Resim kaynağı Tüm dünyada sanayiciye, esnafa, üretim yapan insana helede çiftçiye yol gösterilir, kolaylık sağlanır. Ülkemizde de bunla ilgili çalışmalar var tabi. Bunlardan biride tarımsal sulama yapanların elektirikten ucuza faydalanması ve üretimlerinin teşvik edilmesidir.
Tüm ülkede uygulanan bu uygulama maalesef ilçemizde oldukça zorlaştırılmıştır. Geçmişte tarımsal sulama için ilçe tarıma başvuran, yerini inceletip onaylattıktan sonra TEK’e gidip aboneliğini "tarımsal sulama" şeklinde yaptırabilen çiftçi, artık bunu bu kadar kolay yaptıramayacak!
Çünkü bundan sonra K.Maraş’ a gidip oradan bir heyet gelmesini sağlaması, tarlasınıntarla olup olmadığı ve su kaynağının tespit edilmesilazım. Tabi bu heyet gel demeyle gelmez hele bedava hiç gelmez, tarla başı en az 300 YTL ödeyip sırayagirmeniz lazım.
Çiftçi sıkıntılı, ilçe tarım sıkıntılı, TEK sıkıntılı... Nizipdeki çiftçiye sahip çıkacak bir yetkili bekliyor ve çiftçinin100 km ilerilere gitmemesi için önlemler alınmasını temenni ediyoruz.
Ne diyelim yakında kuyularınız kapattırılırsa onada şaşmayın.
Akif abi dediğin gibi bir şey olursa valla çiftçi perişan olur. Zaten mazotu gübresi bideri almış başını gidiyor. Eğer su da bu hale düşerse bırakın tarlalar tekrar eskisi gibi kalsın.
Şu durumda bile zarar ederim diye tarlasını ekmeyen çiftçi var.
Neyse işin diğer tarafı galiba ortada bir yanlışlık var. Yani koskoca Gaziantep varken neden maraş?
Yetkililerin bir el atması lazım..
ERARENG biraz daha sakin lütfen. yazmadan evvel bireazcık muhakeme edelim. bu gariban çiftcilerin Nizip'ten maraşlara yollanması, buradan oraya gitmeklede kalmayıp, belkide aylarca ekip beklemeleri sence haksızlık değilmi. bu insanlara zulüm değil mi? belkide bu insanların birçoğu Nizip'in dışına bile çıkmamıştır, yol yordam bilmezler. el-insaf be kardeşim.
Bu konu ile ilgili olarak Tedaş'taki görevlilerle bir telefon görüşmesi yaptım, konunun tam olarak açıklığa kavuşmadığını en geç önümüzdeki hafta içerisinde net bir cevap verebileceklerini ifade ettiler,
Ayrıca bu işlemler yapılırken Kahramanmaraş'ta bulunan DSİ Bölge Müdürlüğüne başvuruda bulunarak tarlalarında açmış oldukları tarımsal amaçlı su kuyularının ruhsatını almaları gerektiğini bu işlemlerin yeni olmadığını kendi mülkü dahilinde olsa dahi açılan su kuyularının tescil edilmesi gerekliliğinin uzun yıllardan beri yasa gereği olduğunu aslında bunun çiftçiyi koruma amaçlı olduğunu da ifade ettiler;
çiftçiler açtıkları su kuyularını tescil ettirdikleri takdirde coğrafi yapının durumuna göre kendi kuyuları merkez olmak üzere 1 ile 3 km'lik bir alanda başka bir kuyunun açılmasına engel olabilmektedirler.
Tabi tüm bunların altında mevcut tarımsal sulama amaçlı elektrik abonelerinin bir kısmının bu uygulamayı suistimal ettikleri gerçeği vardır,
suistimallerin önüne geçmek için tüm tarımsal sulama abonelerinin durumunun tekrar gözden geçirme gereği ortaya çıkmaktadır.
ilgili kanun maddesi aynen şöyle; tarımsal sulama amaçlı elektrik abonelerinin kullanım alanları sadece su pompalayan elektrik motorunu ve bunun aydınlatmasını kapsar.
bunun dışındaki tarımsal sulama amaçlı elektrik enerjisikullanımı yasa dışıdır, fakat vatandaşımız bu enerji ucuz olduğu için yemeğini dahi elektrikli ocaklarda pişiriyor, ben az yazıyorum siz çok anlayın ayrıca geçmiş dönemlerde bir şekilde sanayi tesislerine bile tarimsal abone yapıldığı örnekleri vardır.
İşin aslı böyle fakat kurunun yanında yaşın yandığı da başka bir gerçektir...
bu nasıl bir tezat konuyu direkt olarak sayın milletvekillerimize iletmeliyiz.Tarım üzerine farklı gelişmeler kayıt etmemiz gerekirken ortaya çıkan çarpık ilişkiler çiftçiyi bezdiriyor.Ziraat odasından bir talepim olacak tarla üzerinde ekim yapan çiftçilerimizi biliçli bir ekime davet etmeleri istiyorum.Kimin ne ektiğini veya ne ekeceğini bir protokolle belirliyip çiftiçimizi ve halkımızı mağdur olmaktan kurtarmak için.İnşallah bu konu muhabatabını bulur.
alıntı:
"quote" felluceli demişki:
bu nasıl bir tezat konuyu direkt olarak sayın milletvekillerimize iletmeliyiz.Tarım üzerine farklı gelişmeler kayıt etmemiz gerekirken ortaya çıkan çarpık ilişkiler çiftçiyi bezdiriyor.Ziraat odasından bir talepim olacak tarla üzerinde ekim yapan çiftçilerimizi biliçli bir ekime davet etmeleri istiyorum.Kimin ne ektiğini veya ne ekeceğini bir protokolle belirliyip çiftiçimizi ve halkımızı mağdur olmaktan kurtarmak için.İnşallah bu konu muhabatabını bulur.
Keşke bunu başarabilsek yıllardan beri yapılmak istenen ama bir türlü yapılamayan bir uygulama; ürün planlaması avrupa yıllardır yapılır, hiç bir üretici ürün fazlalığından dolayı ürününü tarla kenarlarına dökmez çünkü önceden planlaması yapılmıştır.
Milletvekillerimizin bu konuyu çözme gayretleri muhakkak ki takdir ile karşılanır, fakat benim fikrim hiç de iyimser değil..!
Kasım bey, çok haklısınız ben Almanya'da geçimini çiftçilikle sağlayan bir köyde kalıyorum, Alman komşularımla sık görüştüğüm için biliyorum, burada tarım bakanlığı süreli yayınları düzenli olarak her hafta evlere gönderilir, ekim mevsiminden bir sene önce hangi ürünün hangi bölgede ekilmesi gerektiği bildirilir, gerekli tohumluk veya fidanlar hazırlanır, kullanılacak mazot miktarı belirlenip piyasanın yarı fiyatına üreticiye gönderilir ( ha bu arada kaçağı önlemek için çiftçiye kırmızı mazot verilir, bu mazotun trafikte kullanılması yasaktır ), sulama gereken yerlere tanker tahsisi yapılır vs.
Ve üretici malı elinde kalacak kaygısı çekmez, çünkü daha ürünü ekmeden pazarı hazırlanmıştır vede kaça satacağını bilir.
Bir de bizim halimize bak ( aynı zamanda benim de Nizipte zeytinliğim var)