Nizip.com
Üye ol
Genç Muhabbet

Kadın Nasıl Olmalı (Dede Korkut'tan)

Görüntülenme: …

rasimm Üye
Üyelik: 2007-01-18 Herkese açık mesaj: 413
#168467
Kadın Nasıl Olmalı (Dede Korkut'tan)




Bilindiği gibi, Dede Korkut Destanı, hikmet ve irfan pırıltılarıyla dolu müthiş bir duâ ile başlar; içinde müjdeler demeti bulunan, insanca yaşamanın sırlarından hevenk hevenk güldesteler ihtivâ eden bu yakarışın girişi şöyledir:

(Allah Allah demeyince işler onmaz;
Kadir Tanrı vermeyince er bayılmaz;
Ezelden yazılmayınca kul başına kazâ gelmez;
Ecel vâde ermeyince kimse ölmez;
Ölen adam dirilmez;
Çıkan can geri gelmez;
Bir yiğidin kara dağ yumrusunca malı olsa,
Yığar,derer,talep eyler,
Nasîbinden fazlasını yiyemez;
Uğuldaşan sular taşsa deniz olmaz;
Tekebbürlük eyleyeni Tanrı sevmez;
………………………)
Bu uzun yakarışın peşinden ve ilk hikâyeye başlamadan önce kadınlar dört gruba ayrılarak, her birinden özenle bahsedilir:

1-Ev yapan sulp;
Evin dayağı odur ki, yazıdan yabandan eve bir udlu konuk gelse, er adam evde olmasa, o onu yedirir, içirir, ağırlar, azizler gönderir. O,Ayşe Fatma soyudur, Hânım, onun bebekleri bitsin, ocağına bunun gibi avrat gelsin!

2-Solduran sop;
Geldik o ki ‘’solduran soptur’’,sabahleyin yerinden kalkıp doğrulur, elini yüzünü yıkamadan dokuz bazlamaç ile bir küvlek yoğurt közler, doyuncaya kadar tıka basa yer, elini böğrüne vurur:’’Bu evi harâb olası ere vardığımdan beri karnım doymadı, yüzüm gülmedi, ayağım paşmak, yüzüm yaşmak görmedi,’’ der.’’Ah ne olaydı, bu er öleydi, birine daha varaydım, umduğumdan yahşı uyar olaydı,’’ der. Onun gibilerin Hânım,bebekleri bitmesin,ocağına bunun gibi avrat gelmesin!
rasimm Üye
Üyelik: 2007-01-18 Herkese açık mesaj: 413
#168468
3-Dolduran top;
Geldik o ki dolduran toptur, kuşluk uykudan uyanır kalkar, silkinip yerinden doğrulur, elini yüzünü yıkamadan obanın o ucundan bu ucuna çarpışdurdu, kov kovladı, din dinledi, sabahtan öğlene kadar gezdi. Öğleden sonra evine geldi, gördü ki uğru köpek, yige dana evini birbirine katmış,tavuk kümesine,sığır damına çevirmiş.Komşularına çağırır ki,’’Kız Zeliha,Zübeyde,Ürüveyde,Can Kız,Can Paşa,Ayna Melek,Kutlu Melek,ölmeye yimeye gitmemiştim,yatacak yerim yine bu harâb olasıydı;ne olaydı benim evime bir lâhza bakaydınız,komşu hakkı Tanrı hakkı deyü söylerler,’’ der.Bunun gibinin Hânım,bebekleri bitmesin,ocağına bunun gibi avrat gelmesin!

4-Nice söylersen bayağıdır;
Geldik o ki nice söylersen bayağıdır, evine yazıdan yabandan bir udlu konuk gelse, er adam evde olsa ona dese ki:’’Kalk, ekmek getir,biz de yiyelim,bu da yesin’’ dese:’’Pişmiş ekmeğin bekası olmaz,yemek gerektir;Neyleyeyim,bu yıkılacak evde un yok,elek yok,deve değirmenden gelmedi,’’der.Ne gelirse benim sağrıma gelsin deyü elini götüne vurur,yönün eyer ve sağrısını erine döndürür.Bin söylersen birisini tutmaz,erin sözünü kulağına koymaz.O,Nuh Peygamber’in eşeğinin soyundandır,ondan da sizi Hânım,Allah saklasın,ocağınıza bunun gibi avrat gelmesin!)
***
Dede Korkut’un,söze kadınlarla başlaması ve ortaya koyduğu sınıflandırma,üzerinde çok yönlü ve uzun uzadıya durulması gereken bir husustur.Bunun rastgele olduğunu söylemek ise aslâ mümkün değildir.Bugün elimizde mevcut bulunan Dede Korkut’a âit on iki adet hikâyenin neredeyse tamâmında kadın unsurunun ana temayı belirlemesine hiçbir akıl sâhibi ‘’tesâdüf’’ deyip geçemez.Hikâyelerdeki kadın tipleri hakkında araştırma yapan,eserler veren ilim adamları mes’eleye bu açıdan da bakıp;Türk Kültür ve Edebiyâtı’nın nirengi noktasını teşkîl eden ‘’Dede Korkut Şifrelerini’’ çözecek himmeti gösterirlerse,bizden sonra gelecek olan nesiller bu şifrelerden mutlaka istifâde edecektir.Esâsen buna,ülkemizin içinde bulunduğu mevcut şartlarda fazlasıyla muhtâç olduğumuz da meydandadır.
Üstteki dört kadın tipi öyle açık ve net şekilde resmedilmiştir ki; her erkek,tereddütsüz,bu karakterlerden birinciyi,yâni,’’Ev Yapan Sulp’’ sınıfına giren hanımları tercih eder.Çünkü,akıl bunu gerektirir ve gene çünkü bu gruba giren bir kadın,yeni kurulan âilenin -adından açıkça anlaşılacağı gibi-‘’Omurgası’’nı,’’ Belkemiği’’ni teşkîl edecektir.Burada,Yüce Peygamberimiz’in,’’Kadın,erkeğin yarısıdır.’’ Buyruğunu, nasıl anladığımız hususu, mühimdir. Destandaki hikâyeler, bu buyruğun nasıl anlaşılması gerektiğini de açıkça belirtiyor. Bu anlayışı kısaca ifâde etmeye çalışırsak, şunu söyleyebiliriz:’’Kadın, erkeği tamamlayan, erkeğin bir diğer yarısıdır.’’

rasimm Üye
Üyelik: 2007-01-18 Herkese açık mesaj: 413
#168469
Nitekim, meselâ ‘’Dirse Han Oğlu Boğaç Han’’ destanında, Bayındır Han’ın ziyâfetine gittiğinde -henüz çocuğu olmadığı için- Kara Çadır’a oturtulan Dirse Han, buna çok sinirlenir ve yiğitlerini toplayıp hışımla eve gelir, hanımına şöyle çatar:

(Han kızı, yerimden kalkayım mı?
Yakanla boğazından tutayım mı?
Kaba ökçem altına alayım mı?
Kara Polat öz kılıcımı elime alayım mı?
Öz gövdenden başını keseyim mi?
Can tatlısını sana bildireyim mi?
Alca kanın yeryüzüne dökeyim mi?
Han kızı, sebebi nedir, desene bana,
Yoksa, çok hışmederin şimdi sana?)

Fakat, bu sözlere üzülen Dirse Han’ın Hâtunu ağlamaya başlar ve:
(Hânım, ne sendendir ne benden, üstümüzde kaim olan Allah’tandır.
Aç görsen doyursana,
Yalıncak görsen donatsana.
Borçluyu borcundan kurtarsana!
Tepe gibi et yığ,
Göl gibi kımız sağdır,
Ulu toy eyle, hâcet dile!
Ola ki bir ağzı duâlının alkışıyla,
Tanrı bize bir erdemli çocuk verir!) der.
Hikâyesine,’’Dirse Han,dişi ehlinin sözüyle ulu toy eyledi,hâcet diledi….’’ Diye devâm eden Dede Korkut,ismi,nice sonra Boğaç Han olacak çocuğun doğumunu anlatır.Peki,bundan ne gibi bir sonuç çıkar?
Her şeyden önce, öfkelenen ve ‘’bizim neden çocuğumuz olmuyor, ben bu yüzden ne diye aşağılanıyor ve protokolde en son sıraya konuyorum?’’ diye gazaplanan şahıs; hanımının sözleriyle bir anda nasıl iknâ oluveriyor sorusunu sormak gerekiyor.Şu da var ki;bu derece öfkelenip,karısını öldürmeyi bile göze alan bu adam,sıradan biri değil,bir Han’dır.İşte bu noktada,Hazret-i Mevlânâ’nın şu sözü,üstteki sualin –özetle- cevâbıdır:
‘’Câhil erkek, kadınına gâliptir;âkil erkek ise,kadınına mağlûptur.’’
Evet,Dirse Han âkil,yâni akıllı olduğu için hanımının kendisine karşı duruşuna boyun eğmiş ve O’nun ‘’yarım görüşü’’ hanımının tutumu ve müdâhalesiyle ‘’tamamlanmış’’tır.Bu noktada Hazret-i Mevlânâ’nın,Mesnevî’sinde kadınlardan söz ederken,onları bâzen rûha ve bâzen de neden nefse benzettiği üzerinde durulmalıdır.Dirse Han’ın hanımı,Mesnevî’deki mânen olgun ve dünyâya geliş sebebini idrâk etmiş,en azından ana prensipleri kavramış,bu sebepten dolayı da ‘’rûh’’ benzetmesine lâyık görülen bir kadın tipidir.Dikkat edilirse,kocasına tavsiye ettiği şeyler,hep de Tanrı’nın rızâsı dâhilindeki işlerdir.Dede Korkut, ‘’bayağı’’ diye nitelendirdiği dördüncü tip kadın için, ‘’O,Nuh Peygamber’in eşeğinin soyundandır.’’ Derken, gene rastgele bir benzetme yapmıyor. Eşek, bir binek hayvanıdır ve tasavvufda dâimâ ‘’insan nefsi’’nin rumuzudur. Destanda medhedilmeyen, tersine ‘’Ocağınıza böyle avrat gelmesin’’ denilen;’’onların bebekleri bitmesin’’ diye,bir de genlerinde bu negatiflikleri taşıyan bir nevî ‘’canavarların’’ dünyâya gelmemesi için temennîde bulunulan diğer iki grupdaki kadın için de aynı düşünceler geçerlidir. İşte, Hazret-i Mevlânâ’nın bâzen ruh ve bâzen de nefse benzettiği kadın tipleri, Dede Korkut’un şânında böyle mânâsını bulmuş oluyor.
Diğer hikâyelerdeki kadınlar da enine boyuna ele alınıp incelenirse, çok çarpıcı sonuçların çıkacağı şüphesizdir.
Biz, aklımızın yettiği kadarını söylemiş olalım ve sözü daha fazla uzatmayalım. Bunun ötesi, yetkili ve meraklı akademisyenlerin himmetiyle başarılacak bir güzel hizmettir.


Onmak: Felâh bulmak, refah görmek.
Tekebbürlük: Böbürlenme.
Sulp: Omurga, Belkemiği.
Yazıdan-yabandan: Dışarıdan, Ovadan.
Udlu konuk: Edepli misâfir.
Sop: Soy, Sülâle, Irk.
Küvlek: Süt sağmak için ağaç kova.
Paşmak: Ayakkabı, Terlik.
Top: Yuvarlak nesne.
Yahşı: Güzel, İyi,Mükemmel.
Kov Kovlamak: Dedikodu, Gıybet etmek.
Sağrı: Sırt
Yige : Yarı vahşî hayvan





- Görmüş hatta ermiş bir dede ile konuşurken sordum;
- Dede ailenin başı erkek midir kadın mı?
- Erkek baştır.
- Peki kadın nedir?
- Kadın boyundur başı nereye isterse oraya çevirir…
YakisikliAntika Üye
Üyelik: 2010-05-25 Herkese açık mesaj: 918
#236710
Kadin Taktin mi koluna yakismali vurdun mu duvara yapismali ):):):)
saka saka saka saka
müslüm bozkurt Üye
Üyelik: 2006-03-24 Herkese açık mesaj: 128
#236721
Eş seçmek kitap seçmeye benzer.İyi tasarlanmış kapak ve cilt ilgini çekebilir. Ama içeriği sağlam olmadıkça sonunu getiremezsin.
KalpsizAdam Üye
Üyelik: 2010-08-15 Herkese açık mesaj: 113
#236726
Kadinda quzellik cokta onemli deqildir,onemli olan icsel quzelliqidir.
Ben quzele quzel demem quzel benim olmayinca diyede bir atasozumuz vardir.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim