Geçen sene Bursa'da, Eylül ayından ocak ayının 15'şine kadar İki kez burnumdan, bir kez de göbek fıtığından üç kez ameliyat oldum. 1992 yılında da Nizip Devlet Hastanesinde apandisit ameliyatı oldum.Ben şahsım adına hiç olumsuz bir şeyle karşılaşmadım.Benim hastanelerde tuhafıma giden bir şey var sadece. Doktor ve hemşirelerin dışında temizlik şirketinde çalışan ve kayıt vs. yapan şirket elemanları kendilerini baş hekim falan zannediyorlar yani kraldan çok kralcı.İşte asıl sıkıntıyı onlar yapıyor diye düşünüyorum. Tabi hepsi değil,bazı kendini bilmezler. Bende Devlet memuruyum11 yıldır kamuda çalışıyorum büyük bir şevkle hizmet ediyorum.Coşkunun dediği gibi kimsenin kölesi falan da değilim.Aldığım parayı hak ve helal ettirmeye çalışıyorum.Şiddet çözüm değil. Evet doktorlarımızın işi hiçte kolay değil, ama onlarada bu mesleği bilerek ve isteyerek seçiyorlar.Ben Bursada özel muayenehanesi için 6 ay ileriye randevu veren uzman doktorlar biliyorum,dikkat edin hastane değil özel muayenehane.Yani Allah bereket versin uzman doktorlar hiç te aç ve açıkta değil.Üniversitelerde İntörn doktorlar ve pratisyenler devlet hastanelerinde de yine pratisyen doktorlar sağlık işini sırtlamış götürüyor.Pratisyen hekimleri o kadar da küçümsemeyin çünkü onlar her türlü hastaya baktıkları için daha tecrübeli oluyorlar.Son söz ŞİDDET CÖZÜM DEĞİL:
Basından Nizip Haber
#200192
#200196
#200197
#200213
#200214
#200215
#200221
#200230
#200231
#200232
#200234
#200237
#200247
#200250
#200258
#200277
#200279
#200281
#200284
#200286
#200314
#200358
#200803
#201374
#201422
Sağlık Çalışanlarına Yapılan Saldırı Kınandı
Ben de Mahmut abi gibi hele dunyanin hicbir yerinde sikinti cekmedim(Allah nazardan saklasin). Ancak insalarin 'kisiklerini' degil 'davranislarini' elestirmek gerekir. Pratisyenler diye kucumsediginiz insanlar 36 saat uykusuz nobet tutuyorlar ve buna MECBURLAR ustelik bunlarin cogu en az 6 ay 'stajyer' olarak bu isi yapmak ZORUNDALAR, yani PARA DA ALMIYORLAR. Ben sahsim olarak 'kan, irin vs' yuzunden vazgectim mesela! Hic doguma gireniniz var mi? Ya yaptiraniniz? Lutfen insafli olun ve yapilan yanlis davranislari beraber elestirip cozelim!
Bazen burada yapılan yorumları okuyunca Nizip'i terk etmek geliyor içimden.
Kınanması gereken bir olaya çoğunluk alkış tutuyor. Her meslek grubunda kalitesiz insan vardır.
Özellikle Nizip'te insanlar konuşmak yerine birbirini dövmeyi, küfretmeyi seçiyor. Sizce Nizip insanında da hiç suç yok mu?
Yusuf bey doktorlarımız olgunlukla cevap vermiş değil mi ? ben onların kişilik haklarına saldırmışım değil mi ? peki söylermisiniz bir doktorun kapasiteniz varsa kazansın demesi ne anlama geliyor ? doktorlar bişey yapmamış değil mi ? onlar sütten çıkmış ak kaşık değil mi ?
ben pratisyenleri küçümsemedim. önceki mesajlarda da belirttiğim gibi uzmanı böyleyse kimbilir pratisyeni nasıldır diye vurgu yaptım. ama siz hemen küçümsemeyi çıkarttınız. çünkü benim başıma gelen tüm bu olaylar uzmanlar tarafından yapılan teşhis ve sonuçlar.
ayrıca neden boş muhabbetler oluyor bunlar ? bu yaşanan olaylar olmadı diyebilecek misiniz ? biz başımızdan geçen gerçek olayları yazıyoruz ama bazı doktorların veya hastanenin hoşuna gitmeye bilir ama biz vatandaş olarak haklarımızı da savunmak zorundayız. başkaları savunmuyorsa o onun bileceği bir iştir.
tabiki hiç bir doktor başarısız olmak istemez. ama sağlık da hata kabul etmeyecek bir durumdur. bir hastaya baktığında teşhisi bilmediğin halde yanlış teşhis koyacaksan bakma o hastaya ve hastayı başka yere sevk et. bunda ayıp bişey yok ? bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp. ama kalkıpda bilmediği(insan halidir herkes bilmek zorunda değil) halde çok bilmiş gibi de kalkıp kesin bu hastalık var diyerek sonrada ona göre ilaç vermek değildir. ve o yanlış teşhis dolayısıyla acısını doktor değil biz çekiyoruz ?
ve ben mesajları sadece hata yapılan alanları ve hata yapan doktorlara yazıyorum yazmakta en doğal hakkım. çünkü doktor hatalarına çok denk geldim. hatalardan dolayı bir sürü insan yaşamını kaybetmedi mi ?.
iyi olan doktorumuza lafımız yok. allah razı olsun onlardan. onlar sayesinde tedavi oluyoruz. bizim lafımız kötü olanlara, tedaviyi yanlış yapanlara, hastayı insan yerine koymayanlara, insanlara hakaret edenlere, vs. vs..
bırakında bir vatandaş olarakta hakkımızı savunalım. siz savunmayabilirsiniz ama ben sizin gibi olamam.
tabiki nizip insanında da çok suç var. nasıl var derseniz başı ağrıyan ve gereksiz yere hastaneye giden çoğu nizip insanı var. nerden baksanız hastaneye gidenlerin %25 i ufacık sebeplerden gidiyordur ve belki sebebide yoktur. ama gerçekten durumu kötü olanlar gittiğindede doktorların doktorluğunu yapması gerekir.
hemşire elini yıkamadı 13 bebek ölü
Tepecik'te 9 ay önce ölen bebeklerle ilgili rapor: 'Sıvı, mikroplu; elini yıkamayan hemşire hazırlamış'...
Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Ünitesi'nde 9 ay önce iki gün içinde 13 bebeğin ölmesiyle ilgili raporunu, CHP'li Canan Arıtman'a da gönderdi.
Raporda; ölümlerin bebeklere verilen damar içi beslenme sıvısının (TPN) hazırlanma aşamasında yaşanan kirlilikten kaynaklandığı tespiti ve bebeklerde bağırsak mikrobuna rastlanmış olması, aynı zamanda hekim olan Arıtman'ı tüyler ürperten bir sonuca ulaştırdı: "Bu bir cinayet. Rapordan çıkan sonuç, sıvıyı ellerini yıkamayan bir hemşire hazırlamış. Sıvı, mikroplu."
20-21 Eylül 2008'de İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde iki gün içinde 13 bebeğin ölmesi, Türkiye'nin gündemine oturmuştu. CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Sağlık Bakanlığı'na başvurarak konuyla ilgili soruşturma raporlarının kendisine iletilmesini talep etti.
Bilim Kurulunca hazırlanan rapor, 1 Temmuz günü Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hakkı Yeşilyurt'un ön yazısıyla Arıtman'a iletildi. Raporda Arıtman'ın dikkatini çeken şu tespitlerde bulunuldu: 13 yenidoğanın ölümüne neden olan salgının, damar içi kullanılan sıvılarla ilişkili olduğu saptanmıştır. Aynı gün sıvı verilip ölmeyen çocuklarda herhangi bir enfeksiyon bulgusu saptanamamıştır.
Damar içi beslenme sıvısı solüsyonlarından birinin anlaşılmayan bir şekilde kontamine (kirlilik teması) ve daha sonra sıvılarda ennetobacter cloacae'nin (bağırsak mikrobu) üremesi ve ayrıca endotoksin yapımına bağlı olarak kontamine TPN verilmiş olan yenidoğanlarda bakteriyemi, sepsis (iltihaplanma) endotoksemik şok gelişmiş ve ilgili 13 bebek ölmüştür.
Olasılıkla araya giren anlık bir sorun nedeniyle bulaşma gerçekleşmiştir." Arıtman, raporu değerlendirirken "Bu bir cinayet. Rapordan çıkan sonuç, sıvıyı ellerini yıkamayan bir hemşire hazırlamış. Sıvı mikroplu" dedi.
MAKİNE VE HEMŞİRE
Arıtman, hemşirenin temizliğine dikkat etmediğini nasıl anladığına ilişkin soru üzerine "Taşeron firmanın damar içi sıvıyı hazırlayan bir makinesi var. Çocuklar için hazırlanacak sıvı burada yapılıyor. Bir de hemşire var. Ama, rapordan da anlaşılıyor ki; ortada bir mikrop var. Bu da bağırsak mikrobu. Bu ellerin yıkanmamasından kaynaklanır. Bana göre; hemşire sıvıyı hazırlarken 'steril eldiven takmadı ve kirli ellerden damar içi sıvıya mikrop girdi" değerlendirmesi yaptı.
Hemşirenin sıvıyı hazırlaması sırasında denetleyen bir mekanizmanın olmadığını belirten Arıtman, şunları söyledi: "Bir cihaz ve o hemşire var. Taşeron şirkette çalışıyor. Sağlık Bakanlığı bünyesinde değil. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmiyor. Bebekler umut yerine ölüme gitti. Başka bebekler ölmesin."
TPN nasıl hazırlandı?
Rapora göre damar içi beslenme sıvısı "Compounder" adı verilen cihazla hazırlandı. 19 Eylül 2008'de saat 10.35 itibariyle sıvı hazırlandı. Saat 2.25'e kadar 19 Eylül Cuma gününe ait sıvılar hazırlandı. Bunu takiben 20 ve 21 Eylül günü için sıvılar hazırlandı. Saat 14.25-16.05 arasında hazırlanan sıvıları alan 12 bebek öldü. Raporda, sorunun bu saat aralığında hazırlanan TPN sıvılarından kaynaklanmış olması dikkat çekici bulundu ve "Olayın TPN hazırlama aşamasından kaynaklanabileceği ihtimali düşülmüştür" denildi.
'Talimatnameye uydum' dedi
Rapora göre, cihazı kuran özel firma sorumlu hemşiresi A.S.'nin de ifadesi alındı. A.S., sıvı dağıtma çalışmalarını firma tarafından hazırlanmış talimatnameye göre yaptığını belirtti. Bebeklerden 12'sinin 20 Eylül günü, 1'inin de ertesi gün öldüğü anlatılan raporda "günlük" hazırlanması gereken damar içi beslenme sıvısının, 20 ve 21 Eylül günlerinin hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle 19 Eylül cuma gününden hazırlanıp buzdolabına konulduğuna dikkat çekildi.
Gizli müfettiş raporu verilmedi
Raporda, ölümlerin yaşanmasından önce bir aylık süreçte 91 bebekten 22'si (% 24), ağustosta 141 bebekten 16'sı, (% 11) temmuzda 147 bebekten 13'ü (% 9) öldü. Raporu Arıtman'a gönderen Müsteşar Yardımcısı Hakkı Yeşilyurt, idari soruşturmadaki tespitleri içeren gizli müfettiş raporunun Bilgi Edinme Kanunu uyarınca gönderilemeyeceğini belirtti. Böylece,
kusurlu personelin olup olmadığı ve varsa ne ceza verildiği ortaya çıkmadı.
https://www.haberaktuel.com/hemsire-ellerini-yikamadi-13-bebek-olu-haberi-206884.html
Sevggili Mahmut kardesim, soylediklerini uyari telakki ettim ve geriye dogru 'tum yazilanlari' tekrar okudum ve 'genclik heycani' dusuncemde birsey degismedi. Cunku senin dedigin iddia '..kapasiten varsa...' sozu yazan doktorlarimiza ait DEGIL baskasina da ustunkoru baktim ki var mi supheliyim! Isin ilginc tarafi ise herkesin 'yanlis davranisi' benimsemedigi yonunde ortak kanaate sahipken sadece kisisel tartismalara yersiz sekilde girilmis olmasidir.
Ve bu davranisindan dolayi ben sahsen seni 'ayipladigimi' belirtmek isterim. Binanialeyh yaptigini telafi yonune gidersen cok da guzel bir ornek olursun. Doktorlarimizin hatasini gorduysen hep beraber 'yuklenelim' ama sirf doktor olduklari icin meslek nazariyla sahsi hakaretlerin kabul edilemez!
Ha, onlarin sana attigi laflar dikkat edersen sadece 'kiyaslama' yapman icin verdigi orneklerden ibaretttir. Umarim geregini yaparsin.
Yusuf bey, aslında Mahmut son derece kibar bir gençtir. Fakat küçüklüğünde yaşadığı olumsuz bir deneyim onu biraz germiş olmalı.
bak bunu kim yazmış ? ve kendi adıyla ben doktorum diyor ama siz yazan doktor değil diyorsunuz ? ben ona mı inanayım size mi ? ben de sizi ayıplıdağımı belirteyim. davulun sesi uzaktan hoş gelir. belki sizin başınıza böyle bişey gelmemiştir ondan tuzunuz kuru olabilir. ama bu olayları da yaşayan biziz. onların yaptığı kıyaslama oluyor ne de olsa değil mi ?. doğru ya onlar koskoca bir doktor biz ise ufacık bir çocuk ufacık bir öğrenciyiz.bee321;200066 wrote:.....sana tek söyleyecegim inşallah birinci derece yakının veya evliysen çocugunun tıp okuması ve mecburi göreve tabi tutuldugu sırada nelerle karşılaştıgını görmendir......bizden çok sabahlamış ta bilmem toplama bilgisiyarla mühendislik kavramını bilmiyormuşuzda yok tıp seçmiyeydiniz ya .....vs vs...inşallah bir yakının ezber degilde kapasitesi varsa doktor olur.....
ve ben burda doktorların yaptığı hataları yazdım ve kişisel haklarına saldırı yapmadığımıda belirttim. ama siz dana altında buzağı arıyorsunuz.
Oncelikle kusura bakma, gozumden kacmis ve fakat dikkat edersen ilklafi da sen atmissin!. Su noktayi da atlama eylimindesin, ' basina gelen olayi' bu doktarlar(bee321 ya da Yazgan beyler) sana yasatmadi! Gerginligi uzatmakdaki israrini hele bi daha gozden gecir! Hele bi daha dusun ki bu insanlara yuklenmek de ne kadar haklisin? Buyur basina gelenleri paylas ve de yer, biz de buna dahil olalim ama kisiliklere saldiri sence de dogru mu?mahmut;200231 wrote:bak bunu kim yazmış ? ve kendi adıyla ben doktorum diyor ama siz yazan doktor değil diyorsunuz ? ben ona mı inanayım size mi ? ben de sizi ayıplıdağımı belirteyim. davulun sesi uzaktan hoş gelir. belki sizin başınıza böyle bişey gelmemiştir ondan tuzunuz kuru olabilir. ama bu olayları da yaşayan biziz. onların yaptığı kıyaslama oluyor ne de olsa değil mi ?. doğru ya onlar koskoca bir doktor biz ise ufacık bir çocuk ufacık bir öğrenciyiz.
bende zaten onlara yazmadım ki ? onlar nizipte çalışmıyor ki ?. ben zaten nizip devlet hastanesi için yazdım. yazgan beyin mesajını bir tekrar oku istersen. bakalım kimler başlatmış ?
siz bence mesajları dikkatli okuduktan sonra yazın. çünkü bazı yazılanları atlıyorsunuz.
hem ben nizip devlet hastanesinde çalışan bazı doktorlar için yazdım ama yazgan bey ve bee321 nizip hastanesinde çalışmadıkları halde onlar sanki onlara söylenmiş gibi algılıyor ve ona göre cevap yazıyor. sorun bende mi ?
kişiliklere saldırmıyorum diyorum. kişiliklere saldırı tabiki doğru değil. diğer mesajlarımı okursanız iyice zaten orda da yazdım şiddeti tasvip etmediğimi . ama bu şiddet neden ve nasıl oluştu ? bu sebebi oluşturanlar kim veya kimler ?
bu ülkenin her yerinde bu tür saldırılar mevcut sadece sağlıkçılara değil bir çok meslek grubu aynı saldırıları görüyor hele garibim polisler saldırmayan kimse kalmadı
Daha öncede söylediğim gibi kimse durduk yere kimseyi dövmez veya darp etmez, hastane yönetimi doktor ve hemşire hakkında son bir aylık hastalarıyla görüşsün kim suçluysa bizde kınayalım.
GÖREVİNİ LAYIKI İLE YAPAN DOKTOR VE HEMŞİRELERİ TENZİH EDERİM.
İşini iyi yapan doktor ve hemşireleri kutluyorum. Ancak, bunun yanında hastalarla labali konuşan, hastaları küçümseyen hakarete varan konuşmalar içerisine giren doktor ve hemşireler var.
Yaklaşık bir hafta kadar önce bir yakınım hastaneye gidiyor. A bölümüne kayıt yapıyor. A bölümünde saatlerce sıra bekledikten sonra içeride B bölümüne gidip muayene olmanız gerekli deniyor. B bölümüne gidiyor saatlerce sıra bekledikten sonra tabi sabah saatleri öğleden sonrayı buluyor. B bölümü A bölümü ne gidin diyor. Hasta, beni zaten buraya A bölümü gönderdi deyince hemşire sesini yükselterek doktorun yanında A bölümüne gideceksiniz diyor.
Şimdi hastane yönetimine soruyorum. Bu olay karşısında hastanın personele karşı davranışı nasıl olmalıdır. ???????
hidayet kardeş; bu kin, öfke niye? senin işin sağlıkçılarla değil. siyasetçilerle. hastaneden onlar attılar seni. ha .. bu arada olur ya sana bi şey olursa, hastalık filan gibi çekinmme dr.lara git yine. onlar senin aklına bakmazlar yine tedavi ederler seni.
mahmut beyler oturduğun yerden atıp tutuyorsun; yeter artık, bu çok yönlü bozuk sistemin bireylerinden biride sensin. Tabiiki bireylere sorumluluk düşüyor toplıumun düzelmesi noktasında. ama senin yaptığın gibi değil. haa bu arada sağlıkçıları neden bu kadar kıskanıyorsun anlamadım. allah sana yardım etsin. gitmişsin o kadar parlak beyninle bir ıspartayı mı kazanmışın. teesüf ederim.
YİNE SÖYLÜYORUM; SORUN GENEL OLARAK SİSTEMDEN KAYNAKLANIYOR.
SORUNUN ÇÖZÜMÜ DE; BİLİNÇLENMEDEN, ÖRGÜTLENMEDEN GEÇER.
AFFDERSİNİZ Ç...Ş YARIŞI YAPAR GİBİ YAPILAN TARTIŞMALARIN YARARI YOK.
Bu "aşşalıyan-kendini beğenmiş" tavrından dolayı seni ayakta alkışlıyorum... Aynen böyle devam et.. emi DOKTOR arkadaşım..aynen devem et!...:confused::mad:bee321;200109 wrote:xxhidayet kendi canına kıy ama bize kendini emanet etme..yakınlarınıda emanet etme..kendinin doktoru ol...ha birde vasiyetini yaz ve çevrendekilere söyle beni ne olursa olsun hastaneye götürmeyin....yakınlarına temmih et tamam mı?ve şunuda unutma akut apandisitten kimse iki saatte ölmez... birkaç hemşire,teknikerin yaptıgı birkaç olayı tüm saglık camiasına mal ediyosun...yine para diyorsun ya senin gibi çok şey biliyorum gördüm diyene bence cevap yazmakla bende hata yapıyorum...içimizden biriymiş,,,içimizde neler varmış bu kadarda hiç görmemişik....
şişşşşşşşşşşşttttttttttttt noluy orda?
lütfen kimse kimseyi kırmasın...
hastalarda haklıdır elbet.hekimler de kimse bilemez o an orda neler yaşandığını.lütfen rica ediyorum kırmayın kalpleri...
sevgiler buse...
turanj ben sizin gibi oturduğum yerden atıp tutmuyorum. yaşadığım olayları anlattım. başka arkadaşlarda yaşadığı olayları anlattı. ama siz yaşanmış olaylara bile karşı çıkıyorsunuz.
ve ben ıspartayı kazandım. aman siz benden daha iyi yerlere gidin gözümüz yok. biz işimizi severek yaparız. biz sizler gibi başkasına küçük gözle bakmayız bakamayızda. çünkü insan insan olduğu için değerlidir. içinde bulunduğu durum ya da bulunduğu mevki için değil.
ve üniversite adının a veya b olması önemli değil. insan öğrenmeyi bilmiyorsa isterse en kral üniversitede okusun. ben nice kaliteli üniversiteler bitirmiş adamı gördüm ama adam boş. iş insanın kendi alanında geliştirmesine bağlıdır. belki bilmiyorsundur hatırlatmak istedim.
neme lazım gün olur devran döner belki bulunduğum yer sizi rahatsız edebilir. kim bilir ediyorda belki.
benim sağlıkçıları kıskandığım yok. neylerini kıskanacağım söyler misin ? neyleri var ki kıskanacağım ? bazılarının vurdumduymazlığını mı ? hastalara hakaret etmelerini mi ? hastalara yanlış tedavi uygulamasını mı ? yoksa hastalarını küçük görmesini mi ?
ve sağlıkçılar saldırı olduğu için örgütlendi ve çözüm arandı ? peki çözüm bulundu mu ?
şunuda belirteyim benim üniversitedeki amacım elime diplomayı almak yoksa üniversitelerimizin eğitimi içler acısı. çok şükür ben kendi alanımda kendimi geliştirdim ve geliştiriyorumda.
ve dr. ahmet turunç un akrabası oluyorsunuz galiba ( soyadlarınız aynı ) . ondan böyle eleştiriler sizi rahatsız ediyor.
bari açıkça kendinizi de belirtinde kimin kim olduğunu herkes öğrensin.
evet kardeş size de saldırıyorlar taşlarla sopalarla.Allah yardımcımız olsun ne diyeyim...m altay;200247 wrote:bu ülkenin her yerinde bu tür saldırılar mevcut sadece sağlıkçılara değil bir çok meslek grubu aynı saldırıları görüyor hele garibim polisler saldırmayan kimse kalmadı
bence abartılmış biraz....her mesleğin zorlugu vardır..biz şikayet etmıyoruz..herkes işini yapsın kavga olmasın...
yaşamış bir olay var tabiki bundan sonra ki süreç de bu tür olayların nizipde bir daha yaşanmaması ........
SağLıkcıLarın neLer yasadıqını biLmek istiyorSan bir abimin dediqi gibi qeL bir nöbet demiyorum 1 saat ACİLDE doktorun yanında Sadece Seyret.ACİL acil degil normal muayene yeri sanki.En ufak bişeyde hemen acile geliyorlar.Acil hasta ile normal hasta ayırt ediLemyor bunun yüzüne kavga cıkıyor.Kendimi örnek veriyim hergün nöbetimde illa bir iki hastadan kavga cıkıyor. Hastanın vizesi bitmiş yok borcu var yoksa gidip kayıt yaptırmamıs bana bunu yap diyor. Yollarını gösteriyoruz ama anlamıyor illa yapıcaksın diyor.Sen önce kendi vatandaslık görevini yerine getirip kendi vizeni borcunu ödemezsen bizden gelip bunları yapmamızı istiyorsun.Sonrada gelip dünyanın küfürünü sayıyor o kadar kişinin icinde... Bide dayak olayı ...Ama yine alttan alan biz oluyoruz hosgörülü davranan biziz ama bizimde bir sabrımız var...Olayın özü gel bir saat burada bekle olanları kendi gözünle izle...
Allah sizi ıslah etsin!... Ne diyeyim....turanj;200258 wrote:hidayet kardeş; bu kin, öfke niye? senin işin sağlıkçılarla değil. siyasetçilerle. hastaneden onlar attılar seni. ha .. bu arada olur ya sana bi şey olursa, hastalık filan gibi çekinmme dr.lara git yine. onlar senin aklına bakmazlar yine tedavi ederler seni. mahmut beyler oturduğun yerden atıp tutuyorsun; yeter artık, bu çok yönlü bozuk sistemin bireylerinden biride sensin. Tabiiki bireylere sorumluluk düşüyor toplıumun düzelmesi noktasında. ama senin yaptığın gibi değil. haa bu arada sağlıkçıları neden bu kadar kıskanıyorsun anlamadım. allah sana yardım etsin. gitmişsin o kadar parlak beyninle bir ıspartayı mı kazanmışın. teesüf ederim. YİNE SÖYLÜYORUM; SORUN GENEL OLARAK SİSTEMDEN KAYNAKLANIYOR. SORUNUN ÇÖZÜMÜ DE; BİLİNÇLENMEDEN, ÖRGÜTLENMEDEN GEÇER. AFFDERSİNİZ Ç...Ş YARIŞI YAPAR GİBİ YAPILAN TARTIŞMALARIN YARARI YOK.
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.