Dini İçerikli Konular

Hz.Muhammed'in(S.A.V.) Kabri Şerifi, bugün varsa?

Bu konu yeni yanıtlara kapalı.

tytyhgtyhgh Üye
Üyelik: 2007-07-17 Herkese açık mesaj: 353
#147152
Atatürk olmasa bugün Hazreti Muhammed’in mezarı da olmayacaktı Pazartesi akşamı Avrasya Televizyonu’nda Lale Şıvgın’ın sunduğu “Beyin Fırtınası” programına katılmıştım biliyorsunuz. Programın diğer konukları Nevzat Yalçıntaş ile Erol Manisalı idi. Nevzat Yalçıntaş program sırasında Atatürk’le ilgili küçük bir anekdota yer vererek “Suudiler 1926 yılında sınırları içinde tüm mezarlıkları yıkıyorlardı. Atatürk sıranın Hazreti Muhammed’in kabrine geldiğini öğrenince bir telgraf çekerek, ‘Eğer bir tek taşına bile dokunursanız ordumu aşağı gönderirim’ demişti. Bunun üzerine Suudiler Hazreti Muhammed’in kabrine dokunamamıştı. Ama bu telgraf yok edildi” dedi. Programın ana konusu kapatma davası olduğu için bu konu fazla uzun sürmedi. Programdan sonra Lale Şıvgın, yayının yapıldığı Doğatepe tesislerinde bizlere birer çorba ikram etti. Bundan yararlanarak Yalçıntaş’a “Hocam programda anlattığınız olayın ayrıntılarını söyleyebilir misiniz? ” diye sordum. 1981 yılında 12 Eylül askeri yönetimi Atatürk’ün 100. doğum yılı nedeniyle kapsamlı bir program hazırlamış. Prof. Yalçıntaş o dönemde İlim Kurulu’nun başına getirilmiş. Amaç Atatürk’le ilgili çeşitli kaynaklardan arşiv araştırması yapmak ve “bilinmeyen Atatürk’ü” ortaya çıkarmakmış. Yalçıntaş, “Dışişlerinde Münir Bey vardı. (Soyadını hatırlayamadı) İyi bir araştırmacı ve arşivciydi. Ona Dışişleri Bakanlığı arşivlerinin araştırılması görevi verilmişti” diyerek anlatmaya başladı. Sonra da sürdürdü: “Bir gün Münir Bey aradı. Çok ilginç bir belge bulduğunu, bunu getirip göstermesi gerektiğini söyledi. O sırada benim çalıştığım başbakanlık binası ile dışişleri binası aynı yerde. Hemen atlayıp geldi. Çok heyecanlıydı.” Prof. Yalçıntaş, Münir Bey’in gösterdiği belgeye baktığında çok şaşırdığını belirterek şöyle devam etti: “Belge bir telgraf metniydi. Henüz yeni kurulan Suudi devletinin kralına gönderilmişti. Telgrafta ‘Hazreti Muhammed’in mezarının yıkılacağını derin üzüntü içinde öğrendim. Bu kutsal emanete asla dokunamazsınız. Bir tek taşının bile zarar gördüğünü duyarsam orduyu aşağıya gönderirim’ anlamına gelen cümleler vardı.” Yalçıntaş, burada Hazreti Muhammed’in mezarı ile ilgili kısa bir detay anlattı. İngiliz işgali sırasında komutan olan Fahrettin Paşa’nın kabri terk etmemek için uzun süre direndiğini, aç kaldıklarını bu nedenle çekirge yiyerek beslendiklerini, sonunda İngilizler’in hiçbir şekilde dokunmamaları kaydıyla Hazreti Muhammed’in mezarını terk ettiklerini ancak kutsal emanetleri de yanlarına aldıklarını söyledi. Şimdi gelelim belgenin bulunmasından sonraki gelişmelere, çünkü vahim ve ilginç olan bu: Nevzat Yalçıntaş’ın anlattığına göre Münir Bey belgeyi önce bir üst amirine götürüyor. Belge oradan daha yukarı taşınıyor. Sonunda müsteşara oradan da Bakan İlter Türkmen’e geliyor. Tabii Evren Başkanlığı’ndaki Milli Güvenlik Konseyi’nin de haberi oluyor. Sorun şu: Bu belge ne yapılacak? Dönemin Atatürkçü komutanları ve onların emrindeki bürokrasi bu belgenin açıklanmasını istemiyor. Ancak belge de ortaya çıkmış bir kere. Sonunda o dönemde yazılan ve şimdi kitapçılarda tek nüshası bile kalmayan bir Atatürk kitabının içine, hiçbir anons yapılmadan konuyor. Kısacası konu adeta kapatılıyor, sadece o tuğla gibi kalın kitabı sonuna kadar okuyanların dikkatini çekecek biçimde “zevahiri kurtarmak” adına konuyor. Peki bu belge şimdi nerede? Kimin koruması altında? Bu da bilinmiyor. Bilinen tek şey, Atatürk’ün İslam aleminin peygamberi Hazreti Muhammed’in mezarının ortadan kaldırılmasını önlemesi herkesten saklanıyor. ***** Hazreti Muhammed Mescidi Nebevi’de yatıyor Hazreti Muhammed 571 yılında doğdu 632 yılında vefat etti. Peygamberimiz Medine’de oturduğu evde toprağa verildi. Bu mezar bugün dünyanın en büyük camisi olan Mescidi Nebevi’nin içinde. Mescidi Nebevi, Hazreti Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göç etmesinden sonra ilk namaz kıldığı yer. Hazreti Muhammed, Medine’de oturduğu evin hemen yanına kentin ilk mescidini inşa ettirmişti. Bu mescit geçen yıllar içinde defalarca yenilendi. Bugün 600 bin kişinin aynı anda namaz kılabildiği Mescidi Nebevi’nin korumasını çok uzun yıllar Osmanlı askeri yapmıştı. Arabistan’da mezar adeti yoktur. Ölüler herhangi bir yerde toprağa verilir, üzerine belirleyici bir şey konmaz. Bu nedenle sadece Hazreti Muhammed’in mezar yeri ile ilgili bilgi vardır. O’nun dışındaki İslam büyüklerinin mezarlarının yeri bilinmez. Bir süre önce Hazreti Muhammed’in annesine ait olduğu ileri sürülen bir mezar ortaya çıkarılmıştı. Ancak Suudi yönetimi bu mezarı da ortadan kaldırmış ve yerine otopark yapmıştı. Atatürk’ün müdahalesi olmasa Suudiler, Mescidi Nebevi’nin hemen dibindeki Hazreti Muhammed’in mezarını da tamamen ortadan kaldıracaktı. Nitekim Hazreti Muhammed’le aynı yere defnedildikleri bilinen Sahabe’nin önde gelen isimlerinin mezar yerleri bugün dümdüzdür. ***** Yaşar Nuri Öztürk: Ali Babacan araştırma izini vermedi Nevzat Yalçıntaş’la sohbetimiz sırasında “Bir gün Yaşar Nuri Öztürk Bey aradı. Benim bu anlattığımı duymuş, belgeye nasıl ulaşabileceğini sordu” dedi. Ben de “Belgeyi bulmuş mu? ” diye sorunca “Onu bilemiyorum, ama galiba bir kitabına koymuş ben okuyamadım” dedi. Bunun üzerine önceki gün Yaşar Nuri Öztürk’ü aradım. Öztürk, Yalçıntaş’ın anlattıklarını doğrulayarak, “Ancak bunu henüz bir kitabıma koymadım. Araştırmayı aşağı yukarı tamamladım, Gazi Mustafa Kemal ve İslam isimli çok kapsamlı bir kitap hazırlıyorum, bunun bitmesi üç yılı alır. Konu bu kitapta yer alacak” dedi. Milletvekili olduğu sırada bu belgeye ulaşmak için çok çalıştığını söyleyen Öztürk, “Belge Dışişleri Bakanlığı arşivlerinde. Milletvekili sıfatımla bu arşivlerde çalışmak için bakan Ali Babacan’a başvurdum, ama bana izin vermedi” diye konuştu. Öztürk’e “Peki hocam, böyle bir belgenin açıklanmasını neden istemiyorlar? ” diye sordum. Öztürk’ün cevabı çok ilginç oldu. Şöyle dedi: “Atatürk’ü din ve İslam dışı göstermek isteyenler elbette bu belgeden rahatsız olacaklardır. Bu nedenle dini siyasete alet edenler emperyalistlerle iş birliği bile yapabiliyor. Dincilerle İslamı reddedenler bu noktada birleşebiliyor.”
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.503
#147190
Telgrafın içeriği bu kadar şiddetlimidir veya böyle bir telgraf varmıdır bilemiyorum ama rahmetli Atatürk'ün dinine saygılı bir insan olduğuna inanıyorum.
rasimm Üye
Üyelik: 2007-01-18 Herkese açık mesaj: 413
#147206
Sadece Atatürk ün Koruıması değil zaten Peygamberimiz "ÖZEL" dir Kimse O'na ve Mezarına dokunamaz... Düşünün bir kere ......
tytyhgtyhgh Üye
Üyelik: 2007-07-17 Herkese açık mesaj: 353
#147239
Mehmet bey, bu telgrafın varlığı gerçek çünkü olayı Prof.Dr.Nevzat Yalçıntaş tarafından bizzat gördğü şeklinde açıklandı.Devletimiz lideri güçlü olduğu takdirde dünyanın hesaba alacağı bir güçlü ülke ama cılız liderler yüzünden bugünkü hesaba alınmayan bir ülke görünümüzde.Bilinir ki, sözde kimi müslümanlar yıllardır Atatürk'ü dinsiz ve deccal gibi gösterip haksızlık yaptılar.Atatürk yaşadığı süre içinde sadece sahte dincilerle ve hurafe ile mücadele etti.Bunlara suizan günahı bile yeter.Keşke dindarlığın da mihenk taşı olsaydı.Değerli yorumuna teşekkürler. Mahmut Küçük-İstanbul
tytyhgtyhgh Üye
Üyelik: 2007-07-17 Herkese açık mesaj: 353
#147241
rasimm;147206 wrote:Sadece Atatürk ün Koruıması değil zaten Peygamberimiz "ÖZEL" dir Kimse O'na ve Mezarına dokunamaz... Düşünün bir kere ......
Arkadaşım, elbette sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.) özel ama bilinir ki, Suudi hanedanı vahhabi mezhebinden(sapık mezhep) ve bu mezhep uygulaması gereği, birçok Sahabi mezarları özellikle kaybedilmiştir.Biz Türkler, ülkemizde medfun bulunan sahabilere ait mezarları ihya ile hakettikleri saygıyı göstermemize rağmen(Hz.Eyyüb A.S. v.b.) onlar mezarları ziyareti şirk gördüklerinden özellikle kaybettiriyorlar.Bununla kalmayıp sadece gelecek döviz için kutsal Kabe etrafı devasa oteller arasında kaybolma durumuna gelmiş, Osmanlı emaneti bitin tarihi eserler özellikle kıyımla yıkılmış, hatta Peygamberimiz'in doğduğu ev bile yıkılmşken, kendilerini Osmanlıya kışkırtıp hanedanlıklarını kazandıran Prens Lavrensin(İngiliz casusu) yaşadığı ev müze yapılma gafleti gösterilmiştir. Mahmut Küçük
rendera62 Üye
Üyelik: 2010-04-12 Herkese açık mesaj: 1
#227644
"Atatürk olmasa bugün Hazreti Muhammed’in(S.A.V) mezarı da olmayacaktı " diye yazmışsınız.Bu bilgi kaynağı doğru dahi olsa neticede "vesile" olmaktır asıl mevzu.Eğer Atatürk gibi bir komutana bu vazifeyi verdiyse Allah ü Teala, o komutan yapar.. Allah(C.C) herşeye kadir olarak başka bir şekilde neticelendirmek isterse yada başka birini vesile ederse o olur.Burdan konuyu başka yönlere çekip olmıycak payeler,neticeler çıkartmak vahim hatalara götürebilir.Resulullah(S.A.V) alemlere rahmet olarak gönderilmiş.... Atatürk yada bi başkası sonuç olarak Resululah'ın (S.A.V) ın ümmetidir.Bu şereflerin en büyüğüdür zaten.

Bu konu yeni yanıtlara kapalı.

WhatsApp iletişim