Nizip.com
Üye ol
Genç Muhabbet

Bu yazı benden, bu yazı kalbimden

Görüntülenme: …

secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#167317
Bir anıma bakar her şey. Her şey bitebilir, fişi çekebilir, sahneden inebilirim. İstersem yapabilirim. İstediğim çok şey var yapamadığım... İstersem yapabilirim, biliyorum... Kalmak da elimde, gitmek de. Ben hep kalıyorum, öylece kalakalıyorum... Kendimle, saçma sapan bu düzenle, bana biçilmiş rollerle tepişiyorum. Kendim seçtim hepsini, suçluyum, şimdi vazgeçebilir miyim? İtirazı olan varsa konuşmasın, sonsuza kadar sussun! Bende yıkık dökük bir şeyler. Dudaklarım yayılıyor iki yana. Sizin oralarda ne diyorlar buna? Gülümseme mi? Hah! İşte ondan var 24 saat dudaklarımda. Ya içimi soran? Yok! Sorsa da benim cevap vermeye takatim yok!
KİMSE KARIŞMASIN!
Ooooo bende artık neler neler yok! Umut... Sevinç... Aşk... Mutluluk... Sahici bir şeyler arıyorum, o da yok! İnanmayı çok istedim somut bir şeylere, birilerine. Gel gör ki eksildim, kırıldım, parçalarımı kaybettim. Hepsi mi fos çıkar! Hepsi mi yarı yolda bırakır adamı. Valla ben o depresiflerden değildim, sonradan oldum. Bu yazı bana ait, bu yazı benden, bu yazı kalbimden... Kimse karışmasın, telefonlarım çalmasın, bu yazı içimden. Sevilmeye ölesiye ihtiyacım var. Ya sevmeye halim? Yok! Bir dolu sözüm var. Sözüm ona, kurallarım var. Hepsi yalan. Sığınacak bir kucak, benim için çarpan bir kalp tüm ihtiyacım. Her gece karşıma dizilmiş sırıtıyor pişmanlıklarım. Özledim, çok özledim de bulamıyorum neyi özledim... O kadar uzakta ki her şey, o kadar giremiyor ki içime, o kadar kopuk ki, neyi özlediğimi bile unuttum. Bu dünyanın prensiplerinden, tükenmez iştahından, samimiyetsizliğinden bıktım. Olmadı... Ben kaldım, o kalmadı. O tüm sahteliklerini, numaralarını, acılarını, kanırtmalarını bana bıraktı. Hepsi üstüme yapıştı, çıkaramıyorum. Bu kokuşmuşluğun içinde sadece tek cevap vardı aradığım. Ben ondan çoktan gitmiştim... Ama bilmeliydim sevdi mi? Ne saflık ama... Buralarda kimse kimseyi sevmez ki! Sıcak bir gülümsemeye, etli bir 'Seni Seviyorum'a, tavdım oysa... Korkarım ben bu sahteliklere az kaldım. Güzel bir yüz ve vücuttan daha fazlasıyım... Anlatamadım. kalbime giren insanlar gerçekten kalbime giremediler bir an bile... Tenime dokunanlar gerçekten dokunamadılar. Kimse isteyerek silmedi gözyaşlarımı. Kimse egosunu okşamak için değil de, özlediği için yana yakıla çalmadı kapımı. Benim böyle olmamam gerekirdi değil mi? Hayatın bu kadar zalim olmaması... Bir telefon yok beklediğim. Bir ses çıkmıyor duymak istediğim. SMS'lerle sınırlandırılmış aşklarımız. Anlık zevklere satılmış duygularımız. Farkında mıyız? Kovala, kovala, amaçsızca savrul oradan oraya. Bu muyuz ya? Bu mu küçükken özendiğim şey? Bu muydu beni bekleyen? Böyle olmamam gerekirdi... Kocaman hayallerim vardı. Yüreğimde bitmeyeceğini sandığım sevgiler... Şimdi o kız kaçıyor her şeyden, herkesten... Aldatılmaktan ve kandırılmaktan yorgunum. Özledim çok özledim eski günleri. Yıpranmamış duygularımı, saflığımı, korkusuzluğumu özledim. Herkesi güldürmekten sıkıldım. Çözüm üretmekten daraldım. Benimkisi bozuk pil misali fişe taksan da şarj olmuyor artık. Milletin dini yalan olmuş. Uzaylı istilasını beklemeye gerek yok; dünyanın sonu zaten gelmiş. Kötülük dört bir yanımızı sarmış. Ben bu dünyaya çocuk doğurur muyum anne? Sızlıyorum, inanmak istiyorum anne..



alıntıdr...
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#167318
Kavanoz ve 2 Fincan Kahve:

Ne zaman hayatında bazı şeyler taşınamaz hale gelirse,
ne zaman 24 saat kısa gelmeye başlarsa,
o zaman mayonez kavanozu ve 2 Fincan Kahveyi hatırlayınız!

Bir gün bir Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu ile derse gelir.
Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden,
önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır
ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur
ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar;
Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler,
Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl
taşlarını, çalkalayarak kavanoza döker, böylece çakıl taşları kayarak
tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur,
ve öğrencilere tekrar kavanozun dolu p dolmadığını sorar,
onlar da 'evet' doldu derler,
profesör bu defa masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve
içindeki kumu yavaşça kavanoza döker.
Tabii Ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur.
Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar,
Öğrenciler de koro halinde 'evet' derler.

Bu sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi alır
ve kavanoza boşaltır, Kahve de kumların arasında kalan boşlukları
doldurur.
Öğrenciler gülerler!
Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek 'eveet' Diyerek;
Ben "Bu kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini ifade etmeye çalıştım" der..
Şöyle ki; Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; aileniz,
çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan
şeylerdir.


Diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur.
O çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir; işiniz,
eviniz, arabanız vs.

Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir.

'Şayet Kavanoza önce kum doldurursanız...' diye, anlatmaya devam eder,
'çakıl taşlarına Ve özellikle de tenis toplarına (yeterli) yer kalmaz.

Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak
tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit
kalmayacaktır . .


Dikkatinizi mutluluğunuz için önem arz Eden şeylere çevirin.
Çocuklarınızla oynayın. Sağlığınıza dikkat edin. Eşinizle yemeğe
çıkın. Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın. Öncelikle tenis toplarını
kavanoza yerleştirin. Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin . Gerisi hep
kumdur.


Bu Ara Bir öğrenci sorar; 'Peki, O iki fincan kahve nedir?'
Profesör gülerek: 'Bu soruyu bekliyordum, Hayatınız ne Kadar dolu
olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan
Kahve içecek kadar yer vardır !!!
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#167319
“Kadın gölge gibidir , kaçarsan takip eder . Kovalarsan kaçar …”

Dış dünyanın yakıcı sıcaklığı içindeki gölgede dünyaya getirir seni bir kadın … Onun adı annedir … Dünyada ki ilk nefesi onun gölgesi altında alırsın … Sonra onun gölgesinde büyürsün , olgunlaşırsın … Sonra anne gölgesinden çıkar , sevgilinin gölgesi altına girersin … O gölgede korkmazsın sıcaktan , o gölgenin altında kalabilmek için , sadece o gölgenin değerini bilmen yeterlidir … Yani sevmen … Sevdiğin sürece ruhunda yanık olmayacaktır asla …

Bir kadın gölge gibidir … Güneş doğduğunun habercisidir … O , ışığın değerini sunar sana , yol alabilmenin zevkini sürersin onunla … Güneşin sevgidir ve O , sevginin yan ürünüdür … Işık ile beslenir ya bir gölge , işte bir kadında sevgi ile beslenir … Gölge her güneşin doğdu anda çıktığı gibi , kadında her sevgini gösterdiğin anda çıkar habersizce … Gölgen kadın , güneşin sevgindir …

Kadın gölge gibidir … Ondan kaçamaz , yakalayamazsın … Kaçtıkça takip eder , kovaladıkça kaçar … Bir kadına asla , tamamen sahip olamazsın , gölgen olur ama eline alamazsın … Bir aşktan asla kaçamazsın , O kadını unutmak için nereye kaçarsan kaç ardından gelecektir … Aşkı unutmak içinse asla karanlığı yani yalnızlığı seçme çünkü karanlık zaten bir gölgedir
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#167321
ilk iki yazı gerçekten çok güzel ikini yazı hayata dair çok önemli önumuze ısık tutması ve kaileye alınması gereken şeyler dogru yani anlatılan ilk yazıda güzel hayatın belirli şeylerinden bahsediyor saol secret paylaşımın için...
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#167441
nizipli_mehmet;167321 wrote:ilk iki yazı gerçekten çok güzel ikini yazı hayata dair çok önemli önumuze ısık tutması ve kaileye alınması gereken şeyler dogru yani anlatılan ilk yazıda güzel hayatın belirli şeylerinden bahsediyor saol secret paylaşımın için...

rica ederimde bence ücüde güzel sadece 2 si değil ehuehueheue
mustafasahin Üye
Üyelik: 2007-09-12 Herkese açık mesaj: 3.154
#167472
nizipli_mehmet;167321 wrote:ilk iki yazı gerçekten çok güzel ikini yazı hayata dair çok önemli önumuze ısık tutması ve kaileye alınması gereken şeyler dogru yani anlatılan ilk yazıda güzel hayatın belirli şeylerinden bahsediyor saol secret paylaşımın için...
ee tabi o bir edebiyat öğretmeni değilmi? çok güzell ir yazı
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#167506
tmm 3 de güzel ama ilk ikisi benim için daha güzel diğeride güzel yanı ;)
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#168378
''Aşk bir kum saati gibidir; kalp dolarken beyin boşalır."
JULES RENARD

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim