ATV'de yeni bir dizi başlıyor. Adı "KARAYILAN". Tahmin edeceğiniz üzere Gaziantep'in kurtuluş mücadelesi kahramanlarından Karayılan'ı anlatıyor. İnşallah dizinin ilerleyen bölümlerinde Nizip'imizin kahramanları da ön plana çıkarlar...
“Senin adın artık Karayılan!” Memed dağlarda dolaşmak, silah tutmak yerine, okumak isteyen bir çocuktur. Ama babası Mamo Ağa, onu zorla alıp dağlara götürerek, gece dağ başında sürünün yanında yalnız bırakarak, korktuğu şeylerle inadına yüzleştirerek bir savaşçı gibi yetiştirmeye çalışır. Bir sabah Memed’i dağda, sürüsünün başında, gece vurduğu kurdun yanında bulur. Memed şimdi de kara bir yılanla karşı karşıyadır. Yılanla karşılıklı uzun uzun bakışırlar ve sonunda çekilen kara yılan olur. Mamo, oğlunun artık bir yiğit olduğuna inanmıştır. Hemen orada gururla ona yeni adını verir: “Senin adın artık Karayılan !”
“Ben artık savaşçı Karayılan değil, çoban Memed’im.”Karayılan babasından öğrendiği yiğitliği, gençliğinde yanında bulunduğu Dergahbaşı İsmail Efendi’den edindiği ilimle ve felsefeyle tamamlar. Birinci Dünya Savaşı öncesinde askere giden Karayılan; yedi yıl süren askerliğinden yorgun ve mağlup bir şekilde Antep’teki köyüne döner. Antep, İngilizlerin işgali altındadır. Durumdan faydalanan çeteler ortalıkta kol gezmektedir. Mamo, oğlunun hemen aşiretin başına geçmesini ve gençleri silahlandırıp savaşmasını ister. Karayılan ise babasını şaşkınlığa düşürerek; artık savaşamayacağını söyler: O artık “Kahraman Karayılan” değil, “Çoban Memed” olmak istemektedir.
Çobanlığa niyet eden Karayılan için bu kararı uygulamak hiç de kolay olmayacaktır. Karayılan sürekli seçimler yapmak zorunda kalır: askerlik ve çobanlık… Babası ve eski dostları… Yeni tanıştığı Elvan ve gençliğinden tanıdığı Sona… Aşkta ve savaşta Karayılan zaman zaman yanılgılara da düşerek ilerlemeye devam eder.
Eline silah almamaya, savaşmamaya, sadece çobanlık yapmaya karar vermiş Memed’in, haksızlığa ve zulme dayanamayarak yeniden eline silahını almasının, Karayılan adının kahramanlaşmasının hikayesi…
atv Nazım Hikmet'in yazdığı Kara Yılan efsanesini şimdi dönem şartlarına uygun olarak dizi film yapıyor. Antep'in Kurtuluş Savaşı'nda ilgalci Fransızlar'a karşı verdiği mücadelenin kahramanı; 'Kara Yılan'ın efsanesi, o yıllarda dilden dile yayılmış ve Nazım Hikmet'e de ilham olmuştu.
PLATO KURULUYOR
'Kara Yılan' efsanesine, Nazım Hikmet'in yazdığı Kuvayi Milliye Destanı'nın birinci bölümünde yer veriliyor. Destanda Kara Yılan'ın dışında Kambur Kerim, Arhavili İsmail gibi Kurtuluş Savaşı'nın diğer kahramanlarının hikayeleri de bulunuyor. Son yılların en büyük bütçeli dizisi olarak çekilecek 'Kara Yılan' için İstanbul'da 2500 metrekarelik alanda tarihi Antep ve İstanbul sokakları inşa ediliyor. Dizinin çekimleri İstanbul, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yapılacak. Proje tasarımını Tomris Giritlioğlu'nun üstlendiği dizinin yönetmenleri Taylan Biraderler... Kara Yılan'ı Kurşun Yarası'ndaki kaymakam rolüyle izlediğimiz Bülent İnal canlandırıyor. Dizide Begüm Birgören, Polat Bilgin, Ezgi Çelik ve Serap Aksoy da var.
Dizi dün akşam 20.00'da yayınlandı. Hemen hemen hepsini izledim. Bence güzel bir yapım olmuş. Ayrıca "Halim" adında Nizipli bir karakterin oynaması da hoş bir ayrıntı. Karakteri, Yabancı Damat dizisinden "Kadir" tiplemesiyle hatırlayacağınız Engin Akyürek canlandırıyor. Biz, dizide Nizipli bir karakterin oynamasını daha önce gündeme getirmiştik.
Duyduğum ve bildiğim kadarıyla dizi gerçeği pek yansıtmıyor. KARAYILAN'da Ezo Gelin dizisinde olduğu gibi gerçek efsaneden uzak ve bilgi eksikliğiyle gündeme gelecektir.
Yapımcıların amacı diziyi Antep'in bir köyünde çekmekmiş. Ama köylü, yapımcılardan 30 bin YTL (30 milyar TL) istemiş. Bunun üzerine yapımcılar, Antep'teki devlet yetkilileri ile irtibata geçmişler. Sorun hallolmuş. Bir süre çekim yapılmış köyde. Ama köylü yine para isteyince tası tarağı toplayıp seti İstanbul'a taşımışlar...
İlgimi çekmedi bile..Acıkcası antep de çekilip,konusmalarıda anteplice olsa iyi olur du..Anteple özdesleştiremedim ben...Adam korkimisiiizz diyor...Korkmiyik:d
ATV de yeni başlayan Karayılan dizisinin de olayların Antep de geçtiği anlatılsada ben pek de yakın tarihimizdeki Antepli Karayılanla bağdaştıramadım bakalım Antepliler bu işe ne diyecekler. Dizide Milli Mücadeleye yanaşmayan bir Karayılan görüyoruz. Dizide başı açık kadınlar ve düşman askerleriyle iç içe bir Antep topluluğu görüyoruz . Ne kadar doğru olabilir.
Bence dizi hiç de gerçeği yansıtmayan tarihimizle alakalı olmayan uydurma bir dizi
Ne dersinizzzz?????????
Dizi yapımcılarını bu konuda kınıyorum gerçek KARAYILAN ı araştırsın öğrensinler.....
Bu koınuda söz sahibi biride bence Yaşar Büyükoğlu Hocamız ondan faydalanmak gerekir diye düşünüyorum....
Ermenileri masum göstermeye özen gösterilmiş (Karayılanı vurulmaktan kurtaran yöre de istenmeyen bir Ermeni üstelik Karayılanı kurtarırken kendisi vuruluyor... yetmedi; yaralanan Ermeni ve Karayılanı Fransızlardan gizleyen de bir Ermeni kadın) ayrıca Rasim'in tespitinde olduğu gibi Fransız sempatizanlarının çoğunluğunu ermenilerden ziyade Antepliler şeklinde gösterilmiş...
Yani Antepli zabit basit sebeblerden dolayı mücadele kahramanlarını tutukluyor, dayak atıyor ama Ermeniler mücadele kahramanlarına destek çıkıyor, kargalar bile bu işe gülümser :(
Biz Yüzyıllar boyu ermenisiyle çerkeziyle iç içe yaşadık ve hiç sorun çıkmadı.
Dizi de anlatıldığı gibi o zamanlar ermeniler Antepte yaşıyordu ve artık kardeş gibiydik bazılarıyla çünkü şuan da olduğu gibi bir ırk ayrımı olayı yoktu. Ve aynı sokakta ve aynı oyunları oynayan kişilerin biranda birbiriyle düşman olması saççma! Elveda rumelide de aynı mesaj veriliyor. Yani halk içiçe ve iyi bir şekilde yaşıyor ancak bu durumdan rahatsız olan kişiler var ve bunların hamleleri ile bazı sapkın ermeniler yoldan çıkıyor . Bu demek değildir ki tüm ermeniler bize düşmanlık yaptı!!!
benim lisede ermeni soyundan gelen bir arkadaşım vardı onun anlattığına göre onun ailesi bu topraklarda büyütüğü ve yaşadığı için ve halkla bir bütün oldukları için kurtuluş savaşı yıllarında Türk milletinin yanında savaşarak büyük babasını şehit verrmiş.
Bu da demek oluyor ki dizideki olay gerçek olabilir! bir yerde de bizim soy kırım yapmadığımızı bilakis dostane ilişkide olduğumuzu gösterir...
Şunu da demeden geçemiyeceğim. Genellemeler Hep bizi yanlışa götürür. Bir ırka eğer kötü dersek içindeki iyilere haksızlık yapmış oluruz...
Bu noktada Gökhan'a katılıyorum. Her toplulukta iyiler ve kötüler vardır. Bazılarında bu oran artı ve eksi yönünde değişimler gösterir. Biraz daha açayım; Ermeniler başkaldırdılar, astılar kestiler, ikili oynadılar, içten vurdular vs... Bu noktada bile içlerinde türklerin yanında yer alan olmadı diyemeyiz. Bu bir kişi bile olsa olmuştur.
Bunu bir ermeni savunuculuğu oılarak görmeyin lütfen, toplulukları kucaklama düşüncemin bir ürünü olarak düşünün. toplumları kucaklamak, geçmişi unutmak anlamınada gelmesin ! İstediğim sadece ihanetleri ve düşmanlığı unutmadan, geleceğimizin istikrarı için mesafeli de olsa ilişkileri geliştirme arzumdur.
Mümkün olsa da tarihimizi kazananlar veya taraflı davrananlar değilde tarafsız olan ve etki altında kalmayan tarihciler anlatsalar, ispatlasalar. Hatta mümkün olsaydı da büyüklerimizden daha derinlemesine dinleyebilseydik bu konuları. Fakat maalesef geçmiş zamanlar için konuşanlar çok oluyor ve taraflı yazanlar oluyor. Bu noktada bize yazılanlara inanmak istiyoruz ve muhtemeldirki doğrusu budur. İşte bu noktada kafama bazı sorular takılmıyor değil !
Bize anlatılanlar ya aşırıya kaçmışsa veya ozamanlardan aramızda derin uçurumlar açılması için baskı altında tutulmuşlarsa ? Olmaz olmaz demeyin !
Ben düşüncelerimi ve kafama takılan soruları izah etmeye çalıştım. Burada maksadım Ermeni sempatizanlığı değildir. Tabiki geçmişi unutmayacak fakat kindarlık da duymayacağız.
Geleceğimizin daha istikrarlı şekillenmesi için geçmişimizi unutmadan mesafeli yaklaşmayı bilmek ümidiyle.
Amacımız Ermenile temize çıkarmak yada kulp takmak değil. Dizinin empoze etmeye çalıştığı kendi doğruları ve verdiği mesajlar...
Osmanlıdan İstiklal savaşına kadar can ciğer yaşadığımız azınlıklardan sadece Rum ve Ermeni olanları ellerindeki bir atımlık barut için daima fırsat kollamışlardır ve Antep için İstiklal savaşında bu zamanın geldiğini düşünerek harekete geçmişlerdir. Yani şunu söylemek istiyorum...
Yüzyıllarca sesleri çıkmadan birlikte yaşamışlar ama ilk ciddi fırsatta Türk milletine ihanet ederek kurttan kuzu doğmayacağını bir kez daha tescil etmişlerdir.
Dizide verilmek istenen mesajın bu alana taşınmasından şahsen rahatsız oldum, Ermeni meselesi böyle dar alanda tartışılacak bir konu olmadığı gibi tarihteki gerçeklere soru işaretleri yükleyerek Ermenileri masum..! göstermeye çalışanların senaryolarına alet olmamak lazım.
Atalarımız ne güzel demiş "Domuz derisinden post moskofdan dost olmaz" .
Onlar bu işin farkında imişlerde bu gün çıktı bu humanizm. demokrasi , vs. vs. vs........
Yoksa atalarımız bu azınlığı hep yöneten yönlendiren olmuş. Asla baş kaldırmalarına müsade etmemiş. Asla onlara muhtaç olacak şekilde kalmamış onlardan devlet adına bi şey istememiş ......
Bakınız. Dünya üzerinde hiçbir zaman halkların düşmanlığı söz konusu olmamıştır. Düşmanlığı çıkaran siyasetçilerdir. Savaşı çıkaran da barışları yapan da siyasetçilerdir. Bu hiçbir zaman halklar birbirine düşmez anlamına da gelmez. Bir savaşta tabi ki her iki tarafta da fanatikleri olacaktır. Söz konusu dizide bir Ermeni'nin bir Türk'e yardım ediyor. Çünkü yıllardan gelen bir dostlukları var. Ben şu an Nizip'te bile Ermeni asıllı insanlar tanıyorum. Tehcir zamanında burada kalmayı tercih etmişler. Ama asıl kimliklerini asla söylemiyorlar-baskılardan çekiniyorlar. Diziye gelince. Bence prodüksiyon kalitesi oldukça iyi. Hakeza oyuncu kadrosu da zengin. Ben en çok deli dolu bir karakter olan Nizipli Halim'i beğeniyorum. Behram Çavuş'la baya bir maceraları olacağı kesin.
Dizinin Sitesi olan https://karayilandizisi.com/forum adresine bir öneri de bulundum.
Sizlerinde destekini bekliyorum Aşağıdaki adrese tıklayıp okuyabilirsiniz...