ölmek çözümse azraile kollarıma açarım
yaşanacak yıllar varsa uzaklara kaçarım
allahım ne olur, ne olur
yardım et lütfen sana yalvarırım
kaderim mi sevilmemek ve sonsuz yanlızlık..
yoksa nerede var bu büyük yanlışlık
kaderimse sil n'lur yanlışlık deme bana
istemiyorum işte neden ki bu haksızlık
evet işte ben böyleyim
kaderimi kendim çizdim neyleyim
hep karamsar hep piskopat
benmiyim yoksa herkesmi bi manyak
SEN GELİNCE Hani birine ilk kez rastlar we o anın tadını çıkarmakdansa onu bir daha hiç görmeyecek olmanın acısını çekersin ya.... hani ellerin tutuşur, dillerin susar ya hani bir başkasının gölegesini hissedince, onun geldiğini sanıp gözlerin sürekli sağa sola bakar ya... ben seni hep böyle bekledim, hani olur ya... bir gün yine gelecek olsan YİNE SADECE PİŞMANLIK YAŞARIM....
UMUT Gelde gör, yüreğimdeki aşka aç martıların sewda tanelerine nasıl kanat çırptıını gelde sor, dilsiz okyanuslara.nefretindeki limandan sandalsız, küreksiz gözlerinde boğulduğum günleri şimdi gelde sew hadi! bir olta at wazgeçdiin aşklar için we ucuna kalbinş tak belki yine kanar dudaklarım..... KORKMAZ BIÇKIN
AMİN nihayet buldum duamı amin hep beraber dinleyelim amin öğrencinin ızdırabından öğretmenin gazabından kurtar bizi yarabbim AMİN... KALORİFER DİYE KONULAN BUZ DOLABINDAN HERGÜN TOPLANAN TEBEŞİR PARASINDAN USANDIK ARTIK DERS BÜTÜN HEP BUNLARDAN KURTAR BİZİ YARABBİM AMİN.... öğrenci memnun bazıları leyle ile mecnun kolay derslere zayıf weren öğretmenlerden mahrum eyle yarabbim AMİN... SAÇ KESEN ÖĞRETMENLERE DİKİŞ MAKASI MÜMESİLLERE MAKAM ARABASI COĞRAFYACILARA KABARTMA HARİTA İHSAN EYLE YARABBİM AMİN.... dersleri kısalt tenefüsleri uzalt öğretmenleri cennete yakın derslerden uzak tut yarabbim AMİNNNNN......
KIYIDAKİler Ayrılığın rengi bu gözlerimdeki… Ondan buğulu, ondan derin Ve kahverengi. Tarifsiz bir tutkunun, Yarım kalmışlığı dudaklarımdaki… Ondan kırık, ürkek Ve sarı tebessümlü ifadesi. Tekrarı olmayacak bir aşkın, Yaraları yüreğimdeki… Ondan suskun, bakışları kaçak Ve bundan böyle ancak
Yine gece doğuyordu,
Umutlarımın üstüne
Güneşe,hasret kalarak.
Perdeler çekilmiş yarınlara
Ben, görmeyeyim diye.
Yalnızlık, geçmiş karşıma
Gülüşler fırlatıyor.
Artık, benimsin diye.
Yapma ey hayal!
Beni senden mahrum etme.
Gitme ey sevda!
Beni özleme terketme.
Kucak açtım sevgiye
Düşsün kollarıma diye.
Hüzünleri, bağladım dar ağacına
Ölsün artık diye.
Ben kaçmadım ki mutluluktan
Beni bulsun diye.
Artık, sevinç yollarında yürümeliyim.
Gözlerim, güneşle başlamalı
Yeni bir güne.
Sisli kapılar ardında bırakmalıyım
Dünleri.
Biliyorum başarabilirim.
Artık attığım her adımım sanadır yar
Gelebildiğim kadar, sonuna kadar.
Belki de gözyaşlarım, sende son bulacaklar
Döküldü, döküleceği kadar.
Sevgim, kırık, dökük kaldı belki ama,
Belli olmaz, sevgi ateşini kalbim, yeniden yakar.
Üzgünüm ey yalnızlık!
Gülüşlerini geri al.
Mağlup olmayacağım sana
Seninle yolumuz buraya kadar.
Kabul et artık benim yokluğumu,
Benden sana hayır olmadığını.
Koşacağım umut yollarına,
Ama olmayacaksın artık hayatımda.
Heyyy! yalnızlık; benden sana
ELVEDA...
YAŞARKEN Ağaçların daha bu bahçelerde Bütün yemişleri daha sarkıyor Umutların mola verdiği yerde Geceler bir nehir gibi akıyor Baksan bir uzaklık var hangi yana Hangi eşyaya dönsen boş bir ayna Varmak istediğimuzak limana Gemiler beni almadan kalkıyor Gelmedi gün daha,çalmadı saat Daha uçurmuyor beni bu kanat Sabırsızlanma eyy kapımdaki at Güneş daha gözlerimi yakıyor
Seninle beraber yıkıldı hayatım
seni severek var oldu hayatım
sensiz yolunu kaybetmiş bir yılan gibi
yollardayım sürünerek yaşıyorum hayatımı
ümidimin arkasına sığınan aşkım
senin hayallerinle süslendi
yüzüne baktığımda bir güneş gibi doğan yeni bir gün
şafak vakti gelmiş bir gün idim
ama şimdi yalnızlığa terk edilmiş bir gece
gün doğmayacak şekilde terk edilmiş
ümidiyle yaşayan
senin yollarını gözlemekten başka bir işi olmayan
yüzüne her baktığında yeni bir hasret doğuyordu içimde
bir haykırış sarıyordu bedenimi
kendimi avutuyormuşum meğer ki
sadece hayal dünyasında yaşıyormuşum
bende gerçek yaşamak istiyorum
bende hayal kurmadan bir mutluluk istiyorum
yüzüme gülmeyen bu hayat
asla gülmeyecek biliyorum
kalbim sürünse de
hep bir ümit sürükleyecek beni hayatta
bir gün bende yaşayacağım o mutluluğu
elbet beni de seven biri çıkacak
ama isterdim ki ben seveyim ilk önce
ben hayallerimi süslüyeyim mutluluğumu
benim sevdiğim kişileri her zaman kaybediyorum
ama beni sevene ben kaybettirmeyeceğim
belki mutluluğu böyle bulacağım
ben vurmayacağım kimsenin arkasından
yıkmak istemem kimsenin mutluluğu
benim gibi mahvolmuş biri olmasında istemem
ama şunu bil ki kalbimin en gizli yerine
bir gül bahçesi ayırdım senin için
beni seven biri olmadan gel aşkım
sensiz gecelerim gün doğmayacak biliyorum
fakat geceleri yolumu aydınlatan biri olmasını isterdim...
İmkansız Sevgiliye
Yalnızım yürüyorum sessizce yine
Kimsem yok yanımda derdimi paylaşacak
Resmin ısıtıyor ellerimi bu soğuk şehirde
Bir bir geçiyorum bomboş sokakları
Arıyorum seni hayallerimde imkansızım
Bulamıyorum...
Gülüşün,bakışın,duruşun geliyor gözümün önüne
Kapıyorum gözlerimi belki hayal gerçek olur diye
Korkudan ağlayamıyorum düşersin gözlerimden diye
Bir damla yaş olarak senin değilim diye
Üşüyorum,
Rüzgar esiyor acımadan sert ve soğuk
İçime işliyor bir nakış gibi sensizliği
Sensizlik örtüsü iyice kaplıyor bedenimi
Daha da üşüyorum.
sevmek; senle iken yere daha sağlam
basabilmekse eğer,
sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
hissetmekse eğer,
sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM
* * * * *
sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
seni ısıtmaksa eğer,
sevmek; sevdiğini çığlık çığlığa söylemekse eğer,
SENİ SEVİYORUM
* * * * *
sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
kopmasıysa eğer,
sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
bakabilmekse eğer,
sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM
AH BE GULUM
Sevmesini bilmeyen
Aşk için hiç değmeyen biriymişsin,
Oysa seni çok sevmiştim,
Gulum beyaz gulum demiştim,
Kim bilir şu anda nerde,
Kim bilir hangi kızla gezmektesin,
Elini tutup,
Onlara kaç kere,
Seni seviyorum demişsindir,
Sevgiliye Dertlenis
Alipta basimi gidesim geldi yar
Sevgisizik sanildigimiz yüreklerden
Kör bir kuyuya düsesim geldi yar
Yasiyor oldugumuzu bilmeyenlere inat...
Dertliyim iki elim sakaklarimda yar
Dolu dizgin düsünceler kemiriyor beynimi
Sirat köprüsü ne bilmezken daha
Geciyorum simdi kildan ince hersey yar...
Nasil dayanacagim daha söyle yar
Kalp gözü olmayan sevgili (!) insanlara
Kac kere günahlarimla basbasa kaldim
Sevaplardan nasibini almayanlar var yar...
gidiyorum... İçimi kemiriyordu...
Çürütmüştü yarım kalan umutlarımla daha tam yaşayamadığım
gençliğimi...Ne sözler yetiyordu anlatmaya ne de gözler...
Söylemek isteyipte söyleyemediğim içimde kalan uhdelerim...
Kilit vurulsaydı da dudaklarıma söyleyemeseydim içimde yaşadığım
sevgimi.
Uzaktan pespembe gördüğüm ufukları yanına varıncaya kadar
farkedemediğim karanlık bir boşlukmuşsun sen...
Baktığımı sanıp göremediğim gerçeklerden kaçıyorum şimdi,güzel
yalanlarla süslenmiş küçük bir efsaneymişti belki de...
İçimi acıtıyordu,sızlatıyordu
Tutunacak bir kol,bir dost,belkide bir yandaştı.Rahatlığı
bulduğum,üzüntümü giderebildiğim tek sevinçtin belkide...
İnsan umutları için yaşarmış ya umut olsa yelken açıp yol almak zaten
kolay...
Yüzümü kaldırdığımda adına örülmüş duvarlar.Bu sefer gerçekten
anlamıştım yada anlamış olmalıydım...
Ağlıyordum...Ama sadece kendime
kanağlamak böyle birşeymiş demek ki
Yaşayamadığım ve tüm gerçekliğimle susuyorum artık...
Bu sefer bunu yapıyorum,çok zordu belki
Eskisi gibi olmasından korktuğum,her adım atışta ve her defasında
eskisinden beter bir serüvendi bu...
Bütün masumiyetimle geride bırakıyorum şimdi,ne seni nede sensizliği
hatırlatan herşeyi bırakarak gidiyorum...
Anlayamadan,anlatamadan susturduğun için
TeŞeKKüR eDeRiM....
Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce,
Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri,
Dolunaya baktığında hissettin mi hiç
Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu,
Ve acı bir şekilde farkına vardın mı,
Kalabalık içinde sessizce dolaştığını…
Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin;
Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki,
Tuttuğun el sana huzur verir de;
Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın…
Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun;
Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın,
Tek damla düşmesin diye çabalarsın;
Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların,
Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların,
Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda…
Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları,
Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde,
Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde,
Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne,
Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur…
Duyguların ağır gelir; ezilirsin
Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende,
Teslim olursun ölüme,
Sessizce…
An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma.
An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında.
Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında...
Ne yolumdasın ne yolsun sen bana...
Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu,
Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu.