıl da birdenbire Müslüman olmaya karar vermişti. Meğer o bunu hep düşünüyormuş da kimseyle konuşup soramadığı için gerçekleştirememiş.
"Tabii" dedim."Müslüman olmak çok kolay." Sonra kendisine imanın ve İslam'ın şartlarını anlattım kabul etti. Hem kelime-i şahadet getiriyor hem de ağlıyordu. Mırıldandı:
Siz Müslümanlar tespih çekersiniz bana da bir tespih bulsan da ben de yattığım yerden tespih çekerek Allah'ımı ansam olur mu?
Bu sözden de anladım ki dedelerimiz savaş esnasında Hakk'ı zikretmeyi ihmal etmiyormuş. Hemen bir tespih bulup kendisine getirdim. Hasta yatağında tespih çekiyor biz de tedavisiyle ilgileniyorduk. Bir gün yanına gittiğimde samimi bir şekilde rica etti.
Beni yalnız bırakma olur mu?"
Ne gibi Ömer amca?
Ara sıra gel de bana İslamiyet'i anlat! Sen çok güzel şeylerden bahsediyorsun. O sözleri duydukça kalbim ferahlıyor." O günden sonra her gün yanına gittim bildiğim kadarıyla dinimizi anlattım. Fakat günden güne eriyip tükeniyordu. Kaç gün geçti tam hatırlamıyorum hastanenin genel hoparlöründen bir anons duydum;
"Doktor Ömer lütfen 217 numaralı odaya gidin!
Hemen yukarı çıktım. Ömer amcanın odasına vardığımda gördüğüm manzara aynen şöyleydi: Sağ elinde tespih açık duran sol kolunun pazusunda dövme Türk bayrağı göğsünde imanı ile koskoca Anzaklı Ömer son anlarını yaşıyordu. Hemen başucuna oturdum kendisine kelime-i şahadet söylettirdim o şekilde kucağımda ruhunu teslim etti...
Bir Çanakkale gazisi görmüştüm. Yıllar sonra da olsa Müslüman Türk Milletine olan sevgisi sayesinde kendisine iman nasip olmuştu. Ne yalan söyleyeyim ağladım... "
Mademki; düşünceyi zindana koymayan hakikat sevgisini zincire vurmayan bir millet o cesur ve adil Türkler var üzerinde hakikatin adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir güneş ülke neden vücut bulmasın..."

Saygılarımla,

Dr. Ömer Musoğlu


TEDİM ..umarım sizlerde beğenirsiniz
mehmet karakaş Üye
Üyelik: 2004-09-20 Herkese açık mesaj: 1.742
#199967
Hocam paylaşım için teşekkürler.Fakat İstisnalar kaydeyi bozmaz.Yıllar önce savaşla ile geçiremedikleri ülkemizi şimdi para ve AB uydurması ile ele geçiriyorlar.Çanakkalede ki yabancılara yapılmış bütün anıtların yıkılması gerekiyor!
mustafasahin Üye
Üyelik: 2007-09-12 Herkese açık mesaj: 3.154
#199971
hocam paylaşım içn teşşekürler çok duygulandım....
senelbenlier Üye
Üyelik: 2007-12-25 Herkese açık mesaj: 441
#200051
Türk olmaktan her zaman gurur duyduk ..allah bayrağımızın gölgesini vatanımızın üzerinden eksik etmesın..............bu vatanı masa başlarında kazanmadık ...dedelerimizin kanları ile sulandı her milimetresi
YusufSerce Üye
Üyelik: 2006-08-30 Herkese açık mesaj: 510
#200144
senelbenlier;200051 wrote:Türk olmaktan her zaman gurur duyduk ..allah bayrağımızın gölgesini vatanımızın üzerinden eksik etmesın..............bu vatanı masa başlarında kazanmadık ...dedelerimizin kanları ile sulandı her milimetresi

Bu ulkeyi masa basinda 'kazandik' bu kesin de, yazdiginiz hikaye cok guzel. Keske bu degerlere gercek manada sahip cikabilsek.
müslüm bozkurt Üye
Üyelik: 2006-03-24 Herkese açık mesaj: 128
#200283
Şanlı Türk tarihi bu tür kahramanlıklarla dolu, bu güzel yazıdan dolayı sizi kutlarım. Maalesef Türkiyeli bu tür uzun yazılmış yazıları okuyacak zamanı olmaz.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#200334
Evet! güzel bir hikaye duygulandım. Anzaklı Ömer hiç olmassa hiç bir zorlama olmadan son anların da olsa bile müslüman olması çok hoş.Allah Rahmetiyle muamele etsin.Başkaları bize hayran biz başkalarına çok enteresan.
senelbenlier Üye
Üyelik: 2007-12-25 Herkese açık mesaj: 441
#200374
Mademki; düşünceyi zindana koymayan ...
hakikat sevgisini zincire vurmayan bir millet...
o cesur ve adil Türkler var ...
üzerinde hakikatin, adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü ...
bir güneş ülke neden vücut bulmasın..."BU SÖZE SONUNA KADAR KATILIYORUM
tytyhgtyhgh Üye
Üyelik: 2007-07-17 Herkese açık mesaj: 353
#200448
Şenel hanım bizi can evimizden vurdu. Biz Türklerin adil, şefkatli ve din-i islamın kılıcı olduğu, iki cihan serveri Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.) efendimizin övgüsüne mazhar olmuş necip bir millet olduğumuz nedense yıllardır, dünya siyasi akımlarının moda görüşlerine uşaklık eden siyasi yöneticilerimce unutturulmak için gözardı edilmeye çalışılmıştır. Bir dönem Türk'üm demek faşistlik gericilik şimdilerde de ırkçılık sayılırken, bu ülkede Türk olmayan her millet artığı da aşırı şövenliğe teşvik edilip alkışlanmakta, zorla millet bilinci oluşturulmaya çalışılmaktadır. Biz Türk'ler aşırı sabırlıyız, ayranımız son anda kabarırsa yine mertçe ölür ama istaklalimizi korur mazlum milletlere yine örnek oluruz.Küresel emperyalizm üniter devletleri yıkmadıkça dünyayı kendilerine devamlı pazar kılamayacaklarını bildiklerinden Türkiye'yi parçalama, Türkleri ise en iyi tahminle orta Anadolu'da küçücük bir alanda hapsetmek, hatta güçleri yeterse Orta Asya'ya sürme idealleri vardır. Bunları söyleyene komplo teorisi denilip, varolan tehlike önemsiz gösterilip milletin direnci hafife alınarak yok edilmek istenmektedir. En büyük tehlike, bize birşey olmaz diye düşünmektir.Türklüğün bekasına zarar vermek isteyen emperyalizm bu ülkede fikirlerini yürütecek Truva atlarını her zaman kolaylıkla bulabilmekte, sözde aydınlık adına saklanan bu hain satılmışlar sözde demokratlık uğruna Türklük değerlerinin yokolmasına, Türk devletinin bugün adı konulmamış bölünmüşlüğünün hızlanmasına yol açmışlardır. Böyle hain planı olan dış güçlere ve bunların uşaklığını eden bilimum sözde dinci ve demokrat maskeli gafillere şunu hatırlatırım; Bu millet liderini bulduğu takdirde isterse bütün anayasal kurumlarına sahip olmuş, hatta orduyu bile pasifize etseler yine amaçlarına ulaşamıyacaklardır.Çünkü bu millet Ordu-millet'tir.
vedatakkas Üye
Üyelik: 2008-01-08 Herkese açık mesaj: 761
#200497
YusufSerce;200144 wrote:Bu ulkeyi masa basinda 'kazandik' bu kesin de, yazdiginiz hikaye cok guzel. Keske bu degerlere gercek manada sahip cikabilsek.
yusuf kardeşim,senin şehit veya gazi deden yok galiba.
doğduğun şehir de ,işgalden kurtulmak için,direkt masaya oturmuş.masaya oturan atalarımız;KARAYILAN-ŞAHİN BEY-YÜZBAŞI FARUK-KEPKEPLER-KUTLARLAR-ÖĞÜCÜLER-DAYI AHMET AĞALAR-DOKTOR MECİİTLER-HOCA FAHRETTİN EFENDİLER-MARAKZADELER-KÖRÜKÇÜZADELER ve ismini sayamadığım yüzlercesi,binlercesi:mad:
YusufSerce Üye
Üyelik: 2006-08-30 Herkese açık mesaj: 510
#200595
vedatakkas;200497 wrote:yusuf kardeşim,senin şehit veya gazi deden yok galiba.
doğduğun şehir de ,işgalden kurtulmak için,direkt masaya oturmuş.masaya oturan atalarımız;KARAYILAN-ŞAHİN BEY-YÜZBAŞI FARUK-KEPKEPLER-KUTLARLAR-ÖĞÜCÜLER-DAYI AHMET AĞALAR-DOKTOR MECİİTLER-HOCA FAHRETTİN EFENDİLER-MARAKZADELER-KÖRÜKÇÜZADELER ve ismini sayamadığım yüzlercesi,binlercesi:mad:

Benim yok, evet peki sizin var mi? Peki daha da yayalim ey cemaati muslumin ey Nizipli hemsehrilerim ey Antep ahvali biriniz cikin da benim dedem sehit ya da gazi deyin:)))))

Antep savunmasi iki asamadir, birinci Ingiliz isgalinde sehir halki duyarsiz kalmis ve fakat Fransiz isgalinde Ermenilerin taskinliklari halkda tepkiye yol acmistir! Bunun disinda halkda hic bir hareket, catisma, kavga gurultu neyin OLMAMISTIR. AKSINI ISPATLAYAN BUYURSUN!
müslüm bozkurt Üye
Üyelik: 2006-03-24 Herkese açık mesaj: 128
#200663
Polen2734;200448 wrote:Şenel hanım bizi can evimizden vurdu. Biz Türklerin adil, şefkatli ve din-i islamın kılıcı olduğu, iki cihan serveri Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.) efendimizin övgüsüne mazhar olmuş necip bir millet olduğumuz nedense yıllardır, dünya siyasi akımlarının moda görüşlerine uşaklık eden siyasi yöneticilerimce unutturulmak için gözardı edilmeye çalışılmıştır. Bir dönem Türk'üm demek faşistlik gericilik şimdilerde de ırkçılık sayılırken, bu ülkede Türk olmayan her millet artığı da aşırı şövenliğe teşvik edilip alkışlanmakta, zorla millet bilinci oluşturulmaya çalışılmaktadır. Biz Türk'ler aşırı sabırlıyız, ayranımız son anda kabarırsa yine mertçe ölür ama istaklalimizi korur mazlum milletlere yine örnek oluruz.Küresel emperyalizm üniter devletleri yıkmadıkça dünyayı kendilerine devamlı pazar kılamayacaklarını bildiklerinden Türkiye'yi parçalama, Türkleri ise en iyi tahminle orta Anadolu'da küçücük bir alanda hapsetmek, hatta güçleri yeterse Orta Asya'ya sürme idealleri vardır.
vedatakkas Üye
Üyelik: 2008-01-08 Herkese açık mesaj: 761
#200714
YusufSerce;200595 wrote:Benim yok, evet peki sizin var mi? Peki daha da yayalim ey cemaati muslumin ey Nizipli hemsehrilerim ey Antep ahvali biriniz cikin da benim dedem sehit ya da gazi deyin:)))))

Antep savunmasi iki asamadir, birinci Ingiliz isgalinde sehir halki duyarsiz kalmis ve fakat Fransiz isgalinde Ermenilerin taskinliklari halkda tepkiye yol acmistir! Bunun disinda halkda hic bir hareket, catisma, kavga gurultu neyin OLMAMISTIR. AKSINI ISPATLAYAN BUYURSUN!
Benim dedem GAZİ DİR...namı değer KAHVECİ KARA MAMET.
Fakat senin yazından sonra,dedemin de,nenemin de yalancı olduklarını,beni küçükken,savaştık diye,çete harbi verdik diye,kandırdıklarını düşünmeye başladım:)
Yusuf bey;lütfen 6317 şehite ve gazi olmuş dedelerimize karşı biraz saygılı olun.
Onlar bu mücadeleyi vermiş olmasalardı,direnip te fransıza kan kusturmasalardı,fransız masa başında da olsa vazgeçer miydi?
Tüm dünyada örnek savunmalar arasında gösterilen,Antep savunmasını,hafife alıp,dalga geçmenize üzüldüm.Herkesin kabul ettiğini,sizin kabul etmemeniz gayet doğal,çünkü dedeniz savaşmamış,karşı koymamış,direnmemiş...ya nenen?
Ya da fransız Kilis tarafından geldiği için,mücadelede o tarafa doğru yoğunlaştığı için,sizin tarafa uğramamış.Bu sebeple dedenin sana anlatacağı bir hikayesi yoktu.
ya da senin hayırsız bir torun olacağını bildiği için,deden bunları sana anlatmadı.
YusufSerce Üye
Üyelik: 2006-08-30 Herkese açık mesaj: 510
#200799
vedatakkas;200714 wrote:Benim dedem GAZİ DİR...namı değer KAHVECİ KARA MAMET.
Fakat senin yazından sonra,dedemin de,nenemin de yalancı olduklarını,beni küçükken,savaştık diye,çete harbi verdik diye,kandırdıklarını düşünmeye başladım:)
Yusuf bey;lütfen 6317 şehite ve gazi olmuş dedelerimize karşı biraz saygılı olun.
Onlar bu mücadeleyi vermiş olmasalardı,direnip te fransıza kan kusturmasalardı,fransız masa başında da olsa vazgeçer miydi?
Tüm dünyada örnek savunmalar arasında gösterilen,Antep savunmasını,hafife alıp,dalga geçmenize üzüldüm.Herkesin kabul ettiğini,sizin kabul etmemeniz gayet doğal,çünkü dedeniz savaşmamış,karşı koymamış,direnmemiş...ya nenen?
Ya da fransız Kilis tarafından geldiği için,mücadelede o tarafa doğru yoğunlaştığı için,sizin tarafa uğramamış.Bu sebeple dedenin sana anlatacağı bir hikayesi yoktu.
ya da senin hayırsız bir torun olacağını bildiği için,deden bunları sana anlatmadı.

Oncelikle mantikla cevap vereyim. Bizim millette yigitlik onde gelir. Agacdan dusse dusman ablukasini yarip cikmis gibi anlatir! Hele bu Barak'da daha da 'tantanalidir'. Hanginizin atasinin 'gacakci' hikayeleri eksiktir? Tum Antep ahalisi bire bin katar da anlatirda anlatir! He, vardir ya, cetecilik de oynamislardir zamaninda, hemi de 'harp zamaninda' ama bunlara 'eskiya derler'! Ve maalesef dusmana degil hismina yigitlik yaparlardi. Ben dedelerimden bunlari duydum, dinledim.

Kahveci Kara Mamet diye bir yigidimiz olaydi muhakkak HEYKELI olurdu hele de gercekse sana burdan soz BEN DIKECEGIM HEYKELINI!

Hele de rakama bakin 6317, bunu valiligin sitesinden asirmissin anlasilan. 1920 nufus sayiminda Antep nufusu 29 000(yirmidokuz bin) Buna Ermeni felan da dahil! Hadi sade Turk olsun, hadi ileri gidelim sade "Turk Erkekler' olsun bu hesaba gore sehirde geriye kim kaliyor? Oteyandan 1927 sayimina gore nufus 39 000(otuzdokuz bin) ve bunlarin hepsi Turk gozukdugu halde kadin ve cocuklar dahil! Bu hesaba gore 6317 sehide n'oldu? Bunlarin mezarlari nerde?

Bu gercegi herkes mi kabul ediyor?! Yoksa papagan gibi ezberi mi tekrar isimize geliyor?
vedatakkas Üye
Üyelik: 2008-01-08 Herkese açık mesaj: 761
#201084
6317 Şehit rakamına valilik sitesinden ulaşmadım,Şehitler Abidesini gezdim ve oradaki yazıya göre konuştum.KAHVECİ KARA MAMET'ten hiç kaçakçılık hikayesi dinlemedim.
Çünkü dedem kaçakçı değil kahveciymiş.
Hem kaçakçıda olsalar,onlar bizim dedelerimiz...
Sizinle karşılıklı oturup bu konuları konuşmayı çok isterdim.Ancak Müslüm'den öğrendiğime göre Amerika'daymışsınız.
İstanbul'a gelirseniz muhakkak görüşelim,dedemin heykelini dikecek kişiyi muhakkak görmek isterim:)

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim