Nizip.com
Üye ol
Dini İçerikli Konular

Ramazan Ayinda Cocuk olmak

Görüntülenme: …

oktay.cankesen Üye
Üyelik: 2006-03-08 Herkese açık mesaj: 488
#1280


files/pictures/5/4/20060907192544_2018_1_sm.JPG [Eksik eski medya kaydı] Daha cocuktum… Annem usulca yanima yanasir ve “Oglum kalk sahura da birseyler ye ic”derdi.

Bunu, benim ertesi gun oruc tutmam icin degil de, kahvalti niyetine soyluyordu. Bu sebeple evde oruc tutan buyukler ve tutmayan cocuklarin hepsi sahura kalkardi. Cunku sahurdan sonra annemin kahvalti hazirlamasi oldukca zor olurdu.

Ben ise sahura sahur icin kalkar, ertesi gun oruc tutmayi hedeflerdim. Hedeflerdim cunku annem ve babam bana oruc yasagi koymuslardi. Daha 10 yasinda olmayan bir cocugun oruc tutmasi onu saglik acisindan zorlayabilirdi. Ama ben ilk birkac gunden sonra gayet rahatca oruc tutuyordum. Zaten okulda ders gormemiz oruc tutmami da daha kolaylastiriyordu. Ama bir sorun vardi. Ne olursa olsun annemler bana oruc tuttumayacaklardi. O zamanki tabirimle “bana oruc tutturmucaklar”di… .
"postbody"

"postbody"

Buna karsi cikan cocuk yani ben, annemlere karsi oruc savasina girmistim. Karsilikli muzakereler ve anlasmalar sonucu su hususta mutabakata varildi:

Sahura kalkacagim ama aksama kadar oruc yerine oglene kadar oruc tutacagim...Bu orucun ismi de “cocuk orucu” koymustuk.

Her iki taraf da anlasmadan memnun ayrildi. Ben tabi isin cakalligini bulup aksama kadar oruc tutmak istiyordum. Bir sekilde eve tam iftar vakti gelmeliydim. Bu sekilde benim ac oldugumu anlayamazlardi. Rol kesme kabiliyetim fazla oldugundan iftar vakti sofraya oturdugumda “ben ac degilim, oglen o kadar yedim ki” deyip sofradan erken kalkip gizlice mutfakta tikinabilirdim. Kimse de anlamazdi. Ama bir sorun vardi. Okuldan donus saatim belliydi ve bu iftardan tam 15 dakika onceye geliyordu…

Cocuk akli iste. Simdi olsa bircok cozum bulurum ama o zaman belki de korkudan 15 dakika once eve gidiyordum ve annemin bana “oruc testi” yapmasina sebep oluyordu. Bu test oldukca basit oluyordu.Annem bana yemeklerin tadlarina baktiriyordu. Tabi buradaki niyeti benim oruc tutup tutmadigimi anlayip, eger oruc tututyorsam aninda babama ispiyonlamakti. https://www.teknikforum.com/images/smiles/icon_smile [Eksik eski medya kaydı] Ben ise caktirmadan yemeklerin tadlarina bakarmis gibi yapip “evet anne cok guzel olmus” diyordum. Hatta cakmasin diye bazen “buna biraz daha tuz katsan iyi olur” diye ahkam bile kesiyordum. Cocuga bak! https://www.teknikforum.com/images/smiles/icon_eek [Eksik eski medya kaydı]

Sabahci oldugumda okul donusunde mahallede mac ederdik hem de oruclu olmamiza ragmen. Tam macin en kritik pozisyonudur ve bir penalti kazanilmistir. Takimin penalticisi olarak tam topun arkasina gecip iyice gerildikten sonra var gucumle abanip gol atmak isterken o ses yukselir:

Cemaaaalll! 6 pide alip hemen gel. Ezana az kaldi.

Bu ses macin bitis dudugudur. Ama penaltiyi atarim tabi ki. Sonra mac biter ve top sahibi olarak topu alirim ve evin onune gecerek annemin para atmasini beklerim. Annem kagit paralari olabildigince katlar oyle atardi. Ruzgardan ucup gitmesin baska yerlere diye. Bazen de mandallardi.Bozuk paralarda ise boyle bir durum yoktu, sangi sangir bozuk para yagardi.Hemen firina kosuverir ve siraya girerdim.O saatlerde cok sira oldugundan dolayi ufak cusseli olmamin verdigi bir avantajla on siraya kadar kaynardim ve firincinin kucaklarimiza attigi pideleri kapardim.Bu pideler o kadar tatli gelirdi ki, ergenlige girmedigimden dolayi oruc bozabilme hakkina sahip oldugumu dusunur ve sicacik pideleri caktirmadan koparip agzima atmaya baslardim.

Tabi biraz daha buyunce isler degisti ve oruc tutmam resmiyet ve mukellefiyet kazandi. Ama bu sefer savas durumu degisti. Anne-babayla olan savas cok daha kolaydi. Bu sefer olan savas nefse karsi yapilan savasti.Biliyordum ki, nefsim de benim kadar akilli ve onun seytan gibi bir yardimcisi da var. Ama benim de aklim ve nefs-i terbiyem vardi. https://www.teknikforum.com/images/smiles/icon_cool [Eksik eski medya kaydı]

Eve bazen iftar vaktinde bazen de iftardan 10 dakika sonra gelirdim.Gec gelince annemin “nerdeydin” sorusunun cevabi bellidir zaten. Biraz once pide almaya gonderdigini ve o saatte dogal olarak firinda sira oldugunu herkes tahmin edebeilir tabii ki https://www.teknikforum.com/images/smiles/icon_lol [Eksik eski medya kaydı]

Eger iftardan once eve gelmissem herkesin sofrada oldugu vakit babam bana isaret ederek pencerenin onune gonderirdi. Camilerin minarelerine bakip kandillerin yandigini haber vermem icin bana emir veriyordu. O sirada televizyon da aciktir ve her sehir icin iftar vakitleri duyurulmaktadir. Ama ailemizin “garanti” ci bir yapisi oldugundan dolayi bana bu gorevi vererek camileri gozetlemem istenmisti. O zaman sanki kendimi devlet namina sinirda nobet tutan bir asker gibi dusunur ve gozlerimi minarelerden ayirmazdim. Cocuk fantezisi iste… https://www.teknikforum.com/images/smiles/icon_razz [Eksik eski medya kaydı] Bir kandil yandiginda hemen haber vermez, gozumun kapsama alani icindeki tum minarelerin yanmasini beklerdim. Hepsi yaninca sanki milli macta Hakan Sukur’un gol attigini duyuran spiker gibi herkesi heyecanlandirir ve yuksek sesle “kandiller yandi” diyerek sofraya atlardim.

Sofrada acliktan kavrulmus midemi once hurma veya zeytin sonra azcik su sonra da corba ve diger Ramazan ayina ozel yemeklerle her Turk insaninin yaptigi gibi bombardimana tutardim. Yemekten sonra yemek duasini annem yaptirirdi. Tabi bu kadar yemenin verdigi rahatsizlik bende hemen etkisini gosterir ve midem agrimaya baslardi. Babam da benim ayaga kalkmami ve salonda 4-5 tur atmami soylerdi. Her iftar sonrasi bu antrenmani yapmak zorunda kalirdim maalesef https://www.teknikforum.com/images/smiles/icon_confused [Eksik eski medya kaydı]

O zamanlar Flash TV cok populerdi ve iftar vakti Engin Noyan dinlerdik. Bir de hergun Cagri (The Message) filmini 2 dakikalik bolumler halinde yayinlayip, tumunu Kadir Gecesi veren televizyonlara da arada bir bakardik.
Az da olsa gittigim teravihlerden sonra herkes imamin “namaz kildirma hizi” ni konusur ve bunun hakkinda dedikodular olusurdu. Ramazan ayi “jet imamlar” in meshur olma ayidir. Cocukken bile farkinda oldugum sey, namaz gibi Allah’in huzuruna ciktigimiz buyuk kursunun bu derece hizli, jet gibi kavramarla yozlastirilmasiydi.

Teravih sonrasi gunun yorgunlugu ve iftar yemeklerinin verdigi agirlikla hafifce uyku bastirir ve bir yerlerde sizarak uykuya dalardim, ta ki annem sahura kaldirana kadar…

Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#21667
Çok sade, doğal ve bir o kadarda gerçek. Bizi çocukluğumuza götüren güzel bir paylaşım.
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#21674
Hatta rahmetli babam,beni oruca alıştırmak için ''oğlum yarım gün tutsanda olur'' derdi.....
Vaaaaay....! Vaaaaayyyy....! Bak efkarlandım be abi....!
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#21739
Geçen haber spikeri bi çocuğa soruyo: Eski ramazanlar mı daha iyi, yoksa yeni ramazanlara mı?
Çocukta :Nerdeeeeeeeeeeeee o eski Ramazanlar diyor.
Kaç Ramazan geçirmişse.....................
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#21748
SEVGİLİ DOSTLAR ESKİDEN FAKİRLİK VARDI HİÇ UNUTMAM CANIM ANAM KURU EKMEKLERİ ŞEKERLİ SU YAPAR İÇİNE DOĞRARDI O YEMEĞİ BİR İŞTAHLA YERDİK HİÇ UNUTAMAM
EN KIZDIĞIM ŞEYDE HOPARLÖR SİSTEMİ YOKTU DAMA ÇIK HOCANIN SESİNİ DUYARSAN MİNARDEDE HOCAYI ELİ KULAĞINDA GÖRÜRSEN HABER VER DERLERDİ.BİR GÜN BEN HOCAYI MİNARDEDE GÖRÜNCE TABİ ORUÇ OLMANINDA EFKARI VE HEYACANIYLA BAĞIRMIŞIM.
-CAMİ HOCAYA ÇIKTI DİYE.
BÜYÜKLERİMİZBİR HAYLİ VE UZUN ZAMAN SÖYLEYİP GÜLDÜLER
YALNIZ BAYRAMIN GELMESİNİ HİÇ İSTEMEZDİM.ZİRA ÖKSÜZ OLDUĞUM İÇİN GİYECEK ELBİSE BULAMAZ SİYAH ÇARIKLARLA BAYRAM YAPARDIK HER ŞEY İÇİN YARATICIM ALLAHIMA HAMDOLSUN DEĞİLMİKİ LÜTFETMİŞ BENİ BİR KUL YARATMIŞ VE MÜSLÜMAN GALKETMİŞ HAMDÜ SENALAR ONA
admin
Şehir: GAZİANTEP
Meslek: Ticaret
Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.498
#21767
Oktay bey teşekkürler bizi şöööyle bir geçmişe götürdünüz.
Benim çocukluğumun Ramazanı temmuzun tam ortasına gelmişti. Annem ve rahmetli babam tutmamı nekadar isteselerde büyüklerin bile dayanamadığı Temmuz ayında oruç tutmam için ısrar etmezlerdi. Aklımın yettiğince bir Ramazanı yarım diğerlerini tam tuttuğumu hatırlıyorum. Hemde ne tutardık !
Temmuzun sıcağında hiçbiryerde klima olayı yok ve günler uzun, geceler kısa. Ben ki uyumayı çok severim. Yaz olduğu içinde damda yatardık. Annem sahurluğu hazırlayıp hepimizi kaldırıdı, tabi ben en sonda tiny_mce/plugins/emotions/images/smiley-laughing [Eksik eski medya kaydı] hatırladığım ve kalkabildiğim sahurlarda mehhana pilavı veya karpuz peynir ekmek olurdu veya iftardan kalan çorba yemek falan... Kalkabildiğim diyorum çünkü genelde kalkamazdım, bu nedenle annem süte ekmek doğrar üzerine şeker döker ve yatağımın içinde gözüm kapalı iken yedirirdi bana tiny_mce/plugins/emotions/images/smiley-embarassed [Eksik eski medya kaydı]
Ramazan ayını etkisi ve uykuyu çok sevmemden dolayı birazcık geç giderdim işe. Sonrasında tüm gün akşamın olmasını beklemekle geçerdi. O sıcaklarda ve uzun günlerde gerçekten zor olurdu tabi. Dehşet bir sıcak ve klimasız ortamlar ve susuzluk. Hemen karşımızda rahmetlik H.Sadin Yaprak'ın binbirçeşiti vardı ve üst katlarında sergilenmek için halıları. Öğleden sonraları çıkar yatardım orada, Allah rahmet eylesin hiç ses çıkarmazdı. Tabi serin olurdu üst kat. Sonrasında dışarı çıkar ve oradaki at arabacılarla beraber sohbet ederken, binbirçeşit mağazasının kuyusundan akan buz gibi suyun altına tüm bedenimizle girerdik. Hemen koşa koşa dükkana gelir boyaları üst üste kor ve tavan vantilatörüne en yakın mesafeye uzanırdım ıslak elbiselerimle, başka türlü serinlemenin imkanı yok. ::) Tabi yazın sıcağı nedeni ile elbiselerimin kuruması dakikalar içinde olurdu. Sonra mı ? sil baştan :) Haa birde arka taraftaki musluğa bir karton asardım ve üzerine "oruçluyum" yazardım. Yoksa unutupta içtiğim çok olurdu :))
Akşam saatinin yaklaşması ile beraber küncüler alınır ve komşumuz çerkez amcanın fırınına sıraya girerdik, küncülü ekmek yaptırmak için. Kalfaların bir kısmınıda şerbet almaya salardık rahmetlik Fayık amcanın yanına. Fayık amcanın şerbeti bir numaraydı Nizip'te... Uzun kuyruklardan sonra ellerinde şerbet mayaları ile gelirlerdi kalfalar..
Eve gidince çeşit çeşit yemekleri yemek aklımıza bile gelmezdi, sadece baktığımız,
soğuk su, soğuk ayran, soğuk şerbetti.
Ezanın okunmasına dakikalar kala 2.5 lt lik soğuk su şişesini alır dama çıkar ve Metin Özmen camisinde ezanın okunmasını beklerdik. Müezzin "Allahuekber" der demez koca şişeyi kafamıza diker dakikalar içerisinde dibini bulurduk hep beraber.. Su bitince durulurmu ? aşağıya koşar şerbete vur eder ve sonrasında soğuk ayranı içerdik üzerine. Şerbet önce içilmeli yoksa ayranın tadı şekerli gelmez adama :) Tabi midede yer kalmadı yemek kalır öyle. Hepsi dakikalr içerisinde olan bu zamanda tam ısrarlar sonucu tam yemeğe başlayacakken, kapının zili çalar ve "Bi yemek ver baaaacııııııı" diye aşiretler dayanırdı kapıya. Yemeklerden bikaç parça indirilir aşağıya ve aşiretin elindeki satılın içerisinde bulunan mesela kuru fasulyenin üzerine aktarılır mercimekli köfte, bir sonraki kapıda da şırşırı köfte ...
Sonrasında sır üstü yatılır bir müddet akşam namazında sonra ve kalkıp teravihe gidilir, öyle hep aynı camiye gidilmeeez ! sıradaki hangisiyse ona gidilmeli, çünkü sevaptır çocuk aklıyla bütün camileri dolaşmak.....
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#21768


Çok güzel anlatmışsın, ekleyecek fazla birşey yok...

Karpuzatan'a serinlemeye giderdik öğleden sonra saat 4, 5 gibi o zaman çok temiz akardı, Nizip çayının içinde motorlarımızı yıkardık, bazende Taşbaştan su getirirdik amaç vaktin kolayca geçmesi tabi, ama bir de taşbaşın suyu şisirmezdi adamı, iç içebildiğin kadar herkes orda olurdu bir bidon su doldurabilmek için bazen 1-2 saat beklerdik,

Sahurdan sonra hemen hemen mahallededi tüm büyükler camiye cüz sürmeye giderlerdi, eğer biri o gün gelmemişse sabah ilk iş onun durumu sorulurdu niye gelmedi diye yoksa yaramaz bir durum mu vardı,

Yanılmıyorsam ramazan ayı 33 yılda bir aynı zamana tekrar geliyor, eeh admin'in anlattığı temmuz, ağustos aylarına da bir kaç yıl sonra denk gelir. Esas orucun tadı o uzun ve sıcak aylarda gelir oruç tuttuğumuzun farkına o zaman varırız...

.

Edited by - kkasim on 10/2/2006 22:35:27
oktay.cankesen Üye
Üyelik: 2006-03-08 Herkese açık mesaj: 488
#21775

Resmi aç
"postbody1" .ÇOCUK VE RAMAZAN

Çocuk meraklidir. Çocuk heveslidir. Çocuk saf, temiz, iyi niyetlidir. Davranislari, düsünceleri ön yargisizdir. Içinden geldigi gibi, düsündügü gibi yapar. Hayal dünyasi genistir. Olmazlarin içinde hayaliyle gezinir ve onlarin güzelligi ile hep güler. Çiçekler solmayinca, çocuklar aglamayinca güzeldirler. Onlari aglatmamak gerekir. Bombalarin, enkazlarin, yoksullugun, sadizmin, bencilligin altinda ezilmemeli çocuklar. Çocuk güzelin, iyinin, mutlulugun kahramani olmalidir.

Ramazan bir hos, bir güzel aydir, aylar içinde. Oruç da o ayin gülü. O gülden koklamak, o gülü seyretmek güzeldir. Ramazan gibi has bir ayin, has gülü orucu Mü’minler doya doya koklarlar, onu tâ cigerlerine kadar doldururlar. Mü’minlerin çocuklari da o aydan büyük zevk alirlar.

Normal ibadetlerden biri olan oruçta, senede bir kere gelmesinden dolayi evlerde büyük bir degisim yasanir. Evlerde gece hayati baslar. Ramazan öncesi tatli bir heyecan ve telas kaplar evleri. Alinmayan müstesna yiyecekler o ayda borç harç alinir. O ayda, yemeklerin, tatlilarin sayisi ve çesidi çogalir. Hele iftar öncesi evin haniminin memnun, edali telasi ve ezan dakikasinda yemegin sofrada olusu...

Aile fertleri uyuyor. Evin hanimi gece ikinci yarisinda kalkmis, mutfakta uykulu gözlerle, ama mutlu, yemek yapiyor. Sofra hazirliginda. Derken, sofra kurulmaya hazir hale gelince, oruç tutma yükümlülügü olanlar uyandirilir. Mahmur gözlerle, el yüz yikamaya gidenlerin sallanislari da pek hostur hani. Sofraya oturulur, besmele çekilir, mahmur bakislarla yemek fasli baslar. O da ne? Içerden bazi sesler gelir. Bu, evin küçük çocuklarinin sesleridir. Kasik seslerini ve yanan isigi merak ederler. Aksam demisti ya “Beni de sahura kaldirin, ben de oruç tutacagim.” Büyükler de “Sen küçüksün” demislerdi. Ama merak öldürülür mü, merak uyutur mu? “Acaba ne yiyorlar?” Yorganin altinda saga-sola dönerek, uyanik oldugunu belli etmeler. Acaba biri “gel” der mi? Hele bir “gel” dese çocuk nasil mutlu oturur sofraya. Böylece meraki gider, yorganin altinda kipir kipir eden gözlerin sahibinin.

Oruç tutmak büyük zevk verir çocuklara. Açligin zorlugunu, ailesine kendisini ispat etmenin mutlulugu yeter. O gün oruç tutar. Sonra iftar saati yaklastikça heyecan artar. Dakikalar geçmek bilmez. Bir elinde bir meyve, diger elinde seker gibi kirintilar, aksam yemeginin hos kokulari arasinda beklenen ses: Top sesi. Ha atildi ha atilacak derken “gümm” sesiyle, mutlulugun doruguna ulasan çocuklar. Hangisini önce yiyecegini bilmeyen çocuklar. Sonra sofradaki, mutlulugun en küçük üyesi olmanin güzelligi. Çocugun orucu güzeldir. Seytanin belini kiran bir oruç, çocuk orucu.

Yemek sonrasi, neler neler yemek ister. O gün büyümüstür. Öyleyse, babasinin gittigi yere gitmelidir. Camiye, teravih namazina... Arka saflardaki çocuklarin kikirdamalarini, ön saftaki çocuklar merak eder. Büyükler rükûya varinca hemen kosusmaya, etrafi kolaçan etmeye baslayan çocuklar. Teravihin uzunlugundan usanip yarida birakilmasi, büyüklerin sert uyarilari ve homurdanmalari sonucu gerçeklesebilir.

“Bak sakin orada kosturma, gülme, yaramazlik yapma.” gibi tembihlerle camiye götürülen çocuklarin, tüm masumiyeti camiye yansirken, vakit geçtikçe, çocuklara galebe çalar ve verdigi sözleri unuturlar. Kikirdar, güler, oynar, kosar, elleri bagli yürür, gözleriyle her yeri kolaçan eder ama yine de camide oldugunu unutmazlar.

Mevlid ve çocuk. Okutulan mevlidin arkasindan dagitilan simit, lokum, tatli, çocuk için o kadar degerlidir ki. Onun için mevlidi usanma pahasina dinlemeye çalisir. Mevlid öncesi dagitilirsa ne alâ, dinlemek, oturmak zorunda degil. Ama, sonra dagitilirsa, o zaman is kötü. Sahi, mevlid sekerlerini niçin önce büyüklere dagitirlar? Ondan çocuklar daha sevinçli olmaz mi? Hele yetmeyiverirse sekerler. Çocugun ümidi, hayal kirikligi ne olacak? Bu sebeple, sevindirme önce çocuklardan baslamalidir. Bir sekerlik mutlulugu çocuklardan esirgemeyelim. Mevlid maksadina ulassin.

Iftari, sahuru, teravihi, mevlidi ile çocuklar ramazani severler. Onun, insanlari mutlu edici havasini doya doya solurlar. Iftar sofrasinda, önünde mis gibi kokan ve insana gülen yemekleri, tatlilari iftar saatinde beklemenin anlik tadini, hiçbir dis baski olmadan, açliga ragmen sabretmenin büyüklügünü, göremedigimiz ama bize her türlü güzellikleri bahseden Allah’i ögrenir, yasar çocuklar. Iftarla beraber yemenin zevkiyle, yiyemeyenlerin acisini da hatirlar.

“Tekne orucu”yla baslayan ve ömrün sonuna kadar giden oruç yükselisi, ramazan maneviyati, çocuklar için çok önemli, büyükler için özlenesi günlerdir.

Bu zevkten, bu mutluluktan çocuklari mahrum etmeyiniz. Onlarin oruç isteklerine karsi çikmayiniz. Tutulan oruçlardan, kilinan namazlardan dolayi çocuklari tebrik edelim, ödüllendirelim. Çünkü çocuk hafizasi unutmaz. Cami, teravih, mevlid, iftar, sahur... Hepsini büyükler su anda “Ahh eski ramazanlar!” diye hasretle aniyorsa, çocuklar da bu kavramlari ve bu kavramlarla yasamayi ögrenecek ve unutmayacaktir. .
Kaynak: Fehmi Reyhan, ilkadim dergisi.
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#21840


alıntı:
"quote" admin demişki:
Hepsi dakikalr içerisinde olan bu zamanda tam ısrarlar sonucu tam yemeğe başlayacakken, kapının zili çalar ve "Bi yemek ver baaaacııııııı" diye aşiretler dayanırdı kapıya. Yemeklerden bikaç parça indirilir aşağıya ve aşiretin elindeki satılın içerisinde bulunan mesela kuru fasulyenin üzerine aktarılır mercimekli köfte, bir sonraki kapıda da şırşırı köfte ...

Bunu hep merak etmişimdir. Aşiretler bu yemeği götürüp yiyorlarmıydı. Yoksa her evden istiyor, gelen yemeğe beğenmiyorum deme şansı olmadığı için,canının çektiği yemekdenk gelene kadar (lahmacun, kabap dürümü falan) yemekleri üstüste boşaltmaya devam mı ediyorlar.
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#21985
İ.H.ER. demişkine:
Geçen haber spikeri bi çocuğa soruyo: Eski ramazanlar mı daha iyi, yoksa yeni ramazanlara mı?
Çocukta :Nerdeeeeeeeeeeeee o eski Ramazanlar diyor.
Kaç Ramazan geçirmişse.....................

tiny_mce/plugins/emotions/images/smiley-undecided [Eksik eski medya kaydı]


Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#21986
Ne demek yani...?
Ben 5 yıldır oruç tutuyorum... tiny_mce/plugins/emotions/images/smiley-yell [Eksik eski medya kaydı]
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#21993
Şu huzeyfeye benzeyen olmasın...:))
ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#22016
Abilerim sizlere saygısızlık olmasın bende ilk oruç tuttuğum günü anlatmak istiyorum.
7 yaşındaydım ve de nisan aylarıydı,
o yıl ramazan ayında her ne kadar sahura kalktıysamda bir türlü akşamı edemeyip hep gün ortasında dayanamayarak bişeyler yedim.
ama bu durumu artık kendime gurur meselesi yapmıştım ve de okula gitmediğim bi gün orucumu tutacaktım, haftasonu bir gün yine oruç için sahura kalktım tabi annem ve abim bana tutmayacaksın niye uyanıyorsunki yatsana dediler. yine o anki azimle illa tutacağım dedim.
sahurdan sonra uyuyarak taaa öğlen vakti kalktım ki zaman çabukgeçsin, tabii uyanmayla birlikte yiyecekler gözümün önünden uçup uçup gidiyor. vel hasılkendime yaptığım büyük zorlamayla o gün hiç bişey yemedim. artık iftar vakti gelmişti ve ben sabırsızlıkla ezanı beklerkenannemde iftar için köfte yoğuruyordu. ezana kısa bir süre kala bana komsuya götürmem için bir tabak yemek verdi tam verdim yolda gelirken baktım ki ezan okunuyor. o sevinçle eve nasıl girdiğimi ve daha orucumu açmadan o çiğ köfteyi nasıl yediğimi hatırlamıyorum. sonradan orucu açmadığım aklıma geldi ama karnımı bi güzel doyurmuştum. dahası ise benim için daha ilginç oldu. ertesi gün okulda öğretmenimiz bizlerekimler ne kadar oruç tuttu bakalım diye sordu. herkes tabii 3-5-10 diye söylerken bende tuttuğum o bir günün verdiği zevkle ayağa kalkarak bir gün öğretmenim dedim, tabii dememle birlikte sınıfta bir kahkaha koptu çünküona kadar en az tutan benmişim :-)) bir gün lafını duyan arkadaşlar gülmeye başlayınca tabii ben hiç aldırmadım çünkü sınıftaki arkdaşlarımın hepsi benden bir yaş büyüktü normalde 1. sınıfa gitmem gerekirken ben 2. sınıfa gidiyordum.

son orucumu ise bugun tuttum ama onu anlatmayayım isterseniz :-))
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22043
Metalciğim!
7 sinde neysen şimdi de o değilsin dimi?
ibrahim Üye
Üyelik: 2001-12-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#22046
hocam Allah izin verirde 70' e gelirsek nolur bilmem ama su an işler yolunda Allaha şükür
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22051
Metalciğim sen herzaman 1 numarasın Allah'ın izniyle. Gerisini boşver.
Huzi Üye
Üyelik: 2005-12-22 Herkese açık mesaj: 1.968
#22054
Metal abim artık ölsemde gam yemem biliyonmu....?
Sitede artık seni kollayan biri çıktı nihayet...
Aaaaah fsoyarik abim aaaahhh...!
Uyanda gör,bak neler olmuş...
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#22118
HUZEYFECİĞİM SEN HALİL İBRAHİM HOCAMIZI TANISAN BÖYLE DEMEZSİN.O HERKESİ AYIRMADAN SEVEN BİR İNSAN
AYRICA ÇOCULARI SEVMEK ÇOK SEVAP SEN BÜYÜDÜN ARTIK SELAMLAR
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22171
Fatih Abi Ben hepinizi seviyorum.
Peygamberimiz bir sahabisi ile oturuyordu: Sahabi bir ara önünden geçen birini göstererek:
"Ya Resulallah ben bu adamı çok seviyorum". dedi.
Peygamberimiz: Bunu ona haber verdin mi? diye sorunca hayır diyor.
Peygamberimiz: O halde hemen git ve ona, onu sevdiğini söyle. diye emir buyuruyor.
Adam da kalkıp hemen adam yetişiyor.
"Kardeşim ben seni Allah için Seviyorum" diyor.
Adamda dönerek: "Beni sana sevdiren Allah'ta seni sevsin" diyor.

ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22172
Bende buradan ilan ediyorum.
Yarabbi!
Ben bu sitedeki kardeşlerimi seviyorum, Sende onları sev.
Onları nar-ı cehenneme yakma yarabbi.
Çünkü onlarda seni seviyorlar Allahım.
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22175


Kasım abi, Fatih abi, Metal,fecrisadık, Huzeyfe, Oktay..

Rabbimde sizleri sevsin..

Allahım bu arkadaşlarımı ve ismini zikretmediğim diğer arkadaşlarımı sende sev ve.

bunları bu dünyada güldürdüğün gibi ahirette de güldür..
Orhan Çelik Üye
Üyelik: 2006-02-25 Herkese açık mesaj: 3.080
#22179
Şu mubarek Ramazan ayında,duaların red olmayacağı kutsal ayda birbirinize yaptığınız şu dualar,inanın gözlerimi yaşarttı.
Lütfen bizleride dahil edin.
fecrisadık Üye
Üyelik: 2006-09-05 Herkese açık mesaj: 247
#22257


alıntı:
"quote" İ.H.Er. demişki:


Kasım abi, Fatih abi, Metal,fecrisadık, Huzeyfe, Oktay..

.

.

YA SAYIN HOCAM HÜZEYFEYİDE Mİ SEVİYORSUN.....)))))))
ibrahimher Üye
Üyelik: 2004-08-07 Herkese açık mesaj: 755
#22259


Sayın Fecri Sadık.
Lüften o yazının yazıldığı saat ve tarihe iyi bak.
İftara beş on dakika kala yazmışım.
Oruç başıma mıvurdu noldu bende bilmiyom.
Başka forumlarada girip iltifatlı sözler yazmışım.
Ne akla hizmet ettiysem. https://www.Nizipbilisim.com/gif/wallbash [Eksik eski medya kaydı] .

Edited by - İ.H.Er. on 10/5/2006 03:03:17 AM

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim