Çarşı Camii, 1326 (1904 yılları) senelerinde yapılmıştır. Molla Ahmed efendi bir cami daha yaptırmak istemiş fakat mali yetersizlikler nedeni ile inşaatı yarım kalmıştır. 1905 yılında yarım olarakda ibadete açılan camiyi tamamlatmak için Mısırlıoğullarından H.Müslüm ŞENER girişimlerde bulunmuş ama onunda ömrü kafi gelmemiştir. Minaresi ibadette olan camiyi 1955 yılında hayırsever vatandaşlardan birisi (Akçakentli Büyük H.Mustafa Akpek) Antepli Ökkeş ustaya minaresini yaptırmıştır. Gün geçtikçe diğer hayırseverler tarafından güzelleştirmeye devam edilerek bazı ilaveler yapılmıştır. Yine Kıymık taşlardan örülü caminin abdesthanesi zaman içerisinde, iç avluya alınmıştır.
Arapça’da “toplanmak” manasına gelen “Cem”i den gelen cami kelimesi, Müslümanların topluca ibadet ettikleri yer anlamına gelmektedir. Camiye önceleri “Mescidü’l-Cuma” denilmiş, sonraları büyük olan ve Cuma namazı kılınan ibadet yerlerine cami, Cuma namazı kılınmayan küçük ibadet mekanlarına da mescid denilmiştir.
Küba’da inşa edilen mescid ilk cami örneği olarak kabul edilir. Daha sonra Medine’de inşa edilen “Mescid-i Nebevi” ikinci cami örneğidir. Adı geçen camilerde ibadet ve dünyevi işlerin yanında dini eğitimin yapılması dikkat çekicidir. Emevilerden başlanarak Osmanlı döneminin sonuna kadar bir çok cami inşa edilmiştir. Anadolu ve Anadolu öncesi Türk mimarisinde, enine dikdörtgen planlı, tek kubbeli, çok destekli, yan mekanlı ve merkezi planlı camiler inşa edilmiştir. Gazneliler’de ortaya çıkan, Büyük Selçuklular’dan sonra Anadolu’ya, Mısır’a ve kuzey Azerbeycan’a kadar etkisini gösteren enine dikdörtgen plan düzenlemesi Anadolu’dan önce görülmesine rağmen asıl gelişimini Artuklu mimarisinde göstermiştir. Anadolu’da ilk örneği, Büyük Selçuklular’a bağlanan Bitlis Ulu Camii’dir (1150). Bundan hemen sonra yapılan ve Artukluların bu üsluptaki ilk yapısı olan Silvan Ulu Camii (1152-1157) daha gelişmiş bir düzenlemeyle karşımıza çıkmaktadır. Yine Artuklular tarafından yapılan Kızıltepe Ulu Camii (1200-1204), Mardin Ulu Camii (XII. yy’ın son çeyreği), Harput Ulu Camii (1156-57) aynı formu sergilemektedir.
YAPININ ADI : NİZİP ÇARŞI CAMİİ BULUNDUĞU YER: Pazarcami Mahallesi Cumhuriyet Meydanı’ndadır.
TARİHÇESİ
Fevkani (Molla Ahmed) camisini yaptıran Molla Ahmed, bir cami daha yaptırmak isteğiyle çarşı camisinin yapımını başlatmış ancak mali nedenlerle inşaatı pencereler seviyesinde durdurmak zorunda kalmıştır. Caminin yapımını Mısırlıoğulları’ndan Hacı Müslüm Şener sürdürmüş, ancak onun da ömrü minareyi yaptırmaya yetmemiştir. Ama cami 1905’te ibadete açılmıştır. Caminin minaresini ise 1950 yılında Akçakentli Hacı Mustafa (Akpek), Antepli Ökkeş Usta’ya yaptırmıştır. Cami yöresel bir ustaya inşa ettirilmiştir.
Caminin üzeri dıştan kırma çatı ile örtülü iken 1950’li yıllarda çatı açılarak, caminin üzeri betonla kapatılmıştır.
1965’te caminin son cemaat yerini örten çatı kaldırılarak ve kuzey yönünde bir duvar örülmek suretiyle son cemaat yeri meydana getirilmiştir. Daha sonra aynı yılda Habeş Pekmez adlı şahıs taç kapıyı ortadan ikiye ayıracak şekilde paralel bir duvar çekerek mahfili meydana getirmiştir.
1980’de caminin içinde yer alan ahşap mahfil kaldırılmıştır.
Dıştan sade bir görünüme sahip olan cami Nizip ilçesinin batısında Atatürk bulvarı üzerinde yer almaktadır. Dıştan 17.90x15.70 m. ebatlarında kareye yakın dikdörtgen bir plana sahip olan caminin harimine kuzey yöndeki kapıdan girilmektedir.
İnşasında düzgün kesme taş malzeme kullanılan cami, kareye yakın dikdörtgen planlı harim, düz dam örtülü son cemaat yeri, bir minare ve küçük bir avludan oluşmaktadır. (Bkz. Çizim: 15) Avluya doğu ve batı cephelerden açılan birer kapı ile girilmektedir.
Batı cephede harime açılan altta ve üstte üç pencere ile iç mekan aydınlatılmaya çalışılmıştır. Alt kat pencereler sivri kemerli bir girinti içine yerleştirilmiştir. Bu pencereler üst tarafa yakın bir yerde bir taş bloğu ile ikiye ayrılmışlardır. Alt kısımda kalan bölüm dikdörtgen açıklıklı, üstte kalan bölümler ise yuvarlak kemerlidir. Yuvarlak kemerin kilit taşı dışa taşırılarak belirtilmiştir. Bu da cephede bir süsleme unsuru olarak göze çarpmaktadır. Üst kat pencereler, üçgen alınlıklı ve dikdörtgen açıklıklıdır. Ayrıca her cephenin köşelerinde ve pencere aralarında olmak üzere dörder payanda ile desteklenmiştir. (Bkz. Foto: 93)
Güney cephede, alta ve üstte ikişer pencere bulunmaktadır. Bu pencereler de doğu cephedeki pencerelerin bir tekrarı durumundadır.
Mihrab nişinin olduğu kısımda dıştan diğer pencerelere benzer biçimde kör bir niş şeklinde düzenlenmiştir. Bu bölümde de yuvarlak kemerin üst kısmında kilit taşı dıştan belirtilmiştir. (Bkz. Foto: 95)
Mihrab nişine denk gelen dıştaki bölümün iki tarafına kaş kemerli küçük birer pencere yerleştirilmiştir. Bu nişin üst kısmına da yuvarlak bir pencere açılmıştır. (Bkz. Foto: 94-95)
Doğu cephe, doğu cephenin bir tekrarı durumundadır.
Harimin kuzeyini kaplayan son cemaat yeri, dikdörtgen planlı ve düz dam örtülüdür. Son cemaat yerinin üst örtüsü beden duvarlarına oturmaktadır. Son cemaat yerine kuzey cephenin ortasındaki iki kanatlı bir kapı ile girilmektedir.
Son cemaat yerine girilen kapı ile aynı eksende harime girişi sağlayan kapı bulunmaktadır. Harime girişi sağlayan kapı basık kemerlidir. Harime iki kanatlı ahşap bir kapıdan girilmektedir. Kapının çevresine çok zengin bitkisel ve geometrik süslemeler işlenmiştir. Bu süslemeler köşeleri rizalitli dörtgenler içinde değişik bitkisel motiflerden oluşmaktadır. Aynı süslemeler kapı kemeri üzerinde de devam etmektedir. Taç kapının köşeliklerine de bitkisel motifler işlenmiştir.
Taç kapının sağında ve solunda ikişer sütunce bulunmaktadır. Sütuncelerin kompozit düzendeki başlıkları bulunmaktadır. Sütuncelerin altına üçer tane gülçe motifi işlenmiştir. (Bkz. Foto: 96-97)
Kapının sağında ve solunda dikdörtgen açıklıklı birer pencere yerleştirilmiştir. Pencerelerin alınlığında kabartma bir ay-yıldız ve bunların iki tarafına da birer güçle motifi işlenmiştir. (Bkz. Foto: 99)
Son cemaat yerinin doğusunda minare kaidesi bulunmaktadır.
Harime son cemaat yerindeki kapıdan girilmektedir.
İçten 13.60x 13.80 m. ebatlarında kare bir mekan olan harimin üzeri ortada dört payeye oturan pandantif geçişli, kaburgalı bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbenin etrafı çapraz tonozlarla örtülüdür. Kubbeye geçişi sağlayan pandantiflerin içine sivri kemerli birer niş yerleştirilmiştir. Güneybatı köşedeki pandantifin içindeki nişin köşeliklerine dörtgenlerden birer geçme motifi işlenmiştir. Nişin içinde değişik süslemeler yer almaktadır. Pandantiflerin içinde yer alan bu nişlerin alt köşelerine bir koç başı motifi işlenmiştir. (Bkz. Foto: 106)
Kubbe içten kaburgalandırılmış ve ortada kabartma olarak bir güneş motifine yer verilmiştir. (Bkz. Foto: 105)
Kıble duvarının tam ortasında, kapı ile aynı eksende mihrab nişi bulunmaktadır. Duvardan taşıntı yapmayan mihrab 2.50 m. genişlik ve 5.65 m. yükseklikte dış ölçülere sahip dikdörtgen görünüşlüdür. Mihrabı çerçeve, hücre, sivri kemerli kavsara ve köşelik gibi unsurlar teşkil etmektedir. (Bkz. Foto: 101)
Çerçeve iki katlı ve hücrenin iki yanındaki sütuncelerle oluşturulmuştur. Bu şekli ile dışa taşırılmayan mihrabı duvardan ayırıcı bir unsur olmaktadır. Çerçeveyi oluşturan sütuncelerden alttakiler bitkisel süslemeli altlık ve başlıklara sahiptirler. Üstteki iki sütuncenin hemen iç taraflarına da birer sütunce yerleştirilmiş ve bu sütuncelerin üzerinden başlayan bir oval silme mihrabı üçgen alınlıkla sonlandırmaktadır. Üçgen alınlığın içi ikiz pencere şeklinde kör niş olarak meydana getirilmiş ve bu nişlerin içlerine birer gülbezek motifi işlenmiştir. Gülbezek motiflerinin altına bir kitabe levhası yerleştirilmiştir. Bu kitabenin altında dikdörtgen çerçeve içine alınmış bir ayet kitabesi yerleştirilmiştir. Alttaki sütuncelerin iç tarafında mihrab nişini çevreleyen altta bir gülbezek motifi, onun üstünde bir yıldız motifi ve bunun üzerinden devam eden örgü motiflerinden oluşan bir bordür işlenmiştir. Hücre 1.10 m. genişlik, 0.80 m. derinlik ve 2.90 m. yükseklikte yarım daire planlıdır. Yüzeyinde nişin sağ ve solundan başlayıp, mirabın içini dolanan geçme motifinden oluşan bir bordüre yer verilmiştir. Mihrabın yüzeyinde başka bir süsleme yoktur.
Kavsara 2.20 m. yükseklikte ve sivri kemerli olarak meydana getirilmiştir. Köşelikler kavsaranın iki yanında yer almaktadır ve köşelikler içten kavsaranın şekillendirdiği üçgen iki yüzeyden ibarettir. Köşeliklerde bitkisel süslemelere yer verilmiştir. (Bkz. Foto: 100)
Mihrabın sağında duvar içine yerleştirilmiş, duvardan da kuzeye doğru taşırılmış taş minber bulunmaktadır. Minberin üzeri yarım kubbe ile örtülmüştür. Yarım kubbe, ikisi duvara bağlı, iki tanesi serbest kompozit düzende başlıklara sahip dört sütunce ile taşınmaktadır. Sütuncelerin üst kısmında bulunan bölümlere bitkisel süslemeler işlenmiştir. Minberin sağında yine duvar içine açılmış, yuvarlak kemerli, minbere çıkışı sağlayan merdivenler bulunmaktadır. (Bkz. Foto: 100)
Mihrabın solunda minberle aynı düzenlemeye sahip vaaz kürsüsü bulunmaktadır. Bu bölümün giriş merdivenleri doğu taraftadır. (Bkz. Foto: 105)
Harimin kuzey duvarında, giriş kapısının doğusunda duvar içine yerleştirilmiş, dama çıkışı sağlayan merdivenler bulunmaktadır. Kapının batısına ise bir niş yerleştirilmiştir.
Harimin kuzeyinde yer alan mahfil 1960 yılında yapılmış ve taç kapıyı ikiye bölerek, taç kapının bütün özelliğini yok etmiştir. Mahfile avlunun güneybatı köşesindeki merdivenlerle ulaşılmaktadır. Mahfil dikdörtgen planlı, düz dam örtülüdür. Mahfilde, güney cephenin ortasında taç kapının bir devamı olan kısım bulunmaktadır.
Bu bölüm, ikişer sütunce ile sınırlandırılmış ve dış köşelerdeki sütuncelerin üzerine kabartma birer kum saati yerleştirilmiştir. Sütuncelerin üzerinden başlayan yuvarlak kemerli girinti bulunmaktadır. Yuvarlak kemerin kilit taşı dışa taşırılmış ve üzerinde kabartma şeklinde bitkisel süslemelere yer verilmiştir. Yuvarlak kemerli girinti içine iki tane yuvarlak kemerli pencere açılmıştır. Pencereler iki taraftan kompozit düzende başlıklara sahip birer sütunce ile sınırlandırılmıştır. Sütuncelerin üzerinden başlayan bir silme pencereleri çevrelemektedir. Pencerelerin yuvarlak kemerlerinin kilit taşları dışa taşırılmış ve üzerine bitkisel motifler işlenmiştir. İki pencerenin arasına gelen kısmın üstünde Arapça “Allah” lafzı yazılı bir süsleme bulunmaktadır. Yuvarlak kemerli bölümün sağında üçgen alınlıklı düz atkı taşlı bir pencere harime açılmaktadır. Bu pencerenin altında yuvarlak kemerli küçük bir pencere daha açılmıştır. Ortadaki yuvarlak kemerli girintinin solunda da aynı düzenlemeyi gösteren pencerelere yer verilmiştir. (Bkz. Foto: 98)
Caminin kuzeydoğu köşesinde yer alan minare 1950 yılında inşa edilmiştir. Minare kare kaideli, silindirik gövdeli ve tek şerefelidir. Kaidenin kuzey tarafında bulunan dikdörtgen açıklıklı düz atkı taşlı bir kapı ile minareye geçilmektedir.
Minarenin şerefe altlığı zengin süslemelere sahiptir. En altta yarım daireler şeklinde işlenmiş taşlardan oluşan bir bölüm, onun üstünde birer gülçe motifi işlenmiştir. Gülçelerin üzerinde tabak şeklindeki çinilerin duvara gömülmesiyle oluşturulmuş, baçini denilen çinilere yer verilmiştir. Çinilerin üzerinde ise mukarnas dizileri bulunmaktadır. Şerefe taştan ajurlu bir korkuluğa sahiptir.
Minare petek, külâh ve alemle son bulmaktadır. (Bkz. Foto: 107-108)
Enine gelişen dikdörtgen planlı camilerde enine sahın, mihrap önünde bir kube ile kesilir. Bu özellik Nizip camilerinde görülmemektedir.
Çarşı Camii, üç sahınlı, orta nefinin orta bölümü kubbe ile diğer bölümler çapraz tonoz ile örtülmüştür. Bu plan ve örtü sistemiyle Halep Ulu Camii’ne benzemektedir.
Nizip Çarşı Camii’nin Son cemaat yerine girilen kapı ile aynı eksende harime girişi sağlayan kapı basık kemerlidir. Harime iki kanatlı ahşap bir kapıdan girilmektedir. Kapının çevresine çok zengin bitkisel ve geometrik süslemeler işlenmiştir. Bu süslemeler köşeleri rizalitli dörtgenler içinde değişik bitkisel motiflerden oluşmaktadır. Aynı süslemeler kapı kemeri üzerinde de devam etmektedir.taç kapının köşeliklerine de bitkisel motifler işlenmiştir. Taç kapının sağında ve solunda ikişer sütunce bulunmaktadır. Sütuncelerin kompozit düzendeki başlıkları bulunmaktadır. Sütuncelerin altına üçer tane gülçe motifi işlenmiştir. Kapının sağında ve solunda dikdörtgen açıklıklı birer pencere yerleştirilmiştir. Pencerelerin alınlığında kabartma bir ay-yıldız ve bunların iki tarafına da birer güçle motifi işlenmiştir. Ayrıca Cephelerde harime açılan altta ve üstte açılan üç pencere ile iç mekan aydınlatılmaya çalışılmıştır. Alt kat pencereler sivri kemerli bir girinti içine yerleştirilmiştir. Bu pencereler üst tarafa yakın bir yerde bir taş bloğu ile ikiye ayrılmışlardır. Alt kısımda kalan bölüm dikdörtgen açıklıklı, üstte kalan bölümler ise yuvarlak kemerlidir. Yuvarlak kemerin kilit taşı dışa taşırılarak belirtilmiştir. Bu da cephede bir süsleme unsuru olarak göze çarpmaktadır. Üst kat pencereler, üçgen alınlıklı ve dikdörtgen açıklıklıdır. Ayrıca her cephenin köşelerinde ve pencere aralarında olmak üzere dörder payanda ile desteklenmiştir.
Nizip’teki camilerin cephe düzenlemelerinde önemli bir özellik mihrap çıkıntılarıdır. Mihrap çıkıntısı mihrap nişinden dolayı zayıflayan kıble duvarını desteklediği gibi cephede de bir hareketlilik sağlamaktadır. Nizip’teki mihraplarda görülen sade dikdörtgen çıkıntılara benzer uygulamalar Muş Ulu, Savur Eski, Gaziantep Ahmet Çelebi (1642), Beyşehir Eşrefoğlu (1299) camilerinde ve Amasya Bimarhanesinde karşımıza çıkmaktadır.
Çarşı camii mihrabı çok zengin süslemelere sahiptir. Mihrap iki katlı ve hücrenin iki yanındaki sütuncelerle sınırlandırılmıştır. Sütuncelerden alttakiler bitkisel süslemeli altlık ve başlıklara sahiptirler. Üstteki iki sütuncenin hemen iç taraflarına da birer sütunce yerleştirilmiş ve bu sütuncelerin üzerinden başlayan bir oval silme mihrabı üçgen alınlıkla sonlandırmaktadır. Üçgen alınlığın içi ikiz pencere şeklinde kör niş olarak meydana getirilmiş ve bu nişlerin içlerine birer gülbezek motifi işlenmiştir. Alttaki sütuncelerin iç tarafında mihrab nişini çevreleyen altta bir gülbezek motifi, onun üstünde bir yıldız motifi ve bunun üzerinden devam eden örgü motiflerinden oluşan bir bordür işlenmiştir. Yüzeyinde nişin sağ ve solundan başlayıp, mirabın içini dolanan geçme motifinden oluşan bir bordüre yer verilmiştir.
Minberler
Camide, üzerinde hutbe okunan ve merdivenli yüksek kürsüye minber denmektedir.
Nizip camilerindeki orijinal minberler kesme taşlarla veya ahşap malzemeyle yapılmış olup, yerden 1.50-2.00 m. yükseklikten itibaren başlamaktadırlar. Dışa doğru 0.80-1.00 m. kadar çıkıntı yapacak şekilde yerleştirilen yuvarlak tablaya oturtulmuş korkuluk ile külahı taşıyan sütuncelerden ibarettir. Minbere duvar içine yerleştirilen kagir merdivenler veya kıble duvarına paralel bir şekilde konulan ahşap merdivenlerle ulaşılır. Bu minberler çarşı camii’nde taştan, diğer camilerde ahşap malzeme ile inşa edilmişlerdir. Ayrıca çarşı ve Şıhlar camilerinde mihrabın solunda bulunan vaaz kürsüsü ikinci bir minber görünümü vermektedir.
Halil EKER
Yüksek Sanat Tarihcisi
Yavuzeli/ Çiltoprak İlköğretim okulu Öğretmeni<!-- / message --><!-- sig -->
Uzun yıllar Nizip’te hizmet veren Merkez Çarşı Camii’nde restore çalışmaları önümüzdeki günlerde başlayacak. Yapılacak olan restore çalışmaları kapsamında büyük bir tadilata girecek olan Merkez Çarşı Camii’nin ikinci katının yıkılarak giriş avlusunun genişletileceği belirtildi. Yapılacak restorasyon çalışmasıyla camii önündeki trafik yükününde hafiflemesi amaçlanıyor. Yeni merkez camiinin Fatih Sultan Mahallesindeki Hatice-i Kübra Camii olarak belirlenmesinin sebebi ise hem yeni müftülük sitesine yakın olması hem de trafiğe geniş bir alan olması bakımından böyle bir karar alındığı belirtildi. Gerek tarihi merkez camii’nin restore edilerek kullanılışlı bir hale getirilmesi gerekse yeni merkez camii’nin Fatih Sultan Mahallesinde bulunan Hatice-i Kübra Camii’nin tercih edilmesi Nizip’liler tarafından da olumlu karşılandı. Vatandaşlar özellikle cenaze namazları sonrası cenazeleri Nizip Asri Mezarlığına götürülmesi sırasında yaşanan trafik sorununda ortadan kalkacağı belirtildi.
trafik yükünün hafiflemesi iyi oalcak çünki bizim dükkan camiinin tam karşısı....burda bi cenaze olunca her yer araba motor kaynıyor..polislerde müdahalede bulunmayınca iyice karışıklık oluyor...hatice-i kübra camiisinin cenaze törenleri için en uygun yer seçilmiş...hem mezarlık yakın hemde trafik sorunu olmaz diye düşünüyorum
Galiba orada sabun fabrikası olacaktı eğer orasıda restore edilirse tarihi olarak büyük bir yatrırım yapılmış olur nizip in tarihi değerleri çok ama kıymet veren yok!
Sonradan yapılan dış cemaat yeri yıkılarak, aslına uygun yapı ortaya çıkarılacak. Nizip.com dergisinde bu konuya özellikle vurgu yapmış ve dış kapının muhteşem görüntüsünü sizlere aktarmıştık.
Resim kaynağı Nizip İlçe Müftüsü Cengiz Yağcı yaptığı açıklamada Çarşı Camii’nde restorasyon çalışmalarının bugün itibariyle başlatıldığını söyledi. Nizip İlçesinin en eski camii’lerinden biri olan Çarşı Camii’sinde başlatılan Restorasyon çalışmalarının 2008 yılı sonuna kadar süreceğini söyleyen Müftü Yağcı, buradaki amacın tarihi geçmişe sahip olan camilerimizde esas görünümün korunacağını yönünde bakım ve onarım çalışmalarının başladığını ifade etti. Daha önceleri merkez konumunda bulunan Çarşı Camii’nin bundan böyle sadece Çarşı Camii olarak kalacağını belirten Nizip İlçe Müftüsü Cengiz Yağcı, Merkez Camii olarak Fatih Sultan Mahallesi Nizip İlçe Müftülüğü yeni binasının yanında bulunan Hatice-i Kübra Camii olarak belirlendiğini böylelikle Cumhuriyet alanında yaşanan trafik sorununun önüne geçileceğini ifade etti. Cenaze namazları ise bundan böyle Merkez Hatice-i Kübra Camii ve Hz. Ali Camisinden kaldırılacak.
Restorasyon çalışmalarından görüntüler... Burada tabandaki taş döşemenin çıkarılması hedefleniyor. Beton veya günümüzü andıracak hiçbir materyale izin verilmiyor. Bakalım ortaya nasıl bir eser çıkacak.
Sayın Admini ileri görüşlülüğünden dolayı kutlamak isterim.camimizin ilk yapılmış halini resm edip bizlerle paylaştığı için.Nitekim o resmin hayata geçmesine sadece 5 ay kaldı.Cemaat kapasitemiz düşecek amma,bir tarih aslına rücu edeceği için kendimizi mutlu addedebiliriz.
Resim kaynağı Vakıflar Genel Müdürlüğünün almış olduğu karar doğrultusunda Çarşı Camii’nde bakım ve onarım çalışmaları geçtiğimiz ay başlatılmıştı. Bu kapsamda sürdürülen çalışmalar hakkında bir açıklama yapan Nizip İlçe Müftüsü Cengiz Yağcı Çarşı Camii’nin ikinci katının yıkımının gerçekleştiğini belirterek, sonradan yapılan yerlerin yıkılarak eski konumuna getirileceğini söyledi. Çarşı Caminin eski hali neyse öyle kalacağını vurgulayan Nizip İlçe Müftüsü Cengiz Yağcı bakım ve onarım çalışmalarının yıl sonuna kadar devam edeceğini sözlerine ekledi.
Geçtiğimiz aylarda Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından alınan karar gereği ilçemizin eski ve tarihi camii’lerinden olan Çarşı Camii’nde başlatılan bakım ve onarım çalışmaları devam ediyor. Çarşı Camii’nin yapıldığı ilk gün görüntüsüne kavuşturulması amacıyla başlatılan çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Çarşı Camii’nin ikinci katının olmadığını belirten Nizip İlçe Müftüsü Cengiz Yağcı bu nedenle işe Camii’nin ikinci katı yıkımından başladıklarını söyledi. Tarihi ve eşsiz bir güzelliğe sahip olan Çarşı Camii’nin eski durumu neyse o şekilde yaşatılacaktır diyen Müftü Yağcı, 2008 yılı sonunda bakım ve onarım çalışmalarının bitirilmesi hedeflerimiz arasında şeklinde konuştu.
Ben bu caminin 1965-1966 yıllarındaki tadilatını hatırlıyordum hergün evden gizli gidip bakardım, o taş ustalarının taşa verdiği şekiller hiç gözümün önünden gitmiyor, en son 1,5 ay önce geldiğimde yine uzun uzun inceledim, aslına uygun yapılıyordu yine eski taş ustalarının yaptığı gibi ama bu sefer kesim işlerinde teknoloji kullanılıyordu, cami bitince mutlaka görmek isterim.
Resim kaynağı Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2008 Yılı Bakım ve Onarım programına alınan ve Müteahhitte devredilen Tarihi Çarşı Camii 2008 yılı Aralık ayı içinde teslim edilmesi gerekirken çalışmaların hala devam ettiği gözlerden kaçmadı. Geçtiğimiz hafta ekranlara gelerek tepkilerini dile getiren mahalle sakinleri Çarşı Camii’nin bakım ve onarım çalışmalarının ağır aksak yürüdüğünü ve bunun sonucunda sıkıntı yaşadıklarını belirterek tadilat çalışmalarının en kısa zamanda tamamlanarak Nizip İlçe Müftülüğüne teslim edilmesi gerektiğini söylemişlerdi. Bu konuda harekete geçen Nizip İlçe Müftülüğü, Vakıflar Bölge Müdürlüğüyle irtibata geçerek Çarşı Camii’nde başlatılan tadilat çalışmalarının belirtilen sürede bitirilmediğini ve bununda sıkıntıya neden olduğunu anlattı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Nizip İlçe Müftüsü Cengiz Yağcı, Çarşı Camii’nin orijinaline uygun bir şekilde restore edilmek üzere Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğüne teslim ettiklerini belirtti. Vakıflar Bölge Müdürlüğünün ise Çarşı Camii bakım ve onarım çalışmaları dolayısıyla müteahhitte teslim ettiklerini ve en geç 6 Aralık 2008 Cumartesi günü tamamlanarak Nizip İlçe Müftülüğüne teslim edilmesi gerektiğini söyleyen Müftü Yağcı, bu gecikmeden dolayı Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından müteahhittin maddi olarak cezalandırıldığını söyledi. Nizip İlçe Müftüsü Cengiz Yağcı, restorasyon çalışmaları devam eden Çarşı Camii’nin 1 hafta içinde hazır hale getirileceğini vurguladı.
Bu arada camimizin yaklaşık 9 aydır devam eden tadilatı,nihayet sona erdi.Rabbim nasib ederse bu cuma günü camimizin resmi açılış töreni gerçekleşecek.Aylar sonra tekrar camimize kavuşmak ve buluşmak dileğiyle sizleri bekliyoruz...Allaha emanet olun Alıntıdır... __________________