Dağda dolaşırken yakma kandili,
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez, akan suların dili,
Sessizlik içinde çağlama gurbet!
Titrek parmağınla tutup tığını.
Alnıma işleme kırışığını
Duvarda, emerek mum ışığını,
Bir veremli rengi bağlama gurbet
Gül büyütenlere mahsus hevesle,
Renk dertlerimi gözümde besle!
Yalnız, annem gibi, o ılık sesle,
İçimde dövünüp ağlama gurbet!..
TAKVİMDEKİ DENİZ Hasreti denizlerin, Denizler kadar derin. Ve o kadar bucaksız. Ta karşımda yapraksız Kullanılmış bir takvim. Üzerinde bir resim; Azgın, sonsuz birdeniz. Kaygısız, düşüncesiz, Çalkanıyor boşlukta Resimdeyse bir nokta; Yana yatmış bir gemi, Kaybettiği alemi Arıyor deryalarda. Bu resim rüyalarda Gibi aklımı çeldi, Bana sahici geldi. Geçtim kendi kendimden, Yüzüme o resimden, Köpükler vurdu sandım. Duymuş gibi tıkandım, Ciğerimde bir yosun. Artık beni kim tutsun. Denizler oldu tasam, Yakar onu bulmazsam Beni bu hasret dedim Varırım elbet dedim. Bir ömür geze geze Takvimdeki denize. Ne var bana ne oldu Odama nasıl doldu Birden bire bu meltem Ve dalgalandı perdem Havalandı kağıtlar. Odamda kıyamet var. Ah yolculuk yolculuk Ne kadar baygın soluk O gün bizde betbeniz Ve ne titrek kalbimiz. Ve eşyamız ne küskün. Yola çıktığımız gün Bir sıraya dizilmiş Gözyaşlarını silmiş, Bakarlar sinsi sinsi Niçin o anda hepsi Bir kuş gibi hafifler Arkandan geleyim der Niçin o güne kadar Dilsiz duran ne kadar Eşya varsa dirilir Yolumuza serpilir Ufak böcükler gibi Gezer onların kalbi Üstünde döşemenin Gizli bir didişmenin Saati çalar o an Birden bakar ki insan Herşey karmakarışık. Ayırmak olmaz artık Bir kalbi bir taraktan Ve kalb ağlayaraktan Çekilir geri geri Terkeder bu mahşeri. Bu mahşerin içinden O gün ben de geçtim ben, Nem varsa evim, anam, Çocukluğum, hatııram, Ve ne sevdalar serde Bıraktım gerilerde Kaçar gibi yangından. Rüzgarların ardından Baktım da süzgün süzgün Kurşun yükünü gönlün Tüy gibi hafiflettim. Denize hicret ettim. NECİP FAZIL KISAKÜREK
ANNEME MEKTUP Ben bu gurbet ile düştüm düşeli, Her gün biraz daha süzülmekteyim. Her gece, içinde mermer döşeli, Bir soğuk yatakta büzülmekteyim. Böylece bir lâhza kaldığım zaman, Geceyi koynuma aldığım zaman, Gözlerim kapanıp daldığım zaman, Yeniden yollara düzülmekteyim. Son günüm yaklaştı görünesiye, Kalmadı bir adım yol ileriye; Yüzünü görmeden ölürsem diye, Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.
ben Mustafa Tekgöz
Şair abim Şıhlı Tekgöze saygı ve sevgilerimle
NEREDESİN
herkesten, herşeyden
bir çocuk telaşındaki
kırçiçeğimsin
nemli sayfalarda sakladığım
en mahrem
en yeşil , en serin, en kor
nazarlardan gizlediğim yerdesin
bir rüzgarlı çayırın ortasındasın çizdiğim
ikimiz çokluğundaki resimde
fırfırlı elbisen, kısa pantolonumla
bir çocuk masumiyetinde
................
bir sırrın ortasındasın
keşfinden korktuğum
hayal kahvesinde gördüğüm
tebessümle uyandığım bir hülyasın
Aşk yalımı girdi cana Gönlüm döndü gülistana Gece-gündüz yana yana Küllerde Seni aradım. Yorulup demedim, yeter Hasretin gözümde tüter Keremden, Mecnundan beter Çöllerde Seni aradım. Bahçem çiçek, bağım gazel Birleşir ebedle, ezel Ayırmadım çirkin, güzel Kullarda Seni aradım. Ulaşmak için rahmete Katlandım binbir zahmete Karışıp söze, sohbete Dillerde Seni aradım.
Hacı olmazmı insanYolun insanlığın iline ise, Her vardıkça hacı olmaz mı insan? Benim kâbem insanlığın durağı, Her durdukça hacı olmaz mı insan? Boşuna çırpınma ahiri ölüm İnsan ayrılır mı hepsi bir dilim. Öksüzün, yetimin, yoksulun halin, Her sordukça hacı olmaz mı insan? İncinmesin insanların hatırın, Saygı sermayemdir, sevgi yatırım. Nefisle vicdana açık oturum, Her kurdukça hacı olmaz mı insan? Zikri, fikri çürük işe yaramaz, Yunus çok ya herkes Yunus olamaz. İnsan bir camidir içinde namaz, Her kıldıkça hacı olmaz mı insan? Borani, insandır, insanla işi, Şeytan içinizde bırakın düşü, Kendi nefsindeki şeytana taşı, Her vurdukça hacı olmaz mı insan?
Mutluluk senin olsun, kederde benim...Toprak dün akşam dedim ya sana, Bir kadeh sana doldum, bir kadeh bana, Bir senden içtim, birde kendimden, Mutluluk senin olsun, kederde benim. Solmasın yüzünden o gülücükler, gelecek günler senden neleri bekler, Sevdiklerin seninle olsun beraber, Mutluk senin olsun, kederde benim. Bildiğim kadar mutluluk seninde hakkın, Yaradan nazardan saklasın aman sakın, Mutluluğun uzak değil yakınmı, yakın, Mutluluk senin olsun, kederde benim... Gurbette sen oldun derdim ilacı, Seveni her zaman yaptım baş tacı, Bu satırları yazan garibim izmirli hacı, Der mutluluk senin olsun, kederde benim.
DEMEDİ DEME Korkuyorum belki yarın geç olur
Geleceksen bir gün önce gelsene.
Yaralıya yol gözlemek güç olur
Geleceksen bir gün önce gelsene.
Kar yağar, çığ düşer yollar açılmaz.
Seller iner derelerden geçilmez
Senet yoktur ömre vade biçilmez
Geleceksen bir gün önce gelsene.
Can kuşu kafeste durmaz demişler
Kaçan kuş kafese girmez demişler
Son pişmanlık fayda vermez demişler
Geleceksen bir gün önce gelsene. Abdurrahim KARAKOÇ