Nizip.com
Üye ol
Tarım ve Sanayi Konuları

Miras yoluyla tarım arazilerinin bölünmesi kanunla

Görüntülenme: …

Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#2089
Türkiye’de çiftçi başına düşen tarım alanının AB
ülkelerinin çok gerisinde kaldığını söyleyen Tarım Bakanı
Eker, bu sorunu hazırlıkları süren ve 2007’de yasalaşacak
tasarıyla gidereceklerini söyledi


http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=30.12.2006...
.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Türk tarımının en
önemli sorunlarından biri olan miras yoluyla tarım arazilerinin
bölünmesi sorununu, kanunla önleyeceklerini açıkladı.
Türkiye’de çiftçi başına düşen tarım alanı miktarının,
Avrupa Birliği ülkelerinin çok gerisinde kaldığını kaydeden
Eker, yasal düzenlemenin zorunluluk haline geldiğini belirtti.
.

Başta miras hukuku olmak üzere çeşitli nedenlerle, tarım
arazilerinin ana amacı olan verimliliği, kârlılığı
gerçekleştiremeyecek derecede küçük parçalara bölündüğünü
kaydeden Eker, "Toprakların küçülmesi tarımsal faaliyetlerin
maliyetini yükseltip, kârlılığı aza0ltıyor. Bir kişinin 100
dönüm arazisi var ve 4 mirasçısı bulunuyorsa, bu kişi
öldüğünde arazi 25’er dönüme düşüyor" dedi.
.

Kanun neler getİrecek?
Eker, hazırlıkları süren tasarının, 2007’de yasalaşacağını
kaydetti. TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit
Kirişçi ise, tasarı ile Türk tarımının en önemli sorunlarından
olan tarım arazilerininde miras yoluyla parçalanmasını önlemenin
AB’ye uyumun da gereği olduğunu ifade etti. Kirişçi, tasarıyla,
tarımsal faaliyetlerin ekonomik olarak yapılabildiği en küçük
alana sahip tarımsal arazi parsellerinin büyüklüğünün, bölge ve
yörelerin özellikleri gözetilerek bakanlık tarafından
belirleneceğini kaydetti. Kirişçi, tarım arazilerinin mutlak
tarım, özel ürün, dikili tarım ve marjinal tarım arazileri olarak
sınıflandırılacağını kaydetti.
.

SINIRLAMA OLACAK
Vahit Kirişçi, parsel büyüklüğünün mutlak tarım arazileri ve
özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0.5
hektar, örtü altı tarım yapılan arazilerde 0.3 hektar, marjinal
tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamayacağını kaydetti.
Miras yoluyla bölünmesi gereken topraklar, yeterli büyüklükte
parsel oluşturmuyorsa, ortak kullanımının teşvik edileceğini, bu
da olmuyorsa kiralanacağını veya satışa çıkarılacağını
belirten Kirişçi, "Yeterli büyüklükteki parseller
oluşturulamazsa tapuda devir işlemi yapılamayacak. Bu araziler için
tapuya şerh konulacak" dedi.
.

TZOB: Arazi Düzenleme Kurulu oluşturulmalı
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar,
kanunun bu haliyle çıkmasının sorunun çözümü için yeterli
olmayacağını belirterek, "Bizim görüşümüz alınmadı,
TZOB’la çalışılmazsa bu kanun amacına ulaşamaz. Arazi
Düzenleme Kurulu ve Arazi Ofisi oluşturulmalı, kredi sistemi
kurulmalı. Hazine desteğiyle fon oluşturulmalı. İnsanlar
böyleceucuz kredi temin ederek diğer mirasçıların paylarını
ödeyebilir" dedi.
.

Arazi büyüklüğü 140 dönümden az olmamalı
Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin,
çalışmayı olumlu bulduklarını söyledi. Yetkin, "Kanun
çıkarsa, küçük işletmeciler orta işletme büyüklüğüne gelir,
üretim daha rasyonel olur, kârlılık da artar. Bölünmüş,
parçalanmış arazilerin rasyonel işletilmesi ancak bu yolla
olabilir. AB’de normal bir işletme minimum 140 dönüm arazi
üzerinde tarım yapıyor. Arazi büyüklüklerinin buna uyum
sağlaması lazım" diye konuştu.
.
N.Akif Üye
Üyelik: 2006-11-27 Herkese açık mesaj: 33
#34352
Her şeyi kanunla yapmaya çalışıyoruz
Omer Copur Üye
Üyelik: 2006-11-06 Herkese açık mesaj: 305
#34667
Bizimkiler sırf bu amacı gözeterek!!! şöyle bir yol bulmuşlar. Diyorlar ki kadına miras düşmez. Sonra gidip tapu dairesinde rüşvetle erkek kardeşler, bacılarına düşen mirasın da üstüne konuyorlar. Böylece topraklar bölünmemiş oluyorlar. Tabi bi de şöyle bir soru geliyor akla. Acaba topraklar bölündüğü için mi, yoksa yüzyıllar öncesinden kalma tarım teknikleri uygulandığı için mi verim bu kadar düşük oluyor?
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#34698
Ekonomisi ve sanayisi ağırlıklı olarak tarım sektörü üzerine kurulu olan ilçemizde aslında bu konu çok büyük bir sorun olmasına rağmen pek ilgi görmedi zannedersem tam olarak anlaşılmadığı için....

.

aromel’e ilgisi için teşekkür ederim; ama şunu belirtmeliyim ki kadına mirastan hak vermeyenlerin amacı bu olamaz. Yani aman arazi bölünmesin yoksa burada tarım yapılamaz verimli olmaz falan değil oradaki amaç erkek evlat olarak kendini üstün görmesi ve kocaya giden kadının aldığı malın dışarıya gidiyor gözü ile görülmesi, .

konumuzla direk alakası yok amabu kanunla kadına mirastan pay vermek istemeyenlerin suistimalına da açık gibi ...

aromel’in diğer sorusu;.

Şimdi bir adam düşünün dört çocuklu ve mesleği çiftçi; 50 dönüm fıstıklığı, 30 dönüm zeytinliği ve 20 dönüm de sulu arazisi veya 100 dönüm tahıl ekebileceği tarlası olsun....

Bu ölçüdeki arazi ile tabiri caizse ’’bey gibi’’ geçimini sağlar üstelik hemen hemen yılın tüm mevsimlerinde gelir elde edebileceği arazi çeşitliliğine sahip,.

Bu adamın arazi büyüklüğü ancak bir haneyi tam anlamı ile geçindirecek düzeyde o halde bu adamın çocukları kesinlikle baba mesleğini yapamazlar eğer yaparlarsa sıkıntı çekecekleri muhakkak,.

iki şık var .

1- Şartlar elvermedi, çocuklar mecburi olarak baba mesleğini seçmek zorunda kaldılar.

2- Şartlar elverdi, çocukların kimisi okudu kendini kurtardı, kimisi zanaat sahibi oldu kendini kurtardı,.

şimdi, .

1 nci şıkta ;.

Babaları vefat edince araziyi paylaştılar ama herkesin hissesine düşen miktar itibarıyla elde ettikleri gelir geçinmelerine yeterli olmaz, bir süre sonra ek gelir elde etmenin yollarına başvuracaklar, sonucu daha önceden planlı olmadığı için büyük ihtimalle olumsuz sonuçlanacak eğer olumlu sonuçlanırsa da bir süre sonra ek gelir elde ettiği işe ağırlık verecek vearazisine yeteri kadar zaman ayıramadığı için verim alamayacak v.s.


2 nci şıkta;.

herkesin kendine göre kurduğu bir düzeni, işi var araziye ayıracak zaman zaten yok, eğer bir takım fedakarlıklar sonucu zaman ayrılsa bile esas işi bu olmadığı için yine verim alamayacak..


her iki durumda da bu babanın çoçukları bu arazilere gözleri gibi baksalar, gelirine kanaat edip idare etseler arazi torunlara intikal ettiğinde sadece piknik yapılacak kadar bir alan düşer kişi başına....

Bu durumdao araziler hem işlenemez hemde atıl duruma düşer, bu arada aklınıza gelebilecek diğer çözüm öneriler çoğunlukla ihtilafla sonuçlanacak türden olup belirli bir sayı içerisinde araştırmaya tabi tutulduğunda olumlu sonuçlar çok az görülmektedir...

Sonuç olarak tarım arazilerinin verimli, teknik ve usulune uygun olarak işlenebilmesi için muhakkak belirli bir büyüklükten daha aşağı parsellere bölünmemesi gerekliliğidir..

Bu uygulama Amerika ve AB ülkelerinde yıllardan beri uygulanmakta olup, bizim ülkemizdeki gibi mesai saatlerinde devlet memuru, mesai saatleri dışında ve tatil günlerinde çiftçilik yapan örnekleri yoktur. Durum böyle olunca tarımı ve çiftçiliği yapan insanlar işlerini geliştirmek ve verimlerini arttırmak için var güçleri ile çalışmaktadırlar ama bunu yan gelir olarak gören ve küçük parseller üzerinde tarım yapan insanlar çoğaldıkça hem dönüm başına alınan verim düşmekte hem tarımdaki yenilikler ve mekanizasyondan mahrum kalmakta hem de ülke ekonomisine fayda yerine zarar sağlamaktadır, çünkü bu durumda ürünün cinsi ne olursa olsun maliyeti ister istemez artmaktadır..
ahmetbudak Üye
Üyelik: 2005-09-08 Herkese açık mesaj: 124
#34777
Ben bu kanunun çıkmasının çok yararlı olacağı kanısındayım.Bizde bırakın 100 dönüm araziyi 10 dönüm araziyide 5 kardeş paylaşıyor kendi arasında ve böylelikle 5 kardeş bu araziyi ekmek yerine ya satıyorlar yada boş bırakıyorlar.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim