Nizip.com
Üye ol
Genç Muhabbet

Bir türkünün hüzünlü hikayesi

Görüntülenme: …

mehmet karakaş Üye
Üyelik: 2004-09-20 Herkese açık mesaj: 1.742
#153079
Malkara köylerinden alındığı belirtilen türkünün, filmlere konu olacak hikayesi şöyle:

'Çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardır. Onaltıya yeni bastığında Zeynep'i, köylerindeki bir düğüne gelen Ali isimli bir genç görür ve çok beğenir. Köyüne döndüğünde hemen dünürcü gönderir. Zeynep'i, Ali'ye verirler ve hemen düğünleri olur.

Zeynep'in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece mesafededir. Zeynep, anne, baba ve kardeşini tam 7 yıl göremez. Bu özlem Zeynep'in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır, köyün büyük tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemeni gidermeye çalışır.

Kocası, Zeynep'in özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki, eski sevgisi de pek kalmadığından Zeynep'i horlamaya, eziyet etmeye başlar. Sonunda bu özlem ve horlanma Zeynep'i yataklara düşürür.

Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep'in düzelmesi için, köyden gelip geçenler anasının, babasının çağrılmasını ister. Başka çaresi kalmadığını anlayan kocası da, kaynanası ve kayınbabasına haber vermeye gider. Altı gün altı akşam süren bir yolculuk sonrası köye ulaşan anne-baba Zeynep'i yatakta bulurlar. Perişan bir halde olan Zeynep hala türküsünü mırıldanmaktadır; Anne babası da türküye söylemeye başlarlar. Çevrelerindeki bütün köy kadınları duygulanıp ağlarlar. Annesi fenalık geçirir. Bayılan Zeynep, hasretini giderir ama çok geç kalınmıştır. Bir daha iyileşemez ve ölür

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler

Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim

Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa uçsa da gelse
Kardeşlerim yolları bilse de gelse

Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#153082
Çok güzel bir paylaşım teşekkürler..
oktay.cankesen Üye
Üyelik: 2006-03-08 Herkese açık mesaj: 488
#153226
Yaşanmış olaylar, halk klasikleri, gerçek öykülerimiz derler türkülere. Gökten inmediler, birileri yazdı, belki yazanı bile unutuldu ama dillerden dillere yıllardır dolanıp dururlar bizim yöremizin ezo gelini gibi
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#153246
Bir türkiye klasiği hala bunlar oluyor.
ferhat Üye
Üyelik: 2008-11-19 Herkese açık mesaj: 347
#153267
Gerçekten yaşanmış olan olaylar ve bunların Türkülere yansımaması içten bile değil. Zaten bu tür türküler veya hikayeler okunurken, okuyanı veya dinleyeni derinden etkiliyor. İşte o an duygularına hakim olamadığın andır.
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#153496
bende memleketimi özlediiim:((((
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#153497
selanik türküsü en sevdiğim türkülerden biridir(çalın davulları)

selanikin semtidir hortacıdes.bu semtin en itibarlı esnaflarından imiş "rendalı rüstem ağa"manifatura dükkanı varmış ve semt, bütün kumaş ihtiyacını burdan karşılarmış. çok zengin ve rahat içinde yaşayan biriymiş. ayrıca cömertliği ve hoşgörüsüyle de herkezin sevdiği biriymiş.kocaman konağında ve işyerinde birsürü kişi çalışır, onun kapısında ekmek kazanırmış. ama onun da bir sıkıntısı varmış elbet. 3 evlilikten 5 kızı olan 60 yaşında ki rüstem ağa, hayatı boyunca bir erkek evlat istemiş durmuş.ömrünün son demlerinde, 4 kızını evlendirmesinin de etkisiyle daha da depreşmiş isteği. 16 yaşında ki en küçük kız "fitnat" babasının tek ve en büyük neşe kaynağı olması nedeniyle, nerdeyse her gün kapıyı aşındıran görücüler hüsran içinde ayrılırmış konaktan. rüstem ağa kızından ayrılmak istemezmiş.

bir gün ristem ağanın dükanına bir genç gelmiş. gencin yabancı olduğunu anlayan rüstem ağa, ona nereli oldğunu sormuş ve başlamış sohbete. Mehmet imiş adı gencin. çok uzaktan, mazganlıdan olduğunu ve hayvan satmak için selanik pazarına geldiğini söyleyince, paraya çok ihtiyacı olan biri olduğunu anlamış rüstem ağa.ona iş teklif etmiş genç hemen kabul etmiş. rüstem ağanın iş teklifinde ki diğer bir sebep de mazganlı halkının dürüstlükleriyle ün yapmış olmasıymış.mehmet de öyle imiş. gün geçtikçe rüstem ağaya ve cevre insanlarına sevdirmiş kendini. zaman zaman ağanın ununttuğu eşyaları almaya, bazen de verilen erzakları götürmeye konağa gittiğinde, kapıyı açan fitnata vurulmuş. tabi fitnat da mehmede... bir gün kararlaştırıp gizlice buluşmuşlar ve ikisi de duygularını anlatmış. ancak mehmet, hain olarak algılanabileceği korkusuyla ağaya açılmaya korkuyormuş. kızların ise babalarına böyle konular açabilmesi pek bir zor malum.kızın mehmede kavuşma arzusu ile girdiği sıkıntılı hal annesinin gözünden kaçmamış. ve şüphesini rüstem ağaya söylemiş. rüstem ağa mehmetden iyisini mi bulacağız diye karşılık verirken kızı tarafından dinlendiğini bilmiyormuş. fitnat bunu duyunca mehmede haber göndermiş kendini istetmek için. ağadan birkaç gün izin alan mehmet köyüne dönmüş. annesi babası mehmedi bakımlı halde görünce çok sevinmiş. oğullarının sevdalı olduğunu da öğrenince tereddüt etmeden istemeye gitmişler. ama rüstem ağa bir şart belirtmiş. mehmedin iç güvey olarak kendi yanında kızı ile birlikte kalmasını istemiş. çünkü mehmedi çok seviyormuş. görücü aile bu teklifi kabul edince söz kesilmiş.üç hafta sonra düğün yapılacak imiş. bu iki genç için herey çok güzel giderken selanikin geneli için çok kötü bir olay, gitgide daha büyük ve daha kötü bir hal alıyormuş.

kolera.

balkanlarda başgösteren bu salgına selanik de tutulmuş ve hergün birileri kolera yüzünden hayatını kaybediyormuş. gerçek aşıkların, çıkarsız sevenlerin kaderidir ya hep ayrılık. hiç evden dısarı cıkmayan fitnat da yakalanmış bu illete.önce anlayamamışlar ama sonra gitgide ağırlaşmış. tabip kolera teşhisi koyunca kahrolan rüstem ağa bunu mehmede söyleyememiş. ama fitnat tedavi için alaca imaretine götürülünce öğrenmiş.3 gün sonra davullu zurnalı gelin gidecekken öleceğini anlayan fitnat sevenlerinin yanında ağıt yakmaya başlamış:

çalın davulları çaydan aşağıya
mezarımı kazın dostlar belden aşağıya
suyumu da dökün boydan aşağıya

aman ölüm; zalim ölüm
üç gün ara ver
al başımdan bu sevdayı
götür ağyare ver

fitnat ölür.

hortacı camiinde verilen sela üzerine ağlaya ağlaya ağıdın devamını getirir mehmet:

selanik içinde sela okunur
selanın sedası bre dostlar cana dokunur
gelin olanlara kına yakılır

aman ölüm; zalim ölüm
üç gün ara ver
al başımdan bu sevdayı
götür ağyare ver

ağyar: Başkaları, yabancılar, eller.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim