Bir gün bizde dinlemek isteriz...
divane aşık gibi
Divane aşuk gibi da yar dolaşırım yollarda
Divane aşuk gibi da dolaşırım yollarda
Kız senun sebebune Kız senun sebebune
Kaldım istanbullarda kaldım istanbularda
Kız senun sebebune Kız senun sebebune
Kaldım istanbullarda kaldım istanbularda
Baban beni Babandanda bir kerecik istesin.
Baban beni Babandanda bir kerecik istesin.
Allahin emri ile,Allahin emri ile
Gelinim olsun desin,Gelinim olsun.
Allahin emri ile,Allahin emri ile
Gelinim olsun desin,Gelinim olsun.
Sar belune belune da karadeniz kuşağı
Sar belune belune da karadeniz kuşağu
E kız sende delisun E kız acep delisun
Alsam hapu uşağu Alsam hapu u
E kız sende delisun E kız acep delisun
Alsam hapu uşağu Alsam hapu u
Yüksek dağun kuşiyum da selviye konacağum
Yüksek dağun kuşiyum da selviye konacağum
İste beni babamdan iste beni anamdan
Vermezse kaçacağım Vermezse kaçacağum
İste beni babamdan iste beni anamdan
Vermezse kaçacağım Vermezse kaçacağum
Al şalum yeşil şalum da dağlaru dolaşalum
Al şalum yeşil şalum da dağlaru dolaşalum
Sen yağmur ol ben bulut sen yağmur ol ben bulut
Maçkada buluşalum Maçkada buluşalum
Maçkada buluşalum Maçkada buluşalum
zara
Ne kadar kibirli dursa da
Bardağın önünde eğilir çaydanlık
Öyleyse bu büyüklenme niye?
Bu kibirbu gurur niçin?
Mütevazi ol, hatta bir adım bile geçme gurur kapısından;
Bardağı insan bunun için öper daima alnından….
Erkin VAHIDOV..
SENSİZLİK ÇOK ACI
Sensizlik öğle acı veriyor ki bana
Dalıp dalıp gidiyorum bak uzaklara
Kalbim derinden sızlıyor ağrıyor işte
Küsüyorum işte ben bu yalnızlığıma
Perişan olsam da yaşadığım bu hayatta
Mutlu olacağım belki öbür dünyada
Senden önce yaşamadım ki ben sevdayı
Sen öğrettin bana sevmeyi ve de aşkı
Bense kıymetini bilemedim belki de
Bilmelisin sen varsın sadece hayatımda
Sensizlikten ötesi nedir ki zaten bana
Ben bir kere sevdim bunu anlasana
Başkasına nasıl veririm kalbimi bir daha.
Onun sadece sende olduğunu anlasana
Beni sevecek bir başkası olamaz hayatımda
Sensizlik çok acı veriyor inan ki bana.
Bir kez daha benim yanımda olsana..
BIRAKIYORUM.....
NE SENİ NEDE SEVGİNİ İSTİYORUM SENDEN.
SANAOLAN ÇOCUKSU SAF SEVDAMI
SANA BAĞLI CANIMI İSTİYORUM.
SANA EN BÜYÜK CEZA;YANLIZLIĞI
BIRAKIYORUM.....
GÖZLERİMDEN AKAN YAŞALARA DEĞİL..
SANA ACIYORUM..
YÜREĞİME SAPLADIĞIN HANÇERE DEĞİL
SENSİZ GECELERDE KURDUĞUM HAYALLERE
YANIYORUM...
SANA OLAN SEVDAMDAN DEĞİL...
KADERİMDEN KAÇIYORUM...
SANA EN BÜYÜK CEZAYI YANLIZLIĞI
BIRAKIYORUM
SANA SENSİZ YAŞAYAMAM DEMİŞTİM...
YAŞIYORUM...
SENSİZ GÖZLERİM GÜLMEZ DEMİŞTİM...
GÜLÜYORUM...
SENSİZLİK NEFES ALMADAN YAŞAMAKSA,
SENSİZLİK ACI ÇEKEREK GÜLMEKSE
YAŞIYORUM GÜLÜM
SENSİZLİĞE MAHKUM OLAN BENLİĞİMLE.....
(:) Onu sevmiyorsun demektir (:)
O durmadan kaçıyor;
Sen ardından gitmiyorsan;
O günün her saatinde saklanıyor,
Sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;
O sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
Sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;
Boşuna aldatma kendini,
Onu sevmiyorsun demektir.
Elindeki içki kadehinde,
Dudağındaki sigarada ,
Okuduğun kitapta,
Mırıldandığın şarkıda,
Söylediğin şiirde,
Gördüğün rüyada
Ve yaşaman icin
Ciğerlerine doldurduğun havada
O yoksa;
Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
Onu sevmiyorsun demektir.
Renkler onunla değerlenmiyorsa,
Örneğin; onsuz kırmızı kırmızılığının,
Mavi maviliğinin farkında değilse,
Beyaz yalnız o giydiği zaman
Güzelliğini haykırmıyorsa,
Sabahları onu görünceye kadar
Güneş doğmuyorsa
Ve onsuz gökyüzü geceleri
Aya, yıldızlara hasret değilse
Onu sevmiyorsun demektir..
AYRILDIM SONUNDA
SENSİZLİK HARAM HAYAT HARAM OLDU
GÖZLERİM SENSİZ GÖÖRMEZ
KULAKLARIM SENSİZ DUYMAZ
NEREYE BAKSAM SEN
VARSIN BURDA
HEP KALBİMDESİN KALBİMDE
HALA KULAKLARIM DA ÇINLAR SESİN
HALA SENİ SEVİYORUM DEYİŞİN
AYRILDIK İŞTE MUTLUMUSUNUZ
AYRILDIM SONUNDA
Bu şiiri, yolda yürürken karşılaştığım bir çocuğu düşünerek kaleme aldım, beğeninize sunuyorum:
HURDACI ÇOCUK.
Bir hurdacı çocuk gördüm dün,
Önünde arabası, içinde birkaç eski güğüm.
Vakit okul saatiydi,
O’nun için çok mu önemliydi?
Aşındıracaktı tüm sokakları.
Toplayacaktı en işe yarar parçaları.
Yüzüne baktım derin bir yorgunluk,
Bezginlik, kırgınlık ya da hırçınlık...
Okunabiliyordu tüm hisleri
Ve üç numara saçının altındaki beyni.
“Niçin bunu yapmalıyım?” diyordu.
Belki de sırf bu yüzden “O”na sitem ediyordu.
Yırtık kazak, sökük pantolon, eski ayakkabları;
Soluk benzi, kan çanağı gözleri, kirli tırnakları…
O da isterdi elbet pırıl pırıl giyinmek.
Cebinde bir yığın harçlık; harcamak onarlı tek tek.
Ben bunları düşünürken, O sokağın sonuna vardı.
Daha akşam olmadan gecenin karanlığına karıştı.
Bir daha görür müyüm o çocuğu-adını bile bilmiyorum
Ama O’nun gibi birçoğunu biliyorum..
Bir hurdacı çocuk gördüm dün,
Önünde arabası, içinde birkaç eski güğüm….
Subutay.
’’Sen (sağ), ben (selamet)’’...
Resim kaynağı .
Severim mum ışığını... .
Birde loş bir ortamda yazı yazmanın keyfi başkadır... .
Aklına hep güzel şeyler gelir insanın....
Hayatın kötü atıkları işleyemez ruhunuza... .
.
Arıtma görevi görür mum ışığı aydınlığı ve sıcaklığı ile kişiliğinize... .
.
Öyle ki kelimelere haksızlık edildiğini bile düşünürsünüz... .
İnsan haklarını aşar olay, .
Kelimeler beyninize müracaat eder uğradıkları haksızlıklar yüzünden, sanki beyniniz bir sendika! .
.
’Sağ’ ve ’selamet’ onlardan ikisidir... .
İkisi de birbirinden güzel ve temizdir... .
Mutluluğu, gururu, sevgiyi, birlikteliği temsil eder... .
.
’Sağ’ bir çocuğun dilinde anne sevincine dönüşür... .
.
—Annen sağ mı, ölü mü evladım? .
—Sağ... .
.
’Selamet’ bir dostluk imgesi oluverir, .
Işıldayan iki çift dost gözünde... .
.
—Ben çıkıyorum... Akşama gelirim... .
—Selametle ’dostum!’ .
.
Ayrılığa yamamışız bu güzellikleri, .
Hem de ikisini birden... .
.
—Ayrıldınız değil mi? .
—Evet, ayrıldık... ’’O sağ ben selamet...’’ .
.
Fesada ve ikiyüzlülüğe yamamışız bu güzellikleri, .
Hem de ikisini birden... .
.
—İşin bitince ne olacak onunla? .
—İşim bitince ’’O sağ ben selamet...’’ .
.
Alçaklığa ve puştluğa yamamışız bu güzellikleri, .
Hem de ikisini birden... .
.
—Bu kaçıncı sevgili? .
—Ben takılmam bir kıza... İşim bitince ’’O sağ ben selamet...’’ .
.
Kelimelerin hakkı nasıl yine onlarla aranır? .
Okuyucuda bir yere kadar sevgilim... .
.
Bir yazı yazarsın... Elli kişi okur, .
Ellisi de istediği gibi yorumlar... .
.
Hissetmek ile anlamak arasında ki farkı çözecek kadar .
güçlü değil insanoğlu, .
.
Her şeyi anlamak istediği gibi anlar... .
Bu uğurda kelimelerin anlamını bile değiştirir... .
Onların hakkını yer! .
.
Beni sen hissediyorsun yalnızca... .
En çıplak halimle basıyorsun ince göğsüne... .
Bu iki kelimeyi de basalım olur mu bağrımıza? .
.
Ayrılığı simgelemesinler bizde asla... .
Birbirimizi hissettiğimiz gibi hissedelim her ikisini de... .
.
Çıplak, yalın, .
Toprak ve güneş gibi... .