Doğru kelimesi öyle bir kavramdır ki, içeriği kişiden kişiye değişir. Allahu telalanın akıl verdiği her insanın kendine göre doğrusu vardır. Her akıl ayrı yapıdadır. Dünyadaki insan sayısı kadar doğru vardır. Çünkü Akıllar denk değildir. Akla şöyle bir soru gelebilir.
"Mademki Allah Rahman'dır, dünyada kullar arasında ayırım yap­maz, niçin akıllar insanlarda eşit değil?" . Eğer akıllar ve bedenî güçler bütün insanlarda eşit olsaydı, ilim ge­lişmez, keşifler yapılmazdı. Evlerin planı, rengi, bahçeler, yollar aynı tip ve aynı renk olur, hayat çekilmez hale gelirdi. Güreşler, koşular, bilgi yarışları yapılmaz, heyecan, zevk,.neşe denen şey olmazdı. Çünkü güçler ve akıllar eşit. Herkes aynı saniyede aynı met­reyi koşacak, rekorlar, rekabetler olmayacaktı. Bir güle bakan binlerce ki­şi aynı kelimelerle aynı vezinde aynı şiiri yazacaktı.
Kur'anın fatiha süresinde "Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet, gazaba uğrayanların ve sapıklarınkine değil" diyoruz." Eğer peygamberlerin yolunu değil de sadece doğru yolu istemiş ol­saydık, dünyadaki insan adedince doğru yol olurdu. Ölünce annesinin eti­ni yiyen yamyam "Annem beni beslemiş, büyütmüş, yememiş yedirmiş, giymemiş giydirmiş ben nasıl olur da toprağa atarım, onu yerim kendi kanımda taşırım"diyor. . Hindistan devlet başkanı da "Beni başkan yapan anamı toprağa gö­mecek kadar zalim değilim, Önce kendi ellerimle ateşte yakarım, sonra Ganj Nehri'nde yıkarım" diyor.Londra Belediye Başkanı; "Ölüleri toprağa gömemeyiz, Londra'nın ısınmasında kullanırız" diyor.Dünya Sevgi Birliği Başkanı; "Tabiatın bana bağışladığı güzel kadını kendi tekelimde tutmam bencillikolur. Herkes ondan yararlanmalıdır" di­yor."Beni İsrail'den olmayanlar insan sayılmazlar. Onlar İsrail oğulları'na hizmet için yaratılmışlardır" diyen Yahudiler var. Bütün bunların mantıki açıklamaları elbette var.Onun içindir ki, onun bunun belirlediği yola değil "Sen'in peygam­berlere verdiğin yola bizi ilet" diyoruz. O yol bir çok peygamberi devlete ulaştırmış. Doğru yol "Sırat-ı Müstakıym" iki nokta arasındaki en kısa çizgiye denir. Dünya noktasından Cennet noktasına en kısa yoldan eğilip bükül­meden, yalpalamadan gidilecek yolun adıdır.
Bismillahirrahmanirrahim . 1- Hamd, alemlerin rabbi Allah'a: . 2- Rahmandır, rahîmdir, . 3- Din gününün sahibidir. . 4- Ancak sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz. . 5- Bize doğru yolu göster, . 6- Nimetlendirdiğin kişilerin yolunu; . 7- Gazebe uğramışların da değil, sapıkların da
Eğer akıllar denk olsaydı, şimdi bende uçuyordum. Bende mavi rengi kullanıyodum. Bende huzeyfe gibi espiri yapabiliyodum.
Bende huzeyfe idim.
Ama yok o olmaz işte.
Sistem hatası verir.:))))
alıntı:
"quote" İ.H.Er. demişki: Dünya Sevgi Birliği Başkanı; "Tabiatın bana bağışladığı güzel kadını kendi tekelimde tutmam bencillikolur. Herkes ondan yararlanmalıdır" di­yor.
alıntı:
"quote" İ.H.Er. demişki: Dünya Sevgi Birliği Başkanı; "Tabiatın bana bağışladığı güzel kadını kendi tekelimde tutmam bencillikolur. Herkes ondan yararlanmalıdır" di­yor.
Adamda ne mide varmış? Mide değil b.....k torbası.
Yine bir yerde okumuştum.
Yamyamların yaşadığı ülkede: Beni yetiştirip büyüten Annemi toprağa veremem.
Onu yerim ve vücudumda beslerim. diyorlar. Yani adamların kendine göre mantıklı açıklamaları var. Bu hareketiyle güyya annesine saygı gösteriyor.
İşte bunun için Peygamberlerin doğru yolu diyoruz.
Nimet verdiğin kimselerin yoluna bizi ilet yarabbi diyoruz.
Aksi halde, Herkes mantığı çerçevesinde kendi bildiğini doğru zanneder.
SEVGİLİ DOSTLAR İSLAM TARİHİNİ İNCELEDİĞİNİZDE ÖZELLİKLE HAŞHAŞİ LER BAŞTA OLMAK ÜZERE BAZI SAPIKLAR VE HATTA İSTANBULUN GÖBEGİNDE BAZI SAPIKLAR KURANDAN BİR AYETİ DELİL ALARAK;
-ESTAUZUBİLLAH* **EY İMAN EDENLER YEYİNİZ İÇİNİZ ANCAK İSRAF ETMEYİNİZ********
AYETİNDEN YOLA ÇIKARAK KADINDA BİR NİMETTİR GÖRÜŞÜ İLE NE ACIDIRKİ NELER DÖNÜYOR NELER HİÇ UZAĞA GİTMEYE GEREK YOKKİ SELAMLAR
Fecri sadık: Senin o dediğin islam ve tevhit akidesini inkar eden mi varki.
Hatta benim yolum en doğrusudur diye, ve televizyon ekranlarında, asıl
islam ve tevhit akidesi benim dediğimdir diye akşama kadar bağıran paralı
Profesörler, dekanlar, islami yazarlar çizerler, nacarlar, beyaz renkliler, öztürkçüler kendini din alimi zannedenler var. Hatta bunlar dünyanın en büyük müctehidi kendileri zannediyorlar.
Başka düşünenlerin yobaz olduklarını ve başkalarınıngerçek islamı bilmediklerinden
bahsediyorlar.
Aslında bu konuda ben bir konu açmak istiyorum. Bilmem ne dersiniz.
Hertaraf islam profesorü, din alimi falan gibi islimlerle dolu.
Herbiri ayrı ve zıt şeylerden bahsediyor. Bu konuda halk ne yapsın. Hoca diye
kime gitsin. Hangisine inansın. Onlarda şaşırmış.
Yani şimdi Hocam, eğer bir insan Din-i İslam'ı televizyonlardan(hele de boyalı basın'ın televizyonundan)öğrenecekse artık vay halimize, ortalık H.Karaman hocamın da dediği gibi televizyon müftüsü doldu, bu kadar pınardan su içilirse mideyi bozarız.
İşin en düzgünü; sağlam kaynağı ( Kur'an-Hadis-İlm-i hal) evde bulundurmak ve okumak, okumak, okumak.
Sen okuma özürlü olursan; sepetine çöp dolduran çok olur, akşam da eve gelip o topladığın çer çöple aileni beslersen eeee olacağı budur.
Allah cümlemize zihin açıklığı, okuma ve okuduğunu anlayarak amel etmek nasibetsin.
Dostum bu tek senin değil, genel olarak bizim insanımızın ırsi hastalığı.
Herhangi birşeyikendimiz araştırıp öğrenmektense, hazıra konmayı severiz. O zamanda hazır bulduklarımız bize uyamayabiliyor, işte kırılma noktası orada başlıyor.
Ya bu bize yaramaz diye kaldırıp atıyoruz, ya da o kaynağa körü körüne bağlanıyoruz.
Nefsini terbiye edip, nefsinle inatlaşıpokuma alışkanlığı edinilmeli, başka seçenek yok.
Gördüğümü unutabilirim, duyduğumu hatırlamayabilirim, ama okuduğumu asla aklımdan çıkaramam..
Bir Müslümanın evinde mutlaka şu kitaplar olması lazım.
1. Büyük islam ihmihali. Ömer nasuhi bilmen, A.Fikri Yavuz, Diyanet ilmihali olabilir.
2. Mealli kuranı Kerim. Sadece Kuran meali isteyen olursa, site üyelerine hediye ederim. Söylesinler adreslerine göndereyim.
3.Küçük boyutluda olsa mutlaka bir tefsir. Mahmut toptaş hocanın şifa tefsiri en ideali ve anlaşılır bir dil.
Her gece hiç olmazsa 10 dk tefsir okursa, hem alışkanlık yapar. hemde ilmini artırır.
Hocamın dediğini teyid ederek bir katkıda bulunmak istedim,
Diyanet İlmihal'i yakın zamanda hazırlandığı için günümüz insanının sorunları da işlenmiş, o sebepten önemle tavsiye edilecek ve de önümüz bayram dostlarımıza hediye edilebilecek çok kıymetli bir eser
Eğer mantıkla hareket edilseydi, ortaya o kadar doğru çıkardı ki;
Hukuku uygulamanız mümkün değildi.
Hırsızkendini savunur, mantığına göre haklıdır,
Katil kendini savunur, mantığına göre dinlediğin zaman o da haklı olur,
Faizi yiyende, rüşveti verende, alanda kendilerine göre haklılık payı çıkarırlar.
"Ey muhammet, Emrolunduğun gibi, DOSDOĞRU OL." Hud süresi
PEygamberine dahi, Kafana göre dostoğru ol dememiştir,
emrolunduğun üzre doğru olacaksın buyurumuştur. .
İnsan mantığı çeşitli seviyelerdedir. Dünyadaki insan sayısı kadar da mantık bulunur..
Yaratan böyle yaratmıştır. Zira tüm mantıklar eşit yaratılsaydı, herkes aynı şeyi düşünür, aynı şeyleri yazar, aynı renkleri beğenirdi..
Bu gün mantığımın kabul ettiği bir hadiseyi yarın bizzat ben reddedebiliyorum. Kaldıki senin mantık hesaplarınla yaptığın bir şeyin başka bir mantık sahibi tarafından kabul görmemesi gayet doğaldır..
İşte bunun içindir ki: Her nerede ve kiminle konuşursak, mutlaka Allah’ın ayetleri ile örnek vermeye çalışalım. Ona hiç kimse itiraz edemez. O en iyisini bilir. Hakim-i mutlak odur..
Bir topluluğun mantığına göre çıkardığı hukuk kuralları bile başkasının mantığına ters gelebiliyor. Ertesi sene kendi çıkardıkları kanunları bile değiştiriyorlar. Hatta bazen bu gün söylediğimiz fikri, bir kaç zaman sonra, yanlış yapmışım diyebiliyoruz..
Ama Allahımızın kelimelerinde asla değişiklik söz konusu değildir..
Allah bizleri kendi bildiği ve peygamberlerine öğrettiği yola iletsin..