Ah be orti, keşke bu öneriyi yazmadan önce bu konuyu baştan aşağı oksaydın. Bizim Antepliler adamlara etmediğini bırakmamış...:(
Nizipden Fotograf ve Videolar
#115806
#126337
#126448
#126740
#126758
#126809
Karayilan Ve Atv
Görüntülenme: …
arkadaşlar ben tarihte vatan için Türklerle bir olup mücadele eden hiç bir azınlık görmedim, duymadım ve okumadım. Bunun son zamanlarda filmlerde savunuculuğunu yapmaya başladılar aksine ülkemiz nezaman zora düşmüşse baş kaldırıp Türkleri katletmeye çalışmışlar bana Türklerle vatan için birleşim savunduklarını yazan bir tarih kitabı bulursanız ismini yazın bende okuyayım. ermeni ve rumların, Türkiye işgal kuvvetlerince işgal edildiğinde karadeniz, doğu ve güneydoğu anadolu- ege ve marmara bölgelerindeki faaliyetleri ve ayaklanmaları birer örnektir. insanın canını acıtır ama gerçek budur.
yabancı aktörlere milyarlarca para veren film şirketleri kendi insanına 30 bin ytl yi çok görmüşler ha yazıklar olsun
subutay kardeş senin dediğin filmlerde oluyor ancak tarihten haberin yok herhalde
gökhan dokuyucu kardeşim ben bol bol tarih ve milli mücadele kitapları okuyorum hiç türklerle birleşerek vatanı savunan azınlık görmedim. Doğru söylüyorsun yıllarca gül gibi geçindik çünkü güçlü ve kuvvetiydik, zayıfladığımız ve dara düşüp işgal edildiğimizde hep gerçek yüzlerini göstermişlerdir.tarihe , tarih kitaplarına ve atalarınızın anlattıklarına bir bakın. Eğer bana Türklerle birlikte olup vatan için çarpıştıklarını canlarını ve mallarını verdiklerini gösteren bir belge sunun bende öğreneyim.
ermeni arkadaşım şöyle dediydiyle yorum yapılmaz. Belgeli, şahitli, örnekler verin tarih azınlıkların ermeni, rum yunan her milletin ihanetiyle dolup taşıyor. Aksini ispatlayan bana bir olay belge gösterin. Ben onları dışlayalım, haklarını korumayalım, onlara kötü davranalım demiyorum ancak gerçekleride görmezlikten gelmeyelim ve gelecekte bunlardan ders alarak tedbirli olalım. Memleketin şehit kanıyla sulanmamış bir karışı bile yoktur, Lütfen atalarınızı incitmeyin atalarımızı unutup onların hiç uğruna kanlarını döken insanlarla bir anda dostluk muhabbetlerine girmeyelim.
Sayın admin bir tane iyi kişi içinde herkese dostumuz gözüylede bakamayız. tarihten ders almayanlar her zaman o akıbete uğramaya mahkumdur.
yerli yabancı bütün tarihçiler tarihimizi anlatmışlar ve yazmışlar bize düşman olan tarihçiler bile aksini iddia eden kitaplar veya yazılar yazamamışlar varsa söyletin okuyalım.
yabancı aktörlere milyarlarca para veren film şirketleri kendi insanına 30 bin ytl yi çok görmüşler ha yazıklar olsun
subutay kardeş senin dediğin filmlerde oluyor ancak tarihten haberin yok herhalde
gökhan dokuyucu kardeşim ben bol bol tarih ve milli mücadele kitapları okuyorum hiç türklerle birleşerek vatanı savunan azınlık görmedim. Doğru söylüyorsun yıllarca gül gibi geçindik çünkü güçlü ve kuvvetiydik, zayıfladığımız ve dara düşüp işgal edildiğimizde hep gerçek yüzlerini göstermişlerdir.tarihe , tarih kitaplarına ve atalarınızın anlattıklarına bir bakın. Eğer bana Türklerle birlikte olup vatan için çarpıştıklarını canlarını ve mallarını verdiklerini gösteren bir belge sunun bende öğreneyim.
ermeni arkadaşım şöyle dediydiyle yorum yapılmaz. Belgeli, şahitli, örnekler verin tarih azınlıkların ermeni, rum yunan her milletin ihanetiyle dolup taşıyor. Aksini ispatlayan bana bir olay belge gösterin. Ben onları dışlayalım, haklarını korumayalım, onlara kötü davranalım demiyorum ancak gerçekleride görmezlikten gelmeyelim ve gelecekte bunlardan ders alarak tedbirli olalım. Memleketin şehit kanıyla sulanmamış bir karışı bile yoktur, Lütfen atalarınızı incitmeyin atalarımızı unutup onların hiç uğruna kanlarını döken insanlarla bir anda dostluk muhabbetlerine girmeyelim.
Sayın admin bir tane iyi kişi içinde herkese dostumuz gözüylede bakamayız. tarihten ders almayanlar her zaman o akıbete uğramaya mahkumdur.
yerli yabancı bütün tarihçiler tarihimizi anlatmışlar ve yazmışlar bize düşman olan tarihçiler bile aksini iddia eden kitaplar veya yazılar yazamamışlar varsa söyletin okuyalım.
Sevgili arkadaşım;
Sen bir belge gösterebilir misin bizim savaşlarımızda azınlıkların bizlerle beraber düşmana karşı savaşmadığını...
Osmanlı zamanında bizlerle birlik olup ruscar imparatorluğuna kafa tutan senin tabirinle azınlık benimde tabirimlede kardeşlerimizi biliyor musun?
Atalaramızı incitmemiz için bu ayrı gayrı ve Kürt, ermeni, laz vatandaşlarımıza Azınlık Demeyin. Onlarda bizim kadar bu ülkede yaşamayı haketiyor.
Bir belgeniz varsa sunun.
Sen bir belge gösterebilir misin bizim savaşlarımızda azınlıkların bizlerle beraber düşmana karşı savaşmadığını...
Osmanlı zamanında bizlerle birlik olup ruscar imparatorluğuna kafa tutan senin tabirinle azınlık benimde tabirimlede kardeşlerimizi biliyor musun?
Atalaramızı incitmemiz için bu ayrı gayrı ve Kürt, ermeni, laz vatandaşlarımıza Azınlık Demeyin. Onlarda bizim kadar bu ülkede yaşamayı haketiyor.
Bir belgeniz varsa sunun.
gökhan kardeşim yapılmayan şeyin belgesi olmaz yapılanların belgesi olur. Adamlar bizimle beraber birlik olup mücadele etmemişlerki belgesi olsun ama ihanetlerinin belgesini tarih sığmıyor. Ben gerçekleri konuşuyorum ayırımcılık yapmam, benim baba tarafım kürt asıllı anne tarafım türkmen asıllıdır, ayırımcılık yapmam da söz konusu olamaz. Dışarıda senin insanlarına kendilerinden biri olarak mı bakıyorlar sanıyorsun biz hep böyle iyi niyetimizden kaybediyoruz zaten. Türk milleti olarak bize kötülük yapanların kötülüklerini hemen unutuyoruz. Tarihten ders almamışız anlaşılan, inşallah bir daha düşmeyizde o durumlara, onların o gizli yüzlerini görmeyiz. Osmanlıların rus çarıyla savaşlarında bizlerle mücadele eden ermenileri anlatan kitabın ismini de yazda hem diğer okurlar hemde ben okuyayım. "DOĞRU SÖYLEYENİ DOKUZ KÖYDEN KOVARLARMIŞ" OLSUN ONUNCU KÖYE GİDERİZ. Ama olmayan şeyinde savunuculuğunu yapmayız.
Karayılan Hikayesi (Antep Destanı)
BİRİNCİ BAP
YIL 1918-1919
Ateşi ve ihaneti gördük
ve yanan gözlerimizle durduk
bu dünyanın üzerinde.
İstanbul 918 Teşrinlerinde,
İzmir 919 Mayısında
ve Manisa, Menemen, Aydın, Akhisar;
Mayıs ortalarından
Haziran ortalarına kadar
yani tütün kırma mevsimi,
yani, arpalar biçilip
buğdaya başlanırken
yuvarlandılar.
Adana,
Antep,
Urfa,
Maraş:
düşmüş dövüşüyordu...
Ateşi ve ihaneti gördük,
Ve kanlı bankerler pazarında
Memleketi Alman’a satanlar,
Yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar
düştüler can kaygusuna
ve kurtarmak için başlarını halkın gazabından
karanlığa karışarak basıp gittiler.
Yaralıydı, yorgundu, fakirdi millet,
en azılı düvellerle dövüşüyordu fakat,
dövüşüyordu, köle olmamak için iki kat,
iki kat soyulmamak için.
Ateşi ve ihaneti gördük,
Murat nehri, Canik dağları ve Fırat,
Yeşilırmak, Kızılırmak,
Gültepe, Tilbeşar ovası,
gördü uzun dişli İngiliz’i.
Ve Aksu’yla Köpsu,
Karagöl’le Söğüt gölü
ve gümüş basamaklı türbesinde yatan
büyük, aşık ölü,
şapkası horoz tüylü İtalyan’ı gördü.
Ve Çukurova,
kıyasıya düzlük,
uçurumlar, yamaçlar, dağlar kıyasıya
ve Seyhan ve Ceyhan
ve kara gözlü Yürük kızı,
gördü mavi üniformalı Fransız’ı.
Ve devam ettik ateşi ve ihaneti görmekte.
Eşraf ve ayan ve mütehayyizanın çoğu
ve ağalar:
Bağdasar ağadan
Kellesi Büyük Mehmet Ağaya kadar,
düşmanla birlik oldular.
Ve inekleri, koyunları, keçileri sürüp, götürüp,
gelinlerin ırzına geçip,
çocukları öldürüp
ve istiklali yakıp yıktıkça düşman,
dağa çıktı mavzerini, nacağını, çiftesini kapan
ve çığ gibi çoğaldı çeteler
ve köylülerden paşalar görüldü,
kara donlu köylülerden.
Ve bizim tarafa geçenler oldu
Tunuslu ve Hindli kölelerden.
Ve Türkistanlı Hacı Ahmet,
Kısık gözleri,
seyrek sakalı,
hafif makineli tüfeğiyle
dağlarda bir başına dolaştı.
Ve sabahleyin ve öğle sıcağında ve akşam üstü
Ve ayışığında ve yıldız alacasında geceleyin,
ne zaman sıkışsa bizimkiler,
peyda oluverdi, yerden biter gibi o
ve ateş etti
ve düşmanı dağıttı
ve kayboldu dağlarda yine.
Ateşi ve ihaneti gördük,
Dayandık,
dayandık her yanda,
dayandık İzmir’de Aydın’da,
Adana’da dayandık,
dayandık Urfa’da, Maraş’ta, Antep’te.
Antep’liler silahşor olur,
uçan turnayı gözünden
kaçan tavşanı art ayağından vururlar
ve Arap kısrağının üstünde
taze yeşil selvi gibi ince uzun dururlar.
Antep sıcak,
Antep çetin yerdir.
Antep’liler silahşor olur,
Antep’liler yiğit kişilerdir.
Karayılan
Karayılan olmazdan önce
Antep köylüklerinde ırgattı,
Belki rahatsızdı, belki rahattı,
bunu düşünmeye vakit bırakmıyordular,
yaşıyordu bir tarla sıçanı gibi
ve korkaktı bir tarla sıçanı kadar.
Yiğitlik atla, silahla olur,
Onun atı, silahı, toprağı yoktu.
Boynu yine böyle çöp gibi ince
Ve böyle kocaman kafalıydı
Karayılan
Karayılan olmazdan önce.
Düşman Antep’e girince
Antepliler onu
Korkusunu saklayan
Bir fıstık ağacından
alıp indirdiler.
Altına bir at çekip
eline bir mavzer
verdiler.
Antep çetin yerdir.
Kırmızı kayalarda
Yeşil kertenkeleler.
Sıcak bulutlar dolaşır havada
İleri geri.
Düşman tutmuştu tepeleri,
düşmanın topu vardı.
Antepliler düz ovada
Sıkışmışlardı
Düşman şarapnel döküyordu,
toprağı kökünden söküyordu.
Düşman tutmuştu tepeleri.
Akan: Antep’in kanıydı.
Düz ovada bir gül fidanıydı
Karayılan’ın
Karayılan olmazdan önceki siperi..
Bu fidan öyle küçük,
Korkusu ve kafası öyle büyüktü ki onun,
namluya tek fişek sürmeden
yatıyordu yüzükoyun.
Antep sıcak,
Antep çetin yerdir.
Antep’liler silahşor olur.
Antepliler yiğit kişilerdir.
Fakat düşmanın topu vardı.
Ve ne çare, kader
düz ovayı Antepliler
düşmana bırakacaklardı.
“Karayılan” olmazdan önce
umrunda değildi Karayılan’ın
kıyamete dek düşmana verseler Antep’i
Çünkü onu düşünmeğe alıştırmadılar.
Yaşadı toprakta bir tarla sıçanı gibi,
korkaktı da bir tarla sıçanı kadar.
Siperi bir gül fidanıydı onun,
gül fidanı dibinde yatıyordu ki yüzü koyun
ak bir taşın ardından
kara bir yılan
çıkardı kafasını.
Derisi ışıl ışıl,
gözleri ateşten al,
dili çataldı.
Birden bir kurşun gelip
kafasını aldı.
Hayvan devrildi kaldı.
Karayılan
Karayılan olmazdan önce
kara yılanın encamını görünce
haykırdı avaz avaz
ömrünün ilk düşüncesini:
“İbret al deli gönlüm,
demir sandıkta saklansan bulur seni,
ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm.”
Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp
Bir tarla sıçanı kadar korkak olan,
fırlayıp atlayınca ileri
bir dehşet aldı Anteplileri,
seğirttiler peşince,
Düşmanı tepelerde yediler.
Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp
Bir tarla sıçanı kadar korkak olana:
KARAYILAN dediler.
“Karayılan der ki: Harbe oturak,
Kilis yollarından kelle getirek,
nerde düşman varsa orda bitirek,
vurun ha yiğitler namus günüdür...”
Ve biz bunu böylece duyduk
ve çetesinin başında yıllarca namı yürüyen
Karayılan’ı
ve Anteplileri
ve Antep’i
aynen duyup işittiğimiz gibi
destanımızın birinci babına koyduk.
.
Nazım Hikmet Ran
BİRİNCİ BAP
YIL 1918-1919
Ateşi ve ihaneti gördük
ve yanan gözlerimizle durduk
bu dünyanın üzerinde.
İstanbul 918 Teşrinlerinde,
İzmir 919 Mayısında
ve Manisa, Menemen, Aydın, Akhisar;
Mayıs ortalarından
Haziran ortalarına kadar
yani tütün kırma mevsimi,
yani, arpalar biçilip
buğdaya başlanırken
yuvarlandılar.
Adana,
Antep,
Urfa,
Maraş:
düşmüş dövüşüyordu...
Ateşi ve ihaneti gördük,
Ve kanlı bankerler pazarında
Memleketi Alman’a satanlar,
Yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar
düştüler can kaygusuna
ve kurtarmak için başlarını halkın gazabından
karanlığa karışarak basıp gittiler.
Yaralıydı, yorgundu, fakirdi millet,
en azılı düvellerle dövüşüyordu fakat,
dövüşüyordu, köle olmamak için iki kat,
iki kat soyulmamak için.
Ateşi ve ihaneti gördük,
Murat nehri, Canik dağları ve Fırat,
Yeşilırmak, Kızılırmak,
Gültepe, Tilbeşar ovası,
gördü uzun dişli İngiliz’i.
Ve Aksu’yla Köpsu,
Karagöl’le Söğüt gölü
ve gümüş basamaklı türbesinde yatan
büyük, aşık ölü,
şapkası horoz tüylü İtalyan’ı gördü.
Ve Çukurova,
kıyasıya düzlük,
uçurumlar, yamaçlar, dağlar kıyasıya
ve Seyhan ve Ceyhan
ve kara gözlü Yürük kızı,
gördü mavi üniformalı Fransız’ı.
Ve devam ettik ateşi ve ihaneti görmekte.
Eşraf ve ayan ve mütehayyizanın çoğu
ve ağalar:
Bağdasar ağadan
Kellesi Büyük Mehmet Ağaya kadar,
düşmanla birlik oldular.
Ve inekleri, koyunları, keçileri sürüp, götürüp,
gelinlerin ırzına geçip,
çocukları öldürüp
ve istiklali yakıp yıktıkça düşman,
dağa çıktı mavzerini, nacağını, çiftesini kapan
ve çığ gibi çoğaldı çeteler
ve köylülerden paşalar görüldü,
kara donlu köylülerden.
Ve bizim tarafa geçenler oldu
Tunuslu ve Hindli kölelerden.
Ve Türkistanlı Hacı Ahmet,
Kısık gözleri,
seyrek sakalı,
hafif makineli tüfeğiyle
dağlarda bir başına dolaştı.
Ve sabahleyin ve öğle sıcağında ve akşam üstü
Ve ayışığında ve yıldız alacasında geceleyin,
ne zaman sıkışsa bizimkiler,
peyda oluverdi, yerden biter gibi o
ve ateş etti
ve düşmanı dağıttı
ve kayboldu dağlarda yine.
Ateşi ve ihaneti gördük,
Dayandık,
dayandık her yanda,
dayandık İzmir’de Aydın’da,
Adana’da dayandık,
dayandık Urfa’da, Maraş’ta, Antep’te.
Antep’liler silahşor olur,
uçan turnayı gözünden
kaçan tavşanı art ayağından vururlar
ve Arap kısrağının üstünde
taze yeşil selvi gibi ince uzun dururlar.
Antep sıcak,
Antep çetin yerdir.
Antep’liler silahşor olur,
Antep’liler yiğit kişilerdir.
Karayılan
Karayılan olmazdan önce
Antep köylüklerinde ırgattı,
Belki rahatsızdı, belki rahattı,
bunu düşünmeye vakit bırakmıyordular,
yaşıyordu bir tarla sıçanı gibi
ve korkaktı bir tarla sıçanı kadar.
Yiğitlik atla, silahla olur,
Onun atı, silahı, toprağı yoktu.
Boynu yine böyle çöp gibi ince
Ve böyle kocaman kafalıydı
Karayılan
Karayılan olmazdan önce.
Düşman Antep’e girince
Antepliler onu
Korkusunu saklayan
Bir fıstık ağacından
alıp indirdiler.
Altına bir at çekip
eline bir mavzer
verdiler.
Antep çetin yerdir.
Kırmızı kayalarda
Yeşil kertenkeleler.
Sıcak bulutlar dolaşır havada
İleri geri.
Düşman tutmuştu tepeleri,
düşmanın topu vardı.
Antepliler düz ovada
Sıkışmışlardı
Düşman şarapnel döküyordu,
toprağı kökünden söküyordu.
Düşman tutmuştu tepeleri.
Akan: Antep’in kanıydı.
Düz ovada bir gül fidanıydı
Karayılan’ın
Karayılan olmazdan önceki siperi..
Bu fidan öyle küçük,
Korkusu ve kafası öyle büyüktü ki onun,
namluya tek fişek sürmeden
yatıyordu yüzükoyun.
Antep sıcak,
Antep çetin yerdir.
Antep’liler silahşor olur.
Antepliler yiğit kişilerdir.
Fakat düşmanın topu vardı.
Ve ne çare, kader
düz ovayı Antepliler
düşmana bırakacaklardı.
“Karayılan” olmazdan önce
umrunda değildi Karayılan’ın
kıyamete dek düşmana verseler Antep’i
Çünkü onu düşünmeğe alıştırmadılar.
Yaşadı toprakta bir tarla sıçanı gibi,
korkaktı da bir tarla sıçanı kadar.
Siperi bir gül fidanıydı onun,
gül fidanı dibinde yatıyordu ki yüzü koyun
ak bir taşın ardından
kara bir yılan
çıkardı kafasını.
Derisi ışıl ışıl,
gözleri ateşten al,
dili çataldı.
Birden bir kurşun gelip
kafasını aldı.
Hayvan devrildi kaldı.
Karayılan
Karayılan olmazdan önce
kara yılanın encamını görünce
haykırdı avaz avaz
ömrünün ilk düşüncesini:
“İbret al deli gönlüm,
demir sandıkta saklansan bulur seni,
ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm.”
Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp
Bir tarla sıçanı kadar korkak olan,
fırlayıp atlayınca ileri
bir dehşet aldı Anteplileri,
seğirttiler peşince,
Düşmanı tepelerde yediler.
Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp
Bir tarla sıçanı kadar korkak olana:
KARAYILAN dediler.
“Karayılan der ki: Harbe oturak,
Kilis yollarından kelle getirek,
nerde düşman varsa orda bitirek,
vurun ha yiğitler namus günüdür...”
Ve biz bunu böylece duyduk
ve çetesinin başında yıllarca namı yürüyen
Karayılan’ı
ve Anteplileri
ve Antep’i
aynen duyup işittiğimiz gibi
destanımızın birinci babına koyduk.
.
Nazım Hikmet Ran
Abi teşekkürler jet gibi bir dönüş yaptın...
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.