Tarım ve Sanayi Konuları

Salkım'da petrol bulundu iddiası!!!

Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#141519
Nizip İlçesi'ne bağlı Salkım beldesinde sulama suyu için eşilen kuyudan petrol çıktı. 190 metre derinlikten petrol çıkması Adana'dan gelen MTA Bölge Müdürlüğü yetkililerini bile şaşırtırken, çıkan petrol numunesi Ankara'ya gönderildi. Salkım Belediye Başkanı Ahmet Sönmez, Birecik'ten gelerek Salkım'da 624 dönüm arazi satan alan bir vatandaşın, araziye zeytin fidanı diktiğini, sulama suyu için de arazide su kuyusu açmak istediğini belirterek, "Su yerine petrole benzer sıvıyı gören vatandaş durumu bizlere bildirdi. Bizler de MTA Adana yetkilileriyle irtibata geçtik. Beldeye gelip incelemelerde bulundular. Normalde petrol 1500-2000 metre derinlikten çıkar. Ancak burada 190 metre derinlikte çıkması herkesi şaşırttı. Adana'dan gelen yetkililer sıvının asfatik petrol olduğunda karar kıldılar. Sonra da numune alarak Ankara'ya gönderdiler. Yaklaşık 45 gün oldu, numuneden ses seda yok. Ben Ak Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Sarı'yı arayarak bu konuyla ilgilenmesini istedim. Sayın Sarı da, 'ilgilenip size dönerim' dedi. Ancak henüz beni aramadı. Dört gözle Ankara'dan gelecek iyi haberleri bekliyoruz" dedi. Adana'dan gelen yetkililerin, "Bu kesin olarak petrol. Biz Ankara ile irtibata geçer ve arama çalışmalarını 2009 programına aldırırız dediler. Ancak bizim korkumuz 1960'lı yıllarda Arıl-Batal arasında yine petrol çıkmıştı. Ancak üzerini kapatmışlardı. Burada çıkan petrolünde üzerinin kapatılmasından korkuyoruz" dedi kaynak:güneş gazetesi
Resim kaynağı
Kasım Böler Üye
Üyelik: 2005-06-07 Herkese açık mesaj: 1.365
#141522
Bu gün çok başarılı bir makina üreticisinden bir söz duydum... Almanlar diyorlarmış ki; Bir işe başlarken "Türk gibi başlayıp Alman gibi bitirirsen o işte bir numara olursun" Salkımdaki petrol olayı tamamen Türk usulü başlamış, gidişatta Türk usulü gidiyor, sonunu Allah hayr eyleye.
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.503
#141523
Geçmişte açılıpta kapatılan kuyular hakkında birçok rivayet duyduk. Umarız buradan sağlıklı bir sonuç çıkar.
blackcat Üye
Üyelik: 2008-01-09 Herkese açık mesaj: 72
#141527
Olasılıklardan bahsedersek eğer;1-Kesin olarak o petrolün kalitesi çok düşük!-2Yeterli miktarda petrol barındırmıyor-3-Yapılacak tesis için harcanacak emek-sermaye-işgücü karşılığını bulamayacağı için ''ölü yatırım''olacaktır-4Petrolün içine insan sağlığı için tehlikeli maddeler karışmış!-5-190 metrede çıkan petrolden ne çıkar-vs vs vs Arkadaşlar;yıllardır kendi devletimizi bizim yönetmediğimizi ortaya koyan bu yalanlar ,alternatifi olmadığı için tekrar tekrar söylenecektir!Umarım yanılırım ama yetkililerden duyacağımız açıklamalar ki, eğer lutfederlerse birkaç cümle için,bu yönde olacaktır,belkide aynı cümleler!Mıştım Miştim ile biten cümlelerden nefret ederim ama söylemek zorundayım;BEN SÖYLEMİŞTİM...
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#141528
evet katılıyorum yeteri kadar rezerv yok vs gibi nedenler hep söylendi muhtemelen yine söylenecek oysa yıllar önce Araban'da petrol kendi kendine çıkmış ama ingilizler gelip bi sürü bahane saymışlar, köylülerden arpa buğday satın alıp basmışlar yinede kaybolmamış ne var ki tonlarca civayı dökünce petrol diye bir şey kalmamış.. petrolün düşmanı civa imiş...
mehmet2763 Üye
Üyelik: 2006-11-30 Herkese açık mesaj: 294
#141529
Petrolün çıkması önemli değil, değerlendirilmesi önemlidir. Nizip te zaten petrol var arkadaşlar. İşte fırat petrolün en alası yeterki değerlendirilsin. 3. dünya savaşı petrol için değil ama su için çıkacağı ihtimalleri daha yüksek....ülkemizde öyle kolay petrolün çıkmasına izin vermezler.
nizipli1 Üye
Üyelik: 2007-03-21 Herkese açık mesaj: 27
#141549
arkadaşlar zaten petrol bizim hemen yanıbaşımızda suriyede ırakta iranda vb gibi ülkelerden çıkıyor ve bu ülkelerinde geçim kaynagı adamlar odun yerine mazot yakıyorlar bizim 100 km yanıbaşımızdan cıkan petrol bizim sınırlarımızdan neden çıkmasınki tabi bazen arasıra konuşurken duyuyoruz çıkan petrolün üstünü hemen kapatıyorlar beton döküyorlar işeyaramaz diye maliyeti kurtarmaz diye kapatıyorlarmış inşallah bugibi haberler çogalırda milet biraz nefews alır özellikle çifçilerimiz
nizipli_sahin Üye
Üyelik: 2008-07-14 Herkese açık mesaj: 21
#141551
yaw kardeşim neden kapatılıyorki allah petrol diyoruz al sana petrol yaw daha ne istiyorlar ki cıksa bi mahna cıkmazsa bi mahna allah değerlendiririn işte biz alışmışsız bikere dışarı ülkelerden petrol almayı a napalım işte rahatlık işte
sakalli0727 Üye
Üyelik: 2006-07-04 Herkese açık mesaj: 1.874
#141556
bizde petrol varda üstü kapatiliyor diyenleredir bu lafım.bizim devletimiz o kadarmı satılmıski.gözüne parmagını soksun.demekki maliyeti kurtarmiyor.bu petrol arama işi hükümete degil devlete ait kuruluştur.bende 2 sebeble bu kuyular kapatiliyor.1..yeterli rezerv yoktur.2 ve daha önemlisi şudur.egerki petrol varsa bile, diger ülkelerde petrol bitince altından daha degerli olacagi için kendimize yetcek kadarını yeraltında stok ediyor olabilirler.şimdi paramız varken alalim diger ülkelerden ilerde parayla bile alinmiycak kadar degerli olucaktir.salkımda petrol varmı yokmu ne kadardir bilmiyoruz.umarım kerkükteki kadar cıkar.
blackcat Üye
Üyelik: 2008-01-09 Herkese açık mesaj: 72
#141568
Amerika"nın petrol tröstleri Hazar havzasında uydu vasıtasıyla petrol ararken, Küre dağlarında petrol görüntülerine rastlandı. Uydu fotoğraflarında görülse de petrol arama "hikayesi" karmaşık bir yumağa dönüşmüş durumda. Pekçoğumuz sık sık işitiyoruz, "petrolümüz var da yabancı güçler çıkarmamıza izin vermiyor" diye. Aklı bütünüyle ve çok boyutlu kurcalayan bir iddia bu. Türkiye"de petrol olduğunu savunanlarla, olmadığını iddia edenlerin artık iyice "sulanan" müzmin çekişmesi süredursun, bu defa "petrol var"cıların savını uydularla destekleyen bir gelişme var. Son günlerde tartışmalı bir "petrol sahamız" daha oldu. Kastamonu Küre dağlarının altında büyük hacimli petrol bulunduğu ortaya çıktı; en azından uydu fotoğrafları öyle diyor. Bu keşfi yapan, uydular aracılığıyla Hazar havzasında petrol arayan, Amerikan tröstü Amaco. Fotoğraflarda, Bartın"dan Tosya"ya kadar uzanan alanın zengin petrol yataklarına sahip olduğu görülüyor. Aslında Küre dağlarında petrol bulunduğu iddiası ve arama çalışmaları yeni değil; 1950"li yıllarda Küre silsilesinin Ballıdağ mevkiinde Amerikalılar gelip arama yapmış. Tam 11 yerde kuyu açmış Amerikalılar ve ardından "bulunamadı" diye kuyuları mühürleyip gitmişler. Uydu görüntülerinde petrol olduğu söylenen bölge Bartın, Daday, Hanönü, Azdavay, Ağlı, Tosya istikametinde uzanıyor. Özellikle Daday"ın Alipaşa köyü ile merkeze bağlı Karadere ve Boyalılar bölgeleri, petrol olduğu iddialarının yoğunlaştığı yerler. Uydu resimleri nasıl bulundu? 1997 yılında çekilen uydu resimlerinin bizzat petrol tröstleri tarafından Türkiye"ye verilmediği, verilmek istenmeyeceği kesin gibi. Resimleri, biraz da rastlantı sonucunda Prof. Dr. Ahmet Maranki ele geçirmiş. Aslen Kastamonulu olan Maranki, görevli olarak bulunduğu Azerbaycan"da Amerikan uydularının çektiği resimlere bir Azeri bilimadamı arkadaşı vasıtasıyla ulaşmış. Azerbaycan"da 1997"de yapılan Uluslararası Enerji Kongresi"ni BM adına izleyen Maranki, basına kapalı toplantıda anlatılanlara ve gösterilen uydu resimlerine bakıldığında, Türkiye"nin adeta petrol denizi üzerinde yüzdüğünün görüldüğünü anlatıyor. Maranki, merakını yenemeyip geçtiğimiz şubat ayında memleketi Kastamonu"ya gidip araştırma yapınca ilginç gerçeklerle karşılaşmış: "Bana yaşlı köylülerin anlattığına göre, 1950"lerde Amerikalıların açtığı kuyulardan sarı renkte bir şey fışkırmış. Sonra hemen kuyulara taş doldurup kapatmışlar. Bazı köylülere, "siz petrol denizinin üzerinde yaşıyorsunuz" demişler. Uyduların aramasında petrolün yanısıra bu bölgede Ilgaz dağlarında 1850 metrede selenyum bulunduğu tespit edilmiş. Gidip gördüm, Ballıdağ eteklerinde Tosya"nın Karadere mevkiinde petrol resmen yerden çıkıyor. Petrol var ancak çıkartılmıyor". Konuyla yakından ilgilenen bir başka isim, CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım. "Meclis"in şu telaşı geçsin, kesin kararlıyım, bu Küre dağlarındaki petrol meselesiyle ilgili bir önerge vereceğim" diyen Yıldırım, bu arada Petrol Mühendisleri Odası"yla irtibata geçmiş. Oda Başkanı Mete Topgüder"in yaptırdığı araştırmanın sonucunu, önümüzdeki günlerde ortak bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıklayacaklar. Maranki ve Yıldırım bölgeye gidip arama yapılan kuyuları görmüş, yöre halkıyla konuşmuşlar. Amerikalıların 1958"de TPAO ile işbirliği içinde yaptığı sondaj çalışmalarının 11 tanesi tespit edilebildi. Bu 11 kuyunun hepsi betonla kapatılmış. Yıldırım, "O zaman kuyuları açanlar yerli halka, "zengin oldunuz" demiş. Halk kuyulardan petrol çıktığını bizzat görmüş" diyor. Petrol çıkan kuyuların neden kapatılıp mühürlendiği konusu ise, biraz sonra değineceğimiz üzere, Yıldırım"ın ifadesiyle "kuşatılmışlıktan" gaflete kadar uzanan sebepler zincirinde saklı. "Asfalt yapalım diye getirdik, tamamen yandı" Küre silsilesinde petrol ve türevlerinin bulunduğuna dair yöre halkının birçok anısı ve gözlemi bulunuyor. Bunlardan biri, Tosyalı emekli zabıta memuru Hasan Mısırlı"ya ait. Mısırlı, Karadere köyünde dere yatağı boyunca akan yanıcı maddenin 1970"li yıllarda ilgilerini çektiğini ve zamanın belediye başkanının, bundan faydalanmak için kendisini görevlendirdiğini belirterek şöyle devam ediyor: "Dere boyunca yıllardır akan bu maddeyi yolda zift olarak kullanmak istiyorduk. Yükleyip getirdik. Sınamak için yaktık, geride hiçbir şey kalmamacasına tamamı yandı. Şaşkına döndük. O zaman çok uğraştık ama sesimizi kimse duymadı. Bu maddenin incelenmesi gerekir". Sadece petrol değil... Küre silsilesinin barındırdığı zenginlik sadece petrolle sınırlı değil. Prof. Maranki, uydu resimlerinde petrolün yanısıra Cide dağlarında cıva olması kuvvetle muhtemel belirtilerin görüldüğünü, ayrıca Ağlı-Azdavay-Daday-Tosya- Kurşunlu güzergahında altın, manganez ve linyit bulunduğunu, bunların da bölgenin değerini son derece artırdığını belirtiyor. Yıldırım da bölgede daha başka madenlerin bulunduğundan bahsediyor: "Küre dağlarında dünyanın en zengin kobalt yatakları var. Bakır cevherlerinin içinde altın ve kobalt cevherleri çıkıyor ama biz bakır cevherini ham olarak içinde kobalt ve altın bulunduğu halde yok pahasına satıyoruz". TPAO: "Bütçemiz sınırlı, arama yapamıyoruz" Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) yetkilileri ise Boyabat, Soğuksu, Ekinveren yörelerinde 8 kuyu açtıklarını, ancak bunların hiçbirinde ekonomik bir keşif yapamadıklarını, sadece birinde gaz bulunduğunu belirtiyorlar. Yetkililer, "TPAO"nun arama bütçesi onda bire düşürüldü. Bu da yeterli sayıda ve istediğimiz yerlerde kuyu açmamızı engelliyor. Bu bütçeyle ancak çok sınırlı aramalar yapabiliyoruz. Şu an için kuruluşun Küre"de bir çalışması yok. Şimdilerde daha ziyade Karadeniz"de denizel alanda Madison şirketiyle birlikte petrol araması yapıyoruz. Karadeniz"den oldukça umutluyuz" şeklinde konuşuyorlar. Türkiye"nin en yetkin petrol mühendislerinden Necdet Pamir, TPAO"nun Ekinveren, Soğuksu, Boyabat yörelerinde petrol sızıntısı keşfettiğini belirterek, "Sızıntı varsa petrol mutlaka vardır" diyor. Osmanlı"nın başına gelen, Türkiye"yi ürküttü Türkiye"deki petrol arama ve çıkarma faaliyetlerinin geçmişine göz attığımızda, "art niyet" olarak isimlendirilebilecek bazı hallerin yanısıra, ilginç bir içe kapanma da hemen dikkati çekiyor. Cumhuriyet"in ilk yıllarında, daha önce özellikle yabancılara verilmiş birçok petrol arama/çıkarma izninin iptal edildiği görülüyor. Dahası 1940"lı yıllara kadar da petrolle ilgili bir kuruluşumuz yoktu. 1921"de Amerikan Raşyen Kumpanyası Anadolu"da petrol aramak için başvuruyor, TBMM barış imzalanmadan kabul edilmeyeceği yönünde karar çıkartıyor. Meclis 3 Kasım 1922"de, "Petrol, neft ve havagazı arama izninin kimseye verilmeyeceği" kararını çıkartıyor. Fransız Emile Mayen"e verilen Van"ın Beşparmak ve Gürgün ilçelerindeki arama izni, Sinop Ekinveren köyündeki arama izni, Manisa Kozluca"daki Mehmet Bahri Bey"e verilen petrol işletme imtiyazı, Mardin Midyat"ta Ahmet Şakir Efendi"ye verilen neft ve zift araştırma ruhsatı... Bunlar ve daha birçok petrol arama/çıkarma izni 1924"te iptal ediliyor. Ertesi yıl, yani 1925"te ise Sinop Ekinveran, Gelibolu Gölcük, Eksamil, Gonoz, Mürselli, Tekirdağ Balatnoz deresi, Van Hareşit, Amik ve daha birçok bölgede daha ziyade yabancılara verilmiş petrol arama/çıkarma ruhsatları feshediliyor. Genç Cumhuriyet"in bu "refleks" davranışında muhakkak ki, petrol yüzünden Osmanlı devletinin başına gelenler ve Batılılarca bu devletin zenginliklerinin nasıl talan edildiğinin iyi bilinmesi yatıyor. Ancak çok geçmeden Türkiye, çekirge ile mücadelede kullanılacak motorlara konulacak kadar bile petrol bulamayınca durum değişiyor. Hükümet, Urfa ve Mardin"i istila eden çekirgelere karşı kullanılacak araçlara konmak üzere "pazarlık" usulüyle petrol alınmasına karar veriyor. 1927"de, Türkiye dahilindeki bütün petrol yataklarının tespiti ve işletmesi hakkı İş Bankası"na veriliyor. Petrolümüzü kim saklıyor? Ülkemizde petrol olup olmadığı kadar tartışmalı, su götüren, "suyu çıkmış" bir başka konu bulmak zor. Türkiye"de petrol olduğunu iddia edenlerin de, olmadığını iddia edenlerin de kendine göre mantıklı gerekçeleri var. "Petrol yok"çular, bugüne kadar açılan 1000 küsur kuyudan sonuç alınamadığından hareketle, buna bilimsel bazı izahatler de ekleyerek cepheyi sağlamlaştırıyor. "Petrol var"cılar ise, daha ziyade arama yapılan yörelerdeki halkın şahit olduğu olayları, yurtdışında yazılmış yazıları, yabancı araştırmaların sonuçlarını gerekçe gösteriyor. Petrol denizi üzerinde yüzdüğümüz doğruysa eğer, neden diğer bütün ülkelerde çıkartılmasına "izin verilen" petrol, bizim ülkemizde yerin altında tutuluyor? 1930"lardan bu yana petrol aramak için açtığımız 1000"in üzerindeki kuyuda, sadece Raman ve bir iki küçük hacimli kuyu haricinde hiç mi petrol izine rastlanmadı? Aranıp bulunamayan petrol, sınırın hemen öte tarafında niçin yer altından kendiliğinden çıkıyor? Yok eğer rastlanmadıysa, 1080 civarındaki arama sahası rastgele mi seçildi? Türkiye"nin, petrol varlığını ekonomik ve stratejik gücüne dahil etmesini kim engelliyor? Mason-petrol ilişkisi... Kastamonu yöresinde petrolün mevcut olduğu uydu fotoğraflarıyla anlaşılınca, zamanın Amerikan büyükelçisi Marc Grossman 1997"de bölgeye ilginç bir gezi gerçekleştirmiş. Gezinin detaylarını Prof. Maranki şöyle anlatıyor: "Grossman bu geziyi, uzun yıllar Türkiye"de petrolle ilgili kuruluşlarda en üst düzeylerde görev yapmış mason büyük üstadı Necdet Egeran"ı da yanına alarak yaptı. Gezinin tam da uyduların Küre"de petrol tespit ettiği zamana denk gelmesi çok manidar. Taşköprü ve Tosya civarlarını gezen büyükelçi, soru soran gazetecilere "Kastamonu etli ekmeği ve Taşköprü sarımsağı yemeye geldim" cevabını verdi. Grossman"ın Egeran"la loca bağlantısı var, ikisi de aynı mason locasına kayıtlı". İskoç Riti"ne bağlı Bilgi Locası"na kayıtlı olan Enver Necdet Egeran, uzun süre en üst masonluk derecesi olan "büyük üstad" olarak Türkiye masonluğunu yönetti. Egeran"ın hayatında masonluk ne kadar önemliyse, petrol de o kadar önemli. Maden Tetkik Arama"nın 1940 ila 1951 yılları arasında Jeoloji Şube Müdürlüğünü yapan Egeran, 1951"de MTA"da Petrol Dairesi"nin kurulmasıyla Petrol Dairesi Şube Müdürü olur. Egeran, 1953-56 arasında Petrol Dairesi Reis Muavini idi. Egeran daha sonra 1956"da, petrol devi Mobil"in Türkiye müdürü yapılır ve 1968"e kadar bu görevde kalır. Egeran"ın Türkiye petrol tarihinde dikkat çekici bir yeri var. Yabancı şirketlerin Türkiye"de petrol aramasına izin veren Petrol Kanunu"nun çıkmasında en büyük pay Egeran"a ait. İlginç olan şu ki, ülkemizde Mobil tarafından kuyuların açılıp, petrol bulunmadığı gerekçesiyle betonla kapatılması daha ziyade Egeran"ın Mobil"in başında bulunduğu tarihlere denk geliyor. İlgili yöre halklarının, "Gözlerimizle gördük, petrol fışkırıyordu" diye hâlâ torunlarına anlattıkları kuyular bunlar. Türkiye"deki masonların kendi üyelerine mahsus gizli olarak yayınladıkları "Şakul Gibi" adlı dergide Egeran hakkında oldukça çarpıcı bilgiler veriliyor. 1949"da Tekris Locası"na kaydolan Egeran, Mayıs 1950"de kalfa, aynı yılın ekim ayında üstad oldu. Ardından bilgi Locası"nı kurdu ve 1955"te Üstad-ı Muhterem, 1958"de Türkiye Büyük Locası"na Büyük Sekreter, 2 Mayıs 1965"te Pek Sayın Büyük Üstad seçildi. Resmi bazı raporlarda Egeran"dan ve faaliyetlerinden bahsediliyor. Bu bahis öyle alışılmış ifadeler içermiyor. Bazı paragrafları birlikte okuyalım: ".. Yabancıların Türkiye"de petrol aramasına izin veren kanunun kabul edilmesinden sonra ülkemizde petrol arayan yabancı şirketlerin tamamı Yahudilere aittir. Görüldüğü gibi Necdet Egeran, Türkiye"de petrol aramaları yapan Yahudilerin türlü entrikalar çevirdiği bir dönemde, Türkiye"nin en aktif masonu olma özelliğini taşıyor. Aynı tarihlerde petrol çıkan kuyuları betonlayan Mobil"in genel müdürü olması da rastlantı değildir. Türkiye"nin petrol yönünden yıllarca dışarıya bağımlı kalması ve Ortadoğu"nun sayılı petrol üreticisi ülkelerinden biri olma şansını elde edememesinin sebebi, bu petrol kuyularının ileriki bir tarihte kullanmak üzere kapatılmasıdır. 1950"lerden beri Türkiye"deki petrol rezervleri ile ilgili kilit noktalarda görev yapmış olan Egeran ve Türk masonları, Siyonizm"in idealleri için tarihi bir hizmette bulunmuştur".
blackcat Üye
Üyelik: 2008-01-09 Herkese açık mesaj: 72
#141569
Türkiye"deki petrol faaliyetinin içinde bulunan masonlar, Egeran"la sınırlı değil. Değişik localara kayıtlı daha birçok mason, petrolle ilgili kuruluşların tepe noktalarında görev almış. Yıllar içinde petrolle ilgili çeşitli kuruluşlarda görev yapan masonlar var CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım, "Anlaşılıyor ki Türkiye kuşatılmış" dedikten sonra şöyle devam ediyor: "Bu kuşatmayı biz yaracağız ve kurtulacağız. Kuşatmayı yarmamız için TBMM"de AKP, CHP ayrımı yapmadan ulusal mutabakatı sağlamamız lazım. Yeraltında zengin madenlerimiz var ama kullanamıyoruz. Var mı dünyada bizim gibi başka ülke?". Türkiye"nin güçlü bir ekonomi için petrole ihtiyacı var. Gerçekten var da çıkarılmıyor mu, yoksa bize Osmanlı"dan kalan "kuru" bir arazi mi, henüz belli değil ama petrol arama kuruluşlarımızın ödeneğini de artırarak, geçmişte kapatılan kuyuları yeniden ve öncelikle ele alabilir, yıllık açılan kuyu sayısını birkaç düzineden birkaç bine çıkarırsak, bizim de petrol zengini olmamamız için hiç sebep yok. Kaldı ki bu noktada Prof. Maranki, Sovyetler Birliği döneminde Sovyet Kozmik Stratejik Araştırmalar Merkezi"nin yaptığı bir tespiti aktarıyor: "Irak ve İran"da bulunan petrol yatakları her yıl çok belirgin şekilde Türkiye"ye doğru kayıyor". KAYNAK: aksiyon dergisi/Sayı: 445 - 16.06.2003 SAKALLI0727 Kardeşim ''devletim o kadar satılmışmı ki'' soruna güzel bir cevap bulabilirsin umarım...
sakalli0727 Üye
Üyelik: 2006-07-04 Herkese açık mesaj: 1.874
#141572
bastan sonra okudum.güzel bir hikaye kurmuşlar.bu durumda ben yahudileri bize dost bilirim!!!!madem var. ilerde açilcak ozaman biz dünyanin zengini olduk.mesela zamanında petrolun varili 3 -5 dolardi.simdi 150 yi geçmek üzere.10 yıl sonra 1500 ü bulur.demekki yahudiler bizi çok seviyor.bizim kazanmamızı istiyor!!!!!sonucta bizim topragımızda o petroller gelipte el koyamazlar.amerika ıraga nasil el koydu diycek olanlara şunu diyim.amerika sadece petrol için iraga el koymadi.amerikaya kendini geliştirmesi için düşman lazımdı.müslümanlıgı secti.oradaki petrolde masrafını cıkarır ama.anlatilan hikayede devlet satilmiyor sadece eger dogruysa bir adam satılmış.o adamda devlet degil yanii.kendimizi küçük bir devlet gücsüz bir devlet olarak görmeyelim.herbirşeyde komplo kurmayalım önce gerceklere bakalım.1951 den beri arastirliyormus.57 senedir o TPOnun basına gelen müdürler müştesarlar vs ler hepmi vatan hainiydii?bu kadar kolay degil.ha petrolu cıkartırız ama satişini amerikan sirketleri yapar bişey diyemem.çünkü amerikadan başka sattirtcak esnaf yok dünyada:)hep böyle bişeylerin arkasında komplolar ararsak gercegi gözden kaybederiz.komplolarin içinde kaybolur gideriz
blackcat Üye
Üyelik: 2008-01-09 Herkese açık mesaj: 72
#141591
sakalli0727;141572 wrote:bastan sonra okudum.güzel bir hikaye kurmuşlar.bu durumda ben yahudileri bize dost bilirim!!!!madem var. ilerde açilcak ozaman biz dünyanin zengini olduk.mesela zamanında petrolun varili 3 -5 dolardi.simdi 150 yi geçmek üzere.10 yıl sonra 1500 ü bulur.demekki yahudiler bizi çok seviyor.bizim kazanmamızı istiyor!!!!!sonucta bizim topragımızda o petroller gelipte el koyamazlar.amerika ıraga nasil el koydu diycek olanlara şunu diyim.amerika sadece petrol için iraga el koymadi.amerikaya kendini geliştirmesi için düşman lazımdı.müslümanlıgı secti.oradaki petrolde masrafını cıkarır ama.anlatilan hikayede devlet satilmiyor sadece eger dogruysa bir adam satılmış.o adamda devlet degil yanii.kendimizi küçük bir devlet gücsüz bir devlet olarak görmeyelim.herbirşeyde komplo kurmayalım önce gerceklere bakalım.1951 den beri arastirliyormus.57 senedir o TPOnun basına gelen müdürler müştesarlar vs ler hepmi vatan hainiydii?bu kadar kolay degil.ha petrolu cıkartırız ama satişini amerikan sirketleri yapar bişey diyemem.çünkü amerikadan başka sattirtcak esnaf yok dünyada:)hep böyle bişeylerin arkasında komplolar ararsak gercegi gözden kaybederiz.komplolarin içinde kaybolur gideriz
Keşke senin kadar iyimser olabilse herkes,düşün;dünyada petrol tükenmek üzere ve TÜRKİYE kendi petrolünü çıkarmaya başlıyor!!Şu an ve önümüzdeki yüzyıl boyunca alternatifi olmayan tek enerji kaynağı olan petrolün büyük kısmını sen çıkarıyorsun ve bunun üzerinde yegane egemen benim diyorsun!Türk milleti elbetteki büyük ve şartlar ne olursa olsun her alanda hakkını koruyacak savunma refleksini gösterecektir,ancak senin bahsettiğin geleceğe yönelik kurgu içinde öngördüğün yaşanılması muhtemel olaylar sadece iyiniyetinin ürünüdür! Yahudilerin bize dost olma meselesinin aslı ise ancak şudur;Vaadedilmiş topraklar(TÜRKİYE'ninde 8 ili bu topraklar arasında bulunmaktadır) hülyası ile yaşayan israillliler(ki kur'anda bu emellerine ulaşacakları yönde güçlü işaretler mevcuttur) o petrolü zamanla elde edeceklerini hesap ettikleri TÜRKİYE cumhuriyeti topraklarından kendi adları ve menfaatleri için çıkaracaklarını hesap etmektedirler!! VE ALEYKÜM SELAM
coskun Üye
Üyelik: 2005-08-18 Herkese açık mesaj: 1.551
#141632
Hikmet-i devletten sual olmaz demişler. Gerçi şimdiye kadar çok kez bu mevzuda sual olmuştur ama toplumu rahatlacak veya ikna edecek makul şeyler söylenmemiştir. İnsanın aklına gelmiyor değil. Nerdeyse bütün sınırlarımızda petrol kaynıyor ama nasıl oluyorda ülkemzde petrol yok. Fakat sakalli kardeşimin dediği gibi devlet neden olana yok desin. Eğer yok ise yok demenin zararı yok, var ise vara yok demenin ne gibi bir faydası var?
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#141633
egeran gibi insanlar mta nın petrol daire müdürü olursa Türkiye de ne petrol çıkar nede Maden!!!!!!!
vuslat Üye
Üyelik: 2006-04-29 Herkese açık mesaj: 125
#141638
Düşünebiliyormusunuz nizipte petrol vay be!!! İnşallah çıkarılacak kadar yeterli ve kaliteli !!! olur da çıkarırlar petrolümüzü.
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#141668
Türkiye'de petrol olup olmadığını anlamak için alim olmaya gerek yok. Komşularımıza bir bakınız: Suriye, Irak, Azerbaycan, İran, Rusya. Bu ülkeler petrolle ayakta duruyorlar. Hatta Yunanistan bile Ege'de ciddi bir şekilde petrol yatırımları yapıyor. Ama nedense bizim ülkemizde petrol kıtlığı var ve benzini en pahalı biz tüketiyoruz. Yıllarca o ya da bu sebeple sınır hattımıza mayın döşendi. Orada hali hazırda bulunan petroller gün yüzüne çıkarılmadı. Sınırın hemen öte yanında üretim tam gaz devam etti yıllarca. Şimdi de sınırdaki mayınların temizlenip tarıma açılması gündemde. Organik tarım yapılacakmış. Tarım her yıl küçülme gösterirken tarıma yatırım yapmak ne kadar mantıklı? Bir yüz yılda böyle gider. Şöyle düşünebilirsiniz: "İyi ya ne güzel. Petrolü şimdi çıkarmayalım. 50 sene sonra dünyadaki petrol bitsin. Bİz pahalı pahalı satalım.". Yok işte öyle değil. Şu an sınırın öbür tarafındaki petrol kuyuları ile bizim taraftakiler aynı damara aittir. Yani elimizi çabuk tutmazsak hakkaten petrolümüz bitecek.
hayri murat bakırcı Üye
Üyelik: 2007-10-30 Herkese açık mesaj: 820
#141836
Umarım milyonlarca varil çıkar yoksa geri kapatırlar her zamanki gibi ya büyük olacan yutacan ya küçük olacan yutulacan doğanın kanunu
zige Üye
Üyelik: 2008-08-01 Herkese açık mesaj: 2
#141843
nizipte madem petrol bulundu belediye başkanı kaymakam ve diğer ileri gelenler bunun peişni bırakmayıp bizzat takipçisi olmalıdır.sen memleketine sahip çıkacaksın ki gelişecek ben burdan yetkililere sesleniyorum madem petrol bulundu iyi ve kötü bir işe yarar en kötüsü yağ yapılır asfalt yapılır ülke olrak zaten zengin değiliz bari bulunan kaynanlarda bir şekilde değerlendirilsin
zeki firat Üye
Üyelik: 2007-07-30 Herkese açık mesaj: 47
#141861
sayın başkan zaten petrolcu bence bu konuya el atması lazım degilmi gerci bu ülkede nasıl herkes kendi derdine düşüyorsa bizim başkanda galiba kend derdinde yoksa bu konuya el atmış olmazmıydı şimdiye kadar
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#141881
GAZETECI VEDAT YENERER'IN YAZISI..... Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz? Değerli okurlar, geçenlerde Türkiye-Suriye sınırında uydu verilerine göre petrol deniz i olduğu iddiasını yazmıştım. Yazı sonrasında Silopi de madencilik yapan Beşir Yılmaz aradı. Yazacaklarımı lütfen iyi okuyun!... Beşir Yılmaz telefonda. 'Vedat bey, gelin Silopi' de Cudi eteklerine sizi götüreyim de petrolü kendi gözünüzle görün!..'diyerek feryat ediyordu. 'Nasıl yani!..' diye sorduğumda anlatmaya başladı.. 'Biz aileden madenciyiz.Irak sınırında yaklaşık 300 km ya da bir başka deyişle yaklaşık 150 milyon ton asfaltit madeni buldum.. Bu madeni bir süre resmi olarak işlettikten sonra devlet 1978 yılında kamulaştırıyoruz' diyerek el koydu. Rezervin de 50 milyon ton olduğu iddia edildi. Madem asfaltit rezervi az, neden el koyuyorsunuz. Dünyanın neresine giderseniz gidin asfaltit maddesi bulunan her yerin altında petrol vardır. Silopi'nin altı da petrol deniz idir. Yaz aylarında etraftaki ocaklardan resmen petrol akar ve Hezil çayına karışır. Gelin görün! Sadece petrol değil, burada çok zengin uranyum Ve nikel madeni de var' - Nereden biliyorsunuz? 'Türkiye'deki analizlere güvenmediğim için madenin her tarafından örnekler alarak Almanya'ya bizzat götürdüm ve analiz yaptırdım. Raporları gönderdim size ( Sonuçlar elimde Yatağan ve Tunç bilek'e göre iki misli rakamlar var) dünyanın en önemli uranyum madenlerinden birisi buradadır ve aktif haldedir..' Beşir Yılmaz'ın anlatacak o kadar çok şeyi var ki makineli tüfek gibi art arda sıralıyor. Ben de zaman zaman araya girip soru soruyorum. -Petrol olduğunu nereden biliyorsunuz? 'Bu bölgede İngilizler 1967-87de petrol aramışlar. Açılan kuyulardan gökyüzüne doğru 100 metre kadar petrol fışkırmış. Ardından kapatmışlar ve betonlamışlar. Benim madenimin yanında da bu kuyudan var ve vanasını gelin birlikte açalım eğer beton ve cıva basıp tıkamadılarsa bakalım ne kadar petrol fışkıracak. Dönemin köylüleri arasında hâlâ yaşayan görgü tanıkları var ve petrolün 100 metre kadar fışkırdığını görenler var. 'Beşir Yılmaz konuştukça pür dikkat dinlemeye devam ediyorum..' Vedat Bey, asfaltit maddesi olan her yerde petrol vardır. Eğer petrol yoksa bana neden petrol çıkartma ruhsatı vermiyorlar? Musul ve Kerkük' ün rakımı 80-100 metre civarındadır. Cudi Dağı'ndaki petrolümüz resmen Irak'a doğru akıyor ve başta İngilizler ve ABD bunu biliyor..' Beşir Yılmaz bugünlerde Silopi' ye bile zor gider hale gelmiş. Devlet kamulaştırılacak diye el koyduğu madeni şimdi Turgay Ciner 'in sahibi olduğu Park Holding'e devretmiş. Durum böyle olunca, Yılmaz da dava üstüne dava açmış ve yürütmeyi durdurma kararı aldırmış. Eğer tekrar el konulursa AIHM' YE başvuracakmış. Kısacası madeninin peşini bırakmıyor ama artık bölgedeki aşiret ağaları da onun peşini bırakmaz hale getirilmiş..Bü tün dava tutanakları elimde okudukça dehşete kapılıyorum. Şimdi sıkı durun... Beşir Yılmaz Başbakan Tayyib Erdoğan' a bu durum üzerine başvurmuş ve dilekçe vermiş dilekçede aynen şöyle yazıyor... 'Bürokrasi ve çeteler milletin hak ve hukukunu aramaktan bezdirmiştir. Televizyonda ve basındaki konuşmalarınızda 'hortumcu çetelerin ve bürokrasinin üstüne gidilecektir diyorsunuz'. Millet buna çok seviniyor. 25 yıldır gasp edilen madenimiz çete ve bürokratların, anayasa, kanunlar ve insan hakları hiçe sayılarak ihale yolu ile ****** çekiliyor. Allah'a ve sizin yüksek adaletinize sığınıyorum.' Beşir Yılmaz devlet tarafından el konulan mallarını ve bunun karşılığında devletin verdiği parayı yazıya eklemiş... 1- 35 km yol yaptım. 2- 500 bin ton hazır çıkarılmış kömürüm var. 3- 3,5 milyon metreküp hafriyat yapılmış. 4- Mazot tankları. 5- Dinamit ambarı. 6- Kantar ve kantar binası. Resmi olarak bana ait olan ve vergisini ödediği madenimde Bugüne kadar yaptığım işler ve halen bulunan demirbaş ve çıkarılmış maden içinde 5.800.800 TL. (Buna resmen gasp ve devlet terörü denir!) Beşir Yılmaz Başbakan Erdoğan'a yazdığı dilekçede devam ediyor. 'Bu para halen bankada duruyor. Buna rağmen Türkiye Kömür İşletmeleri ihaleyi adamlarına ve hortumculara ****** çekiyor' Beşir Yılmaz' ın bu başvurusuna Başbakan Erdoğan bugüne kadar cevap vermemiş. Beşir Yılmaz'dan al ve ABD bağlantılı şirketlere ver. Uranyum konusu da bir başka skandal. Güneydoğu resmen petrol deniz i üzerinde ve Türkiye ABD Firmalarının peşinde 'bize petrol bul' diye yalvarıyor... İddialar devam ediyor:6 mühendisin kafaları kesildi. TPIK diye Türkiye Petrolleri'nin kurduğu bir kurum yurt dışına petrol arama işlerine giriyor ve bugüne kad milyar dolar zarar ediyor. Beşir Yılmaz diyor ki: 'Kimin hain kimin işbirlikçi olduğunu anlamak çok kolay! Eğer bölgede petrol yok ise neden bana petrol çıkartma ruhsatı verilmiyor. Ruhsat verin 800 metreden petrolü çıkartmazsam ben bu ülkeyi terk ederim. MTA yıllar önce sondaj yaptı 480 metrede su bulundu ve ardından delici aletin ucu kırıldığı için sondaja son verildi. Herkes bilir sudan sonra petrol gelir. Biz yerli teknoloji ile 1200 metreye kadar sondaj yapabiliriz kimseye ihtiyacımız yok. İzni versinler siz görün petrol nasıl fışkıracak. ' Bu görüşmemizden bir gün sonra Beşir Yılmaz tekrar aradı ve Soma'da görevli bir mühendis ile görüşmemi isteyerek telefon numarasını verdi. Adını burada yazmak istemiyor. Mühendis ile görüşmemde daha da çarpıcı gerçekler çıktı ortaya. Altı ay kadar önce Cudi dağları eteklerinde bulanan 6 insan iskeletinin ne olduğunu bilip bilmediğimi sordu. Ben de 'bilmiyorum' dedim. Mühendis ekledi 'Bu iskeletler 18 Yıl önce Cudi Dağı'nda kaybolan 6 Türk petrol mühendisinin iskeletleri. Kafaları kesilerek öldürülmüş..' Dondum kaldım. Ne diyeyim.Kendisi de mühendis olduğu için yalan söylemiyordur diye düşündüm..Ardından devam etti... 'Vedat Bey Türkiye maden bakımından dünyanın en zengin ülkesi. Siz Ödemiş yakınlarındaki Bozdağ'ın dünyanın en büyük altın rezervi olan dağlarından biri olduğunu biliyor musunuz? Ama bu madenleri kimse çıkaramaz. Hatta bu konunun üzerine giden gazeteciler öldürüldü. Uğur Mumcu ve Çetin Emeç'in öldürülmeden kısa bir süre önce bu madenler üzerine gittiğini biliyorsunuz her halde...' İlgiyle dinledim. O kadar çarpıcı şeyler anlattı ki, yazmaya sayfalar yetmez. İddiaların hepsinin belgeli olduğunu söyleyen bu mühendis, gazete ve televizyon kanallarında hiçbir gazetecinin bu yönde bir haber yapamadığını ve milletin resmen uyutulduğunu örneklerle anlattı. Beşir Yılmaz'a son sözüm ' Bana anlattıklarınızı Genelkurmay' 'a anlatınız mı?' oldu. Aldığım cevap da aynen şöyle. ' Vedat Bey her şeyi belgeleriyle birlikte bir kaç kez askeri büyüklerimize anlattım ama bugüne kadar bir arpa boyu ilerleme kaydedemedik! '. Ne diyeyim, bu milleti korumaya yemin etmiş olanlar utansın!.. Son sözüm: 'AB ve ABD, PKK''yı boşu boşuna özellikle bu bölgede güçlendirip milletin başına bela etmedi. Bölgeye gelecek barış ortamı Türkiye''yi ekonomik olarak uçuracak gelişmelere gebedir!..'
ONURCEREN Üye
Üyelik: 2007-11-03 Herkese açık mesaj: 71
#142112
SEVGİLİ HEMSERİLERİM İLÇEMİZE BAĞLISALKIM8HIYAM9 kasabasında çıkan bu rezervi geçmişteki gibi yapmayalım lütfen sevgili bakan ve milletvekillerimiz bu işin üzerinde dursunlar hiç olmazsa ilçemize bir faydası olsun
hekimdereli Üye
Üyelik: 2008-03-10 Herkese açık mesaj: 17
#143347
masmana atık suyunu size petrol diye yutturmuşlar. 200 metreden petrol çıkarmı
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.503
#143348
Yutulan birşey yok arkadaşım. Lütfen size hitap edilmesini istemediğiniz şekilde karşıdakine hitap etmeyiniz.
hayri murat bakırcı Üye
Üyelik: 2007-10-30 Herkese açık mesaj: 820
#145374
pardon ama sonuç noldu daha analiz edilmedimi yoksa kapatılarda bizim mi haberimiz yok!

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim