Nizip.com
Üye ol
Dini İçerikli Konular

7 Ocak Aşure Günü

Görüntülenme: …

Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#158472
Muharrem Ayı ve Aşure Günü
"Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.
Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.
Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.
Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.
Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.
Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)
Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.
Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:
1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)
Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.
İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.
Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.
"Bu ne orucudur?" diye sordu.
Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.
Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)
Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.
Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:
"Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.
O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.
Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.
Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:
"Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)
Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:
"Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)
"Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.
Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir.
Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.
Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.
Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.
Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.
Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.
Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.
Gökhan Dokuyucu Üye
Üyelik: 2005-02-19 Herkese açık mesaj: 4.305
#158473
7 Ocak Aşure Günü

AŞURE

M a l z e m e l e r
1 su bardağı dövme,
2 su bardağı aşurelik buğday,
1 su bardağı kuru bakla,
3 su bardağı kuru fasulye,
4 su bardağı pekmez,
1 su bardağı nohut,
4 çorba kaşığı kuş üzümü,
2 kahve fincanı kuru üzüm,
3 kahve fincanı badem,
3 kahve fincanı ceviz,
4 adet kuru incir,
3 su bardağı toz şeker,
3 çay kaşığı tarçın,
1 su bardağı loğlaz,
1 su bardağı gül suyu,
1.5 bardak su, *
Çekilmiş Antep fıstığı, susam.

HAZIRLANIŞI:
Akşamdan ıslatılan nohut, fasulye ve loğlaz, dövme, bakla, aşurelik buğday pişirilerek bir tencereye boşaltılır. Badem, üzüm, kuş üzümü, kuru incir, toz şeker, tarçın, gül suyu ve pekmez ilave edilip tüm malzemeler kıvama gelinceye kadar pişirilmeye devam edilir. Pişirilen aşure kaselere boşaltılıp üzerine iri çekilmiş ceviz, fıstık ve susam konularak sıcak ve ya soğuk olarak servise sunulur.
Gözde Pastanesi

Daha önce Nizip2770 abimizin açtığı konudaki tarifde;

AŞURE

MALZEMELER:

2 Su bardağı aşurelik buğday
1 Su bardağı nohut
1 Su bardağı fasulye
1/2 Çay bardağı kırık pirinç
750 Gr. toz şeker(Damak zevkinize göre ayarlayabilirsiniz)
1 Çay bardağı doğranmış kuru incir
1 Çay bardağı küp şeklinde doğranmış kuru kaysı
1/2 Çay bardağı kuru üzüm
1Portakal kabuğu rendesi
10 Adet tane karabiber
10 Adet karanfil
1Fiske tuz
1/2 Çay bardağı pekmez(Arzuya göre)


ÜZERİ İÇİN:
Tarçın, file fındık, kuş üzümü, kavrulup öğütülmüş susam,kıyılmış kaysı,nar taneleri


YAPILIŞI:
Nohut ve fasulyeleri ayrı kaplarda yıkayıp, üzerlerini geçecek şekilde sıcak su ilave edip en az 12 saat bekletin.
Buğday ve kırık pirinçleri yıkayıp (1 bardak buğday için 5 bardak su öneririz)10 bardak su ilave edin buğdaylar hafif yumuşayıncaya kadar pişirin.

Diğer tarafta;nohut ve fasulyeleri ayrı ayrı kaplarda haşlayın.Fazla suyunu süzüp buğdaylı karışıma ilave edin. Bu karışımı da iyice yumuşayıncaya kadar pişirin.

Daha sonra, Kayısı,kuru üzüm,incir,hafif kırılmış karabiber ve karanfil, tuz ve portakal kabuğu rendesini ilave edip karıştırın.(Damak zevkinize göre çeşitleri farklılaştırabilirsiniz)

Biraz daha pişirdikten sonra şekerini ve arzuya göre,pekmezi ilave edip koyu bir kıvama gelinceye kadar pişirin.Ocaktan alın.Hafif ılıklaşınca kaselere paylaştırıp üzerini göz ve damak zevkinize göre süsleyip servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun.
NOT:İsteğe göre bakla, kestane,fındık, fıstık da ilave edebilirsiniz.Baklalar akşamdan bol su ile haşlanmalı ve nohut ile birlikte aşureye eklenmelidir.Kestane ve kuruyemişleri ise (haşlanmış veya közlenmiş kestane kullanılmalıdır)diğer kuruyemişlerle beraber ilave edebilirsiniz.Aşureye gül suyu ilave etmek istersenizocaktan aldıktan hemen sonra 2-3 çorba kaşığı ilave edebilirsiniz

Resmi aç
mustafasahin Üye
Üyelik: 2007-09-12 Herkese açık mesaj: 3.154
#158476
çiğ köftenini yanında yapında yiyek bari
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#158477
Gökhan abim yiyecek konusu olduğu zaman maşallah konu açmada üstüne yok...Hheheheheh
ziya_eren27 Üye
Üyelik: 2007-08-04 Herkese açık mesaj: 1.287
#158564
böyle güzel konuyu actıgın ve paylaştıgın icin tşk gökhan kardeşim
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#158613
Hayırlara vesile olsun bu güzel gün inş.
Rabbim bu güzel günler yüzü suyu hürmetine israili KAHHAR Sıfatıyla Kahretsin inş...
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#158634
Muharrem ayına aleviler sahip çıkmıştır ve yanlış hatırlamıyorsam 7 gün oruç tutarlar ama aslında tüm müslümanlar için kutsal bir aydır. Herkesin muharrem ayı kutlu olsun.
nizip27700 Üye
Üyelik: 2007-06-27 Herkese açık mesaj: 476
#158706
Gökhan hocam ellerine sağlık. Aşureyi tarifi ve resimi ile güzel bilgi vermişsin. Keşke cumartesi gecesi hayır ve hasenet saabının birisi yaptırıp getirsede yesek :D:D:D
coskun Üye
Üyelik: 2005-08-18 Herkese açık mesaj: 1.551
#158729
hergün aşura her yer kerbela :( ama aşure denice aklımıza nedense hep aşur aşı gelir :)
doganesmeray Üye
Üyelik: 2008-06-29 Herkese açık mesaj: 813
#158762
müslüm akpek;158634 wrote:Muharrem ayına aleviler sahip çıkmıştır ve yanlış hatırlamıyorsam 7 gün oruç tutarlar ama aslında tüm müslümanlar için kutsal bir aydır. Herkesin muharrem ayı kutlu olsun.


muharrem ayında aleviler 14gün oruç tutar.
caferilerde üç yas ilan ederler.
bugün bulundugum bölgede kerbela şehitlerini anma törenleri vardı..
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#158858
gökhan abı guzel konu acmıssın...

önüzdeki hafta anam yaparsa yırık yoksa Allah boyuk

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim