Annem derdi ki: “Terli terli su içme.”
İçten içe kızardım ona
Oyunun en tatlı yerinde
Bu müdahale de niye?
Hastalanınca anlardım ki!
Annem haklıymış.
Annem derdi ki: “Sakın geç kalma.”
Meraklanırmış sonra
İçten içe hayıflanırdım ona
Gidenin dönmesini beklerken anladım ki !
Annem haklıymış.
Annem derdi ki: “Odanı dağıtma.”
İçten içe karşı gelirdim ona
Toparlamayı erteleyip dururken
Hayatımı dağıttığım anlarımda anladım ki !
Annem haklıymış.
Annem derdi ki: “Öfkende fakir ol, sevginde zengin.”
İçten içe önemsemezdim bakışlarımla
Kırdığım kalpleri telafi edemediğimde anladım ki !
Annem haklıymış.
Annem derdi ki: “Tek kişilik yaşama.”
Diğer türlüsü bencillik olur
Sevilmezmişim sonra
İçten içe güler geçerdim bu kelâma
Yalnızlık ağır gelmeye başlayınca anladım ki !
Annem haklıymış.
Annem derdi ki: “Doğal ol, yapmacık olma.”
İçten içe burun kıvırırdım ona
Ezberlediğim yaşam biçiminin tatsızlığını fark edip
Rollerimi karıştırmaya başlayınca anladım ki !
Annem haklıymış.
Annem derdi ki: “Gençliğinin kıymetini bil, geri gelmez bir daha.”
İçten içe sitemkâr davranırdım ona
Yüzümdeki çizgiler
Saçımdaki beyazlar zafer kazandıkça anladım ki !
Annem haklıymış.
Annem derdi ki: “Bir dilek tut, gerçek olana kadar çabala.”
İçten içe söylemesi kolay, yapması zor derdim ona
Hayatımı sorgulamaya başlayıp
Sürekli yapamadıklarım aklıma geldiğinde anladım ki !
Annem haklıymış.
Annem derdi ki: “Bu sözlerimi kullan, yabana atma.”
Şimdi…
İçten içe teşekkür ediyorum ona
Çünkü…
Ben de bir anneyim...
Bana miras kalan bu cümleleri sarf ederken bileceğim ki !
alıntıdır... bi yerde okumustum ve cok hosuma gitti sizde begenirsiniz umarım:))
Annem bana en son kardeşlerine sahip ol demişti.
İçeri girer girmez neşeyle bağırdı:
-Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?
- Görmüyor musun ? Telefonla konuşuyorum.
Herkesin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası
arabayı seviyordu.
Herşey erteleniyordu, telefon ve araba söz konusu olduğunda... Bir de
eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu.
Nerelere gitseydi? Annesi kapattı telefonu.
Mutfaktan tencere sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti:
-Sana yardım edeyim mi ? dedi en sevimli halini takınarak. Annesi
manalı manalı baktı:
-Hayırdır? Bir yaramazlık mı var? Bak bir de seninle uğrasmayayım. Çok
yorgunum zaten.
Yorgunluk nasıl birşeydi ? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında
anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır :
-Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gülkokulu kolları sarsın se ni
diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.
Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, neden annesi kendisiyle
böyle kızgın kızgın konuşuyordu.
-Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem
öyle söylüyor.
-Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın.Yorgunluktan ölüyorum.
Bu kelimeden nefret ediyordu."Yorgunum, yorgun olduğumdan, böyle yorgunken"....
-Anneciğim sen yorulma, diye...
-Yemekte konuşuruz çocuğum.Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar
bunları bitirmem lazım.Hadi sen oyna biraz.
Hani siz yoruluyorsunuz ya...Eeee....Bende oynamaktan yoruluyorum.Ne
yapayım bilmem?
Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri
hiç bilmiyorlardı. Işıklar söndü birden.
Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.
-Mum da yok ! diye diye karıştırdı dolapları elyordamıyla.
Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesi nin köyünü düşündü.Gaz lambasının
ışığında deli ta vşan masalını anlatışını.
Deli tavsanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi
gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak
tavşan kafası yaptı.
''Bak deli tavşan'' diyerek parmaklarını oynattı.Yoldan geçen
arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı.Tavşan alabildiğine hür
dolaştı sağda solda. Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü
.Duvardaki görüntü minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça
kanepeden aşağı sarktı.Sonra ışıklar geldi.
Kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti.Birden kanepeye koştu.
Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı.
Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek.Dindirilmez bir pişmanlık
doldurdu içini.
Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.
Çocuk sanki bir ipucu bekliyormuşcasına aralanan gözleriyle mırıldandı;
- İşin bitince beni sever misin anne? dedi.
Kadın, sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak sabaha kadar ağladı.
******
Lütfen sevgimizi yarınlara ertelemeyelim. Hayat telaşına kaptırıp
kendimizi,sevdiklerimizi ihmal etmeyelim.Unutmayalım ki yaşamın en
guzel yanı sevgidir. Sevdiklerinize sevginizi bugün gösterin, söyleyin.
Unutmayalım ki yarın kimseye vaat edilmemiştir.
Sevgilerle kalın....
Ailenin tek ve son bebeğiydi. Onsekiz aylık olunca konuşmaya baslamış ve söylediği ilk kelime, hayatta en çok sevdiği kişinin ki olmuştu: ANNE Bebek, aynı bedenin bir parçası olduğunu idrak edemiyordu ama, onu canı kadar sevdiğini ve onsuz yapamayacağını çok iyi biliyordu. Hele hele yarabbi, sütünü içtikten sonra onun sıcacık kolları arasında uyumak ve uyandığında yine onu baş ucunda görmek, ne doyulmaz bir saadetti. Bebeğin bu mutluluğu fazla uzun sürmedi. Annesi, onun masraflarını bahane ederek babasının "şef" olduğu bir bankada çalışmaya başlamış ve "Erkeklere taş çıkartan yaman bir iş kadını" olmuştu. Artık yavrucak, sabahları gözünü açtığında kendisini öpücüklere boğan gül kokulu annesinin yerine, plastik kokulu bir çiklet çiğneyen ve "dadı" olduğunu söyleyen kara-kuru bir kadınla karşılaşıyordu. Bu durumda çocuğun yapabileceği tek şey, avazı çıktığı kadar bağırıp ağlamaktan ibaretti. Fakat gözüne dadıdan çok cadı gibi görünen o kadının kemikli parmaklarıyla attığı ustalıklı çimdikler, onu doğduğuna bin defa pişman ediyordu. Bebek bir ay zarfında diğer çocuklardan farklı olarak ağlamamayı öğrenmiş, annesine kavuşacağı saatlere kadar dadısıyla birlikte televizyon seyretmeye alışmıştı. Babası, nüfus artışını "memleketin geleceği için bir tehlike" saydığından, oldum olası bebeğe soğuk davranır ve ara sıra uzaktan laf atmanın dışında ona pek yüz vermezdi. Bu yüzden yavrucak, tek tesellisi olan annesinin dönüşünü dört gözle bekler ve kucağına atılmakta gecikmemek için dış kapının yanında oyalanırdı. Fakat artık buram buram sigara dumanı kokan annesi, gelir gelmez ev işlerine koyulur ve onu alelacele doyurduktan sonra, kendi odalarından çıkartıp yan odaya aldıkları yatağına bırakırdı. Bebek bu durumda yine ağlamamaya çalışır ve eskiden anneciğinden duyduğu o güzelim ninnileri mırıldanarak uykuya dalardı. Bebek iki yaşına bastığında, annesi ona kafes içerisinde zıplayıp duran bir muhabbet kuşu hediye etti. Artık yavrucak, asık suratlı dadısının yerine onunla konuşuyordu. "Anne bankaya gitti, anne bankaya gitti", diyerek şikayette bulunuyordu. Anne ve babası, bu isabetli hediyelerinden dolayı yavrularının YALNIZLIK çekmediğine inanıyor, bu yüzden yeni aldıkları arabanın taksitlerini kolaylaştırmak için, tatil günlerinde de mesai yapıyorlardı. Kuş, belki de ayrı bırakıldığı sevdiklerine kavuşabilmek gayretiyle günün birinde kafesin açık bırakılan kapısından uçup gitti. Son arkadaşını kaybeden bebeğin onu yakalamak için uzanan elleri havada kalmış, uzun zamandır dökülmeyen gözyaşları, inci taneleri gibi ardarda sıralanmıştı. Kuşun uçtuğu yöne doğru mahsun mahsun bakarken:
KUŞ DA BANKAYA GİTTİ, diye mırıldandı, KUŞ DA BANKAYA GİTTİ
benim her okuyusumda ve dinleyisimde gozlerimi sulandiran ve gogsumu kabartan ufak bir anektot.
"Mustafa Kemal Ataturk, Ankara`da bir fransiz maraselini agirlamaktadir. Kosk cok guzel bir sekilde bu onemli konuguna hazirlanmistir. Yemekler yenilip, bahceye kahve icmeye cikilmistir. Ataturk ve fransiz marasel basbasa bahcede otururken kahve servisi baslar. Gorevli, dumani uzerinde, kopugu yerinde Turk kahvesini servis yaparken, ayagi takilir ve kahveyi doker. Fransiz marasel hafifce tebessum ederek bakarken, Ataturk hiddetle cikisir;
- BEN SU MILLETE HER SEYI YAPMAYI OGRETTIM AMA " USAK " OLMAYI OGRETEMEDIM.`der.
Fransiz marasel`in yuzundeki tebessum ucar gider, kopugu dokulen kahveyi afiyetle icer."
*Ataturk Kaynaklari Ansiklopedisi`den alinmistir
Hepsi birbirinden güzel yazılar paylaşım için teşekkürler...
begendiğine sevindim.. ben tesekkür ederim:)
yazılar çok guzel paylasım için saol...
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.