Nizip.com
Üye ol
Dini İçerikli Konular

Toplum ve Görgü Kuralları

Görüntülenme: …

fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#171727


Sual: Toplum yaşayişinda görgü kurali olarak nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap: Müslüman, edepli, görgülü, nazik, kibar, güler yüzlü olmali, efendim demeden konuşmamalidir! Edep; güzel terbiye, iyi davraniş, güzel ahlâk, haya, nezaket, zarafet demektir. Edep, hiçbir hirsizin çalamadigi güzel bir ziynettir. edep, insanla hayvani ayiran farktir.

Hazret-i Ömer, (Edep, ilimden önce gelir) buyurdu. Ibni Mübarek hazretleri ise, (Her ilmi bilen bir âlimin, edebinde noksanlik varsa, onunla görüşmemek kayip sayilmaz. Fakat edepli biri ile görüşemezsem üzülürüm) buyurdu.

Edepli kimselerin görgülerinden bazilari şöyledir:

Sokakta: Sokaga tükürmek, çöp atmak, geliş geçişe mâni olmak, tiksindirici çirkin şeyler birakmak, görgüsüzlüktür. Ihtiyar, kadin ve hastalara her zaman öncelik verilir. Ihtiyaçlari varsa yardimci olunur.

Yürürken: Pek yavaş veya pek hizli ve büyüklenerek yürümemelidir! Kur’an-ı kerimde, (Böbürlenerek yürüme) buyuruldu. Yolda, büyük bir zat veya bir âlim ile beraber giden kimse, onun önünden ve solundan değil, sağından yürür.

Taşıma araçlarında: İnip binerken itişmek, sıra olan yerlerde sırasını beklememek çirkin davranıştır. Gençler; yaşlılara ve hastalara yer verir. Peygamber efendimiz, (Büyüklerini saymayan bizden değildir) buyuruyor. Günümüzde bazı gençler, yer vermemek için uyur numarası yapıyor, volkmen dinliyor. Ecdada layık torunlar olmaya çalışmalıyız.

Alışverişte: İzin almadan satıcının malına dokunulmaz. Malın görünüşünü, kalitesini bozacak şekilde ellenilmez ve bakılmaz. Fiyat konusunda fazla ısrar edilmez. Alınsa da alınmasa da teşekkür edilir. Satıcı müşterisinin memnun olacağı hal ve harekette bulunur. Malını almayanlara kızmaz, darılmaz, aleyhlerine olacak bir sözü arkalarından da söylemez. Alışverişte her iki taraf birbirlerini aldatmaktan uzak durur.

Toplu yerlerde: Düğün, cenaze ve bayramda daha hassas, nazik ve kibar olunur. Yere ve zamana göre uygun tavır takınılır. Cenazede, cenaze sahiplerinin üzüntüsünü paylaşılır, maddî ve mânevî üzerine düşen yardım yapılır, tesellî edici söz ve davranışlarda bulunulur. Yakınlarını kaybedenlere daha yakın davranılır. Düğün ve bayramlarda her zamankinden daha fazla güler yüzlü, neşeli, nazik, ikram edici olmak, büyüklere ve küçüklere uygun hediyeler vermek, gönüllerini ve duâlarını almak, görgülerimiz arasındadır. Görgüde, eliyle ve diliyle başkalarını incitmemek esastır.

Komşulukta: İyi geçim, karşılıklı yardımlaşma, dert ve sevinçlerine iştirâk, her karşılaştıklarında selâmlaşma, hal hatır sorma, birbirinden isteklerini imkan ölçüsünde temin etme önemli görgü kurallarındandır. Gürültü, çöp, pislik, rahatsız edici koku ve benzeri şeylerle komşuları rahatsız etmek hiç hoş karşılanmaz. Komşu kadın ve çocuklarına ayrı bir îtinâ, hürmet ve şefkat gösterilir.

Misafirlikte: Misafire ikram etmelidir! Peygamber efendimiz, (Allaha ve kıyamete inanan, misafirine ikram etsin) buyurdu. Misafire ikram, ona karşı güler yüzlü ve tatlı dilli olmaktır. Yemek için külfete girmemeli, hazırda ne varsa, onu ikram etmeli. Peygamber efendimiz, (Misafir için külfete girmeyin, misafir bundan rahatsız olur. Misafirini üzen Allahı üzmüş olur) buyurdu. Hz. Ali, (Dostların kötüsü, senin için külfete giren, seni özür dilemeye mecbur bırakandır) buyuruyor.

Misafirden hizmet beklememeli! Peygamber efendimiz, (Misafirden hizmet beklemek, aklın noksanlığına alamettir) buyurdu. Bir arkadaş anlattı: (Bir haftadır evimizde misafir kalan samimi arkadaşıma, “Bizim hanım, bir iş için dışarı çıkmıştı. Ben namaz kılana kadar sizin hanım, sofrayı hazırlarsa, çok makbule geçer” dedim. Daha sonra, bu sözüme çok gücendiklerini öğrendim. Bu acı tecrübe misafirden hizmet beklemenin doğru olmadığını göstermektedir.)

Misafir, ev sahibinin gösterdiği yere oturmalı, ona itiraz etmemelidir. Peygamber efendimiz, (Bir arkadaşın yanına gidince, oradan ayrılana kadar, o arkadaş senin emîrindir) buyurmaktadır.

Hasta ziyaretinde: Ziyarete yeni elbise ile değil, her gün giydiği elbise ile gitmelidir! Giderken meyve veya çiçek gibi bir hediye götürmek iyi olur. Hastaya bakmayıp, sağa sola veya önüne bakmak uygun olmadığı gibi, devamlı olarak hastanın yüzüne bakmak da uygun değildir. Hastanın yanında asık suratlı durmamalı, güzel şeylerden bahsetmeli, iyileşmesi için duâ etmelidir!

Okulda: İlme son derece büyük önem veren Müslüman, ilim yuvası olan okullardaki görgü üstünde de titizlikle durmuşlardır. Çok kıymetli bir varlık olan öğretmenin sözleri dikkatle dinlenir ve bir şey istediğinde, “Peki efendim” gibi sözlerle cevap verilir. Talebeler arasında birbirine saygısızlık yapılmaz. Kaba hareket yapılmaz. Tahta, sıra, harita gibi ders âletleri tahrip edilmez. Kimsenin bedenî ve rûhî kusurlarıyla alay edilmez, küçük görülmez, tahkir edilmez. Ders içinde ve dışında öğretmenle konuşmada saygılı hareket edilir. Dinimizde öğretmen (hoca) hakkı, ana baba hakkından önce gelir.

Telefonda: Telefon eden, karşı taraf ahizeyi kaldırınca, önce kendini tanıtmalıdır! kısa ve öz konuşmalı, dakikalarca sohbet etmemeli ve efendimsiz konuşmamalıdır! Her yerde, her zaman, hep nazik ve kibar olmalıdır. Argo ve nahoş konuşmamalıdır. Bazı santrallerde, şunu bağlar mısınız diye sorunca, Peki efendim denmiyor, “Ayrılmayın” deniyor. Telefon eden niçin ayrılsın ki? Bir de, hı hı diyorlar. Tanımadık bir insana karşı bu uygun değildir. Telefon santrallerinde çalışan görevliler, bu yönden de bilgilendirilmelidir.

Konuşurken: Konuşanın sözünü kesmek nezaketsizliktir. Hadis-i şerifte, (Arkadaşı konuşurken susmak mürüvvettendir.) buyuruldu. Mürüvvet; insanlık, yiğitlik, iyilik cömertlik faydalı olmak gibi manalara gelir ki, hallerin en güzeline riayet etmek demektir.

Mektup yazarken: Mektup, kısa ve öz olmalı, maksadı iyi anlatmalı. Büyüklere, ilim sahiplerine, mektup yazarken daha edepli olmalıdır. İmam-ı Rabbanî hazretleri, hocasına gönderdiği mektuplar çok sade idi. Talebelerine veya suâl soranlara yazdığı mektuplarda, hamdli, salevatlı yazardı.

Eve girerken: Evimize Besmele ile ve İhlas suresini okuyarak girmeliyiz! Sağ ayakla içeriye girip, selam vermeliyiz! Her işe Besmele ile başlamaya alışmalıdır!

Birinin evine girerken, izin istemek gerekir. Kapının zilini çalarak veya seslenerek, izin istemelidir! İzin üç defa olur. Birincisinde ses verilmezse, bir dakika kadar sonra, ikinci defa da ses çıkmazsa, üçüncü defa zile basmalı, yine ses yoksa, dört rekat namaz kılacak kadar bekledikten sonra gitmelidir! Kapı aralanırsa, aradığını sormadan önce, kendini tanıtmalıdır!
sakalli0727 Üye
Üyelik: 2006-07-04 Herkese açık mesaj: 1.874
#171728
fatih dayicim bir solukta okudum
okudum ve ne kadar eksik oldugumu farkettim
ama bunlarin hepsini yapmak her babayigidin harci degil aemmi
ama bence o meziyetlerin hemen hemen hepsi sende mevcut iyiki varsin dayicim seni cok seviyorum
tesekkürler düsüncelerini paylastigin icin
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#171748
Sagol yegenim bizi mahçup etme şimdi nerde bizde o ahlak.Selamlar
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#171751
Fatih kardeşim yine herşeyi dini örneklerle vermişsin ama telefon adabı ile ilgili dini örnekler vermemişsin çünkü telefon yeni bir teknoloji yani peygamber efendimiz zamanında yokmuş, demekki bazı şeyleri artık bulunduğumuz yüzyıla uyarlamamız gerekiyor.
Omer Copur Üye
Üyelik: 2006-11-06 Herkese açık mesaj: 305
#171758
Muslum Bey biz hadise gore davranalim; siz de bazi seyleri artik bulundugumuz yuzyila uyarlayarak davranin. Boylece herkes mutlu olsun.
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#171761
Ama merak ediyorum hadislerde olmayan şeyleri nasıl yaşayacaksınız, mesela telefon.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#171794
Hiç bir şey yokki kuraan ona cevap vermesin. Müslüm bey bizide sizide yaratatan bir ahlak sınırı çizen allahın indirdigi güzel ahlakı bilmez veya hayatımızın her safasında yaşamazsak ordan burdan toplama ahlak ve inanç yapısı ile bu suali sormak zorunda kalırız.
Size bir örnek vereyim Allah resülü (a.s) şöyle buyurur
__Kuvvet atmaktadır
Şimdi siz kalkarda bak bak füze yazmamış derseniz bu sizin yorumunuz olur.
İstersen ok istersen mızrak istersen bomba istersen füze at,belki yarında X ışınlı mermi atarsın
Geçen gün bir soru sormuştunuz şimdi ASRIN İDRAKİ nedir diye ANLATABİLDİMMİ acaba?
İslam sana kuracagın fabrikanın üretecegi şeyi anlatmaz anlatırsa basma kalıp bir din olur o zaman islam o fabrikada çalışanın hakkının yenmemesini temiz ve kaliteli malzeme üretilmesini,hile yapmamasını anlatır devlete sadakati vergi kaçırmamayı şefkati merhameti anlatır ki toplumda huzur olsun.
Müslüm bey 20-21 asırda telefonsuz kablosuz konuşan insanlarla yaşadım ben benim canım sıkılsa veya bir yerim agrısa arayıp halimi söyleyen kendisinşinde a
cı çektigini söyleyen dostlarım var nasıl biliyor biliyormusunuz sevgi , sevgi sadece allah için menfaatsız karşılıksız sevgi, hemşerim seni yaratanın sana layık gördügü ahlak ile dünyaya bak bizim gibi cahillerin ahlakını islamla bagdaştırmadan bak zira bu din sanada geldi banada sende sahiplenmek ve savunmak zorundasın bende sanırım siz cahillerin yaşantısını ölçü alıyorsunuz ve haklısınız amma cahile karşı islam çok farklı.
Bu gün Amerika süleyman peygamber zamanında (a.s) yaşanat bir taht getirme olayını icat etmeye çalışıyor IŞINLAMA olayı ve bulacaklarda inşallah yine peygamberimiz (a.s)
-İnsanlar göklerde gezinmedikçe kıyamet kopmaz buyurmuşlar.
Şimdi o asırda Uçaktan bahsetse veya uzayda uydulardan bahsetse kim anlar zaten inanmayanlar alay ediyordu müslüm bey küçücük irademiz sonsuz olan allahın küllü iradesini kavrayamaz ancak inanır ve idarak etmeye başlar.Selamlar
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#171963

Sual: Görgünün temeli nedir?

Cevap: Görgünün temeli; her zaman, her yerde, herkese karşı güler yüzlü, tatlı dilli olmak, haddini bilmek, eliyle ve diliyle hiç kimseyi incitmemektir
Cali Üye
Üyelik: 2006-03-31 Herkese açık mesaj: 1.710
#171975
Fatih amca ÖnceLikle Bu Gerekli Bilgileri bizlerle PayLaştığın İçin Teşekkür ederim, bende Sana Bir Soru Sormak İstiyorum. Kötü bir işi veya İnsanı iyiymiş gibi yapmak, yada anLatmak, günahmıdır?
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#171977
Bir defa amca demişsin çok ayıp heheheeeeeeeeee
İnsanın kötülügünü anlatmak hoş degil zira cenabı allah sevmiyor.Ayet ve hadislerle sabit yasak bir fiil.Zira mevlanın sıfat ismi SETTAR ayıp kusur örten mevla ayıpları örterken kula ne oluyorki başkasın kusurunu açıga çıkartıyor.
Kötü bir işi anlatırken içinde insan olmadan anlatılırsa hoş olur yalnız insanlarını kusurunu görüp insanı hedef almadan kötü işi anlatmak lazım islam böyle selamlar

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim