Zeytin güvesi, özellikle izole edilmiş zeytin alanlarında ve belirli mikroklimalarda, önceki yıllarda yoğun ilaçlamaların yapıldığı ve doğal dengenin bozulduğu zeytin alanlarında sorun olmaktadır.
Tanımı, yaşayışı ve zarar şekli :
Ergin kelebeğin boyu 7-8 mm, kanat açıklığı ise 13-16 mm kadardır. Genel görünüşü gümüşi renklidir. Ön kanatların üzerinde siyah renkli lekeler ve kenar uçlarında ise gümüşi saçaklar bulunur. Antenler 3-4 mm uzunluğunda ve kıl gibidir
Resim kaynağı
Zeytin güvesi(Prays oleae) yaprak dölünün, yapraklardaki larvası.
Dişilerin vücudu, erkeklerden daha tombul yapılıdır. Yumurta, 0.25 mm çapında ve basık kubbe biçiminde olup, üzerinde arı peteğini andıran desenler bulunur. Yeni bırakılan yumurta önce şeffaf, açılmaya yakın ise kirli beyaz ve sarımsı renk alır.
Zeytin güvesi larvaları, genellikle kirli beyaz ve sarımtırak renkte olup, olgun larvanın boyu 8-10 mm kadardır. Vücudun iki yanında, boydan boya koyu renkli birer bant bulunur. Larvalar genellikle bol kıllıdır. Bazen kılsız olanlara da rastlanılabilir. Pupa dıştan görülebilen seyrek dokulu beyaz bir kokon içinde bulunur.
Zeytin güvesi yılda üç döl verir. Her döl, zeytin ağacının ayrı bir fenolojik döneminde zararlı olur. Her döl, zarar yaptığı fenolojik döneme göre; "Yaprak dölü", "Çiçek dölü", "Meyve dölü" şeklinde isimlendirilir.
a) Yaprak dölü(=Phyllophagous):
Meyvelerde beslenen larva-lardan oluşan erginler, eylül-aralık döneminde çıkarak, yaprakların genellikle üst yüzeylerine yumurta bırakır. Yumurtalar, sıcaklığa bağlı olarak, 8-16 günde açılır. Yumurtadan çıkan genç larvalar, hemen yumurta kabuğunun altından, yaprak epidermisine girer. Burada iki epidermis arasındaki etli kısımda beslenerek, 2-3 mm boyunda bir oyuk açar ve bu oyuk içinde kışı geçirir. Larvalar, bölgelere göre değişmekle beraber, şubat sonundan başlayarak, kışladıkları odacık-tan çıkar. Taze sürgün uçları ve yapraklarla beslenirler. Olgunlaşan larvalar, ya iki yaprağı birbirine yapıştırarak, ya bir yaprağı bükerek, ya da uç yapraklarda bir kokon örerek pupa olurlar. Mart sonu, nisan başından itibaren de ergin çıkışları başlar.
Yaprak dölü zararı
b) Çiçek dölü(=Anthophagous):
Yaprak dölünden oluşan ergin-ler, yumurtalarını nisan-mayıs aylarında, henüz oluşmuş çiçek tomurcuklarına ve tomurcuk saplarına bırakırlar. 8-10 günde açılan yumurtalardan çıkan larvalar, çiçek tomurcuklarının içine girerek beslenirler. Bir larva, 10-15 gün süren gelişmesi boyunca, 30-40 tomurcuğa zarar verebilmektedir. Gelişmesini tamamlayan larvalar, salgıladıkları iplikçiklerle, tomurcukları birbirine bir ağ şeklinde bağlayarak, içinde pupa olurlar. Bu pupalardan 7-10 gün içinde kelebekler çıkar.
Çiçek dölü zararı
c) Meyve dölü(Carpophagous):
Zeytin danelerinin iri karabiber büyüklüğünü aldığı, mayıs sonu ile haziran ayı başlarında, çiçek dölünde meydana gelen erginler, meyvelerin çanak yaprakları üzerine yumurta bırakırlar. Bir haftada açılan yumurtalardan çıkan larvalar, yumurta kabuğu altından, meyve sapı dibinden meyvenin içine girerler ve çekirdeğe doğru yol alırlar. Larvalar meyveye girerken, sapla meyvenin bağlantısını bozarlar. Bu tür meyveler buruşup kararır ve dökülür. Bunlara "karabiber dökümü" denir. Meyve içine giren larvalar, önceleri çekirdek evinin iç yüzünde, daha sonra tohum teşekkül etmeye başlayınca, tohumla beslenerek gelişmelerini sürdürürler.
Meyve dölü zararı
Larvalar, bölge ve iklim koşullarına göre, 2.5-3.5 ayda olgunlaşa-rak gelişmelerini tamamlar. Pupa olmak üzere, meyvenin içinden ve yine sapa yakın bir yerden dışarı çıkarlar. Bu çıkış esnasında, sap dibinde gözle görülebilecek büyüklükte bir delik açarlar.Bu çıkış deliği, genellikle sapla meyveyi ayırdığından, bu meyveler bir kaç gün içinde dökülür. Bazen ağaç üzerinde dökülmemiş ve larva çıkışı olmayan meyvelere de rastlamak mümkündür. Meyvelerden çıkan larvalar, ağaçların kabukları altında ve çeşitli yerlerinde pupa olurlar. Pupa süresi, bölgelere göre 10 gün kadardır. Ergin çıkışları, eylül-aralık aylarında olur. Çıkan erginler yapraklara yumurta bırakır. Bu şekilde, Zeytin güvesi yılda 3 döl verir.
Zeytin güvesi, yalnız larva döneminde zararlı olmaktadır. Zeytin güvesi larvaları, zeytin ağaçlarının 3 farklı fenolojik döneminde zarara neden olurlar. Yaprak dölü larvaları, yaprağın iki epidermisi arasında açtıkları galerilerle ve yaprak ile sürgün uçlarında beslenmeleri ile zararlı olurlar. Çiçek dölü larvaları, çiçek salkımları arasında beslenerek, salkımlardaki çiçek ve tomurcukları yok ederek meyve tutumunu engellerler.Meyve dölü larvaları ise meyve sapı dibinden meyve içine girerek, meyve ile meyve sapının birleştiği kısmı yok eder ve meyvelerin dökülmesine neden olur. Meyve içine giren larvalar ise meyve çekirdeğinde beslendikten sonra pupa olmak için, meyve sapı dibinden dışarı çıkar. Bu sırada, meyve sapı ile meyve eti bağlantısını yok ederek, bu tür meyvelerin dökülmesine neden olurlar. Bu meyveler henüz yağlanmadıkları için değerlendirilemez.
Konukçuları: Zeytin güvesinin konukçusu zeytindir. Ancak zey-tingillerden Akça kesme(Phyllyrea sp.) üzerinde de zararı görülmüştür.
Doğal düşmanları :
Ülkemizde yapılan çalışmalarda, Zeytin güvesinin birçok doğal düşmanı saptanmıştır. Ancak bunlar yeterince etkili değildir.
Zeytin tomurcuklarının kabarmaya başladığı mart sonu nisan başlarında, 3 zeytin ağacına bir delta tipi eşeysel tuzak (kitlesel tuzaklama) asılarak bu zararlı ile etkili bir mücadele yapılabilir.
b) Kimyasal mücadele
Zararlının tercihen sadece meyve dölüne karşı ilaçlama yapılmalı-dır. Kontrol edilen mercimek büyüklüğündeki zeytin danelerinin %10’unda canlı “yumurta + larva” olması halinde ilaçlama yapılmalıdır. Ancak zararlının mevsim başında yaprak ve yeni sürgünlerde %10’dan yüksek düzeylerde zarar yapması halinde çiçek dölünde, ilk kelebeklerin yakalanmasından 7-10 gün sonra, böcek gelişme engelleyici preparatlarla ilaçlama yapılmalıdır. Zeytin güvesinin özellikle çiçek dölünde, yoğun bir avcı ve parazitoit kompleksi bulunduğu için, bu dönemde ilaçlama gerekmesi halinde, sadece böcek gelişme engelleyicisi preparatlar kullanılmalıdır.
Gerek Ayvalık yağlık ve gerekse Gemlik sofralık zeytin çeşitlerinde, zararlının çok yüksek popülasyon yoğunluklarının olduğu zeytinlikler dışında, vejetasyon dönemi sonunda birim sürgün uzunluğunda(örnek 20 cm) elde edilen meyve adetleri göz önüne alındığında, sadece meyve dölüne karşı bir uygulama yapılarak, zararlı baskı altına alınabilir ve yeterli ürün elde edilebilir. Bu nedenle çok yüksek olmayan popülasyon düzeylerinde, zararlının sadece meyve dölüne karşı bir ilaçlama yapılması yeterlidir.
[b]Etkili Madde Adı ve Oranı[/b]
Öncelikli olarak tavsiye edilen ilaçlar
* Diflubenzuron , % 25 WP 40 g Çiçek nesline karşı
* Triflimuron , % 25 WP 40 g Çiçek nesline karşı
* Beta Cyflutrin, 25 g/l EC 25 ml Çiçek ve meyve nesline karşı
İkinci derecede tavsiye edilen ilaçlar
* Cyfluthrin, 50 g/l EC 25 ml Çiçek ve meyve nesline karşı
* Deltamethrin, 25 g/l EC 25 ml Çiçek ve meyve nesline karşı
* Diazinon, 185 g/ EC 150 ml Meyve nesline karşı
* Fenthion, 525 g/l EC 150 ml Çiçek ve meyve nesline karşı
Zeytin sineği, ülkemizdeki hemen bütün zeytin alanlarında bulunan ve zeytinin ana zararlısı olan bir böcektir.
Tanımı, yaşayışı ve zarar şekli :
Ergin, 4-6 mm boyunda, parlak kahve ve bal renklidir. Baş ve antenler sarı, göğüs üzerinde 3 adet açık kahve renginde bantlar vardır. Dişilerde karın geniş yapılı olup, sonunda yumurta koyma iğnesi bulunur.
Konukçuları: Zeytin sineğinin başta gelen konukçusu, kültür zeytini adı verilen Olea europaea L.’dir. Yabani zeytin(Oleae oleaster L.) ve Akça kesme(Phyllyrea sp.)'de de zararlı olmaktadır.
Pnigalio mediterraneus(Fer. and Del.)(Hym.:Eulophidae)
Zaglyptus multicolor Grav.(Hym.:Ichneumonidae)
Mücadelesi :
a) Kültürel önlemler
Pupaların yok edilmesi için, kış aylarında toprağın derince sürülmesi ve zarar periyodu boyunca 3-4 günde bir, kurtlu zeytinlerin toplanarak zeytinlikten uzaklaştırılması gerekmektedir. Ayrıca Zeytin sineğinin, sonbahardaki yoğun zararının önlenmek için, erken hasat yapılmalıdır.
b) Biyolojik mücadele
Ege ve Akdeniz bölgelerinde yapılmış çalışmalarda, Zeytin sineğinin pek çok parazitoiti ve avcısı saptanmıştır. Ancak bunlar, doğada zararlıyı tek başına kontrol altına alacak yoğunluk ve etkinlikte değildir. Bu yüzden, özellikle yağlık çeşitlerde yapılacak ilaçlamalarda, doğal dengeye daha az zararlı olan preparatlar seçilmelidir.
Zeytin sineğinin parazitoiti O.concolor, bazı ülkelerde kitle halinde üretilerek, zeytin bahçelerine salınmak suretiyle biyolojik mücadelede kullanılmaktadır.
Bu parazitoitin kitle halinde üretilerek, Zeytin sineğinin biyolojik mücadelesinde kullanılması için Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü’nde 2001 yılında bir çalışma başlatılmıştır.
c) Biyoteknolojik mücadele
Kitlesel tuzaklama metodu kullanılarak Zeytin sineği ile başarılı bir şekilde mücadele mümkün olmaktadır. Zeytin sineğine karşı Ülkemizde ruhsat alan tuzak bulunmaktadır . Kitlesel tuzakla-ma sistemlerinin, ilaçlamalarla kombine edilmesi ile ilaçlama sayısının azaltılması mümkündür.
d) Kimyasal mücadele
Ergin çıkış zamanları iklim, toprak karakteri, çeşit vb. gibi etkenlere bağlı olarak değişmeler göstermektedir. Bölge farklılıkları dikkate alınarak, örnekleme yöntemlerinde belirtildiği şekilde ve meyvelerin yumurta koyma olgunluğuna geldiği dönemde vuruk sayımları yapılarak, yeterli vuruk ve tuzaklarda yakalanan Zeytin sineği ergin artışlarının saptanması halinde ilaçlamaya geçilmelidir. Ergin artışlarının belirlenmesi amacıyla, içinde %2 diamonyum fosfat eriyiği olan McPhail tuzaklar ile vertikal sarı yapışkan feromon tuzaklar kullanılmaktadır.
Yapılan sayımlar sonucu, salamuralık çeşitlerde %1 vuruk, yağlık çeşitlerde ise %6-8 vuruk saptandığında, yer aletleri ile zehirli yem kısmi ilaçlaması veya kaplama ilaçlama yapılmalıdır.Doğal dengenin ve faydalı türlerin daha az zarar görmesi için Zehirli yem kısmi ilaçlaması tercih edilmelidir.
Zehirli yem kısmi ilaçlamasında amaç, erginleri belirli bir noktaya çekerek öldürmektir. Bunun için “ilaç + cezbedici” karışımı, ağaçların Güneydoğu yönlerindeki 1m2’lik alana, 150–200 ml zehirli yem karışımı düşecek şekilde atılır. Bu yöntem dış bulaşmaların olmayacağı bahçelerde daha etkili olmaktadır. İlaçlamalar 10 günde bir tekrarlanarak, hasada 20 gün kalana kadar devam edilir. Kurak ve yağışsız dönemlerde ilaçlama aralığı, ergin ve vuruk sayımlarına dayanılarak uzatılabilir.
Zehirli yem kısmi ilaçlama, düşük basınçlı ve içinde karıştırıcı bulunan sırt pülverizatörleri kullanılmalı, 2–3 numaralı meme ile mahlûlün iri damlalar halinde yaprak ve meyvelerde tutunması sağlanmalıdır.
Kaplama ilaçlamada, ağaçların her tarafı içten dışa ve dıştan içe olmak üzere iyice ilaçlanır. Bu ilaçlamada, bilhassa meyvelerin ıslatılmasına dikkat edilmelidir.
Kaplama ilaçlamada yüksek basınçlı motorlu pülverizatörler en uygun ilaçlama aleti olup, sıfır numaralı meme kullanılır.
Etkili Madde ve Oranı
* Cyfkuthrin 50g/l EC 30 ml
* Deltamethrin 25g/l EC 25 ml
* Deltamethrin +H.protein 5+850g/l ULV 11/ağaç zehirli yem
Kısmi ilaçlama
* Deltamethrin+Pheromon TUZAK 1 adet/ağaç
* Dimethoate 400g/l EC 150 ml
* Trichlorphon %80 SP 125 g
* Alphacypermeth 100g/l EC 25 ml
* Fenthion+ 525g/l E.H.Protein 850g/L EC 500 ml + 1–4 l (Zeh. Yem kıs. Dal ilaç)
* Triazophos 420g/ EC 150 ml(Kaplama ilaçlama)
ZEYTİN KARA KOŞNİLİ (Saissetia oleae Olivier)
Tanım:
Zeytin kara koşnilinin 7 ayrı biyolojik dönemi vardır.
Yumurtalar dişinin kabuğu altında olup, uzunca oval şekildedir. İlk anda parlak krem renkli olup, embriyonun olgunlaşmasıyla turuncu renkte görülür.
Aktif larva, hareketli ve turuncuya yakın sarı renktedir. Başının iki yanında nokta halinde siyah bir çift göz ve bunların önünde 6 segmentli antenler bulunur.
Birinci dönem larva, bitkiye tutunduğu için hareketsiz ve yassı yapılıdır. Rengi önce sarı olup, sonradan koyulaşmakta, sırtta boydan boya omurilik gibi bir çıkıntı belirmektedir. Antenler ve bacaklar vücuda yapışarak, hareketliliğini kaybetmiştir.
İkinci dönem larva, sarımsı bej renkte olup, sırtta “H” harfi şeklinde bir yapı belirmekte ve çevresinde koyu kahverengi leke oluşmaktadır. Birinci dönem larvaya oranla, vücut yüksekliği artmıştır.
Üçüncü dönem larva, kremsi bej renktedir. Enine ve boyuna daha çok gelişmiş, yükseklik artmış ve “H” harfi şeklindeki yapı iyice belirginleşmiştir. .
Yumurtasız ergin dişi, başlangıçta mat gri renkte olup, olgunlaştıkça kirli gri renk almaktadır. Yükseklik yarım küre şeklinde, “H” harfine benzeyen yapının çevresi iyice çukurlaşmış, mum tabakası iyice belirmiştir.
Yumurtalı ergin dişi, mat siyahımsı koyu kahve renktedir. Akıntı ile bulaştığı zaman parlak görünüşlüdür. Yüksekliği tam yarım küre şeklini almış, “H” harfine benzer yapının görüntüsü daha az belirli ve mum tabakası sertleşmiştir.
Zeytin karakoşnili, kışı genellikle yapraklarda ikinci ve üçüncü dönem larva halinde geçirmektedir. Bu arada diğer dönemlere de rastlanmaktadır. Kışı geçiren larvalar, havaların ısınması ile sürgünlere göç etmekte, buralarda gelişerek yumurtasız dişi dönemine girmektedirler. Yumurtalı dişi dönemine geçiş, Akdeniz bölgesinde nisan sonlarında, Ege Bölgesinde mayıs sonlarında, Marmara ve Karadeniz Bölgelerinde ise temmuz ayındadır. Yumurtadan ilk larvanın çıkışı, Akdeniz Bölgesinde mayısta, diğer bölgelerde haziranda meydana gelir. Yumurtadan çıkış periyodu, 1–3 ay kadar sürer. Yumurtalar ana kabuğu altında açılır ve aktif larvalar ana kabuğu altından çıkarak, yaprak, sürgün gibi yeşil aksamlara dağılırlar. Yaz boyunca çıkan aktif larvalar, 1–7 gün yaprak ve sürgünlerde dolaşarak, kendilerine elverişli yer bulduktan sonra buralara yerleşir ve birinci dönem larva haline geçerler. Yaz sonlarına doğru, ikinci ve üçüncü dönem larva olurlar ve kışa bu durumda girerler. Ancak, bazı bireyler, yaz boyunca gelişmelerini tamamlayarak, sonbaharda tekrar aktif larva vermekte, böylece kısmen ikinci bir döl görülmektedir.
Zeytin kara koşnilinin üreme gücü yüksektir. Bir ana kabuğu altında 500–3000 civarında yumurta bulunur. Ancak kışın sıcaklık, 5–6 gün 0°C altına düştüğünde, yaz aylarında kuru sıcakların etkisiyle önemli ölçüde doğal ölüm görülmektedir.
Zeytin karakoşnili larva ve ergin dönemlerinde ağacın özsuyunu emerek beslenir ve aynı zamanda salgıladığı tatlı maddeler, bütün ağacı sarar. Bu tatlı madde üzerinde, saprofit funguslar ürer ve "Karaballık hastalığı(=fumajin)" meydana gelir. Bir yandan özsuyun emilmesi, diğer yandan karaballığın fotosenteze engel olması, ağaçları zayıflatır ve verimde azalma olur. Koşnilin yoğunluğu arttıkça, yaprak ve meyve dökümleri ile dallarda kurumalar başlar. Böyle zamanlarda, ürün kaybı %60–70 kadardır. Daha sonraki yıllarda ağaçlar hiç meyve vermez ve çalılaşmalar görülür.
Doğal düşmanları :
Zeytin karakoşnilinin doğal düşmanları, çok fazla ve etkili olup, bütün bölgelerde rastlanmaktadır. Bunlar, kimyasal mücadele yapılma-yan bahçelerde, zararlıyı baskı altında tutacak yoğunlukta bulunmaktadır. Ülkemizde, aşağıdaki doğal düşmanlar saptanmıştır:
En çok rastlanan avcı böcekler :
Chilocorus bipustulatus L. (Col.:Coccinellidae)
Exochomus quadripustulatus L. (Col.:Coccinellidae)
Symnus apetzi Muls. (Col.:Coccinellidae)
Chrsoperla carnea (Steph) (Neur.:Chrysopidae)
En önemli parazitoitler :
Scutellista cyanea Motsch. (Hym.:Pteromalidae),
Metaphycus meteolus Timberlayt (Hym.:Encyrtidae)
M.lounsburgi (Hym.:Encyrtidae)
Çanakkale ve Balıkesir’de yapılan çalışmalarda, Metaphycus spp’nin ilaçlama yapılmayan bahçelerde zararlıyı baskı altına alabileceği saptanmıştır.
Mücadelesi :
a) Kültürel önlemler
Zeytin karakoşnili, kuvvetli ağaçlarda daha az yaşama şansı bulabildiğinden, çeşitli sebeplerle zayıf düşmüş ağaçları kuvvetlendirmek gerekir. Bu amaçla kuruyan dalların kesilmesi, ağaçların iç kısımlarının hava ve ışık almasını sağlayacak şekilde budanması ve gübrelenmenin tekniğine uygun olarak yapılması gerekmektedir. Zeytin kara koşnili mücadelesinde, budama önemli bir rol oynar. Bunun için, bölgelere ve yıllara göre değişim gösteren, son don ve kırağıdan sonra budama yapılarak, zararlı popülasyonu düşürülmeli ve kimyasal ilaçlamalar olabildiğince azaltılmalıdır.
b) Biyolojik mücadele
Zeytin karakoşnilinin Ülkemizde, çok fazla ve etkili doğal düş-manları bulunmaktadır. Bunlar korunmalı ve etkinliklerinin arttırılması için, gerekli tedbirler alınmalıdır. Avcı ve parazitoit sayımları ve örneklemesi yapılarak, %50’nin üzerinde parazitlenme görülen ve fumajin saptanmayan bahçelerde ilaçlama yapılmamalıdır.
c) Kimyasal mücadele
Mevsim başında yapılacak kontrollerde, parazitoitlenmenin %50’nin üzerinde olduğu bahçelerde, Zeytin karakoşniline karşı ilaçlama yapılmamalıdır.
Doğal düşmanların zararlıyı baskı altına alamadığı ve parazitoitlenmenin %50’nin altında bulunduğu yerlerde, bu zararlıya karşı ilaçlama yapılabilir. İlaçlama zamanı, aktif larva çıkışına göre saptanır. Bu amaçla, ilaçlama yapılacak bahçelerde, bahçeyi temsil edecek sayıda ağacın 4 ayrı yönünden 20-25 cm uzunluğundaki sürgünler üzerinde bulunan, o yıla ait yumurtalı dişiler kontrol edilerek, yumurtalardan aktif larva çıkışı saptanır. Yumurtaların %50’sinin açıldığı devrede birinci, %90’nının açıldığı devrede ise ikinci ilaçlama yapılır. Yapılacak ilaçlamalarda, öncelikle zeytin ekosistemindeki faydalı faunaya en az zararlı olan preparatlara (özellikle, yazlık beyaz yağlara) ağırlık verilmelidir.Kışlık mücadele, ergin oranının %10'dan az olduğu bahçelerde hasattan sonra aralık-şubat aylarında don olasılığı olmayan günlerde tek uygulama şeklindedir. ilaçlama sırasında ağacın uyanmamış olması, ve hava sıcaklığının 4-14 oC olmalıdır.
Etkili Madde ve Oranı
* Beta Cyfluthrin 25g/l EC 50 ml
* Chlorfenvinphos 240g/l EC 175 ml
* Cyfluthrin 50g/l EC 50 ml
* Deltamethrin 25g/l EC 25 ml
* Deltamethrin 120g/l EC 5,5 ml
* Methidathion 426g/l EC 100 ml
* Omethoate 565g/l SL 100 ml
* Phenthoate 500g/l EC 100 ml
* Yazlık yağ 700g/l EM 1,5 l
* Yazlık yağ 850g/l EM 1,2 l
Zeytin kabuklu biti genelde tozlu, parazitoit faaliyetinin olmadığı, öncelikle salamuralık zeytinliklerde(örneğin: Domat çeşidinde), ekonomik önemde zararlara neden olabilmektedir. Meyvelerin salamuralık özelliklerini azalttığı için ikinci dölünün meyvedeki zararı büyük önem taşır.
Ergin dişinin kabuğu ovalimsi yuvarlak şekilde ve kubbelidir. Rengi, beyazımsı krem renginden koyu kül rengine kadar değişir. Koyu yeşil veya siyahımsı olan larva kabuğu, dişi kabuğunun kenar kısmında veya dışına taşmış durumdadır. Kabuk boyu 2–2,5 mm’dir. Ergin dişinin vücudu, oval şekilde olup, koyu eflatun veya mor renktedir. Erkek, pembemsi eflatun renkte, 1 mm uzunluğunda, narin yapılı ve bir çift kanatlıdır.
Yumurta, koyu eflatun veya mor renkte olup, düzgün oval biçimindedir. Yumurtalar, dişinin kabuğu altında, birbirleri üzerine yığılmış bir şekilde dururlar.
Yumurtadan çıkan ve hareketli olan larva, basık oval görünümlü ve eflatun renklidir. Bu dönemin sonlarına doğru genç larvanın üzerinde, mum salgılarından oluşan kabuk örtüsü meydana gelerek hareketsiz dönem başlar.
Yaşayışı ve zararı:
Zeytin kabuklu biti, kışı ergin, bazen de nimf döneminde geçirir. Yumurtalarını o yılın iklim koşullarına göre, nisan ayının ilk yarısı veya mayıs ayının ilk haftasında bırakmaya başlar. Yumurtlama, 2 aya yakın süre devam eder. Mayıs ayı ortaları veya sonlarına doğru görülen hareketli larvalar; dallara, yaprak ve meyvelere giderek, kendilerini uygun bir yere tespit eder ve beslenmeye başlarlar. İkinci döle ait yumurtalar, temmuz ortaları veya sonlarında görülür. İkinci dölün erginleri genellikle kışlamaya çekilir. Zararlı yılda 2–3 döl verir.
Zeytin kabuklu biti, zeytin ağaçlarının gövde, dal, sürgün, yaprak ve meyvelerinde zarar yapar. Bitki özsuyunu emerek ağaçları zayıflatır, verimlerinin azalmasına ve kurumalarına neden olur. Dallar emgi sonucu çatlar, yapraklarda kıvrılmalar olur ve vaktinden önce dökülür. Bunu yanı sıra, zararlının zeytin daneleri üzerinde beslenirken salgıladığı toksik madde sonucunda, 3–4 mm çapında kırmızı ve mor lekeler ve deformasyonlar meydana gelmektedir. Özellikle salamuralık çeşitlerde meyvelerin kalitesi düşmekte ve önemli ekonomik kayıplar meydana gelmektedir.
Konukçuları : Zeytin kabuklubiti, polifag bir zararlıdır. Ülkemiz-de zeytin, elma, şeftali, kiraz, vişne, erik, kayısı, yeni dünya, muşmula, ahlat, üvez, ceviz, bağ, kestane ve süs bitkilerinde zararlıdır.
Doğal düşmanları :
Zararlının ülkemizde bugüne kadar saptanan doğal düşmanları önem sırasına göre aşağıda verilmiştir.
Zeytin kabuklu biti, genellikle nem oranı yüksek sahil kesimleri ile sulanan bahçelerde yer alan ve yeşil sofralık olarak değerlendirilen zeytin çeşitlerini daha çok tercih eder. Bunun yanı, sıra tozlu yol kenarları, sık olarak tesis edilmiş, budama ve aralama yapılmayan, güneşlenmenin ve hava akımının az, orantılı nemin yüksek olduğu, etrafı kapalı çukur bahçelerde zararlı yoğunluğunun yüksek olduğu bilinmektedir.
Bu nedenle, kuruyan dallar kesilmeli, ağaçların havalanması ve güneşlenmesi için budama ve aralama yapılmalı, toprak işlemesi, sulama ve gübrelemeye önem verilmeli, fazla sulamadan kaçınılmalıdır.
b) Biyolojik mücadele
Zeytin kabuklu bitinin doğal düşmanları, zararlı popülâsyonunu sınırlayıcı öneme sahiptir. Bunlar, özellikle ilk döle ait ergin dişi ve ikinci döle ait ikinci dönem nimfler üzerinde oldukça etkilidir. Bu durum göz önüne alınarak, zararlıya karşı yapılacak mücadelelerde, önce parazitlenme durumları saptanmalı ve gerekiyorsa ilaçlı mücadeleye karar verilmelidir. Eğer %50 gibi yüksek parazitlenme varsa, ikinci döle karşı kimyasal mücadele yapılmamalıdır.
c) Kimyasal mücadele
Zeytin kabuklu bitinin yaprak ve sürgünlerde zarar yapan birinci dölüne karşı, çok yüksek popülâsyonların dışında, ilaçlama yapılmamalıdır. Böylece, bu dönemde zarar yapan Kara koşnil ve Zeytin sineği gibi zararlılara karşı da ilaçlama yapılmadığı için, bahçedeki doğal düşmanlar korunmuş olacaktır.
Zararlının ikinci dölünde ise, bahçedeki zararlı yoğunluğu ve parazitlenme oranı göz önüne alınmalıdır. Zararlı yoğunluğunun yüksek, parazitlenme oranının da %50’den düşük olduğu bahçelerde, larvalara karşı kimyasal mücadele yapılmalıdır. Bunun için, temmuz sonu ağustos başlarından itibaren, yumurtalı dişiler kontrol edilecek ve yumurtaların %50’sinin açıldığı (ikinci döl ergin oranının %70-80’i bulduğu) zaman, ilaçlama yapılacaktır. İlaçlamalarda, olabildiğince seçici ilaçlara ağırlık verilmelidir.
Tanımı:
Ergin pamuklu bitinin genel rengi kirli sarı, kanatları saydam, damarları belirli üzerinde küçük kirli lekeler bulunur. Baş önde geniş olarak çıkıntılı, yassı, antenler 10 segmentli, sarımsı, son iki segmenti koyu renkte, gözler belirgin ve kırmızı renktedir. Vücudu küçük bir Ağustos böceğini andırır, boyu 2-3 mm kadardır. Hortum iyi gelişmiştir.
Nimfleri olgunlaştığında 2 mm kadar olur. Renkleri yeşilimsidir. Genç nimfler, genel olarak sarı veya açık yeşildir. Nimfler, vücutlarından çok ince iplikçiklerden meydana gelmiş, balımsı bir madde çıkarırlar. Bu iplikçikler, bir pamuk yığını gibi toplanarak kümelenirler.
Yumurta karşıdan bakıldığında minyatür bir bademi andırır. Sapı oldukça kalındır. Yeni bırakıldığında açık sarımsı renkte olan yumurta zamanla koyulaşır ve daha sonra koyu kirli sarı renge dönüşür.
Yaşayışı ve zararı:
Zeytin pamuklubiti kışı ergin olarak, ağaçların kabuk altlarında, yarık ve çatlaklarında hatta sürgün koltuklarında geçirir. Erginler mart ayı başlarından itibaren aktif duruma geçerek, önceleri sürgün uçlarına ve uç yapraklarına yumurta bırakırlar. Daha sonra çiçek tomurcuklarının oluşması ile yumurtalarını tomurcuk saplarına bırakırlar. Yumurtalar 4–6 günde açılır. Çıkan nimfler yassı bir görünümde olup, çıkardıkları tatlımsı pamuk gibi bir madde ile vücutlarını örterler. Tomurcuklara girerek beslenirler. Zeytin pamuklubiti, yılda 3–4 döl verir.
Zeytin pamuklubitinin nimfleri, zeytin somaklarında, tomurcuk sapları ve sürgün uçlarında bitkinin öz suyunu emerek, ağaçların ve sürgünlerin zayıflamasına, çiçek ve çiçek tomurcuklarının dökülmesine neden olurlar. Zararlının yoğunluğu arttıkça zarar oranı da yükselir. Düşük yoğunluklardaki zararı pek hissedilmez.
Zeytin pamuklubiti, Ülkemizde zeytin yetiştirilen bütün bölgelerinde yaygındır.
Konukçuları: Zeytin pamuklubiti, yalnızca zeytinde zararlıdır.
Doğal düşmanları
Zeytin pamuklubitinin doğal düşmanları aşağıda verilmiştir:
Koşnillerde olduğu gibi, Zeytin pamuklu biti zararını önlemek için, ağaçlar daima sağlıklı tutulmalı, bol güneş almasına ve havalanmasına dikkat edilmelidir. Tekniğine uygun bir budama yapılarak, bu böceğin zarar yapması önlenebilir.
b) Kimyasal mücadele
Zeytin pamuklu biti, genelde ilkbahar aylarının yağışlı geçtiği nemli ve budama yapılmamış zeytinliklerde, zeytinin çiçeklenme döneminde zararlı olabilmektedir.
Aynı dönemde zararlı olan Zeytin güvesinin çiçek nesline karşı bir ilaçlama yapılmışsa, bu zararlıyı hedefleyen ayrı bir ilaçlamaya gerek yoktur. Zeytin güvesi zararının önemli olmadığı bahçelerde ise, ağaçların sadece yoğun zarar görmüş somakları ilaçlanmalıdır. Böylece doğal düşmanların fazla zarar görmesi önlenecek ve bunlar, somaklardaki zararlı ile beslenecekleri için, bahçedeki doğal denge korunmuş olacaktır.
İlaçlamanın mutlaka gerekli olması halinde, Zeytin pamuklu bitinin en uygun mücadele zamanı, sürgün uçlarında ilk pamuklanma görüldükten 10 gün sonra başlamak üzere, çiçeklenme zamanına kadar olan dönemdir.
Etkili Madde Adı ve Oranı
* Azinphos-methyl 230g/l EC 100 ml
* Cyfluthrin 50g/l EC 30 ml
* Diazinon 185g/l EC 200 ml
* Dimethoate 400g/l EC 150 ml
* Fenthion 525g/l EC 150 ml
* Parathion-methyl 360g/l EC 100 ml