Genç Muhabbet

ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...

secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#165125
en güzel 20 siir secilmiş:) Herşey Sende Gizli Can yücel Anlatamıyorum Orhan Veli Kanık Ben Sana Mecburum Attila İlhan Beklenen Necip Fazıl Kısakürek Bir Gün Anlarsın Ümit Yaşar Oğuzcan Seviyorum Seni Nazım Hikmet Ran Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var Ataol Behramoğlu Sessiz Gemi Yahya Kemal Beyatlı Otuz Beş Yaş Cahit Sıtkı Tarancı Aşk İki Kişiliktir Ataol Behramoğlu Hasretinden Prangalar Eskittim Ahmed Arif Ayrılık Sevdaya Dahil Attila İlhan Mona Roza Sezai Karakoç Eğer Can Yücel Anlayamadılar Nazım Hikmet Ran Değişik Değişik Dudak Payı Sunay Akın Beni Unutma Ümit Yaşar Oğuzcan Sevdan Beni Ahmed Arif Aşkta Yarın Yoktur Sevgili Cezmi Ersöz
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#165487
SUCLAMA BENİ Suçlama beni böyle bırakıp gidiyorum diye bağrımı yakan bir yaradır bu ayrılık şimdi Bil ki kanımdadır sevişmelerin yangını öylece girerken gecenin bağrına taşıyorum sımsıcak gülümşeyişini Yaşanan günler hayatı oyarak gedikler açıyor durulur mu artık durgun sularda bekleyerek seheri Talan ediliyor bahar ve aşk öyle bir soyun ki duracak gibi değil vurmazsak eğer kendimizi yola Yaşamak zorunlu kurtarılırsa eğer bahar ve aşk ve şimdi hayat acı yeşil bir kader renginde Hayatın ve sevincin kaderinin altettiği yer kavganın ortasıdır ki umudun çiçeklenişi aşkın yengisidir bu Söylenecek bütün sözler sevincin ve sevdanın savunulmasına dairdir ve şimdi onlar yaralarını saracak birilerini beklemektedirler Ey anısıyla kalbimi yakan kederlenme hemen ve suçlama beni böyle bırakıp gidiyorum diye AHMET TELLİ
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#165871
GÜL Bugün ben şâhımı gördüm, çeşmi cemâli güldür gül Gül olanın aslı güldür peygamberin nesli gül Kurusu gül, yaşı güldür, toprağı gül, taşı güldür Girdim şahın bahçesine, cümlesi aşı güldür gül Asmasında gül dalları, kovanında gül balları Ağacında gül hâlleri, servi pınarı güldür gül Arkı akar çarkı döner, gülden değirmeni döver Yine gülden gül öğütür, bendi ırmağı güldür gül Gülden terâzi yaparlar, gül ile gülü tartarlar Gül alırlar gül satarlar, çarşı pazarı güldür gül Açıl gel ey gonca gülüm, ağlatma şeydâ bülbülün Bu inleyen garib dilin, âh-u efgânı güldür gül Gel hâ gel ha gül Nesîmi, geldi yine gül mevsimi Bu feryad bülbül sesimi, sesi feryâdı güldür gül
dilruba Üye
Üyelik: 2007-08-03 Herkese açık mesaj: 257
#166122
HATRINA DÜŞECEĞİM (126106 Hit) Kopkoyu bir sis içinde bir akşam Hatırına düşeceğim belki Bir an ıslayacak yağmur yüzünü Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın Sonra sıcak yatağında uzun uzun Ağlayacaksın Ağlayacak.! Boğazında bir şeyler düğümlenecek Ah yanımda olsaydı diyeceksin Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak İliklerine işleyecek bensizlik Kahrolacaksın...! Bir sigara tüttüreceksin ihtimal Ufku seyredeceksin saatlerce Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü Sonra hayalim gelecek karşına Bir Şiirimi mırıldanacaksın Hıçkıracaksın..! Gönlünden atamadığın gibi kafandan da Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman Anlayacaksın..! Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin Kafan gibi kaleminde işlemeyecek Unutmak isteyeceksin her şeyi Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi Kıvranacaksın.! ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... NECİP FAZIL KISAKÜREK
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#166125
dilrubacım çok hosmus siir gercekten :) tesekkürler
mustafasahin Üye
Üyelik: 2007-09-12 Herkese açık mesaj: 3.154
#166128
SESSİZ GEMİ Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli. Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu. Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu. Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler. Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden. Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden YAHYA KEMAL ÜSTAD ÖLÜMÜ NASIL ANLATMIŞ AMAA
dilruba Üye
Üyelik: 2007-08-03 Herkese açık mesaj: 257
#166130
ARAMIZDAKİ FARK Sen dünden gelirsin, ben yarından gelirim Doğmadık bebekler diyarından gelirim. Sen müebbet inkârda kılmışsın kararı Ben Kalubelâ’nın ikrarından gelirim. Abdurrahim Karakoç
dilruba Üye
Üyelik: 2007-08-03 Herkese açık mesaj: 257
#166131
secretgarden;166125 wrote:dilrubacım çok hosmus siir gercekten :) tesekkürler
:) öledir üstad'ın bütün şiirleri hoştur hem de çok hoştur...
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#166141
gercekten öyle tekrardan tesekkürler canım paylasım için:)
okyanus_27 Üye
Üyelik: 2007-04-26 Herkese açık mesaj: 513
#166741
Sabır Sabrın sonu selâmet, Sabır hayra alâmet. Belâ sana kahretsin; Sen belâya selâm et! Felâh mı, onda felâh, Silâh mı, onda silâh. Sen de kim oluyorsun? Asıl sabreden Allah. Sabır, incecik sırat; Murat içinde murat. Sabır Hakka tevekkül. Sabır hakka itimat. Sabırla pişer koruk, Yerle bir olur doruk. Sabır, sabır ve sabır, İşte Kur`anda buyruk! Bir sır ki âşikâre, Avcı yenik şikâre. Yalnız, yalnız sabırda Çaresizliğe çare... Necip Fazıl Kısakürek
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#167468
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... FETİH MARŞI (135789 Hit) Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek; Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek; Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın? Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden.... Senin de destanını okuyalım ezberden... Haberin yok gibidir taşıdığın değerden... Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın... Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini... Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini? Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın; Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır. Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır. Haydi artık uyuyan destanını uyandır.! Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.! Delikanlım, işaret aldığın gün atandan Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan! Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan.... Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın; Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin! Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın! Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın... Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın? Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... ARİF NİHAT ASYA
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#168174
Ne diyor şair... seni terketmenin bile başkaydı tadı...baksana bu ayrılık ikimize de çok yakıştı.. ...benim ışık ışık bakışlarımın altında kimsenin taşımaya yanaşmadığı acılarım... yastığıma süzülen yaşlarım vardı... bilemedin... şimdilerde gözlerinin rengi var kalemimde.. ama tadı tuzu yok satırların..hani şu beğenmediğin hallerimin hepsi üstümde.. ve başka sevgiler de var avuçlarımda..senin yerini almaya çalışan.. ama hayatın en haylaz terine tutuşturduğum anıların hatrına...bırakmadım tuzunu... ne büyük bir anı var yüreğimde..seninkinden uzun yüce ve değerli... bütün şiirler sana çıkıyor ve karalamıyorum kitapları.. sana verdiğim sözler hepten aklımda.... şimdi dostların ve aşkların var belki de benim yaptıklarımın yerinde.. büğüler yapan...ya da kokular gönderenler... dilerim özlemezsin benim kadar... ve hiç sızlamaz yüreciğin.. bir farkım vardı sade... benim ışık ışık bakışlarımın altında kimsenin taşımaya yanaşmadığı acılarım... ve yastığıma süzülen yaşlarım vardı... ...bilemedin.... tıpkı şairin dediği gibi: seni terk etmenin bile başkaydı tadı... ...seni terk etmenin bile başkaydı tadı... baksana bu ayrılık ikimize de çok yakıştı... zeka; duyguları yönetenmiş... ve akıl da tek başına yetmiyormuş aşka bana elma şekerim dediği günden beri freni tutmuyor yaşamımın.. tümden gelen bir matematik..ya da fiziğin kimyası... bilmiyorum tutacak birimiz elinden yaşamanın.... alıntıdır...
dilruba Üye
Üyelik: 2007-08-03 Herkese açık mesaj: 257
#168854
Yön yön sarılmışım ne yana baksam; Sarılan olur da saran olmaz mı? Kim bu yüzü çizen sanatkar ressam; Geçip de aynaya,soran olmaz mı? Bir parçacığım ben,bütüne hasret; Zaman döne dursun,o güne hasret; Ruhumsa zamanın üstüne hasret; Ebediyet boyu bir an... Olmaz mı? ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... NECİP FAZIL KISAKÜREK
mustafasahin Üye
Üyelik: 2007-09-12 Herkese açık mesaj: 3.154
#168856
ZİNDANDAN MEHMEDE MEKTUP Zindanda iki hece.Mehmed'im lafta! Baba katiliyle baban bir safta! Bir de geri adam,boynunda yafta... Halimi düşünüp yanma Mehmed'im! Kavuşmak mi?..Belki ..Daha ölmedim! Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli, Kırmızı tuğlalar altı köşeli. Bu yol da tutuktur hapse düşeli... Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak! Bir alem ki, gökler boru içinde. Akıl almazların zoru içinde Üstüste sorular soru içinde. Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu? Buradan insan mı çıkar,tabut mu? Bir idamlık Ali vardı,asıldı Kaydını düştüler,mühür basıldı. Geçti gitti,birkaç günlük fasıldı Ondan kalan,boynu bükük ve sefil; Bahçeye diktiği üç beş karanfil... Müdür bey dert dinler,bugün"maruzat"! Çatık kaş...Hükumet dedikleri zat... Beni Allah tutmuş kim eder azat? Anlamaz;yazısız,pulsuz,dilekçem... Anlamaz!ruhuma geçti bilekçem! Saat beş dedi mi,bir yırtıcı zil Sayım var, maltada hizaya dizil! Tek yekun içinde yazıl ve çizil! Insanlar zindanda birer kemmiyet; Urbalarla kemik,mintanlarla et. Somurtuş gibi bıçak,nara gibi tokat; Zift dolu gözlerde karanlık kat kat... Yalnız seccademin yönünde şefkat Beni kimsecikler okşamaz madem Öp beni alnımdan,sen öp seccadem! Çaycı getir ilaç kokulu çaydan! Dakika düşelim,senelik paydan! Zindanda dakika farksız aydan Karıştır çayını zaman erisin Kopuk kopuk,duman duman erisin! Peykeler,duvara mihli peykeler Duvarda,başlardan yağlı lekeler Gömülmüş duvara,bas bas gölgeler... Duvar,katil duvar yolumu biçtin Kanla dolu sünger... Beynimi içtin Sukut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar Tek nokta seçemez dünyada nazar Yerinde mi acep,ölü ve mezar? Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz? Güneşe göç varda ,kalan biz miyiz? Ses demir,su demir ve ekmek demir... İstersen demirde muhali kemir. Ne gelir ki elden,kader bu,emir... Garip pencerecik,küçük daracık; Dünyaya kapalı,Allah'a açık Dua,dua eller karıncalanmış; Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış Gözyaşı bir tarla,hep yoncalanmış Bir soluk,bir tütsü,bir uçan buğu İplik ki incecik,örer boşluğu Ana rahmi zahir ,şu bizim koğuş Karanlığında nur,yeniden doğuş.... Sesler duymaktayım;Davran ve boğuş! Sen bir devsin,yükü ağırdır devin! Kalk ayağa,dimdik doğrul ve sevin! Mehmed'im,sevinin ,başlar yüksekte! Ölsek de sevinin,eve dönsek de! Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın elbet bizim,elbet bizimdir! Gün doğmuş ,gün batmış ,ebed bizimdir NECİP FAZIL KISAKÜREK
mustafasahin Üye
Üyelik: 2007-09-12 Herkese açık mesaj: 3.154
#168857
ANNEME MEKTUP Ben bu gurbete ile düştüm düşeli, Her gün biraz daha süzülmekteyim. Her gece, içinde mermer döşeli, Bir soğuk yatakta büzülmekteyim. Böylece bir lâhza kaldığım zaman, Geceyi koynuma aldığım zaman, Gözlerim kapanıp daldığım zaman, Yeniden yollara düzülmekteyim. Son günüm yaklaştı görünesiye, Kalmadı bir adım yol ileriye; Yüzünü görmeden ölürsem diye, Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim. NECİP FAZIL KISAKÜREK
mustafasahin Üye
Üyelik: 2007-09-12 Herkese açık mesaj: 3.154
#168858
KARACAAHMET Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet! Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet! Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde; Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde? Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta; Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta... Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek. Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek. Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık; Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık. Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz; Taş ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz. Karacaahmet bana neler söylüyor, neler! Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler, Zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm; Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bölüm... Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep; Bu mu dersin, taşlarda donmuş sukuta sebep? Kavuklu, başörtülü, fesli, başacık taşlar; Taşlara yaslanmış da küflü kemikten başlar, Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları; Süzüyor, sahi diye toprağa basanları. Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden, Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden. Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmuşlar, Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmuşlar. Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih! Taşlarına kapanmış, ağlıyor koca tarih! NECİP FAZIL KISAKÜREK
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#168884
AÇIK DİLEKÇE Görmediğim bir bambaşka durum var Sizin şehrin kızlarında savcı bey. Yaklaşanı tâ yürekten vururlar Kan kokuyor gözlerinde savcı bey. Gayeleri gönül kırmak dal gibi Bakışları çifte faul bal gibi Ülkeler fethetmiş bir kral gibi Gurur dolu pozlarında savcı bey. Kaş yaparken, göz çıkarır elleri Çok silâhtan tesirlidir dilleri Hayret ettim, bir tuhaf ki hâlleri, Poyraz eser yüzlerinde savcı bey! . Derviş olup çıktım tığsız, tebersiz İlk görüşte avladılar habersiz Pişirdiler beni tuzsuz, bibersiz Kebap oldum közlerinde savcı bey! . Bölüştüler gönlüm ile aklımı Davacıyım, ara benim hakkımı... Bir yol göster, haksız mıyım, haklı mı? Yorulmayım izlerinde savcı bey.
rojhelat Üye
Üyelik: 2009-02-11 Herkese açık mesaj: 18
#168988
AHİRET Gardaş mezarımı yol üstüne kazsınlar Sevdigimi baş ucumu yazsınlar Gardaş gelen gecen yolcular Baş ucumda ağlasınlar Uğruna öldügüm gelmesin yanıma Bırakmayın ağlasın doymasın yaşına Ben kavuşmadım oda kavuşmasın yarına Gülmesin kader onunda bahtına O hiç bekledimi kimsenin yolunu Oturup ağladımı büktümü boynunu Oda yaşadımı kaderin oyununda Bırakmayın gardaş ağlamasın mezar taşımda Değmesin elleri mezarımın taşına Gözünden yaş düşmesin üstümdeki toprağa Bir dua düşmesin dilinden bana Ben yanarken oda yansın bu dünyada Gardaş o demedimi bana unuttum seni Seviyorum başkasını sevmiyorum seni Acıyormu gardaş bana Bırakmasana mezarıma Ben giderim gözüm yaşı arkada Sorma gardaşım sebebim sevda Bu hayatta yaşantım olmuştu hata Sen yinede onu bırakma gelmesin mezarıma Tabutumu karşısından gecir Sorursa o kim diye geçiştir El vurmaya kalkarsa tabutuma Söylersin o tabut ateş unutma gardaş Söyle gardaş ismimi ağzına almasın Neden öldü diye kimseye sormasın Gösterde tabutumu ibret alsın Birdaha benim gibi kimseyi yakmasın Gardaş dedim ona gidem tutmadı dizlerim Dedim sesini duyam duymadı kulaklarım Dedim iki laf söyleyem açılmadı ağzım Her şey bitmişken ben nasıl yaşardım gardaş Degermi deme bana bi kız için Onun için değer O her şeye değer O benim kalbime değdi gardaş Canıma değmiş cokmu… Gardaş sen bakma benim sözüme Kırma onu sakın üzme Bir cirkin laf söyleme Ben onun için öldüm unutma Hani ağlatma dedimya Ölü de olsam dayanamam ağlamasına Öldüğüme pişman olurum diye dedim Dokunmasın o mezarımın taşına Gardaş kimse ona laf söylemesin Bilirsin dayanamam ben ona Sacının teli kopsa Kemiklerim sızlar mezarımda Ben ol gardaş koru kolla onu Saftır bilmez ne yanlış ne doğru Sakın kırma gardaş üzme onu Aman gardaş aman bırakma tek hayata onu Mezarıma getirme ağlamasına izin verme Bırak mutlu olsun ben burada iyiyim Zaten onun yolunu gözlerim Gardaş bu yaz gelsin tez gelsin…. Söyle ona unutmasın Dünyada beklettigi gibi buradada bekletmesin Söyle gardaş söyle ona tez gelsinnnnnnnnnn…
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#168991
Gittin... Ben, arkandan sadece baktım. Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki... "Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini. Gidersen sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak. Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana. Konuşamadım... Gittin... Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu bacağımı bu kadar acı duymazdım. Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden. Ağlayamadım... Gittin... Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek, tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı. Anlatamadım... Gittin... Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten? Ürperdin yine biliyorum. Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu. Tutamadım. Gittin... Bir yıkım gibiydi gidişin Sen adım adım uzaklaşırken benden Çöküp kaldı bedenim olduğu yere Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım. Kalkamadım... Gittin... Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum Hazırdım gidişine, Kaçak zamanları yaşıyorduk Zaman bitecek ve sen gidecektin Bense, gidişinin ertesi günü Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım. Başlayamadım... Gittin... Bir şey söyledin mi giderken? "Kal" dememi istedin mi? Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi? "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi? Beynim öylesine uğulduyorduki. Duyamadım... Gittin... Nereye gittiğin önemli değildi Binlerce kilometre uzakta da olsan, iki metre ötemde de farketmiyordu. Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu. Kurtulmalıydım senden, bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım. Kurtulamadım... Gittin... Unutulanların arasına katılmalıydım Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım. Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim. Yapamadım... Gittin... Bir okyanusun ortasında tek küreği kaybolmuş sandalda Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi. Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni, Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde, Bil ki; seni Unutamadım... Mehmet Coskundeniz
dilruba Üye
Üyelik: 2007-08-03 Herkese açık mesaj: 257
#168993
Bir hayatın tozlu sayfaları içimi acıtan. Ceplerimde kırık gece masalları duruyor, Öksüzlüğümü avutuyor sonbahar. Ne yana baksam sen oluyorum, Parmaklarımı kanatıyor kirli duvarlar. Kuşlar yuvalarından terk ediyor beni, Bir sarsıntı geçiriyor yüreğim,sen şiddetinde... Ellerime kar diye yokluğun yağıyor, Aşk sorgusunda yüreğim can çekişiyor. Yüzümde sensizliğin izleri, Ayaklarımın altında bir yığın cam kırığı... İçimden sökülen her kelime, tekrar dönüp içime batıyor. Ve her seferinde sana isabet ediyor. Bir zindan karanlığı şimdi gecelerim, Duvarlara sinmiş gözlerinin rengi... Saatleri infaza çekiyor gelmeyişin, Yavaş yavaş gidiyor benden hayat; Damarlarımdan çekiliyor içimdeki sen ! Bense düşüyorum hiçlik ötesi bir hayata, Kanıyorum sana, sende aşkı buluyorum Hem de ayrılığa çarpa çarpa... Suskunlukta sesler daha çok acıtıyormuş, Bu yüzden senden harf harf kaçışım. Yalnızlığıma esir düşüyorsun, Bense kayboluyorum cümlelerinde. Ve susuyorum sana, avaz avaz susuyorum. Sende birikiyor içimin tüm sökülenleri Ben dipsiz bir kuyu oluyorum. Biriktiriyorum her harfimde seni... Şimdi yokluğa düşüyor zaman, Ben bir adımda düşüyorum senden. Kuytularıma sokulma, bırak bana uçurumlarımı, Kalemimden azat et beni, Herkes konuştuğunu yazar, bense sustuklarımı...!!! KAHRAMAN TAZEOGLU
hayri murat bakırcı Üye
Üyelik: 2007-10-30 Herkese açık mesaj: 820
#169010
Arkadaşalr kopyala yapıştır mantığından kurtulalım her kes kendi yazdığı şiirleri eklesin bende o daha güzel olur en azından düşüncelerimizi kullanmış oluruz...
doganesmeray Üye
Üyelik: 2008-06-29 Herkese açık mesaj: 813
#169012
cadde27;169010 wrote:Arkadaşalr kopyala yapıştır mantığından kurtulalım her kes kendi yazdığı şiirleri eklesin bende o daha güzel olur en azından düşüncelerimizi kullanmış oluruz...
aslında biraz haklısın bu konuda. sangdan soldan seçme şiirler eklemek yerine şiir yazma yetenegi olan arkadaşlar kendi şiir ve duygularını bizimle paylaşsalar bu köşe daha anlamlı olur...
dilruba Üye
Üyelik: 2007-08-03 Herkese açık mesaj: 257
#169029
Haklısınız arkadaşlar ama sevdiğimiz şairlerin şiirlerini de paylaşmak istiyoruz..o zaman kendi yazdıklarımız diye başka bir başlık açmak lazım
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#169038
ATıYı KARANLIK GÖREREK AZMı BIRAKMAK Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak... Alçak bir ölüm varsa,eminim,budur ancak. Dünyada inanmam,hani görsemde gözümle. ımanı olan kimse gebermez bu ölüme: Ey dipdiri meyyit,''ıki el bir baş içindir.'' Davransana...Eller de senin,baş da senindir! His yok,hareket yok,acı yok...Leş mi kesildin? Hayret veriyorsun sen bana...Sen böyle de?ildin. Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz? Kendin mi senin,yoksa ümidin mi yüreksiz? Atiyi karanlık görüvermekle apıştın? Esbabı elinden atarak ye'se yapıştın! Karşında ziya yoksa,sağından,ya solundan Tek bir ışık olsun buluver...Kalma yolundan. Alemde ziya kalmasa,halk etmelisin halk! Ey elleri böğründe yatan,şağkın adam,kalk! Herkes gibi dünyada henüz hakk-i hayatın Varken,hani herkes gibi azminde sebatin? Ye's öyle bataktır ki;düşersen boıulursun. Ümidi sani sımsıkı,seyret ne olursun! Azmiyle,ümidiyle yağar hep yaşayanlar; Me'yüs olanın ruhunu,vicdanın başlar Lanetleme bir ukde-i hatır ki:çözülmez... En korkulu cani gibi ye'sin yüzü gülmez Madem ki alçaklığı bir ,ye's ile sirkin; Madem ki ondan daha melhun daha çirkin Bir seyyle yoktur sana;ey unsur iman, Nevmid olarak rahmet-i mev'ud-u Huda'dan, Hüsrana rıza verme...Çalış...Azmi bırakma; Kendin yanacaksan bile,evladını yakma
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#169112
cadde27;169010 wrote:Arkadaşalr kopyala yapıştır mantığından kurtulalım her kes kendi yazdığı şiirleri eklesin bende o daha güzel olur en azından düşüncelerimizi kullanmış oluruz...
bencede illa söyle olsun diye bi kural olmasın dileyen kopyala yapıstır yapsın dileyen kendi siirini yazıp altına adını düssün herkes nasıl mutlu olucaksa yani:)

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim