Her yıl 6 Mayıs, Ülkemizde Hıdırellez Günü olarak kutlanmaktadır. Halkımızın, bu günü kırlara, bahçelere, su kenarı veya türbelere giderek değişik şekilde kutladıkları görülmektedir. Hıdırellez ile ilgili bilgiler yazılı kaynaklarda son derece yetersiz olup, bu konuda mevcut bilgiler çeşitli rivayetlerden elde edilmiştir.Hızır, yaygın bir inanca göre, hayat suyu içerek ölümsüzlüğe ulaşmış; özellikle baharda insanlar arasında dolaşarak zor durumda olanlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan, Allah katında ermiş bir ulu ya da peygamberdir. Hızır’ın hüviyeti, yaşadığı yer ve zaman belli değildir. Aynı anda çok değişik ortamda olma özelliği kendisine verilmiştir. Halk, Hıdırellez Günü :otomobile binmekle araba sahibi olacağına, ateşten atlamakla ev sahibi, hayalindeki şeylerin temsili resmini yapmakla dileklerinin kabul olunacağına inanırlar. Hıdırellez gününün önemi, rivayetlere göre: Hz. Musa zamanında yaşamış krallardan birinin bir oğlu vardı. Kral öldüğünde saltanat kendisine intikal edecek olmasına rağmen kralın saltanatı kendisine huzur ve mutluluk getirmemiş, böylece kral olan babasıyla yolları ayrılmış, neticede kralın oğlu o zamanki hak din olan Hz. Musa’nın dinine girerek huzur bulmuştur. Hatta dine kendisini o derece vakfetmiştir ki; evlenmeyi bile dine hizmet için terk etmiştir. Kral oğlunun, saltanatı bırakıp kendisini dine adaması Allah’ın çok hoşuna gider ve kendisine keramet ihsan eder,verilen keramet şudur: Oturduğu yer yeşerecek, bastık toprak renk, renk çiçeklerle donanacaktı ve öylede oldu. Nereye varıyorsa orası yeşeriyor, hangi çorak araziye kavuşuyorsa orası güllük gülüstanlık bahçe oluyordu. İşte bu yüzden ismi başka olmasına rağmen yeşil anlamına gelen Hızır, ismi halk tarafından verildi. Halk, üzerine bıraktığı müsbet tesirden dolayı yeşil geliyor anlamında, Hızır geliyor dediler. Hızır, İlyas Peygamberle Mayıs Ayının Altısında görüşmüş olup, bu görüşme çorak ve bir tek otun bitmediği bir alanda yapılmıştır. Bu çorak verimsiz alan bir anda bahar havasına girerek yeşilliklere bürünmüştür. Her yıl 6 Mayıs’ı halk Hızır ile İlyas’ın görüşme günü olarak kabul etmiş bugüne, her iki mübarek zatların isimlerinin kısaltılmışı olan (Hızır-İlyas) Hıdırellez denmiştir. Halkımız tıpkı değişik günlerde olduğu gibi bu güne de kendince değişik sebeblere ve olaylara bağlamakta. Yukarıda vermiş olduğum (ateşten atlama, araba ve ev sahibi olma vb.) örnekler tümüyle hurafe olup, dinin emri değildir
Bu gece saat 12'de Birecik Köprü'süne gidin. Nizip'in yarısını orada göreceksiniz. Kağıtlara dileklerini yazıp köprüden aşağıya atacaklar. İsterseniz köprünün altında bekleyin. Dilekleri okuyup gülmek çok zevkli olabilir. :)
bunu g.antep te yapmıştım..6 7 yıl önce çok komik dilekler vardı...:) offf offf hıdırelez de acaba 3 gün tatil yaparmıyız.....resmi bayram olsaydı keşke...
Bu gece saat 12'de Birecik Köprü'süne gidin. Nizip'in yarısını orada göreceksiniz. Kağıtlara dileklerini yazıp köprüden aşağıya atacaklar. İsterseniz köprünün altında bekleyin. Dilekleri okuyup gülmek çok zevkli olabilir. El Cevab:Maalesef Subutay Bey! mevcut semai dinler arasında hurafelik en fazla müslümanlarda, konuya cinsiyet açısından bakılacak olursa bayanlarda.
Aslında Müslümanlar demek biraz abartılı bir yorum olabilir. Türklerde demek belki daha doğru bir tanımdır. Çünkü Türkler, İslamiyeti kabul etmelerine rağmen sosyal hayatlarında eski dinlerine ait birçok inanışları sürdürmüşlerdir. Bu durum Orta Asya halklarında daha çok görülür.
müslüm bozkurt;187336 wrote:Bu gece saat 12'de Birecik Köprü'süne gidin. Nizip'in yarısını orada göreceksiniz. Kağıtlara dileklerini yazıp köprüden aşağıya atacaklar. İsterseniz köprünün altında bekleyin. Dilekleri okuyup gülmek çok zevkli olabilir. El Cevab:Maalesef Subutay Bey! mevcut semai dinler arasında hurafelik en fazla müslümanlarda, konuya cinsiyet açısından bakılacak olursa bayanlarda.
Subutay;187441 wrote:Aslında Müslümanlar demek biraz abartılı bir yorum olabilir. Türklerde demek belki daha doğru bir tanımdır. Çünkü Türkler, İslamiyeti kabul etmelerine rağmen sosyal hayatlarında eski dinlerine ait birçok inanışları sürdürmüşlerdir. Bu durum Orta Asya halklarında daha çok görülür.
Subutay bey mevcut müslümanların en büyük, özelliği inandıkları ile yaşayışları çok farklıdır.Örnek vermek gerekirse müslümanım der islamın bir çok emirlerini saçma bulurlar(müslümanım der kuranı bilmez,hele meali hiç bilmez,zekat vermez,kız çocuklarına mirasını vermez) vb.Bu durum sadece bizim toplumda değil , arap kardeşlerde de durum böyle.
aslında bi test etmek lazım ne zararı olacakki bakcaksın oldu gelecek yıl bidaha dilekte bulunursun olmadı zaten bidaha gerek yok ugrasmaya ozaman ehuehue:))
secretgarden;187563 wrote:aslında bi test etmek lazım ne zararı olacakki bakcaksın oldu gelecek yıl bidaha dilekte bulunursun olmadı zaten bidaha gerek yok ugrasmaya ozaman ehuehue:))
Gece uykudan kalkıp, gül ağacının altına madeni para gömerek dilek tutan insanlarımız maalesef var.Ne faydası olabilir ki.
secret benım evin önunde gül agacı var..ama demir para koyup dılek tutarsan olmaz..kagıt para koy mümkünse ve rengi mavi olsun üstünde atatük ün resmi olsun...üzerinde 200 yazsın..sana zahmet...dileğin kabul olur günün birinde emin ol...:)