Resim kaynağı Arkadaşlar, Bu Cuma Nizipteydim. Cuma Namazını Müftülük Camiinde kıldım. İbrahim Halil hoca Hutbede: Şükür Nimetleri artırır konusunu işledi. Fakat Müslümanların onurlu olması gerektiğinden bahsederken arada şöyle bir cümle kullandı. Ben kesinlikle hocama bu konuda katılmıyorum..
"Bir yeşil kart alma uğruna, 40 tane yalanı bir arada söyleyip, devleti kandırmaya çalışmak, müslümanın onuruna yakışmayan bir harekettir. Yüzlerce dönüm tarlası olan bir kişi de Yeşil karta müracaat edip, devleti kandırma yoluna gidiyorsa, Burada gerçek fakir olupta alamayanların hakkına tecavüz etmiş oluyor.".
Tabi burada bir kaç tanede örnek verdi..
Şimdi; Sayın hocam. güzel hoşta. Vatandaş devletten zengin değil ki. Yeşil kartlı biri özel kliniğe gidip muayene oluyor, yeşil kart hesabından o doktor devletten 13 veya 15 YTL muayene ücreti alıyor..
Ama Yeşil kartsız gidince, bir pratisyen doktor 40 ytl, uzman doktor 60 YTL para alıyor. Bunun manası nedir?.
Resmen şunu diyorlar. "Biz devleti kandırıp soyamıyoruz ama vatandaşın omuzuna fırsat bulunca biniyoruz.".
Evet, vatandaşın 200 dönüm tarlası var. 5 çocuğu da var. her muayene için 60 ytl parayı bir araya getiremez. Daha alacağı ilaçlarda bunun cabası..
Hocam, Yeşil kart için yalan söylüyorlar, oradaki insanları kandırıyorlar demekle birlikte, keşke bu konularıda dile getirseydin..
Devlet hep vatandaşın dürüst olmasını istiyor, peki vatandaşın da devletin dürüst olmasını isteme hakkı yokmudur? Ya da vatandaşın hakkını koruma görevi yok mudur.?.
Evet Son olarak sorumu tekrar ediyorum:.
"NEDENSAĞLIK BAKANLIĞININ YEŞİLKART HESABINDAN 15 YTL ALAN BİR ÖZEL KLİNİK, SİVİL VATANDAŞTAN 60 YTL ALIYOR.?".
İşte milleti yalan söylemeyesevkeden asıl durum budur diyorum..
"NEDENSAĞLIK BAKANLIĞININ YEŞİLKART HESABINDAN 15 YTL ALAN BİR ÖZEL KLİNİK, SİVİL VATANDAŞTAN 60 YTL ALIYOR.?".
İşte milleti yalan söylemeyesevkeden asıl durum budur diyorum..
.
Sayın küçükdeco abim, yeşil kart konusunda söylediğiniz son cümlede son derece haklısınız, ama bunun çözümü malı mülkü olan veya, ihtiyacı olmayan kişinin gidipte kart almasını haklı çıkarmaz,.
zaten yeni sağlık yasası 2007 yılında yürülüğe girince böyle bir sorun olmayacak..
kardeş güzel demişisin de bunu Hocamla bağdaştırman çok yanlış bu tamamen devleti ve alakalı mercileri ilgilendirir. Hutbede bu işin hak olması üzerinde durulmuş..
Yanlış mal beyanında bulunarak yeşil kart almak suçtur dedikten sonra, işin ailelere bakan yönüne değinelim. Düşkün olan aileler için zaten gerekli bir şey. Hatta diyebiliriz ki az miktrada malvarlığı olanlar için de denilebilir. Mesela adamın 10 dönüm arazisi var, ve burdan senede ancak ~500YTL gelir alıyor ve yevmiye ile çalışıyor. Bu insanın hastane masrafını ödemesi zor.Ben kendimden örnek vereyim. Benim sigortam yok, Bilkent Üniverstesihastane masraflarını göz hariç karşılıyor. Sadece geçen ay 230YTL harcadım.Ki ben sadece aldığım burslarla geçiniyorum.Şunu da yapabilirdim, abimin sigortası üzerinden neredeyse bedavaya getirebilirdim. Ama şahsen benim vicdanım elvermedi, çünküorda verilen para sizin vergileriniz.Demek ki burda kanunlarla bir çerçeve çizemiyorsunuz ve iş insanların vicdanına kalıyor. Bunu insanların vicdanına bıraktığınız zaman, istismar edilmesi gayet doğal bir durum haline gelir. Meselaöyle durumlar var ki:adamın apartmanı falan var, adam gidip yeşil kart çıkartıyor. Ki diğer konularda da böyle oluyor. Mesela devletin veya belediyenin dağıttığı yardımlar genelde iş bilen kurnazlara gidiyor Nizip’te -şahit olduğum olaylara dayanarak söylüyorum. Sonuç olarak şunu diyebilirim. Amaçlar araçları mübah kılmaz. Bir de bu konuda doğrudan devleti hatalı gösternek yanlış olur. Ki sanırım şu anda sigortalı olmak daha kolay. Mesela arazi sahipleri kolayca tarım sigortası yapabiliyor. Ayrıca birkaç yıl içinde her doğan sigortalı olacak diye birşeyler deniyordu. Tabii ben burda kendimce doğru ve yanlışları izah etmeye çalıştım. Size de elinizi vicdanınıza koyup karar vermek kalıyor. Mamafih, eğer gidip Papa’yı protesto edeceksek işimizde dürüst olmamız gerekir bence. Değil mi küçükdeco abi?.
Bana söz hakkı doğdu sanırım. Sayın küçük deco kardeşim. Tabiki ben hutbede müslümanın onurundan bahsettim. Dediğiniz cümleleride kullandım.
Sadece yeşilkart meseleside değil, başka örnekler de verdim. Her handi bir yerde sıra beklerken bile, başkasının hakkını çiğneyip öne geçmek için, kırk tane yalan söylemek doğru değildir dedim..
Burada anlatmak istediğim mesele aslında şu idi: Yeşil kart ile ilgili yetklililer dahi, artık bu konuda insanların yalan söyleyip ve yeşil kartı elde edebilmek için, durumları iyi olmasına rağmen söyledikleri yalanlardan dolayı, gerçek hak sahibi insanlara dahi zan ile bakmak durumunda kalmışlardır. Oradaki yetklilierde vicdan azabı içerisinde. Acaba bu yalan söyleyenlerin yüzüne gerçek hak sahiplerinidemi mağdur ediyoruz, gibi biz hisse kapılmamak mümkün değil. bakın yemile ifade edeyim, kendi yakınlarımdan dahi, durumu iyi olduğunu bildiğim kimselere yeşil kart hususunda bırakın yardımcı olmayı, almamalarını bizzat tavsiye ettim. Aracı ol diyenlere, durumunu bildiğim kimseler için asla aracı olmadım..
Küçük deconun bahsettiği ve asıl mesele olan, Yeşil kartlı veya resmi sevkli kimselerden klinik tarafından elden edilen miktar 15 ytl olmasına rağmen, sivil gidince elli veya altmış milyon alınması hadisesi, tamamen kendi görüşleridir, Bu gerçekten görüşülmesi tartışılması, gereken bir konu olabilir. Ama bunu hutbede söylemek şık bir şey olmaz. .
Kendi şahsi fikrim olarak burada ifade etmek isterim ki; son dönemde Sağlık bakanlığında Türkiyede adeta bir devrim yaşanmıştır. Hastanelerin iyileştirilmesinden, siğortanın birleştirilmesinden, eczaneden alınan ilaçlara kadar tam manası ile bir yenilik söz konusudur. Bu konunun yetkililer tararından bilindiği, yada üzerinde durulduğu kanaatindeyim. Gerçekten de bir muayanenenin, Nizip çapında 60 ytl, Gaziantep çapında 80 ytl, Kariyerli bir prof açısından beşyüz milyon yada 1 milyara varan muayene ücretleri ülkeye yakışmayan bir tarife olduğunu ifade etmek isterim. .
Sağlık konusu, insanların en muhtaç olduğu ve insanların sağlığı üzerinde bu kadar fahiş fiyat tarifesi uygulanması, insana verilen değerin hiçe sayılması demektir. büyük çoğunluğu orta ve alt gelir sahibi ülke evladının, hastaneye yolunun düşmesine, evinin yolunu yitirmesine sebebiyet verirse, buna hepimiz üzülürüz. Güzel günler dileğiyle Allaha emanet olunuz..
Resim kaynağı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1 Ocak 2007 itibariyle toplumun tüm kesimlerini kapsayacak genel sağlık sigortasını hayata geçireceklerini ve herkesin sigortalı doğacağını söyledi.
Erdoğan, Kocaeli Belediyesi’nce yaptırılan SEKA Parkı ile aralarında hastane ve öğrenci yurdu binalarının da bulunduğu toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, tüm sosyal güvenlik kurumlarının ayrım yapılmaksızın sağlık hizmetlerinden faydalandıklarını söyledi.
Erdoğan, "1 Ocak 2007 itibariyle toplumun tümünü kapsayacak genel sağlık sigortasını hayata geçiriyoruz. Böylece her doğan, sigortalı doğacak. Düşük gelirliler ve geliri olmayanın sağlık sigortası devlet tarafından karşılanacak" dedi.
.