Nizip.com
Üye ol
Genç Muhabbet

Bir başka kış'a kadar...

Görüntülenme: …

secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#173195
O gidecek ve sen bakacaksın. Kimse olmayacak yanında, acını yalnız yaşayacaksın

Aşkı tek kişilik yaşamanın mevsimidir simdi, Bahar da olsa yaz da, kış hüküm sürecektir sende.

Buz tutacaksın…

Herkesin buram buram terlediği güneşli bir günde üşümenin ne demek olduğunu öğreneceksin…


… Tüm renkler, dönüş tarihinin belli olmadığı bir yolculuğa çıkmıştır.

Baktığın her şey ya gri, ya siyahtır. Hayata dair hiçbir şey ilgi alanına girmez.

Öylece bir kösede, sessizce, gözyaşlarını içine akıta akıta oturup durursun...

…Ne dostlarını görmek istersin, ne de söylenecek bir tek sözü bile duymayı.

[ Neden ben? ] diye bin kere soracaksın kendine.

[ Hak etmedim bunu ] diye hayıflanacaksın.

Merak etme, her terk edilen hak etmediğini düşünmüştür.

Hiçbir farkın yok onlardan; ama sen, terk edildiğini de kabul etmiyorsundur…

…[ Neden gitti? ] sorusu gelecek ardından.

Bulduğun yanıtları beğenmeyip gidisine bir başka bahane arayacaksın.

Hiçbir bahane gerçek nedeni anlatmayacak.

Çünkü aslında başından beri gördüğün; ama bir türlü kabullenemediğin o gerçeği bir kez dile getirirsen, zaten buz tutmuş bedenin, parça parça dağılacak.

Bunu bildiğin için bahanelerin arkasına saklanacaksın…





… Sevmemiştir seni. Sevmişse de, senin onu sevdiğin kadar sevmemiştir.

Suçlayabilir misin onu? Sen sevdin diye sevmelimiydi seni?

Şart mı bu? Değil elbette; ama gel de bunu yüreğine anlat. Anlatamayacaksın.

Yürek bunu kabul etmez çünkü. Sen [Seni benim kadar kimse sevemez] diye sayıklarken ya da…

…[Benim kıymetimi bilemedin] diye suçlarken onu, o, senin ne halde olduğunu bilmeden, bilse bile umursamadan,

[ Her seçim bir vazgeçiştir ve her seçim bir başlangıçtır ] sözünü kanıtlarcasına yeni bir menzile doğru yol almaya başlamıştır bile.

Senin seçiminse kış-i yasamaktır, o zaman yaşayacaksın.

Hiçbir kış, yaşanmadan bitmez. Kışı atlayıp bahara, ondan sonra da yaza ulaşamazsın…

…Birçok kez donarak öleceğini düşünerek, gözyaşların buz kristallerine dönüşerek, soğuğun verdiği acıdan nefesin kesilerek, ilik bir rüzgarı sarı sıcak güneşi düşleyerek dibine kadar, titreye titreye yasayacaksın…

…Sonra bir gün pencereden günesin girdiğini, yanaklarında donan gözyaşlarının eridiğini, içindeki titremenin hafiflediğini, renklerin gittikleri yerden döndüğünü, susturduğun tüm dostlarının yeniden konuşmaya başladığını göreceksin…

Bir gülümseme yayılacak yüzüne, oturduğun o köseden kalkacaksın ve baharın kokusunu içine çeke çeke, günesin ve sıcağın keyfini çıkaracaksın…

Bir başka kış’a kadar…



alıntıdır...
aşk-ı muhabbet Üye
Üyelik: 2007-07-19 Herkese açık mesaj: 278
#173197
Hep gülümsemek, hep baharları yaşamak temennisi ile.
Hoş ve duygulu bir çalışma.
Paylaşım için teşekkürler.
Sevgiler...
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#173199
Kapıda ayrılık var..! Onu sen mi çağırdın..?





Oturup yaşadıklarınızı ve çevrenizdeki insanların yaşadıklarını düşününce, ayrılığın hangi şekilde olursa olsun birdenbire geldiğini fark ediyorsunuz. Kimse kollarını açıp, onu dört gözle beklemiyor. Bunu biraz imgesel bir şeklin içine sokarsak, ortaya bilinen ama görünmeyen bir mizansen çıkabilir. Öyleyse bir deneyelim. Bir kadın ve bir erkek evde oturmaktadır. Birden kapı çalar ve adam kadına seslenirken diyalog başlar:

-Kapı çalıyor açsana.!
Ne kadar duygusuz bir ses tonu diye düşünerek kapıya doğru yönelir kadın, insan sesine biraz sevecenlik katar düşüncesiyle. Kapıyı açtığı andaki serzenişi birden şaşkınlığa dönüşür. Ne diyeceğini bilemez bir halde sevgilisine seslenir:

-Kapıda ayrılık var..! Onu sen mi çağırdın..?

Adam ne diyeceğini bilemez birden ve kekeler gibi çıkar kelimeler ağzından.
-Şeyy, bir gün yolda karşılaşmıştık. Ben de bir ara uğra,
konuşuruz demiştim. Bu kadar çabuk geleceğini bilmiyordum.
Bana niye söylemedin? Bu evde ben de yaşıyorum, benim
de bilmem gerekmez miydi..?
-Nasıl olsa geleceğini sen de biliyordun. Ha bugün ha yarın,
ne fark eder.. gelmesi yakındı..
-Hayır, bilmiyordum..Bilmek ayrı, konuşmak ve buna karar
vermek ayrı. Şimdi onu nasıl içeri alırım? Her taraf
darmadağınık, ortalığı toparlamadım. Üstelik şu an onu
misafir edecek yerim yok..!
-Şu an bunu tartışmamız doğru değil, kapıda bir misafirimiz
var.
-O senin misafirin, benim içinse davetsiz bir misafir. Neden
bunu hiç konuşmadın benimle? Bir sorun vardı da neden
paylaşmadın..?

Kapıda bekleyen ayrılık iyice tedirgin olmuştur. Böyle sahnelere fazlasıyla alışkındır ama yine de kötü olmuştur işte. Onu çağıran adama döner ve son noktayı koyacak sözü söyler..

-Sen daha sevgilinle bile konuşamıyorsun, konuşmamışsın,
kaldı ki benimle nasıl konuşacaksın? Beni etkilemez böyle
duygusal sahneler, işimi yapar giderim. Ama bir daha beni
çağırdığında bundan sevgilinin de haberi olsun.

Bunları söyledikten sonra gider. Kadın ve erkek geri planda kalır ve aslında kadının ortalığı toparlayamadım dediği, yüreğinin dağınıklığıdır. Birdenbire gelen ayrılığı nerede yatıracağını bu yüzden bilemez. Bu gibi sahneler her zaman yaşanır. Roller değişir, sahne ve replikler değişir ama sonuç hep aynıdır...çünkü susmak hiçbir zaman bir cevap değildir. Ve ayrılık öyle yüzsüzdür ki; aklınızdan geçirseniz dahi, dudaklarına gülümseyişini yapıştırır ve hemen gelir. Ortalığı toparlamaya fırsat dahi bulamazsınız

alıntıdır...
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#173216
Secret yine melankolik olmuşsun hayırdır.
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#173247
müslüm akpek;173216 wrote:Secret yine melankolik olmuşsun hayırdır.

:) yok sadece hosuma gittiği için yazdım benle alakalı bi durum yok valla :)))))))
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#173315
daha öncede okumustum bu yazıları farklı bı sıtede çok guzeldı orada resımlerle goruntu eklemıslerdı...
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#173329
Mutluluğun Yerini Biliyormusunuz?

İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş...
Hep şikayetçi hep bıkkınmış...

Birgün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler...
Saklayalım, zor bulsunlar...
Zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar tartışmaya...

Sorun büyükmüş...

Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü...

Kimisi:
'' Everest'in tepesine saklayalım'' demiş, kimisi:
'' Atlas Okyanusu'nun dibine'' demiş.
Tac Mahal'in kubbesi, Mekke sokakları, İtalyan sofrası...
Bir hastanenin yenidoğan odası, dondurma külahı, şarap şişesi..
Sigara paketi, lale bahçesi...
Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş...
Derken meleklerden biri:


'' İÇLERİNE SAKLAYALIM '' demiş...
'' Kimsenin aklına gelmez içine bakmak!!!''
İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış...
Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor.Kolay kolay gülmüyor insanın yüzü...
Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk...
Ne başkasının ekmeğinde, ne başkasının evinde, ne de başka bir şeyde...
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#173330
aşk-ı muhabbet;173197 wrote:Hep gülümsemek, hep baharları yaşamak temennisi ile.
Hoş ve duygulu bir çalışma.
Paylaşım için teşekkürler.
Sevgiler...

evet hep baharları yasamak temennisi ile...
aşk-ı muhabbet Üye
Üyelik: 2007-07-19 Herkese açık mesaj: 278
#173360
Çok doğru mutluluk insanın kendi içinde...
Onu açığa çıkardıkça, paylaşıma açtıkça büyür ve katlanır bir çığ misali.
Sevgiler...
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#173830
aşk-ı muhabbet;173360 wrote:Çok doğru mutluluk insanın kendi içinde...
Onu açığa çıkardıkça, paylaşıma açtıkça büyür ve katlanır bir çığ misali.
Sevgiler...

haklısınız yine herzamanki gibi...:)

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim