Nizip.com
Üye ol
İmamHatip Lisesi

IMAM HATIP LISESI MEZUNLARI (1985-86 DÖNEMI)

Görüntülenme: …

Bu konu yeni yanıtlara kapalı.

felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3560
Aziz dostlar aradıklarım Ahmet tarafından bulunmuştur. Elbette artık dünyada iyi sadece kalbimizde bulunmaktadır.
Herkes iyiyi kaybetmiştir.
Dünyanın kaynakları
1- Uzay Harcamlarına (Bomboş bir yatırım insanlığa hiçbir faydası yoktur olmayacaktır)
2- Silah ve propaganda harcamalarına gitmektedir. (Sadece insanlığa kan ve gözyaşı getirmektedir)

işte bu harcamalar tüm mazlumların emekleridir.
Bu harcamaları yapanlara söylüyorum eğer siz bu harcamaları yapmayıp yoksullara ayırırsaznız

Dunyada savaş diye bir şey kalmayacaktır.
Afrikada açlar hastalıktan ölenler azalacaktır.

Brezilyada arjantinde meksika da colombiyada şilide peruda insanlar birbirini yemeyecektir

İnsanlığın kazancını insanlık için harcayalım. İşçinin hakkını verelim.

Selamlar



Osman Demir
Istanbul
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3562
Bu yazı Nizip(barak) hanekleri forumu için yazılmıştır.
Marhabaaaa
Sevgili dostlar Edebiyat öğretmeni Muharrem TIKTIK (Bilgehan'ın) size pek yardımı olmuyor. Hatta bu forumu bile tanımıyor. Bizim kelimelerimiz için Prof. DR. Muharrem Ergin şunu dedi (bu prof. dil konusunda Türkiyedeki en büyük otoritelerden birisidir.) Barak "Türkçesi en önemli kaynaklarımızdandır ancak İstanbul Türkçesi yüzünden oradan pek faydalanamıyoruz" Bu kelimeleri TDK'ya duyurmak yukarıda ismi geçen öğretmene aittir kendisinin ilgileneceğini düşünüyorum. bu forumu oana duyurduydum geçen gün Mustafa arkadaşımızın fıkrasını bizim forumda yazdım bu yazıyıda sırf ona duyurmak için yazıyorum.
Herkese muhabbet ve saygılar

Osman Demir
Istanbul

Osman Demir
Istanbul
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#3565
Merhaba dostlarım,nasılsınız?
Ben biraz takılamadım bugünlerde.Özür dilerim.Biraz yoğundum.Malumunuz 23 Nisan vardı.
Osman kardeşim,nükleer silaha karşı olmayan var mıdır şu dünyada?Ama o silahların kimlere kimler tarafından yöneltildiği belli.Bilmem geçenlerde George W.Bush'un İran'ın bu silahlara sahip olması konusunda fikirlerini dinledin mi?Adam niyetini açık açık ortaya koydu.Anlayana sivrisinek misali...
şahsıma birileri taş atmış.Ama unutulan bir nokta var:Barak Ağzı konusunda çalışmalar yapılmış bildiğim kadarı ile.Kimlerin yaptığını tam bilmiyorum ama sanırım Mütercim Asım'ın bu konuda çalışmaları var.
Fakat şunu söyleyebilirim;Barak ağzında kullanılan birçok kelime hala Ortaasya Türkçesinde kullanılıyor.Geçenlerde Azeri kanalını izliyordum.Bir kelime dikkatimi çekti(yemek proğramıydı).Kadın sunucu "GÖBELEK" dedi.Sanırım hatırlamışsınızdır bu kelmeyi
KÖBELEK,yani mantar.Ayrıca üniversitede okurken eski bir metinde "UYLUK" kelimesi geçti.Hocamız sordu anlamanı,ben baldır anlamında olduğunu söyledim.
Kısacası araştırılmaya değer bir konu ama zamanım olursa belki birgün inşaallah!
Unutmadan şunu da söyliyeyim;Yozgat tarafında kullanılan birçok kelime,Barak ağzında var.Hatta Denizli ağzında,Aydın ağzında kullanılan birçok kelime hala bizde kullanılıyor.Bu konuda en güzel örnekleri,Barak yöresinde yaşayan yaşlı kişilerde bulabiliriz.Benim memlekette yaşayan ve bu konulara ilgi duyan arkadaşlara bir tavsiyem olacak:
Yaşlı,özellikle eğitimi olmayan,başka yerlerde çok uzun süreler kalmamış (bunlar, dilbiliminde derleme yapmanın temel ve doğru olan noktalarıdır) kişilerle konuşarak,hikaye,masal,mani,deyim (ki Barak ağzında oldukça geniştir),eskiden kullanılan kelimeleri bir yerlere yazsınlar.Birgün mutlaka işlerine yarayacaktır.Ayrıca ortak çalışmalar da yapılabilir.Ben bu konuda teknik anlamda fazlasıyla yardımcı olabilirim.Özellikle köylerde yaşayıp da bu sözlerimi okuyanlar varsa çok rahat yapabilirler.Yeter ki istesinler.
Ahmetciğim,Yusuf ve Reşat'ın işleri ile ilgili bir gelişme var mı?Sıkıştırmayı unutma.Arkadaşlar haber bekliyorlar.Mümkünse onlarla bir konuş.
Herkese kucaklar dolusu selamlar.



muharrem
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3567
Nihayet dil otoritesinden ses geldi hep beraber duyduk.
Ahmet kardeşim o kadar işin içinden yazıyor ama diğer arkadaşlar pek ses vermiyor. Tembellikte bir marifettir işte.
Tarih yapamadığı işlere bahane bulan insanların değil iş yapanlara aittir. Başarı tevazu ve çalşımakla olur.
Ben Sokrat'ım vurucu kelimeleri size geniş bir yorum yapmanız için anlatıyorum. Her geniş açıklama size yeni bilgilere getirecektir. Bizim nükleer silahlara karşı çıkmamız tavşanın hasan dağına küsmesidir ama yinede biz küselim belki dağın haberi olur.
Benim üzerinde durduğum başkalarının ne yaptığı değil bizim ne yaptığımızdır. Oysa tüm bu karşı çıkışlar elbette bizim genel anlayışımızdır. Sıkıntı da olan kardeşlerimiz Filistin Irak Afganistan vs hep intikam peşinde oldular ve almaya çalıştılar güçleri yettişince oysa bir müslüman intikam almaz. İntikam diye bir duygu bizde olamaz. Bu bir tuzaktır bir müslümanı diğer insanlardan ayıran nedir öyleyse bana söylermisiniz.
Selamlar

Osman Demir
Istanbul
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#3568
Dostum Osman,
Müslümanları diğer insanlardan ayıran özelliklerden birisi de affetmektir.

Hz.Aişe (r.a) validemizin de buyurduğu gibi, Peygamberimiz (s.a.v.):mad:yaratılışı icabı, kendisine kötülük edene kötülükle karşılık vermez; affeder ve intikam almaya da yanaşmazdı.

Bu üstün vasıflardır ki, düşmanları tarafından bile takdir edilmiş, sevilmiş ve sevgisini onların kalbine de ulaştırarak, ebedî kurtuluşlarına vesile olmuştur.

Peygamberimiz (s.a.v.) savaş dışında, düşmanlarından kendine sığınan, teslim olan ve bağışlanmayı dileyenleri yüz üstü çevirmemiştir. Ricalarını kabul ederek affetmiştir.

Peygamberimiz (s.a.v.):mad:kalabalık ordusuyla Mekke'nin fethi için yola çıktığı, Mekke'ye yaklaştığı ve şehre girdiği sırada, düşmanlarının pekçoğu çaresiz kalarak eline düşmüş, zelil bir vaziyette önüne yığılmışlardı. Fakat Peygamberimiz (s.a.v.) imkânı olduğu, gücü yettiği halde, rahmet Peygamberi olduğunu bir sefer daha göstermiş, düşmanlarım affetme büyüklüğünü ilan etmiştir.

Zaten Rabbi de kendisine böyle tavsiye etmiyor muydu?

"Kolaylık göster, affa sarıl, iyiliği tavsiye et, cahillerden de yüz çevir." (Araf Sûresi, 199.)

Peygamberimizin (s.a.v.) Mekke'yi fethe çıkan ordusunun şehre yaklaştığını öğrenen Mekke müşriklerinin içini bir korku sardı. Mekke'nin eski reisi Ebû Süfyan yanına iki kişi daha alarak ordu hakkında bilgi edinmek istedi. Ancak yolda giderken Müslüman askerleri tarafından yakalandı. Peygamberimizin (s.a.v.) amcası Hz. Abbas ellerinden alarak onu Peygamberimizin (s.a.v.) huzuruna getirdi.

Ebû Süfyan, Hicretten önce Peygamberimize (s.a.v.) Mekke'de bulunduğu süre içinde her türlü işkence ve eziyeti yapmaktan geri kalmamıştı. Medine'ye hicretinden sonra da onu rahat bırakmadı. Peygamberimize (s.a.v.) karşı yapılan bütün düşmanca hareketlerin başında o bulunuyordu.

Kureyş'in başına geçerek müşrikleri devamlı Müslümanların aleyhine geçiriyor, ordu kurarak savaşa hazırlıyordu. Uhud ve Hendek savaşlarında müşrik ordusunda başkumandandı. Bu savaşlarda pekçok Müslümanın kanını dökmüştü.

İşte böyle bir müşrik reisi Peygamberimizin (s.a.v.) karargâhına getirildi. Bir gece bekledikten sonra da İslâmı kabul etti. Peygamberimiz (s.a.v.):mad:kendisine yaraşan büyüklüğü gösterdi. Onu affetti. Bununla da kalmayarak, ona bazı imtiyazlar verdi. "Ebû Süfyan'ın evine kim girerse güvendedir" dedi.

Peygamberimizin affı sayesinde baş düşman, dostlar sınıfına geçti.

Peygamber ordusu Mekke'ye girince, İslâm safına giren pekçok insan bulunuyordu. Ebû Süfyan'ın hanımı Hind de Kureyş kadınlarıyla birlikte yüzü örtülü olarak Peygamberimizin huzuruna geldi. Müslüman olarak affını diledi. Peygamberimiz (s.a.v.) onu tanımıştı. Fakat belli etmedi. Yaptıklarını hiç yüzüne vurmadan affetti.

O Hind ki, Uhud Savaşında Kureyş kadınlarıyla birlikte def çalıp şarkı söyleyerek müşrikleri savaşa kızıştıranların başında geliyordu.

Peygamberimizin sevgili amcası Hz. Hamza (r.a) şehit düşünce, onu parça parça etmiş, kin ve ihtirasını yenemeyerek ciğerini çıkarıp dişlemişti.

Bu hali gören Peygamberimizin içi parçalanmıştı. Fakat onun affı her zaman üstün geldi. En azılı can düşmanını bile, iman ettiği için affetti. Bu esnada nefreti sevgiye dönüşen Hind, "Bugün senin meclisinden daha sevimli bir meclis görmüyorum" diyerek takdirini gizleyememişti.

Hz. Hamza'nın katili Vahşi de Mekke'den kaçarak bir müddet kabileler arasında gizlendi. Fakat emin bir yer bulamıyordu.

Sonunda birisi kendisine "Sen kendin için en güvenli yeri ancak onun yanında bulabilirsin; git, Resulullahtan af dile" dedi.

Vahşi çekinerek ve sıkılarak Resulullahın huzuruna girdi. Peygamberimiz (s.a.v.) Vahşi'yi görür görmez başını yere eğdi. Ona bakamıyordu. O anda amcasını hatırlamıştı. Hz. Hamza'nın al kanlar içinde bulunan başı gözünün önüne geldi. Mübarek gözlerinden yaşlar boşandı. Katil, karşısındaydı. Kısas yapabilirdi. Kimse de bir şey diyemezdi. Fakat o yine büyüklük göstererek Vahşi'yi affetti. Fakat bir daha gözüne görünmemesini söyledi. Çünkü her gördükçe gözünün önüne Hz. Hamza geliyor, içi yanıyordu.


İşte böyle dostlar,bilmem anlatabildim mi ?
Selamlar,Saygılar
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#3570
Kardeşlerim merhaba.
Harika şeyler yazıyorsunuz.Tebrikler.Ama ben,bazı konularda fikr-i sabit sahibiyim.Af,evet,ama kimne karşı ve neden?Binlerce masumun,mazlumun kanına girenleri nasıl affedeceğiz?Evet af var ama bunun yanında kısas da var.Dünyaya bakın,binlerce masumun kanına girenlerin kimler olduğunu tanıyacaksınız.Yok abi siz istediğiniz gibi düşünün ama ben farklı düşünüyorum.
Tarihimize bakın.Affetiklerimizin sonradan başımıza neler açtıklarını göreceksiniz (Osmanlı tarihi içinde).Bence imkanlar dahilinde suçlular cezasını mutlaka çekmelidir.Geçenlerde biriyle konuşmuştum bu hırsızlık olayları konusunda.Adamın fikri çok doğru gibi geldi bana.Adamı içeri yolluyorsun daha azılı olarak karşına geliyor afla demişti.İşte affetiklerimiz.
Hatta rahmetli Necip Fazıl'ın "Bir Adam Yaratmak" adlı eserinin sinemaya uyarlanan filmini izlemiştim."Merhamet"i hayatımıza sokmalıyız diyordu başoyuncu.Tamam,eyvallah.
Ama neden hep birilerinin merhametine "hıyanetle" karşılık veriliyor?Dedim ya benim fikr-
i sabitlerim var diye...
Neyse bunlar ince mevzular,"bizi bozmasın!"
Osmancığım,yine sana mevzu çıktı.Ama dikkat et,attığın hamparalar büyük olmasın,zira bizim kafa biraz tarama özürlü de...
Ama sizlerle buralarda muhabbet etmek güzel.Vallahi iyi oluyor.Bir de şu felsefecinin "CİN" fikirleri olmasa...Ayıptır söylemesi uğraştırıyor.Fakat önemli değil.Çünkü bizler "zoru başarır,imkansız için biraz uğraşırız."Eh ne de olsa İMAM HATİPLİYİZ! Gurur duyuyorum.
Herkese selamlar,sevgiler...

muharrem
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3571
Sevgili Muharrem
Ahmet çok harika yazılar yazıyorsun
insaları iyiye (iyi olmak istemezler)karşı hep problemli görürsün.
Kuranda çok örnekleri var Ahmet hep insanların kötü yönlerini ve bizim verdiğimiz ve cevapları anlatmaktasın. Burada problem olan karar mekanizmasının doğru işlemesidir. Yani mahkeme ve cezalandırma mekanizmelerinin af elbette birinci plandır.
Merhamet Necip Fazıl gerçek bir filozoftur. Gerçekleri görme ve gösterme cihazdır.

ıslam tarihi daha çok yaşayışları ile filozof olan Alimlerle doldur. Onları anlamak o kadar zordur. Dıı etkileri kendimize cetvel olarak alırsak hayatı eğri çizeriz. Oysa cetvelimiz bize yapılan değil yapılması gerekenleridir. ıntikamı bir müslüman ret etmelidir. Peygamberimiz hiç intikam almamıştır. E biz peygambermiyiz?
Yoruma açık sorular. ve zor cevapları

Ahmet ve Ben olması gerekeni yazıyoruz. Metod olsun diye.
Bir müslümanın amacı cehenne gideceklerin sayısını arttırmak değil onları cennete götürmeye çalışmaktır.

ımamı Azam Emevileri yıkıp yerine Abbasi devletini kurmak için savaşanlardan biriydi. Ne oldu Abbasiler yüzünden Zindanda şehit oldu. ınsanlar onun niye zindana atıldığını önemsemez bile oysa onun düşüncesi bir devrimdi kimsenin tarftarı olmadığı ve hatta kimsenin anlamadığı bir devrim.

Af makamı onda da daha fazladır. ımamı Azamın hayatını bir okursan ne dersler çıkaracaığnı görebilirsin

Selamlar

Osman Demir
Istanbul
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#3572
Merhaba arkadaşlar,nasılsınız?
Niye kimse uğramıyor?Sanırım aş deliye kaldı.Ama ben yine de inatla yazmaya devam edeceğim.Haberiniz olsun.
Osmancığım,ben fikr-i sabitimde ısrarlıyım.Yani yazdıklarınız fikirlerimi değiştirmedi.
Düşün Felluce'de 1200'e yakın insan ŞEHİT oldu.Bu mazlumlara yazık değil mi?
Neyse...yara derin,derman meçhul...
Ahmeeeeeeeeeet!Nerelerdesin?Sesini duyak.
Ömeeeeeeeeeer!Sakıp Sabancı da öldü ve sadece kefen götürdü.
Yusuuuuuuuf!Zamanın mı yok,yoksa....ağzımı açtırmay?n.Hepinizi R.Muhtar'a şikayet ederim.
Reşaaaaaaaat!Teknolojiyi kullan artık.Yaşamı güzelleştiriyor.
Resarcheeeeeer!Ateşböceği gibi görünüp kayboldunuz.Yazarsanız seviniriz.
Ahmet,şu milletin kirli çamaışrlarıı? ortaya dökelim mi artık?Yoksa kimse gelmiyecek galiba.Sanırım iş yine başa düşecek.Herkese selamlar,sevgiler.
TIKTIK



muharrem
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#3573
Dostlar,
Kusura bakmayın uzun süredir yazamıyorum ama çok ciddi konular olunca çok düşünüp az yazmak gerekiyor.
Bu sebeple biraz bu ciddi konulardan uzaklaşmak amacıyla ;
Sn.Emine GÜRBÜZ Han?mefendinin, NEFRETİM(N) İN SÖZLERİ isimli eserinden bir bölüm istiyorum.

O Maskeyi Tak Artık

Kategori: Belirtilmemiş

Yüzüne o maskeyi tak artık... yalvarsam, takar mısın maskeni? Ağlasam, sızlansam korkar mısın? Hayır! Bakmıyorum yüzüne... Beni tüketişinin yalnız tanığı olmak istemiyorum. Sözcükler gitmeyin, sizi çıkartmak zorundayım zihnimden, kurtulmak zorundayım sizden. Gitmeyin, şimdi değil sırası gitmenin...

Yalansa kaçışlarım ben iyi bir yalancı olmaz mıyım ve yalansa gözyaşlarım ben iyi bir oyuncu olmaz mıyım?

Korkuyorum yüzüne bakmaya, yüzündeki gerçeği görmekten korkuyorum. Bu gerçeği sadece ben mi fark ediyorum? İnsanlar nasıl olur da göremez gerçeği? Tak artık maskeni! Korkuyorum... Düğümler, kim çözecek onları, sen mi? Yalvarsam... takar mısın maskeni? Düğümler, maskesini takmamış sana baktıkça birbirine giriyor.

Görmemi sağla, hissetmemi sağla, duymamı sağla... şimdi...

Hislerimi istemiyorum, al artık onları benden. İnsanlar gidiyor, ruhum onlarla gidiyor. Penceremde hep sen varsın, maskesini çıkarmış bir yüzle şarkılarımı kirletiyorsun. Şarkılarım susturuyorsun, sözler hep sana ait. Oysa seni dinlemek istemiyorum;
ve dokunma... sakın dokunma sözcüklerime artık. Acizliğimi kullanma, onlar benim, kirletmemelisin. Nefretini çek üzerimden, yeri yok benliğimde nefretine adanmış bir sevginin. Sevgiden söz etme, sen sevginin o kutsal ateşini çaldın Tanrılar'dan ve dağıttın insanlığa. Suçlusun... şimdi birbirine giriyor sevgi verdiğin ve fazlasını çaldığın tüm insanlar!..

Suçlusun -ki Tanrılar çoktan cezanı verdiler; cezan, cezalandırılmamaktır ömür boyu.

Söyle şimdi... ruhun yaşıyor mu,
yakmadı mı kendini sevginin kutsal ateşiyle... yok etmedi mi?

Cezasını kaldıramayan bir suçlusun sen... ve ben sana inanıyorum, kötü olan her şeye inandığım gibi; varlığına ve ruhuna, yokluğuna ve ölümüne.

Oysa ben ölümü bile bulamayan... ne demeli şimdi? Hangi sözcük tanımlayabilir 'hiç'liğimi? Susmalı mı şimdi, yıllarını sözcükleri kavrayabilmek için veren kalemim susturulmalı mı? İkilikler... gülümser her yandan, yaşamak nasıl mümkün başka türlü? Adalet; cezasını kaldıramayan cezasız bırakılmış bir ruhun cezadan kaçmak için kendini öldürüşü! Ah.. adalet istemeye hakkım var mı? Çığlıklarımı sokaklara salabilir miyim özgürce, bağırabilir miyim adalet diye? Ne önemi var, bağırsam... ne değişir? Tanrı'dan sevgiyi çalan ve onu parçalara ayırıp dağıtan yok etti kendini, kaçtı suçundan... artık adlin ne önemi var?

ve birinci sahne yeniden gelir aynaya...

Gözlerin... ki o nehirler dayanamaz bu kâğıda akmaya, kurur tüm yeşilliklerin beyazlıklarda. Tak maskeni, kurtar gözlerini. Birkaç damla yalan gözyaşı kurtarır belki umutsuz benliğini. Çözemiyorum, tanığımı göremiyorum, yerdeki o mâsum bakışlı düşmüşlüğünü sadece benim görebildiğim maske mi suçlu? Yoksa günlerce, aylarca günler ve aylara sığmayan zamanlarca o maskenin altına sakladığın yüzün mü? Peki ya ruhun... o hangi konumda bu yaşatma cinayetinde? Celladım... söylesene, ya celladım nerede? Zâlimliğine sığınabileceğim katilim, celladım, o nerede? Belki uyuyor celladım... ama nasıl olur, zâlimliği onu nasıl uyutur? Uyanmalısın cellat, kalk! Kalk ve boğ beni hiçliğinde ya da yitirmeme neden olduklarında öldür beni yeniden. Boşluğum koca bir okyanus, bu kadarı yeter mi beni öldürmene? Dahası ne... dahası ne? İstersen ipler örerim sana acılarımdan, ama beni bağlamana yetmez bu gökler -onlar ki benim özgürlüğümdür. Bu karanlıklar yetmez çirkinliğimi, nefretimi örtmeye -onlar ki benim acıyla dirilişimdir. Vücudumda kirletilmiş bir bebeğin kanı var. Sen beni yok ettiğin vakit akacak, akacak kanı emecek bu toprak! Bu toprak yeter mi kanı emmeye, doyarsa toprak kana, ölür müyüm gecede?

Gücüm tükendi, gelmeli artık... ve bitmeli. Birileri itmeli beni huzurla uyuyabileceğim kara çukura. Yürüyorum ona doğru, yüce huzuruma, sonsuzluğuma doğru. Korkak bir fahişe sanki ruhum; setler çekiyor önüme, engeller koyuyor:

varlığımın bana yardımı yok
-kaybedişlerim çoktan bitti.
yürümeye çalışmanın anlamı yok
-bu yolun sonu zaten hiç olmadı.



Muharrem dostum,burada Sn.Gürbüz kimden ve neden nefret ediyor anlayabiliyorsun değil mi ?
Selamlar,saygılar...
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3574
Aziz dostlar ne güzel yazılar bulmuş Ahmet Bey
Aşağıdaki şiir bendenize ait basılmamış şiirlerden birisidir. Bir kısım mısralarımı günceleştirerek size yazıyorum

Ölüm ve ben

ben ölümü sevdim meleğin ellerinden
ölümden korkmak? o da neden
ben yaşamı hiç sevmedim hiç hoşlanmadı o da benden
bana hep kendisini kullandığımı söyledi içinden
ona söyleyin herşeyimi ona bırakacağım kendimden
saklasın kendisini bana bir umut bile vermesin
ruhum bile feda tüm mazlumlara ve fellucyalılara

Ey felluca felluca sen hep haksızları korudun
Ey Irak Hz. Hüseyin sende şehit senin yüzünden
Hiç bu ağırlığı kaldırabiliyormusun?
Yorgunsun ya halepçe katliamı o gün neredeydin?
Ya diğer şehitler haksızlara hep sen üs oldun

Yinede ben ölmek isterdim senin için
Ölsem düzelirmiydi dünya ve felluca ve Irak ya *tailand (tayland)
Özgür ülke niye özgür değil camide ölsem o müslümanlarla beraber
Herşey nasıl da karışık ölsem bu karışıkılı bitermi acep?




* tailand özgür ülke demek. çinden kaçan çinlilerin kurduğu devlette herkes özgür müslümanlar hariç. geçen gün olanlar ise basında çıkan haber gibi değil. orada basılan bir camide 100 müslüman şehit edildi ve Müslümanlar da bu yüzden toplu bir misilleme yaptılar. Haber doğru biline. Ben hep misillemeye karşıyım islama davet en büyük (silaha hayır)misillemedir.
Sözüm tüm müslümanların gözbebeği Filistinlilere hicret edin artık o vatan terk edilemlidir. Müslüman için son plan hicrettir (Mekke bile olsa) bir müslüman can güveliği yoksa hicret etmelidir.Sizin hicretiniz orda kalmanızdan daha iyidir.
Kandiliniz mübarek olsun
sizleri seviyorum aziz dostlarım


Osman Demir
Istanbul


Bir ibret yazısı daha
Felluce'yi Saddam'ın komutanı yönetecek
Amerikalı askerlerin bir türlü direnişi kıramadığı Irak'ın Felluce kentinde istikrarı bundan sonra Saddam Hüseyin dönemi yetkililerinden Cesim Muhammed Salih'in sağlamaya çalışacağı bildirildi.


Eski rejimin Cumhuriyet Muhafızları yetkilisi Salih, Felluce kent sakinleri ve Amerikalı askeri yetkililer arasında varılan anlaşma gereği, kentin istikrarının sağlanması için bir askeri birim oluşturmaya başladığını söyledi.

Salih, Reuters'e yaptığı açıklamada, kurduğu gücün, Iraklı güvenlik güçlerinin kente düzen getirmesine yardımcı olacağını söyledi.

Felluce'de Amerikan askerlerine ihtiyaç olmayacağını söyleyen Salih, gücün kimlerden oluşacağı hakkında ise bilgi vermedi.
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3575
Aziz dostlar küçük ilçelerde at arabası büyük illerde işporta sorunu
Bu sorun (ben 18 yıllık istanbulluyum ve 18 yıl ise Nizipte yaşadım) fakir insanların helal kazanç yaptıkları yerdir. Bu insanların ekmeğini elinden alacaksanız onlara da bakmak zorundasınız. Haklı gerekçeleriniz dahi olsa bunları kaldırmak yasak koymakla olmaz. Eğer at arabacılar nizibe bu kadar zarar veriyorsa (ben böyle düşünmüyorum) onlara bu taşıma işini yapacak araçları alırsınız ve de onların kullanmasını sağlarsınız. Yani bu insanlar ve aileleri aç kalmaz. Sorun Türkiyenin işsizlik sorunudur. bu sorunu çözelim
Sayın Belediye Başkanımız ağabeyimiz zenginlerin başkanı değil halkın başkanıdır. Eğer zenginlerin başkanı olmak istiyorsa kendi bilir.
selamlar


Osman Demir
Istanbul
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#3577
Hele şükür sesini duyduk dostum.Hoş geldin.
Bak eğer yazmazsan hakkındaki kasetleri açıklaycağım,haberin olsun.
selamlar,sevgiler


muharrem
Ahmet karadag Üye
Üyelik: 2002-01-19 Herkese açık mesaj: 456
#3580
Sevgili dostlar,
Osman son yazısında,"Bu sorun (ben 18 yıllık istanbulluyum ve 18 yıl ise Nizipte yaşadım) fakir insanların helal kazanç yaptıkları yerdir. Bu insanların ekmeğini elinden alacaksanız onlara da bakmak zorundasınız. Haklı gerekçeleriniz dahi olsa bunları kaldırmak yasak koymakla olmaz. Eğer at arabacılar nizibe bu kadar zarar veriyorsa (ben böyle düşünmüyorum) onlara bu taşıma işini yapacak araçları alırsınız ve de onların kullanmasını sağlarsınız. Yani bu insanlar ve aileleri aç kalmaz. Sorun Türkiyenin işsizlik sorunudur. bu sorunu çözelim
Sayın Belediye Başkanımız ağabeyimiz zenginlerin başkanı değil halkın başkanıdır. Eğer zenginlerin başkanı olmak istiyorsa kendi bilir."ifadelerine yer yermektedir
Osman çağımızda artık her alandaki gelişmeler gibi taşımacılık alanında değişime ayak uydurmak lazım kardeşim bunu anlamak lazım.Burada Sn.Belediye Başkanımızın uygulamaya çalıştığı kararı saygıyla karşılamak gerekiyor.Şimdi Türkiye'de halen AT ARABASI kullanan kaç il-ilçe veya belde kaldı.Bu konuda daha önce atların arkasına torba bağlanması vb.uygulamalar başarılı olmadı.Biliyorsun Nizip'te cadde ve sokaklarımız at pislikleri ile kirlenmektedir.
Ayrıca her getirilen uygulamalardan etkilenecek bir kitlenin olması gayet normaldir.Getirilen uygulamalardan etkilenen kitleye senin yaklaşımınla aynı alanda sermaye veya araç-ekipmanın verilmesi mümkün değildir.Çünkü ekonomik anlamda altında kalkılması imkansızdır.
Yakın tarihimize kadar Nizip'te sabun imalatından yüklüce gelir elde edilirdi.Ancak deterjan ve şampuan ve bunların türevleri çıkınca sabun para etmez hale geldi.Şimdi deterjan ve şampuan üreticilerinin sabun imalatçılarına bu ürünleri imal edecek fabrika ve ekipmanı vermesimi gerekiyor.
Karşı çıkacağın konu belki serbestiyet ve yasaklama olabilir.Ancak bazı değişimlerin sancılı olması gayet normaldir.Eğer serbest bırakılırsa hiç kimse at arabasından vazgeçmek istemez.Çünkü insanoğlunda hep değişim ve yeniliklere direnç gösterme özelliği vardır.
Bu konunun zenginlerin başkanı veya fakirlerin başkanı olmakla alakası oduğunu sanmıyorum.
Osman bu konuda laf demagojisi yapmamak gerekir.Nizipte 18 yıl yaşadın doğrudur.Ama Nizip maalesef halen 18 yıl önce senin bıraktığın gibi duruyor.Bu konuda Sn.Ömer Pekmez'den sonra taş üstüne taş konulmadığı kanaatindeyim.Yada en azından ben öyle düşünüyorum.Nizip'e çok şeyler yapacağına inandığımız bir belediye başkanımız var şimdi.
Bana göre böylesi bir süreçte topyekün birlik olup Nizip için yapılması istenen veya yapılabilmesi mümkün olan proje,düşüncelerimizi sayın başkanımıza iletmemiz daha uygun olacaktır.
Kısacası Belediye Başkanımız Sn.Haci Fevzi Akdoğan'ın bu konudaki kararını bir Nizipli olarak canı gönülden destekliyorum.
Selamlar,Saygılar...
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3583
Ve aleykum selam Ömer kardeş nerelerdeydin kendini unutturma bize. Sık sık böyle ce de bize. Yav insan iki satır birşey yazar biz burada her türlü sorunu yazıyoruz. Sizden hiçbir şey gelmiyor.
Sevgili ahmet
at arabası ile kargo yapılmaz mı? (burada gülünüz espiridir.)
Sen de böyle yazıyorsan benim diyeceğim bir şey yoktur.
Yinede bu yasak zenginleri etkilese ben olaya karşımazdım burada etkilenen doğrudan kazancını oradan alandır. Bir çoğunun başka bir kazancı yoktur ve başka bir işte yapamaz. Ne diyeyim Ağamın(A.karadağın)görüşüne saygım sonsuzdur.Artı benim meselem at arabalarının kaldırılması değil o insanlara iş bulabilmektir.

Selamlar



Osman Demir
Istanbul
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3584
Sevgili Muharrem bu haberler elbette hepimizi üzer Nasa elindeki imkanlar bir türkiye bütçesi oysa Türkiye uzay araştırmaları bütçesi bir ABD eyalet bütçesi kadar bile değildir. Kendi bilim adamlarımıza ve arkadaşlarımıza şunu tavsiye edeceğiz Ülkemiz kaynaklarını aşan bütçe rakamlarında projeler yapmayın bunun yanına ülkemizde yapacağımız projeleri geliştirin.
Ekonmik kaynağımız ne kadarsa gelişme harcamamız o oranda olacaktır maalesef. Tüm öğrencilerine hayatın gerçekleri olan bunları anlat. Adam bizim ülkemizin işine yaramayan bir projeyi ülkemiz kaynaklarıyla geliştiriyor bir yere getiriyor sonra o projeyi yabancılara veriyor ve proje bizim aleyhimize kullanılıyor.
Akolcı olmak zorundayız. Benim bir hikayem vardı amerikaya güç eden bir bilim adamı (ilaç alanında büyük buluşları vardır)
Erzuruma döner bilim adamı çok zengindir yaptığı çalışmalar dünyada yankı bulmaktadır. Ancak teyzesi hastadır ve tüm çocukluğunu annesinin ölmesi üzerine teyzsenin yanında geçirmiştir.
Ancak teyzesi zatürredir ve durumu çok kötüdür.Doktor gelememektedir . Doğuda Dr krizi var şu anda
Teyzesi bana ilaç getirdin mi diye sorar teyzesine anlamsızca bakar. Çünkü amerikada ilaç bulmak kolaydır ama erzurumda zor hatta imkansız
bilim adamı belki amerikaya faydalı olmuştur ama kendi ülkesine olamamıştır.
Ben epey zıtlıkları anlattım ama vermek istediğim kaynaklarımızı kaybetmeden dikkatlice kullanmalıyız en önemli kaynağımız ise insandır. projesini türkiyenin şartlarına göre yapmayan adamın beyni gelişmemiştir.
Selamlar


Osman Demir
Istanbul
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#3586
Selam arkadaşlar,nasılsınız?
Ahmet'in fikirlerine katılıyorum.Ama Osman da haklı.Bir orta yol mutlaka bulunmalı.Benim şirin ilçemde geçek anlamda işsizlik var.Ama Haci abi de haklı.Pek iyi bir izlenim bırakmıyor.Fakat çözüm ne?
Ben kendimi bildim bileli birileri bu işlerden ekmek yiyor.Peki bu insanlar ne yapacak?
Çoğunun zaten bir işi ve güvencesi yok.Oldukça zor bir durum.Evet pek az yerde vardır at arabacıları.Peki çözüm...
Haci abi,triportör vb. alsınlar banka kredisi ile demiş.Ya geri ödemesi? Peki bu insanlar neyi teminat olarak gösterecekler? Osman,hatırlarsın,Muştak diye bir sınıf arkadaşımız vardı.O çocuk on yıllardan beri bu işi yapıyor.Mesleği de yok.Peki şimdi bu çocuk ne yapacak?Birşeyleri yok etmek,kaldırmak kolay ama yerine ne koyacaksınız? Binlerce insanı nasıl geçindireceksiniz? At arabası sürmekten başka birşey bilmeyen birisi motorlu bir taşıtı nasıl kullanacak? Okuması yazması olmayan biri nasıl ehliyet alacak? Sorular,sorular,sorular......Çözüm ne?Valla ben bulamadım.
Osmancığım,o e-maili sana o bayana kıl profların neler yaptığını,araştırmacı bir bilim insanının neler yaşadığını öğrenmen için yolladım.Ha unutmadan,pdf programını yükledim.
Selamlar sevgiler.

muharrem
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#3587
Ahmetciğim,
Her nereden bulduysan hakkaten nefis bir yazı.Klavyene sağlık.Vallahi harika.Bence bizim sözlerimiz aciz kalır bu yazının yanında en iyisi bir şey yazmayayım.
Ama bu yazıyı mutlaka dosyama alacağım.Bu kişinin kitabı filan var mı?Varsa bana yaz.
Selamlar,sevgiler...

muharrem
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3588
Selamlar
İşte olay muharrem kardeşimin dediği gibi benim canımı bu durum sıkıyor.
Nizip tam bir kapatalist şehirdir zengini ve fakiri çoktur.
Başkana şöyle yap böyle yap elbette diyecek tuzu kuru insanlar çoktur. Aynı tuzu kurular önceki başkanlarda aynı şeyleri söylemişlerdi.
Zenginlerin hiçbiri çoğu fakirlere nasıl yardımcı olacağım diye düşünmez (azı müstesna)
Biz tahsilimizi halkımıza faydalı olsun diye yaptık. Solcular hep fakirlerden yanaymış gibi gözüküp zenginlerin istedği gibi politika yapmışlardır. Biz de aynı mı olacağız. CHP oy kaybın? fakir yerlerde yapmıştır. İstanbul da zengin ilçelerin çoğu CHP nin elindedir nasıl sol ise.....
Sevgili Ahmet senin tüm gerekçelerin haklı ama hepsinde doğrusun.... Hiç kimse çevre kirliliğini istemez. Bu işin insani tarafını çözmek gerekir.Mesela ana yollara at arabası girişi yasaklansın. Ayrıca şu anda çalışanlar kayıt altına alınıp yeni bir kimsenin at arabacılığı yapması yasaklansın bu şekilde sayıları donar ve yavaş yavaş azalarak yok olurlar.
Maddi durumu iyi olanlar var onlarda trafikten men edilsinler

Ahmetle Muharrem ne yazısı bende anlayayım
Sevgili Ömer babam sana uğramış o olaya sen ne diyorsun evet yada hayır diye yazarsan sevinirim
Selamlar

Osman Demir
Istanbul
omerk Üye
Üyelik: 2004-03-06 Herkese açık mesaj: 54
#3589

NE AÇIKLAYACAKSIN?

ömer

ömer
omerk Üye
Üyelik: 2004-03-06 Herkese açık mesaj: 54
#3590
quote:Originally posted by omerk


NE AÇIKLAYACAKSIN? TIK TIK BEY

ömer

ömer
ömer
omerk Üye
Üyelik: 2004-03-06 Herkese açık mesaj: 54
#3591
SELAMÜN ALEYKÜM
ARKADAŞLAR MERHABA NASILSINIZ İYİMİSİNİZ
YAZMASAMDA VAKİT BULDUKÇA YAZILANLARI OKUYORUM.OSMAN KARDEŞ BABAN GELDİ YALNIZ BİRŞEY SÖYLEMEDİ OSMANLA GÖRÜŞTÜNÜZMÜ DEDİ VE GİTTİ
BİLGEHAN BEY NAMI DEĞER TIK TIK BEYEFENDİ İŞ AÇIKLAMAYA KALIRSA ZARAR
EDERSİN SELAM VE SEVGİLER


ömer
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#3593
Merhaba arkadaşlar,nasılsınız?
Yav Ömerciğim,amma da alıngan olmuşsun ha!Bir cor demeye dayanamıyorsun.
Kardeşim,ben sizlere sataşmazsam sizler cevap yazmıyorsunuz.Bak sataştım,hemen cevap geldi.Yaşasın!Sataşmaya devam edeceğim.Alınan alınsın,umurumda bile olmaz.
Osman,bahsettiğim yazı Ahmet'in alıntı yaptığı yazı.Valla ben çok beğendim.
Ahmet,sırada sen varsın.Sıra sana gelecek.Yazmazsan seninle ilgili kasetleri de açıklayacağım.BAK BUNU SAKIN UNUTMA.
Hepinizden Allah razı olsun.
ÖMER,Ömer Kılıç yanına gelirse ona klasik numaramızı mutlaka çek.Çek de beni hatırlayıp bir arasın arkadaş.
Arkadaşlar İzmire tayin istedim.Eğer çıkarsa İzmir'de de bir eviniz olacak aklınızda kalsın.
selamlar,saygılar.


muharrem
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3594
SevgiliÖmer babam tekrar yarın yanına gelecek ayrıntılı olarak konuş benim adıma eğer kabul edersen vekilimsin.
İstanbulamı tayini istedin...iyi

Muharrem yazı yazmak yerine susmayı tercih etmek ne güzel. Kimse beni zaten anlamıyor. Ahmet karadağ bile....

Bu kalite yönetim sistemi işinde kimseye anlatamıyorum. İşte bi firmaya gidiyorum Sistemin yararlarını anlatıyorum ama sonunda işyeri sahibi veya genel müdürü yav biz belgeyi alalımda gerisin boş ver diyor. oysa sistemin bir sürü yararları var yok kimse uygulamak istemiyor.

Selamlar





Osman Demir
Istanbul
muharrem Üye
Üyelik: 2004-02-08 Herkese açık mesaj: 335
#3596
Kardeşim ne demek beni kimse anlamıyor?Ben anlıyorum ya! Kafanı öyle şeylerle bozma. Karadağı .... et!(Ahmet cevap ver,sana sataştım)
Dostum sen zor bir işi tercih etmişsin.Bizim okulda da öyle.Bir türlü tutturamadık.
Kimse anlamadı.Ama sen benim insanıma bu güzel bir şey deme.Bak çok para kazanacaksınız de.Bak o zaman nasıl sana gelirler.
Fakat anlayacaklar da ama o zaman çok geç olacak.Kaçan balık misali.
Dostum sen yaz.Vallahi ben seni anlıyorum.Ahmetin anlamaması normal.Çünkü onun okuması yazması biraz zayıftı.Biliyorsun diplomayı çekilişte kazandı(!!???) :p
Ahmeeeeeeeeet!Bak yazmazsan daha çok şey söylerim.Yalandan kim ölmüş!
Herkese kucaklar dolusu selamlar,saygılar.
Kardeşiniz TIKTIK

muharrem
felsefefe Üye
Üyelik: 2002-09-09 Herkese açık mesaj: 2.592
#3598
Sevgili MUharrem
hasiple Şerifi hatırlıyormusun iki durmadan kavga ederlerdi. Hiç sebep yokken bile onlar niye hep kavga ederlerdi acaba. Bizim çocukluk ve gençlik çağındaki insanımız hep kavga etmek istiyor. İnsanların kendini ispat yolu için milletlerin genel özellikleri vardır.

1- İngilizler için birinci tercih mağrur olmaktır sonra devletine faydalı olmak
2- Amerikalı için önce sex yapmak sonra para kazanmak ayrıca (beyazlar için) zencileri öldürmek zenciler içinse spor müzik vs ile kendini ispatlamak
3-Türkler için öncelik kavga etmek(kavga biterde sağ kalırsa) sonra (eğer fırsat olursa) kahraman olmak daha sonrada devlet dairesinde bir işe girmek (eğer devlet dairesinde iş bulamamışsa) devleti dolandırmak. Eğer devleti de dolandırmamışsa işçi olarak bir yerede tembel tembel oturmak .

selamlar

Osman Demir
Istanbul

Bu konu yeni yanıtlara kapalı.

WhatsApp iletişim