001_Ramazan TARHAN

Bir Medeniyeti Çöpten Yeniden İnşa Etmeye Çalışan Adam:Davut ÖZGÜL

Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#271526
Bir güzel adam Çengelköy Çınaraltı'ndaki Caminin İmamı Davut Özgül. Farklı güzel meziyetlerinin yanında çok önemli bir vasfı var. Nerede eski bir kitap, eski bir evrak, yazma, taş plak, obje, nesne v.s. eskiye dair bir önemli iz işaretin peşinde pervane gibi dönen, çoğu zaman İstanbul Kazan, ben kepçe deyip, hurdacıları, eskicileri kovalayan bir garip adam Davut Özgül. Aklıma Davut Özgül İsmini duyunca Nuri Arlasez gelir, Beşir Ayvazoğlu biyografisini yazmıştır. Onun için de aynı başlık atılmış kitapta. Niye? Cumhuriyet koca bir medeniyete redd-i miras yapınca Nuri bey can havliyle çöplerden en kıymetli eserleri toplamış. Bugün Süleymaniye'de kurtardığı eserlerden oluşan ve adına dair bölümü gidip sadece ziyaret edebilirsiniz. Gel gelelim Davut Hocaya.. Kendisi bu irfâni mektebin yolcusu ve bir medeniyetin kayıp kodlarını, belgelerini bir araya getirmeye çalışan ve bu işin çilesini çeken bir insan. Bu bilgi birikimiyle Özgün Düşünce, Özgün İrade, İktibas gibi pek çok dergide yazmış ve hâlâ yazan, bunun yanında Türkiye'nin dört bir yanında seminerler veren, koşturan bir güzel insan. Bir Medeniyeti Çöpten Yeniden İnşa Etmeye Çalışan Adam:Davut ÖZGÜLİlginç hayatlara, ilginç terekelere rastlar Davut Hoca gezdiği hurdacılarda. Son hüzünlü manzara ise Prof. Dr. Fahir İz hocanın metrukatıdır. Çöpe atılan sadece mektuplar evraklar değil, artık kaybedecek bir değeri olmayan bir medeniyetin son çırpınışları/feryadıdır. Acı manzara onu ne kadar ızdıraba düçar etti ise biz de aynı şekilde durumdan etkilendik. Kimler yazışmamış ki Fahir Hoca'ya; P.Wittek, Andreas Tietze, Anna Marie Schimmel, Bernard Lewis, E.Van Dozel, J,Schacht, N.Waterson, M.C.Honey, R.Walsh, Nermin Menemencioğlu, Şinasi-Gönül Tekin, Akçuraoğlu Yusuf, Z.Velidi Togan, Reşit Rahmeti, Hamit Zübeyr, Ali Alparslan, Niyazi Berkes, Tahsin Banguoğlu, Tarık Zafer Tunaya, Halide Edip, Ertuğrul Muhsin. Bırakalım gerisini Davut Özgül Hocamız [URL="http://www.tekilhaber.com%27da/"]www.tekilhaber.com'da[/URL] yazdığı şu satırlarda anlatsın. Unutmadan siz siz olun Çengelköy'e yolunuzu düşürün, Çınaraltında çay faslından sonra mutlaka namazı Davut Hoca'nın camisinde ve arkasında eda edin ve tarihe, medeniyete dokunan o eli öpün. BİZ ÖLDÜĞÜMÜZDE GERİDE BİR MEKTUBUMUZ DAHİ OLMAYACAK! Davut Özgül Bir sahaf için belgenin değeri; namaz için abdest kadar, olmazsa olmaz bir değerdir. Hayat bir teşehhüt miktarı kadardır. Sahaf bu teşehhüt miktarı içinde tahiyyatını en soylu tereke ile süsleyen insandır. Fahir İz… Bu isimin arkasına müsbet anlamda her şey eklenebilir. Bu yüzden üç nokta koydum. Ağabeyi Mahir İz de aynı ummanın içinde. Fahir hocamızın asıl adı; Abdülbasıt Fahir'dir. Eski Ankara Kadısı ve diyanet işleri müşavere heyeti başkanı Külahizade Abdülhalim Efendi'nin evladıdır. Bazı kayıtlarda Abdürraşit Fahir olarak da zikredilmektedir. Ülkemizde Fahir İz olarak bilinir. Belki de "Abdülbasıt" ismi bir dönemi ve aidiyeti çağrıştırdığı için bilinerek ketmedilmiştir! Büyük Türkiyatçı, edebiyatçı… İlim alanında ismi ile müsemma iftihar edilecek bir isim. [LEFT_RIGHT="right"]Bir Medeniyeti Çöpten Yeniden İnşa Etmeye Çalışan Adam:Davut ÖZGÜLFahir İz hocamızın evraklarını, ağırlıklı olarak mektuplarını son bir hafta içerisinde İstanbul'un muhtelif semtlerindeki "Hurdacı" olarak tabir edilen insanlardan büyük bir dikkat ve titizlikle topladım. Bu ismin bir dönemin tanığı olduğuna olan inancım, beni bu bir haftalık heyecana, telaşa, uykusuzluğa ve nihayetinde tarifi imkânsız bir heyecan ile hazza sevketti. Bu son cümleyi yazarken; “heyecan ve haz” diyecektim ki; büyük dil üstadı Fahir İz'in Uğur Mumcu'ya yazdığı; “Genellikle çok pürüzsüz olan yazı dilinizde arada "ve de" yi kullanıyorsunuz. Kemal Tahir'in Türkçe'mize musallat ettiği "ve de" hem dilimize aykırı hem de gereksizdir.Yazı dilimize Arapça'dan geçen ve'ye bile, her zaman, gerek yoktur. Çoklukla bir virgül bu işi görür. Ayrıca başka dillerde; “geldi ve gitti” denir biz; “gelip-gitti” deriz. Başka dillerde; “annem ve babam” denir, biz; “annemle babam” deriz.Onlar; “Romeo ve Jülyet” der biz; “Leyla ile Mecnun” deriz. (Yazı diline Leyla ve Mecnun diye girmiştir.)Avrupalı; “karga ve tilki” der biz; “karga ile tilki” deriz. Ataç'ın "ve" düşmanlığı nedensiz değil…” Gerçekten de düşündüğümüzde "ve" ile "ile" arasında ciddi bir fark olduğunu görürüz. Birinde birliktelik, diğerinde ayrıştırma var. Fahir hocanın mektuplarına bakarken, heyecanlanmamak elde değil. Kimlerle yazışmamış ki?! P.Wittek, Andreas Tietze, Anna Marie Schimmel, Bernard Lewis, E.Van Dozel, J. Schacht, N.Waterson, M.C.Honey, R.Walsh… öte yandan Nermin Menemencioğlu, Şinasi-Gönül Tekin, Akçuraoğlu Yusuf, Z.Velidi Togan, Reşit Rahmeti, Hamit Zübeyr, Ali Alparslan, Niyazi Berkes, Tahsin Banguoğlu, Tarık Zafer Tunaya, Halide Edip, Ertuğrul Muhsin… şu an hayatta olmayan bu isimlerin yazışmaları. Hem de yüzlerce mektup! Bunlar heyecan verici elbette. Ne var ki; mektupları tasnif edip okumaya başlayınca, içeriklerinin bir döneme tanıklığını ciddi şekilde müşahede edince, irkildim! İrkildim. Çünkü bilgisayarın dünyamıza girmesi ile oluşan yeni süreçte, mektuplaşmanın unutulduğunu, mektupların kültür tarihimiz açısından ne denli ciddi olduğunu bu işle uğraşanlar bilirler. Hatıratların, yazışmaların hala en çok okunan kitaplar olduğunu bilmem hatırlatmaya gerek var mı? “Milena'ya Mektuplar” Fikret Mualla ile S.Berksoy arasındaki yazışmalar, imza toplayan koleksiyonerler, hatıratlar… bunları düşününce irkildim. Bu irkilme içinde beynimde oluşan kabz halinden bir bast hali çıkarmam gerektiğini biliyorum. Şuan bir düşünce de olsa, buradan müjdelemek isterim ki; bu yazışmaları, biriktirdiğim hatıratları, mektupları, v.b. ülkemizdeki okuyucuların, ilim aşıklarının istifadesine sunmak için kolları sıvamamın zamanı geldi geçti bile. Önümüzdeki aylarda yeni bir yayınevi ile bu biriktirdiklerimi paylaşmak umudu ile… Alıntı:Kâmil Büyüker 15.01.2013. Kaynak: http://www.dunyabizim.com/index.php?aType=haber&ArticleID=784
Ramazan Tarhan Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 4.213
#271527
Kamil Büyüker kardeşimize bu yazısından dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. İlave edilecek o kadar çok şey varki.
M.KÜÇÜK Üye
Üyelik: 2007-09-04 Herkese açık mesaj: 6.800
#271533
Kendisi ile tanışamamak benim için büyük bir kayıp oldu,Allah c.c gani gani rahmet etsin mekanı cennet olsun...
xxhidayet Üye
Üyelik: 2009-01-31 Herkese açık mesaj: 3.361
#271534
Evet..bu kayıp hepimiz için.. İçimizdeki nur danlerinin dağılması misali. Kendime sormadan edemiyorum; "Biz bu dünya da niye kaldık ki?!.."
müslüm akpek Üye
Üyelik: 2007-02-08 Herkese açık mesaj: 11.752
#271539
Aklıma geldikçe sinirleniyorum niye bu güzel insanlar erken göçüyor.
admin Yönetici
Üyelik: 2001-02-14 Herkese açık mesaj: 7.503
#271541
Her anı dolu dolu geçmiş ender insanlardan biri... Rahmetle anıyorum
emrah63 Üye
Üyelik: 2005-09-16 Herkese açık mesaj: 150
#271768
Allah rahmet eylesin.Davut abi iyi bir insandı

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim