Resim kaynağı Yaklaşık 1 Yıldır Nizip Ülkü Ocakları Başkanı olarak görev yapan Fikret Karakuş, görevini Mehmet Ulukuş’a devir etti. Nizip Ülkü Ocakları Yönetiminin hazır bulunduğu devir teslim töreninde bir konuşma yapan Fikret Karakuş, Ülkü Ocaklarının temel görevinin büyük küçük herkesin eğitim çalışması olduğunu belirterek görevde kaldığı sürede Milli ve Manevi değer toplumlarına örnek olmaya çalıştığını söyledi. Bu vesile ile Nizip Ülkü Ocakları Başkanlığında bundan böyle Mehmet Ulukuş’un görev yapacağını belirten Karakuş, Ulukuş’a hayırlı olsun dilek ve temennisinde bulundu. Nizip Ülkü Ocakları Başkanı Seçilen Mehmet Ulukuş ise görevini en iyi şekilde yapacağına gönülden inandığını söyleyerek Fikret Karakuş’un yerini aratmayacağım dedi.
Hayırlı olsun inşallah eğitime önem verir yeni başkan, gençlerin Ülkücü camiaya olan sempatisini bilmeyen yok , yeni başkanın bu çocukları eğitim için motive ederek, maddi durumu iyi olmayanlarada yardım edilmesini sağlaması lazım.
1974 yılında Ülkü Ocakları, Uygur işhanında faaliyet gösterirken dernek sekreteriydim.O dünemde anarşi hızlanmaya başlamış ancak Nizip'te Ülkücüler etkinlikteydi.Bir yaz günü aniden rahmetli genel başkan Muhsin Yazıcıoğlu derneği teftiş ziyaretine gelmişti.Bu günün aksine gençler genelde ya ülkücü ya solcu olurdu.Etkin çalışmalar sonucu eski fıstık hali birinci katta çok geniş bir yer kiralanarak, milliyetçi duygulara sahip hemşehrilerimizn katkıları ile donanımlı bir Ülkü Ocakları oluşmuş, tekvando kursu, eğitim seminerleri düzenleniyordu.Ülkü Ocakları o yıllarda ülkenin en etkili kuruluşlarından biriydi.O günkü güç, 1976 yılında Cengiz Gökçek'in Sağlık Bakanı olmasının katkısı ile birçok ülkücü gencin adeta imtihansız gibi düşük puanlarla Sağlık İdaresi yüksek okuluna alınması, birçoğunun da Eğitim Enstitülerine alınması ile Nizip adeta boşalıp meydan aşırı sola ve PKK'ya kalıp o dönemde 9 yaşlı genç demeden 9 arkadaşımız şehit edildi.12 eylülden sonra bütün yurtta ülkücü gençler (ve hatta solcular) 12 eylül yönetiminin denge siyaseti gereği siyasetten soğuyup uzaklaştılar.Daha sonra Ülkü Ocakları, aşırı derece MHP'ye bağlanıp güç kaybetti ve malesef genel başkanları Azmi karamahmutoğlu'nun MHP genel kongresinde Tuğrul Türkeş'in Genel başkanlığı kaybetmesini hazmedemeyerek kürsüyü ve kongreyi dağıtması milletin ülkücü gençliğe sempatisine çok zarar verdi.Son dönemlerde ise sağolsun Devlet Bahçelinin ocaklardaki mafyayı temizleme adına aşırıya kaçarak birçok yasaklar getirmesi Ülkücü hareketi zayıflattı.İlçemiz stratejik bir yer ve bölünme planları içindedir.Ülk Ocakları;Türk Kültürünün yaşatıldığı, ahlak ve geleneğin öğretildiği, eğitimin öncelikli yaşanması gereken bir yuva haline getirilirse yeniden o eski ihtişamlı günlerine dönebilir. Öz eleştiri yapılarak gençliğin neden şüpheli cemaatlere gittiği, bölücülüğe neden kayıtsız kaldığı mutlaka gerçeği ile tesbit ve yeniden şahlanışa geçilmelidir.Ülkücülük, yüksek ahlak, kamil iman ve Türk'e yaraşır yüreklilik işidir.Yeni başka ve yönetime başarılar diliyorum.
O yıllarda ben 6, 7 yaşlarındaydım, ağabeyim beni alır fıstık işhanın üst katında bulunan ülkü ocaklarına götürürdü...Hafızamda hep, o babayiğit islamın tekwando yaparken ki hali hala taptaze duruyor...
İnandığı fikir uğruna ölmek ve öldürmek, dava arkadaşlarının canını canından aziz bilmek: 12 Eylül öncesine mahsustu.Günümüzde politika ile uğraşanlar (çoğunluğu) gömlek değiştirir gibi parti değiştirmekteler.
müslüm bozkurt;194530 wrote:İnandığı fikir uğruna ölmek ve öldürmek, dava arkadaşlarının canını canından aziz bilmek: 12 Eylül öncesine mahsustu.Günümüzde politika ile uğraşanlar (çoğunluğu) gömlek değiştirir gibi parti değiştirmekteler.
ölmek öldürmek...günümüz anlayışında fikirler tartışılır.herkes fikirini beyan etmede özgürdür.ama inandığı fikir için ölmek öldürmek gibi şeyler bana biraz garip geldi ifade etmek istedim sadece...
Zaten arkadaşta o işler'in; 12 eylül'den önceki konjüktüre ilgili olduğunu söylemiş...Tabi ki artık, öyle siyaset için ölmek öldürmek bugünün mantığıyla çok saçma.
vedat bozkurt;194531 wrote:ölmek öldürmek...günümüz anlayışında fikirler tartışılır.herkes fikirini beyan etmede özgürdür.ama inandığı fikir için ölmek öldürmek gibi şeyler bana biraz garip geldi ifade etmek istedim sadece...
Vedat Bey, Allah'ın verdiği canı ancak Allah alır. Ölmek ve öldürmekte kastım, 12 Eylül öncesi gençlerin samimiyeti ve fikrine olan bağlılığını ifade etmekti.